Serbest Buluş Bildirimi: İşverene Bildirim ve Teklif Yükümlülüğü

serbest buluş bildirimi, çalışanın iş ilişkisi sırasında gerçekleştirdiği ve hizmet buluşu niteliği taşımayan bir buluşu, kural olarak geciktirmeden işverenine bildirmesidir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 119. maddesine göre, buluşun işverenin faaliyet alanında değerlendirilebilir olmadığı açıkça anlaşılıyorsa bildirim zorunluluğu bulunmaz. Buna karşılık serbest buluş işletmenin faaliyet alanına giriyorsa veya işletme ilgili alanda faaliyet göstermek için ciddi hazırlıklar yapıyorsa çalışan, iş ilişkisi devam ederken buluşunu başka şekilde değerlendirmeye başlamadan önce işverene uygun şartlarda yararlanma imkânı teklif etmekle yükümlüdür. İşverenin buluşun serbest niteliğine itirazı ve yararlanma teklifine cevabı için öngörülen üçer aylık süreler farklı işlemlerle başlar.

Bu düzenleme, çalışanın kendi buluşu üzerindeki hakları ile işverenin işletme faaliyetlerinden kaynaklanan meşru menfaatleri arasında denge kurar. Serbest buluş üzerindeki hakların kural olarak çalışana ait olması, her durumda işverene bilgi vermeden veya teklif sunmadan ticari kullanıma başlanabileceği anlamına gelmez. Bununla birlikte işverenin bildirim alması da buluşun kendiliğinden işverene geçmesi sonucunu doğurmaz.

Serbest Buluş Nedir ve Hakları Kime Aittir?

SMK m.113/1 uyarınca hizmet buluşu, çalışanın işletme veya kamu idaresindeki yükümlü olduğu faaliyeti gereği gerçekleştirdiği ya da büyük ölçüde işletmenin veya kamu idaresinin deneyim ve çalışmalarına dayanarak iş ilişkisi sırasında yaptığı buluştur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bu kapsam dışında kalan buluşlar serbest buluş kabul edilir.

Serbest buluşta patent isteme hakkı, kural olarak buluşu gerçekleştiren çalışana aittir. İşverenin, yalnızca iş ilişkisinin varlığına dayanarak serbest buluş üzerinde otomatik mülkiyet hakkı kazanması söz konusu değildir. Bununla birlikte SMK m.119, belirli koşullarda işverene bildirim yapılmasını ve yararlanma imkânı sunulmasını öngörür.

Buluşun serbest veya hizmet buluşu sayılması yalnızca çalışanın buluşu mesai saatleri dışında gerçekleştirmesine, kişisel bilgisayarını kullanmasına ya da patent başvurusunu kendi adına yapmasına bağlı değildir. Çalışanın görevleri, işverenin araştırmaları, işletme deneyiminden yararlanma derecesi ve buluşun gerçekleşme koşulları birlikte değerlendirilir.

Bu iki buluş türünün genel karşılaştırması ve hak sahipliği ayrımı için hizmet buluşu ve serbest buluş arasındaki fark hakkındaki açıklamalar ayrıca incelenebilir. Bu yazının konusu ise serbest buluşun işverene bildirilmesi ve öncelikli yararlanma teklifidir.

Serbest Buluşun İşverene Bildirilmesi Ne Zaman Zorunludur?

SMK m.119/1, çalışanın iş sözleşmesi ilişkisi içindeyken serbest bir buluş gerçekleştirmesi durumunda, bunu geciktirmeden işverenine bildirmesini genel kural olarak düzenler.

Bildirim yükümlülüğünün amacı, işverenin yalnızca buluştan haberdar edilmesi değildir. İşveren, kendisine sunulan bilgiler sayesinde buluşun gerçekten serbest buluş olup olmadığını değerlendirebilmelidir.

İşverenin faaliyet alanı dışında kalan buluşlarda istisna

SMK m.119/3, önemli bir istisna içerir: Serbest buluşun işverenin faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı açıkça belliyse çalışan bildirim yapmak zorunda değildir.

Bu istisnanın uygulanmasında yalnızca şirketin ticaret sicilindeki faaliyet konusuna bakılması her zaman yeterli değildir. İşletmenin fiilen yürüttüğü faaliyetler, teknik çalışmalarının kapsamı ve buluşun bu faaliyetlerle bağlantısı önem taşır.

Örneğin yalnızca endüstriyel ambalaj makineleri geliştiren bir işletmede çalışan kişinin, işletmenin faaliyetleriyle bağlantısı bulunmayan tamamen farklı bir teknik alanda bağımsız olarak buluş yapması durumunda bildirim istisnası gündeme gelebilir. Ancak işletmenin söz konusu yeni teknik alana yönelik ciddi hazırlıklarının bulunması, özellikle teklif yükümlülüğü bakımından ayrıca değerlendirilmelidir.

Önemli ayrım: Buluşun mevcut iş tanımından farklı olması tek başına bildirim istisnasını kanıtlamaz. Kanun, buluşun işverenin faaliyet alanında değerlendirilebilir olup olmadığının açıkça anlaşılmasını arar.

Bildirim ne zaman yapılmalıdır?

Kanun, serbest buluş bildirimi için buluş tarihinden başlayan belirli sayıda günlük veya aylık sabit bir süre öngörmez; “geciktirmeden” bildirim yapılmasını ister.

Bu nedenle bildirim zamanı, buluşun yeterince somutlaştığı ve bildirime elverişli hâle geldiği koşullar dikkate alınarak değerlendirilir. Henüz teknik çözüme dönüşmemiş soyut fikirle, teknik özellikleri ortaya konulabilen bir buluşun aynı kabul edilmesi doğru değildir.

Çalışanın buluşu üçüncü kişilere açıklamadan veya ticarileştirme adımlarına geçmeden önce işverenin ilgili haklarını değerlendirmesi, sonradan ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesi bakımından önem taşır.

Serbest Buluş Bildirimi Nasıl Yapılmalıdır?

SMK m.119/1, serbest buluş bildiriminde buluş ve gerektiğinde buluşun gerçekleştirilme şekli hakkında işverenin değerlendirme yapmasına yetecek bilgilerin verilmesini öngörür.

Hizmet buluşlarının bildirimini düzenleyen SMK m.114’ten farklı olarak m.119/1, çalışanın serbest buluş bildiriminde açıkça yazılı şekil şartı koymaz. Buna karşılık bildirimin yazılı ve ispatlanabilir şekilde yapılması, hem çalışanın hem de işverenin hukuki konumunu belirginleştirir.

Bildirimde hangi bilgiler bulunmalıdır?

Somut olayın özelliğine göre, işverenin buluşun niteliği hakkında değerlendirme yapabilmesi için aşağıdaki unsurların yer alması uygun olacaktır:

  • Buluşun tanımı: Teknik çözümün konusu, amacı ve temel özellikleri.
  • Teknik problem ve çözüm: Buluşun çözmeyi amaçladığı problem ve önerdiği teknik yöntem.
  • Geliştirme süreci: Buluşun hangi çalışmalar sonucunda ve hangi zaman aralığında gerçekleştirildiği.
  • İş ilişkisiyle bağlantı: Çalışanın görev tanımı ile buluş konusunun ilişkisi veya ilişkisizliği.
  • Yararlanılan kaynaklar: İşletmenin teknik birikimi, araştırmaları, ekipmanı veya personel katkısından yararlanılıp yararlanılmadığı.
  • Destekleyici belgeler: Gerektiğinde teknik çizimler, deney kayıtları, prototip bilgileri veya tarihli geliştirme notları.

Bu unsurlar kanunda serbest buluşlar için ayrı ayrı zorunlu bir form listesi olarak düzenlenmiş değildir. Bildirimin somut olayda işverenin serbest buluş değerlendirmesini yapmasına yeterli olması gerekir.

Bildirimin kurumsal yazışma sistemi, elektronik posta, teslim belgesi veya başka bir ispatlanabilir yöntemle yapılması mümkündür. Kullanılan yöntemin bildirimin içeriğini, muhatabını ve işverene ulaştığı tarihi ortaya koyabilmesi önemlidir.

İşverenin bildirim üzerine açık bir cevap vermesi ve bildirimin alındığı tarihin kayıt altına alınması da uyuşmazlık riskini azaltır.

Hizmet buluşu bildiriminden farkı nedir?

Hizmet buluşuna ilişkin yazılı bildirim, teknik açıklama ve eksikliklerin giderilmesi kuralları SMK m.114 ve ilgili Yönetmeliğin 5. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Yönetmeliğin 5/6. maddesi ise serbest buluşların bildirim ve teklif yükümlülükleri bakımından doğrudan SMK m.119’a gönderme yapar.

Bu nedenle hizmet buluşu bildirimindeki bütün şekil ve süre kuralları, serbest buluşlara kendiliğinden uygulanamaz. Hizmet buluşlarının özel bildirim sistemi hakkında çalışan buluş bildirimi ve süresi başlıklı inceleme esas alınmalıdır.

İşveren Serbest Buluş Bildirimine Kaç Ay İçinde İtiraz Edebilir?

SMK m.119/2 uyarınca işveren, bildirilen buluşun gerçekte serbest buluş olmadığı yönündeki itirazını, bildirimin kendisine yapıldığı tarihten itibaren üç ay içinde ve yazılı olarak ileri sürebilir.

Bu itirazın hukuki konusu, buluşun niteliğidir. İşveren, buluşun çalışanın görevinden kaynaklandığını veya büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarına dayandığını ileri sürerek hizmet buluşu olduğunu iddia edebilir.

İtiraz bakımından yalnızca işverenin buluşu kullanmak istemesi yeterli değildir. Hizmet buluşu olduğu iddiasının SMK m.113/1’deki hukuki koşullarla ilişkilendirilmesi gerekir.

Üç aylık süre hangi tarihten başlar?

İtiraz süresinin başlangıcı, serbest buluş bildiriminin işverene ulaştığı tarihtir. Buluşun gerçekleştirildiği, çalışanın kendi adına patent başvurusu yaptığı veya işverenin buluştan dolaylı şekilde haberdar olduğu tarihler kanundaki bildirim başlangıcının yerine otomatik olarak geçmez.

İşverenin süresi içinde yazılı itirazda bulunmaması, m.119/2’de öngörülen itiraz imkânının süresinde kullanılmamış olması sonucunu doğurur. Bununla birlikte üç aylık sessizlik, başka bir hukuki sebebe dayanmaksızın işverene patent hakkı kazandırmaz veya ayrıca bir lisans sözleşmesi kurulmuş sayılmasını sağlamaz.

İtirazın yapıldığı durumda buluşun sınıflandırılması, çalışanın sıfatlandırmasına ya da işverenin tek taraflı beyanına göre değil, somut teknik ve hukuki delillere göre değerlendirilir.

Serbest Buluşta İşverene Teklif Yükümlülüğü Nedir?

SMK m.119/4, serbest buluşa ilişkin bildirimden ayrı bir yükümlülük düzenler. Bu hükmün amacı, işletmenin kendi faaliyet alanında yararlanabileceği bir buluş üzerinde, çalışanın hak sahipliğini ortadan kaldırmadan işverene öncelikli değerlendirme imkânı tanımaktır.

Çalışan, aşağıdaki durumlardan biri mevcutsa işverene yararlanma teklifinde bulunmakla yükümlüdür:

  • Serbest buluş işletmenin faaliyet alanına giriyorsa veya
  • İşletme, buluşun ilgili olduğu alanda faaliyet göstermek için ciddi hazırlıklar içindeyse.

Teklif yükümlülüğü, çalışanın iş ilişkisini sürdürmekte olduğu sırada buluşunu başka şekilde değerlendirmeye başlamasından önce yerine getirilmelidir.

Burada işverenin yararlanmasına yönelik teklif, buluş üzerindeki bütün hakların devrini zorunlu kılmaz. Kanun açıkça çalışanın işverene tam hak tanımaksızın uygun şartlarda yararlanma imkânı vermesini öngörür.

Teklifin kapsamı nasıl belirlenir?

İşverene yapılacak teklif, buluşun niteliği ve öngörülen kullanım biçimine göre hazırlanmalıdır. Örneğin taraflar kullanım alanı, coğrafi kapsam, kullanım süresi, bedel ve teknik bilgi paylaşımı üzerinde görüşebilir.

Teklifin hukuki işlevi, işverene gerçek ve değerlendirilebilir bir yararlanma olanağı sunmaktır. Bu nedenle yalnızca buluşun varlığını haber veren ancak önerilen yararlanmanın koşullarını belirlemeyen bir açıklamanın, somut olayda teklif yükümlülüğünü karşılayıp karşılamadığı tartışmalı olabilir.

Çalışan, uygun teklif koşullarını oluştururken kendi patent hakkını, buluşun ekonomik değerini ve işletmenin meşru kullanım ihtiyacını birlikte dikkate almalıdır.

Bildirim ile teklif aynı işlem midir?

Hayır. Bildirim, işverenin buluşun hukuki niteliği hakkında değerlendirme yapmasını; teklif ise kanunda belirtilen koşullarda işverene buluştan yararlanma imkânı sunulmasını amaçlar.

Aynı yazılı belgede iki işlem birlikte yapılabilir. Ancak bu durumda bildirimin ve teklifin içerikleri ile her iki işleme ilişkin sürelerin hangi tarihte başladığı anlaşılır olmalıdır.

ÖlçütSerbest buluş bildirimiYararlanma teklifi
Hukuki dayanakSMK m.119/1-3SMK m.119/4
AmaçBuluşun serbest niteliğinin değerlendirilmesiİşverene öncelikli yararlanma olanağı verilmesi
Temel koşulİş ilişkisi sırasında serbest buluş yapılması; kanuni istisna saklıdırİşletmenin faaliyet alanı veya ilgili alandaki ciddi hazırlıklar
Çalışanın işlem zamanıGeciktirmedenİş ilişkisi sırasında başka türlü değerlendirmeye başlamadan önce
İşverenin üç aylık süresiSerbest niteliğe yazılı itiraz içinYararlanma teklifine cevap için
Hak devri sonucuKendiliğinden hak devri oluşturmazTek başına tam hak devri oluşturmaz

İşveren Teklife Kaç Ay İçinde Cevap Vermelidir?

SMK m.119/4’e göre işveren, çalışanın yararlanma teklifinin kendisine ulaştığı tarihten itibaren üç ay içinde cevap vermezse bu konudaki öncelik hakkını kaybeder.

Bu süre, buluşun serbest niteliğine itiraz için öngörülen üç aylık süreden bağımsızdır. Dolayısıyla yalnızca serbest buluş bildiriminin yapılmış olması, ayrı bir teklifin henüz sunulmadığı durumda teklifin cevap süresini kendiliğinden başlatmaz.

İşverenin verebileceği cevaplar

İşverenin cevapları temel olarak şu hukuki sonuçlara yol açabilir:

  • Teklifin kabul edilmesi: Taraflar, buluştan yararlanmanın kapsamı ve koşulları üzerinde anlaşabilir.
  • Yararlanma isteğinin bulunmaması: İşverenin teklif kapsamında öncelikli yararlanma talebi bulunmadığı açıklığa kavuşur.
  • Teklifin kabul edilip koşullarının uygun bulunmaması: Yararlanmanın şartları üzerinde uyuşmazlık ortaya çıkabilir.
  • Üç ay cevap verilmemesi: İşveren, SMK m.119/4 kapsamındaki öncelik hakkını kaybeder.

Taraflar yararlanma koşullarında anlaşamazsa ne olur?

Kanun, işverenin yapılan teklifi kabul etmesine rağmen öngörülen koşulları uygun bulmaması hâlini ayrıca düzenler. SMK m.119/4 uyarınca yararlanma şartları, tarafların talebi üzerine mahkeme tarafından tespit edilir.

Mahkemenin değerlendirmesi; buluşun teknik ve ekonomik niteliğini, öngörülen yararlanma biçimini ve uyuşmazlık konusu sözleşme koşullarını kapsayabilir. Bedel, kullanım alanı veya kullanımın kapsamı gibi konular somut uyuşmazlığa göre önem kazanabilir.

Buradaki yargısal belirleme, hizmet buluşunda işverenin tam veya kısmi hak talep etmesinden farklıdır. Hizmet buluşuna ilişkin özel mekanizma işverenin hizmet buluşuna hak talebi konusunda açıklanmaktadır.

Serbest Buluş Bildiriminde Özel Durumlar

Sonradan serbest buluş niteliği kazanan hizmet buluşu

Başlangıçtan itibaren serbest olan buluş ile hizmet buluşuyken sonradan serbest niteliğe kavuşan buluş aynı hukuki süreçten geçmez.

Örneğin işverenin hizmet buluşuna ilişkin süresi içinde hak talep etmemesi veya kanunda öngörülen başka bir sebeple hizmet buluşunun serbest niteliğe dönüşmesi mümkündür.

SMK m.115/12, serbest buluş niteliği kazanmış hizmet buluşu hakkında çalışanın SMK m.119 hükümlerine tabi olmaksızın tasarrufta bulunabileceğini açıkça düzenler. Bununla birlikte işverenin kısmi hak talebinden veya taraflar arasındaki başka bir hukuki ilişkiden kaynaklanan mevcut haklar, somut olayın özellikleriyle birlikte incelenmelidir.

Bu nedenle m.119’daki bildirim ve teklif yükümlülükleri, sonradan serbest buluş niteliğine dönüşen her hizmet buluşuna yeniden uygulanamaz.

İş ilişkisinin sona ermesi yükümlülükleri etkiler mi?

SMK m.118/4, çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülüklerin iş sözleşmesinin sona ermesinden etkilenmeyeceğini düzenler. Bununla birlikte serbest buluşta teklif yükümlülüğünün doğması bakımından SMK m.119/4’ün özellikle iş ilişkisi devam ederken başka şekilde değerlendirmeye başlamadan önce teklif yapılmasını aradığı dikkate alınmalıdır.

Dolayısıyla buluşun hangi tarihte gerçekleştirildiği, iş ilişkisi sırasında hangi işlemlerin yapıldığı ve o tarihte bildirim veya teklif yükümlülüğünün doğup doğmadığı belirlenmelidir.

İşten ayrılmanın buluş üzerindeki hak sahipliğine etkisi ayrı bir uyuşmazlık konusudur. Bu husus işten ayrılan çalışanın patent hakkı başlıklı incelemede ele alınmaktadır.

İki örnek üzerinden değerlendirme

Örnek 1 – İşletmeyle ilgisiz bağımsız buluş: Yalnızca otomotiv parçalarının üretimiyle ilgilenen bir işletmede muhasebe alanında çalışan kişi, işletmenin faaliyetleriyle hiçbir teknik veya ticari bağlantısı bulunmayan bir alanda bağımsız bir buluş geliştirir. Buluşun işverenin faaliyet alanında değerlendirilemeyeceği açıkça anlaşılıyorsa SMK m.119/3 kapsamındaki bildirim istisnası uygulanabilir.

Örnek 2 – İşletmenin faaliyet alanına giren serbest buluş: Elektronik sistemler üreten bir işletmede çalışan mühendis, görevleri ve işletmenin teknik deneyiminden bağımsız olarak kendi çalışmalarıyla yeni bir elektronik bileşen geliştirir. Buluş somut koşullara göre serbest buluş niteliğinde olsa bile işletmenin faaliyet alanına giriyorsa bildirim ve kanuni koşullar gerçekleştiğinde işverene öncelikli yararlanma teklifi yükümlülüğü doğabilir.

Bu örneklerdeki sonuçlar, buluşun gerçekten serbest nitelikte olması ve olayın diğer koşullarının doğrulanması varsayımına dayanır. Yalnızca çalışan tarafından “bağımsız” olarak nitelendirilmesi, hukuki sınıflandırma için yeterli değildir.

Serbest Buluş Uyuşmazlıklarında İspat ve Teknik İnceleme

Serbest buluşa ilişkin uyuşmazlıklarda iki ana sorun ortaya çıkabilir: Buluşun gerçekten serbest olup olmadığı ve bildirim veya teklif yükümlülüklerinin gereği gibi yerine getirilip getirilmediği.

Buluşun niteliği konusunda değerlendirme yapılırken özellikle görev tanımı, iş sözleşmesi, işverenin Ar-Ge faaliyetleri, proje kayıtları, buluşun geliştirilme kronolojisi ve teknik katkılar önem taşır. Gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle buluşun işletmenin deneyim ve çalışmalarına ne ölçüde dayandığı araştırılır.

Bildirim ve teklif bakımından ise gönderilen belgenin içeriği, muhataba ulaşma tarihi, işverenin yazılı itirazı veya cevabı ve varsa taraflar arasındaki müzakere kayıtları belirleyicidir.

Yargı kararlarında buluşun niteliğinin değerlendirilmesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 05.03.2026 tarihli, E.2025/1416, K.2026/488 sayılı kararında, çalışan tarafından gerçekleştirilen ve daha sonra başka şirket adına patent başvurusuna konu edilen buluşun niteliği tartışılmıştır.

İncelenen olayda, buluşun gelişim süreci ile çalışanın işverenin Ar-Ge faaliyetlerindeki görevleri teknik bilirkişi raporları ışığında değerlendirilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, buluşun iş ilişkisi sırasında ve çalışanın işverendeki çalışmalarıyla bağlantılı olarak gerçekleştirildiğine ilişkin ilk derece mahkemesi değerlendirmesini maddi hukuk bakımından yerinde bulmuş; ilk derece hükmünü yargılama harcı yönünden düzelterek yeniden karar vermiştir. Karar, temyiz yolu açık olmak üzere verilmiştir.

Bu karar, serbest buluş iddiasının yalnızca çalışanın beyanıyla veya kendi adına başvuru yapmasıyla sonuçlandırılamayacağını; buluşun ortaya çıkış koşullarının ve işverenle teknik ilişkisinin delillerle incelenmesi gerektiğini göstermesi bakımından önemlidir. Kararın esas konusu patent başvurusunun gaspı ve hak sahipliği olup, SMK m.119/4 kapsamındaki yararlanma teklifinin koşullarının belirlenmesi değildir.

Gerçek hak sahibinin patent başvurusuna ilişkin iddiaları ve hukuki talepleri patent gaspı davası kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Çalışan ve işveren hangi kayıtları korumalıdır?

Uyuşmazlığın önlenmesi ve olası bir yargılamada ispatın kolaylaştırılması bakımından aşağıdaki kayıtların tarihleri ve içerikleriyle saklanması önemlidir:

  • Buluşun geliştirilmesine ilişkin tarihli teknik çalışmalar ve proje kayıtları.
  • Çalışanın görev tanımı ile buluşun konusu arasındaki ilişkiyi açıklayan belgeler.
  • İşverene yapılan serbest buluş bildirimi ve teslim kayıtları.
  • İşverenin m.119/2 kapsamında yaptığı yazılı itiraz.
  • İşverene sunulan yararlanma teklifi ve ulaştığı tarihi gösteren kayıtlar.
  • Teklifin kabulüne, reddine veya şartlarının müzakeresine ilişkin yazışmalar.
  • Gerektiğinde patent başvuru belgeleri ve teknik açıklamalar.

İspat yükü, ileri sürülen somut vakıaya ve talep edilen hukuki sonuca göre belirlenir. Çalışanın serbest buluş iddiası, işverenin hizmet buluşu iddiası ve teklif şartlarına ilişkin uyuşmazlıklar aynı ispat sorununa indirgenmemelidir.

İşverenle Yapılan Anlaşmanın Sınırları Nelerdir?

SMK m.117, çalışan buluşlarına ilişkin hükümlerin emredici niteliğini ve hakkaniyet denetimini düzenler.

Bu maddenin birinci fıkrasına göre işverenler, çalışan buluşlarına ilişkin kanuni hükümlere aykırı şekilde çalışan aleyhine düzenleme veya uygulama yapamaz. Tarafların çalışan buluşlarına ilişkin sözleşme yapma serbestliği, serbest buluşlarda çalışanın işverene yapacağı bildirim yükümlülüğünden sonra başlar.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, emredici hükümlere açıkça aykırı olmayan bir sözleşmenin bile önemli ölçüde hakkaniyetle bağdaşmaması durumunda geçersiz sayılabileceğini düzenler. Bu denetim, tarafların belirlediği bedel bakımından da geçerlidir.

SMK m.117/3 uyarınca sözleşmenin veya belirlenen bedelin hakkaniyete aykırılığına ilişkin itirazlar, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en geç altı ay içinde yazılı olarak ileri sürülebilir. Bu süre, m.119’daki üç aylık itiraz veya teklif cevap süresinden farklıdır.

Bu nedenle işverenin faaliyet alanına giren serbest buluşların kullanımına ilişkin anlaşmalarda, yalnızca bedel üzerinde uzlaşılması değil, kanuni hakların korunması ve sözleşme koşullarının hakkaniyete uygunluğu da önem taşır.

Serbest Buluş Bildirimi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Serbest buluş her durumda işverene bildirilmeli midir?

Hayır. SMK m.119/3’e göre, serbest buluşun işverenin faaliyet alanında değerlendirilebilir olmadığı açıkça anlaşılıyorsa bildirim yükümlülüğü bulunmaz. Bunun dışındaki durumlarda m.119/1’in bildirim kuralı uygulanır.

2. Serbest buluş bildiriminin yazılı yapılması zorunlu mudur?

SMK m.119/1, hizmet buluşu bildirimine ilişkin m.114’ten farklı olarak çalışanın serbest buluş bildiriminde açık bir yazılı şekil şartı öngörmez. Ancak bildirimin içeriğinin ve ulaşma tarihinin ispatlanabilmesi için yazılı ve kayıtlı yöntem kullanılması uygundur. İşverenin buluşun serbest niteliğine itirazının ise m.119/2 gereğince yazılı yapılması zorunludur.

3. İşveren üç ay içinde itiraz etmezse ne olur?

İşveren, serbest buluş bildirimine karşı SMK m.119/2’de tanınan üç aylık yazılı itiraz süresini kullanmamış olur. Bu durumun, yararlanma teklifine ilişkin ayrı üç aylık süreyle karıştırılmaması gerekir. Bildirime sessiz kalınması tek başına lisans sözleşmesi kurulması veya buluşun işverene devri sonucunu doğurmaz.

4. İşverene teklif yapılması patent hakkının devri anlamına gelir mi?

Hayır. SMK m.119/4, işverene tam hak tanınmaksızın uygun şartlarda buluştan yararlanma imkânı sunulmasını düzenler. Teklifin yapılması tek başına patent hakkının işverene devredilmesini sağlamaz.

5. İşveren yararlanma teklifine cevap vermezse çalışan ne yapabilir?

İşveren, teklifin kendisine ulaşmasından itibaren üç ay içinde cevap vermezse m.119/4 kapsamındaki öncelik hakkını kaybeder. Çalışan, mevcut diğer hukuki yükümlülükler ve üçüncü kişilerin hakları saklı kalmak üzere buluşunu değerlendirebilir.

6. Serbest buluş için çalışan kendi adına patent başvurusu yapabilir mi?

Gerçekten serbest buluş niteliğindeki bir buluş bakımından patent isteme hakkı kural olarak çalışana aittir. Ancak başvuru yapılabilmesi ile işverene karşı doğabilecek bildirim ve teklif yükümlülükleri farklı sorunlardır. Başvuru aşamaları ve belgeler için patent başvuru süreci ayrıca incelenebilir.

7. Çalışan ve işveren teklif bedelinde anlaşamazsa ne olur?

SMK m.119/4’e göre işveren teklifi kabul ettiği hâlde öngörülen koşulları uygun bulmazsa, tarafların talebi üzerine mahkeme yararlanma şartlarını tespit edebilir. Sözleşmenin hakkaniyete uygunluğu bakımından SMK m.117 hükümleri de dikkate alınmalıdır.

Sonuç

Serbest buluşta işverene bildirim ve teklif yükümlülükleri, çalışanın buluş üzerindeki hakkının işverene otomatik olarak geçmesini sağlayan işlemler değildir. SMK m.119, işverenin buluşun hukuki niteliğini değerlendirmesini ve işletmenin faaliyet alanıyla bağlantılı buluşlardan öncelikle yararlanma imkânını belirli koşullarda düzenler.

Hukuki değerlendirmede öncelikle buluşun başlangıçtan itibaren serbest nitelikte olup olmadığı belirlenmelidir. Ardından bildirim istisnası, bildirim içeriği, işverenin üç aylık yazılı itiraz süresi ve gerektiğinde yararlanma teklifinin ayrı üç aylık cevap süresi incelenmelidir. Hizmet buluşundan serbest buluşa dönüşen durumlar bakımından SMK m.115/12’nin özel hükmü de göz ardı edilmemelidir.

İşverenin faaliyet alanıyla bağlantı, buluşun geliştirilme süreci ve taraflar arasındaki yazışmalar uyuşmazlığın sonucunu etkileyebilir. Buluşun sınıflandırılması, bildirim veya teklif yükümlülüklerinin yerine getirilmesi ve patent hakkına ilişkin taleplerin somut belgeler üzerinden değerlendirilmesi için patent hukuku alanında hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık desteği alınabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer