Halka arz, bir şirketin paylarının veya diğer sermaye piyasası araçlarının, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından onaylanan bir izahname eşliğinde, yatırımcılara yapılan genel bir çağrı yoluyla satışıdır ve şirketin bu yolla sermaye piyasası mevzuatına tabi bir yapıya geçmesi anlamına gelir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.3/f’de tanımlanan bu işlem, mevcut ortakların paylarını satması yoluyla veya şirketin sermaye artırımı yaparak yeni pay ihraç etmesi yoluyla — ya da her iki yöntemin birlikte kullanılmasıyla — gerçekleştirilebilir. Halka arz, yalnızca ticari bir finansman kararı değil; izahname hazırlığından SPK onayına, satıştan Borsa İstanbul’da işlem görmeye kadar sıkı usul kurallarına tabi, hatalı yürütülmesi hâlinde idari yaptırım ve tazminat sorumluluğu doğurabilen bir hukuki süreçtir.
Halka Arz Nedir? Yasal Tanım ve Unsurları
SPKn m.2/1: Halka açık olmayan anonim ortaklıkların halka arz edilmeyen pay ihraçları Kanun kapsamı dışındadır.
Tanımdan üç unsur çıkar: (i) sermaye piyasası aracının varlığı (pay, tahvil, diğer menkul kıymetler, türev araçlar veya yatırım sözleşmeleri — m.3/1-ş), (ii) yatırımcılara yönelik genel bir çağrı ve (iii) bu çağrının satışla sonuçlanması. Anayasa Mahkemesi de 18.05.2023 tarihli ve E.2020/11, K.2023/98 sayılı norm denetimi kararında bu üçlü tanımı aynen benimsemiş; halka arzı, sermaye piyasası aracının satın alınması için yapılan genel çağrı ve bu çağrı sonucunda gerçekleştirilen satış olarak nitelemiştir.
“Genel çağrı” unsuru uygulamada tartışmalıdır: belirli ve sınırlı bir kişi grubuna yapılan tahsisli satış çağrıları bu kapsama girmezken, sayısı ve kimliği önceden belirlenmemiş bir kitleye yöneltilen her türlü satış daveti — ilan, reklam, aracı kurum kanalıyla yapılan genel duyuru, hatta bazı olgularda doğrudan sözleşme öncesi görüşmeler — halka arz sayılabilir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 02.12.2022 tarihli, E.2022/848 K.2022/752 sayılı kararında da, sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan halka çağrıda bulunulmasının tek başına genel halka arz tanımını oluşturduğu vurgulanmıştır.
Halka arz, daha geniş bir kavram olan ihraçın (m.3/1-ğ) yalnızca bir türüdür. İhraç, sermaye piyasası araçlarının ihraççılar tarafından çıkarılıp satışını ifade eder ve bu satış halka arz edilerek veya halka arz edilmeksizin (tahsisli satış, nitelikli yatırımcıya satış) gerçekleştirilebilir. Bir ihracın halka arz sayılıp sayılmaması, hangi belgenin (izahname mi, ihraç belgesi mi) hazırlanacağını ve hangi hukuki rejimin uygulanacağını doğrudan belirler.
Halka Arzın Yöntemleri
Halka arz tek bir teknik yolla sınırlı değildir. Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 10.11.2022 tarihli, E.2021/757 K.2022/1018 sayılı kararında da isabetle vurgulandığı üzere, halka arz Türk hukukunda iki temel yöntemle gerçekleştirilebilir:
- Mevcut payların satışı yoluyla halka arz: Ortaklardan biri veya birkaçı, elindeki payları doğrudan yatırımcılara satar; şirketin sermayesinde bir artış olmaz, yalnızca pay sahipliği el değiştirir.
- Sermaye artırımı yoluyla halka arz: Şirket, kayıtlı veya esas sermaye sistemine göre sermayesini artırır ve yeni ihraç edilen payları halka arz eder; şirkete taze kaynak girer.
Uygulamada bu iki yöntem birlikte de kullanılabilir (karma halka arz). Aynı kararda ayrıca, yönetim kuruluna halka arz hazırlıkları için yetki veren bir genel kurul kararının, tek başına şirketi halka arza zorunlu kılan veya halka arzı gerçekleştiren bir işlem olmadığı; halka arzın ancak izahnamenin SPK tarafından onaylanması ve fiilen satış yapılmasıyla tamamlanan çok aşamalı bir süreç olduğu belirtilmiştir.
Halka Arz Süreci: Adım Adım
Halka arz, hukuki, finansal ve idari aşamaları iç içe geçmiş bir süreçtir:
- Şirket hazırlığı: Esas sözleşme değişiklikleri, kayıtlı sermaye sistemine geçiş (gerekiyorsa), kurumsal yönetim yapılanması, bağımsız denetim altyapısının kurulması.
- Danışman seçimi: Lider aracı kurum, bağımsız denetim şirketi, hukukçu ve gerektiğinde derecelendirme/değerleme kuruluşlarının belirlenmesi.
- İzahname hazırlığı: İhraççıya, garantöre (varsa) ve ihraç edilecek araca ilişkin tüm bilgilerin, SPK’nın belirlediği standartlara uygun şekilde derlenmesi (m.4).
- SPK’ya başvuru ve inceleme: İzahnamenin Kurula sunulması, Kurulun tutarlılık, anlaşılabilirlik ve eksiksizlik denetimi (m.6).
- Onay ve yayım: İzahnamenin onaylanması, ardından Kurulca belirlenen esaslara göre yayımlanması (m.7).
- Satış: Halka arzın gerçekleştirilmesi, bedellerin nakden ve tamamen ödenmesi (m.12).
- Borsada işlem görme: Payların Borsa İstanbul’da kotasyonu ve ilk işlem günü (gong töreni).
Bu yazı sürecin hukuki omurgasına odaklanır; izahnamenin içeriği ve onay sürecinin süre bakımından ayrıntıları ayrı başlıklarda ele alınmaktadır.
İzahname Hazırlama ve Onay Zorunluluğu
İzahname, ihraççının ve varsa garantörün finansal durumunu, faaliyetlerini ve ihraç edilecek aracın taşıdığı hak ve riskleri, yatırımcının bilinçli bir karar verebilmesini sağlayacak şekilde ortaya koyan temel kamuyu aydınlatma belgesidir (m.3/1-j). Kanun, izahnameyi tek belge veya birden fazla belge şeklinde düzenlemeye izin verir; her hâlükârda bir özet bölümü zorunludur ve bu özet, ihraççıya, garantöre ve araca ilişkin temel bilgileri kısa ve anlaşılır biçimde içermelidir (m.4/4).
İzahnamede, izahnameden sorumlu gerçek kişilerin isimleri ve görevleri ile tüzel kişilerin unvanları, merkezleri ve iletişim bilgileri açıkça belirtilir (m.4/3); bu şeffaflık kuralı, aşağıda ele alınan sorumluluk rejiminin işleyebilmesi için ön koşuldur. İzahnamenin hazırlanmasında ihraççının kolaylaştırıcı tedbirler alma yükümlülüğü bulunur (m.4/5); bu yükümlülük uygulamada, ihraççının danışmanlarına gerekli bilgi ve belgeye erişim sağlaması ve sürecin gecikmesine yol açmaması şeklinde somutlaşır.
İzahname zorunluluğunun sınırlı bir istisnası vardır: diğer kanunların yardım ve bağış toplanmasına ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla, kitle fonlaması suretiyle halktan para toplanması, SPK’nın faaliyet izni verdiği kitle fonlama platformları aracılığıyla gerçekleştirildiği sürece izahname veya ihraç belgesi hazırlama yükümlülüğüne tabi değildir (m.4/1). Bu istisnanın kapsamı ve kitle fonlaması platformlarının kendi yükümlülükleri ayrı bir yazının konusudur.
Kurulun İzahname Konusundaki Düzenleme Yetkisi
Bu madde, izahnameye ilişkin somut kuralların büyük bölümünün doğrudan Kanunda değil, SPK’nın ikincil düzenlemelerinde (başta İzahname ve İhraç Belgesi Tebliği olmak üzere) yer aldığını gösterir. Bir halka arz sürecinde izahnamenin asgari içeriği, formatı veya olası bir muafiyet imkânı değerlendirilirken, Kanun maddesiyle birlikte ilgili Kurul tebliğinin ve varsa güncel ilke kararlarının da incelenmesi gerekir; aksi hâlde yalnızca Kanun metnine dayanan bir değerlendirme eksik kalır.
İzahnamenin Onaylanması: Süreler
SPK’nın izahnameyi onaylayabilmesi için, izahnamedeki bilgilerin tutarlı, anlaşılabilir ve Kurulca belirlenen standartlara göre eksiksiz olması gerekir (m.6/1). Kanun, onaylamanın idari niteliğini açıkça sınırlandırmıştır: izahnamenin onaylanması, bilgilerin doğruluğunun Kurulca teyit edildiği veya aracın yatırım tavsiyesi olduğu anlamına gelmez. Danıştay 13. Dairesi’nin 22.12.2022 tarihli, E.2016/3806 K.2022/4959 sayılı kararında bu hüküm aynen aktarılarak, izahname onayının bir uygunluk denetimi olduğu, maddi doğruluk ve yatırım riskinin ayrı bir değerlendirme konusu olduğu vurgulanmıştır.
| Aşama | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İzahnamenin onaylanmasına ilişkin karar (genel) | 10 iş günü | m.6/2 |
| İlk halka arzlarda onay kararı | 20 iş günü | m.6/2 |
| Eksik bilgi/belge bildirimi | 10 iş günü (başvurudan itibaren) | m.6/3 |
| Değişiklik/yeni husus onayı | 7 iş günü | m.8/3 |
| Yatırımcının talebini geri alma hakkı | 2 iş günü | m.8/4 |
| İzahnamenin geçerlilik süresi | 12 ay | m.9 |
Eksik bilgi ve belge bildirimi yapılması hâlinde, m.6/2’de öngörülen 10 veya 20 iş günlük süreler, eksikliğin giderilerek Kurula sunulduğu tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar (m.6/3). İzahnamenin ilk yayımından itibaren 12 ay boyunca gerçekleştirilecek ihraçlar için yalnızca ek ve değişikliklerin onaylanması yeterli olup; bu sürenin dolmasından sonra yapılacak halka arzlarda izahnamenin tümünün yeniden onaylanması gerekir (m.9). Onay sürecinin işleyişine, olası ret gerekçelerine ve idari yargı yoluna ayrı bir yazıda ayrıntılı olarak yer verilmektedir.
Halka Arz Edilen Payların Satışına İlişkin Esaslar
İzahname onaylanıp yayımlandıktan sonra fiilen gerçekleştirilen satış aşaması da kendi başına bir dizi kurala tabidir:
- Bedelin tam ve nakden ödenmesi (m.12/1): İhraç olunan payların bedeli, birleşme, bölünme, hisse değişimi gibi istisnai hâller dışında, tamamen ve nakden ödenmelidir. Kurul, satış süresinde satılamayan payların ihraççı veya danışmanı tarafından satın alınacağının ve bedelinin ödeneceğinin taahhüt edilmesini isteyebilir.
- Primli veya iskontolu satış (m.12/2): Payların piyasa fiyatı veya defter değeri nominal değerin üzerindeyse Kurul, primli satışı isteyebilir; nominal değerin altındaysa nominal değerin altında bir fiyatla ihraca izin verebilir.
- Teslim zorunluluğu (m.12/3): Sermaye piyasası araçlarının satış esnasında alıcıya teslimi şarttır; ancak kaydileştirme ve takas işlemlerine ilişkin Kurul düzenlemeleri bu kuralı özel biçimde uygular (bu husus ayrı bir yazıda ele alınmaktadır).
- Yatırımcıyı koruyucu tedbirler (m.12/4): Kurul, halka satışta yatırımcıların alımını kolaylaştıracak ve haklarını koruyacak tedbirlerin alınmasını ihraççıdan, halka arz edenlerden, satışı yapanlardan ve ilgili borsalardan isteyebilir.
- TTK ile ilişki (m.12/5-6): Sermaye artırımı nedeniyle Kurula yapılan başvurularda Kurulda geçen inceleme süresi, 6102 sayılı TTK m.456’daki sermayenin tescili süresinin hesabında dikkate alınmaz; ayrıca TTK m.346 (kurucuların taahhüt yükümlülüğü) ve m.462/3 (bedelsiz payların dağıtım usulü) halka açık ve halka açılmak üzere Kurula başvuran ortaklıklara uygulanmaz. Bu istisnalar, halka arz sürecinin TTK’nın genel sermaye artırımı usulünden kısmen ayrıştığını gösterir.
İzahnamesiz veya Onaysız Halka Arzın Sonuçları
Uygulamada en çok tartışılan konulardan biri, SPK onayı tamamlanmadan yatırımcıdan para toplanmasının hukuki akıbetidir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 24.01.2024 tarihli, E.2023/210 K.2024/46 sayılı kararına konu olayda, bir şirket tahsisli sermaye artırımı için SPK onayı almadan yatırımcılardan “ön ödeme” adı altında bedel tahsil etmiş; SPK, sermaye artırımı başvurusunu olumsuz karşılamış ve süreç tekemmül etmemiştir. Mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak şu ilkeleri benimsemiştir:
- SPK onayı verilmeden şirkete girmiş fonlar, sermaye artırımının Kurulca reddi hâlinde yatırımcıya iade edilmelidir.
- Şirketin, SPK’nın ret kararına karşı idari yargıda açtığı iptal davası, özel hukuk davasında bekletici mesele yapılmasını gerektirmez; çünkü idari yargı denetimi hukukilik denetimidir, mahkemenin idare yerine geçerek yeniden karar vermesi söz konusu olamaz.
- İadeye esas faiz başlangıcı bakımından, sürecin SPK onayı aşamasına kadarki riske yatırımcının kendi rızasıyla katlandığı gözetilerek, faizin fiili ödeme tarihinden değil SPK’nın ret kararı tarihinden itibaren işletilmesi uygun görülmüştür.
Bu içtihat, izahnamesiz veya onaysız şekilde halka arza girişmenin şirket açısından yalnızca idari yaptırım riski değil, doğrudan özel hukuk sorumluluğu ve toplanan bedelin iadesi riski doğurduğunu göstermektedir. İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinin ceza boyutu (SPKn m.109/2) bu yazının kapsamı dışındadır; ilgili ceza hükümleri ayrı bir makalede ele alınmaktadır.
İzahnameden Doğan Sorumluluk
İzahnameye rapor sağlayan bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları da kendi raporlarındaki hatalı bilgilerden ayrıca sorumludur (m.10/2). Sorumluluğun kapsamı, zamanaşımı süresi, illiyet karinesinin işleyişi ve dava usulüne ilişkin ayrıntılar; bu pillar makalenin kapsamını aşan, bağımsız bir inceleme konusu olduğundan izahname sorumluluğuna ayrılan yazıda derinlemesine ele alınmaktadır.
Halka Arzda İlan ve Reklam Sınırları
İzahnamenin kural olarak Kurul onayından sonra yayımlanması esas olmakla birlikte, Kurulca belirlenecek esaslar çerçevesinde onaydan önce de ilan edilmesi mümkündür (m.7/2); ancak bu ön ilan da yukarıdaki tutarlılık ve yanıltmama şartlarına tabidir. Sürecin aşamasına göre değişen reklam sınırları, SPK onayının reklamlarda “tekeffül” gibi sunulması yasağı ve bu kuralların ihlaline ilişkin idari yaptırımın kanunilik ilkesiyle sınırları halka arz reklamı başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.
Halka Arz ile Halka Açık Ortaklık Statüsü Arasındaki Fark
Halka arz tek seferlik bir işlemken, halka açık ortaklık statüsü kalıcı bir hukuki konumdur. İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07.09.2022 tarihli, E.2020/626 K.2022/561 sayılı kararında da isabetle ayrıştırıldığı üzere, bir şirket bu statüyü iki farklı yoldan kazanabilir:
- Fiilen halka arz yoluyla: Paylar m.3 tanımındaki genel çağrı yoluyla satılmışsa, şirket kendiliğinden halka açık ortaklık sayılır.
- Pay sahibi sayısı eşiği yoluyla (m.16): Halka arz edilmemiş olsa dahi, ortak sayısı Kanunda öngörülen eşiği aşan şirketlerin payları halka arz edilmiş sayılır.
Halka açık ortaklık statüsünün kazanılması ve kaybedilmesi, kurumsal yönetim yükümlülükleri ve pay sahiplerinin hakları ayrı bir başlıkta ele alınmaktadır.
Halka Arz, Tahsisli Satış ve Nitelikli Yatırımcıya Satış Karşılaştırması
| Kriter | Halka Arz | Halka Arz Edilmeksizin İhraç (Tahsisli/Nitelikli Yatırımcı Satışı) |
|---|---|---|
| Yasal dayanak | m.3/f, m.4-10 | m.11 |
| Muhatap | Belirsiz sayıda genel yatırımcı | Önceden belirlenmiş kişiler veya nitelikli yatırımcılar |
| Gerekli belge | İzahname | İhraç belgesi |
| Sonuç | Halka açık ortaklık statüsü doğar | Kural olarak halka açıklık doğmaz |
Bu ayrımın pratik sonuçları — özellikle hangi hâllerde izahname yerine ihraç belgesinin yeterli olduğu, tahsisli satış ile nitelikli yatırımcıya satış arasındaki farklar — ayrı bir yazıda ele alınmaktadır.
Uyuşmazlıklarda Görevli Mahkeme ve Dava Yolları
Halka arzdan doğan uyuşmazlıklar iki ayrı yargı koluna dağılır:
- İdari yargı: İzahnamenin onaylanmaması, şartlı onaylanması veya idari para cezası uygulanması gibi Kurul işlemlerine karşı Danıştay ve idare mahkemelerinde iptal davası açılabilir. Danıştay 13. Dairesi’nin 07.09.2022 tarihli, E.2022/3149 K.2022/3028 sayılı kararında görüldüğü üzere, bu dava yalnızca ihraççı tarafından değil, işlemden menfaati etkilenen pay sahipleri gibi üçüncü kişiler tarafından da açılabilmektedir.
- Adli yargı (ticaret mahkemeleri): İzahnameden doğan sorumluluk davaları, ödenen bedelin iadesi talepleri ve aracı kurumla yatırımcı arasındaki sözleşmesel uyuşmazlıklar asliye ticaret mahkemelerinde görülür (TTK m.4-5).
Kurul, izahnameye aykırı kullanılan halka arz gelirlerine ilişkin işlemlerin iptali ve elde edilenlerin iadesi için ayrıca dava açma yetkisine sahiptir; bu yetki tespit tarihinden itibaren 3 ay, izahnamenin onayından itibaren ise her hâlde 2 yıllık süreyle sınırlıdır (İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, 20.10.2022 tarihli, E.2020/238 K.2022/704).
Yatırımcı Hakları ve Tazminat
İzahnamesiz veya onaysız halka arza katılan yatırımcı, yukarıda aktarılan içtihat doğrultusunda ödediği bedelin iadesini talep edebilir. İzahnamesi onaylanmış ama yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgi içeren bir halka arzda zarar gören yatırımcı ise m.10 ve m.32 kapsamında tazminat talep edebilir; bu davalarda zamanaşımı süresi ve illiyet karinesinin işleyişi izahname sorumluluğuna ayrılan yazıda ele alınmaktadır. Halka arz sürecinde aracı kurumun kusurundan kaynaklanan zararlar için ise aracı kurum aleyhine açılacak tazminat davaları ayrı bir başlığın konusudur.
Sıkça Sorulan Sorular
Halka arz nedir, kısaca nasıl tanımlanır?
Halka arz, sermaye piyasası araçlarının satın alınması için yapılan genel bir çağrı ve bu çağrı sonucunda gerçekleştirilen satıştır (SPKn m.3/f); mevcut payların satışı veya sermaye artırımı yoluyla ya da bu iki yöntemin birlikte kullanılmasıyla yapılabilir.
Halka arz için izahname şart mıdır?
Evet. SPKn m.4/1 uyarınca sermaye piyasası araçlarının halka arz edilebilmesi veya borsada işlem görebilmesi için izahname hazırlanması ve bu izahnamenin SPK tarafından onaylanması zorunludur.
İzahnamenin onaylanması ne kadar sürer?
Kural olarak başvurudan itibaren 10 iş günü, ilk halka arzlarda ise 20 iş günü içinde karara bağlanır (m.6/2). Eksik belge bildirilirse süre, eksikliğin giderildiği tarihten itibaren yeniden işlemeye başlar.
SPK izahnameyi onaylarsa bilgilerin doğruluğunu garanti etmiş mi olur?
Hayır. Kanun, izahnamenin onaylanmasının bilgilerin doğruluğunun Kurulca teyit edildiği veya yatırım tavsiyesi niteliği taşıdığı anlamına gelmeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır (m.6/1).
İzahname olmadan yatırımcıdan para toplanabilir mi?
Hayır; bu, izinsiz sermaye piyasası faaliyeti kapsamına girebilir. Uygulamada SPK onayı beklenmeden toplanan fonlar, başvurunun reddi hâlinde yargı kararıyla yatırımcıya iade ettirilmektedir.
İzahname olmadan toplanan bedel iade edilirken faiz nasıl işler?
Somut olaya göre değişmekle birlikte, mahkeme uygulamasında faizin, sürecin SPK onayı aşamasına kadarki riske yatırımcının rızasıyla katlandığı gerekçesiyle, ödeme tarihinden değil SPK’nın ret kararı tarihinden itibaren işletilmesi tercih edilebilmektedir.
İzahnamedeki yanlış bilgiden kim sorumludur?
Öncelikle ihraççı sorumludur; zararın ihraççıdan tahsili mümkün olmazsa halka arz edenler, lider aracı kurum, garantör ve yönetim kurulu üyeleri kusurlarına göre sorumlu tutulabilir (m.10/1).
İzahnameye rapor veren denetim veya değerleme şirketi de sorumlu mudur?
Evet. Bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları, hazırladıkları raporlardaki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden ayrıca sorumludur (m.10/2).
Halka arz ilanları serbestçe hazırlanabilir mi?
Hayır. İhraca ilişkin ilan ve reklamların izahname ile tutarlı olması, gerçeğe aykırı, abartılı veya yanıltıcı ifade içermemesi zorunludur (m.7/3).
İzahname mevzuata aykırı reklam nedeniyle her durumda idari para cezasına konu olur mu?
Hayır. İdari para cezası ancak mevzuatta açıkça tanımlanmış bir fiile dayanabilir; tanımlanmamış bir fiil nedeniyle ceza uygulanması kanunilik ve belirlilik ilkelerine aykırıdır.
Halka arz ile halka açık ortaklık statüsü aynı şey midir?
Hayır. Halka arz tek seferlik bir işlemdir; halka açık ortaklık ise bu işlem sonucunda veya pay sahibi sayısının kanuni eşiği aşması hâlinde (m.16) kazanılan kalıcı bir statüdür.
Halka arz edilmeksizin yapılan satışlar da izahname gerektirir mi?
Hayır; bu satışlarda izahname yerine ihraç belgesi hazırlanır ve onaylanır (m.11); ancak izahname onayına ilişkin usul esasları burada da uygulanır.
İzahname onaylanmazsa ihraççı ne yapabilir?
Onaylanmama gerekçesi ihraççıya bildirilir; ihraççı, işlemi idari yargıda dava konusu edebilir. Ancak bu dava, olayına göre şirketin sermaye artırımı sürecindeki hukuki belirsizliği ortadan kaldırmayabilir.
İzahname onayına karşı yalnızca ihraççı mı dava açabilir?
Hayır. Yargı uygulamasında, işlemden menfaati etkilenen pay sahipleri gibi üçüncü kişilerin de izahname onay işlemine karşı iptal davası açabildiği görülmektedir.
Halka arzdan doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkeme görevlidir?
Kurul işlemlerine karşı açılan davalar idare mahkemeleri ve Danıştay’da, izahname sorumluluğu ve sözleşmesel uyuşmazlıklar ise asliye ticaret mahkemelerinde görülür.
Halka arzda TTK’nın sermaye artırımı hükümleri aynen uygulanır mı?
Hayır, kısmen istisna vardır. Kurulda geçen inceleme süresi TTK m.456’daki tescil süresinin hesabında dikkate alınmaz; ayrıca TTK m.346 ve m.462/3 halka açık ve halka açılmak üzere Kurula başvuran ortaklıklara uygulanmaz (m.12/5-6).
Sonuç
Halka arz, şirketler için önemli bir finansman aracı olmakla birlikte, izahname hazırlığından onay sürecine, satıştan sonrasına kadar her aşamada sıkı usul ve sorumluluk kurallarına tabidir. Sürecin izahnamesiz veya onaysız şekilde başlatılması, yalnızca idari yaptırım değil, toplanan bedelin doğrudan iadesi riskini de beraberinde getirir; izahnamedeki hatalı bilgiler ise ihraççı, aracı kurum ve yönetim kurulu üyeleri bakımından ayrı bir tazminat sorumluluğu doğurur. Şirketlerin halka arz kararı almadan önce, sürecin her aşamasında sermaye piyasası hukukuna hâkim bir hukuki danışmanlıkla ilerlemesi, hem SPK nezdindeki onay sürecinin sağlıklı yürümesi hem de olası sorumluluk risklerinin önceden yönetilebilmesi açısından belirleyicidir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak, halka arz sürecinin izahname hazırlığından SPK nezdindeki başvuruya, olası uyuşmazlıklardan tazminat davalarına kadar tüm aşamalarında sermaye piyasası avukatı olarak müvekkillerimize hukuki danışmanlık sunmaktayız.
Halka arz sürecinin temel belgesi olan izahnamenin içeriği ve hazırlanması izahname başlıklı yazımızda, izahnameden doğan sorumluluğun kapsamı izahname sorumluluğu başlıklı yazımızda, izahname onay sürecinin işleyişi halka arz onay süreci başlıklı yazımızda ve halka arz edilmeksizin yapılan ihraçlar halka arz edilmeksizin ihraç başlıklı yazımızda ayrıntılı olarak incelenmektedir. Halka arz öncesi kurumsal hazırlık süreci halka arz hazırlığı başlıklı yazımızda, payların satışına ve dağıtımına ilişkin esaslar sermaye piyasası araçlarının satışı başlıklı yazımızda, satılan araçların kaydileştirilmesi ise sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi başlıklı yazımızda ele alınmaktadır.
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu — Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul