Tahliye Taahhüdü ile İcra Takibi Nasıl Yapılır?

Kira hukukunda tahliye taahhüdü ile icra takibi, kiracının kiralananı belirli bir tarihte boşaltmaya ilişkin geçerli yazılı taahhüdünü yerine getirmemesi hâlinde başvurulabilen ilamsız tahliye yoludur. Kiraya veren, taahhütte belirtilen tahliye tarihinden başlayarak bir ay içinde icra dairesine başvurabilir. İcra dairesi kiracıya Örnek 14 tahliye emri gönderir; kiracının yedi gün içinde itiraz etmesi takibi durdurur, itiraz etmemesi ise on beş günlük tahliye süresi sonunda cebrî tahliye olanağı doğurabilir.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı İlamsız İcra Takibi Nedir?

Bu yol, kira borcunun ödenmemesine değil, kiracının belirli bir tarihte taşınmazı boşaltma taahhüdüne dayanır. Maddi hukuk bakımından temel hüküm Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.352/1; icra usulü bakımından temel düzenleme İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.272 ve devamıdır. Kiraya verenin ilk aşamada tahliye hükmü almak üzere dava açması gerekmez: Geçerli taahhüt ve süresinde takip talebiyle doğrudan icra dairesine başvurulabilir.

Takibin ilamsız olması, kiracının savunma hakkının bulunmadığı anlamına gelmez. Tahliye emrinin tebliği üzerine yapılan süresinde itiraz icra işlemlerini durdurur. Bundan sonra belgenin niteliğine ve itirazın içeriğine göre icra mahkemesinde itirazın kaldırılması veya sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye talebi gündeme gelir. Bu iki yargısal yolun görev, ispat ve arabuluculuk şartları birbirinden farklıdır.

Tahliye taahhüdünün düzenlenme koşullarına ilişkin kapsamlı açıklamalar için tahliye taahhütnamesinin geçerlilik şartları başlıklı incelemeye bakılabilir. Bu makale ise taahhüt verildikten ve boşaltma tarihi geldikten sonraki icra takip sürecine odaklanmaktadır.

İcra Takibinin Başlatılabilmesi İçin Hangi Şartlar Aranır?

Kiraya verenin yalnızca üzerinde “tahliye taahhütnamesi” yazan bir belgeye sahip olması yeterli değildir. Öncelikle belgenin TBK m.352/1 kapsamındaki hukuki koşulları sağlaması, sonra takip bakımından öngörülen süreye uyulması gerekir.

  • Kiralananın teslim edilmiş olması: Taahhüt, kiralanan kiracıya teslim edildikten sonra verilmiş olmalıdır. Teslimden önce alınan belge, bu özel tahliye sebebi yönünden geçerlilik sorunu doğurur.
  • Yazılı taahhüt: Kiracının taşınmazı boşaltma iradesi yazılı bir belgeyle ortaya konulmalıdır. Noterde yapılmış olması genel bir geçerlilik koşulu değildir; fakat itiraz hâlindeki ispat gücünü etkiler.
  • Belirli tahliye tarihi: Kiracının hangi tarihte boşaltmayı üstlendiği belirlenebilir olmalıdır. Düzenleme tarihi ile taahhüt edilen tahliye tarihi farklı kavramlardır.
  • Kiraya verene karşı taahhüt: Belgenin tarafları, kiracı sıfatı, varsa birden çok kiracının durumu ve temsil yetkisi denetlenmelidir.
  • Tahliye tarihinde boşaltmama: Kiracı taahhüt edilen tarihte taşınmazı teslim etmemiş olmalı; takip, bu tarihten önce başlatılmamalıdır.
  • Bir aylık başvuru: TBK m.352/1 uyarınca taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde icra takibi başlatılmalı veya uygun dava yoluna başvurulmalıdır.

Kiracının kiralananı hâlihazırda kullanması, daha sonra yeni bir sözleşme veya geçerli uzatma anlaşması yapılıp yapılmadığı, taahhütteki imza ve tarihlerin inkâr edilip edilmediği sonuç üzerinde belirleyici olabilir. Belgedeki yazılı tarih ile gerçekte gerçekleşen teslim olgusu birbirine karıştırılmamalıdır.

Tahliye Taahhüdünde Bir Aylık İcra Takibi Süresi Ne Zaman Başlar?

Bir aylık süre, kira sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiği varsayılan tarihten veya icra emrinin tebliğinden değil, taahhütnamede yazılı tahliye tarihinden başlar. TBK m.352/1 kiraya verene bu tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurma ya da dava açma seçeneği tanır. İİK m.272 de süreli tahliye takipleri için bir aylık başvuruyu düzenler.

Örneğin kiracı, yazılı taahhütle taşınmazı 10 Haziran 2026 tarihinde boşaltmayı üstlenmişse kiraya veren başvuru takvimini bu tarihe göre oluşturmalıdır. Kural olarak en geç 10 Temmuz 2026 tarihine kadar harekete geçilmesi gerektiği değerlendirilir; somut sürenin son günü, resmî tatil ve usul hükümlerinin etkisi ayrıca kontrol edilmelidir. Bir aylık sürenin geçmesinden sonra aynı taahhüde dayanarak ilk kez takip başlatılması ciddi bir süre engeli yaratır.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.05.2017 tarihli, 2017/3374 E., 2017/6982 K. sayılı kararında da takibin gerçekten bir ay içinde başlatılıp başlatılmadığının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yalnızca kiracıya önceden tahliye niyetinin bildirilmesi ile icra dairesine başvuru yapılması aynı işlem değildir.

Önceden ihtar göndermek icra takibi yerine geçer mi?

Geçerli bir tahliye taahhüdüne dayalı İİK m.272 takibi için kural olarak ayrıca noter ihtarı gönderilmesi zorunlu değildir. Buna karşılık ihtar göndermek de tek başına icra takibi açmak anlamına gelmez. TBK m.353’ün dava açma süresini belirli koşullarda uzatan yazılı bildirim rejimi ile TBK m.352/1’deki icra başvurusu birbirine karıştırılmamalıdır. Bu özel hükmün etkisi, seçilen dava yolu bakımından ayrıca ele alınır.

Kiraya veren tahliye taahhüdü ile icra takibi nasıl başlatır?

İşlem, tahliye taahhüdünün ve kira ilişkisinin belgeler üzerinden incelenmesiyle başlar. Ardından uygun icra dairesine tahliye istekli takip talebi sunulur ve İİK m.272 uyarınca tahliye emrinin tebliği istenir. Takip hazırlığında aşağıdaki sıra izlenebilir:

  1. Taahhüdü kontrol edin: Düzenleme ve tahliye tarihlerini, imzayı, kiralananın adresini, kiracıları ve belgenin teslim sonrasında verildiğini gösteren bilgileri karşılaştırın.
  2. Başvuru süresini hesaplayın: Takibin bir aylık sürede başlatılıp başlatılmadığını, UYAP ve icra dosyasındaki tarih kayıtlarıyla denetleyin.
  3. Belgeleri hazırlayın: Yazılı tahliye taahhüdü, mevcut kira sözleşmesi, gerekiyorsa sözleşme ekleri, temsil belgeleri ve tarafların kimlik/adres bilgileri hazırlanır.
  4. Takip talebini yapın: Taahhüde dayalı kiralananın tahliyesi istenir. Kira borcu için kullanılan alacak ve tahliye talepli takip türüyle karıştırılmadan doğru takip yolu seçilir.
  5. Örnek 14 tahliye emrini tebliğ ettirin: Kiracıya kanuni itiraz ve boşaltma sürelerini içeren tahliye emri gönderilir. Sadece takip dosyasının açılmış olması, emrin tebliği yerine geçmez.
  6. İtiraz ve süre sonucunu izleyin: İtiraz yoksa tahliye süresinin dolması sonrasında icra dairesinden işlem talep edilir. Süresinde itiraz varsa önce takibin devamını sağlayacak hukuki yol seçilir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 09.06.2016 tarihli, 2016/5095 E., 2016/4510 K. sayılı kararı, taahhüde dayalı takip yürütülürken Örnek 13 ödeme emri gönderilmiş olmasının Örnek 14 tahliye emrinin yerine geçmeyeceğini açıklamıştır. Bu nedenle takip türü ve gönderilen belge yalnız biçimsel ayrıntı değildir.

Örnek 14 Tahliye Emri, İtiraz ve Boşaltma Süreleri

İİK m.272–274 kapsamında tahliye emri iki ayrı süre içerir: Kiracının tebliğden itibaren yedi gün içinde itiraz etme hakkı ve taşınmazı on beş gün içinde boşaltma yükümlülüğü. Bu süreler birbirinin yerine geçmez. Özellikle on beş günlük süre, tahliye tarihinden itibaren yeniden başlayan bir aylık takip süresi değildir.

İşlemTemel süre / başlangıçHukuki sonuç
Taahhüde dayanarak takip başlatılmasıTaahhüt edilen tahliye tarihinden başlayarak bir aySüresinde başvuru yapılması gerekir; TBK m.352/1 ve İİK m.272
Örnek 14 tahliye emrine itirazTahliye emrinin usulüne uygun tebliğinden itibaren yedi günSüresinde itiraz takibi durdurur; İİK m.274
Tahliye emrindeki boşaltma süresiTahliye emrinin tebliğinden itibaren on beş günİtiraz yoksa ve diğer koşullar sağlanmışsa sürenin sonunda cebrî tahliye istenebilir; İİK m.272–273
İtirazdan sonraki aşamaSeçilen hukuki yolun kendi koşulları incelenirİİK m.275 uyarınca itirazın kaldırılması veya genel hükümlere göre dava değerlendirilebilir

Örnek 14’ün içeriği ve tebliğe ilişkin özel sorunlar Örnek 14 tahliye emri başlıklı ayrı makalenin konusudur. Tahliye emrinin usulsüz tebliği, kanuni sürelerin başlangıcı ve varsa gecikmiş itiraz koşulları somut takip dosyasında ayrıca incelenmelidir.

Kiracı on beş gün dolmadan itiraz ederse ne olur?

Kiracı tahliye emrine yedi günlük yasal sürede itiraz ettiğinde takip durur. Kiraya veren, yalnızca on beş günlük boşaltma süresinin bitmesini bekleyerek icra dairesinden zorla tahliye isteyemez; öncelikle itirazın hukuki etkisini gidermelidir. Buna karşılık süresinde itiraz üzerine icra mahkemesine başvurmak için on beş günlük boşaltma süresinin mutlaka geçmesi gerektiği de söylenemez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 04.02.2010 tarihli, 2009/12130 E., 2010/1070 K. sayılı kararında bu iki süre açıkça ayrılmıştır.

Kiracı Tahliye Taahhüdüne Dayalı Takibe Nasıl İtiraz Eder?

Kiracı, Örnek 14 tahliye emrinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itirazını icra dairesine bildirir (İİK m.274). Kanun itirazın dilekçeyle veya tutanağa geçirilen sözlü beyanla yapılabilmesini öngörür. Uygulamada hangi beyanın hangi tarihte dosyaya işlendiği önemlidir. Süresinde yapılan itiraz tahliye takibini durdurur.

İtirazın içeriği belirleyicidir. Kiracı, tahliye taahhüdündeki imzanın kendisine ait olmadığını, düzenleme veya tahliye tarihinin gerçeği yansıtmadığını, taahhüdün teslimden önce verildiğini yahut tarafların daha sonra sözleşmeyi değiştirdiğini ileri sürebilir. Ancak bu savunmaların hangi aşamada ve ne açıklıkta ileri sürüldüğü ile kullanılabilecek deliller sonucu değiştirir. Tahliye taahhütnamesine yönelik imza ve tarih itirazının ayrıntıları ayrı bir inceleme konusudur.

İmza veya tarih açıkça inkâr edilmezse ne olur?

Kiracının tahliye emrine genel bir itirazda bulunması, taahhütteki imzayı ve tarihleri her zaman usulün aradığı açıklıkta inkâr ettiği anlamına gelmez. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 30.05.2024 tarihli, 2024/2693 E., 2024/5602 K. sayılı kararında, taahhüdün boş doldurulduğundan söz eden ancak tarih ve imzaya açıkça karşı çıkmayan itirazın, bu unsurların inkârı sayılmadığı değerlendirilmiştir. Karar, icra mahkemesinde İİK m.275 kapsamında belgenin incelenmesi yönünden önemlidir.

Bunun tersine, imzanın veya tarihin açıkça uyuşmazlık konusu yapılması hâlinde adi yazılı belgenin icra mahkemesinde yeterli sayılıp sayılmayacağı değişebilir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.11.2013 tarihli, 2013/15016 E., 2013/15469 K. sayılı kararı, özellikle belgedeki tarihin sonradan doldurulduğu savunmasının tarih itirazı niteliği taşıyabileceğini ve bunun İİK m.275’in belge sınırlamaları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Bu kararların sonuçları birbiriyle çelişen otomatik kurallar değil, farklı itiraz içeriklerinin sonuçlarıdır.

Takibe İtiraz Edilirse İtirazın Kaldırılması Nereden İstenir?

İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması, İİK m.275’te düzenlenmiştir. Özellikle noterlikçe resen düzenlenen, tarih ve imzası noterlikçe onaylanan veya ilgili imza ve tarihleri usulüne uygun biçimde ikrar edilmiş belgeye dayanılması önemlidir. Kiracının yenilenme ya da uzatma savunmasına karşı aynı kuvvette belge gösterilip gösterilmediği değerlendirilir. İcra mahkemesinin incelemesi, genel yargılamadaki tüm delil imkânlarının sınırsız biçimde kullanıldığı bir dava ile aynı değildir.

Adi yazılı tahliye taahhüdünde imza veya tarih usulüne uygun şekilde inkâr edilmişse ve İİK m.275’in aradığı nitelikte belge bulunmuyorsa, icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yolu sonuç vermeyebilir. Böyle bir durumda uyuşmazlığın sulh hukuk mahkemesinde genel hükümlere göre incelenmesi gerekebilir. İcra mahkemesinin itirazın kaldırılması talebini reddetmesi, taahhüdün her durumda maddi hukuk bakımından geçersiz bulunduğu anlamına gelmez.

İtirazın iptali davası hangi mahkemede açılır?

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11.02.2025 tarihli, 2024/3875 E., 2025/759 K. sayılı kararına göre kiraya veren, taahhüde dayalı tahliye takibine itiraz üzerine koşulları varsa İİK m.275 kapsamında icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyebileceği gibi İİK m.67 çerçevesinde sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye talebi de ileri sürebilir. HMK m.4 uyarınca bu ikinci dava yönünden sulh hukuk mahkemesi görevlidir.

Bu ayrım önemlidir: “İcra takibine itiraz edilince yalnızca icra hukuk mahkemesine gidilir” ifadesi doğru değildir. Aynı şekilde icra mahkemesinde sınırlı belgeyle çözülemeyen uyuşmazlıkta, tarafların ve taleplerin durumu değerlendirilmeden doğrudan takibin devam ettiği varsayılamaz. Yargısal başvuruların süreleri, görev, yetki ve ispat şartları baştan birlikte planlanmalıdır.

Tahliye Taahhüdü ile İcra Takibinde Arabuluculuk Zorunlu mu?

İİK m.272 ve devamına göre ilamsız tahliye takibi başlatmak için dava şartı arabuluculuk aranmaz. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B/1-a, kiralanan taşınmazların İİK’ye göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri zorunlu arabuluculuk kapsamı dışında bırakmıştır. Bu istisna, icra mahkemesindeki itirazın kaldırılması süreci bakımından da ilgili usul çerçevesinde değerlendirilir.

Ancak kiraya veren aynı uyuşmazlıkta sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye davası açmayı seçerse dava şartı arabuluculuk ayrıca incelenmelidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 12.02.2025 tarihli, 2024/1931 E., 2025/780 K. sayılı kararında, tahliye taahhüdüne dayalı takipten sonra açılan itirazın iptali davasında arabuluculuk sürecinin tamamlanmaması nedeniyle verilen usulden ret kararı onanmıştır. Bu nedenle ilamsız takip istisnasını bütün tahliye davalarına yaymak hatalıdır.

Takip ile dava yolunun arabuluculuk bakımından farkları için kira arabuluculuğunun istisnaları başlıklı makale ayrıca incelenebilir. Dava yoluna başvurulacaksa arabuluculuk başvurusunun ve son tutanağın zamanaşımı veya hak düşürücü sürelerle ilişkisi dosyaya göre değerlendirilmelidir.

Kiracı Yedi Gün İçinde İtiraz Etmezse Tahliye Nasıl Yapılır?

Tahliye emrine yedi gün içinde itiraz edilmemesi hâlinde takip, usulüne uygun tebliğ ve diğer koşullar yönünden kesinleşebilir. Ancak kiracının cebrî tahliyesi için tahliye emrinde tanınan on beş günlük sürenin de geçmesi gerekir (İİK m.273). Süre geçtikten sonra icra müdürlüğünden tahliye işlemleri talep edilir; tahliye kendiliğinden, herhangi bir icra işlemi yapılmadan gerçekleşmez.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.12.2013 tarihli, 2013/16420 E., 2013/17039 K. sayılı kararında, yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra yapılan itirazın kesinleşmiş takibi durdurmadığı; bu durumda itirazın kaldırılması hakkında ayrıca karar alınmasında hukuki yarar bulunmadığı belirtilmiştir. Kesinleşmiş takipte gerekli işlemlerin yerine getirilmesi icra dairesinin görev alanındadır.

Kiraya verenin kiracıyı bizzat çıkarması, kilidi değiştirmesi veya kiracının eşyasına kendiliğinden el koyması, icra yoluyla tahliye yerine geçmez. Zorla tahliye kanuni usul ve icra görevlileri aracılığıyla gerçekleştirilir. Tahliye sırasında eşyanın korunması, tutanak tutulması ve gerektiğinde muhafazası ayrıca önem taşır.

Tahliye Sırasında Üçüncü Kişi Bulunursa Ne Olur?

İİK m.276, kiralananda takip borçlusu kiracı dışında üçüncü kişinin bulunması hâlini özel olarak düzenler. Taşınmazda bulunan kişinin işgalde haklı olduğunu gösteren resmî belgeye sahip olup olmadığı ve kira sözleşmesinden daha önceye dayanan bağımsız kullanım iddiasının araştırılıp araştırılmayacağı önem taşır. Kanunda, belirli koşullar altında icra memurunun tahliyeyi ertelemesi ve meseleyi icra mahkemesine bildirmesi öngörülmüştür.

Kiracıyla birlikte yaşayan herkes, bu hüküm bakımından kendiliğinden bağımsız üçüncü kişi sayılmaz. Örneğin kiracıya bağlı olarak oturan aile üyelerinin durumu ile taşınmaz üzerinde ayrı hak ileri süren kişinin durumu aynı değildir. Bu nedenle tahliye mahallindeki kişi ve belge tespitinin tutanağa doğru geçirilmesi gerekir.

İcra Takibi Masrafları ve Pratik Kontrol Noktaları

Tahliye taahhüdüyle takipte başvuru harçları, tebligat giderleri, olası icra tahliye masrafları, tahliye sırasında çıkabilecek taşıma veya muhafaza giderleri ve varsa avukatlık ücreti gündeme gelebilir. Masraflar işlem tarihine, tarifelere, dosyanın kapsamına ve takipte izlenen yola göre değişir. Bu nedenle değişken tutarlar güncel resmî tarifeden kontrol edilmeksizin sabit ücret olarak kabul edilmemelidir.

Takip öncesinde en sık hata doğuran unsurlar; süre dolduktan sonra başvurmak, yanlış takip türü seçmek, taahhütnamedeki taraf ile takibin tarafını yanlış belirlemek, Örnek 14 yerine Örnek 13 gönderilmesi, itirazdaki imza ve tarih beyanlarını incelememek ve arabuluculuk gerektiren bir sulh hukuk davasını arabuluculuk tamamlanmadan açmaktır. Takip dosyasının tebligat mazbataları ve kesinleşme kayıtları da kontrol edilmelidir.

Kira sözleşmesi, taahhüt, taraflara ait belgeler ve icra yazışmalarının birlikte değerlendirilmesi gereken dosyalarda hukuki yardımın kapsamı hakkında İstanbul kira hukuku avukatı hizmet sayfasında genel bilgi bulunmaktadır.

Örnek Olay: Süresinde Takip ve Sonrasında İtiraz

Varsayalım ki kiracı, 1 Eylül 2025’te teslim aldığı konuta ilişkin 15 Eylül 2025 tarihinde yazılı tahliye taahhüdü vermiş ve 10 Haziran 2026’da çıkacağını belirtmiştir. Kiracı belirtilen tarihte konutu boşaltmamış; kiraya veren 25 Haziran 2026’da taahhüde dayanarak tahliye takibi başlatmıştır. Bu örnekte takip başvurusu, taahhüt edilen tarihten başlayan bir aylık süre içerisinde yapılmıştır.

Kiracıya Örnek 14 emri tebliğ edildikten sonra kiracı yedi gün içinde usulüne uygun şekilde itiraz ederse takip durur. Kiraya veren itirazın içeriğini ve dayanak taahhüdün ispat gücünü inceleyerek icra mahkemesinde itirazın kaldırılması veya sulh hukuk mahkemesinde itirazın iptali ve tahliye yolundan uygun olanı değerlendirir. Kiracı süresinde itiraz etmezse, on beş günlük boşaltma süresinin geçmesi ve takipteki diğer koşulların sağlanması üzerine icra dairesinden tahliye işlemleri istenebilir. Örnek, herhangi bir dosyada sonuç garantisi anlamına gelmez.

Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibi Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Tahliye taahhüdüyle icra takibi kaç gün içinde açılır?

TBK m.352/1 uyarınca taahhütteki tahliye tarihinden başlayarak bir ay içinde icra dairesine başvurulmalıdır. Sürenin hesabında taahhüt edilen tarih esas alınır; tebligat tarihi bu bir aylık sürenin başlangıcı değildir.

2. Tahliye taahhüdü için noter onayı zorunlu mu?

Hayır. TBK m.352/1 genel geçerlilik bakımından yazılılığı arar. Buna karşılık noterlikçe düzenleme veya tarih ve imza onayı, özellikle kiracının takibe itirazı hâlinde İİK m.275 kapsamında başvurulabilecek yolun ve belgenin ispat gücünün değerlendirilmesinde önemlidir.

3. Tahliye taahhüdünde Örnek 13 mü, Örnek 14 mü gönderilir?

Yalnız tahliye taahhüdüne dayalı süreli tahliye takibinin ilgili belgesi Örnek 14 tahliye emridir. Örnek 13 ise kira bedelinin ödenmemesine dayalı alacak ve tahliye talepli takipte kullanılan farklı bir ödeme emridir.

4. Kiracı yedi gün içinde itiraz ederse on beşinci gün çıkarılır mı?

Hayır. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur. Kiraya veren, itirazın kaldırılması veya uygun dava yoluyla takibin devamı için hukuki engeli gidermedikçe sırf on beş günün dolmasına dayanarak zorla tahliye isteyemez.

5. Kiracı imzayı kabul edip tarihi inkâr edebilir mi?

Kiracı böyle bir itiraz ileri sürebilir. Ancak bunun açıkça nasıl ifade edildiği ve taahhütnamenin noterlikçe düzenlenip düzenlenmediği, icra mahkemesinin incelemesinde belirleyicidir. Adi yazılı belgedeki tarih uyuşmazlığı genel yargılamayı gerektirebilir.

6. Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinde arabulucuya gitmek gerekir mi?

İİK m.272 ve devamındaki ilamsız tahliye takibi için dava şartı arabuluculuk aranmaz. Fakat kiraya veren sulh hukuk mahkemesinde tahliye veya itirazın iptali davası açacaksa arabuluculuk şartı ayrıca uygulanır; bu ayrım Yargıtay’ın 2025 tarihli kararlarında da önem taşımaktadır.

7. Kiracı itiraz etmezse icra mahkemesinden ayrıca tahliye kararı almak gerekir mi?

Yedi günlük itiraz süresi geçip takip usulüne uygun kesinleşmişse, kural olarak ayrıca itirazın kaldırılması kararı alınmaz. Tahliye emrindeki on beş günlük süre de dolduktan sonra icra müdürlüğünden tahliye işlemlerinin yapılması istenir.

Hukuki Kaynaklar ve İlgili Kararlar

Bilgilendirme: Bu metin genel hukuki açıklama niteliğindedir. Somut olayda tahliye taahhüdünün geçerliliği, tebligat, süre, delil ve yargı yolu koşulları ayrı değerlendirilmelidir. Kaynak bağlantılarındaki De Jure kararlarına erişim için hizmete giriş gerekebilir.