Çalışan Buluşu Tahkim: Bedel Uyuşmazlığı, Usul ve Süreler

çalışan buluşu tahkim, hizmet buluşu nedeniyle çalışana ödenecek bedelin miktarı veya ödeme şekli üzerinde işveren ile çalışan arasında anlaşma sağlanamaması hâlinde uygulanan özel uyuşmazlık çözüm yoludur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 115/11. maddesi ve Çalışan Buluşları Yönetmeliği’nin 24. maddesi uyarınca bu uyuşmazlıklar tahkim yoluyla çözümlenir. Tahkim için taraflar arasında ayrıca yazılı bir tahkim sözleşmesi bulunması şart değildir. Ancak tahkim sürecinin başlatılabilmesi, ileri sürülen talebin niteliğinin, hizmet buluşuna ilişkin hak talebinin ve Yönetmelik’teki anlaşma aşamasının değerlendirilmesini gerektirir.

Çalışan buluşu uyuşmazlığında üç soru birbirinden ayrılmalıdır: Çalışanın bedel isteme hakkı doğmuş mudur? Bedel ve ödeme şekli konusunda anlaşmazlık hangi aşamada ortaya çıkmıştır? Bu anlaşmazlık hangi tahkim usulüne göre çözülecektir? Bedelin ekonomik hesaplaması ayrı bir hukuki inceleme konusuyken bu makalenin odağı, uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözülmesinin şartları, usulü, delilleri ve sonuçlarıdır.

Çalışan Buluşlarında Tahkimin Hukuki Dayanağı Nedir?

Çalışan buluşundan kaynaklanan bedel uyuşmazlıklarının çözümünde temel düzenleme, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 115. maddesidir. Maddenin altıncı fıkrası çalışanın makul bedel isteme hakkını, dokuzuncu ve onuncu fıkraları bedel ile ödeme şeklinin belirlenmesini, on birinci fıkrası ise uyuşmazlık hâlinde uygulanacak tahkim usulünün yönetmelikle düzenlenmesini öngörür.

Bu kanuni dayanağa istinaden çıkarılan, 29 Eylül 2017 tarihli ve 30195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik, çalışan buluşlarının ekonomik karşılığına ilişkin esaslarla birlikte uyuşmazlık çözüm yöntemini de düzenler.

Temel hukuki dayanaklar:

  • SMK m.113: Hizmet buluşu ve serbest buluş ayrımı.
  • SMK m.114: Çalışanın hizmet buluşunu işverene bildirme yükümlülüğü.
  • SMK m.115/6-11: Bedel isteme hakkı, bedelin belirlenmesi ve tahkim usulüne ilişkin düzenleme.
  • SMK m.117: Çalışan aleyhine düzenleme yasağı ve hakkaniyete uygunluk.
  • SMK m.118/4: İş sözleşmesinin sona ermesinin çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülükleri etkilememesi.
  • Çalışan Buluşları Yönetmeliği m.24: Uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümü.
  • Çalışan Buluşları Yönetmeliği m.25-26: Emredici hükümler ve hakkaniyet denetimi.
  • 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.407-444: İç tahkime ilişkin usul hükümleri.

Çalışan Buluşu Bedelinde Tahkim Zorunlu mudur?

Çalışan Buluşları Yönetmeliği’nin 24. maddesi, kapsamına giren bedel uyuşmazlıklarının tahkim yoluyla çözümlenmesini öngörmektedir. Bu düzenleme, yalnızca tarafların özel bir sözleşmeyle kabul etmeleri hâlinde uygulanabilecek ihtiyari bir tahkim şartından farklıdır.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28.02.2022 tarihli, E.2021/2395, K.2022/679 sayılı kararıyla onanan Danıştay Onuncu Dairesinin 26.11.2020 tarihli, E.2017/3748, K.2020/5479 sayılı kararında, kanuni düzenlemenin çalışan buluşu uyuşmazlıkları bakımından seçimlik bir çözüm yolu öngörmediği kabul edilmiştir.

Dolayısıyla Yönetmelik kapsamındaki bir bedel uyuşmazlığının, tahkim süreci işletilmeden doğrudan mahkemeye taşınması usuli sorun doğurabilir. Bununla birlikte uyuşmazlığın gerçekten çalışan buluşları rejimine girip girmediği ve talebin hukuki niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.

Hangi Çalışan Buluşu Uyuşmazlıkları Tahkime Tabidir?

Tahkim bakımından öncelikle uyuşmazlığın çalışan tarafından gerçekleştirilen bir hizmet buluşundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı belirlenmelidir. Her teknik geliştirme, her işçilik alacağı veya her fikrî mülkiyet anlaşmazlığı kendiliğinden çalışan buluşu tahkimine tabi değildir.

SMK m.113 uyarınca hizmet buluşu, çalışanın iş ilişkisi sırasında görevini yerine getirirken veya büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayanarak gerçekleştirdiği buluştur. Bu tanımın dışında kalan serbest buluşların hukuki rejimi farklıdır. Ayrımın şartları hizmet buluşu ve serbest buluş konusunda ayrıca incelenmektedir.

Bedelin Miktarı ve Ödeme Şekline İlişkin Uyuşmazlıklar

Yönetmelik m.24/1 uyarınca çalışan ve işverenin bedelin miktarı ile ödeme şekli üzerinde anlaşamaması, tahkim mekanizmasının temel uygulama alanıdır.

Örneğin taraflar, çalışana belirli bir ödeme yapılması gerektiğinde anlaşmış ancak ödemenin tek seferde mi yoksa dönemsel olarak mı gerçekleştirileceği konusunda uzlaşamamış olabilir. Benzer şekilde işveren belirli bir bedel önerirken çalışan bu tutarın buluşun ekonomik karşılığını yansıtmadığını ileri sürebilir.

Bu durumlarda uyuşmazlığın esası, yalnızca bir para miktarının belirlenmesi değildir. Önerilen bedelin hangi verilere dayandığı, tarafların hangi hesaplama yöntemini benimsediği ve ödemenin nasıl yapılacağı da uyuşmazlığın parçasıdır.

Bedelin hesaplanmasında kullanılacak ekonomik kriterler, katsayılar ve kazanç belirleme yöntemleri çalışan buluş bedelinin hesaplanması başlıklı ayrı incelemenin konusudur.

Buluşu Birden Fazla Çalışan Gerçekleştirmişse

SMK m.115/10 ve Yönetmelik m.11/2 uyarınca bir hizmet buluşu birden fazla çalışan tarafından gerçekleştirilmişse bedel ve ödeme şekli her çalışan için ayrı ayrı belirlenir.

Çalışanların buluşa katkı düzeylerinin farklı olması, her birinin aynı miktarda bedel alacağı anlamına gelmez. Yönetmelik m.24/4, çalışan ile işveren arasında ve çalışanların kendi aralarında bu Yönetmelik hükümlerine göre doğan uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesini de düzenler.

Ancak çalışanların buluş üzerindeki katkılarına ilişkin teknik ve hukuki tartışma, tarafların yalnızca şirket çalışanı olmalarına dayanılarak çözülemez. Her bir kişinin somut buluşa katkısının ve ileri sürdüğü hakkın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Tahkim Kapsamıyla Karıştırılmaması Gereken Uyuşmazlıklar

Çalışan buluşu tahkimini değerlendirirken aşağıdaki hukuki konular ayrı tutulmalıdır:

Özellikle hizmet buluşu bedeliyle ilgisi bulunmayan bağımsız bir işçilik alacağı, yalnızca aynı iş sözleşmesinden kaynaklandığı için Yönetmelik m.24 kapsamında kabul edilemez.

Çalışan Buluşu Tahkimine Ne Zaman Başvurulabilir?

Yönetmelik m.24/1, bedel ve ödeme şekli üzerinde anlaşmanın sağlanması için iki ayrı başlangıç olayı öngörür. Başlangıç tarihi, işverenin hizmet buluşu üzerinde tam hak mı yoksa kısmi hak mı talep ettiğine göre değişir.

İşverenin hak talebiİki aylık anlaşma süresinin başlangıcıAnlaşma sağlanamazsa
Tam hak talebiPatent veya faydalı modelin verildiği tarihBedelin miktarı ve ödeme şekline ilişkin uyuşmazlık tahkimle çözümlenir.
Kısmi hak talebiİşverenin buluştan yararlanmaya başladığı tarihBedel ve ödeme şekli üzerindeki uyuşmazlık tahkime götürülür.

Önemli ayrım: Yönetmelik’te düzenlenen iki aylık süre, tarafların bedel konusunda anlaşamamaları hâlinde tahkim mekanizmasının devreye girmesine ilişkin süredir. Bu düzenleme, iki ay geçtikten sonra bedel talep hakkının kendiliğinden ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Alacağın zamanaşımı, muacceliyeti ve tahkim talebinin zamanında ileri sürülmesi farklı hukuki sorunlardır.

İş Sözleşmesi Sona Erdikten Sonra Tahkime Başvurulabilir mi?

Evet. SMK m.118/4, çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülüklerin iş sözleşmesinin sona ermesinden etkilenmeyeceğini düzenler.

Yönetmelik m.24/3 de iş ilişkisinin patent veya faydalı model verilmeden önce sona ermiş olması hâlinde bedelin miktarı ve ödeme şekline ilişkin uyuşmazlıklarda aynı tahkim hükümlerinin uygulanacağını belirtir.

Bu nedenle çalışanın işten ayrılmış olması, tek başına çalışan buluşundan doğan bedel talebini veya tahkim yolunu ortadan kaldırmaz. Bununla birlikte buluşun hangi dönemde gerçekleştirildiği, işverenin hak talebinin tarihi ve uygulanacak mevzuat ayrı ayrı incelenmelidir.

İş ilişkisinin sona ermesinden sonra buluş üzerindeki hakların kime ait olduğuna ilişkin sorunlar, işten ayrılan çalışanın patent hakkı kapsamında farklı bir inceleme gerektirir.

Çalışan Buluşu Tahkim Süreci Nasıl Başlatılır?

Çalışan Buluşları Yönetmeliği m.24/2 uyarınca, yazılı bir tahkim sözleşmesi bulunması aranmaksızın 6100 sayılı HMK’nın tahkime ilişkin hükümleri uygulanır. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda ise Yönetmelik, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’na gönderme yapmaktadır.

Bu düzenleme, çalışan buluşu uyuşmazlıklarının tamamının belirli bir tahkim merkezinde görülmesini zorunlu kılmaz. Tahkim kurumunun, hakemlerin ve uygulanacak usulün belirlenmesinde ilgili mevzuat ile tarafların geçerli usul anlaşmaları birlikte değerlendirilir.

Tahkim Sürecinin Temel Aşamaları

  1. Uyuşmazlığın belirlenmesi: Çalışan, talep ettiği bedeli veya ödeme şeklini; işveren ise kabul ettiği veya karşı çıktığı hususları somutlaştırır.
  2. Hukuki dayanağın tespiti: Hizmet buluşunun varlığı, işverenin hak talebi, bedel isteme hakkı ve tahkime tabi uyuşmazlık belirlenir.
  3. Anlaşma aşamasının değerlendirilmesi: Yönetmelik m.24’teki başlangıç olayı ve iki aylık anlaşma süreci incelenir.
  4. Hakem seçimi: Taraflar geçerli seçim usulüne göre hakem veya hakem kurulunu oluşturur.
  5. Talep ve savunmaların sunulması: Bedel talebi, hukuki itirazlar, teknik belgeler, mali kayıtlar ve diğer deliller tahkim yargılamasına sunulur.
  6. İnceleme ve karar: Hakem veya hakem kurulu uyuşmazlığı inceler ve usul hükümlerine uygun olarak karar verir.

Tahkim yargılamasının başlatılmasıyla doğrudan mahkemede bedel davası açılması aynı işlem değildir. Tahkimde mahkemeler, ancak kanunun öngördüğü durumlarda yardımcı veya denetleyici rol üstlenir.

Taraflar Hakem Seçiminde Anlaşamazsa Ne Olur?

HMK m.415 uyarınca hakem sayısının tek olması gerekir. Taraflar hakem sayısını belirlememişse kural olarak üç hakem seçilir.

HMK m.416, hakem seçiminin nasıl yapılacağını ve seçim konusunda anlaşma sağlanamadığında mahkemeden nasıl yardım istenebileceğini düzenler.

Tek hakem üzerinde anlaşma sağlanamaması durumunda taraflardan birinin talebi üzerine mahkeme hakemi seçebilir. Üç hakemli tahkimde ise taraflardan birinin kendisine ulaşan hakem seçme talebinden itibaren bir ay içinde hakemini seçmemesi veya seçilen iki hakemin üçüncü hakem üzerinde süresinde anlaşamaması durumunda kanunda öngörülen mahkeme yardımı gündeme gelir.

Mahkemenin hakem seçimi konusundaki yetkisi, bedel uyuşmazlığını bizzat karara bağlama yetkisiyle karıştırılmamalıdır. Hakem tayini için başvurulacak mahkeme HMK m.410 ve ilgili görev kuralları çerçevesinde belirlenir.

Tahkim İçin Belirli Bir Merkeze Başvurmak Zorunlu mudur?

Yönetmelik m.24, çalışan buluşu bedel uyuşmazlıklarının mutlaka belirli bir tahkim kurumu tarafından çözülmesini şart koşmamaktadır.

Taraflar uygulanabilir usul kuralları çerçevesinde kurumsal tahkimden yararlanabilecekleri gibi hakemlerin somut uyuşmazlık için oluşturulduğu tahkim yöntemini de kullanabilirler.

Taraflarca belirli bir tahkim merkezi veya usulü üzerinde anlaşılması hâlinde, bu düzenlemenin çalışan buluşları hukukunun emredici hükümleriyle ve uygulanacak tahkim mevzuatıyla uyumu ayrıca değerlendirilmelidir.

Çalışan Buluşu Tahkiminde Hangi Deliller Önemlidir?

Bedel uyuşmazlığında yalnızca patent belgesinin bulunması, çalışanın ileri sürdüğü bütün taleplerin kabulü için yeterli değildir. Buluşun niteliği, işverenin hak talebi, çalışanın katkısı, buluşun ekonomik değerlendirilmesi ve tarafların anlaşmaları birlikte incelenir.

Tahkim yargılamasında uyuşmazlığa göre aşağıdaki deliller önem taşıyabilir:

  • Buluş bildirimleri: Çalışanın işverene yaptığı yazılı bildirim, teknik açıklamalar ve bildirimin teslim veya ulaşma kayıtları.
  • İşverenin hak talebi: Tam veya kısmi hak talebini gösteren yazışmalar, bildirimler ve ilgili tarihler.
  • Patent veya faydalı model belgeleri: Başvuru, verilme, hak sahipliği ve buluşçu bilgileri.
  • İş ilişkisine ilişkin belgeler: İş sözleşmesi, görev tanımı, araştırma-geliştirme sorumlulukları ve işyerindeki teknik çalışmalar.
  • Bedel anlaşmaları: Tarafların imzaladıkları sözleşmeler, ödeme planları, ücret veya teşvik belgeleri ve yazışmalar.
  • Ekonomik veriler: Buluşun kullanılmasıyla bağlantılı üretim, lisans, satış, maliyet ve diğer mali kayıtlar.
  • Teknik katkı belgeleri: Araştırma kayıtları, proje raporları, test sonuçları ve buluşun geliştirilmesindeki kişisel katkıyı gösteren belgeler.
  • Uyuşmazlık yazışmaları: Bedel teklifleri, itirazlar, ödeme talepleri, hakem seçimine davetler ve bunların karşı tarafa ulaştığını gösteren kayıtlar.

İşveren ve Çalışan Hangi İtirazları İleri Sürebilir?

İşveren, uyuşmazlığa konu teknik çözümün hizmet buluşu şartlarını taşımadığını, çalışanın ileri sürdüğü katkı düzeyinin ispatlanamadığını, daha önce geçerli bir bedel anlaşması yapıldığını veya talebin tutarının ilgili hesaplama esaslarına uygun olmadığını savunabilir.

Çalışan ise bedelin buluşun ekonomik değerini yansıtmadığını, işverenin buluştan elde ettiği kazancın eksik gösterildiğini, kendi teknik katkısının yeterince dikkate alınmadığını veya taraflar arasında belirlenen bedelin hakkaniyetle bağdaşmadığını ileri sürebilir.

Bu iddiaların her biri somut olaya göre delillendirilmelidir. Özellikle teknik buluşun şirket gelirleriyle bağlantısının kurulması, toplam şirket cirosunun doğrudan buluş kazancı sayılmasını gerektirmez.

Tahkimde Teknik Bilirkişi İncelemesi Yapılabilir mi?

Çalışan buluşu bedel uyuşmazlıkları teknik ve ekonomik değerlendirmeyi birlikte gerektirebilir. Hakem veya hakem kurulu, uygulanacak tahkim usulü çerçevesinde uzman incelemesinden yararlanabilir.

Teknik inceleme buluşun özellikleri, çalışanın katkısı ve işletmenin mevcut teknik altyapısıyla ilişkisi üzerinde yoğunlaşabilir. Ekonomik değerlendirme ise bedel hesabına esas gelir ve maliyetler, kullanım biçimi ve ilgili finansal kayıtlar bakımından önem taşır.

Bununla birlikte bilirkişi görüşü, hukuki karar verme yetkisinin hakemden bilirkişiye geçmesi anlamına gelmez. Bedel uyuşmazlığının hukuki şartları ile delillerin değerlendirilmesine ilişkin nihai karar, tahkim yargılamasının yetkili karar organına aittir.

Çalışan Buluşu Bedeline İlişkin Sözleşmeye İtiraz Edilebilir mi?

Evet. SMK m.117/1 uyarınca işverenler, çalışan buluşlarına ilişkin kanuni hükümlerine aykırı olarak çalışan aleyhine düzenleme veya uygulama yapamaz.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, işveren ile çalışan arasındaki sözleşmelerin emredici hükümlere aykırı olmasa dahi önemli ölçüde hakkaniyetle bağdaşmaması durumunda geçersiz sayılacağını düzenler. Bu kural, belirlenen bedel bakımından da uygulanır.

Dolayısıyla tarafların bir bedel üzerinde anlaşmış olması, bu bedelin her durumda hukuki denetim dışında kalacağı anlamına gelmez.

Hakkaniyete Aykırılık İtirazında Altı Aylık Süre

SMK m.117/3 ve Yönetmelik m.26/2 uyarınca sözleşmenin veya belirlenmiş bedelin hakkaniyete aykırılığına ilişkin itirazlar, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en geç altı ay içinde yazılı olarak ileri sürülebilir.

Bu özel süre, Yönetmelik m.24’te düzenlenen iki aylık anlaşma süresinden farklıdır.

SüreHukuki konuBaşlangıç olayı
İki ayBedel ve ödeme şekli üzerinde anlaşma aşamasıTam hak talebinde patent/faydalı modelin verilmesi; kısmi hak talebinde işverenin buluştan yararlanmaya başlaması
Altı aySözleşmenin veya belirlenen bedelin hakkaniyete aykırılığına yazılı itirazİş sözleşmesinin sona ermesi
Bir ayHMK kapsamında hakem kararının iptali davasıHakem kararının veya ilgili tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirilmesi

Bu sürelerin hukuki işlevleri farklıdır. İki aylık anlaşma aşamasının, altı aylık hakkaniyet itirazının ve hakem kararının iptaline ilişkin bir aylık sürenin birbirinin yerine kullanılması, hak kaybı doğurabilecek usuli hatalara neden olabilir.

Tahkimden Önce Arabuluculuğa Başvurulabilir mi?

Çalışan Buluşları Yönetmeliği m.24/5 uyarınca taraflar, tahkim yoluna başvurmadan önce uyuşmazlığı 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu kapsamında çözebilirler.

Bu hüküm, çalışan buluşu bedel uyuşmazlıklarının tahkim öncesinde arabuluculuk yoluyla anlaşmaya elverişli olabileceğini açıkça kabul eder.

Ancak Yönetmelik’teki bu imkânın, bütün çalışan buluşu tahkimlerinde arabuluculuğun zorunlu bir dava şartı olduğu şeklinde değerlendirilmesi doğru değildir. Tarafların arabuluculuk yolunu kullanması, uyuşmazlığın niteliği ve uygulanacak emredici hükümler dikkate alınarak değerlendirilir.

Arabuluculuk sonunda anlaşmaya varılması hâlinde, anlaşmanın özellikle bedel miktarı, ödeme takvimi, hangi buluşları kapsadığı ve tarafların karşılıklı yükümlülükleri bakımından açık olması önemlidir.

Genel patent uyuşmazlıklarındaki dava şartı arabuluculuk ve parasal taleplerin ayrımı ise patent davasında arabuluculuk başlıklı ayrı konunun kapsamındadır.

Çalışan Buluşu Tahkim Kararına Karşı Ne Yapılabilir?

Tahkim yargılamasında verilen kararın yargısal denetimi, olağan bir alacak davasında verilen mahkeme kararının istinaf incelemesinden farklıdır.

6100 sayılı HMK m.439 uyarınca hakem kararına karşı yalnızca iptal davası açılabilir. İptal davası, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılır ve kanunda belirtilen sınırlı sebepler yönünden incelenir.

Hakem Kararı Hangi Sebeplerle İptal Edilebilir?

HMK m.439/2 kapsamında, somut olayın özelliklerine göre aşağıdaki sebepler iptal incelemesinde önem taşıyabilir:

  • Hakem veya hakem kurulunun seçiminde uygulanması gereken usule uyulmaması.
  • Hakem kararının tahkim süresi içinde verilmemesi.
  • Hakemin hukuka aykırı biçimde yetkili veya yetkisiz olduğuna karar vermesi.
  • Hakem veya hakem kurulunun yetkisini aşması ya da talebin tamamı hakkında karar vermemesi.
  • Tahkim yargılamasının usul hükümlerine aykırı yürütülmesi ve bu aykırılığın kararın esasına etkili olması.
  • Tarafların eşitliği veya hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesi.
  • Uyuşmazlığın tahkime elverişli olmaması.
  • Hakem kararının kamu düzenine aykırı bulunması.

İptal davasında mahkemenin görevi, tahkim uyuşmazlığını baştan sona yeniden çözmek değildir. Hakemin bütün ekonomik hesaplamalarının veya maddi hukuk değerlendirmelerinin yeniden yapılması, iptal incelemesinin genel amacı değildir.

Hakem Kararının İptali Davası Kaç Gün İçinde Açılır?

HMK m.439/4 uyarınca iptal davası bir ay içinde açılabilir. Süre, hakem kararının veya varsa tavzih, düzeltme ya da tamamlama kararının taraflara bildirildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

İptal davasının açılması kural olarak hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurmaz. Ancak kanunda öngörülen koşullarda ve teminat karşılığında icranın durdurulması talep edilebilir.

İptal incelemesinin kapsamı ve süresi bakımından HMK m.439 hükümlerinin somut tahkim dosyasına uygulanması gerekir.

Yargı Kararlarında Çalışan Buluşu Tahkimi Nasıl Değerlendirilmektedir?

Çalışan buluşu tahkimine ilişkin yargı kararları, özellikle tahkim yolunun zorunlu niteliği, hakem tayini için gerekli koşullar ve hakem kararının iptalinde yargısal denetimin sınırları bakımından önem taşımaktadır.

1. Danıştay İDDK: Tahkim Düzenlemesinin Kanuni Dayanağı

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 28.02.2022, E.2021/2395, K.2022/679.

Karara konu uyuşmazlıkta, Çalışan Buluşları Yönetmeliği’nin bedel hesaplama ve tahkim usulüne ilişkin çeşitli hükümlerinin iptali talep edilmiştir.

Danıştay Onuncu Dairesi, 26.11.2020 tarihli, E.2017/3748, K.2020/5479 sayılı kararında, SMK m.115/11’in çalışan buluşlarına ilişkin uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümlenmesini öngördüğünü ve ilgili usulün yönetmelikle düzenlenmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını değerlendirmiştir.

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, bu kararı temyiz incelemesi sonunda onamıştır.

Kararın önemi: Yönetmelik m.24’teki tahkim mekanizmasının yalnız tarafların özel iradesine dayanan seçimlik bir usul olmadığına ilişkin hukuki değerlendirmeyi desteklemesidir.

2. İstanbul Anadolu 1. FSHHM: Hakem Tayini İçin Hizmet Buluşunun Somutlaştırılması

İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, 09.05.2023, E.2022/90, K.2023/101.

Karara konu olayda çalışan, işveren tarafından bedel ödenmediğini ileri sürerek hizmet buluşu kapsamında tahkim sürecinin işletilmesi amacıyla hakem tayinini talep etmiştir.

Mahkeme, somut dosyada hizmet buluşunun teknik ve bilimsel ayrıntılarının yeterince açıklanmadığını, SMK m.114 uyarınca işverene yapılması gereken buluş bildiriminin gerçekleştirilmediğini ve ileri sürülen bedel hakkının dayanağının ortaya konulamadığını değerlendirmiştir.

Bu gerekçelerle hakem tayini talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararın önemi: Tahkim usulünün kanunen düzenlenmiş olması, her türlü teknik katkı iddiası üzerine otomatik biçimde hakem tayin edileceği anlamına gelmez. Talebin hizmet buluşu rejimiyle bağlantısının ve dayanaklarının somutlaştırılması önemlidir. Bununla birlikte bu karar ilk derece mahkemesine aittir; her uyuşmazlık bakımından değişmez bir sonuç olarak değerlendirilmemelidir.

3. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi: İptal Davası Esas Yönünden Yeni Bir Yargılama Değildir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 05.12.2024, E.2024/5748, K.2024/8733.

Uyuşmazlıkta çalışan, buluş bedeli alacağının zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine ilişkin tahkim kararının iptalini istemiştir. Davacı; zamanaşımı değerlendirmesine, tahkim süresine, kararın kamu düzenine uygunluğuna ve yargılamanın diğer yönlerine ilişkin itirazlarda bulunmuştur.

Bölge adliye mahkemesi, tarafların tahkim süresinin uzatılmasına muvafakat ettiğini, tahkim kararının usulüne uygun verildiğini ve ileri sürülen zamanaşımı itirazının esas yönünden yeniden incelenmesinin iptal davasının sınırlarını aşacağını değerlendirmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, bölge adliye mahkemesinin iptal istemini reddeden kararını onamıştır.

Kararın önemi: Tahkimde ileri sürülmesi gereken zamanaşımı, hesaplama ve diğer maddi hukuk itirazlarının, hakem kararının iptali davasında sınırsız biçimde yeniden incelenemeyeceğini göstermesidir. Bu karar, çalışan buluşu bedel alacaklarının tamamında zamanaşımının aynı tarihte başlayacağına ilişkin genel bir kural oluşturduğu şeklinde okunmamalıdır.

Çalışan Buluşu Tahkimine İlişkin Örnek Olay

Bir mühendis, çalıştığı işletmede üretim maliyetini azaltan teknik bir buluş gerçekleştirmiş ve buluşunu işverene yazılı olarak bildirmiş olsun. İşveren, kanuni usule uygun biçimde buluş üzerinde tam hak talep etmiş ve patent başvurusunda bulunmuştur.

Patent verildikten sonra çalışan, buluş nedeniyle kendisine bedel ödenmesini istemiştir. İşveren belirli bir ödeme teklif etmiş; çalışan ise teklif edilen miktarın buluşun ekonomik değerine ve kendi katkısına uygun olmadığını ileri sürmüştür.

Patent verilmesinden itibaren iki aylık anlaşma süreci içinde tarafların bedel ve ödeme şekli üzerinde uzlaşamadıkları varsayıldığında, Yönetmelik m.24 kapsamında tahkim yolu gündeme gelir.

Bu durumda:

  1. Patent verilme tarihi ve işverenin hak talebine ilişkin belgeler belirlenir.
  2. Tarafların bedel teklifleri ve anlaşmazlık konusu tespit edilir.
  3. Uygulanacak tahkim usulüne göre hakem seçimi gerçekleştirilir.
  4. Çalışanın katkısı ile ekonomik değerlendirmeye ilişkin belge ve kayıtlar sunulur.
  5. Hakem veya hakem kurulu, ilgili hukuki ve ekonomik esaslara göre uyuşmazlığı karara bağlar.

İşverenin bedel ödeme yükümlülüğüne ilişkin özel bir savunma ileri sürmesi, buluşun korunabilirliğinin tartışılması veya zamanaşımı def’inde bulunulması hâlinde bu hususların ayrıca değerlendirilmesi gerekir. Buluşun ekonomik değerine ilişkin bir uyuşmazlığın tahkime elverişli olması, çalışanın talep ettiği bedelin bütünüyle kabul edileceği anlamına gelmez.

Çalışan Buluşu Tahkimi Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Çalışan buluşu bedel uyuşmazlığı için tahkim sözleşmesi zorunlu mudur?

Hayır. Çalışan Buluşları Yönetmeliği m.24/2, bu kapsamdaki tahkim için yazılı tahkim sözleşmesi bulunma şartını aramamaktadır. Ancak tahkimin konusu ve uygulanacak usul hükümleri ayrıca belirlenmelidir.

2. İşveren bedel konusunda anlaşmayı kabul etmezse çalışan ne yapabilir?

Çalışan, hizmet buluşu bedeline ilişkin hukuki şartların gerçekleşmiş olması ve Yönetmelik’te öngörülen anlaşma aşamasının sonuçsuz kalması hâlinde tahkim yoluna başvurabilir. Hakem seçimi konusunda uzlaşma sağlanamazsa HMK m.416 çerçevesinde mahkemeden yardım istenebilir.

3. Patent verilmeden çalışan buluşu bedeli için tahkim başlatılabilir mi?

Yönetmelik m.24/1, tam hak talebi bakımından iki aylık anlaşma süresini patent veya faydalı modelin verildiği tarihten başlatır. Bu nedenle tam hak talebine dayalı bedel uyuşmazlığının tahkim aşamasına geçişinde verilme tarihi önemlidir. Kısmi hak talebinde ise işverenin buluştan yararlanmaya başladığı tarih esas alınır.

4. İşten ayrılan çalışan buluş bedelini tahkimde talep edebilir mi?

Evet. SMK m.118/4 ve Yönetmelik m.24/3 uyarınca iş ilişkisinin sona ermesi, çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülükleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak bedel isteme hakkının şartları, uygulanacak mevzuat ve süreler somut dosyada incelenmelidir.

5. Hakem kararındaki bedel miktarına doğrudan itiraz edilebilir mi?

Hakem kararına karşı HMK m.439’da düzenlenen iptal davası yolu bulunmaktadır. Fakat iptal davası, bedel hesabının her yönüyle yeniden incelendiği genel bir istinaf yolu değildir. İptal sebeplerinin kanunda öngörülen sınırlar içinde değerlendirilmesi gerekir.

6. Çalışan buluşu tahkiminde arabuluculuk yapılabilir mi?

Evet. Yönetmelik m.24/5, tarafların tahkim öncesinde 6325 sayılı Kanun kapsamında arabuluculuk yoluyla uyuşmazlığı çözebileceğini düzenler. Bu imkân, ilgili hüküm bakımından bütün uyuşmazlıklarda arabuluculuğun zorunlu olduğu anlamına gelmez.

7. Birden fazla çalışan aynı buluş için tek tahkimde bedel talep edebilir mi?

Birden fazla çalışanın aynı buluşa katkıda bulunması hâlinde her çalışanın bedeli ve ödeme şekli ayrı ayrı değerlendirilir. Yönetmelik m.24/4 çalışanların kendi aralarındaki uyuşmazlıkları da kapsar. Taleplerin aynı tahkim yargılamasında birlikte görülüp görülemeyeceği ise taraf yapısı, taleplerin bağlantısı ve uygulanacak usul kurallarına göre belirlenir.

8. Tahkimde verilen karardan sonra doğrudan Yargıtaya başvurulabilir mi?

HMK kapsamındaki hakem kararına karşı başvurulacak temel yol, tahkim yeri bölge adliye mahkemesinde açılan iptal davasıdır. İptal davası hakkında verilen kararlar ise HMK m.439/6 çerçevesinde temyiz incelemesine konu olabilir. Dolayısıyla hakem kararına karşı doğrudan olağan bir temyiz yolunun bulunduğu kabul edilmemelidir.

Sonuç

Çalışan buluşu bedel uyuşmazlıklarında tahkim, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 115/11. maddesi ve Çalışan Buluşları Yönetmeliği’nin 24. maddesine dayanan özel uyuşmazlık çözüm mekanizmasıdır. Kapsama giren uyuşmazlıklarda yazılı tahkim sözleşmesi bulunması aranmaz. Bedelin miktarı ve ödeme şekli üzerinde uzlaşma sağlanamadığında kanunen öngörülen tahkim usulü uygulanır.

Hukuki değerlendirmede hizmet buluşunun niteliği, işverenin tam veya kısmi hak talebi, anlaşma süresinin başlangıcı, buluşun ekonomik karşılığı, hakem seçimi ve deliller birlikte ele alınmalıdır. Ayrıca Yönetmelik’teki iki aylık anlaşma süresi, SMK m.117’deki altı aylık hakkaniyet itirazı ve HMK m.439’daki bir aylık iptal davası süresi birbirinden ayrı tutulmalıdır.

Özellikle çalışan ile işverenin uyuşmazlığın tahkime tabi olup olmadığı, hakem seçimi, bedelin değerlendirilmesi veya hakem kararının iptali konularında anlaşmazlık yaşaması hâlinde, uygulanacak mevzuatın ve mevcut belgelerin birlikte incelenmesi önem taşır. Çalışan buluşlarından doğan hakların korunması ve uyuşmazlığın hukuki niteliğinin değerlendirilmesi konusunda patent hukuku alanında hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık çözümü kapsamında destek alınabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer