Katalog Suçlarda Tutuklama: Karine mi, Otomatik Sonuç mu?

Katalog suçlar, CMK m.100/3’te tek tek sayılan ve işlendikleri hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe bulunması hâlinde tutuklama nedeninin “var sayılabileceği” ağır suçlardır. Ancak bu bir tutuklama karinesidir, otomatik tutuklama sonucu değildir. Kanundaki “var sayılabilir” ibaresi hâkime takdir yetkisi tanır; katalog suç isnadı, hâkimi katalog suçlarda tutuklamaya mahkûm etmez. Uygulamada en çok yanlış anlaşılan konulardan … Devamını oku

Tutuklama Yasağı Olan Haller: Hangi Suçlarda Tutuklama Yapılamaz?

Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda ve — vücut dokunulmazlığına karşı kasten işlenenler hariç olmak üzere — hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4). Bu, hâkimin takdirine bırakılmış bir konu değil; mutlak bir yasaktır. Tutuklama nedenleri ne kadar güçlü görünürse görünsün, yasak kapsamındaki bir suçta tutuklama kararı verilemez. … Devamını oku

Tutukluluk Süresi Ne Kadar? Azami Süreler ve Re’sen İnceleme

Tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde en çok bir yıl olup zorunlu hâllerde gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilir; ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde ise en çok iki yıldır ve uzatma süresi toplam üç yılı geçemez. Buna göre kovuşturma evresinde azami tutukluluk süresi, asliye cezalık işlerde bir buçuk yıl, ağır cezalık işlerde … Devamını oku

Tutuklamaya İtiraz Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?

Tutuklamaya itiraz dilekçesi, tutuklamanın dört unsurunu — kuvvetli suç şüphesi, tutuklama nedeni, ölçülülük ve adli kontrolün yetersizliği — ayrı ayrı hedef alan, dosyadaki somut olgulara dayanan yazılı bir savunma metnidir. Dilekçe, itirazı inceleyecek mercie değil, kararı veren mercie sunulur ve kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde verilmelidir (CMK m.268/1). İtiraz dilekçesinin kalitesi sonucu doğrudan belirler. … Devamını oku

Tutuklama Kararına İtiraz: Süre, Merci ve Usul

Tutuklama kararına karşı, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir. İtiraz, kararı veren mercie sunulacak bir dilekçeyle veya zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır (CMK m.268/1). Sulh ceza hâkimliğinin verdiği tutuklama kararlarına yapılan itirazları, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler (CMK m.268/3-b). İtiraz, tutuklama kararının yerine getirilmesini kendiliğinden durdurmaz. Uygulamada ve birçok … Devamını oku

Tutuklama ile Gözaltı Arasındaki Fark Nedir?

Tutuklama ile gözaltı arasındaki fark nedir sorusunun temel cevabı kararı veren makam ve dayandıkları şüphe derecesidir: gözaltı kararını Cumhuriyet savcısı verir ve somut delillere dayanan suç şüphesi yeterliyken, tutuklama kararını yalnızca hâkim verebilir ve kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ile ayrıca bir tutuklama nedeni aranır. Gözaltı en fazla 24 saat (toplu suçlarda dört … Devamını oku

Tutuklama Nedir? Şartları ve Tutuklama Nedenleri

Tutuklama, hakkında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut deliller ve kanunda sayılan bir tutuklama nedeni bulunan şüpheli veya sanığın, hâkim kararıyla özgürlüğünden geçici olarak yoksun bırakılmasıdır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 100 ila 108. maddeleri arasında düzenlenen tutuklama, bir ceza değil; yargılamanın sağlıklı yürütülmesini, delillerin korunmasını ve şüphelinin kaçmasının önlenmesini amaçlayan bir koruma tedbiridir. … Devamını oku

SEGBİS Nedir? Duruşmaya Katılım, İfade ve Sınırları

SEGBİS (Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi), UYAP altyapısı üzerinde ses ve görüntünün aynı anda iletildiği, kaydedildiği ve saklandığı; sanık, tanık, mağdur veya avukatların mahkemeye fiziken gelmeden görüntülü ve sesli olarak ifade vermesini, sorgulanmasını ya da duruşmaya katılmasını sağlayan sistemdir. Hukuki dayanağı CMK m. 196/4 olup, ceza yargılamasının “yüz yüzelik” ve “doğrudan doğruyalık” ilkelerine getirilmiş istisnai … Devamını oku

Ceza Davasında Adli Yardım ve Ücretsiz Avukat

Adli yardım (halk dilinde “ücretsiz avukat”), maddi imkânı bir avukat tutmaya yetmeyen kişilerin savunma hakkından ekonomik nedenlerle yoksun kalmaması için devlet ve barolar tarafından sağlanan hukuki destektir. Ceza muhakemesinde bu ihtiyaç, şüpheli veya sanığın “müdafi seçebilecek durumda olmadığını” beyan ederek CMK m. 150/1 uyarınca kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilmesini istemesi yoluyla karşılanır; ücreti başlangıçta … Devamını oku

Zorunlu Müdafilik Halleri ve Baro Avukatı Atanması

Zorunlu müdafilik, şüpheli veya sanığın isteği olmasa, hatta açıkça avukat istemediğini beyan etse bile kanun gereği kendisine bir müdafi (savunma avukatı) görevlendirilmesi zorunluluğudur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK), kişinin çocuk, kendini savunamayacak derecede malul ya da sağır-dilsiz olması veya alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren bir suçtan yargılanması hâllerinde müdafi bulundurulmasını zorunlu … Devamını oku