Patent Devir Sözleşmesi ve Sicile Kayıt: Geçerlilik Şartları ve Hukuki Sonuçları

patent devir sözleşmesi, patent başvurusundan veya verilmiş patentten doğan hakların mevcut sahibinden başka bir kişiye geçirilmesini sağlayan hukuki işlemdir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 148. maddesi uyarınca devir sözleşmesinin geçerli olması için yazılı şekilde yapılması ve noter tarafından onaylanması gerekir. Devrin Türk Patent ve Marka Kurumu siciline kaydedilmesi ise özellikle iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurması bakımından önem taşır. Dolayısıyla sözleşmenin geçerliliği ile sicile kaydın hukuki etkisi birbirinden ayrılmalıdır.

Patent devri yalnızca bir belgenin veya teknik bilginin teslimi değildir. İşlem, patentten kaynaklanan hak sahipliğinin değişmesini hedefler. Bu nedenle devredenin tasarruf yetkisi, devredilen patentin kimliği, devir bedeli, mevcut lisanslar ve sicil kayıtları birlikte değerlendirilmelidir.

Patent Devri Nedir ve Neleri Kapsar?

Patent devri, patent veya patent başvurusu üzerindeki hak sahipliğinin hukuki işlem yoluyla başka bir gerçek veya tüzel kişiye geçirilmesidir. Devreden kişi mevcut hak sahibi, devralan kişi ise devir sonucunda hak sahibi olması amaçlanan taraftır.

SMK m.148/1, sınai mülkiyet haklarının devredilebileceğini açıkça düzenler. Aynı maddenin sekizinci fıkrası, bu düzenlemenin sınai mülkiyet hakkı başvurularına da uygulanacağını belirtir. Bu nedenle yalnızca verilmiş patentler değil, henüz inceleme aşamasındaki patent başvuruları da devir işlemine konu olabilir.

SMK m.109/1 uyarınca patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine aittir ve başkalarına devredilebilir. Bununla birlikte buluşçu sıfatı ile patent üzerindeki ekonomik hakların sahibi olma durumu aynı değildir. Patent haklarının devredilmesi, buluşu gerçekleştiren kişinin tarihsel ve teknik anlamdaki buluşçu kimliğini değiştirmez.

Başlangıçtaki hak sahipliği ve buluşçu ile patent sahibi arasındaki ayrım, patent hakkının kime ait olduğu konusuyla bağlantılıdır. Devir sözleşmesinde ise mevcut hakkın kimden kime ve hangi koşullarla geçtiği incelenir.

Patent Başvurusunun Devri ile Verilmiş Patentin Devri

Patent başvurusu ile verilmiş patent aynı hukuki aşamada bulunmaz. Bu farklılık, devir işleminin ekonomik ve hukuki risklerini de etkiler.

  • Patent başvurusunun devri: Henüz patent verilmemiştir. Devralan, başvurunun devam eden işlemlerini, patent verilmeme ihtimalini ve başvurunun mevcut teknik kapsamını dikkate almalıdır.
  • Verilmiş patentin devri: Patent hakkı doğmuş olmakla birlikte korumanın kalan süresi, hükümsüzlük riski, yıllık ücretlerin durumu ve patent üzerinde kurulmuş diğer haklar önem taşır.

Başvurunun devredilmesi, devralana mutlaka patent verileceği anlamına gelmez. Verilmiş patentin devri de patentin geçerliliği veya ekonomik değeri bakımından kendiliğinden bir güvence oluşturmaz.

Patent Devir Sözleşmesinin Geçerlilik Şartları

1. Yazılı Şekil ve Noter Onayı

SMK m.148/4 uyarınca sınai mülkiyet haklarına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Aynı hüküm, devir sözleşmeleri bakımından özel bir geçerlilik şartı getirir: Devir sözleşmesinin noter tarafından onaylanmış şekilde yapılması zorunludur.

Bu nedenle tarafların yalnızca kendi aralarında imzaladıkları adi yazılı belge, kanunun patent devri için aradığı noter onayı şartını karşılamaz. Sözleşmenin karşılıklı irade açıklamalarını içermesi kadar, emredici şekil şartına uygun kurulması da gerekir.

Elektronik yazışmalar, fatura, ödeme dekontu, yönetim kurulu kararı veya tarafların devre ilişkin mutabakatını gösteren diğer belgeler bir uyuşmazlıkta delil niteliği taşıyabilir. Ancak bunlar, tek başlarına noter tarafından onaylanmış devir sözleşmesinin yerine geçmez.

Yurt dışında düzenlenen devir belgelerinde ise belgenin niteliğine ve düzenlendiği ülkeye göre noter onayının Türkiye’de kullanılabilirliği, apostil veya diğer tasdik gereklilikleri ve Türkçe tercüme koşulları ayrıca değerlendirilmelidir.

2. Devredenin Hak Sahipliği ve Tasarruf Yetkisi

Bir kişinin patent sicilinde hak sahibi olarak görünmesi, devir öncesindeki hukuki incelemenin önemli başlangıç noktasıdır. Bununla birlikte yalnızca sicil kaydına bakılması her durumda yeterli olmayabilir.

Özellikle patentin daha önce devredildiği, hak sahipliği hakkında dava bulunduğu, ortak hak sahipliği söz konusu olduğu veya devredenin temsil yetkisinin tartışmalı olduğu durumlarda işlem güvenliği bakımından ek inceleme yapılmalıdır.

Devreden bir şirket ise sözleşmeyi imzalayan kişinin şirketi temsil yetkisi ve gereken şirket içi kararlar kontrol edilmelidir. Vekil aracılığıyla gerçekleştirilen devirlerde vekâletnamenin işleme elverişli olup olmadığı ayrıca değerlendirilir.

SMK m.127/1, patent başvurusundan veya patentten doğan hakları devreden kişinin bu işlemi yapmaya yetkili olmadığının sonradan anlaşılması hâlinde ilgililere karşı sorumluluğunu düzenler. Yetkisiz tasarruftan doğan sorumluluk ile sözleşmenin geçersizliği birbirinden ayrı hukuki sorunlardır.

3. Devredilecek Hakkın Belirlenebilir Olması

Devir sözleşmesinde hangi patent veya patent başvurusunun devredildiği hiçbir tereddüde yer bırakmayacak biçimde gösterilmelidir.

Bu amaçla patent veya başvuru numarası, buluş başlığı, hak sahipliği bilgileri ve varsa ilgili diğer ayırt edici kayıtlar sözleşmeye alınmalıdır. Birden fazla patentin aynı sözleşmeye konu edilmesi planlanıyorsa her biri ayrı ayrı belirlenmelidir.

SMK m.112/3 uyarınca ortak hak sahipliği bulunsa dahi patent başvurusu veya patent, devir ya da üzerinde hak tesisi amacıyla bölünemez. Ancak bu kural, ortaklardan birinin kendisine ait payı üzerinde tasarruf etmesiyle karıştırılmamalıdır. Pay devrinin özel sonuçları ayrıca değerlendirilir.

Patent Devir Sözleşmesinde Hangi Hükümler Bulunmalıdır?

Kanunun aradığı geçerlilik şekli ile ticari açıdan yeterli bir sözleşme hazırlanması aynı şey değildir. Noter onaylı bir sözleşmede dahi belirsiz bırakılmış haklar, ödeme koşulları veya teslim yükümlülükleri uyuşmazlık doğurabilir.

Somut işlem bakımından aşağıdaki hususların açıkça düzenlenmesi önemlidir:

  1. Taraflar ve temsil: Devreden ile devralanın kimlik veya ticaret unvanı, adresleri ve temsil yetkileri.
  2. Devir konusu: Devredilen patentin veya başvurunun numarası, adı ve hukuki durumu.
  3. Devrin kapsamı: İşlemin patentin tamamına mı yoksa hak sahipliği payına mı ilişkin olduğu.
  4. Bedel ve ödeme: Devir bedeli, ödeme tarihi, taksitler, ödeme koşulları ve gerektiğinde teminat düzeni.
  5. İşlemin tamamlanması: Tarafların noter ve sicile kayıt işlemlerindeki yükümlülükleri ile masrafların paylaşılması.
  6. Mevcut hukuki yükler: Lisans, rehin, haciz, dava veya diğer hakların bulunup bulunmadığına ilişkin beyanlar.
  7. Teknik belgelerin teslimi: Devralanın hakkı değerlendirmesi veya kullanması için gerekli belge ve bilgilerin sağlanması.
  8. Başvuru ve koruma işlemleri: Devam eden Kurum işlemlerinin, bildirimlerin ve yıllık ücretlerin hangi tarafça takip edileceği.
  9. Beyanlar ve sorumluluk: Hak sahipliği, üçüncü kişi iddiaları, bilinen hukuki riskler ve sözleşmeye aykırılığın sonuçları.
  10. Uyuşmazlıkların çözümü: Uygulanacak hukuk, yetkili merci ve sözleşmeye özgü diğer uyuşmazlık hükümleri.

Bu unsurların tamamı her sözleşmede aynı ayrıntıyla düzenlenmek zorunda değildir. Ancak devir konusu hakkın belirlenmesi, tasarruf yetkisinin incelenmesi ve tarafların temel edimlerinin açıklığa kavuşturulması işlem güvenliği bakımından belirleyicidir.

Teknik Bilgilerin Teslimi

SMK m.126/1 uyarınca sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa patenti veya patent başvurusunu devreden kişi, buluşun normal şekilde kullanılması için zorunlu olan teknik bilgileri devralana vermekle yükümlüdür.

Aynı maddenin ikinci fıkrası, devralanın kendisine verilen gizli bilgilerin açıklanmasını önlemek için gerekli tedbirleri almasını öngörür.

Bu düzenleme, patent hakkının devri ile teknik bilgi aktarımının birbirine temas ettiğini gösterir. Bununla birlikte patent belgesinde açıklanan bilgiler ile bağımsız gizli teknik bilgi veya know-how aynı hukuki varlık değildir. Özellikle teknoloji transferine konu olan ilave bilgi paketleri, teslim yükümlülükleri ve gizlilik koşulları sözleşmede belirginleştirilmelidir.

Patent Devrinin Sicile Kaydı Nasıl Yapılır?

Patent devri işleminin sicile kaydı, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde yürütülür.

SMK m.148/5 uyarınca hukuki işlemler, taraflardan birinin talebi, öngörülen ücretin ödenmesi ve yönetmelikteki koşulların yerine getirilmesi üzerine sicile kaydedilir ve Bültende yayımlanır.

Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik’in 125. maddesi, devir yoluyla hak sahipliğinde meydana gelen değişikliklerin sicile kaydında aranacak temel bilgi ve belgeleri düzenler.

Sicile Kayıt İçin Gerekli Belgeler

  • İlgili devir işlemine ilişkin talep formu.
  • Sicile kayıt ücretinin ödendiğini gösteren bilgi.
  • Devredilecek patent numarasını içeren, kanunun şekil şartına uygun devir sözleşmesi.
  • Sözleşmenin yabancı dilde olması hâlinde yeminli tercüman tarafından onaylanmış Türkçe tercümesi.
  • İşlemin niteliğine göre gerekli olabilecek temsil ve diğer destekleyici belgeler.

Yönetmelik m.125/2 uyarınca patent devir bedelinin devir sözleşmesinde belirtilmesi veya talep formunda beyan edilmesi zorunludur. Bu nedenle bedel bilgisinin yalnız tarafların kendi muhasebe veya ödeme belgelerinde bulunması, sicile kayıt başvurusundaki beyan yükümlülüğünün yerine getirildiği anlamına gelmez.

Devrin bedelsiz yapılması gibi özel durumlarda da işlemin hukuki niteliği ve bedel beyanı açık biçimde değerlendirilmelidir.

TÜRKPATENT Elektronik İşlem Süreci

TÜRKPATENT’in elektronik başvuru ve takip sistemi üzerinden hukuki işlemler bölümündeki devrin sicile kaydı işlem adımı kullanılır. Kurumun patent işlemlerine ilişkin kılavuzunda bu işlem, EPATS sistemindeki hukuki işlemler arasında gösterilmektedir.

İşlem genel olarak şu aşamalardan oluşur:

  1. Devredilecek patent veya patent başvurusunun sicil bilgilerinin belirlenmesi.
  2. Geçerli devir sözleşmesinin ve gerekiyorsa tercüme ile destekleyici belgelerin hazırlanması.
  3. Taraflardan birinin sicile kayıt talebinde bulunması.
  4. Gerekli belge ve bilgilerin elektronik sisteme sunulması ve ücretin ödenmesi.
  5. Kurumun kayıt talebini değerlendirerek uygun bulunan hak sahipliği değişikliğini sicile işlemesi ve Bültende yayımlaması.

Sicile kayıt işlemi için kanunda bütün devirler bakımından geçerli, sözleşmenin imzalanmasından itibaren başlayan sabit bir başvuru süresi öngörülmemiş olması, işlemin geciktirilmesinin hukuki bakımdan risksiz olduğu anlamına gelmez. Özellikle iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik nedeniyle kaydın geciktirilmemesi önemlidir.

Sicile Kayıt Yapılmazsa Patent Devri Geçersiz mi Olur?

Hayır. Patent devrinin sicile kaydedilmemesi, tek başına noter tarafından onaylanmış ve diğer geçerlilik koşullarını taşıyan devir sözleşmesini geçersiz kılmaz. Ancak sicile kayıt yapılmamasının üçüncü kişiler bakımından önemli sonuçları vardır.

SMK m.106/2, patent başvuruları veya patentlere ilişkin devir ve lisansların, maddede öngörülen özel hükümler saklı kalmak üzere, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı sicile kayıt tarihinden itibaren hüküm doğuracağını düzenler. SMK m.148/5 de sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan hakların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini belirtir.

Bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde sözleşmenin taraflar arasındaki hukuki etkisi ile sicil kaydının üçüncü kişilere karşı etkisi ayrışır.

İşlemHukuki işleviTemel sonuç
Yazılı ve noter onaylı devir sözleşmesiDevrin kanuni geçerlilik şeklini karşılar.Diğer geçerlilik koşulları da mevcutsa taraflar arasındaki devrin hukuki temelini oluşturur.
TÜRKPATENT siciline kayıtHak sahipliği değişikliğini sicile işler.Devrin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi bakımından belirleyicidir.
Bültende yayımSicile kaydedilen işlemin ilanını sağlar.Hak sahipliği değişikliğinin açıklanmasına hizmet eder.

Dolayısıyla sicile kayıt, sıradan patent devir sözleşmesi bakımından noter onayının yerine geçen veya sözleşmenin geçerliliğini tek başına kuran bir işlem değildir. Aynı şekilde noter onayı da sicile kaydın üçüncü kişilere karşı sağladığı hukuki etkiyi kendiliğinden karşılamaz.

İyiniyetli Üçüncü Kişilere Karşı İleri Sürme

Örneğin patent sahibi A, patentini noter onaylı sözleşmeyle B’ye devretmiş, ancak devir henüz sicile kaydedilmemiş olsun. A’nın daha sonra aynı patent üzerinde başka bir kişi lehine işlem gerçekleştirmesi hâlinde uyuşmazlığın çözümü yalnızca iki sözleşmenin tarihine bakılarak yapılamaz.

İkinci kişinin iyiniyeti, işlemlerin niteliği, sicile kayıt durumu ve diğer somut koşullar önem taşır. Kanunun iyiniyetli üçüncü kişileri koruyan sicil hükümleri uygulanırken üçüncü kişinin önceki devri bilip bilmediği veya bilmesinin gerekip gerekmediği ayrıca incelenebilir.

Bu nedenle sicile kayıt, yalnızca idari kayıtlardaki isim değişikliği olarak görülmemelidir. Devralanın hukuki konumunun üçüncü kişiler karşısında korunması bakımından önemli bir işlemdir.

Patent Devralmadan Önce Neler Kontrol Edilmelidir?

Patent devri, devralan bakımından yalnızca sözleşme bedelinin ödenmesiyle tamamlanan ekonomik bir değerlendirme değildir. Devralınan hakkın gerçekten mevcut, geçerli ve amaçlanan kullanım açısından elverişli olup olmadığı araştırılmalıdır.

Hak Sahipliği ve Sicil İncelemesi

Öncelikle devredenin sicildeki konumu, varsa önceki devirler ve devam eden hak sahipliği uyuşmazlıkları kontrol edilmelidir.

Bir kişinin patent üzerinde hakkı bulunmadığı iddiası ile tarafların geçerli sözleşmeyle patent devretmesi birbirinden farklıdır. Gerçek hak sahibinin patentin kendisine geçirilmesini talep etmesi gibi uyuşmazlıklar, patent isteme hakkının gaspı ve hak sahipliği davası kapsamında ayrı hukuki koşullara tabidir.

Patentin Koruma Durumu ve Mevcut Yükler

Devralan bakımından özellikle şu hususlar önem taşır:

  • Patentin koruma süresinin devam edip etmediği.
  • Yıllık ücretlerin ve ilgili diğer yükümlülüklerin durumu.
  • Patent hakkında hükümsüzlük davası veya başka bir uyuşmazlık bulunup bulunmadığı.
  • Patent üzerinde mevcut lisans, rehin, haciz veya başka bir hukuki kayıt bulunup bulunmadığı.
  • Patent başvurusu devam ediyorsa araştırma, inceleme, itiraz ve diğer işlemlerin hangi aşamada olduğu.
  • Devir sözleşmesindeki teknik açıklamalar ile sicildeki patent dosyasının birbiriyle uyumlu olup olmadığı.

Bir patentin devredilmesi koruma süresini yeniden başlatmaz. Devralan, patentin mevcut hukuki durumunu ve kalan koruma süresini esas almalıdır.

Patent üzerinde lisans bulunması hâlinde, lisansın kapsamı, sicile kayıt durumu ve devir sonrasındaki etkileri ayrıca değerlendirilmelidir. Patent hakkının tümüyle devredilmesi ile patentin kullanımına izin verilmesi birbirinden farklı işlemlerdir. Kullanma yetkisinin sözleşmeyle verilmesi, patent lisans sözleşmesi hükümleri çerçevesinde incelenir.

Patent Devrinde Özel Durumlar ve Uyuşmazlıklar

Ortak Patentte Pay Devri

Bir patentin birden fazla hak sahibi varsa pay üzerinde gerçekleştirilen tasarruf ile patentin tamamının devri birbirinden ayrılır.

SMK m.112, ortak hak sahipliği bulunan patentlerde taraflar arasındaki anlaşmayı, anlaşma bulunmadığında ise paylı mülkiyete ilişkin hükümleri esas alır. SMK m.148/3 ise sınai mülkiyet hakkındaki payın üçüncü kişiye satılması hâlinde diğer paydaşların belirli koşullarda önalım hakkını düzenler.

Bu nedenle ortak patentte pay satın alınması planlanıyorsa diğer paydaşların hukuki durumu ve önalım hakkının koşulları göz ardı edilmemelidir. Pay üzerinde tasarruf, bildirim ve önalım hakkına ilişkin ayrıntılar ortak patentte pay devri ve tasarruf kapsamında ele alınmaktadır.

Şirket Birleşmesi, Bölünmesi ve Ticari İşletmenin Devralınması

Patent hakkının bir devir sözleşmesine konu edilmesi ile şirket birleşmesi, bölünmesi veya diğer yapısal işlemler sonucunda hak sahipliğinin değişmesi aynı hukuki işlem değildir.

SMK m.148/2 uyarınca patent gibi sınai mülkiyet hakları işletmeden bağımsız olarak hukuki işlemlere konu edilebilir. Bu nedenle patentin devri için her durumda patent sahibinin işletmesinin de devredilmesi gerekmez.

Öte yandan Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.125/4, şirket birleşmesi, bölünmesi, ayni sermaye konulması ve ticari işletmenin devralınması sonucunda meydana gelen hak sahipliği değişikliklerinin sicile kaydı bakımından ayrı belge koşulları öngörür.

Bu tür işlemlerde şirketler hukuku belgeleri ile patent sicilindeki kayıtların birbirine uygun hâle getirilmesi gerekir.

Patentle Birlikte Başka Fikrî Mülkiyet Haklarının Devri

Bir teknoloji veya ürün üzerinde patentin yanında marka, tasarım, yazılım üzerindeki mali haklar ya da başka fikrî mülkiyet hakları bulunabilir. Patentin devri, bu hakların tamamının da kendiliğinden devredildiği anlamına gelmez.

Birden fazla koruma türünün aynı sözleşmeye konu edilmesinde her hakkın kendi devir koşulları ve şekil hükümleri dikkate alınmalıdır. Bu ayrım, birden fazla fikrî mülkiyet hakkını kapsayan devir sözleşmeleri açısından ayrıca önem taşır.

Devir Sözleşmesinin Geçersizliği ve Sorumluluk

Devir sözleşmesinde noter onayının bulunmaması, devredenin tasarruf yetkisinin bulunmaması veya devre konu hakkın hukuki durumuna ilişkin yanlış beyan verilmesi aynı sonuçları doğurmaz.

İlk durumda kanuni şekil şartı, ikinci durumda hak sahipliği ve tasarruf yetkisi, üçüncü durumda ise sözleşmesel beyanlar ile sorumluluk hükümleri değerlendirilir.

SMK m.127, yetkisiz devir yanında patent başvurusunun geri alınması, reddedilmesi ve patentin hükümsüzlüğü gibi durumların sorumluluk üzerindeki etkilerine ilişkin hükümler içerir. Sözleşmede daha kapsamlı sorumluluk öngörülmesi ve devredenin kötüniyetli davranması da hukuki değerlendirmeyi etkileyebilir.

Devir veya lisans ilişkisinden doğan bu özel sorunlar patent devri ve lisansında geçersizlik ile sorumluluk başlığı altında ayrıca incelenir.

Örnek: Noter Onaylı Patent Devri Yapılmış Ancak Sicile Kayıt Gerçekleşmemişse

Bir teknoloji şirketinin, sahip olduğu tescilli patenti başka bir şirkete belirli bir bedel karşılığında devrettiğini varsayalım. Taraflar patent numarasını içeren devir sözleşmesini noter onayıyla düzenlemiş ve devralan bedeli ödemiştir. Ancak hak sahipliği değişikliğinin TÜRKPATENT siciline kaydedilmesi için henüz başvuru yapılmamıştır.

Bu durumda:

  • Sözleşme kanuni şekil şartını ve diğer geçerlilik koşullarını taşıyorsa, sırf sicil kaydı henüz yapılmadığı için taraflar arasındaki devir işleminin geçersiz olduğu söylenemez.
  • Devralanın sicilde hak sahibi olarak görünmemesi, hakkın iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde sorun oluşturabilir.
  • Tarafların sözleşmede üstlendikleri sicile kayıt yükümlülükleri ve bunlara aykırılığın sonuçları önem kazanabilir.
  • Devirden sonra patent üzerinde başka bir tasarrufta bulunulmuşsa üçüncü kişinin iyiniyeti ve sicil hükümleri ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu örnek, noter onayının ve sicile kaydın neden iki ayrı hukuki işlev taşıdığını göstermektedir. Güvenli bir devir işleminde sözleşmenin usulüne uygun hazırlanması kadar sicildeki hak sahipliği değişikliğinin tamamlanması da önemlidir.

Patent Devir Sözleşmesi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Patent devri için noter onayı zorunlu mudur?

Evet. SMK m.148/4 uyarınca devir sözleşmesinin geçerliliği noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmasına bağlıdır. Yalnızca tarafların imzaladığı adi yazılı sözleşme bu özel şekil şartını karşılamaz.

Patent devri sicile kaydedilmezse ne olur?

Usulüne uygun düzenlenmiş devir sözleşmesi sırf sicile kayıt yapılmadığı için geçersiz hâle gelmez. Bununla birlikte SMK m.106 ve m.148 uyarınca sicile kaydedilmeyen devirden doğan hakların iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde hukuki sınırlamalar bulunmaktadır.

Henüz patent verilmemiş bir başvuru devredilebilir mi?

Evet. SMK m.148/8 uyarınca patent başvuruları da devir işlemlerine konu olabilir. Ancak başvurunun devralınması patentin kesin olarak verileceği anlamına gelmez. Başvurunun işlem aşaması ve reddedilme riski ayrıca incelenmelidir.

Patent devir bedelinin sözleşmede yazılması zorunlu mudur?

Devir bedelinin sözleşmede gösterilmesi işlem açıklığı bakımından önemlidir. Bununla birlikte Uygulama Yönetmeliği m.125/2, patent devir bedelinin sözleşmede belirtilmesine alternatif olarak talep formunda beyan edilmesine de imkân tanır. Bedel beyanı, sicile kayıt işlemi bakımından ihmal edilmemelidir.

Patent hakkının yalnız bir bölümü devredilebilir mi?

SMK m.112/3, patentin devir veya üzerinde hak tesisi amacıyla bölünemeyeceğini düzenler. Buna karşılık birden fazla hak sahibinin bulunduğu patentlerde ortakların kendi payları üzerinde tasarruf etmeleri mümkündür. Pay satışının önalım hakkı gibi özel sonuçları bulunabilir.

Patent devri ile patent lisansı aynı şey midir?

Hayır. Patent devrinde hak sahipliğinin değişmesi amaçlanır. Lisans sözleşmesinde ise patent veya başvuru üzerindeki hak sahipliği devredilmeksizin belirli kullanım yetkileri tanınır. Bu nedenle her iki işlem farklı hukuki sonuçlara ve sözleşme hükümlerine tabidir.

Patent devredilince koruma süresi yeniden başlar mı?

Hayır. Patent devri koruma süresini yeniden başlatmaz veya uzatmaz. Devralan, mevcut patentin kalan koruma süresini ve hakkın devamı için yerine getirilmesi gereken yükümlülükleri dikkate almalıdır.

Sonuç

Patent devir sözleşmesi, patent veya patent başvurusundan doğan hakların başka bir hak sahibine geçirilmesi için kullanılan hukuki işlemdir. SMK m.148 uyarınca yazılı şekil ve noter onayı sözleşmenin geçerliliği bakımından zorunludur. TÜRKPATENT siciline kayıt ise devrin iyiniyetli üçüncü kişilere karşı hukuki etkisi yönünden belirleyicidir.

Devir işleminin sağlıklı yürütülmesi için devredenin tasarruf yetkisi, patentin güncel hukuki durumu, sözleşmenin kapsamı, bedel beyanı, varsa mevcut lisans ve diğer haklar ile sicile kayıt koşulları birlikte değerlendirilmelidir. Sözleşmenin noter onaylı olması, bu maddi ve hukuki risklerin tamamını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Patent devrinin hazırlanması, sözleşmenin hukuki denetimi, hak sahipliği kayıtlarının değerlendirilmesi ve işlemden doğabilecek uyuşmazlıklar konusunda patent avukatı ve patent hukuku danışmanlığı kapsamında somut işlemin özelliklerine uygun hukuki değerlendirme yapılabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer