Bir patentin veya patent başvurusunun birden fazla kişiye ait olması durumunda patentte ortak mülkiyet, öncelikle hak sahipleri arasındaki anlaşmaya, böyle bir anlaşma bulunmadığında ise paylı mülkiyet hükümlerine göre düzenlenir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 112. maddesi uyarınca her ortak kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabilir ve diğer ortaklara bildirim yaparak buluşu kullanabilir. Buna karşılık, buluşun kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilmesi kural olarak bütün hak sahiplerinin oybirliğini gerektirir. Payın üçüncü kişiye satılmasında diğer ortakların önalım hakkı da söz konusu olabilir.
Ortak Patent Sahipliğinin Hukuki Yapısı Nedir?
Ortak patent sahipliği, aynı patent başvurusunun veya verilmiş patentin birden fazla gerçek ya da tüzel kişiye ait olmasıdır. Hak sahiplerinin her biri, ortaklık ilişkisinde belirli bir paya sahip olabilir. Bununla birlikte patent, ortakların sayısına göre ayrı ve bağımsız patentlere bölünmez.
SMK m. 112/1, ortaklık ilişkisinin belirlenmesinde öncelikle tarafların anlaşmasına yer verir. Anlaşma bulunmadığında 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) paylı mülkiyet hükümleri uygulanır. TMK m. 688 uyarınca paylı mülkiyette paylar başka türlü belirlenmedikçe eşit sayılır.
Bu nedenle patent sicilinde birden fazla hak sahibinin bulunması ile bu kişilerin patent üzerindeki pay oranlarının belirlenmesi birbirinden ayrılmalıdır. Ortakların paylarını, kullanma yetkilerini ve gelir ilişkilerini açıklayan sözleşme ve belgeler önem taşır.
Ortak Patent Sahipliği ile Birlikte Buluş Sahipliği Aynı Mıdır?
Her ortak patent sahibinin mutlaka buluşun teknik geliştirilmesine katılmış olması gerekmez. Bir kişi buluşçu olduğu için, başka bir kişi ise devir, miras veya diğer hukuki işlemler sonucunda patent üzerinde hak sahibi olabilir.
SMK m. 109/2, bir buluşun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi durumunda patent isteme hakkının, aksi kararlaştırılmadıkça bu kişilerin tamamına ait olacağını düzenler. Ancak ortak patent üzerinde sonradan gerçekleştirilen pay devri, lisans ve diğer tasarruf işlemleri SMK m. 112 ve 148 çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Buluşun meydana getirilmesine kimin hangi katkıyı yaptığı ve başlangıçtaki hak sahipliği tartışmaları, birlikte buluş sahipliği ve müşterek buluşun hakları kapsamında ayrıca incelenir.
Patent Ortakları Hangi İşlemleri Tek Başına Yapabilir?
SMK m. 112, her hak sahibinin diğer ortaklardan bağımsız olarak kullanabileceği yetkileri açıkça saymıştır. Bu yetkilerin kapsamı, patentin tamamı üzerinde üçüncü kişilere hak tanıyan işlemlerden ayrılmalıdır.
| İşlem | Karar veya Bildirim Şartı | Hukuki Dayanak |
|---|---|---|
| Kendi patent payı üzerinde tasarruf | Ortak, kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabilir; işlemin niteliğine ilişkin şekil ve diğer şartlar saklıdır. | SMK m. 112/1-a, 148 |
| Buluşu bizzat kullanma | Diğer hak sahiplerine bildirim yapılması gerekir. | SMK m. 112/1-b |
| Patenti korumak için gerekli önlemleri alma | Her hak sahibi bağımsız hareket edebilir. | SMK m. 112/1-c |
| Üçüncü kişiye karşı patent tecavüzü davası açma | Tek başına dava açılabilir; diğer ortaklara dava tarihinden itibaren bir ay içinde bildirim yapılır. | SMK m. 112/1-ç |
| Üçüncü kişilere patent lisansı verme | Kural olarak bütün hak sahiplerinin oybirliği gerekir; kanuni mahkeme istisnası saklıdır. | SMK m. 112/2 |
| Patentin tamamını devretme | Paydaşların tamamının patent üzerindeki haklarını kapsayan tasarruf ve gerekli şekil şartları aranır. | SMK m. 112/3, 148; TMK m. 692 |
Buradaki temel ayrım, ortağın kendi payı üzerinde gerçekleştirdiği işlem ile patentin bütünü üzerinde sonuç doğuran tasarruf arasındadır. Kendi payını devretme yetkisi, diğer paydaşların haklarını da kapsayacak şekilde patentin tamamını devretme yetkisi vermez.
Ortak Patentte Pay Devri Nasıl Yapılır?
SMK m. 112/1-a uyarınca ortak patent sahiplerinden biri, kendisine düşen pay üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilir. Buna göre, diğer ortakların patent üzerindeki payları devredilmeksizin yalnızca belirli bir ortağın payı devre konu olabilir.
Ancak tasarruf serbestliği, pay devrine ilişkin şekil şartlarını veya diğer ortakların kanuni önalım hakkını ortadan kaldırmaz.
Pay Devri İçin Noter Onayı ve Sicile Kayıt Gerekir Mi?
SMK m. 148/4 uyarınca sınai mülkiyet haklarına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Devir sözleşmelerinin geçerliliği ise noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmış olmalarına bağlıdır. Patent payının sözleşmeyle devrinde de bu şekil şartı dikkate alınmalıdır.
SMK m. 148/5 gereğince hukuki işlemler, taraflardan birinin talebi, gerekli ücretin ödenmesi ve yönetmelikteki koşulların yerine getirilmesiyle sicile kaydedilerek Bültende yayımlanır. Kanunda saklı tutulan özel hükümler dışında, sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
Bu sebeple devir sözleşmesinin geçerliliği ile devrin üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesi ayrı hukuki meselelerdir. Patent hakkının tamamının devri ve sicil süreci bakımından patent devir sözleşmesi ve sicile kayıt konusundaki ayrıntılar ayrıca değerlendirilmelidir.
Patent Payı Satıldığında Diğer Ortakların Önalım Hakkı Var Mıdır?
Evet. SMK m. 148/3, sınai mülkiyet hakkının birden fazla sahibi olması ve ortaklardan birinin kendi payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlara kanuni önalım hakkı tanır.
Önalım hakkı, diğer ortakların gerçekleşmiş satışa karşı kanunda öngörülen koşullarla alıcıya yönelerek satılan payın kendilerine devredilmesini istemelerini sağlar. Bu hak, pay satışının yapılabilmesi için önceden bütün ortaklardan izin alınması zorunluluğuyla aynı değildir.
SMK m. 148/3 uyarınca:
- Payın üçüncü kişiye satışı, alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara bildirilir.
- Önalım hakkı, satışın ilgili hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay geçmekle düşer.
- Her hâlde satış tarihinden itibaren iki yıl geçmesiyle önalım hakkı sona erer.
- Tarafların anlaşamaması durumunda önalım hakkı, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.
- Önalım hakkını kullanan ortak, adına payın devrine karar verilmeden önce satış bedelini mahkemenin belirlediği süre içinde, mahkemenin göstereceği yere nakden yatırmak zorundadır.
- Cebrî artırmayla yapılan satışlarda kanuni önalım hakkı kullanılamaz.
Kanuni önalım hakkı bakımından satışın gerçekleştiği tarih, bildirimin hangi tarihte yapıldığı, bildirimin ispatı ve satışın gerçek hukuki niteliği önem taşır. Özellikle bağış veya başka bir işlem görünümündeki tasarrufun gerçekte satış olduğu ileri sürülüyorsa, işlemin gerçek mahiyeti ayrıca araştırılmalıdır.
Patent Payının Satışına İlişkin Örnek
Bir patentin A, B ve C adlı üç ortağa ait olduğunu ve A’nın patent üzerindeki payını dışarıdan D’ye sattığını varsayalım. B ve C, SMK m. 148/3’teki koşullar gerçekleştiğinde kanuni önalım hakkını ileri sürebilir. D’nin payı satın alması, tek başına B ve C’nin önalım hakkını ortadan kaldırmaz.
Buna karşılık A’nın payını B’ye devretmesi, üçüncü kişiye satış ile aynı hukuki durum değildir. Kanuni önalım hakkının somut olayda doğup doğmadığı belirlenirken alıcının satış sırasındaki hukuki konumu ve işlemin niteliği dikkate alınmalıdır.
Ortak Patentte Lisans Verilmesi İçin Bütün Ortakların Onayı Gerekir Mi?
SMK m. 112/2 uyarınca buluşun kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilebilmesi için bütün patent hak sahiplerinin oybirliği gerekir. Bu kural, ortaklardan birinin kendi payı üzerinde serbestçe tasarrufta bulunabilmesi ile karıştırılmamalıdır.
Patent üzerindeki belirli bir payın sahibi olmak, diğer ortakların haklarını etkileyen bir üçüncü kişi kullanım iznini tek başına verme yetkisi sağlamaz.
Bir Ortak Lisansa Karşı Çıkarsa Ne Olur?
SMK m. 112/2, oybirliği sağlanamaması hâlinde özel bir çözüm öngörür. Mahkeme, mevcut şartları göz önünde bulundurarak hakkaniyet gereğince lisans verme yetkisini hak sahiplerinden birine veya birkaçına tanıyabilir.
Ancak bu düzenleme, lisansa karşı çıkan ortağın iradesinin her durumda mahkeme kararıyla aşılabileceği anlamına gelmez. Mahkemenin değerlendirmesinde somut ortaklık ilişkisi, lisansın koşulları, ekonomik etkileri, hak sahiplerinin menfaatleri ve hakkaniyet önem taşır.
Dolayısıyla oybirliğinin sağlanamaması tek başına lisans yetkisi verilmesini zorunlu kılmaz. Yetki verilmesi için somut olayın yargısal değerlendirilmesi gerekir.
İnhisari ve İnhisari Olmayan Lisanslarda Ortakların Kararı
SMK m. 125, patentin inhisari (münhasır) veya inhisari olmayan lisansa konu olabileceğini düzenler. Sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça lisans inhisari değildir.
Bununla birlikte lisansın inhisari veya inhisari olmayan nitelikte olması, SMK m. 112/2’de ortak patent için öngörülen oybirliği gerekliliğini kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Lisansın türü, ortakların birlikte vermeleri gereken kararın içeriğini etkiler.
Lisansın kapsamı, bedeli, süresi ve tarafların yükümlülükleri bakımından patent lisans sözleşmesi hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.
Ortaklardan Biri Patenti Diğerlerinin İzni Olmadan Kullanabilir Mi?
SMK m. 112/1-b, her patent hak sahibine diğer hak sahiplerine bildirimde bulunduktan sonra buluşu kullanma yetkisi tanır. Kanun burada kural olarak diğer ortakların onayını değil, bildirimi aramaktadır.
Bu nedenle ortak patent sahiplerinden birinin kendi kullanım faaliyeti için mutlaka diğer ortaklardan ayrıca lisans alması gerektiği söylenemez.
Ancak bildirimin yapılması, ortaklar arasındaki geçerli anlaşmaların, diğer ortakların haklarının ve üçüncü kişiye kullandırmaya ilişkin özel kuralların göz ardı edilmesine imkân tanımaz.
Ortağın Sahibi Olduğu Şirket Patenti Kullanabilir Mi?
Bir patent ortağının kendisine ait şirket üzerinden faaliyet göstermesi, patentin üçüncü kişiye kullandırılması bakımından özellikle önemlidir. Şirketin ayrı tüzel kişiliğe sahip olması nedeniyle patent paydaşının bizzat kullanımı ile şirketin kullanımı her durumda özdeş kabul edilemez.
Bu ayrım, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarihli, E. 2023/340, K. 2024/3752 sayılı kararında değerlendirilmiştir.
İçtihat değerlendirmesi: Uyuşmazlıkta, patent ve faydalı modelin müşterek hak sahiplerinden ikisinin, aynı zamanda davalı şirketin ortakları ve yetkilileri olmaları sebebiyle buluşları şirket aracılığıyla kullanabilecekleri kabul edilerek dava reddedilmişti. Yargıtay ise şirketin, ortaklarından bağımsız bir tüzel kişiliği bulunduğunu belirterek üçüncü kişi konumundaki şirketin kullanımı için bütün patent hak sahiplerinin kararının gerekip gerekmediğinin incelenmesini istedi. Bu değerlendirmeyle ilk derece mahkemesi kararı bozuldu.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 09.05.2024, E. 2023/340, K. 2024/3752. Karar, uyuşmazlığın açıldığı tarihte uygulanan 551 sayılı KHK m. 85 kapsamında verilmiştir. Güncel SMK m. 112/2’de de üçüncü kişilere lisans bakımından oybirliği kuralı yer almaktadır.
Karardan çıkan önemli ayrım şudur: Patent paydaşının bir şirketin ortağı veya yöneticisi olması, şirketi otomatik olarak patentin ortak hak sahibi hâline getirmez. Şirketin kullanımının hukuki dayanağı, ortakların kararı ve varsa lisans sözleşmesi ayrıca incelenmelidir.
Ortak Patentin Yönetimi, Giderleri ve Hukuki İşlemleri Nasıl Düzenlenir?
Ortak Patent Bölünebilir Mi?
SMK m. 112/3 uyarınca birden fazla kişinin hak sahibi olduğu patent başvurusu veya patent, devir ya da üzerinde hak tesisi amacıyla bölünemez.
Bu kural, ortağın kendi payını devretme imkânını ortadan kaldırmaz. Burada bölünmez olan, tek bir patentin ortak sayısınca bağımsız patent haklarına ayrılmasıdır. Patent üzerindeki ideal payların devri ile patentin hukuki bütünlüğünün parçalanması farklı işlemlerdir.
Örneğin üç ortağın aynı patentteki paylarının ayrı kişilere devredilmesi sonucunda hak sahipleri değişebilir. Ancak sadece bu pay işlemleri nedeniyle patent üç ayrı patent hâline gelmez.
Patent Giderleri ve Yıllık Ücretler Kim Tarafından Karşılanır?
Ortak patentte başvuru, koruma, yıllık ücret ve diğer yönetim giderlerinin ortaklar arasındaki paylaşımı önem taşır. SMK m. 112/1-c, her hak sahibine patentin korunması için gerekli önlemleri alma yetkisi tanır.
Ortaklık ilişkisine uygulanabilen TMK m. 694 uyarınca paylı mülkiyetten doğan yönetim giderleri ve diğer yükümlülükler, aksine hüküm bulunmadıkça paydaşlar tarafından payları oranında karşılanır. Payına düşenden fazlasını ödeyen paydaş, diğerlerine payları oranında rücu edebilir.
Bununla birlikte hangi ödemenin ortak korunma gideri sayılacağı, giderin gerekli olup olmadığı ve tarafların farklı bir mali paylaşım üzerinde anlaşıp anlaşmadığı somut olarak değerlendirilmelidir.
Patent Gelirleri Otomatik Olarak Pay Oranında Mı Dağıtılır?
Patent üzerindeki mülkiyet payı ile patentin ticari kullanımından doğan her türlü gelirin paylaşılması aynı mesele değildir.
Bir ortağın SMK m. 112/1-b çerçevesindeki kendi kullanımından elde ettiği ticari sonuçlar ile bütün ortakların kararıyla üçüncü kişiye verilen lisans karşılığında elde edilen bedeller arasında ayrım yapılmalıdır.
Gelirlerin paylaşımında ortaklık sözleşmesi, lisans sözleşmesi, pay oranları, tarafların üstlendiği yükümlülükler ve uygulanabilir paylı mülkiyet hükümleri birlikte değerlendirilir. Her türlü satış gelirinin hiçbir ayrım yapılmaksızın diğer ortaklara pay oranında aktarılması gerektiği şeklinde genel bir sonuç çıkarılamaz.
TÜRKPATENT İşlemlerinde Ortak Temsilci Kimdir?
SMK m. 147/1 uyarınca, sınai mülkiyet hakkının birden fazla kişiye ait olması ve patent vekili atanmamış bulunması durumunda, geri çekme ve vazgeçme talebi hariç olmak üzere Kurum nezdindeki işlemler, hak sahiplerince ortak temsilci olarak atanan hak sahibi tarafından yürütülür.
Ortak temsilci atanmamışsa başvuru formunda adı geçen ilk hak sahibi ortak temsilci kabul edilir. Ortak temsilcinin yerleşim yerinin Türkiye dışında olması durumunda Kanun’da belirtilen patent vekili aracılığıyla işlem yapma kuralı uygulanır.
Ortak temsilci sıfatı, patentin tamamını tek başına satma veya üçüncü kişilere ortakların kararı olmadan lisans verme yetkisi anlamına gelmez. Kurum nezdindeki temsil yetkisi ile patent üzerinde maddi hukuk bakımından tasarruf yetkisi ayrı değerlendirilmelidir.
Ortak Patent Payı Rehin veya Teminat Konusu Olabilir Mi?
SMK m. 148/1, patent dahil sınai mülkiyet haklarının rehin, teminat ve haciz gibi hukuki işlemlere konu olabileceğini düzenler. SMK m. 112/1-a ise ortağın kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabileceğini belirtir.
Bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinde, bir ortağın kendi payını konu alan işlem ile patentin tamamı üzerinde hak tesisi birbirinden ayrılır. Hukuki işlemin türü, kapsamı, şekli ve sicil etkileri ayrıca incelenmelidir.
Patent hakkının teminat olarak gösterilmesi ve cebrî icra işlemlerinin ayrıntıları için patent rehni ve haczi konusu ayrıca ele alınmaktadır.
Ortak Patent Sahipleri Arasında Anlaşmazlık Çıkarsa Ne Yapılabilir?
Ortak patent uyuşmazlıklarında başvurulabilecek hukuki yol, anlaşmazlığın konusuna göre değişir. Pay devri nedeniyle doğan önalım hakkı, üçüncü kişiye lisans verilmesi konusundaki oybirliği eksikliği, ortakların kullanım sınırları ve patent hakkının üçüncü kişilerce ihlali aynı hukuki sorun değildir.
Lisans Konusunda Oybirliği Sağlanamaması
Ortaklardan birinin üçüncü kişiye lisans verilmesini kabul etmemesi hâlinde SMK m. 112/2 çerçevesinde mahkemeden lisans verme yetkisinin bir veya birkaç hak sahibine tanınması istenebilir. Mahkeme mevcut koşulları ve hakkaniyeti değerlendirir.
Ortaklardan Biri Patent Tecavüzü Davası Açabilir Mi?
SMK m. 112/1-ç, birlikte yapılan patent başvurusunun veya ortak patentin sağladığı haklara üçüncü kişiler tarafından tecavüz edilmesi durumunda her hak sahibine bağımsız hukuk davası açma yetkisi tanır.
Davayı açan ortak, diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için dava açıldığı tarihten itibaren bir ay içinde durumu onlara bildirmek zorundadır.
Bu hüküm, dava açmak için mutlaka bütün ortakların birlikte davacı olması gerektiği düşüncesini ortadan kaldırır. Bununla birlikte davada hangi taleplerin kimin adına ileri sürülebileceği ve tazminatın hangi zararları kapsayacağı ayrıca belirlenmelidir.
Üçüncü kişinin patent kapsamındaki izinsiz faaliyetlerine karşı ileri sürülebilecek talepler, patent hakkına tecavüz davası kapsamında ayrıca incelenir.
Bir Ortağın Yetkisini Aşması Patent Hakkına Tecavüz Sayılır Mı?
Ortağın yetkisini aştığı her durum otomatik olarak patent tecavüzü şeklinde nitelendirilemez. Öncelikle gerçekleştirilen fiilin, kanunun ortağa tanıdığı bağımsız kullanım veya tasarruf yetkisi içinde kalıp kalmadığı incelenmelidir.
Örneğin bir ortağın gerekli bildirimi yaparak buluşu bizzat kullanması ile bütün ortakların kararı olmaksızın üçüncü bir şirkete kullanım yetkisi tanıması farklı hukuki değerlendirmeler gerektirir.
Uyuşmazlığın konusu sözleşmeye aykırılık, gelir paylaşımı, yetkisiz lisans veya üçüncü kişi kullanımından kaynaklanan ihlal olabilir. Talebin hukuki niteliği, ispatlanacak olayları ve uygulanacak hükümleri etkiler.
Uyuşmazlıkta Hangi Deliller Önemlidir?
Ortak patentin yönetimi ve tasarruf işlemlerinde özellikle şu belgeler önem taşıyabilir:
- Patent veya patent başvurusunun sicil bilgileri ve hak sahipliği kayıtları.
- Ortaklar arasındaki yazılı anlaşmalar ve pay oranlarını gösteren belgeler.
- Pay devrine ilişkin noter onaylı sözleşmeler ve sicil kayıtları.
- Pay satışının diğer ortaklara bildirildiğini gösteren belgeler.
- Üçüncü kişiye lisans verilmesine ilişkin ortak kararları ve lisans sözleşmeleri.
- Buluşun kullanımına yönelik bildirimler, ticari kayıtlar ve sözleşmeler.
- Patent koruma giderlerine ilişkin ödeme ve muhasebe belgeleri.
- Şirket tarafından kullanım söz konusuysa şirketin tüzel kişiliğini, faaliyetini ve patent kullanımının hukuki dayanağını gösteren belgeler.
Uyuşmazlığın teknik kullanımla ilgili olması hâlinde patent istemleri, üretim belgeleri ve somut ürün veya usul de önem kazanabilir. Gerekli durumlarda teknik bilirkişi incelemesiyle iddia edilen kullanımın niteliği değerlendirilir.
Ortak Patent Sözleşmesinde Hangi Konular Düzenlenmelidir?
SMK m. 112, ortaklar arasında anlaşma yapılmasına imkân tanıdığı için patent üzerindeki yönetim ve kullanım ilişkisinin baştan açıkça düzenlenmesi, sonraki uyuşmazlıkların değerlendirilmesini kolaylaştırır. Bununla birlikte tarafların anlaşması, kanunun emredici hükümlerini kendiliğinden bertaraf etmez.
Ortaklık sözleşmesinde özellikle şu konuların somut şekilde düzenlenmesi yararlı olabilir:
- Pay oranları: Her hak sahibinin patent üzerindeki payı ve payın hangi hukuki sebebe dayandığı.
- Buluşun kullanımı: Ortakların bizzat kullanım faaliyetleri, bildirim yöntemi ve faaliyetlerin sınırları.
- Lisans kararları: Üçüncü kişilere lisans verilmesinde uygulanacak karar alma, müzakere ve yetkilendirme mekanizması.
- Pay devri: Payın satışına ilişkin sözleşmesel bildirimler ve kanuni önalım hakkıyla uyumlu uygulamalar.
- Gelir ve giderler: Lisans bedellerinin, koruma giderlerinin ve diğer mali yükümlülüklerin paylaşımı.
- Temsil: TÜRKPATENT işlemlerinde ortak temsilcinin ve varsa patent vekilinin görev sınırları.
- Koruma kararları: Patent ücretlerinin takip edilmesi, ihlallerin izlenmesi ve gerekli hukuki işlemler.
- Uyuşmazlık yöntemi: Anlaşmazlık hâlinde müzakere, uygulanabilir alternatif uyuşmazlık çözümü ve yargısal başvuru süreçleri.
Özellikle birden fazla şirketin katıldığı projelerde patentin hangi kişilere ait olacağı, projenin başlangıcında sahip olunan teknik bilgiler ile proje sonucunda ortaya çıkan hakların nasıl yönetileceği de önem taşıyabilir. Bu ilişkinin patent dışında farklı fikrî mülkiyet unsurlarını da kapsaması hâlinde ortak Ar-Ge sözleşmesinde hak sahipliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Ortak Patentte Pay Devri ve Lisans Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Patent Ortaklarından Biri Kendi Payını Diğer Ortakların İzni Olmadan Satabilir Mi?
SMK m. 112/1-a uyarınca her ortak kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabilir. Ancak devir işleminin şekil şartları ve pay üçüncü kişiye satılmışsa SMK m. 148/3 kapsamında diğer paydaşların önalım hakkı dikkate alınmalıdır.
2. Ortak Patentte Önalım Hakkı Kaç Ay İçinde Kullanılır?
SMK m. 148/3 uyarınca önalım hakkı, satışın ilgili hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay ve her hâlde satış tarihinden itibaren iki yıl geçmekle düşer. Anlaşma sağlanamazsa hak, alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.
3. Patent Payının Devri İçin Noter Onayı Zorunlu Mudur?
Evet. SMK m. 148/4 gereğince devir sözleşmesinin geçerliliği noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmasına bağlıdır. Sicile kayıt ve iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik ayrıca SMK m. 148/5 çerçevesinde değerlendirilir.
4. Patent Ortaklarından Biri Tek Başına Lisans Verebilir Mi?
Kural olarak hayır. SMK m. 112/2, üçüncü kişilere lisans verilmesinde oybirliği arar. Oybirliği sağlanamazsa mahkeme, mevcut şartları ve hakkaniyeti değerlendirerek lisans verme yetkisini bir veya birkaç hak sahibine tanıyabilir.
5. Patent Ortağı Kendi Şirketine Patenti Kullandırabilir Mi?
Ortağın şirket payına sahip olması, şirketin patent üzerinde kendiliğinden kullanım hakkı kazandığı anlamına gelmez. Şirket ayrı bir tüzel kişilik olduğundan kullanımın niteliği, lisans veya ortak kararının bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarihli, E. 2023/340, K. 2024/3752 sayılı kararı bu ayrım bakımından önemlidir.
6. Ortaklardan Biri Patent Hakkını Koruma Davasını Tek Başına Açabilir Mi?
Evet. SMK m. 112/1-ç kapsamında her ortak, üçüncü kişilerin patent hakkına tecavüzü nedeniyle hukuk davası açabilir. Ancak diğer hak sahiplerinin davaya katılabilmeleri için dava tarihinden itibaren bir ay içinde durumun kendilerine bildirilmesi gerekir.
7. Ortak Patent Üç Ayrı Patente Bölünerek Devredilebilir Mi?
Hayır. SMK m. 112/3, patent başvurusunun veya patentin devir ya da hak tesisi amacıyla bölünmesine izin vermez. Buna karşılık her ortağın patent üzerindeki ideal payı, kanuni koşullara uygun olarak ayrı bir tasarrufa konu olabilir.
Sonuç
Ortak patentte pay devri, lisans ve diğer tasarruf işlemleri bakımından temel hukuki ayrım, ortağın kendi payına ilişkin yetkileri ile patentin bütünü üzerinde sonuç doğuran işlemler arasındadır. SMK m. 112 uyarınca her ortak kendi payı üzerinde tasarrufta bulunabilir, diğerlerine bildirimde bulunarak buluşu kullanabilir ve patentin korunması için gerekli hukuki girişimlerde bulunabilir. Buna karşılık üçüncü kişilere lisans verilmesi kural olarak bütün ortakların oybirliğini gerektirir.
Payın üçüncü kişiye satışında SMK m. 148/3 kapsamındaki önalım hakkı ve hak düşürücü süreler; devirde noter onayı ve sicil hükümleri; şirket üzerinden kullanımda ise şirketin ayrı tüzel kişiliği özellikle dikkate alınmalıdır. Ortakların anlaşması, patent kayıtları, kullanımın gerçek niteliği ve somut işlem belgeleri birlikte incelenmeden tasarrufun geçerliliği veya patent hakkının ihlal edilip edilmediği konusunda kesin sonuca varılmamalıdır.
Ortak patent sözleşmelerinin hazırlanması, pay devrinin değerlendirilmesi, lisans kararlarının hukuki çerçevesinin belirlenmesi ve ortaklık uyuşmazlıklarının çözümünde patent hukuku alanında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmetinden yararlanılması, somut işlem ve taleplerin ilgili kanun hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesini sağlayabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer