Cinsel suç avukatı, TCK 102 ile 105 arasında düzenlenen cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda şüpheli ve sanık müdafiliği ile mağdur vekilliği yürüten ceza avukatıdır. Bu dosyalarda karar çoğu zaman doğrudan tanığın bulunmadığı bir ortamda, mağdur beyanının güvenilirliği, tıbbi delillerin yorumu ve usul kurallarına uyum üzerinden verilir. Sonucu belirleyen şey duruşmadaki savunma kadar, soruşturmanın ilk günlerinde kurulan delil stratejisidir.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu olarak Bakırköy merkezli ofisimizden, cinsel suçlarda soruşturmanın ilk anından istinaf ve temyiz aşamasına kadar her iki tarafta da temsil hizmeti veriyoruz. Bu sayfa, hangi suçta neyle karşılaşacağınızı ve büromuzun çalışma yöntemini ortaya koymaktadır. Her suç tipinin ayrıntılı hukuki incelemesi için ilgili başlıklardaki bağlantılardan konu makalelerimize ulaşabilirsiniz.
Cinsel Suç Avukatı Ne Yapar?
Bu alandaki çalışma iki ayrı eksende yürür ve her ikisi de kendi tekniğini gerektirir.
Şüpheli ve sanık müdafiliğinde önceliğimiz suç vasfının doğru belirlenmesidir: eylem taciz mi, saldırı mı, istismar mı; temas var mı; mağdurun suç tarihindeki yaşı kesin olarak tespit edilmiş mi. Bunun ardından mağdur beyanındaki çelişkilerin ortaya konması, husumet ve iftira ihtimalinin araştırılması, tıbbi raporların ve hukuka aykırı delillerin denetimi, yaş ve rıza konusundaki hata savunmasının kurulması gelir.
Mağdur ve katılan vekilliğinde ise beyanın usulüne uygun biçimde — Çocuk İzlem Merkezi’nde, uzman eşliğinde, görüntülü kayıtla — alınmasını sağlamak, ikincil mağduriyeti önlemek, delillerin zamanında toplanmasını takip etmek ve 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbirlerini işletmek esastır.
Suç vasfının doğru belirlenmesi tek başına dosyanın kaderini değiştirebilir. Temas bulunmayan bir eylemin cinsel taciz yerine sarkıntılık olarak nitelendirilmesi, cezayı üç aydan iki yıla kadar hapisten iki yıldan beş yıla kadar hapse taşır; nitelendirme hatası Yargıtay’ın en sık bozma sebeplerinden biridir.
İlk Saatler: Gözaltı, İfade ve ÇİM
Cinsel suç dosyalarında ilk günlerde yapılan işlemler sonradan telafi edilemiyor. Bunun üç sebebi var.
Birincisi, tıbbi bulguların zamana bağlı olması. Adli muayene, giysi incelemesi ve biyolojik örneklerin alınması gecikirse elde edilebilecek delil kalmıyor; bu hem iddia hem savunma açısından geri dönülmez bir kayıp.
İkincisi, çocuk mağdurun beyanının kural olarak bir kez alınması. Beyan Çocuk İzlem Merkezi’nde uzman eşliğinde ve görüntülü kayıtla alınmadıysa ya da duruşmada bu kayıt izlenmeden yalnızca okundu ise, bu tek başına bozma sebebi oluşturuyor.
Üçüncüsü, ilk ifadenin ağırlığı. Mahkemeler aşamalar arasındaki tutarlılığı esas alıyor; ilk ifadede yapılan bir hata, sonraki ifadelerle düzeltilemiyor ve beyanın güvenilirliğine yönelik en güçlü itiraz hâline geliyor.
Bu nedenle gözaltı bildiriminden veya davetiyeden sonra ifade vermeden önce avukatla görüşmek, sürecin en belirleyici adımı.
Cinsel Suçlar Haritası (TCK 102-105)
Türk Ceza Kanunu cinsel suçları tek bir başlık altında değil, korunan değere ve mağdurun yaşına göre dört ayrı maddede düzenler. Doğru savunma ya da iddia, eylemin bu haritada nereye düştüğünü tespit etmekle başlar.
Suçlar arasındaki sınırı üç ölçüt belirler: bedensel temasın varlığı (temas yoksa taciz, varsa saldırı veya istismar), mağdurun yaşı (18 üstü, 15-18, 15 altı) ve rızanın hukuki değeri. Bu suçların ortak ve değişmez kuralı ise şudur: hiçbirinde uzlaştırma yoluna gidilemez ve etkin pişmanlık hükmü uygulanmaz.
TCK 102 — Cinsel Saldırı
On sekiz yaşını doldurmuş kişilere karşı, rıza dışı ve bedensel temas içeren cinsel davranışları kapsar. Üç kademelidir: sarkıntılık düzeyinde iki yıldan beş yıla, temel şekilde beş yıldan on yıla kadar hapis; fiilin vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle işlenmesi hâlinde ceza on iki yıldan az olamaz. Sarkıntılık ile temel şekil arasındaki sınır eylemin süresi ve yoğunluğuyla çizilir. Eşe karşı işlenen organ sokma fiilinde soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır.
Nitelikli hâller, teşebbüs ayrımı, rızanın geçerlilik koşulları ve evlilik içi cinsel saldırıda şikâyet rejimi için: cinsel saldırı suçu ve cezası.
TCK 103 — Çocukların Cinsel İstismarı
On beş yaşını tamamlamamış veya algılama yeteneği gelişmemiş çocuklara karşı her türlü cinsel davranışı; on beş-on sekiz yaş arası çocuklara karşı ise cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene dayalı fiilleri kapsar. Temel hâlde sekiz yıldan on beş yıla, sarkıntılık düzeyinde üç yıldan sekiz yıla kadar hapis; organ veya cisim sokulması hâlinde ceza on altı yıldan aşağı olamaz. Mağdurun on iki yaşını tamamlamamış olması bu sınırları yükseltir.
Kanunun tek şikâyet istisnası burada gizlidir: sarkıntılık düzeyinde kalmış suçun failinin çocuk olması hâlinde soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır. Yaş kademeleri, ÇİM usulü, rızanın mutlak geçersizliği ve failin de çocuk olduğu davalar için: çocukların cinsel istismarı suçu.
TCK 104 — Reşit Olmayanla Cinsel İlişki
On beş-on sekiz yaş arası çocukla, cebir, tehdit veya hile olmaksızın rızaya dayalı cinsel ilişkiyi cezalandırır; temel hâlde ceza iki yıldan beş yıla kadar hapistir ve suç şikâyete bağlıdır. Suçun maddi unsuru dar yorumlanır: anal veya vajinal yoldan organ ithali zorunludur.
Mağdurla arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından ya da evlat edinme öncesi bakım veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde işlenmesi hâlinde şikâyet aranmaksızın on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu, bir artırım değil bağımsız bir ceza aralığıdır. Yaş yanılgısı savunması ve şikâyet hakkının kime ait olduğu için: reşit olmayanla cinsel ilişki suçu.
TCK 105 — Cinsel Taciz
Bedensel temas olmaksızın, cinsel amaçlı söz, yazı veya davranışla bir kimsenin rahatsız edilmesidir. Temel hâlde ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası, çocuğa karşı işlenmesi hâlinde altı aydan üç yıla kadar hapistir. Nitelikli hâllerde ceza yarı oranında artırılır ve suç şikâyete bağlı olmaktan çıkar.
Halk arasında “elle taciz” denilen eylemler temas içerdiği için bu madde kapsamında değildir; nitelendirme cinsel saldırı ya da istismara kayar. Israrlı takipten ayrımı, dijital taciz ve adli para cezasının hesabı için: cinsel taciz suçu ve cezası.
Cinsel Suçlar Ceza Tablosu
| Madde / Suç | Ceza | Görevli Mahkeme | Takip | Koşullu Salıverme |
|---|---|---|---|---|
| TCK 102/1 — Sarkıntılık | 2–5 yıl hapis | Asliye Ceza | Şikâyete bağlı | 2/3 |
| TCK 102/1 — Cinsel saldırı (temel şekil) | 5–10 yıl hapis | Asliye Ceza | Şikâyete bağlı | 2/3 |
| TCK 102/2 — Organ veya cisim sokma | 12 yıldan az olmamak üzere | Ağır Ceza | Re’sen (eşe karşı şikâyete bağlı) | 3/4 |
| TCK 103/1 — Sarkıntılık (istismar) | 3–8 yıl (12 yaş altı ≥5) | Asliye Ceza | Re’sen (fail çocuksa şikâyete bağlı) | 3/4 |
| TCK 103/1 — Basit istismar | 8–15 yıl (12 yaş altı ≥10) | Ağır Ceza | Re’sen | 3/4 |
| TCK 103/2 — Organ veya cisim sokma | 16 yıldan aşağı olmamak üzere (12 yaş altı ≥18) | Ağır Ceza | Re’sen | 3/4 |
| TCK 104/1 — Reşit olmayanla cinsel ilişki | 2–5 yıl hapis | Asliye Ceza | Şikâyete bağlı | 2/3 |
| TCK 104/2-3 — Nitelikli hâller | 10–15 yıl hapis | Ağır Ceza | Şikâyet aranmaz | 3/4 |
| TCK 105/1 — Cinsel taciz | 3 ay – 2 yıl hapis veya adli para (çocuğa 6 ay – 3 yıl) | Asliye Ceza | Şikâyete bağlı | 2/3 |
| TCK 226/3 — Üretimde çocuk kullanma | 5–10 yıl hapis + adli para | Asliye Ceza | Re’sen | 1/2 |
Tabloda temel cezalar gösterilmiştir; nitelikli hâller (TCK 102/3, 103/3 ve 103/4) cezayı ayrıca yarı oranında artırır. Görevli mahkeme belirlenirken 5235 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenler gözetilmez, yalnızca suçun kanunda yer alan cezasının üst sınırı esas alınır; bu nedenle nitelikli hâl iddiası dosyayı ağır cezaya taşımaz. Buna karşılık zamanaşımı hesabında TCK 66/3 uyarınca nitelikli hâller göz önünde bulundurulur. İki kural birbirinin tersine işler ve uygulamada sıklıkla karıştırılır.
Sanık Müdafiliği ve Savunma Eksenleri
Cinsel suç isnadı çoğu zaman somut delilden çok beyana dayandığından, etkili savunma beyanın güvenilirliğini sistematik biçimde sorgular. Büromuzun üzerinde durduğu başlıca eksenler şunlardır.
Suç vasfının denetimi. Savunmanın ilk işi eylemin doğru maddeye oturtulup oturtulmadığını incelemektir. Temas bulunmayan bir eylemin istismar sayılması, organ sokmaya yönelik icrai hareket olmadığı hâlde nitelikli saldırıya teşebbüs nitelendirmesi yapılması ve cinsel amaç ispatlanmadığı hâlde taciz hükmü kurulması, Yargıtay’ın düzenli olarak bozduğu üç hatadır.
Husumet, menfaat ve iftira ihtimali. Sanık ile mağdur veya yakınları arasındaki husumetin varlığı beyanın değerini düşürür. Velayet uyuşmazlığı, aile içi anlaşmazlık veya ekonomik çekişme gibi saikler iftira ihtimalini gündeme getirir ve beyanın yan delillerle desteklenmesini zorunlu kılar.
Tıbbi bulgu yokluğu. Organ sokma iddiasının ispatında tıbbi bulgular belirleyicidir. Bu bulguların bulunmadığı ve beyanların çelişkili olduğu hâllerde eylem nitelikli hâlden çıkarılır veya şüpheden sanık yararlanır ilkesiyle beraat kararı verilir.
Yaş ve rıza konusunda maddi hata. Failin mağdurun yaşı konusundaki kaçınılmaz hatası suçun niteliğini değiştirebilir ya da kaldırabilir. Bu savunmada mağdurun gerçek yaşının nüfus kaydı, hastane kayıtları ve gerektiğinde kemik grafileriyle bilimsel olarak saptanması zorunludur; bu araştırma yapılmadan kurulan hüküm eksik araştırma nedeniyle hukuka aykırıdır.
Hukuka aykırı delillerin dışlanması. Usulüne uygun karara dayanmayan dijital arama ve elkoyma işlemleriyle elde edilen veriler ile gizlice yerleştirilen kamera görüntüleri hükme esas alınamaz.
Usul güvencelerinin denetimi. Zorunlu müdafi veya mağdur vekili görevlendirilmemesi, çocuk mağdurun beyanının uzman eşliğinde alınmaması, Çocuk İzlem Merkezi kaydının duruşmada izlenmemesi ve suça sürüklenen çocuk hakkında sosyal inceleme raporu alınmaması tek başına bozma sebebidir.
Mağdur ve Katılan Vekilliği
Mağdur tarafında çalışmanın önceliği, mağduriyetin yargılama süreci içinde tekrarlanmasını önlemektir.
Beyanın usulüne uygun alınmasının takibi bunun ilk adımıdır: çocuk mağdurun beyanı uzman eşliğinde ve görüntülü kayıtla alınmalı, kural olarak tekrarlanmamalıdır. Delillerin zamanında toplanması ikinci adımdır; adli muayene, dijital kayıtlar ve iletişim verileri gecikildiğinde geri getirilemez.
Üçüncü olarak, mağdur veya kanuni temsilcisi kovuşturma evresinde davaya katılma talebinde bulunabilir. Katılan sıfatı delil ileri sürme, tanık dinletme ve kanun yollarına başvurma haklarını beraberinde getirir; bu sıfat kazanılmadan yürüyen dosyalarda mağdur, sürecin dışında kalır.
Maddi ve manevi tazminat talepleri ceza davasında değil, ayrıca açılacak hukuk davasında ileri sürülür. Ceza dosyasında toplanan raporlar bu dava bakımından da kullanılabildiğinden, psikolojik durumu belgeleyen raporların ceza dosyasına zamanında kazandırılması önem taşır.
Dijital Cinsel Suçlar ve Müstehcenlik (TCK 226)
Cinsel suçların önemli bir kısmı artık dijital ortamda işleniyor; sosyal medyada taciz, rıza dışı görüntü paylaşımı ve çocuklara yönelik çevrimiçi yaklaşım sık karşılaşılan dosyalar. Bu eylemlerde çoğu zaman müstehcenlik suçu belirleyici oluyor.
TCK 226/3 iki ayrı fiili, iki ayrı ceza aralığıyla düzenler ve bu ayrım savunmada belirleyicidir. Müstehcen ürünlerin üretiminde çocukları, temsili çocuk görüntülerini veya çocuk gibi görünen kişileri kullanan kişi beş yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. Buna karşılık bu ürünleri ülkeye sokan, çoğaltan, satışa arz eden, satan, nakleden, depolayan, ihraç eden, bulunduran ya da başkalarının kullanımına sunan kişinin cezası iki yıldan beş yıla kadar hapis ve adli para cezasıdır. Yani üretmek ile bulundurmak arasında üç yıllık bir alt sınır farkı vardır ve dosyalarda bu iki fiil sıklıkla birbirine karıştırılır.
Üçüncü ve dördüncü fıkradaki ürünlerin içeriğini basın ve yayın yoluyla yayınlayan, yayınlanmasına aracılık eden ya da çocukların görmesini, dinlemesini veya okumasını sağlayan kişi bakımından ceza altı yıldan on yıla kadar hapse çıkar.
Maddenin yedinci fıkrasındaki istisna dar yorumlanmalıdır: bilimsel eserler madde kapsamı dışındadır; sanatsal ve edebi değeri olan eserler ise yalnızca üçüncü fıkra hariç olmak ve çocuklara ulaşması engellenmek koşuluyla istisnadan yararlanır. Yani üretiminde çocuk kullanılan ürünler hiçbir sanatsal veya edebi gerekçeyle korunmaz.
Dijital dosyalarda ayrıca içtima kuralları ve delil hukuku öne çıkar. Aynı fiille birden fazla suçun oluştuğu hâllerde fikri içtima uygulanır; dijital materyallerde arama, kopyalama ve elkoyma işlemleri ise hâkim kararına dayanmak zorundadır. Usulsüz elde edilen veriler hükme esas alınamayacağı gibi, bu veriler üzerinden müsadere kararı da verilemez.
Israrlı Takip ve Koruma Tedbirleri
Cinsel amaç taşımayan, ancak ısrarla sürdürülen takip ve temas kurma girişimleri cinsel taciz değil, TCK 123/A’da düzenlenen ısrarlı takip suçunu oluşturur. Ayrımın ölçütü failin cinsel bir saik güdüp gütmediğidir; eylem ne kadar rahatsız edici olursa olsun cinsel içerik taşımıyorsa cinsel taciz hükümleri uygulanamaz.
İki suç arasında şikâyet bakımından da belirgin bir fark vardır. Cinsel tacizde nitelikli hâllerin varlığında suç re’sen takip edilir ve şikâyetten vazgeçme davayı düşürmez; ısrarlı takipte ise kanun maddenin tamamını şikâyete bağlamıştır, nitelikli hâllerde dahi geçerli bir vazgeçme davanın düşmesini gerektirir.
Her iki suçun mağduru da ceza soruşturmasının sonucunu beklemeden 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma talep edebilir. Yaklaşmama, iletişim kurmama ve rahatsız etmeme yönündeki tedbirler için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz; mağdurun beyanı yeterlidir. Tedbir kararının ihlali hâlinde zorlama hapsi uygulanır ve takip sürdürülürse fail, ısrarlı takibin nitelikli hâlinden yargılanır.
Şikâyet, Uzlaşma ve Usul Kuralları
Uzlaşma yasağı. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların hiçbirinde uzlaştırma yoluna gidilemez. Suçun şikâyete bağlı olması bu sonucu değiştirmez; uzlaşma kapsamına giren başka bir suçla birlikte işlenmesi hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz.
Şikâyete bağlı hâller. Sarkıntılık ve temel şekildeki cinsel saldırı, eşe karşı işlenen organ sokma fiili, reşit olmayanla cinsel ilişkinin temel hâli ve cinsel tacizin temel hâli şikâyete tabidir. Şikâyet süresi fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren altı aydır.
Re’sen takip edilen hâller. Cinsel saldırının nitelikli hâlleri, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişkinin nitelikli hâlleri ile cinsel tacizin çocuğa karşı veya nitelikli işlenmesi şikâyet aranmaksızın soruşturulur. Bir suçun basit hâlinin şikâyete tabi olması, nitelikli hâllerinin de şikâyete tabi olduğu anlamına gelmez.
Vazgeçmenin şartı. Şikâyete bağlı suçlarda dahi, sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan düşme kararı verilmesi bozma nedenidir.
Zamanaşımı. Süreler suçun cezasının üst sınırına göre belirlenir: cinsel tacizde ve reşit olmayanla cinsel ilişkinin temel hâlinde sekiz yıl; cinsel saldırıda sarkıntılık için sekiz, temel şekil için on beş yıl; çocukların cinsel istismarında sarkıntılık ve basit istismar için on beş yıl; organ veya cisim sokma suretiyle işlenen saldırı ve istismarda yirmi yıl. Çocuklara karşı üstsoy veya onlar üzerinde hüküm ve nüfuz sahibi kişilerce işlenen suçlarda zamanaşımı, çocuğun on sekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar.
İnfaz ve Koşullu Salıverme: “Ne Kadar Yatarım?”
Müvekkillerin en sık sorduğu sorunun cevabı koşullu salıverilme oranındadır ve bu alanda yaygın bir yanlış bilgi dolaşmaktadır.
Üçte iki oranı cinsel saldırı (ikinci fıkra hariç), reşit olmayanla cinsel ilişki (ikinci ve üçüncü fıkra hariç) ve cinsel taciz suçlarında uygulanır. Dayanağı 5275 sayılı Kanun’un 107/2. maddesinin (d) bendidir.
Dörtte üç oranı ise TCK 102/2, 103 ve 104/2-3 suçlarında uygulanır. Bu oranın dayanağı sanıldığı gibi koşullu salıverilmeyi düzenleyen 107. madde değil, mükerrirlere ve bazı suç faillerine özgü infaz rejimini düzenleyen 108. maddenin dokuzuncu fıkrasıdır. Anılan fıkra bu suçlardan mahkûm olanları, mükerrir olmasalar dahi mükerrirlere özgü rejime tabi tutar. Müvekkillerin “neden mükerrir sayılıyorum” sorusunun cevabı budur.
Failin çocuk olduğu hâllerde bu ağırlaştırma uygulanmaz; cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkûm olan çocuklarda oran ayrım yapılmaksızın üçte ikidir.
Denetimli serbestlik bakımından cinsel suçlara özgü ayrı bir yasak bulunmamaktadır. Genel kural, açık ceza infaz kurumunda bulunan ve koşullu salıverilmesine bir yıl veya daha az süre kalan iyi hâlli hükümlülerin talepleri hâlinde cezalarının kalan kısmının denetimli serbestlik tedbiriyle infaz edilebilmesidir. 2025 yılında eklenen bir şart daha vardır: hükümlünün, koşullu salıverilme tarihine kadar kurumda geçirmesi gereken sürenin en az onda birini, beş günden az olmamak üzere kurumda geçirmiş olması gerekir. Cinsel suçlarda sürenin uzun görünmesinin sebebi denetimli serbestlik kuralı değil, koşullu salıverilme oranının kendisidir.
Ayrıca infaz hâkimi, TCK 102/2, 103 ve 104/2-3 suçlarından mahkûm olanlar hakkında cezanın infazı sırasında ve denetim süresi içinde uygulanmak üzere tıbbi tedaviye tabi tutulmak, tedavi amaçlı programlara katılmak, mağdurun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanmak, mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak ve çocuklarla bir arada olmayı gerektiren işlerde çalışmaktan yasaklanmak tedbirlerinden bir veya birkaçına karar verebilir.
İstanbul’da Cinsel Suç Davaları ve Adliyeler
Cinsel suç davaları suçun işlendiği yer mahkemesinde görülür. İstanbul’da bu davalar başlıca Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi, Anadolu Yakası’nda Kartal’daki Anadolu Adliyesi ve Bakırköy Adliyesi’ndeki ağır ceza ve asliye ceza mahkemelerinde yürütülür.
Bakırköy merkezli ofisimizden Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Zeytinburnu ve Esenler başta olmak üzere İstanbul’un tüm ilçelerinde hizmet veriyoruz. Yerel adliyelerin işleyişini, savcılık uygulamalarını ve Çocuk İzlem Merkezi süreçlerini yakından bilmek; delil denetimi, tutukluluğa itiraz ve mağdur haklarının korunması bakımından pratik bir avantaj sağlar.
Sık Sorulan Sorular
Cinsel suç avukatı ne iş yapar?
TCK 102-105 kapsamındaki suçlarda hem şüpheli ve sanık müdafiliği hem mağdur ve katılan vekilliği yürütür. Suç vasfının doğru belirlenmesi, delil stratejisinin kurulması, tıbbi ve dijital raporların denetimi, usul güvencelerinin takibi ve kanun yollarına başvurulması başlıca çalışma alanlarıdır.
Cinsel taciz ile cinsel saldırı arasındaki fark nedir?
Ayırt edici ölçüt bedensel temastır. Mağdurun vücuduna cinsel amaçlı temas yoksa eylem cinsel taciz sayılır ve ceza üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezasıdır. Temas varsa mağdurun yaşına göre cinsel saldırı veya çocukların cinsel istismarı suçu oluşur ve ceza çok daha ağırdır.
Cinsel suç davasında şikâyetten vazgeçilirse dava düşer mi?
Yalnızca şikâyete bağlı suçlarda düşer. Çocukların cinsel istismarı ile nitelikli hâller re’sen takip edildiğinden bu davalar vazgeçmeyle düşmez. Şikâyete bağlı suçlarda dahi sanığa vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan hüküm kurulması bozma nedenidir.
Cinsel suçlarda uzlaşma mümkün müdür?
Hayır. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların hiçbirinde uzlaştırma yoluna gidilemez ve bu suçlar için etkin pişmanlık hükmü de öngörülmemiştir.
Cinsel suçtan mahkûm olan kişi cezasının ne kadarını yatar?
Cinsel saldırının ikinci fıkrası, çocukların cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişkinin nitelikli hâllerinde oran dörtte üçtür; bu suçlar mükerrirlere özgü infaz rejimine tabi tutulur. Diğer hâllerde oran üçte ikidir. Failin çocuk olduğu hâllerde ise oran her zaman üçte ikidir.
Asılsız bir cinsel suç isnadına karşı nasıl beraat sağlanır?
Mahkûmiyet için mağdur beyanının tüm aşamalarda istikrarlı, çelişkisiz ve hayatın olağan akışına uygun olması ve yan delillerle desteklenmesi gerekir. Husumet veya iftira saikinin varlığı, beyanların soyut kalması, tıbbi bulgu bulunmaması ve hukuka aykırı delillerin dışlanması beraat sonucu doğurabilir.
Gözaltına alındım, ifade vermeden önce ne yapmalıyım?
İfade vermeden önce avukatla görüşme hakkınız vardır ve bu hakkı kullanmanız önerilir. İlk ifadedeki bir anlatım hatası sonraki aşamalarda düzeltilemez ve beyanın güvenilirliğine yönelik en güçlü itiraz hâline gelir.
Çocuğumun mağdur olduğu bir dosyada ne yapmalıyım?
Beyanın Çocuk İzlem Merkezi’nde uzman eşliğinde ve görüntülü kayıtla alınmasını sağlayın ve çocuğun tekrar tekrar dinlenmesine izin vermeyin. On sekiz yaşından küçük mağdurlara vekil görevlendirilmesi zorunludur; bu güvencenin sağlanmaması tek başına bozma sebebidir.
İletişim
İster haksız bir isnatla karşı karşıya kalın, ister mağdur olarak adalet arayın, bu dosyalarda erken hukuki destek sonucu doğrudan etkiler. Büromuza 0507 551 87 38 numaralı telefondan ulaşarak dosyanız hakkında ön görüşme talep edebilirsiniz.
Ceza yargılamasının diğer alanlarına ilişkin çalışmalarımız için ceza hukuku alanındaki hizmetlerimiz sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bu sayfa, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık niteliği taşımaz.
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul