Patent Lisansında Sorumluluk: Devir ve Lisansın Geçersizliği

Patent devrinde veya patent lisansında sorumluluk, devredenin ya da lisans verenin hukuki işlem yapmaya yetkili olmaması, patentin korunabilirliğiyle ilgili önemli bilgileri gizlemesi veya sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal etmesi hâlinde doğabilir. Ancak patentin sonradan hükümsüz kılınması, daha önce yapılmış ve uygulanmış devir veya lisans sözleşmesini kendiliğinden geçersiz hâle getirmez. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.127 ve m.139 uyarınca sorumluluğun kapsamı; yetki, kötüniyet, sözleşmede üstlenilen garantiler, sözleşmenin uygulanma durumu ve hakkaniyet dikkate alınarak belirlenir.

Patent devri ve lisansı, yalnızca bir teknik buluşun ekonomik kullanımını düzenlemez. Taraflar arasında patent hakkının varlığına, kapsamına, hukuki geçerliliğine ve gelecekteki kullanım imkânlarına ilişkin risklerin paylaşılmasını da gerektirir. Özellikle araştırma ve inceleme raporlarının açıklanmaması, gerçekte sahip olunmayan bir hakkın devredilmesi veya patent korumasının devamına ilişkin gerçeğe aykırı taahhütler uyuşmazlığın temelini oluşturabilir.

1. Patent Devrinin veya Lisansının Geçersizliği Ne Anlama Gelir?

Patent işlemlerinde üç farklı hukuki durum birbirinden ayrılmalıdır: Sözleşmenin geçersiz olması, devredenin veya lisans verenin tasarruf yetkisinin bulunmaması ve sözleşmeye konu patentin sonradan hükümsüz kılınması.

Bu durumların her biri farklı hukuki sebeplere ve sonuçlara dayanır. Patent hakkının sonradan ortadan kalkması, sözleşmenin başlangıçta şekil veya içerik bakımından geçersiz olmasıyla aynı değildir.

Hukuki durumBaşlıca dayanakOlası sonuç
Sözleşmenin kanuni geçerlilik şekline aykırı kurulmasıSMK m.148/4; TBK m.12Şekil şartı sağlanmadığında sözleşme kural olarak geçerlilik kazanmaz.
Devredenin veya lisans verenin yetkisiz olmasıSMK m.127/1Yetkisiz işlem yapan kişinin ilgililere karşı sorumluluğu doğabilir.
Patent başvurusunun geri alınması veya reddedilmesiSMK m.127/2Sözleşmesel risk paylaşımı ve m.139’a yapılan atıf değerlendirilir.
Patentin sonradan hükümsüz kılınmasıSMK m.127/2 ve m.139Uygulanmış sözleşmeler korunabilir; hakkaniyete göre bedel iadesi gündeme gelebilir.
Devredenin veya lisans verenin kötüniyetli davranmasıSMK m.127/3Kötüniyetli kişinin fiillerinden doğan sorumluluğu söz konusu olur.

Dolayısıyla her uyuşmazlıkta önce geçersizliğin veya sorumluluğun hangi hukuki sebebe dayandırıldığı belirlenmelidir. Patentin hükümsüzlüğüne ilişkin genel dava sebepleri ayrı olarak patent hükümsüzlüğü davası kapsamında incelenir.

2. Patent Devri ve Lisansında Şekil Şartına Aykırılık

SMK m.148/4 uyarınca sınai mülkiyet haklarına ilişkin hukuki işlemler yazılı şekle tabidir. Bunun yanında devir sözleşmelerinin geçerliliği, noter tarafından onaylanmış şekilde yapılmalarına bağlıdır.

Patent Devrinde Noter Onayı

Patent devri, patent üzerindeki hakkın başka bir kişiye geçirilmesini amaçlar. Kanunun aradığı yazılı ve noter onaylı şekle uyulmadığında geçerli bir patent devrinin gerçekleştiği kural olarak kabul edilemez.

Bu nedenle yalnızca tarafların karşılıklı irade açıklamaları, ödeme belgeleri veya kendi aralarında hazırladıkları ve gerekli noter onayını taşımayan bir belge, kanuni geçerlilik şartının yerine geçtiği anlamına gelmez.

Devir işleminin kurulması, sözleşme metni ve sicile kayıt boyutları patent devir sözleşmesi konusunda ayrıca açıklanmaktadır.

Patent Lisansında Yazılı Şekil

Patent lisansı bakımından SMK m.148/4’teki yazılı şekil şartı uygulanır. Devir sözleşmesinden farklı olarak olağan patent lisans sözleşmesinin geçerliliği için aynı maddede genel bir noter onayı zorunluluğu öngörülmemiştir.

Tarafların yalnızca sözlü olarak lisans verdiklerini ileri sürmeleri, kanunun aradığı yazılı geçerlilik şeklinin yerine getirilmesi bakımından yeterli değildir.

Sözleşmenin kapsamı, bedeli ve kullanım yetkilerinin nasıl belirleneceği konusunda patent lisans sözleşmesi başlıklı inceleme esas alınabilir.

Sicile Kaydedilmeyen İşlem Geçersiz midir?

SMK m.148/5 kapsamında hukuki işlemlerin sicile kaydı, özellikle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilirlik bakımından önem taşır. Kanunda öngörülen istisnalar saklı kalmak üzere, sicile kaydedilmeyen hukuki işlemlerden doğan haklar iyiniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Bu nedenle patent devrinin veya lisansının sicile kaydedilmemesiyle sözleşmenin geçersizliği aynı hukuki sonuç değildir. Şekil şartları, taraflar arasındaki işlem ve üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandığı haklar ayrı değerlendirilmelidir.

3. Yetkisiz Patent Devri veya Lisansından Kim Sorumludur?

SMK m.127/1, patent başvurusunun veya patentin sağladığı hakları devreden ya da lisans veren kişinin bu işlemleri gerçekleştirmeye yetkili olmadığının sonradan anlaşılması hâlinde, söz konusu kişinin ilgililere karşı sorumlu olacağını düzenler.

Örneğin bir şirket, başka bir kişiye ait patent üzerinde geçerli bir devir veya lisans yetkisi bulunmadığı hâlde üçüncü kişiyle lisans sözleşmesi yapmış olabilir. Lisans alanın bu sözleşmeye dayanarak yatırım yapması, üretim hazırlıklarına başlaması veya bedel ödemesi sonucunda bir zarar ortaya çıkabilir.

Bu durumda hukuki değerlendirmede aşağıdaki sorular önem taşır:

  • İşlemi gerçekleştiren kişi patent veya başvuru üzerinde hangi hakka sahipti?
  • Devir veya lisans verme yetkisi sözleşme, kanun veya başka bir hukuki işleme dayanıyor muydu?
  • İşlem tarihinde bu yetkiyi sınırlandıran başka haklar veya sözleşmeler mevcut muydu?
  • Devralan veya lisans alan hangi taahhütlere güvenerek sözleşmeyi kurdu?
  • Yetkisiz işlem ile ileri sürülen zarar arasında nedensellik bağı bulunuyor mu?

SMK m.127/1’deki sorumluluk düzenlemesi, yetkisiz işlemi gerçekleştiren kişinin durumunu esas alır. Ancak somut tazminat talebinin kabul edilebilmesi için zararın varlığı, kapsamı ve hukuki bağlantısı ayrıca değerlendirilir.

Yetkisiz kişinin sözleşme yapmış olması, gerçek hak sahibinin bu sözleşmeyle kendiliğinden bağlı hâle geleceği anlamına gelmez. İşlemin gerçek hak sahibi üzerindeki etkisi ve yetkisiz işlem yapan kişinin sözleşme karşısındaki sorumluluğu ayrı sorunlardır.

4. Lisans Verenin Kötüniyeti ve Bilgi Gizleme Sorumluluğu

Patent devrinde ve lisansında önemli uyuşmazlıklardan biri, devredenin veya lisans verenin buluşun patentle korunabilirliği konusunda sahip olduğu bilgileri karşı taraftan gizlemesidir.

SMK m.127/3 uyarınca devreden veya lisans veren kötüniyetle hareket etmişse fiillerinden her zaman sorumludur.

Aynı fıkra, kötüniyetin kabulüne ilişkin özel bir düzenleme de içerir. Devreden veya lisans veren, patent başvurusu ya da buluşun patentle korunabilirliği konusunda Türkçe veya yabancı dildeki rapor ve kararları yahut bu konudaki bilgilerini karşı tarafa bildirmemiş ve bunlara ilişkin beyanları içeren belgelere sözleşmede yer vermemişse kötüniyetin varlığı kabul edilir.

Hangi Bilgilerin Açıklanması Önemlidir?

Somut işleme göre özellikle şu bilgi ve belgeler uyuşmazlığın değerlendirilmesinde belirleyici olabilir:

  • Patent araştırma ve inceleme raporları.
  • Yenilik, buluş basamağı veya sanayiye uygulanabilirlik yönünden yapılan olumsuz değerlendirmeler.
  • Patent başvurusunun reddine ilişkin kararlar ve bunlara karşı yürütülen işlemler.
  • Patentin geçerliliğini etkileyebilecek mahkeme kararları ve devam eden hükümsüzlük uyuşmazlıkları.
  • Patent korumasının kapsamına ilişkin bilinen önemli sınırlamalar.
  • Devredenin veya lisans verenin, buluşun patentle korunabilirliği konusunda sahip olduğu diğer somut bilgiler.

Buradaki temel mesele, sözleşmenin kurulması sırasında karşı tarafın değerlendirmesini etkileyebilecek korunabilirlik bilgilerinin dürüstlük kuralına uygun biçimde açıklanmasıdır.

Örneğin lisans verenin elinde, patent istemlerinin yenilik taşımadığı yönünde ciddi bulgular içeren bir araştırma raporu bulunmasına rağmen bu raporu açıklamaması, SMK m.127/3 çerçevesinde değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Buna karşılık patentin yıllar sonra hükümsüz kılınmış olması, tek başına lisans verenin sözleşme kurulurken kötüniyetli olduğunu göstermez. Lisans verenin o tarihte hangi bilgilere sahip olduğu ve bunları nasıl açıkladığı önemlidir.

Özel hükümdeki kötüniyet sorumluluğu, zamanaşımı kurallarının bütünüyle ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Talebin hukuki niteliği ve uygulanacak süreler ayrıca belirlenir.

5. Patent Sonradan Hükümsüz Kılınırsa Lisans Sözleşmesi Ne Olur?

SMK m.127/2, patent başvurusunun geri alınması, başvurunun reddedilmesi veya patent hakkının mahkeme kararıyla hükümsüz kılınması hâllerini düzenler.

Taraflar devreden veya lisans veren bakımından sözleşmede daha kapsamlı bir sorumluluk öngörmemişse SMK m.139 hükümleri uygulanır.

SMK m.139/1’e göre patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde karar geçmişe etkili olur ve patent veya patent başvurusuna kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.

Ancak bu kuralın sözleşmeler bakımından önemli bir istisnası vardır.

Hükümsüzlükten Önce Yapılmış ve Uygulanmış Sözleşmeler

SMK m.139/2-b uyarınca patentin hükümsüzlüğünün geçmişe dönük etkisi, hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeleri etkilemez. Patent sahibinin ağır ihmali veya kötüniyetli davranışı nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri ise saklıdır.

Bu düzenleme, daha önce yürütülen lisans ilişkisindeki edimlerin patentin sonradan hükümsüz kılınması nedeniyle otomatik olarak ortadan kalkmasını önlemeyi amaçlayan bir istisna oluşturur.

Örneğin bir işletme, geçerli kabul edilen patent lisansına dayanarak belirli bir süre üretim yapmış ve patent konusu teknolojiden ekonomik fayda elde etmiş olabilir. Patentin daha sonra hükümsüz kılınması, bu dönemde uygulanmış sözleşmeden kaynaklanan bütün borçların kendiliğinden silindiği anlamına gelmez.

Bununla birlikte sözleşmenin uygulanmış olması, her durumda kararlaştırılan bedelin tamamının korunacağı anlamına da gelmez.

Ödenmiş Lisans Bedeli Geri Alınabilir mi?

SMK m.139/3 uyarınca hükümsüzlük kararından önce yapılmış ve uygulanmış sözleşme kapsamında ödenmiş bedelin, hakkaniyet gereğince kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir.

Bu nedenle bedel iadesi bakımından yalnızca patentin hükümsüz kılındığını göstermek yeterli değildir. Özellikle şu olgular birlikte değerlendirilir:

  • Lisansın fiilen ne kadar süre kullanıldığı.
  • Patent konusu buluştan ekonomik yarar elde edilip edilmediği.
  • Sözleşmede kararlaştırılan toplam koruma ve kullanım süresi.
  • Lisans bedelinin hangi dönem veya edimler karşılığında öngörüldüğü.
  • Patentin geçerliliği hakkında açık bir garanti verilip verilmediği.
  • Tarafların hükümsüzlük riskini nasıl paylaştığı.
  • İade talebinin kapsamı ile somut olayın hakkaniyet koşulları.

Sonuç olarak lisans bedelinin otomatik olarak tamamen iade edileceği veya hiçbir şekilde geri alınamayacağı yönünde genel bir kural yoktur.

Patentin hükümsüzlük kararının sözleşmeler üzerindeki genel etkisi, patent hükümsüzlüğünün sonuçları kapsamında ayrıca incelenmektedir. Burada esas mesele, devredenin veya lisans verenin somut sorumluluğu ve buna bağlı taleplerdir.

6. Patentin Geçerliliğine İlişkin Garanti Verilmişse Sorumluluk Değişir mi?

SMK m.127/2, tarafların sözleşmeyle devreden veya lisans veren bakımından daha kapsamlı sorumluluk kararlaştırabilmesine imkân tanır.

Bu nedenle patentin belirli bir süre boyunca geçerli kalacağı, belirli bir hukuki koruma sağlayacağı veya bilinen bir hükümsüzlük sebebi bulunmadığı yönündeki taahhütler, sözleşmenin yorumunda önem kazanabilir.

Ancak her garanti ifadesi aynı sonucu doğurmaz. Sözleşmede kullanılan kelimeler, taahhüdün kapsamı, garanti edilen hukuki durum ve riskin gerçekleşme biçimi birlikte değerlendirilmelidir.

Örneğin lisans verenin yalnızca sözleşme tarihinde patent sicilinde hak sahibi olduğunu belirtmesiyle patentin gelecekte belirli bir tarihe kadar hukuken geçerli kalacağını açıkça garanti etmesi farklı taahhütlerdir.

Birinci durumda mevcut hak sahipliğine ilişkin beyan; ikinci durumda ise gelecekteki hukuki riske yönelik bir garanti söz konusu olabilir.

Taraflar, sözleşme özgürlüğü çerçevesinde sorumluluğun kapsamını belirleyebilseler de emredici hukuk kurallarını bertaraf edemezler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.115 uyarınca borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.

Bu sebeple sözleşmeye konulan genel bir sorumsuzluk kaydı, ağır kusur veya özel kanuni sorumluluk hükümleri karşısında her durumda koruma sağlamaz.

7. Yargı Kararlarında Patentin Hükümsüzlüğü ve Lisans Bedeli

Patentin sonradan hükümsüz kılınmasının lisans sözleşmesinin ekonomik sonuçlarına etkisi, yargı kararlarında da değerlendirilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 18.11.2021 tarihli, E.2021/1512, K.2021/1958 sayılı kararı, bu ayrım bakımından somut bir örnektir.

Karara konu uyuşmazlıkta taraflar arasında inhisari patent lisans sözleşmesi ve ek sözleşme bulunmaktaydı. Lisans veren, patentin belirli bir tarihe kadar geçerli olduğunu garanti etmişti. Lisans ilişkisinin uygulanmasından sonra sözleşmeye konu patent hakkında hükümsüzlük kararı verilmiş, diğer patent başvurusu ise reddedilmişti.

Bölge Adliye Mahkemesi, patentin sonradan hükümsüz kılınmasının daha önce uygulanmış lisans sözleşmesini kendiliğinden geçersiz hâle getirmediğini kabul etmekle birlikte, lisans bedelinin hakkaniyet çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirlemiştir.

Somut olayda sözleşmeyle öngörülen uzun süreli lisans ilişkisine karşılık fiilî uygulama süresinin oldukça kısa kalmasını dikkate alan mahkeme, lisans bedelinde yüzde elli oranında hakkaniyet indirimi uygulamış ve bakiye alacağı buna göre belirlemiştir.

Karar, mülga 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 131. maddesinin uygulandığı bir uyuşmazlığa ilişkindir. 6769 sayılı SMK m.139’da da hükümsüzlükten önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler ile hakkaniyete dayalı bedel iadesi bakımından benzer bir hukuki ayrım bulunmaktadır.

Karardan çıkarılabilecek sonuç, patentin hükümsüzlüğünün sözleşme bedelinin tamamını otomatik olarak ortadan kaldırmadığı; ancak sözleşme süresi, kullanım ve tarafların edimleri dikkate alınarak hakkaniyet değerlendirmesi yapılabileceğidir. Karardaki yüzde elli oranı ise bütün patent lisanslarına uygulanabilecek genel bir indirim oranı değildir.

8. Geçersizlik veya Yetkisizlik Nedeniyle Hangi Tazminat Talepleri İleri Sürülebilir?

Patent devri veya lisansından kaynaklanan sorumlulukta tazminatın hukuki dayanağı belirlenirken SMK m.127 ile genel borçlar hukuku hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

TBK m.112 uyarınca borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusur yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının bundan doğan zararını gidermekle yükümlüdür.

Patent işlemlerinde sorumluluk iddiasına konu olabilecek zarar kalemleri, somut olaya göre şunlar olabilir:

  • Yetkisiz işlem nedeniyle ödenen devir veya lisans bedelleri.
  • Gerçeğe aykırı garantiye güvenilerek yapılan ve karşılığı alınamayan giderler.
  • Patent korumasının bulunmaması nedeniyle kullanılamaz hâle gelen belirli yatırımlar.
  • Sözleşmeye aykırılıkla bağlantısı kanıtlanan ilave üretim, uyarlama veya işletme giderleri.
  • Şartları oluşmuşsa ve ispatlanabiliyorsa yoksun kalınan kazanç.

Bu kalemlerin her biri otomatik olarak tazmin edilmez. Gerçekleşmiş zarar, sorumluluğu doğuran davranış, nedensellik bağı ve uygulanacak hukuki sorumluluk şartları ayrı ayrı incelenir.

Ayrıca bedel iadesi, sözleşmeden doğan alacak, tazminat ve patent hakkına tecavüz nedeniyle talep edilen zarar birbirinden farklı hukuki taleplerdir. Talebin doğru nitelendirilmesi, ispat ve süre bakımından önem taşır.

9. Teknik Bilgi Verme ve Gizlilik Yükümlülüklerinin Sorumluluğa Etkisi

Patent devrinde veya lisansında tarafların sorumluluğu yalnızca patentin hukuki geçerliliğiyle sınırlı değildir.

SMK m.126/1 uyarınca sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa devreden veya lisans veren, patent konusu buluşun normal kullanımı için zorunlu teknik bilgileri devralana veya lisans alana vermekle yükümlüdür.

Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre devralan veya lisans alan da kendisine verilen gizli bilgilerin açıklanmasını önlemek için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür.

Dolayısıyla sözleşmede patent hakkının hukuki geçerliliğiyle ilgili taahhütler yanında teknik bilginin teslimi, kullanılabilirliği ve gizliliği konusunda da borçlar bulunabilir.

Örneğin lisans alanın patent kapsamındaki üretim yöntemini kullanabilmesi için zorunlu belirli teknik belgeler teslim edilmemişse, sözleşmedeki düzenlemeler ve SMK m.126 dikkate alınarak borcun gereği gibi ifa edilip edilmediği değerlendirilir.

Gizli teknik bilgi ve patent dışındaki bilgi birikiminin korunmasına ilişkin ayrıntılar patent lisansında know-how konusunun kapsamındadır.

10. Sorumluluk Uyuşmazlığında Hangi Belgeler Belirleyicidir?

Patent devri veya lisansına ilişkin geçersizlik ve sorumluluk uyuşmazlıklarında sözleşme metni ile işlemin kurulduğu tarihteki hukuki ve teknik durumun ortaya konulması önemlidir.

Özellikle aşağıdaki deliller değerlendirmeye elverişlidir:

  • Devir veya lisans sözleşmesinin aslı, ekleri ve değişiklik protokolleri.
  • Patent sicil kayıtları, başvuru belgeleri ve ilgili tarihsel kayıtlar.
  • Devir veya lisans yetkisini gösteren belgeler.
  • Patent araştırma ve inceleme raporları ile Kurum kararları.
  • Hükümsüzlük davasına ilişkin mahkeme kararları ve kesinleşme bilgileri.
  • Sözleşme müzakerelerine ait yazışmalar, bildirimler ve ihtarnameler.
  • Ödeme belgeleri, banka kayıtları, faturalar ve muhasebe kayıtları.
  • Lisans kapsamında yapılan üretim ve satış miktarını gösteren belgeler.
  • Teknik bilgi teslim tutanakları ve gizlilik yükümlülüğünün yerine getirilmesine ilişkin kayıtlar.

Patent hakkının hukuki geçerliliği ile teknolojinin fiilen kullanılabilirliği aynı mesele değildir. Bu nedenle uyuşmazlığın teknik yönleri bakımından patent uzmanlığı, ekonomik sonuçları bakımından ise muhasebe veya finans bilgisi gerektiren bilirkişi incelemeleri gündeme gelebilir.

Özellikle bedel iadesi talebinde patent konusu teknolojinin ne kadar süre kullanıldığı, bu kullanımdan hangi faydanın elde edildiği ve yapılan ödemelerin hangi döneme karşılık geldiği önem taşır.

11. Patent Devri veya Lisansından Doğan Tazminat Talebinde Süre Ne Zaman Başlar?

SMK m.127/4, aynı maddeden doğan tazminatı talep süresinin başlangıcı bakımından özel bir düzenleme içerir. Buna göre süre, sorumluluk davasına dayanak olan mahkeme kararının kesinleşme tarihinde başlar.

Özellikle patentin mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmasına dayanan sorumluluk taleplerinde kararın kesinleşme tarihi bu nedenle önem taşır.

Ancak bütün patent lisans uyuşmazlıklarında tek bir başlangıç tarihi ve tek bir zamanaşımı süresi bulunduğu söylenemez.

Örneğin sözleşme kapsamında ödenmeyen bir bedelin talebi, bağımsız bir sözleşmeye aykırılık iddiası veya SMK m.127’ye dayalı özel sorumluluk talebi farklı hukuki niteliklere sahip olabilir. Uygulanacak zamanaşımı düzenlemesi, talebin dayanağı ve muacceliyet koşulları birlikte değerlendirilmelidir.

Hak kaybı riskinin değerlendirilmesinde sözleşme tarihi, bildirimin yapıldığı tarih, uyuşmazlığa dayanak kararın kesinleşmesi ve varsa diğer ilgili hukuki olaylar ayrı ayrı belirlenmelidir.

12. Patent Devir veya Lisans Sözleşmesinde Sorumluluk Riski Nasıl Düzenlenebilir?

Patent devri ve lisansına ilişkin uyuşmazlıkların önemli bir kısmı, tarafların patentin gelecekteki hukuki durumuna ilişkin riskleri sözleşmede yeterince açık düzenlememesinden kaynaklanabilir.

Bu nedenle özellikle şu hususların açık ve tutarlı biçimde kararlaştırılması önem taşır:

  1. Hak sahipliği ve tasarruf yetkisi: Devredenin veya lisans verenin işlem yapmaya hangi hukuki sebeple yetkili olduğu belirlenmelidir.
  2. Korunabilirlik bilgileri: Mevcut araştırma raporları, inceleme sonuçları ve bilinen önemli hukuki riskler karşı tarafa açıklanmalı; buna ilişkin beyanlar sözleşmede belgelendirilmelidir.
  3. Garanti kapsamı: Sadece mevcut hak sahipliğinin mi yoksa patentin gelecekteki geçerliliğinin de mi garanti edildiği açıkça ifade edilmelidir.
  4. Başvurunun reddi ve hükümsüzlük: Bu durumlarda ödeme, iade, sorumluluk ve sonraki edimlerin nasıl değerlendirileceği belirlenmelidir.
  5. Teknik bilgi teslimi: Kullanım için gerekli belgeler, teslim aşamaları ve gizlilik yükümlülükleri tanımlanmalıdır.
  6. Ödeme ve kullanım dönemi: Bedellerin hangi dönem, miktar veya ekonomik kullanım karşılığında ödeneceği belirlenmelidir.
  7. Sorumluluk sınırları: Sorumluluğu düzenleyen kayıtlar SMK m.127 ve TBK’nın emredici hükümlerine uygun olmalıdır.

Bu düzenlemeler sözleşmenin geçerliliğini veya patentin gelecekte korunmasını garanti etmez. Ancak sorumluluk ve risk paylaşımının somut olarak belirlenmesine katkı sağlar.

Sözleşmenin geçerli şekilde kurulmasına rağmen daha sonra sona erdirilmesi ve kullanımın devamına ilişkin uyuşmazlıklar ise patent lisans sözleşmesinin feshi kapsamında değerlendirilmelidir. Fesih, başlangıçtaki geçersizlik veya patentin hükümsüzlüğüyle aynı hukuki işlem değildir.

13. Sık Sorulan Sorular

Patent lisans sözleşmesi noter onayı olmadan geçerli olur mu?

SMK m.148/4 uyarınca patent lisansı yazılı şekle tabidir. Olağan lisans sözleşmesi için aynı maddede devir sözleşmelerindeki gibi genel bir noter onayı zorunluluğu öngörülmemiştir. Ancak kanuni yazılı şekil şartının yerine getirilmesi gerekir.

Lisans veren patentin sahibi değilse ne olur?

Lisans verenin işlem yapmaya yetkili olmadığı sonradan anlaşılırsa SMK m.127/1 kapsamında ilgililere karşı sorumluluğu gündeme gelir. Sorumluluk değerlendirmesinde yetkinin bulunmadığı durum, sözleşmenin içeriği ve ileri sürülen zarar incelenir.

Patentin hükümsüzlüğü lisans sözleşmesini otomatik olarak geçersiz kılar mı?

Hayır. SMK m.139/2-b uyarınca hükümsüzlük kararının geçmişe dönük etkisi, karardan önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeleri etkilemez. Bununla birlikte bedel iadesi, kötüniyet nedeniyle tazminat veya sözleşmeyle üstlenilmiş daha kapsamlı sorumluluk talepleri gündeme gelebilir.

Hükümsüz patent için ödenen lisans bedelinin tamamı geri alınabilir mi?

SMK m.139/3 uyarınca hakkaniyet gerektiriyorsa ödenen bedelin kısmen veya tamamen iadesi talep edilebilir. İade miktarı otomatik değildir; kullanım süresi, sağlanan ekonomik fayda, sözleşme hükümleri ve somut olayın koşulları dikkate alınır.

Lisans veren olumsuz araştırma raporunu gizlerse sorumlu olur mu?

SMK m.127/3, patentin korunabilirliği konusunda bilinen rapor ve kararların veya ilgili bilgilerin karşı tarafa bildirilmemesi ve bunlara ilişkin beyanları içeren belgelerin sözleşmede yer almaması durumunda kötüniyetin kabul edileceğini düzenler. Somut tazminat talebi bakımından zararın varlığı ve diğer hukuki koşullar ayrıca değerlendirilir.

Patent hükümsüzlüğü nedeniyle tazminat istenebilmesi için mutlaka kötüniyet gerekir mi?

Her durumda değil. SMK m.127/1 yetkisiz devreden veya lisans verenin sorumluluğunu ayrıca düzenler. Sözleşmede daha kapsamlı sorumluluk üstlenilmiş olması veya başka bir sözleşme ihlalinin gerçekleşmesi de farklı hukuki dayanaklar oluşturabilir. SMK m.139/2’de ise ağır ihmal veya kötüniyet nedeniyle zarar görenlerin tazminat talepleri saklı tutulmuştur.

Sonuç

Patent devri veya lisansında geçersizlik ve sorumluluk değerlendirmesi yapılırken sözleşmenin geçerli şekilde kurulup kurulmadığı, devredenin veya lisans verenin tasarruf yetkisi, patentin korunabilirliğine ilişkin açıklamalar ve sözleşmede verilen garantiler birbirinden ayrılmalıdır.

SMK m.127, yetkisiz devir veya lisans, korunabilirlik bilgilerinin gizlenmesi ve başvurunun reddi ya da patentin hükümsüzlüğü hâllerinde sorumluluğun temel çerçevesini belirler. SMK m.139 ise özellikle patentin hükümsüzlüğünün uygulanmış sözleşmelere etkisi ile hakkaniyete dayalı bedel iadesi bakımından önem taşır.

Bu nedenle patentin sonradan hükümsüz kılınması ne lisans bedellerinin otomatik olarak tamamen iadesini ne de lisans verenin her türlü sorumluluktan kurtulmasını sağlar. Somut sözleşme hükümleri, tarafların davranışları, fiilî kullanım ve ispatlanan zarar birlikte değerlendirilmelidir.

Patent devri veya lisansına ilişkin geçersizlik, tazminat ve sözleşmesel sorumluluk uyuşmazlıklarının hukuki değerlendirilmesinde patent avukatı desteği, uygulanacak kanuni hükümlerin ve sözleşmesel risklerin somut olay çerçevesinde incelenmesini sağlayabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer