İşverenin Hizmet Buluşuna Hak Talebi: Süre ve Sonuçlar

işverenin hizmet buluşuna hak talebi, çalışanın iş ilişkisi sırasında gerçekleştirdiği hizmet buluşu üzerinde işverenin tam veya kısmi hak elde etmesini sağlayan kanuni işlemdir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 115. maddesine göre işveren, usulüne uygun buluş bildiriminin kendisine ulaşmasından itibaren dört ay içinde hak talebini çalışana yazılı olarak bildirmelidir. Tam hak talebinin çalışana ulaşmasıyla buluş üzerindeki haklar işverene geçer; kısmi hak talebinde ise buluş serbest buluş niteliği kazanırken işverenin kanundan doğan kullanma hakkı saklı kalır. Süresinde hak talebi yapılmaması, buluşun serbest buluşa dönüşmesine neden olur.

Bu düzenleme, çalışan tarafından geliştirilen teknik çözümün işveren tarafından hangi koşullarda sahiplenilebileceğini, hak talebinin ne zaman sonuç doğurduğunu ve tarafların bundan sonraki yükümlülüklerini belirler. İşverenin buluşu kendi işletmesinde kullanması, geliştirme faaliyetlerini finanse etmesi veya çalışana ücret ödemesi, tek başına usulüne uygun hak talebinin yerine geçmez.

İşveren Hangi Buluş Üzerinde Hak Talep Edebilir?

İşverenin SMK m.115 kapsamında hak talep edebilmesi için öncelikle söz konusu teknik çözümün hizmet buluşu niteliğinde olması gerekir. SMK m.113/1 uyarınca çalışanın iş ilişkisi sırasında, yükümlü olduğu faaliyeti gereği veya büyük ölçüde işletmenin ya da kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak gerçekleştirdiği buluşlar hizmet buluşudur.

Bu nedenle bir buluşun çalışma saatlerinde ortaya çıkması veya işverenin ekipmanlarından yararlanılarak geliştirilmesi, tek başına her olayda yeterli değerlendirme değildir. Çalışanın görev tanımı, teknik problemin kaynağı, araştırma süreci, işverenin talimatları ve işletmenin buluşa katkısı birlikte incelenir.

Hizmet buluşu ile serbest buluş arasındaki maddi hukuk ayrımı, hizmet buluşunun hukuki niteliği konusunda ayrıca değerlendirilmelidir. Bu makalenin konusu ise hizmet buluşu niteliği taşıyan bir teknik çözüm üzerinde işverenin hak talebinde bulunması ve bu talebin sonuçlarıdır.

İş sözleşmesindeki genel patent maddesi yeterli midir?

İş sözleşmelerinde, çalışan tarafından geliştirilen bütün buluşların işverene ait olacağına ilişkin hükümler bulunabilir. Ancak bu tür düzenlemeler SMK’nın çalışan buluşlarına ilişkin emredici hükümlerini ortadan kaldırmaz.

SMK m.117/1, çalışanların aleyhine kanuna aykırı düzenleme ve uygulama yapılmasını yasaklar. Aynı hüküm, hizmet buluşları hakkında sözleşme yapma serbestliğinin patent verilmesi için yapılacak başvurudan sonra başladığını düzenler. Dolayısıyla iş sözleşmesine konulan genel bir mülkiyet hükmünün, SMK m.115’teki yazılı hak talebi mekanizmasını kendiliğinden gereksiz hâle getirdiği kabul edilemez.

İşverenin hak edinimi, somut buluşun hizmet buluşu sayılıp sayılmadığı ve kanuni hak talebi sürecinin tamamlanıp tamamlanmadığı üzerinden değerlendirilmelidir.

İşverenin Hak Talebi Nasıl ve Hangi Sürede Yapılır?

SMK m.115/1 ve 29 Eylül 2017 tarihli, 30195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik m.6 uyarınca işveren, tam veya kısmi hak talebini dört ay içinde yazılı olarak çalışana bildirmek zorundadır.

Dört aylık sürenin başlangıcı, buluşun gerçekleştirildiği veya işverenin buluşu fiilen öğrendiği tarih değil, kanuna uygun çalışan buluş bildiriminin işverene ulaştığı tarihtir.

Bu ayrım özellikle Ar-Ge birimlerinde önem taşır. Bir mühendis buluşunu toplantıda anlatmış, prototipini göstermiş veya teknik çizimleri ortak bir dosyada paylaşmış olabilir. Ancak bu olayların her biri, ayrıca değerlendirilmeden SMK m.114 kapsamında usulüne uygun buluş bildirimi olarak kabul edilemez.

Çalışanın bildirimindeki teknik içerik, eksikliklerin bildirilmesi ve tamamlanması, işverenin bildirimi kayda alma yükümlülüğü bakımından çalışan buluş bildirimi usulü belirleyicidir. Yönetmeliğin 5. maddesi de usulüne uygun bildirim ile eksik bildirimi birbirinden ayırmaktadır.

Hak talebi yazısında neler bulunmalıdır?

Hak talebinin içeriği, işverenin hangi buluş üzerinde hangi kapsamda hak istediğini tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya koymalıdır. Bu amaçla yazıda aşağıdaki bilgilerin bulunması uygun olur:

  • İşverenin ve buluşu gerçekleştiren çalışanın kimliği,
  • Buluşun adı, teknik konusu ve varsa kurum içi buluş kayıt numarası,
  • Çalışanın buluş bildiriminin işverene ulaştığı tarih,
  • Talebin tam hak talebi mi, kısmi hak talebi mi olduğunun açık ifadesi,
  • Kısmi hak isteniyorsa talep edilen kullanımın kapsamını açıklayan bilgiler,
  • Hak talebine ilişkin tarih ve yetkili işveren temsilcisinin beyanı.

Kanun, hak talebinin yazılı olarak çalışana bildirilmesini zorunlu kılar. Bu nedenle yalnızca şirket yönetiminin kendi içinde aldığı kararın veya yönetim kurulu tutanağının varlığı, çalışana yöneltilmiş hak talebinin ulaştığını her durumda ispatlamaz. Özellikle tam hak talebinde, hakların geçişi bakımından bildirimin çalışana ulaşma tarihi belirleyicidir.

İşverenin dört aylık sürede patent başvurusu yapması gerekir mi?

Hayır. SMK m.115’teki dört aylık süre, işverenin çalışana hak talebini bildirme süresidir. Bu süre doğrudan patent başvurusunun tamamlanması için öngörülmüş bir süre değildir.

İşverenin tam hak talebinden sonra patent başvurusuyla ilgili yükümlülükleri SMK m.116 kapsamında ayrıca doğar. Hak talebinin geçerliliği ile patent başvurusu işleminin tamamlanması birbirine karıştırılmamalıdır.

Tam Hak Talebi ile Kısmi Hak Talebi Arasındaki Fark

SMK m.115, işverenin hizmet buluşu üzerinde iki farklı kapsamda hak talep edebilmesine imkân tanır. Bu tercih, buluş üzerindeki hak sahipliğini ve çalışanın buluşu değerlendirme serbestisini doğrudan etkiler.

Hukuki durumTam hak talebiKısmi hak talebi
Hak talebinin niteliğiBuluş üzerindeki hakların tamamının işverene geçmesine yöneliktir.İşverenin buluşu kullanmasına yönelik sınırlı hak edinimidir.
Buluşun statüsüHaklar işverene geçer.Buluş serbest buluş niteliği kazanır.
Çalışanın tasarruf yetkisiDevredilen haklar üzerinde bağımsız tasarruf yetkisi kalmaz.İşverenin kanuni kullanım hakkı saklı olmak üzere buluş değerlendirilebilir.
İşverenin kullanımıDevralınan haklara dayanır.Kısmi hakka dayanan kullanım yetkisine dayanır.
Çalışanın bedel hakkıMakul bedel talep edilebilir.İşveren buluşu kullanırsa makul bedel hakkı doğar.
Patent başvurusuSMK m.116’daki başvuru yükümlülüğü ve istisnaları uygulanır.Serbest buluş statüsü nedeniyle başvuru yetkisi kural olarak çalışandadır.

İşverenin tercihi yalnızca bir bildirim şekli farkı değildir. Tam hak talebiyle buluş üzerindeki hakların devralınması, kısmi hak talebiyle buluşun kullanılması birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğurur.

İşverenin Tam Hak Talebinin Hukuki Sonuçları

1. Buluş üzerindeki haklar işverene geçer

SMK m.115/2 uyarınca işverenin tam hak talebinin çalışana ulaşmasıyla buluş üzerindeki tüm haklar işverene geçmiş olur. Buradaki belirleyici olay, işverenin yalnızca hak talebine karar vermesi değil, tam hak talebi bildiriminin çalışana ulaşmasıdır.

Bu hak geçişinin gerçekleşmesi için önce patent verilmiş olması aranmaz. İşveren, kanuni şartları karşılayan hak talebi sonucunda patent isteme hakkını da kapsayan hakları edinir. Ancak bu sonuç, buluşun mutlaka patentlenebilir olduğu veya yapılacak patent başvurusunun kesinlikle kabul edileceği anlamına gelmez.

SMK m.109’daki genel patent isteme hakkı ile çalışan buluşlarının özel edinim sistemi birlikte değerlendirilmelidir. Patent hakkının kime ait olduğu sorusunda genel hak sahipliği kuralları ile işverenin hizmet buluşuna ilişkin kanuni hak edinimi birbirinden ayrılır.

2. Çalışanın buluşçu sıfatı ortadan kalkmaz

İşverenin tam hak talebi, buluş üzerindeki devredilebilir hakların işverene geçmesini sağlar. Bununla birlikte buluşu fiilen gerçekleştiren kişinin kim olduğu farklı bir hukuki meseledir.

Dolayısıyla işverenin patent başvurusunda hak sahibi olarak yer alması, buluşu gerçekleştiren çalışan yerine işverenin buluşçu olduğu anlamına gelmez. Birden fazla çalışanın teknik katkısının bulunduğu durumlarda da gerçek buluşçuların kimliği ile bunların katkı düzeyleri ayrı ayrı belirlenmelidir.

3. İşverenin hak talebinden önceki tasarruflar etkilenebilir

SMK m.115/4 uyarınca çalışanın, işverenin hak talebinden önce buluş üzerinde gerçekleştirdiği tasarruflar, işverenin haklarını ihlal ettiği ölçüde işverene karşı geçersiz sayılır.

Örneğin çalışan, henüz işverenin hak talebi süreci sonuçlanmamışken hizmet buluşuyla ilgili üçüncü bir kişiye kullanım hakkı vermiş olabilir. İşverenin daha sonra kanuni şartlarla yaptığı hak talebi karşısında, önceki işlemin işverenin edindiği haklarla çatışıp çatışmadığı incelenir.

Bu hüküm, çalışanın yaptığı her işlemin her durumda ve herkese karşı bütünüyle hükümsüz olduğu anlamına gelmez. Kanun, geçersizliği işverenin haklarının ihlal edildiği ölçüde ve işverene karşı düzenlemiştir.

Kısmi Hak Talebinde Çalışanın ve İşverenin Yetkileri

SMK m.115/3 uyarınca işverenin kısmi hak talep etmesi hâlinde hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır. Buna karşılık işveren, talep ettiği kısmi hakka dayanarak buluşu kullanabilir.

Bu sonuç, tam hak talebinden farklıdır. Çalışan buluşu değerlendirme yetkisini tümüyle kaybetmez; işveren de yalnızca kısmi hak edinmiş olması nedeniyle buluşun bütün haklarının sahibi hâline gelmez.

Kısmi hak talebi, tam hak talebinin daha düşük bir oranla yapılmış şekli değil, hukuki niteliği farklı bir kullanım hakkıdır.

İşverenin kullanımı çalışanın buluşunu değerlendirmesini engellerse ne olur?

İşverenin kısmi hakka dayanarak yaptığı kullanım, çalışanın buluşunu ekonomik olarak değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa çalışan, SMK m.115/3 uyarınca işverenden iki seçenekten birini isteyebilir:

  • Buluş üzerindeki hakkın tamamen devralınması,
  • İşverenin kısmi hakka dayanan kullanım hakkından vazgeçmesi.

İşveren, çalışanın bu yöndeki bildiriminin kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki ay içinde cevap vermezse kısmi hakka dayanarak buluşu kullanma hakkı sona erer.

Bu iki aylık süre, işverenin başlangıçtaki dört aylık hak talebi süresinden farklıdır. Başlangıç olayı da farklıdır: İki aylık süre, çalışanın kısmi kullanıma ilişkin talebinin işverene tebliğinden itibaren işler.

Kısmi hak talebinin bulunduğu hâllerde işverenin hangi ürün, usul veya faaliyet kapsamında buluştan yararlandığının belgelenmesi, hem kullanım yetkisinin kapsamı hem de çalışanın bedel hakkı bakımından önemlidir.

İşveren Dört Ay İçinde Hak Talep Etmezse Ne Olur?

SMK m.115/1’e göre işverenin süresinde yazılı hak talebinde bulunmaması veya hak talebinde bulunmadığını çalışana bildirmesi hâlinde hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır.

Bunun hukuki sonucu, işverenin SMK m.115’teki hizmet buluşunu edinme mekanizmasına dayanarak artık aynı şekilde hak kazanamamasıdır. SMK m.115/12 ayrıca, serbest buluş niteliği kazanmış hizmet buluşu üzerinde çalışanın, SMK m.119’daki yükümlülüklere tabi olmaksızın tasarrufta bulunabileceğini düzenler.

Serbest buluşun bildirilmesi ve işverene teklif yükümlülüğü ise başka bir hukuki mesele olup serbest buluş bildirimi kapsamında ele alınır.

İşverenin daha sonra patent başvurusu yapması hak talebindeki eksikliği giderir mi?

İşverenin patent başvurusu yapması, hak talebindeki eksiklikleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Patent başvurusunun kim tarafından yapıldığı ile başvuru sahibinin patent isteme hakkını hangi hukuki sebeple edindiği birbirinden farklıdır.

İşveren, geçerli bir hak talebi veya başka bir hukuki edinim sebebine dayanmadan başvuru yapmışsa patent isteme hakkının aidiyeti uyuşmazlık konusu olabilir. Böyle bir durumda hak sahipliğine ilişkin iddialar ve talep yolları, patent isteme hakkının gaspı bakımından ayrıca incelenir.

Öte yandan dört aylık sürenin gerçekten başlayıp başlamadığı da önemlidir. Çalışan usulüne uygun buluş bildirimi yapmamışsa, yalnızca buluşun işveren tarafından öğrenilmiş olması nedeniyle dört aylık sürenin kesin olarak dolduğu sonucuna varılamaz.

Tam Hak Talebinden Sonra İşverenin Patent Başvurusu Yükümlülüğü

SMK m.116/1 uyarınca işveren, kendisine bildirilen hizmet buluşu üzerinde tam hak talep etmişse patent verilmesi amacıyla ilk başvuruyu Türk Patent ve Marka Kurumuna (TÜRKPATENT) yapmakla yükümlüdür.

Kanun bu yükümlülük bakımından istisnalar öngörür. SMK m.116/2 uyarınca aşağıdaki durumlardan en az birinin gerçekleşmesi hâlinde işverenin ilk başvuru yükümlülüğü ortadan kalkar:

  • Hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması,
  • Çalışanın buluş için başvuru yapılmamasına rıza göstermesi,
  • İşletme sırlarının korunmasının başvuru yapılmamasını gerektirmesi.

Ayrıca SMK m.116/1, işletme menfaatleri gerektiriyorsa işverenin patent başvurusu yapmaktan kaçınabilmesine ilişkin düzenleme içerir. Ancak kanuni istisnalar dışındaki başvurudan kaçınma, çalışanın bedel hakkından doğan sonuçları bertaraf etmez. Bu durumda patent alınmaması nedeniyle çalışanın uğrayabileceği muhtemel ekonomik kayıplar bedel hesabında dikkate alınır.

İşveren patent başvurusu yapmazsa buluş çalışana geri döner mi?

SMK m.116/4 uyarınca işveren, tam hak talep ettiği hizmet buluşu için başvuruda bulunmaz ve çalışanın belirleyeceği süre içinde de başvuruyu yapmazsa buluş serbest buluş niteliği kazanır.

Bu hükmün uygulanmasında işverenin başvuru yükümlülüğünün devam edip etmediği, başvurunun yapılmama sebebi, çalışanın işverene süre verip vermediği ve bu sürenin sonunda başvuru yapılmış olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Başvurunun gecikmesi ile patent başvurusunun kanuni istisnalar nedeniyle hiç yapılmaması aynı hukuki durum değildir.

Patentin alınmasına yönelik teknik ve idari işlemler, hak talebinden ayrı olarak patent başvuru süreci kapsamında yürütülür.

İşveren yurt dışında patent almak istemezse ne olur?

SMK m.116/5 uyarınca tam hak talebinde bulunan işveren, hizmet buluşunun yabancı ülkelerde korunması amacıyla da başvuru yapabilir.

Bununla birlikte SMK m.116/6, çalışanın talebi üzerine işverenin patent almak istemediği yabancı ülkelerde buluşu serbest bırakmasını ve çalışana o ülkelerde patent talep edebilme imkânı sağlamasını öngörür.

Serbest bırakma, rüçhan hakkı süresinin kaybedilmemesi bakımından makul süre içinde gerçekleştirilmelidir. SMK m.116/7’ye göre işveren, ilgili yabancı ülkelerde uygun ücret karşılığında inhisari olmayan bir kullanım hakkını da saklı tutabilir.

Bu düzenleme, Türkiye’deki tam hak talebinin bütün ülkelerde ve bütün koşullarda çalışanın başvuru yapma imkânını ortadan kaldırmadığını gösterir.

İşveren Hak Talep Ettiğinde Çalışanın Hangi Hakları Devam Eder?

Makul bedel talep etme hakkı

SMK m.115/6 uyarınca işverenin tam hak talebinde bulunması hâlinde çalışan makul bir bedelin ödenmesini isteyebilir. Kısmi hak talebinde ise bedel hakkı, işverenin buluşu kullanmasıyla doğar.

Dolayısıyla buluş üzerindeki hakların işverene geçmesi, çalışanın buluştan kaynaklanan mali menfaatlerinin bütünüyle sona ermesi anlamına gelmez.

SMK m.115/7, bedelin belirlenmesinde buluşun ekonomik olarak değerlendirilebilirliğinin, çalışanın işletmedeki görevinin ve işletmenin buluşun gerçekleştirilmesindeki payının dikkate alınacağını düzenler.

Yönetmeliğin 7. maddesinde, tam hak talebine bağlı olarak belirli çalışanlar için makul bedelden ayrı bir teşvik ödülü de öngörülmüştür. Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar bakımından bu teşvik ödülüne ilişkin istisna ayrıca düzenlenmiştir. Teşvik ödülünün ödenmesine ilişkin süre, ilgili patent başvurusunun şekli uygunluk bildiriminin işverene ulaşmasına bağlanmıştır.

Hizmet buluşuna ilişkin bedelin hesaplama yöntemi, ödeme esasları ve buluşun ekonomik katkısının değerlendirilmesi, çalışan buluş bedeli başlıklı ayrı incelemenin konusudur.

İşveren buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürebilir mi?

SMK m.115/8 uyarınca işveren, hizmet buluşuna ilişkin hak talebinde bulunduktan sonra yalnızca buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedel ödemekten kaçınamaz.

Kanunda, buluşun korunabilir olmadığına ilişkin davada mahkemenin kabul kararı vermesi durumunda çalışanın bedel talep edememesine yönelik özel düzenleme bulunmaktadır. Bu nedenle işverenin tek taraflı teknik değerlendirmesiyle yargısal olarak belirlenen korunabilirlik durumu birbirinden ayrılmalıdır.

Patent başvurusu bilgilerinden yararlanma hakkı

SMK m.118/1 uyarınca çalışan, patent alınabilmesi için gerekli bilgileri işverene sağlamak ve gerekli yardımı yapmakla yükümlüdür. İşveren ise yaptığı patent başvurusu ve eklerinin suretlerini çalışana vermeli, çalışanın talebi üzerine başvuru işlemlerindeki gelişmeleri bildirmelidir.

Bu karşılıklı yükümlülükler, hakların işverene geçmesinden sonra da taraflar arasında devam eden hukuki ilişkinin önemli bir parçasıdır.

İşveren patent hakkından vazgeçmek isterse

SMK m.118/2 uyarınca işveren, çalışanın hizmet buluşu nedeniyle talep ettiği bedeli ödemeden önce patent başvurusundan veya patent hakkından vazgeçmek isterse bunu çalışana bildirmelidir.

Çalışanın talebi üzerine işveren, masrafları çalışana ait olmak üzere patent hakkını veya patent alınması için gerekli belgeleri çalışana devretmekle yükümlüdür. Çalışan, kendisine yapılan bildirime bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde cevap vermezse işveren başvuru veya patentin sağladığı haklardan vazgeçebilir.

SMK m.118/3, işverenin bu bildirimle birlikte makul bir bedel karşılığında inhisari olmayan yararlanma hakkını saklı tutabilmesine de imkân verir.

İşverenin daha sonraki patent hakkından vazgeçmesi, ilk hak talebiyle aynı işlem değildir ve farklı sonuçlar doğurur.

İşverenin Hak Talebine İlişkin Uyuşmazlıklarda Hangi Deliller Önemlidir?

İşveren ile çalışan arasında ortaya çıkan uyuşmazlıklar çoğunlukla buluşun niteliği, bildirimin tarihi, hak talebinin kapsamı ve çalışana ulaşıp ulaşmadığı üzerinde yoğunlaşır.

İşverenin hak talebinin hukuki sonuçlarını ortaya koyabilmek için yalnızca patent sicilindeki başvuru sahibi kaydının incelenmesi her durumda yeterli olmayabilir.

Belirleyici belgeler

  • İş ve görev kayıtları: Çalışanın görev tanımı, iş sözleşmesi, proje görevlendirmeleri ve çalışma dönemi.
  • Teknik geliştirme kayıtları: Laboratuvar defterleri, Ar-Ge raporları, tasarım ve test kayıtları, prototip belgeleri.
  • Buluş bildirim dosyası: Çalışanın teknik açıklaması, bildirimin işverene ulaşma kaydı ve varsa eksiklik yazışmaları.
  • Hak talebi belgeleri: İşverenin tam veya kısmi hak talebi yazısı, yetki ve imza kayıtları, bildirimin çalışana ulaştığını gösteren belgeler.
  • Patent başvuru dosyası: Başvuru tarihi, başvuru sahibi, buluşçu bilgileri ve başvuruyla ilgili yazışmalar.
  • Kullanım ve ödeme kayıtları: Buluşun işverence kullanıldığına ilişkin teknik ve ticari veriler, bedel sözleşmeleri ve ödeme belgeleri.

Bu belgelerin hangisinin belirleyici olduğu uyuşmazlığın niteliğine bağlıdır. Örneğin dört aylık hak talebi süresinin geçirilip geçirilmediği tartışmasında çalışan bildiriminin usulüne uygunluğu ve işverene ulaşma tarihi ön plana çıkarken, tam hak talebinin sonuç doğurup doğurmadığı tartışmasında hak talebi yazısının çalışana ulaşması ayrıca önem kazanır.

Yargıtay’ın belge ve yazışmaların incelenmesine yaklaşımı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 04.05.2015 tarihli, E.2015/1490, K.2015/6282 sayılı kararı, mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname dönemine ilişkin bir hizmet buluşu uyuşmazlığında verilmiştir.

Kararda, bir şirketin patent isteme hakkına ilişkin dava açma yetkisinin değerlendirilmesinde, buluşun hizmet buluşu olduğu iddiasının açıklattırılması, ilgili belge ve yazışmaların incelenmesi ve şirketin buluşu yapan kişinin hukuki halefi olup olmadığının belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu inceleme yapılmadan aktif dava ehliyeti yokluğundan verilen ret kararı bozulmuştur.

Karar, 6769 sayılı Kanun dönemine doğrudan ilişkin olmamakla birlikte, hizmet buluşunda hak sahipliğinin yalnızca tarafların sıfatları üzerinden değil, hak edinimini gösteren işlemler üzerinden incelenmesinin önemini ortaya koymaktadır.

Birden fazla çalışan buluşu birlikte gerçekleştirmişse

Bir buluşun birden fazla çalışan tarafından gerçekleştirilmesi, işverenin hak talebi ihtiyacını ortadan kaldırmaz. Buluşun kimler tarafından yapıldığı ve her çalışanın hangi teknik katkıyı sağladığı belirlenmelidir.

SMK m.114/1, birlikte gerçekleştirilen hizmet buluşlarının işverene birlikte bildirilebilmesine imkân tanır. Böyle bir durumda hak talebi bildiriminin kapsamı ve ilgili çalışanlara ulaşması, sonradan doğabilecek hak sahipliği uyuşmazlıkları bakımından önemlidir.

Ortak buluşçuluğun belirlenmesi ile buluş üzerindeki ortak hak sahipliği, birlikte buluş sahipliği kapsamında ayrıca ele alınmalıdır.

Hangi uyuşmazlıkta hangi hukuki yol izlenir?

Uyuşmazlığın konusu, başvurulacak hukuki yolun belirlenmesinde önemlidir. Buluşun hizmet buluşu olup olmadığı, işverenin hak talebinin sonuç doğurup doğurmadığı, patent isteme hakkının kime ait olduğu ve çalışana ödenecek bedelin miktarı birbirinden farklı talepler doğurabilir.

Özellikle çalışan buluşu bedelinin miktarı ve ödenme şekliyle ilgili uyuşmazlıklarda SMK m.115/11 ve ilgili Yönetmelik hükümleri kapsamında tahkim düzenlemesi bulunmaktadır. Bu özel düzenleme, her türlü patent hak sahipliği uyuşmazlığının otomatik olarak aynı usule tabi olduğu şeklinde genişletilemez.

Bedel uyuşmazlıklarında uygulanacak özel yol için çalışan buluşunda tahkim konusu ayrı değerlendirilmelidir.

Hak Talebinin Sonuçlarına İlişkin Uygulama Örnekleri

Örnek 1: İşverenin süresinde tam hak talep etmesi

Bir mühendis, işverenin üretim hattındaki teknik problemi çözmek üzere yeni bir mekanizma geliştirmiş ve buluşunu usulüne uygun olarak yazılı biçimde bildirmiş olsun. İşveren, dört aylık süre içinde tam hak talebinde bulunmuş ve bu talep çalışana ulaşmışsa SMK m.115/2 gereğince buluş üzerindeki haklar işverene geçer.

Bu durumda işveren, SMK m.116 çerçevesindeki patent başvurusu yükümlülüğünü değerlendirmelidir. Çalışanın makul bedel hakkı ise hakların devralınmasından bağımsız olarak korunur.

Örnek 2: İşverenin yalnız kısmi hak talep etmesi

Bir çalışan, işletmedeki teknik deneyimden yararlanarak geliştirilen bir cihaz için hizmet buluşu bildirimi yapmış olsun. İşveren, cihazdan yalnız kendi üretim süreçlerinde yararlanmak amacıyla kısmi hak talep etmişse buluş serbest buluş niteliği kazanır; işveren ise kanundan doğan kısmi kullanım hakkını elde eder.

İşveren bu hakkını kullanırken çalışanın buluşunu başka yollarla değerlendirmesini önemli ölçüde güçleştiriyorsa çalışan, SMK m.115/3’teki özel talep hakkını kullanabilir.

Örnek 3: İşverenin hak talebi süresini geçirmesi

Çalışanın usulüne uygun buluş bildirimi işverene ulaşmış ve işveren dört aylık süre içinde yazılı tam veya kısmi hak talebini çalışana bildirmemiş olsun. Bu durumda SMK m.115/1 uyarınca buluş serbest buluş niteliği kazanır.

İşverenin sonradan buluşu kendi faaliyetleri kapsamında kullanmak istemesi, geçirilmiş hak talebi süresini kendiliğinden canlandırmaz. Tarafların sonraki ilişkileri, mevcut hak durumu ve varsa yeni bir anlaşma çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Sık Sorulan Sorular

1. İşveren, çalışanın yaptığı bütün buluşların otomatik sahibi olur mu?

Hayır. Öncelikle buluşun SMK m.113 kapsamında hizmet buluşu niteliği taşıması gerekir. Ardından işverenin SMK m.115 uyarınca geçerli hak talebinde bulunup bulunmadığı değerlendirilir. İş sözleşmesinin veya genel bir şirket politikasının varlığı tek başına bütün buluşların işverene ait olduğu sonucunu doğurmaz.

2. İşverenin tam hak talebi hangi tarihte sonuç doğurur?

SMK m.115/2 uyarınca tam hak talebi, buna ilişkin yazılı bildirimin çalışana ulaşmasıyla buluş üzerindeki hakların işverene geçmesi sonucunu doğurur. İşverenin kendi iç karar tarihi ile bildirimin çalışana ulaşma tarihi birbirinden ayrılmalıdır.

3. İşveren dört ay içinde cevap vermezse çalışan patent başvurusu yapabilir mi?

Usulüne uygun buluş bildiriminin işverene ulaşmasından itibaren dört ay içinde hak talebi çalışana bildirilmezse hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır. SMK m.115/12 kapsamında çalışan, bu buluş üzerinde tasarrufta bulunabilir ve gerekli patentlenebilirlik şartları mevcutsa patent başvurusu yapabilir.

4. Kısmi hak talebi, işverene patentin tamamını kazandırır mı?

Hayır. Kısmi hak talebinde hizmet buluşu serbest buluş niteliği kazanır. İşverenin elde ettiği yetki, SMK m.115/3 kapsamında buluşu kullanma hakkıdır. Bunun tam hak sahipliğiyle aynı sonuçları doğurduğu kabul edilemez.

5. İşverenin tam hak talebinde bulunması çalışan bedelini ortadan kaldırır mı?

Hayır. SMK m.115/6 uyarınca tam hak talebinde çalışanın makul bedel isteme hakkı bulunmaktadır. Bedelin belirlenmesinde buluşun ekonomik değeri, çalışanın görevi, işletmenin katkısı ve ilgili özel mevzuat esas alınır.

6. Çalışanın işten ayrılması işverenin hak talebinden doğan sonuçları sona erdirir mi?

Hayır. SMK m.118/4, çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülüklerin iş sözleşmesinin sona ermesinden etkilenmeyeceğini düzenler. Ancak buluşun hangi tarihte gerçekleştirildiği, bildirimin ne zaman yapıldığı ve işverenin geçerli hak talebinde bulunup bulunmadığı ayrıca belirlenmelidir. Bu ayrım işten ayrılan çalışanın patent hakkı bakımından önemlidir.

7. İşveren hizmet buluşuna hak talep ettikten sonra patent başvurusunu yapmak zorunda mıdır?

İşveren tam hak talep etmişse SMK m.116/1 uyarınca kural olarak ilk patent başvurusunu yapmakla yükümlüdür. Bununla birlikte SMK m.116/2’de başvuru yükümlülüğünün ortadan kalktığı istisnalar düzenlenmiştir. Başvuru yapılmamasının hukuki sonucu, bu istisnalar ile çalışanın SMK m.116/4 kapsamındaki hakları birlikte değerlendirilerek belirlenir.

Sonuç

İşverenin hizmet buluşu üzerindeki hak edinimi, yalnızca iş ilişkisinin veya işletmenin teknik katkısının varlığına bağlı değildir. Hizmet buluşunun hukuki niteliği, çalışanın usulüne uygun bildirimi, işverenin dört aylık süre içinde yazılı hak talebinde bulunması ve talebin çalışana ulaşması birlikte değerlendirilmelidir.

Tam hak talebi, bildirimin çalışana ulaşmasıyla buluş üzerindeki hakların işverene geçmesini sağlar. Kısmi hak talebi, buluşun serbest buluş niteliği kazanmasına rağmen işverenin kanuni kullanım hakkını korur. Süresinde hak talebinde bulunulmaması ise hizmet buluşunun serbest buluş niteliği kazanması sonucunu doğurur.

Bu hukuki sonuçların yanında işverenin patent başvurusu yükümlülüğü, çalışanın makul bedel isteme hakkı ve tarafların karşılıklı bilgi verme yükümlülükleri de devam edebilir. Dolayısıyla hak talebinin kapsamı ve zamanlaması, yalnızca patent sicilinin nasıl oluşturulacağını değil, buluşun ileride nasıl değerlendirileceğini ve tarafların hangi taleplerde bulunabileceğini de etkiler.

Somut olayda hizmet buluşunun niteliği, hak talebinin geçerliliği ve tarafların patent hakkından doğan yetkileri bakımından patent hukukunda hukuki danışmanlık kapsamında değerlendirme yapılabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer