Gizli Patent ve Millî Güvenlik Sebebiyle Gizlilik Kararı

gizli patent, millî güvenlik açısından önem taşıyan bir buluşa ilişkin patent başvurusunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 124. maddesi uyarınca gizlilik rejimine tabi tutulmasıdır. Bu uygulamada Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), başvuruyu Millî Savunma Bakanlığının gizlilik kararı doğrultusunda özel statüyle sicile kaydeder ve olağan başvuru işlemlerini yürütmez. Gizlilik kararı, buluşun açıklanmasını ve kullanılmasını sınırlandırabilir; buna karşılık başvuru sahibine belirli şartlarla Devletten tazminat isteme hakkı tanır. Her yayımlanmamış patent başvurusu veya ticari sır niteliğindeki buluş, kendiliğinden gizli patent sayılmaz.

Gizli patent rejiminin amacı, patent başvurusuyla açıklanabilecek teknik bilginin millî güvenlik bakımından taşıdığı önemi korumaktır. Bu nedenle başvurunun teknik niteliği, gizlilik kararını vermeye yetkili makam, başvuru sahibinin yükümlülükleri ve gizliliğin kaldırılmasına ilişkin işlemler birlikte değerlendirilmelidir.

Gizli Patent Nedir? Normal Patent Başvurusundan Farkı

Gizli patent, başvuru konusu buluşun millî güvenlik bakımından önem taşıması sebebiyle olağan patent başvuru işlemlerinden farklı bir usule tabi tutulmasıdır. Hukuki dayanağı 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 124. maddesidir.

Bu düzenlemede esas olarak patent başvurusunun gizliliği söz konusudur. Dolayısıyla başvurunun gizli patent statüsüne alınması, buluşa patent verildiği veya patentlenebilirlik şartlarının kesin olarak sağlandığı anlamına gelmez.

Normal patent başvuruları, SMK m.97’deki şartlarla Bültende yayımlanabilir. Ayrıca SMK m.102, henüz yayımlanmamış başvuruların üçüncü kişilerce incelenmesine ilişkin sınırlamalar öngörür. Ancak millî güvenlik nedeniyle gizlilik kararı, yalnızca olağan yayım öncesi gizlilikten ibaret değildir. SMK m.124 kapsamında başvuru işlemlerinin özel olarak durdurulması, yetkisiz açıklama yasağı ve kullanım izni gibi sonuçlar doğurur.

Gizli Patent ile Ticari Sır Aynı Şey midir?

Hayır. Ticari sır niteliğindeki teknik bilgilerin korunması ile millî güvenlik nedeniyle patent başvurusunun gizli tutulması farklı hukuki meselelerdir.

Bir işletme, teknik geliştirmesini rakiplerinden saklamak için sözleşmesel gizlilik hükümlerinden ve bilgi güvenliği önlemlerinden yararlanabilir. Buna karşılık SMK m.124 kapsamında gizlilik, özel kişilerin ticari tercihinden değil, millî güvenliğe ilişkin kanuni değerlendirme ve yetkili makam kararından kaynaklanır.

Başvuru yapılmadan önce teknik bilginin üçüncü kişilere açıklanmaması, yenilik şartı bakımından da önem taşıyabilir. Bu ayrı sorun, patent başvurusu öncesi buluşun korunması kapsamında değerlendirilir.

Millî Güvenlik Sebebiyle Gizlilik Kararı Hangi Şartlarda Verilir?

SMK m.124/1 uyarınca TÜRKPATENT, patent başvurusuna konu buluşun millî güvenlik açısından önem taşıdığı kanısına varırsa başvurunun bir suretini görüş almak üzere Millî Savunma Bakanlığına iletir ve durumu başvuru sahibine bildirir.

Bu aşamada iki farklı yetki birbirinden ayrılmalıdır:

  • TÜRKPATENT: Başvuru konusu buluşun millî güvenlik bakımından önemli olabileceğini değerlendirerek başvuruyu Millî Savunma Bakanlığına iletir.
  • Millî Savunma Bakanlığı: Başvuru işlemlerinin gizli yürütülüp yürütülmeyeceğine karar verir.

Bu nedenle TÜRKPATENT’in başvuruyu Bakanlığa iletmesi, tek başına kesin gizlilik kararı değildir. Gizlilik statüsünün uygulanması için Bakanlığın bu yönde karar vermesi gerekir.

Hangi Buluşlar Millî Güvenlik Açısından Önemli Olabilir?

Kanun, gizli patent kapsamına alınacak buluşları belirli teknoloji sınıflarıyla sınırlamamıştır. Belirleyici ölçüt, somut buluşun millî güvenlik açısından taşıdığı önemdir.

Örneğin askerî haberleşme sistemleri, savunma amaçlı algılama teknolojileri, stratejik güvenlik altyapıları veya hassas teknik sistemlerle ilgili bir buluşun bu kapsamda değerlendirilmesi söz konusu olabilir.

Ancak bunlar otomatik gizlilik sebepleri değildir. Bir buluşun savunma sanayiinde kullanılabilmesi veya hem sivil hem askerî kullanım imkânı bulunması, tek başına SMK m.124 kapsamında gizlilik kararının verildiğini göstermez.

Somut buluşun teknik özellikleri ve millî güvenlikle bağlantısı değerlendirilmelidir. Gizlilik kararının dayanağı, yalnızca başvuru sahibinin faaliyet gösterdiği sektör veya buluşun genel kullanım amacı olarak kabul edilmemelidir.

Patent Başvurusu Nasıl Gizli Patent Statüsüne Alınır?

SMK m.124/1-3, başvurunun gizlilik rejimine alınmasında izlenecek temel usulü düzenler.

  1. Patent başvurusunun değerlendirilmesi: TÜRKPATENT, buluşun millî güvenlik açısından önem taşıyabileceği kanaatine varır.
  2. Bakanlığa bildirim: Başvurunun bir sureti görüş alınması amacıyla Millî Savunma Bakanlığına gönderilir ve başvuru sahibi bilgilendirilir.
  3. Gizlilik kararı: Bakanlık, başvuru işlemlerinin gizli yürütülmesine karar verirse bu kararını kanunda öngörülen süre içinde Kuruma bildirir.
  4. Özel sicil işlemi: Gizlilik kararı üzerine TÜRKPATENT, başvuru sahibini bilgilendirir ve başka bir başvuru işlemi yapmadan başvuruyu gizli patent başvurusu olarak sicile kaydeder.

Gizlilik Kararı İçin Üç Aylık Süre Nasıl İşler?

SMK m.124/2 uyarınca Millî Savunma Bakanlığı, başvuru işlemlerinin gizli yürütülmesine karar verirse bu kararını bildirim tarihinden itibaren üç ay içinde TÜRKPATENT’e bildirir.

Bakanlık tarafından gizlilik kararı verilmemesi veya belirtilen süre içinde Kuruma bildirim yapılmaması hâlinde TÜRKPATENT, başvuruyla ilgili işlemleri başlatır.

Buradaki üç aylık süre, gizlilik kararının uygulanabilmesi bakımından Bakanlığın Kuruma yapacağı bildirimle ilgilidir. Bu sürenin geçmesi, başvurunun kendiliğinden patent olarak tescil edildiği anlamına gelmez.

Gizlilik kararı verilmediğinde başvuru, olağan patent prosedürüne göre değerlendirilir. Araştırma, inceleme, yayım ve patent verilmesi gibi işlemlerin kendi şartları ayrıca uygulanır.

Gizli Patent Başvurusu Sahibinin Hakları ve Yükümlülükleri Nelerdir?

Gizlilik kararı, patent başvurusu sahibinin başvuru üzerindeki hukuki konumunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak buluşun açıklanması ve kullanılmasına ilişkin önemli sınırlamalar getirir.

Yetkisiz Kişilere Açıklama Yasağı

SMK m.124/4 uyarınca patent başvurusu sahibi, gizli patent başvurusuna konu buluşu yetkisi olmayan kişilere açıklayamaz.

Bu yükümlülük, yalnızca buluşun tamamının kamuya duyurulması ihtimalinden ibaret görülmemelidir. Açıklanan teknik bilginin niteliği ve gizlilik kararının kapsamı önem taşır.

Başvuru sahibi, özellikle teknik çizimlerin, tarifname bilgilerinin, prototip dokümanlarının ve buluşu ortaya koyan diğer kayıtların kimlerle paylaşılabileceğini değerlendirmelidir.

Bir kişiye teknik bilgi verilmesini gerektiren iş ilişkisi bulunması, o kişinin gizli buluşa ilişkin bilgileri almaya kendiliğinden yetkili olduğu anlamına gelmez.

Gizli Buluş Kullanılabilir mi?

SMK m.124/5, gizli patent başvurusuna konu buluşun kısmen veya tamamen kullanılmasına belirli şartlarla izin verilmesini mümkün kılar.

Buna göre patent başvurusu sahibinin talebi üzerine Millî Savunma Bakanlığı, buluşun kısmen veya tamamen kullanılmasına izin verebilir.

Bu hüküm, gizli patent başvurusunun her durumda ve her amaçla kullanılabileceği anlamına gelmez. Kullanımın hukuki dayanağı ve izin verilen faaliyetlerin kapsamı somut olarak belirlenmelidir.

Örneğin gizlilik altındaki bir teknik çözümün sınırlı bir üretim faaliyetine konu edilmesi düşünülüyorsa, yapılacak kullanımın izin kapsamında bulunup bulunmadığı önceden değerlendirilmelidir.

Başvuru sahibinin gizlilik kararı altında bulunduğu dönemde buluşu ekonomik olarak değerlendirmek istemesi, Bakanlığın izin verme yetkisini ortadan kaldırmaz.

Gizlilik Kararıyla Buluşun Sahipliği Devlete Geçer mi?

SMK m.124, gizlilik kararının verilmesini patent başvurusu üzerindeki hakkın kendiliğinden Devlete devredilmesi sonucuna bağlamamıştır.

Gizlilik kararı ile hak sahipliğinin devri birbirinden farklı hukuki işlemlerdir. Gizlilik statüsü, başvuru sahibinin açıklama ve kullanım serbestisini sınırlandırırken patent başvurusu üzerindeki hakların Devlete geçtiği yönünde otomatik bir sonuç doğurmaz.

Bu çerçevede başvuru sahibinin kimliği, buluşçu sıfatı ve varsa başka kişilerin hak iddiaları gizlilik kararından ayrı hukuki dayanaklarla değerlendirilir.

Gizli Patent Nedeniyle Devletten Tazminat İstenebilir mi?

Evet. SMK m.124/6, gizli patent başvurusu sahibine, patent başvurusunun gizli tutulduğu süre için Devletten tazminat isteme hakkı tanımaktadır.

Bu tazminatın hukuki dayanağı, gizlilik rejiminin buluşun ekonomik olarak değerlendirilmesi üzerindeki etkisidir. Kanun, tazminatın belirlenmesinde dikkate alınacak ölçütleri ayrıca göstermiştir.

Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?

SMK m.124/6 uyarınca tazminatın belirlenmesinde iki temel unsur dikkate alınır:

  • Buluşun teknik ve ekonomik bakımdan taşıdığı önem.
  • Başvuru sahibinin buluşu serbestçe kullanabilmesi hâlinde elde edeceği muhtemel gelir.

Dolayısıyla gizli patent başvurusu için kanunda sabit bir tazminat tutarı veya her başvuruya uygulanacak standart bir ödeme oranı öngörülmemiştir.

Tazminat değerlendirmesinde buluşun potansiyel kullanım alanları, teknik değeri, ekonomik uygulanabilirliği, muhtemel lisans veya üretim gelirleri ve gizlilik altında geçen süreyle bağlantılı ekonomik sonuçlar önem kazanabilir.

Örneğin bir buluşun gizlilik altında bulunmasaydı belirli bir üretim sözleşmesine veya lisans ilişkisine konu olabileceği ileri sürülüyorsa, bu ihtimalin ticari belgeler ve somut verilerle desteklenmesi gerekir. Henüz gerçekleşmemiş bir gelirin yalnızca varsayımsal olarak belirtilmesi, talep edilen tazminatın tamamının kabul edileceği anlamına gelmez.

Tazminat Miktarında Anlaşma Sağlanamazsa Ne Olur?

SMK m.124/6, ödenecek tazminat miktarı konusunda anlaşma sağlanamaması hâlinde miktarın mahkeme tarafından belirleneceğini düzenler.

Bu değerlendirmede gizlilik kararının uygulanma süresi, buluşun önemi ve serbest kullanım hâlindeki muhtemel gelir belirleyicidir. Teknik ve ekonomik değerleme gerektiren konular bakımından uzman incelemesine ihtiyaç duyulabilir.

Tazminat istemine ilişkin hukuki yol değerlendirilirken talebin dayanağı, karşı taraf, uyuşmazlığın konusu ve uygulanacak görev-yetki hükümleri birlikte incelenmelidir.

Buluşun Kusurlu Biçimde Açıklanması Tazminat Hakkını Etkiler mi?

Evet. SMK m.124/6’nın son cümlesi önemli bir istisna öngörür.

Patent başvurusu sahibinin kusuruyla gizli patent başvurusuna konu olan buluş açıklanmışsa tazminat isteme hakkı ortadan kalkar.

Bu nedenle buluşun gizlilik altındayken kimlere, hangi yetkiyle ve hangi kapsamda açıklandığı önemlidir. Kusurlu açıklama iddiasının değerlendirilmesinde teknik erişim kayıtları, yazışmalar ve açıklamayı gerçekleştiren kişiyle başvuru sahibi arasındaki ilişki belirleyici olabilir.

Gizli Patent Başvurusunda Yıllık Ücret Ödenir mi?

SMK m.124/7 uyarınca gizli patent başvuruları için gizli kaldıkları süre boyunca TÜRKPATENT’e yıllık ücret ödenmez.

Bu düzenleme, olağan patent başvurularında ve patentlerde yıllık ücret ödenmesine ilişkin genel sistemin özel bir istisnasıdır.

Gizlilik kaldırıldığında başvurunun olağan işlemlere dönmesiyle birlikte ücret yükümlülüklerinin hangi aşamada uygulanacağı genel hükümler ve başvurunun işlem durumu dikkate alınarak değerlendirilir.

Yıllık ücret muafiyeti, gizlilik altında geçen süre bakımından tanınmış özel bir imkândır. Bunun, patentin olağan koruma süresinin kendiliğinden uzaması şeklinde yorumlanmaması gerekir. SMK m.101’de patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren yirmi yıl olarak düzenlenmiştir.

Gizli Patent İçin Yurt Dışında Başvuru Yapılabilir mi?

Millî güvenlik bakımından önemli buluşlarda yurt dışı patent başvurusu, özel olarak değerlendirilmesi gereken bir konudur.

SMK m.124/9 iki önemli kural içerir.

İlk olarak Türkiye’de gerçekleştirilen bir buluş millî güvenlik açısından önem taşıyorsa söz konusu buluş için başka bir ülkede patent başvurusunda bulunulamayacağı düzenlenmiştir.

Aynı fıkrada ayrıca, Türkiye’de gerçekleştirilen bir buluş için TÜRKPATENT’e yapılan patent başvurusunun m.124/1-8 hükümlerine tabi olması hâlinde, Millî Savunma Bakanlığının izni olmadan başka bir ülkede patent başvurusunda bulunulamayacağı belirtilmiştir.

Dolayısıyla yurt dışı başvuru planında yalnızca olağan patent başvuru takvimi yeterli değildir. Buluşun Türkiye’de gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, millî güvenlik açısından niteliği, mevcut gizlilik işlemleri ve Bakanlık izninin bulunup bulunmadığı ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Bakanlık izniyle ilgili hüküm de aynı fıkradaki millî güvenlik nedeniyle getirilen genel sınırlamadan bağımsız biçimde yorumlanmamalıdır.

Buluşun Türkiye’de Yapıldığı Nasıl Belirlenir?

SMK m.124/10, yer bakımından uygulanacak önemli bir karine öngörmektedir.

Buna göre buluşu yapan kişinin yerleşim yeri Türkiye’deyse, aksi ispat edilinceye kadar buluşun Türkiye’de yapılmış olduğu kabul edilir.

Bu karine kesin değildir. Buluşun fiilen nerede gerçekleştirildiğine ilişkin teknik geliştirme kayıtları, proje belgeleri, çalışma tarihleri ve diğer somut deliller aksinin ispatında önem taşıyabilir.

Bir buluşun yurt dışında patent korumasına konu edilmesinde izlenecek olağan yollar, yurt dışında patent koruması ve başvuru stratejisi kapsamında ayrıca ele alınır. Ancak gizlilik hükümlerine tabi buluşlarda öncelikle SMK m.124/9’daki özel sınırlamalar değerlendirilmelidir.

Gizli Patent Başvurusunda Gizlilik Nasıl Kaldırılır?

SMK m.124/8 uyarınca TÜRKPATENT, Millî Savunma Bakanlığının talebi üzerine patent başvurusu için öngörülmüş gizliliği kaldırabilir.

Gizliliğin kaldırılması, başvurunun hukuki statüsünde değişiklik meydana getirir. Kanun, gizliliği kaldırılmış patent başvurusunun gizliliğin kaldırıldığı tarihten itibaren patent başvurusu olarak işlem göreceğini düzenlemektedir.

Bu aşamada başvurunun önceki işlem durumu dikkate alınarak olağan patent prosedürü uygulanır. Gizliliğin kaldırılması, patentin doğrudan verilmesi veya patentlenebilirlik şartlarının gerçekleşmiş sayılması sonucunu doğurmaz.

Başvurunun araştırılması, incelenmesi ve yayımlanmasına ilişkin olağan kurallar ayrıca uygulanır. Yayımın hukuki sonuçları hakkında patent başvurusunun yayımlanması ve geçici koruma konusundaki açıklamalar dikkate alınabilir.

Gizlilik Kararı Belirli Bir Süre Sonunda Kendiliğinden Sona Erer mi?

SMK m.124, gizlilik kararının belirli sayıda yıl geçmesiyle kendiliğinden sona ereceğine ilişkin genel bir süre öngörmemektedir.

Bu nedenle m.124/2’deki üç aylık bildirim süresi ile gizlilik kararının yürürlükte kalacağı dönem birbirine karıştırılmamalıdır.

Üç aylık süre, Bakanlığın gizlilik kararını Kuruma bildirmesine ilişkindir. Başvuru gizlilik rejimine alındıktan sonraki kaldırma işlemi ise m.124/8 kapsamında değerlendirilir.

Gizli Patent Uyuşmazlıklarında Hangi Deliller Önemlidir?

Gizli patent rejiminden kaynaklanan uyuşmazlıklarda uyuşmazlığın konusuna göre farklı belgeler belirleyici olabilir.

Özellikle şu kayıtlar önem taşıyabilir:

  • Başvuru belgeleri: Patent başvuru tarihi, başvuru sahibi bilgileri, tarifname ve buluşun teknik kapsamı.
  • Resmî bildirimler: TÜRKPATENT’in Bakanlığa ilettiği bildirim, gizlilik kararı ve başvuru sahibine yapılan bildirimler.
  • Teknik belgeler: Buluşun geliştirilmesine, teknik özelliklerine ve kullanım alanlarına ilişkin kayıtlar.
  • İzin belgeleri: Buluşun kısmen veya tamamen kullanılmasına ilişkin Bakanlık izinleri.
  • Ekonomik belgeler: Tazminat istemi bakımından öngörülen üretim, lisans, yatırım veya gelir imkânlarını destekleyen veriler.
  • Gizlilik kayıtları: Buluş bilgilerinin kimlerle paylaşıldığına ve olası açıklamanın nasıl gerçekleştiğine ilişkin belgeler.
  • Yer bağlantısını gösteren kayıtlar: Buluşun nerede gerçekleştirildiği ve buluşçunun yerleşim yerine ilişkin belgeler.

Bu delillerin toplanması ve kullanılması sırasında da mevcut gizlilik yükümlülükleri gözetilmelidir. Bir hukuki iddiayı destekleme amacı, gizli teknik bilgilerin yetkisiz kişilere açıklanmasını kendiliğinden meşru hâle getirmez.

Gizlilik Kararına İtiraz Edilebilir mi?

SMK m.124, gizlilik kararına karşı özel bir itiraz süresi veya bağımsız bir idari itiraz usulü düzenlememiştir.

Bu nedenle gizlilik kararının hukuka uygunluğu, kararın kaldırılması talebi veya bu karardan kaynaklanan bir tazminat uyuşmazlığı aynı hukuki başvuru türü olarak değerlendirilmemelidir.

Bir uyuşmazlıkta öncelikle hangi makamın hangi işleminin tartışıldığı belirlenmelidir. TÜRKPATENT’in aldığı kararlar bakımından SMK m.156’daki yargısal görev hükümleri önem taşırken Millî Savunma Bakanlığının gizlilik kararına ilişkin hukuki denetimin niteliği ayrıca incelenmelidir.

Somut işlem ve taraflar belirlenmeden her gizlilik uyuşmazlığı için tek bir mahkemenin veya tek bir itiraz süresinin geçerli olduğunu söylemek doğru değildir.

Örnek: Millî Güvenlik Açısından Önem Taşıyabilecek Teknik Buluş

Türkiye’de geliştirilen yeni bir teknik haberleşme sisteminin patent başvurusuna konu edildiği varsayılsın.

TÜRKPATENT, sistemin millî güvenlik bakımından önem taşıyabileceğini değerlendirerek başvurunun bir suretini Millî Savunma Bakanlığına iletebilir.

Bakanlık tarafından kanuni süre içinde gizlilik kararı bildirilirse başvuru gizli patent başvurusu olarak sicile kaydedilir ve olağan patent işlemleri yürütülmez.

Bu durumda başvuru sahibi, buluşu yetkisiz kişilere açıklayamaz. Buluşun belirli bir üretim veya kullanım faaliyetine konu edilmesi düşünülüyorsa Bakanlıktan izin talep edilebilir.

Gizlilik nedeniyle buluşun ekonomik olarak değerlendirilmesi sınırlandığında ise SMK m.124/6 kapsamında tazminat isteminin şartları gündeme gelebilir.

Bu örnek, gizlilik kararının teknik ve hukuki sonuçlarını açıklamak amacıyla verilmiştir. Her haberleşme buluşunun millî güvenlik açısından önemli olduğu veya gizli patent statüsüne alınacağı anlamına gelmez.

Gizli Patent Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Gizli Patent Başvurusu Yapılması Patentin Verildiği Anlamına Gelir mi?

Hayır. SMK m.124 kapsamındaki gizli patent statüsü, patent başvurusunun özel gizlilik rejimine alınmasıdır. Gizlilik kararı, buluşun yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik koşullarını sağladığını veya patentin verildiğini göstermez.

2. Gizlilik Kararını TÜRKPATENT mi Verir?

SMK m.124 uyarınca başvurunun gizli yürütülmesine ilişkin kararı Millî Savunma Bakanlığı verir. TÜRKPATENT başvuruyu Bakanlığa iletir, başvuru sahibini bilgilendirir ve gizlilik kararının gerektirdiği sicil işlemini gerçekleştirir.

3. Üç Ay İçinde Gizlilik Kararı Bildirilmezse Ne Olur?

SMK m.124/2 uyarınca Bakanlığın gizlilik kararı vermemesi veya üç aylık süre içinde Kuruma bildirimde bulunmaması hâlinde TÜRKPATENT başvuruyla ilgili işlemleri başlatır. Bu sonuç, başvurunun otomatik olarak kabul edildiği veya patent verildiği anlamına gelmez.

4. Gizli Patent Başvurusuna Konu Buluş Satılabilir veya Kullanılabilir mi?

Buluşun gizlilik altında kullanılması bakımından SMK m.124/5 özel bir izin imkânı düzenler. Başvuru sahibinin talebi üzerine Millî Savunma Bakanlığı kısmen veya tamamen kullanıma izin verebilir. Ticari değerlendirme veya üçüncü kişilere açıklama içeren işlemler, gizlilik yükümlülükleri ve verilen iznin kapsamı dikkate alınmadan serbest kabul edilmemelidir.

5. Gizli Patent Nedeniyle Devlet Her Durumda Tazminat Öder mi?

Hayır. SMK m.124/6 başvuru sahibine gizli tutulan süre için tazminat isteme hakkı tanır. Tazminat miktarı buluşun önemi ve serbest kullanım hâlinde elde edilebilecek muhtemel gelir dikkate alınarak belirlenir. Başvuru sahibinin kusuruyla buluş açıklanmışsa kanun tazminat isteme hakkının ortadan kalkacağını düzenler.

6. Gizli Patent Başvurusunda Yıllık Ücret Ödenmesi Gerekir mi?

SMK m.124/7 gereğince gizli patent başvurularında gizli kalınan süre boyunca TÜRKPATENT’e yıllık ücret ödenmez. Gizlilik kaldırıldığında başvurunun olağan işlemlere dönmesi ve sonraki ücret yükümlülükleri ayrıca değerlendirilir.

7. Gizli Patent İçin PCT veya Başka Bir Yurt Dışı Patent Başvurusu Yapılabilir mi?

Gizlilik rejimine tabi buluşlarda olağan uluslararası başvuru imkânları tek başına yeterli değildir. SMK m.124/9, Türkiye’de gerçekleştirilen ve millî güvenlik bakımından önem taşıyan buluşlar için yurt dışında patent başvurusuna ilişkin yasak ve izin hükümleri içerir. Bu nedenle başvuru yapılmadan önce söz konusu sınırlamaların somut buluşa uygulanması değerlendirilmelidir.

8. Gizlilik Kaldırılırsa Başvuru Sahibi Otomatik Olarak Patent Alır mı?

Hayır. SMK m.124/8 uyarınca gizlilik kaldırıldığında başvuru, kaldırma tarihinden itibaren olağan patent başvurusu olarak işlem görür. Patent verilmesi için geçerli hukuki ve teknik şartların ilgili prosedürde değerlendirilmesi gerekir.

Sonuç

Gizli patent, millî güvenlik açısından önem taşıyan buluşların patent başvurularında uygulanabilen özel bir gizlilik rejimidir. SMK m.124 kapsamında TÜRKPATENT’in başvuruyu Millî Savunma Bakanlığına iletmesi, Bakanlığın gizlilik kararı, Kurumun özel sicil işlemi ve başvuru sahibinin açıklama yükümlülükleri birbirinden ayrılmalıdır.

Gizlilik kararı patent verilmesi anlamına gelmediği gibi buluş üzerindeki hakların kendiliğinden Devlete geçmesi sonucunu da doğurmaz. Bununla birlikte buluşun kullanılması, yetkisiz kişilere açıklanması ve yurt dışında patent başvurusuna konu edilmesi bakımından önemli sınırlamalar getirir. Gizli kalınan süre için yıllık ücret muafiyeti ve belirli şartlarla Devletten tazminat isteme hakkı ise başvuru sahibinin hukuki durumunu etkileyen özel düzenlemelerdir.

Somut olayda millî güvenlik değerlendirmesinin dayanağı, resmî bildirimler, izinlerin kapsamı ve ekonomik sonuçlar birlikte incelenmelidir. Gizlilik kararı, kullanım izni, tazminat talebi veya başvurunun sonraki işlemleri hakkında hukuki değerlendirme yapılması gerektiğinde patent hukuku alanında avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti kapsamında ilgili belgeler ve uygulanacak hükümler değerlendirilebilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer