Tahliye Taahhütnamesine İtiraz: İmza ve Tarih İtirazı

Tahliye taahhütnamesine itiraz, taahhüde dayanılarak ilamsız tahliye takibi başlatıldığında kural olarak tahliye emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yapılır. Kiracı, imzanın kendisine ait olmadığını veya belgedeki düzenleme ya da tahliye tarihine karşı çıktığını somut ve açık şekilde belirtmelidir. Süresinde itiraz takibi durdurur; ancak uyuşmazlığın nasıl çözüleceği taahhütnamenin noterlikçe düzenlenip düzenlenmediğine, itirazın içeriğine ve İcra ve İflas Kanunu (İİK) m. 275’te aranan belge koşullarına bağlıdır.

İmza inkârı, tarih inkârı, taahhüdün kiralanan teslim edilmeden alındığı savunması ve sözleşmenin sonradan yenilendiği iddiası aynı hukuki mesele değildir. Özellikle adi yazılı belgeyle başlatılmış takiplerde, icra mahkemesinin sınırlı incelemesi ile sulh hukuk mahkemesinde yapılabilecek genel yargılama birbirinden ayrılmalıdır. Bu yazı, itirazın ne zaman, nereye ve hangi gerekçelerle yapılacağını ele alır; taahhüdün tüm geçerlilik şartları ve takibin başlatılması usulü ayrı konulardır.

tahliye taahhütnamesine itiraz nasıl yapılır?

İİK m. 274 uyarınca tahliye taahhüdüne dayalı ilamsız takipte kiracı, kendisine gönderilen tahliye emrine tebliğden itibaren yedi gün içinde icra dairesinde itiraz edebilir. İtiraz bir dilekçeyle veya icra dairesinde tutanağa geçirilecek sözlü beyanla yapılabilir. İtiraz edildiğinde takip durur; kiraya verenin tahliye talebini sürdürebilmesi için itirazı bertaraf edecek uygun hukuki yola başvurması gerekir.

İtirazın yalnızca “tahliyeyi kabul etmiyorum” şeklinde bırakılması tehlikelidir. Kiracı imzayı reddediyorsa imzanın kendisine ait olmadığını açıkça söylemeli; tarihe itiraz ediyorsa hangi tarihe, neden karşı çıktığını ayrıca açıklamalıdır. Teslim tarihi, kira ilişkisinin tarafları veya sonraki sözleşmenin etkisi tartışılıyorsa bunlar da birbirinden ayırt edilmelidir. Her savunmanın sonuç doğurabilmesi, doğru takip aşamasında ileri sürülmesine ve eldeki belgelere bağlıdır.

Örnek 14 tahliye emrine itiraz nereye verilir?

Taahhüde dayalı takipte gönderilen belge uygulamada Örnek 14 tahliye emri olarak adlandırılır. İtiraz, takibi yürüten icra dairesine yöneltilir. Sulh hukuk mahkemesine dilekçe göndermek veya kiraya verene mesaj atmak, kendiliğinden İİK m. 274 anlamında icra takibine itiraz yerine geçmez. Tahliye emrindeki dosya numarası, tebliğ tarihi ve itiraz konusu belgenin tarihleri dikkatle okunmalıdır. Örnek 14 belgesinin içeriği ve tebligat sorunları hakkında Örnek 14 tahliye emri rehberine başvurulabilir.

Yedi günlük süre nasıl hesaplanır?

İtiraz süresinin başlangıcı taahhütnamenin imzalandığı veya belgede yazılı tahliye günü değil, tahliye emrinin usulüne uygun tebliğidir. Tebliğ günü sürenin hesabına dâhil edilmez; takip eden günden itibaren yedi günlük süre hesaplanır. Son günün resmî tatil gününe rastlaması ve tebligatın usulsüz olduğu iddiası, usul hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Elektronik veya fiziksel tebligatın hukuken geçerli tarihi dosyadan saptanmalıdır. Süre kaçırıldığı düşünülen olayda da önce tebligatın geçerliliği ve öğrenme tarihi araştırılmalıdır; süresiz itiraz hakkı varmış gibi hareket edilmemelidir.

İmza İtirazı ile Tarih İtirazı Arasındaki Fark Nedir?

İmza itirazı, taahhüt altındaki imzanın kiracıya ait olmadığının ileri sürülmesidir. Tarih itirazı ise imza kabul edilse bile düzenleme veya tahliye tarihinin gerçeği yansıtmadığının, örneğin sonradan doldurulduğunun savunulmasıdır. İİK m. 275’in belge rejimi bakımından her iki itiraz da önemlidir; ancak birine ilişkin beyan kendiliğinden diğerini kapsamaz.

İtiraz türüKiracının ileri sürdüğü meseleÖnemli sonuç
İmza inkârı“Belgedeki imza bana ait değildir.”Adi yazılı belgenin icra mahkemesinde kullanılabilirliği tartışılır.
Düzenleme tarihine itiraz“Belge teslimden önce imzalandı; üzerindeki tarih sonradan yazıldı.”Belgenin tarihi ve TBK m. 352/1 bakımından uyuşmazlık doğar.
Tahliye tarihine itiraz“Boşaltma günü sonradan veya anlaşmaya aykırı dolduruldu.”Takibe dayanak tarihin ispatı ve bir aylık başvuru koşulu tartışılabilir.
Yenileme veya uzatma savunması“Taahhütten sonra kira ilişkisini yeni bir anlaşmayla devam ettirdik.”İİK m. 275 uyarınca aynı kuvvet ve mahiyette belge aranabilir.
Teslimden önce alınma“Taahhüt verildiğinde kiralanan henüz teslim edilmemişti.”TBK m. 352/1’in maddi hukuk şartları incelenir.

Bu tablo bütün itirazların kabul edileceği anlamına gelmez. İleri sürülen savunmanın geçerli olup olmadığı ile o savunmanın icra mahkemesinde incelenip incelenemeyeceği iki ayrı sorudur.

Tahliye Taahhütnamesindeki İmzaya İtiraz

Kiracı adi yazılı tahliye taahhüdündeki imzayı süresinde ve açıkça inkâr ederse, kiraya verenin İİK m. 275 çerçevesinde doğrudan itirazın kaldırılmasını sağlaması çoğu durumda mümkün olmaz. Noterlikçe resen düzenlenmiş veya tarih ve imzası onaylanmış belge bulunup bulunmadığı belirleyicidir. İcra mahkemesinin inceleme yetkisi, adi belgedeki inkâr edilen imzayı genel mahkemedeki gibi bilirkişi aracılığıyla çözümleyip tahliye kararı vermeye elverişli değildir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 23.02.2015 tarihli, 2015/1019 E., 2015/1686 K. sayılı kararında kiracı, takip aşamasında söz konusu tarihte bir taahhüt imzalamadığını belirtmiştir. Daire, bunu imza ve tarih bakımından etkili bir itiraz saymış; adi yazılı belgeye dayanılarak icra mahkemesinde tahliye kararı verilmesini isabetsiz bulmuştur. Kararın sonucu, belgenin her koşulda hükümsüz olduğu değil, itirazın kaldırılması yolunun somut olayda uygun olmadığıdır.

“Taahhütnameyi kabul etmiyorum” demek imza inkârı mıdır?

Her zaman değil. İİK m. 62/5’teki açık imza inkârı ilkesi, tahliye taahhüdüne dayalı takiplerdeki değerlendirmelerde de önem taşır. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 29.11.2012 tarihli, 2012/14404 E., 2012/15800 K. sayılı kararında, taahhüdü genel olarak kabul etmeyen kiracı imzaya açıkça karşı çıkmadığı için belgenin imza yönünden kabul edilmiş sayılması gerektiği değerlendirilmiştir.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.06.2018 tarihli, 2018/10745 E., 2018/13944 K. sayılı kararında da kiracının “bir belgeyi imzaladığını hatırlamadığı” yönündeki beyanı açık imza inkârı kabul edilmemiştir. Bu kararlar, itiraz gerekçelerinin soyut ifadeler yerine maddi olaya uygun ve belirli biçimde yazılmasının önemini gösterir. Gerçekte atılmış bir imzanın inkâr edilmesi ise farklı hukuki ve usuli riskler doğurabilir.

Noterde düzenlenen taahhütte imza inkârı yapılabilir mi?

Noterlikçe resen düzenlenen belgenin ispat gücü, adi yazılı belgeden farklıdır. İİK m. 275/2’de noterlikçe resen düzenlenen veya tarih ve imzası onaylanan belgeler özel olarak sayılır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 28.03.2024 tarihli, 2024/781 E., 2024/3109 K. sayılı kararında noterde düzenleme şeklindeki taahhüdün imzasının basit inkârla bertaraf edilemeyeceği değerlendirilmiştir.

Bu, noter işleminin her türlü hukuka aykırılık iddiasından bağışık olduğu anlamına gelmez. Sahtecilik, temsil yetkisi veya irade sakatlığı gibi iddiaların dayanağı ve ileri sürüleceği yol ayrıca incelenir. Sadece “imza bana ait değil” demekle noterde resen düzenlenen belgenin hükmünü ortadan kaldırmak mümkün değildir.

Tahliye Taahhütnamesindeki Tarihe Nasıl İtiraz Edilir?

Tarih itirazında ilk adım, düzenleme tarihi ile boşaltmanın taahhüt edildiği tarihi ayırmaktır. Düzenleme tarihi, belgenin ne zaman verildiği ve kiralananın daha önce teslim edilip edilmediği bakımından; tahliye tarihi ise kira sözleşmesinin sona erdirilmesine yönelik başvurunun zamanında yapılıp yapılmadığı bakımından önemlidir. Kiracı her iki tarih bakımından da somut iddiasını açıkça ifade etmelidir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 31.01.2013 tarihli, 2012/18349 E., 2013/1348 K. sayılı kararında kiracı, tarihlerinin sonradan doldurulduğunu söylediği adi yazılı taahhüdün tarihine itiraz etmiştir. Daire, 04.12.1957 tarihli, 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına da dayanarak imza kabul edilmiş olsa dahi tarihi inkâr edilen adi belge üzerinden icra mahkemesinde itirazın kaldırılamayacağını belirtmiştir.

Aynı esas, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.02.2018 tarihli, 2017/4596 E., 2018/1655 K. sayılı kararında da uygulanmıştır. Kiracı, imzayı kabul etmekle birlikte belgenin düzenleme ve tahliye tarihlerinin boş bırakıldığını ileri sürmüş; Daire, bu savunmayı tarih itirazı saymış ve icra mahkemesindeki itirazın kaldırılması isteminin reddini sonuç itibarıyla uygun bulmuştur.

Tarih itirazı yapılırsa taahhütname otomatik geçersiz mi olur?

Hayır. Tarih inkârı nedeniyle icra mahkemesindeki itirazın kaldırılması isteminin reddedilmesi, taahhütnamenin esas yönünden kesin biçimde geçersiz sayıldığı anlamına gelmez. İİK m. 275, tarafların genel hükümlere göre mahkemeye başvurma haklarını saklı tutar. Sulh hukuk mahkemesinde tarih, imza, teslim ve taraf iradesi uyuşmazlığına uygun delillerle değerlendirme yapılabilir.

Bu nedenle “tarihler sonradan doldurulduysa belge mutlaka hükümsüzdür” veya “kiracı imzayı attıysa tarih itirazı hiçbir sonuç doğurmaz” biçimindeki kategorik görüşler isabetli değildir. Belgenin imzalanma koşulları, boş bırakılan alanların hangi yetkiyle doldurulduğu ve uyuşmazlığın görüldüğü mahkemenin inceleme yetkisi birlikte değerlendirilmelidir. Boş tarihli belgeye özgü ispat sorunları boş tarihli tahliye taahhütnamesi yazısında ayrıntılı ele alınır.

İİK 275 Uyarınca İtirazın Kaldırılması Ne Zaman Mümkündür?

Kiracı tahliye emrine itiraz ettikten sonra kiraya veren, İİK m. 275 koşulları mevcutsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Mahkeme, takip dayanağının noterlikçe resen düzenlenmiş, tarih ve imzası noterlikçe onaylanmış veya ilgili yönleri ikrar edilmiş belge niteliğinde olup olmadığını değerlendirir. Kira ilişkisinin yenilendiği veya uzatıldığı savunmasında da kanunun öngördüğü nitelikte karşı belge önemlidir.

İcra mahkemesindeki bu yol, kapsamlı bir sahtecilik veya irade sakatlığı yargılamasıyla aynı değildir. İtirazın kaldırılması reddedildiğinde kiraya veren koşulları varsa genel mahkemeye yönelebilir. Buna karşılık icra mahkemesi usulüne uygun belgeye dayanarak itirazı kaldırdığında, kanuni koşullar gerçekleşirse tahliye süreci devam edebilir. İİK m. 275’in son hükmünde genel mahkemeye müracaat hakkının saklı tutulması, icra mahkemesinin sınırlı incelemesinin önemini ayrıca gösterir.

İmza icra mahkemesinde bilirkişiyle incelenir mi?

Adi yazılı taahhütname altındaki imza, takipte açıkça inkâr edilmişse bu imzayı inceleterek İİK m. 275 kapsamında itirazın kaldırılmasını sağlamak, Yargıtayın yerleşik kararlarında kabul edilen yol değildir. İcra mahkemesinin sınırlı belge incelemesi ile genel mahkemenin delil incelemesi karıştırılmamalıdır. Genel mahkemede ise iddianın niteliğine göre belgenin aslı, imza örnekleri, uzman incelemesi ve usulen kullanılabilir diğer deliller gündeme gelebilir.

Kiracı sözleşmenin yenilendiğini ileri sürebilir mi?

Evet. Ancak İİK m. 275’te, kiranın yenilendiği veya uzatıldığı savunması yönünden aynı kuvvet ve mahiyette belge sunulması düzenlenmiştir. Taahhütten sonraki açık bir anlaşma ile yalnızca sürenin kanunen uzaması birbirine eşitlenmemelidir. Yeni belgenin tarihi, tarafları ve tahliye taahhüdüne etkisi araştırılır. Hiçbir belge sunulmadan yapılan genel bir “kira sözleşmesi yenilendi” açıklaması, her durumda itirazın kaldırılmasını engellemez.

Tahliye Taahhüdü İçin Bir Aylık Başvuru Süresi Neden Önemli?

TBK m. 352/1’e göre kiraya veren, kiracının taahhüt ettiği tahliye gününden başlayarak bir ay içinde icra takibine başvurabilir veya dava açabilir. Bu bir aylık süre, kiracının tahliye emrine karşı yedi günlük itiraz süresinden tamamen ayrıdır. Biri kiraya verenin taahhüde dayanarak harekete geçme takvimini, diğeri kiracının başlamış takibe karşı savunma süresini ilgilendirir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 04.10.2012 tarihli, 2012/8861 E., 2012/12771 K. sayılı kararında, taahhüt edilen tahliye gününden bir aydan fazla süre sonra başlatılan takibi süresiz bulmuş; başvurunun geç yapılmasının icra mahkemesince kendiliğinden dikkate alınması gerektiğini değerlendirmiştir. Bu sebeple yalnızca imza veya tarihe odaklanmak, takip tarihindeki süre sorununu gözden kaçırabilir.

Örneğin belgede tahliye tarihi 15 Nisan olarak gösteriliyorsa, kiraya verenin takip veya dava başlatma zamanı 15 Nisan’dan başlayan bir aylık takvime göre değerlendirilir. Buna karşılık kiracıya tahliye emri 10 Haziran’da usulüne uygun tebliğ edilmişse, kiracının itiraz takvimi Haziran’daki bu tebliğ üzerinden hesaplanır. Somut dosyada tatil günleri ve süreye etki edebilecek usul işlemleri ayrıca kontrol edilmelidir.

İtiraz Yapılınca Kiracı Evden Çıkmak Zorunda mı?

Süresinde ve usulüne uygun itiraz, ilamsız tahliye takibini durdurur. Kiraya veren, itirazı yok sayarak kendiliğinden tahliyeye girişemez. İtirazın kaldırılması talebinde bulunması veya koşulları varsa genel mahkemede dava açması gerekebilir. İtirazın kabul edileceği ya da kira ilişkisinin kesin olarak süreceği yönünde ise yalnız bu işlemden sonuç çıkarılamaz.

İİK m. 272 uyarınca tahliye emri, kiracıya taşınmazı tahliye ve teslim etmesi için on beş günlük süre öngörür. Yedi günlük itiraz süresi bu on beş günlük sürenin aynısı değildir. İtiraz yapılmaz veya itiraz kaldırılırsa İİK m. 273’teki koşullara göre tahliye ve teslim işlemleri gündeme gelebilir; zorla tahliye işlemi icra makamları eliyle yürütülür. Kapının değiştirilmesi, elektrik veya suyun kesilmesi gibi fiilî müdahaleler usulüne uygun tahliye yerine geçmez.

İcra Mahkemesi mi, Sulh Hukuk Mahkemesi mi Görevli?

İİK m. 275’teki itirazın kaldırılması ve ilamsız tahliye usulünde icra mahkemesi görevlidir. Buna karşılık tahliye taahhüdünün geçerliliği, imzanın aidiyeti veya tarihlerin gerçekliği konusunda kapsamlı yargılama gerektiren uyuşmazlıklarda, talep ve dava türüne göre sulh hukuk mahkemesi önünde genel hükümler çerçevesinde yargılama söz konusu olabilir. HMK m. 4, kira ilişkisinden doğan davalarda temel görev kuralını düzenler; İİK’ye göre ilamsız tahliyeye ilişkin özel usul saklıdır.

Yetkili merci de hangi yolun seçildiğine göre belirlenir. İcra dairesinin yetkisi ile mahkemenin yer bakımından yetkisi aynı şey değildir. Kiralananın adresi, tarafların yerleşim yeri, takibin yapıldığı yer ve uygulanabilir yetki kuralları birlikte incelenmelidir. “Tahliye taahhüdü tartışılıyorsa her durumda aynı mahkeme görevlidir” yaklaşımı hatalıdır.

Tahliye Taahhüdüne İtirazda Hangi Belgeler Önemlidir?

İtirazın maddi temeli ve sonradan yapılacak yargılama bakımından öncelikle belgenin aslının, tebligatların ve kira ilişkisinin tarihsel seyrinin ortaya konulması gerekir. Kişinin elindeki belge kopyasıyla icra dosyasındaki nüsha arasında fark bulunması da ayrı bir inceleme konusudur. Somut uyuşmazlıkta şu belgeler öne çıkabilir:

  • Tahliye taahhütnamesinin aslı ve kopyaları: İmza, düzenleme tarihi, tahliye günü ve sonradan yapılan eklemelerin tespiti için.
  • İlk kira sözleşmesi ve ek protokoller: Tarafları, kira başlangıcını ve varsa teslim şartlarını göstermek için.
  • Kiralananın teslim tutanağı ve anahtar teslim kayıtları: Taahhüdün teslimden sonra verilip verilmediğini değerlendirmek için.
  • Tahliye emri ve tebliğ belgesi: Yedi günlük itiraz süresinin doğru başlangıcını belirlemek için.
  • Sonraki yazılı anlaşmalar: Kira ilişkisinin yenilenmesi veya uzatılması iddiasının niteliğini araştırmak için.
  • Taraf yazışmaları ve diğer hukuka uygun deliller: İmza ve tarihlerin hangi koşullarda tamamlandığına ilişkin somut iddiayı desteklemek için.

Her delil her yargılama türünde aynı etkiyi doğurmaz. Özellikle İİK m. 275 bakımından aranan nitelikli belge ile sulh hukuk mahkemesinde genel ispat hükümleri kapsamında değerlendirilecek deliller birbirinden farklıdır. Sadece tanık göstermek, icra mahkemesinin İİK m. 275’teki belge sınırlamasını ortadan kaldırmaz.

Arabuluculuk Tahliye Taahhüdüne İtirazda Zorunlu mu?

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m. 18/B, kiralanan taşınmazların İİK’ye göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümleri kira uyuşmazlıklarındaki dava şartı arabuluculuk uygulamasının dışında tutar. Dolayısıyla Örnek 14 tahliye emrine karşı icra dairesinde itiraz edebilmek için önceden arabulucuya başvurma şartı yoktur.

Buna karşılık genel mahkemede açılacak bağımsız kira davasının arabuluculuk şartına tabi olup olmadığı, uyuşmazlığın niteliğine ve seçilen dava yoluna göre ayrıca belirlenir. İcra itirazı ile sonradan açılan davanın aynı hukuki işlem olduğu düşünülmemelidir. Arabuluculuk başvurusu ile tahliye ve dava sürelerinin etkileşimi de dosya üzerinden incelenmelidir.

Örnek Olay: İmza Kabul Ediliyor, Tarihler Reddediliyor

Kiracı, 1 Mart’ta konutu teslim aldıktan sonra imzaladığını söylediği adi yazılı bir belgeye dayanılarak takip başlatıldığını öğrenmiş olsun. Kiracı, taahhütnameyi gerçekten imzaladığını; ancak düzenleme ve tahliye tarihlerinin boş bırakıldığını, kendisinin sonradan yazılan tarihler üzerinde anlaşmadığını ileri sürüyor. Bu savunma imza inkârı değil, tarih inkârıdır. İtirazın tahliye emrinin tebliğinden başlayan yedi günlük sürede icra dairesine yöneltilmesi gerekir.

Belge noterlikçe düzenlenmemiş veya tarih ve imzası onaylanmamışsa, yukarıda açıklanan içtihatlar uyarınca icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasının reddi gündeme gelebilir. Fakat tarihlerin gerçekte nasıl ve hangi yetkiyle doldurulduğu, gerekli olursa genel mahkemede tartışılabilir. Bu örnekte elde edilen sonuç, icra mahkemesi yolunun sınırlılığıdır; kiracının bütün taleplerinde kesin olarak haklı olduğu sonucu değildir.

Tahliye Taahhütnamesine İtiraz Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Tahliye taahhütnamesine itiraz süresi kaç gündür?

İİK m. 274’e göre ilamsız tahliye takibinde tahliye emrinin usulüne uygun tebliğinden itibaren yedi gündür. Taahhüt edilen tahliye tarihinden başlayan bir aylık başvuru süresi ise kiraya vereni ilgilendiren ayrı süredir.

2. İmzayı kabul edip taahhütnamenin tarihine itiraz edebilir miyim?

Evet. Düzenleme veya tahliye tarihine yönelik açık bir itiraz, imza kabul edilmiş olsa da ayrı değerlendirilebilir. Özellikle noterlikçe doğrulanmamış adi belgelerde bu savunmanın İİK m. 275 bakımından etkisi vardır.

3. İmzaya itiraz etmek için noter incelemesi gerekir mi?

Kiracının icra dairesine yapacağı açık imza inkârı için önceden noterden bir inceleme raporu alınması genel bir şart değildir. Ancak noterde düzenlenen veya onaylanan belgenin ispat gücü farklıdır; sonradan yapılacak incelemenin kapsamı yargılama yoluna göre belirlenir.

4. Tahliye taahhüdünü imzaladığımı hatırlamıyorum demek yeterli mi?

Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.06.2018 tarihli kararına göre “imzaladığını hatırlamama” beyanı tek başına açık imza inkârı değildir. Gerçeğe uygun savunma, imza ve tarih bakımından açık biçimde kurulmalıdır.

5. Tahliye taahhütnamesinin tarihi sonradan doldurulmuşsa ne olur?

Adi yazılı belgede tarihin inkâr edilmesi icra mahkemesinin itirazı kaldırma yetkisini sınırlayabilir. Bununla birlikte sonradan doldurma iddiası belgenin her durumda kesin olarak geçersiz olduğu anlamına gelmez; genel mahkemede maddi ve hukuki değerlendirme gerekebilir.

6. Tahliye emrine itiraz tahliyeyi tamamen ortadan kaldırır mı?

Hayır. Süresinde itiraz ilamsız takibi durdurur. Kiraya veren İİK m. 275 koşulları varsa itirazın kaldırılmasını isteyebilir veya uygun durumda genel mahkemeye başvurabilir. Savunmanın kesin sonucu dosyadaki belgelerle belirlenir.

7. Tahliye taahhüdüne itiraz için arabuluculuk gerekir mi?

İcra dairesindeki ilamsız tahliye itirazı için gerekmez. Ancak sulh hukuk mahkemesinde açılacak ayrı bir davada dava şartı arabuluculuk bulunup bulunmadığı ayrıca incelenmelidir.

Sonuç: İtirazın İçeriği ve Tebliğ Tarihi Birlikte Kontrol Edilmeli

Tahliye taahhütnamesine itirazda ilk kontrol, tahliye emrinin hangi tarihte tebliğ edildiğidir. Ardından belge adi yazılı mı, noterlikçe düzenlenmiş mi, imza gerçekten tartışmalı mı, düzenleme veya tahliye tarihi ayrıca inkâr ediliyor mu soruları cevaplanmalıdır. Kiraya verenin bir aylık başvuru takvimi ve varsa sonraki yazılı anlaşmalar da değerlendirilmelidir.

Tahliye taahhüdünün genel şartları hakkında tahliye taahhütnamesi yazısı; taahhüde dayalı takip aşamaları hakkında tahliye taahhüdü ile icra takibi rehberi incelenebilir. Aile konutuna özgü eşin konumu ve rızası ise farklı bir sorun olup aile konutunda tahliye taahhütnamesi konusudur.

Somut takip dosyası, tebligat ve taahhütname bakımından hukuki değerlendirme yapılması gerektiğinde Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosunun İstanbul kira hukuku avukatı sayfasından çalışma alanları ve iletişim bilgilerine ulaşılabilir.

Hukuki Kaynaklar ve İncelenen Yargıtay Kararları

Bilgilendirme notu: Bu içerik genel hukuki açıklama niteliğindedir; somut olayın belge, süre ve tebligat yönünden incelenmesinin yerine geçmez. Mevzuatın ve içtihatların dava tarihinde yürürlükteki durumu ayrıca kontrol edilmelidir.