Üniversite Buluşlarında Patent: Akademisyen ve Üniversitenin Hakları

üniversite buluşlarında patent hakkı, buluşun akademisyen tarafından gerçekleştirilmesiyle kendiliğinden üniversiteye geçmez. Üniversite, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 121. maddesi ve ilgili Yönetmelik uyarınca, yükseköğretim kurumundaki bilimsel çalışma veya araştırmadan doğan buluş üzerinde süresi içinde hak sahipliği talebinde bulunabilir. Bu talebin usulüne uygun yapılması hâlinde buluş üzerindeki haklar üniversiteye geçer; üniversite süresinde hak talep etmez veya patent başvurusu yükümlülüğünü yerine getirmezse buluş serbest buluş niteliği kazanabilir. Üniversitenin hak sahibi olması, akademisyenin buluşçu olarak tanınma hakkını ve kanunda öngörülen gelir payını ortadan kaldırmaz.

Üniversitelerde patent uyuşmazlıklarının temelinde üç sorunun birbirinden ayrılması bulunur: Teknik buluşu kim gerçekleştirmiştir, patent isteme hakkı hangi koşullarda üniversiteye geçmiştir ve buluşun ekonomik değerlendirilmesinden elde edilen gelir nasıl paylaşılacaktır? Bu soruların cevapları, buluşun üniversite araştırmalarıyla bağlantısına, bildirimlere, alınan hak sahipliği kararına ve uygulanabilir sözleşmelere göre belirlenir.

Üniversite ve Akademisyen Buluşlarında Hukuki Dayanak Nedir?

Üniversitelerde gerçekleştirilen buluşların temel düzenlemesi SMK m.121’dir. Bu hüküm, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda tanımlanan yükseköğretim kurumları ile Millî Savunma Bakanlığına ve İçişleri Bakanlığına bağlı yükseköğretim kurumlarında yapılan bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda ortaya çıkan buluşları kapsar.

SMK m.121/1 uyarınca bu buluşlara, özel kanun hükümleri ve üniversite buluşlarına özgü düzenlemeler saklı kalmak şartıyla, çalışan buluşlarına ilişkin hükümler uygulanır. Ancak üniversite buluşları sıradan bir işveren-çalışan ilişkisiyle tamamen aynı hukuki rejime tabi değildir.

Nitekim SMK m.121/5, çalışan buluşları hakkındaki 115, 116 ve 118. maddeler ile 119. maddenin dördüncü fıkrasının üniversite buluşlarına uygulanmayacağını açıkça düzenler. Bu nedenle üniversitenin hak sahipliği talebi, patent başvurusu yükümlülüğü ve akademisyenin hakları değerlendirilirken özel hükümler öncelikle dikkate alınmalıdır.

Temel mevzuat: 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.90, 109–111 ve 121; SMK Geçici m.1/4; 29 Eylül 2017 tarihli, 30195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik m.28–35.

Genel anlamda patent isteme hakkının doğumu ve buluşçu ile patent sahibi arasındaki ayrım, patent hakkının kime ait olduğu konusunda ayrıca ele alınmaktadır.

Hangi Buluşlar Üniversite Buluşu Sayılır?

İlgili Yönetmelik m.28, yükseköğretim kurumlarında gerçekleştirilen buluşların kapsamını belirler. Buna göre üniversitede yapılan bilimsel çalışma veya araştırmalar sonucunda ortaya çıkan ve buluşu yapan kişinin üniversitede edindiği deneyim ve çalışmalara dayanan ya da üniversitenin araç ve gereçlerinden yararlanılarak gerçekleştirilen buluşlar özel rejimin kapsamına girebilir.

Bu değerlendirmede yalnızca buluşun nerede veya hangi saatte gerçekleştirildiğine bakılması yeterli değildir. Araştırmanın niteliği ve üniversite faaliyetleriyle somut bağlantısı önemlidir.

Üniversite laboratuvarında yapılan buluş

Bir öğretim üyesinin üniversite laboratuvarında yürüttüğü araştırma sırasında yeni bir teknik yöntem geliştirmesi, üniversite buluşlarına ilişkin hükümlerin uygulanabileceği tipik durumlardan biridir. Laboratuvar cihazlarının, araştırma altyapısının ve üniversite bünyesinde yürütülen bilimsel çalışmanın buluşla ilişkisi değerlendirilir.

Üniversite dışında gerçekleştirilen buluş

Akademisyenin buluşu evinde veya üniversite dışında gerçekleştirmesi, tek başına buluşun serbest olduğu anlamına gelmez. Buluş üniversitede edinilen araştırma deneyimine, yürütülen çalışmalara veya kurumun teknik imkânlarına dayanıyorsa Yönetmelik m.28 kapsamına girebilir.

Buna karşılık üniversitenin bilimsel çalışmaları ve kaynaklarıyla ilgili olmayan, ilgili düzenlemenin kapsamı dışında kalan buluşlar serbest buluş olarak değerlendirilebilir.

Örnek: Bir öğretim üyesinin üniversitenin yürüttüğü biyomedikal araştırma kapsamında yeni bir ölçüm sistemi geliştirmesi ile üniversitedeki çalışmalarından bağımsız, farklı bir teknik alanda kişisel araştırması sonucunda buluş gerçekleştirmesi aynı hukuki sonucu doğurmak zorunda değildir.

Her iki durumda da araştırma kayıtları, üniversite kaynaklarının kullanımı, teknik katkılar ve buluşun geliştirilme süreci birlikte incelenmelidir.

Öğrenci ve stajyerlerin buluşları

Üniversite buluşlarına ilişkin özel düzenlemeler yalnız öğretim üyeleri bakımından önem taşımaz. Öğrencilerin ve stajyerlerin üniversitedeki bilimsel çalışma veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirdiği buluşlar da somut koşullara göre bu kapsama girebilir.

Bununla birlikte bir öğrencinin üniversiteye kayıtlı olması, bütün kişisel buluşlarının üniversiteye ait olduğu anlamına gelmez. Buluşun üniversite araştırmalarıyla bağlantısı ve varsa diğer kuruluşlarla kurulan sözleşmesel ilişki ayrıca değerlendirilir.

Üniversitede çalışan akademik olmayan personel

Yönetmelik m.28/2 uyarınca öğretim elemanları, stajyerler ve öğrenciler dışında kalan yükseköğretim kurumu çalışanlarının buluşları bakımından çalışan buluşlarına ilişkin hükümler uygulanır.

Dolayısıyla üniversitedeki bir teknik personelin buluşu ile öğretim üyesinin bilimsel araştırmadan doğan buluşu aynı usule tabi kabul edilmemelidir. Bu ayrımın çalışan buluşları bakımından temeli, hizmet buluşu ve serbest buluş ayrımı kapsamında değerlendirilir.

Akademisyenin Buluşunda Patent Hakkı Üniversiteye Nasıl Geçer?

Akademisyenin teknik buluşu gerçekleştirmiş olması ile üniversitenin patent isteme hakkını kazanması farklı hukuki olgulardır.

SMK m.109 gereğince patent isteme hakkı kural olarak buluşu yapana veya onun haleflerine aittir. Üniversite buluşlarında ise SMK m.121 ve ilgili Yönetmelik, belirli koşulların gerçekleşmesi hâlinde yükseköğretim kurumunun buluş üzerindeki hak sahipliğini kazanmasına imkân verir.

Bu süreçte şu ayrımlar yapılmalıdır:

  • Buluşçu: Buluşun teknik çözümüne yaratıcı katkı sağlayan gerçek kişidir.
  • Hak sahipliği talebinde bulunan üniversite: Kanuni koşullar kapsamında buluş üzerindeki hakları talep edebilen yükseköğretim kurumudur.
  • Patent başvuru sahibi: Türk Patent ve Marka Kurumu nezdindeki başvurunun sahibi olarak işlem gören kişidir.
  • Patent sahibi: Patent verildiğinde patentten kaynaklanan hakların sahibi olan kişidir.

Yönetmelik m.31/2 uyarınca üniversite, süresinde hak sahipliği talebinde bulunduğunda buluş üzerindeki tüm haklar hak sahipliği kararının tarihinden itibaren üniversiteye geçer. Ancak kararın buluşu yapana süresinde yazılı olarak bildirilmesi gerekir.

Üniversite hak sahibi olsa dahi akademisyenin buluşçu sıfatı ortadan kalkmaz. SMK m.90/5–6 uyarınca buluşu yapanın başvuruda belirtilmesine ve buluşçu olarak tanınmasına ilişkin hakları korunur; buluşçu isminin gizli tutulmasını da isteyebilir.

Bu nedenle patent başvurusunun üniversite adına yapılması, akademisyenin buluşçu olarak gösterilmemesini haklı kılmaz.

Üniversitede Buluş Bildirimi Nasıl Yapılır?

SMK m.121/2 uyarınca yükseköğretim kurumundaki bilimsel çalışma veya araştırma sonucunda buluş gerçekleştiren kişi, buluşu yazılı olarak ve geciktirmeksizin üniversiteye bildirmekle yükümlüdür.

Yönetmelik m.29’a göre bildirim, üniversitenin belirlediği ilgili birime yapılır. Üniversite henüz böyle bir birim belirlememişse bildirim rektörlüğe yapılır.

Buluş bildirimi, yalnızca yeni bir fikir geliştirildiğinin açıklanmasından ibaret olmamalıdır. Bildirimin içeriği, üniversitenin buluş üzerinde hak sahipliği talep edip etmeyeceğini değerlendirmesine elverişli olmalıdır.

Buluş bildiriminde hangi bilgiler bulunmalıdır?

Yönetmelik m.29 çerçevesinde bildirimde özellikle şu bilgiler yer alır:

  • Buluşun konusu ve teknik alanı.
  • Çözülmek istenen teknik problem.
  • Probleme getirilen teknik çözüm.
  • Buluşun nasıl gerçekleştirildiği.
  • Buluşu açıklamak için gerekli teknik belgeler.
  • Buluşun serbest buluş olup olmadığına ilişkin değerlendirme ve gerekçeleri.
  • Birden fazla buluşçu varsa bunların kimlikleri ve buluşa katkı oranları.

Birden fazla kişi tarafından gerçekleştirilen buluşlarda bildirim birlikte yapılabilir. Yönetmelik m.29/3 uyarınca katkı payları belirtilmemişse eşit kabul edilir. Bu nedenle katkı oranlarının teknik çalışmayı yansıtan belgelerle belirlenmesi önemlidir.

Üniversitenin ilgili birimi, bildirimi kaydederek kendisine ulaştığı tarihi buluşu yapan kişiye gecikmeksizin ve yazılı olarak bildirmelidir. Bu tarih, sonraki hak sahipliği süresinin değerlendirilmesi bakımından önem taşır.

Eksik buluş bildiriminin sonucu

Yönetmelik m.29/7–8 uyarınca üniversite, buluş bildirimindeki eksiklikleri bildirimin kendisine ulaştığı tarihten itibaren iki ay içinde buluşçuya bildirmelidir. Bu yapılmazsa bildirim usulüne uygun kabul edilir.

Eksiklik bildirimi yapılırsa buluşçu, bildirimin kendisine ulaşmasından itibaren bir ay içinde eksiklikleri gidermelidir. Eksikliklerin giderilmemesi hâlinde bildirim usulüne uygun yapılmamış sayılır ve yeniden yapılması gerekir.

Akademisyen daha önce patent başvurusu yapmışsa

Üniversiteye buluş bildirimi yapılmadan patent başvurusu gerçekleştirilmiş olabilir. Bu durum bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Yönetmelik m.30’a göre buluşçu, patent başvuru tarihinden itibaren bir ay içinde başvuruya ilişkin bilgi ve belgeleri ve gerekli buluş bildirimini yükseköğretim kurumuna sunmalıdır.

Bildirim yapılmaması, koşulların gerçekleşmesi hâlinde hak sahipliğine ilişkin dava ve tazminat sorumluluğu doğurabilir. Patent başvurusuna ilişkin genel işlemler ise patent başvuru süreci kapsamında ayrı değerlendirilir.

Üniversitenin Hak Sahipliği Talebi ve Patent Başvurusu Süreleri

Üniversitenin hak sahipliği talebi süreye bağlıdır. Buluş bildirimi yapılmış olması, üniversiteye sınırsız süreyle karar verme yetkisi tanımaz.

Üniversitenin hak talep etmesi için dört aylık süre

Yönetmelik m.31/1 gereğince yükseköğretim kurumu, buluş veya patent başvurusu bildiriminin kendisine ulaşmasından itibaren dört ay içinde hak sahipliği talebine ilişkin kararını buluşçuya yazılı olarak bildirmelidir.

Bu süre içinde hak sahipliği kararının bildirilmemesi hâlinde buluş serbest buluş kabul edilir. Dolayısıyla yalnızca üniversite bünyesinde bir değerlendirme toplantısı yapılmış veya kurum içi karar alınmış olması yeterli değildir; kararın usulüne uygun biçimde bildirilmesi de gereklidir.

Hak talebinden sonra patent başvurusu

SMK m.121/3 uyarınca üniversite hak sahipliği talebinde bulunmuşsa patent başvurusu yapmakla yükümlüdür.

Yönetmelik m.32’ye göre üniversite, daha önce patent başvurusu yapılmamış bir buluş bakımından hak sahipliği kararından itibaren dört ay içinde patent başvurusu yapmalıdır. Buluşçu ile üniversitenin anlaşması hâlinde bu süre karar tarihinden itibaren en fazla altı ay olabilir.

Süresinde patent başvurusu yapılmazsa buluş serbest buluş niteliği kazanır. Buluşçu tarafından önceden patent başvurusu yapılmışsa üniversitenin, başvurunun kendi başvurusu olarak işleme alınmasını aynı maddede belirtilen süre içinde Kuruma bildirmesi gerekir.

İşlemSüreBaşlangıç olayıHukuki dayanak
Buluş bildirimiGeciktirmeksizinBuluşun gerçekleştirilmesiSMK m.121/2, Yönetmelik m.29
Eksik bildirim için üniversitenin uyarısı2 ayBuluş bildiriminin üniversiteye ulaşmasıYönetmelik m.29/7
Buluşçunun bildirimi tamamlaması1 ayEksiklik bildiriminin ulaşmasıYönetmelik m.29/8
Önceden yapılmış patent başvurusunun bildirilmesi1 ayPatent başvuru tarihiYönetmelik m.30
Üniversitenin hak sahipliği kararını bildirmesi4 ayBuluş veya başvuru bildiriminin üniversiteye ulaşmasıYönetmelik m.31
Üniversitenin patent başvurusu yapması4 ay; anlaşma hâlinde en fazla 6 ayHak sahipliği karar tarihiYönetmelik m.32
Buluşçunun hak sahipliği kararına itirazı2 ayKararın buluşçuya bildirilmesiYönetmelik m.33/1
Üniversitenin itiraz hakkında karar vermesi2 ayİtirazın bildirilmesiYönetmelik m.33/2

Bu sürelerin uygulanmasında işlem dosyasındaki bildirim ve tebliğ tarihleri esas alınır. Buluşun ortaya çıktığı tarih, üniversitenin bildirimi aldığı tarih ve hak sahipliği kararının alındığı tarih her zaman aynı değildir.

Akademisyen Üniversitenin Hak Sahipliği Kararına İtiraz Edebilir mi?

Evet. SMK m.121/4 ve Yönetmelik m.33, buluşçunun üniversitenin hak sahipliği kararına karşı itiraz edebilmesini düzenler.

Buluşçu, kararın kendisine bildirilmesinden itibaren iki ay içinde buluşunun serbest buluş olduğunu ileri sürerek ilgili belgelerle birlikte üniversitenin belirlediği birime itiraz edebilir. Böyle bir birim henüz belirlenmemişse itiraz rektörlüğe sunulur.

Yönetmelik uyarınca itirazı inceleyecek birimin, ilk hak sahipliği kararını veren birimden farklı ve hiyerarşik olarak daha üst konumda karar verici bir birim olması gerekir.

Üniversite, itirazın kendisine bildirilmesinden itibaren iki ay içinde gerekçeli karar vermelidir. Süresinde karar verilmezse buluş serbest buluş niteliği kazanır.

İtirazda hangi gerekçeler ileri sürülebilir?

İtirazın temeli, buluşun üniversite buluşlarına ilişkin özel rejim kapsamında olmadığı veya serbest buluş niteliği taşıdığı iddiasıdır. Bu çerçevede buluşçu, somut olaya göre:

  • Buluşun üniversitedeki bilimsel çalışmalardan bağımsız geliştirildiğini,
  • Üniversite kaynakları ve araştırma altyapısıyla bağlantısının bulunmadığını,
  • Buluşun kişisel araştırma ve bağımsız teknik çalışmaya dayandığını,
  • Üniversitenin hak sahipliği değerlendirmesindeki maddi olguların hatalı olduğunu

belge ve delillerle açıklayabilir.

Bir buluşun serbest buluş olup olmadığı yalnızca tarafların beyanlarıyla değil, araştırmanın kapsamı ve teknik olgularla değerlendirilir.

İtiraz kabul edilirse patent başvurusuna ne olur?

Yönetmelik m.33/3 uyarınca patent başvurusu yapıldıktan sonra itiraz üzerine verilen karar sonucunda buluş serbest buluş niteliği kazanırsa buluş üzerindeki haklar karar tarihinden itibaren buluşçuya geçer.

Buluşçu, başvurunun kendi başvurusu olarak kabul edilmesini ve işlemlerin kendi adına yürütülmesini Kuruma bildirir. Üniversite de patent başvurusuna ilişkin gerekli bilgi ve belgeleri buluşçuya vermelidir.

Üniversite Patent Başvurusundan veya Patent Hakkından Vazgeçerse Ne Olur?

SMK m.121/6, üniversitenin patent başvurusundan veya patent hakkından vazgeçmek istemesi durumunda buluşçunun haklarını koruyan özel bir mekanizma öngörür.

Üniversite, başvurudan veya patentten vazgeçmeden önce buluşçuya başvuruyu veya patent hakkını devralmasını teklif etmelidir.

Yönetmelik m.34 uyarınca buluşçu, bu teklifin kendisine bildirilmesinden itibaren bir ay içinde cevap vermelidir. Teklifi kabul ederse haklar bedelsiz olarak buluşçuya devredilir ve ilgili sicil işlemleri gerçekleştirilir. Üniversite de patentin alınması ve korunması için gereken belgeleri sağlamalıdır.

Buluşçu teklifi kabul etmez veya belirtilen sürede cevap vermezse üniversite patent başvurusu veya patent hakkından vazgeçebilir.

Başvurudan sonra buluşun serbest buluş niteliği kazanması hâlinde de Yönetmelik m.34/2 kapsamında hakların buluşçuya bedelsiz devri söz konusu olur.

SMK m.121/6 ayrıca, üniversitenin başvuru veya patent hakkını buluşçuya devretmesi durumunda uygun bir bedel karşılığında inhisari olmayan kullanım hakkını saklı tutabilmesine imkân verir.

Üniversitenin kusuru nedeniyle patent başvurusunun veya patent hakkının sona ermesi durumunda ise SMK m.121/7 kapsamında buluşçunun uğradığı zararın tazmini gündeme gelebilir.

Üniversite Patent Gelirinin Ne Kadarı Akademisyene Aittir?

SMK m.121/8 uyarınca üniversite buluşundan elde edilen gelirin paylaşımı, buluşu yapana gelirin en az üçte biri verilecek şekilde belirlenir.

Bu oran, üniversitenin patent üzerinde hak sahibi olmasına rağmen buluşçunun ekonomik menfaatinin korunmasını sağlayan özel bir düzenlemedir. Akademisyene ödenecek payın somut miktarı ve ödeme şekli, kanuni alt sınır korunarak taraflar arasındaki sözleşme veya benzeri hukuki ilişki çerçevesinde belirlenir.

Gelir paylaşımında hangi tutar esas alınır?

Yönetmelik m.35/1, buluştan elde edilen geliri; buluşun kullanımından, lisans verilmesinden, devrinden veya diğer ticarileştirme yollarından elde edilen gelirlerin tamamı olarak tanımlar.

Bu nedenle üniversite buluşlarında öngörülen üçte birlik alt sınır, çalışan buluşlarına ilişkin farklı net gelir veya bedel tarifeleriyle karıştırılmamalıdır. Üniversite buluşuna özgü gelir tanımı esas alınmalı; geliri azaltan bir hesaplama yöntemi kanuni asgari payı etkisiz hâle getirmemelidir.

Örneğin üniversitenin bir buluştan 900.000 TL tutarında gelir elde ettiği ve bu tutarın tamamının ilgili düzenleme anlamında paylaşılacak geliri oluşturduğu varsayılırsa buluşçuya ayrılması gereken toplam pay en az 300.000 TL’dir. Somut olayda gelirin oluşumu ve hukuki niteliği belgeler üzerinden belirlenmelidir.

Birden fazla akademisyen buluşu gerçekleştirmişse

Yönetmelik m.35/2 gereğince birden fazla buluşçu bulunması durumunda buluşçulara ayrılan miktar, buluş üzerindeki katkı payları oranında paylaşılır.

Bu nedenle buluş bildiriminde katkı oranlarının doğru gösterilmesi önemlidir. Bildirimde katkı payları belirtilmemişse Yönetmelik m.29/3 uyarınca katkı payları eşit kabul edilir.

Buluş üzerindeki gerçek teknik katkı ve birlikte hak kazanma koşulları, ortak patent sahipliği konusu bakımından ayrıca önem taşır.

Akademisyen patent gelirini ne zaman alır?

Yönetmelik m.35/5’e göre sözleşmede aksi belirtilmedikçe buluştan elde edilen gelir her mali yıl sonunda hesaplanır ve buluşçunun payına düşen miktar kendisine ödenir.

Yönetmelik m.35/3, üniversitenin buluştan yararlanmaya başladığı tarihten itibaren iki ay içinde tarafların bedelin miktarı veya ödeme şekli üzerinde anlaşamamaları hâlinde uyuşmazlığın mahkeme yoluyla çözüleceğini düzenler.

Üniversitenin patent üzerindeki hak sahipliği, gelir paylaşımını açıklama ve kanuni payı ödeme yükümlülüklerinden bağımsız düşünülemez. Gelirin kaynağı ve ödeme belgeleri, uyuşmazlığın değerlendirilmesinde önem taşır.

Üniversite-sanayi işbirliğinde sözleşmesel gelir dağıtımının daha geniş boyutu, üniversite-sanayi işbirliğinde fikrî mülkiyet gelir paylaşımı başlığı altında değerlendirilir. Üniversite buluşuna ilişkin kanuni asgari pay ile farklı haklara ilişkin sözleşmesel gelir düzenlemeleri birbirine karıştırılmamalıdır.

Birden Fazla Üniversitenin veya Sanayi Kuruluşunun Katıldığı Buluşlar

Akademik araştırmalar birden fazla üniversiteyi veya üniversite ile özel sektör kuruluşlarını içerebilir. Böyle bir durumda buluşun teknik olarak kimler tarafından gerçekleştirildiği ile kuruluşlar arasındaki hak sahipliği ayrı ayrı incelenmelidir.

Farklı üniversitelerden araştırmacıların ortak buluşu

Yönetmelik m.29/4 uyarınca farklı yükseköğretim kurumlarında görev yapan kişiler tarafından gerçekleştirilen buluşlarda buluşçular kendi üniversitelerine ayrı ayrı bildirim yapar.

Bir buluşçunun kendi üniversitesi dışında başka bir üniversitenin imkânlarından da yararlandığı durumda, Yönetmelik m.29/5 uyarınca ilgili üniversitelere ayrı ayrı bildirim yapılması gerekir.

Yönetmelik m.32/4 kapsamında bu şekilde bildirilen buluşlar için farklı yükseköğretim kurumlarının birlikte patent başvurusu yapması ve aralarındaki hak sahipliği paylaşımını sözleşmeyle belirlemesi öngörülür.

Bu nedenle ortak araştırmalarda buluşçuların katkı oranları ile üniversitelerin hak sahipliği oranlarının aynı kavramlar olmadığına dikkat edilmelidir. Patent üzerindeki payların daha sonraki devri, lisanslanması ve tasarrufu ise ortak patentte pay ve tasarruf ilişkileri kapsamında değerlendirilir.

Üniversite ile özel şirketin ortak araştırması

SMK m.121/9 uyarınca öğretim elemanları, stajyerler ve öğrencilerin diğer kamu kurumları veya özel kuruluşlarla belirli bir sözleşme kapsamında yaptıkları çalışmalardan doğan buluşların hak sahipliğinin belirlenmesinde, diğer kanun hükümleri saklı kalmak kaydıyla sözleşme hükümleri esas alınır.

Bu nedenle bir üniversite ile şirket arasındaki araştırma sözleşmesinde patent başvuru hakkının hangi tarafa ait olacağı, birlikte gerçekleştirilen buluşların paylaşımı, bildirim sorumluluğu ve patent masrafları açıkça düzenlenmelidir.

Bu sözleşmelerde önceki bilgi birikimi ile proje sonucunda geliştirilen teknik sonuçların ayrılması, ortak Ar-Ge çalışmalarında fikrî mülkiyet hak sahipliği bakımından ayrı bir konudur.

Kamu destekli araştırma projeleri

Bir üniversite araştırmasının kamu desteğiyle yürütülmesi, her durumda yalnız SMK m.121’in uygulanacağı anlamına gelmez. Kamu kurum ve kuruluşlarınca desteklenen projelerden doğan buluşlar için SMK m.122 ve ilgili Yönetmelikte ayrı hükümler bulunmaktadır.

Üniversite buluşlarına ilişkin özel rejim ile kamu destekli proje düzenlemesinin somut ilişkisi; destek sözleşmesi, projenin tarafları, bildirimin muhatabı ve uygulanabilir kanun hükümleri üzerinden incelenmelidir. Bu farklı sahiplik düzeni, kamu destekli projelerde patent hakkı kapsamında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Üniversite ile Akademisyen Arasındaki Patent Uyuşmazlıklarında Hangi Deliller Önemlidir?

Üniversite ile buluşçu arasındaki uyuşmazlığın temelinde, buluşun özel üniversite rejimine girip girmediği veya üniversitenin hak sahipliği talebini usulüne uygun kullanıp kullanmadığı bulunabilir.

İlk gruptaki uyuşmazlıklarda teknik araştırmanın gelişimi, ikinci gruptaki uyuşmazlıklarda ise bildirim ve karar kayıtları belirleyicidir.

Teknik araştırmayla ilgili deliller

  • Araştırma projesi belgeleri ve çalışma planları.
  • Laboratuvar defterleri, deney sonuçları ve tarihli teknik kayıtlar.
  • Üniversite cihazlarının ve altyapısının kullanıldığına ilişkin kayıtlar.
  • Araştırmacıların görev ve katkı dağılımını gösteren belgeler.
  • Teknik çizimler, prototipler ve sürüm geçmişi bulunan çalışma dosyaları.
  • Proje raporları ve araştırmanın ilerleyişini gösteren yazışmalar.

Hak sahipliği süreciyle ilgili deliller

  • Buluş bildirimi ve üniversiteye ulaşma kaydı.
  • Eksiklik bildirimleri ve tamamlayıcı belgeler.
  • Üniversitenin hak sahipliği kararı.
  • Kararın buluşçuya yazılı bildirim tarihi.
  • İtiraz dilekçesi, itirazın bildirimi ve gerekçeli karar.
  • TÜRKPATENT başvuru ve sicil belgeleri.
  • Üniversiteyle veya araştırma ortaklarıyla yapılan sözleşmeler.
  • Gelir paylaşımı ve ticarileştirmeye ilişkin mali belgeler.

Patent başvurusu bakımından buluşun teknik unsurları ile araştırmacıların katkıları üzerinde uyuşmazlık varsa teknik bilirkişi incelemesi gerekebilir. Buna karşılık kanuni sürelerin geçirilip geçirilmediği konusunda öncelikle yazılı bildirim ve karar kayıtlarının incelenmesi gerekir.

Hak sahipliği kendisine ait olmayan bir kişinin patent başvurusunda bulunduğu veya patent aldığı iddiası, koşullarına göre SMK m.110 ve 111 çerçevesindeki talepleri gündeme getirebilir. Bu davaların koşulları ve sonuçları patent gaspı ve gerçek hak sahipliği davası kapsamında ayrıca değerlendirilir.

Bilimsel Yayın, Patent Başvurusu ve Önceki Dönem Buluşları

Akademisyen buluşunu makale veya kongrede açıklayabilir mi?

Bilimsel yayın yapma faaliyeti ile patent koruması arasında zamanlama açısından önemli bir ilişki vardır. Teknik çözümün kamuya açıklanması, patentin yenilik değerlendirmesini etkileyebilir. Kanunda öngörülen belirli açıklama istisnaları bulunmakla birlikte her bilimsel yayının patent başvurusundan önce yapılmasının risksiz olduğu kabul edilemez.

Bu nedenle patentlenebilir nitelikteki bir araştırma sonucunun makale, tez, kongre sunumu veya kamuya açık tanıtımla açıklanmasından önce buluş bildirimi, gizlilik ve patent başvurusunun zamanlaması birlikte değerlendirilmelidir.

Üniversitenin buluş bildirimini alan ilgili birimi de Yönetmelik m.29/1 gereğince buluşun gizliliğine ilişkin gerekli önlemleri almakla yükümlüdür.

6769 sayılı Kanundan önceki patentlere aynı hükümler uygulanır mı?

Her patent için mevcut hükümler geçmişe dönük olarak aynı biçimde uygulanmaz. Özellikle SMK Geçici m.1/4, önceki mevzuat hükümlerine göre verilmiş patent ve faydalı modellere uygulanacak düzenlemeleri belirlerken SMK m.121/8’i kapsam dışında bırakmıştır.

Bu nedenle 6769 sayılı Kanundan önceki bir patent üzerinde üniversite ile akademisyen arasında gelir paylaşımı uyuşmazlığı bulunuyorsa, patentin ve ilgili hak sahipliği ilişkisinin tarihleri incelenmeden yeni kanundaki en az üçte birlik gelir payının doğrudan uygulanacağı söylenemez.

Önceki dönemde kurulan hukuki ilişkiler bakımından uygulanacak mevzuat ve geçiş hükümleri ayrı değerlendirilmelidir.

Üniversite ve Akademisyen Patent Hakları Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Akademisyen yaptığı buluşun patentini kendi adına alabilir mi?

Evet, ancak buluşun hukuki niteliğine ve üniversitenin hak sahipliği sürecine bağlıdır. Buluş serbest buluşsa veya üniversite süresinde hak talep etmediği ya da patent başvurusu yükümlülüğünü yerine getirmediği için serbest hâle gelmişse akademisyen kendi adına başvuru yapabilir. Üniversite buluşlarında bildirim yükümlülüğü ayrıca dikkate alınmalıdır.

2. Üniversite patent üzerinde hak sahibi olursa akademisyenin ismi silinebilir mi?

Hayır. Üniversitenin patent başvuru sahibi veya patent sahibi olması, gerçek buluşçunun SMK m.90 kapsamında buluşçu olarak tanınma ve adının belirtilmesini isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Buluşçu ayrıca isminin gizli tutulmasını talep edebilir.

3. Üniversite dört ay içinde hak talep etmezse ne olur?

Yönetmelik m.31/1’e göre üniversite, buluş veya başvuru bildiriminin kendisine ulaşmasından itibaren dört ay içinde hak sahipliği kararını yazılı olarak buluşçuya bildirmezse buluş serbest buluş kabul edilir. Sürecin değerlendirilmesinde bildirimin usulüne uygunluğu ve ulaşma tarihi önemlidir.

4. Üniversite patent gelirinden akademisyene hiç pay vermeyebilir mi?

SMK m.121/8’in uygulandığı bir üniversite buluşunda, elde edilen gelirin paylaşımında buluşçuya en az üçte birlik pay ayrılması gerekir. Gelirin miktarı ve ödeme şekli somut belgeler üzerinden değerlendirilir. Buluşun henüz gelir üretmemiş olması ile elde edilmiş gelirden pay ödenmemesi farklı durumlardır.

5. Öğrencinin bitirme projesinde geliştirdiği buluş üniversiteye mi aittir?

Her durumda değil. Bitirme projesinin üniversitedeki bilimsel araştırmalarla bağlantısı, üniversite altyapısının kullanımı, buluşa katkı sağlayan kişiler ve varsa sözleşmeler incelenir. Öğrencinin statüsü tek başına bütün kişisel buluşlar üzerinde üniversiteye hak vermez.

6. Akademisyenle üniversite arasındaki gelir paylaşımı uyuşmazlığında hangi yol izlenir?

Yönetmelik m.35/3’e göre üniversitenin buluştan yararlanmaya başladığı tarihten itibaren iki ay içinde bedelin miktarı veya ödeme şekli üzerinde anlaşma sağlanamazsa uyuşmazlık mahkeme yoluyla çözümlenir. Somut uyuşmazlıktaki talep türü, sözleşme ve uygulanacak usul hükümleri ayrıca incelenmelidir.

7. Akademisyenin geliştirdiği teknik ürün yerine tasarım söz konusuysa aynı hükümler geçerli midir?

Patent ve tasarım hak sahipliği aynı hukuki rejim değildir. Teknik buluşun patentle korunması ile bir ürünün görünümüne ilişkin tasarım hakkının kazanılması farklı koşullara bağlıdır. Bu ayrım, üniversite ve akademisyen tasarımlarında hak sahipliği konusunda ayrıca incelenir.

Sonuç

Üniversite ve akademisyen buluşlarında patent hakkının belirlenmesi, yalnız buluşu kimin yaptığına değil, buluşun üniversitedeki bilimsel çalışmalarla bağlantısına ve SMK m.121 kapsamında yürütülen hak sahipliği sürecine bağlıdır. Üniversite süresinde hak talep edebilir; ancak bu hakkın kazanılması, patent başvurusunun yapılması ve buluşçunun itirazının değerlendirilmesi ayrı yükümlülüklere tabidir.

Üniversitenin patent üzerinde hak sahibi olması, buluşçunun adının belirtilmesine ilişkin hakkını ve uygulanabilir kanun hükümlerine göre buluştan elde edilen gelirdeki asgari payını ortadan kaldırmaz. Özellikle birden fazla araştırmacının veya üniversitenin katıldığı çalışmalarda katkı oranlarının, bildirimlerin ve hak sahipliği kararlarının yazılı belgelerle ortaya konulması önem taşır.

Akademisyenin buluşunun serbest olup olmadığı, üniversitenin hak talebinin geçerliliği, patent başvurusunun kime ait olacağı ve gelir paylaşımından kaynaklanan uyuşmazlıklar somut olayın belgeleri üzerinden değerlendirilmelidir. Bu süreçlerde patent hukuku ve patent hak sahipliği konusunda hukuki danışmanlık, hakların doğru belirlenmesi ve uyuşmazlıkların uygun hukuki çerçevede ele alınması bakımından önem taşıyabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer