Kira Sertifikaları (Sukuk): Türleri ve Yatırımcı Hakları

Kira sertifikaları, her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen ve sahiplerine bu varlık veya haklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak tanıyan sermaye piyasası araçlarıdır. Uluslararası piyasada “sukuk” olarak bilinen bu araçlar, faiz yerine kira, kâr payı veya alım satım kazancı gibi bir varlığa dayalı getiri sunar. Hukuki dayanakları 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 61. maddesi ile SPK’nın Kira Sertifikaları Tebliği’dir (III-61.1). Kanun, ihraca dayanak varlıkları ihraççının ve fon kullanıcısının alacaklılarına karşı korur ve temerrüt hâlinde bu varlıklardan elde edilen geliri öncelikle sertifika sahiplerine ayırır.

Bu yazıda kira sertifikalarının hukuki niteliğini, varlık kiralama şirketlerinin yapısını, kira sertifikası türlerini, ihraç ve satış sürecini, dayanak varlıkların korunmasını, temerrüt ve iflas hâlinde yatırımcının konumunu, katılım bankalarının sermaye benzeri kira sertifikalarına ilişkin istisnayı, vergi rejimini ve yargı kararlarını ele alıyoruz.

Kira Sertifikalarına İlişkin Kanun Metni

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.61

“(1) Kira sertifikaları, her türlü varlık veya hakkın finansmanını sağlamak amacıyla varlık kiralama şirketleri tarafından ihraç edilen ve sahiplerinin bu varlık veya haklardan elde edilen gelirlerden payları oranında hak sahibi olmalarını sağlayan, nitelikleri Kurulca belirlenen sermaye piyasası araçlarıdır. Kira sertifikalarının ihraç ve satışına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
(2) Varlık kiralama şirketleri münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere kurulan anonim ortaklıklardır.
(3) Varlık kiralama şirketi, Kurul tarafından uygun görüş verilen esas sözleşmesinde belirtilen faaliyetler dışında herhangi bir ticari faaliyetle uğraşamayacağı gibi sahip olduğu varlıklar ve haklar üzerinde esas sözleşmesinde izin verilenler hariç olmak üzere, üçüncü kişiler lehine hiçbir ayni hak tesis edemez ve bunları kira sertifikası sahiplerinin menfaatlerine aykırı bir şekilde kiralayamaz veya devredemez. Kira sertifikaları itfa edilinceye kadar, varlık kiralama şirketinin portföyünde yer alan varlıklar ve haklar, ihraççının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi teminat amacı dışında tasarruf edilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, kamu alacaklarının tahsili amacı da dâhil olmak üzere haczedilemez, iflas masasına dâhil edilemez, ayrıca bunlar hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez.
(4) İhraççının kira sertifikalarından kaynaklanan yükümlülüklerini vadesinde yerine getirememesi, yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi, faaliyet izninin kaldırılması veya iflası hâlinde portföyündeki varlıklardan elde edilen gelir öncelikle kira sertifikası sahiplerine yapılacak ödemelerde kullanılır. Bu durumda Kurul kira sertifikası sahiplerinin haklarının korunmasını teminen gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir.
(5) Varlık kiralama şirketlerinin kuruluşuna, esas sözleşmelerine, faaliyet esaslarına, devralabilecekleri varlık ve hakların türleri ile niteliklerine, bunlara ilişkin kayıtların tutulmasına, yönetim ilkelerine, tasfiye ve sona ermelerine, YTM’ye hizmetleri karşılığında varlık kiralama şirketinin portföyündeki varlıklardan ödeme yapılması hâlinde bu ödemenin hesaplanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.
(6) (Ek:27/12/2018-7159/9 md.) Üçüncü fıkranın ikinci cümlesi ile dördüncü fıkra hükümleri, 5411 sayılı Kanun hükümleri çerçevesinde gerçekleştirilen ve katılım bankalarının fon kullanıcısı olduğu ilave ana sermaye ve katkı sermaye niteliğindeki kira sertifikası ihraçlarında uygulanmaz.”

Not: Kanun metni 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden alınmıştır. Uygulamaya ilişkin usul ve esaslar 07.06.2013 tarihli ve 28670 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kira Sertifikaları Tebliği (III-61.1) ile düzenlenmiştir. Tebliğ’in 5. maddesine ilişkin açıklama, bu hükmü aktaran Gelir İdaresi özelgesinden alınmıştır. Tebliğ’in diğer hükümleri resmî metinden birebir doğrulanamadığından ikincil kaynaklara göre özetlenmiştir.

Bu hükümlerin özü şudur: Kira sertifikası sahibi, ihraççının genel alacaklısı değil, belirli varlık veya haklardan elde edilen gelirin hak sahibidir. Bu varlıklar sertifikalar itfa edilinceye kadar haczedilemez, rehnedilemez ve iflas masasına girmez; temerrüt veya iflasta bu varlıkların geliri önce sertifika sahiplerine ödenir. Ancak katılım bankalarının sermaye benzeri kira sertifikalarında bu koruma uygulanmaz. Kira sertifikalarının alım satımına aracılık eden kuruluşlar için aracı kurum nedir yazımıza, bütün mevzuat çerçevesi için sermaye piyasası hukuku sayfamıza bakılabilir.

Kira Sertifikalarının Hukuki Niteliği

Kira sertifikaları, SPKn m.61/1 uyarınca nitelikleri SPK tarafından belirlenen sermaye piyasası araçlarıdır. Genel sınıflandırma için sermaye piyasası araçları yazımıza bakılabilir. Kira sertifikasını tahvilden ayıran temel özellik, getirinin bir borç ilişkisinden doğan faizden değil, dayanak varlıktan veya haktan elde edilen gelirden kaynaklanmasıdır.

Tahvil sahibi, ihraççıya borç veren bir alacaklıdır ve ihraççının tüm malvarlığından alacağını isteyebilir. Kira sertifikası sahibi ise dayanak varlığın veya hakkın gelirinden payı oranında hak sahibidir. Bu nedenle kira sertifikası, uygulamada faizsiz finansman araçlarını tercih eden yatırımcılar ve katılım bankaları tarafından yaygın olarak kullanılır. Hazine de 4749 sayılı Kanun’un 7/A maddesine dayanarak kurduğu varlık kiralama şirketi aracılığıyla düzenli olarak kira sertifikası ihraç etmektedir.

Borçlanma araçlarıyla benzerlik ve farklar

Ekonomik açıdan kira sertifikaları çoğu zaman tahvile benzer: Önceden belirlenmiş dönemsel ödemeler yapılır ve vade sonunda anapara karşılığı bir tutar ödenir. Ancak hukuki yapı farklıdır. Bu fark, özellikle ihraççının temerrüdü veya iflası hâlinde belirleyici olur. Borçlanma araçlarının ihracı ile karşılaştırıldığında, kira sertifikası yatırımcısı belirli varlıklar üzerinde ayrıcalıklı bir konuma sahiptir.

Kira sertifikalarında taraflar

  • Varlık kiralama şirketi (VKŞ): Kira sertifikasını ihraç eden, dayanak varlığı devralan veya yöneten özel amaçlı anonim ortaklıktır.
  • Kaynak kuruluş: Sahipliğe dayalı ihraçlarda varlık ve hakları VKŞ’ye devreden şirkettir.
  • Fon kullanıcısı: İhraçtan sağlanan finansmanı fiilen kullanan kuruluştur. Çoğu ihraçta kaynak kuruluşla aynıdır.
  • Kira sertifikası sahipleri: Sertifikaları satın alan yatırımcılardır.

Kira Sertifikalarını İhraç Eden Varlık Kiralama Şirketi

SPKn m.61/2’ye göre varlık kiralama şirketleri münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere kurulan anonim ortaklıklardır. Esas sözleşmesinde SPK’nın uygun gördüğü faaliyetler dışında ticari faaliyette bulunamaz. Sahip olduğu varlıklar üzerinde, esas sözleşmede izin verilenler dışında üçüncü kişiler lehine ayni hak kuramaz ve bu varlıkları sertifika sahiplerinin menfaatine aykırı şekilde kiralayamaz veya devredemez.

Bu sınırlamaların amacı, VKŞ’yi sertifika sahipleri için yalnızca bir “taşıyıcı” hâline getirmek ve onu ticari risklerden arındırmaktır. VKŞ’nin başka bir faaliyeti olmadığından, başka alacaklıları da olmaz. Bu da dayanak varlıkların sertifika sahipleri için korunmasını kolaylaştırır.

Kurucular

İkincil kaynaklara göre Tebliğ, VKŞ kurabilecek kuruluşları sınırlı olarak saymıştır. Bunlar arasında bankalar, belirli yetkileri bulunan aracı kurumlar, ipotek finansmanı kuruluşları, payları borsada işlem gören gayrimenkul yatırım ortaklıkları, belirli kurumsal yönetim ölçütlerini sağlayan halka açık ortaklıklar, yatırım yapılabilir kredi derecelendirme notuna sahip ortaklıklar ve sermayesinin çoğunluğu Hazine’ye ait ortaklıklar bulunur. Bu kuruculardan bir kısmı yalnızca kendilerinin fon kullanıcısı olduğu ihraçlar için VKŞ kurabilir. Kurucunun ve fon kullanıcısının mali gücü, kira sertifikasının fiilî güvencesinin önemli bir parçasıdır.

Aracı kurumların kurduğu varlık kiralama şirketleri

Uygulamada birçok aracı kurum, farklı şirketlerin kira sertifikası ihraçlarına aracılık edebilmek için VKŞ kurmuştur. Bu yapıda VKŞ’nin kurucusu aracı kurum, fon kullanıcısı ise başka bir şirkettir. Yatırımcı açısından fon kullanıcısının kim olduğu ve kredi riski, VKŞ’nin kim tarafından kurulduğundan daha önemlidir.

Kira Sertifikaları Türleri

İkincil kaynaklara göre Tebliğ, kira sertifikalarını dayanak işlemin türüne göre beş ana gruba ayırır. Bu türler birlikte de kullanılabilir.

TürİşleyişYatırımcı açısından önemli nokta
Sahipliğe dayalıVarlık VKŞ’ye devredilir, kaynak kuruluşa veya üçüncü kişiye kiralanır, vade sonunda geri satılır.Varlığın mülkiyeti VKŞ’dedir; devir sözleşmesi zorunludur.
Yönetim sözleşmesine dayalıVarlıklar VKŞ adına kaynak kuruluş tarafından yönetilir, gelir sertifika sahiplerine aktarılır.Gelirin hesaplanma yöntemi sözleşmede açıkça yer almalıdır.
Alım satıma dayalıVKŞ bir varlığı peşin alıp fon kullanıcısına vadeli satar.Getiri, vadeli satış bedeli ile alış bedeli arasındaki farktır.
Ortaklığa dayalıVKŞ bir ortak girişime ortak olur ve kârdan pay alır.Zarar, kural olarak VKŞ’nin koyduğu sermayeyle sınırlıdır.
Eser sözleşmesine dayalıVKŞ iş sahibi olarak bir eser yaptırır, eseri kiralar veya satar.Peşin ödemede yüklenicinin teminat vermesi gerekir.

Sahipliğe dayalı kira sertifikaları

En yaygın tür sahipliğe dayalı kira sertifikasıdır. Gelir İdaresi özelgesinde aktarıldığı üzere Tebliğ m.5, bu sertifikaları kaynak kuruluşa veya üçüncü kişilere kiralanmak ya da VKŞ adına yönetilmek üzere kaynak kuruluştan devralınacak varlık ve hakların finansmanı için ihraç edilen kira sertifikaları olarak tanımlar. Bu ihraçlarda varlığın sahipliğinin VKŞ’ye devrine ilişkin sözleşme düzenlenmesi zorunludur. Dayanak varlık gayrimenkulse ve kaynak kuruluş talep ederse geri alım hakkı tapu kütüğüne şerh edilir.

İkincil kaynaklara göre sahipliğe, ortaklığa ve eser sözleşmesine dayalı ihraçlarda ihraç tutarı, dayanak varlıkların gerçeğe uygun değerinin belirli bir oranını aşamaz. Bu sınır, yatırımcıya varlık değeri ile ihraç tutarı arasında bir güvenlik marjı sağlar.

Alım satıma dayalı kira sertifikaları

Bu türde VKŞ, genellikle emtia gibi likit bir varlığı spot piyasadan satın alır ve fon kullanıcısına vadeli olarak satar. İkincil kaynaklara göre alım satımın, fonların VKŞ’ye aktarıldığı günü izleyen iş günü içinde yapılması gerekir; aksi hâlde fonlar yatırımcılara iade edilir. Bu türde yatırımcının hakkı, belirli bir varlığın gelirinden çok fon kullanıcısının vadeli satış bedelini ödeme borcuna dayanır.

Kira Sertifikalarının İhraç ve Satış Süreci

Kira sertifikaları, diğer sermaye piyasası araçları gibi SPK onayıyla ihraç edilir. Süreç ana hatlarıyla şöyledir:

  1. VKŞ’nin kuruluşu: VKŞ, SPK’nın uygun görüşü alınmış esas sözleşmeyle kurulur.
  2. İhraç başvurusu: VKŞ, ihraç tavanı için SPK’ya başvurur. Dayanak varlıklara ilişkin değerleme raporları ve sözleşmeler başvuruya eklenir.
  3. İhraç belgesi veya izahname: Halka arzda izahname hazırlanır ve onaylanır. Halka arz edilmeyen satışlarda ihraç belgesi düzenlenir.
  4. Satış: Onaylanan tavan içinde tertipler hâlinde satış yapılır.
  5. Varlık devri ve ödemeler: Toplanan fonla dayanak varlık devralınır veya işlem gerçekleştirilir; dönemsel ödemeler sertifika sahiplerine aktarılır.
  6. İtfa: Vade sonunda varlık geri satılır veya işlem tamamlanır ve bedel sertifika sahiplerine ödenir.

Halka arz ve halka arz edilmeksizin satış

Kira sertifikaları halka arz yoluyla satılabileceği gibi, halka arz edilmeksizin ihraç yoluyla tahsisli olarak veya yalnızca nitelikli yatırımcılara da satılabilir. Uygulamada özel sektör ihraçlarının büyük bölümü nitelikli yatırımcıya satış yoluyla yapılmaktadır. Bu durumda izahname yerine daha sınırlı bilgi içeren ihraç belgesi kullanılır ve yatırımcının korunması büyük ölçüde nitelikli yatırımcı olmasının sağladığı bilgi ve deneyime dayanır.

Satış sürecinde aracı kurumun ve satışa aracılık eden bankanın yatırımcıyı ürünün riskleri hakkında doğru bilgilendirme yükümlülüğü vardır. Bu konuda sermaye piyasası araçlarının satışı ve uygunluk ve yerindelik testi yazılarımıza bakılabilir.

Kayden izleme

Kira sertifikaları, diğer menkul kıymetler gibi Merkezi Kayıt Kuruluşu nezdinde kayden izlenir. Yatırımcının sertifika sahipliği bu kayıtlarla ispat edilir. Ayrıntılar için sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi yazımıza bakılabilir.

Kira Sertifikalarında Dayanak Varlıkların Korunması

Kira sertifikalarının yatırımcı açısından en önemli güvencesi SPKn m.61/3’ün ikinci cümlesidir. Sertifikalar itfa edilinceye kadar VKŞ’nin portföyündeki varlık ve haklar:

  • teminat amacı dışında tasarruf edilemez,
  • rehnedilemez ve teminat gösterilemez,
  • kamu alacaklarının tahsili amacıyla dahi haczedilemez,
  • iflas masasına dâhil edilemez,
  • hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemez.

Bu koruma, ihraççının yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi hâlinde dahi geçerlidir. Böylece fon kullanıcısı veya VKŞ hakkında kayyım atanması ya da TMSF’ye devir gibi durumlarda da dayanak varlıklar sertifika sahipleri için ayrı tutulur. Bu yapı, sermaye piyasası araçları üzerinde teminat ve teminat yöneticisi yazılarımızda anlatılan ayrılmış malvarlığı mantığına benzer.

Korumanın sınırı: Fon kullanıcısının ödeme gücü

Dayanak varlıkların korunması, yatırımcının riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Sahipliğe dayalı ihraçta kira bedelini ödeyen ve vade sonunda varlığı geri satın alan çoğu zaman fon kullanıcısıdır. Fon kullanıcısı ödeme güçlüğüne düşerse, yatırımcının elinde varlığın kendisi veya onun satış bedeli kalır. Bu varlığın değeri ve likiditesi, yatırımcının ne kadarını geri alabileceğini belirler. Alım satıma dayalı ihraçlarda ise ortada VKŞ’de kalan bir varlık bulunmayabilir; yatırımcının hakkı fon kullanıcısının vadeli ödeme borcuna dayanır.

Kira Sertifikalarında Temerrüt ve İflas Hâlinde Yatırımcı

SPKn m.61/4’e göre ihraççının kira sertifikalarından doğan yükümlülüklerini vadesinde yerine getirememesi, yönetiminin veya denetiminin kamu kurumlarına devredilmesi, faaliyet izninin kaldırılması veya iflası hâlinde portföydeki varlıklardan elde edilen gelir öncelikle sertifika sahiplerine ödenir. SPK bu durumda sertifika sahiplerinin haklarını korumak için gerekli her türlü tedbiri almaya yetkilidir.

Temerrüt hâlinde izlenecek yol

  • İhraç belgesinin incelenmesi: Temerrüt hâlleri, muacceliyet şartları, dayanak varlığın satışı ve sertifika sahiplerinin temsiline ilişkin hükümler ihraç belgesinde veya izahnamede yer alır.
  • Dayanak varlığın durumu: Varlığın kimde olduğu, değeri, üzerinde başka hak bulunup bulunmadığı ve satış imkânı araştırılmalıdır.
  • SPK’ya başvuru: SPK’nın m.61/4’teki tedbir yetkisini kullanması talep edilebilir. Başvuru yolu için SPK’ya şikâyet yazımıza bakılabilir.
  • Fon kullanıcısına karşı talep: Kira, geri alım veya vadeli satış bedeli gibi fon kullanıcısının sözleşmesel borçları için icra takibi ve dava yolu açıktır.
  • İflas masasına başvuru: Fon kullanıcısı iflas ederse, dayanak varlıklarla karşılanamayan alacak için iflas masasına başvurulabilir.

Yurt dışı ihraçlarda temsilci yapısı

Yurt dışında yerleşik özel amaçlı şirketler aracılığıyla yapılan sukuk ihraçlarında, sertifika sahiplerinin haklarını genellikle bir mütevelli (trustee) veya temsilci kullanır. İzahnamede yatırımcının doğrudan dava açma hakkı sınırlandırılmış olabilir. Aşağıda ele alınan bölge adliye mahkemesi kararında, bu tür bir sınırlama nedeniyle yatırımcının doğrudan açtığı kayıt kabul davası aktif husumet yokluğundan reddedilmiştir. Bu nedenle yurt dışı ihraçlarda yatırımcının izahnamedeki temsil hükümlerini dikkatle incelemesi gerekir.

Sorumluluk

İzahname veya ihraç belgesindeki yanlış ya da eksik bilgiler nedeniyle zarar gören yatırımcı, ihraççı ve diğer sorumlular aleyhine tazminat isteyebilir. Ayrıntılar için izahname sorumluluğu yazımıza bakılabilir. Satışta yanıltıcı bilgilendirme yapan aracı kuruluşun sorumluluğu da ayrıca değerlendirilmelidir.

Katılım Bankalarının Sermaye Benzeri Kira Sertifikaları

2018’de SPKn m.61’e eklenen altıncı fıkra, önemli bir istisna getirmiştir. Katılım bankalarının fon kullanıcısı olduğu ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu çerçevesinde ilave ana sermaye veya katkı sermaye niteliği taşıyan kira sertifikası ihraçlarında, dayanak varlıkların korunmasına ilişkin m.61/3 ikinci cümle ve temerrütte öncelik tanıyan m.61/4 uygulanmaz.

Bu sertifikalar, bankanın özkaynağının bir parçası sayılan sermaye benzeri araçlardır. Bankacılık mevzuatına göre, katkı sermayeye dâhil edilecek borçlanma araçları sahiplerine bankanın tasfiyesi hâlinde alacaklarını mevduat sahipleri ve diğer tüm alacaklılardan sonra tahsil etme hakkı verir. Bu nedenle sermaye benzeri kira sertifikası yatırımcısı, bankanın iflası hâlinde sıradan sertifika sahibinden çok daha zayıf bir konumdadır.

Bu tür sertifikalar, olağan kira sertifikalarına göre daha yüksek getiri sunar, çünkü yatırımcı daha yüksek bir risk üstlenir. Yatırımcının satın aldığı sertifikanın sermaye benzeri nitelikte olup olmadığını izahnameden kontrol etmesi gerekir. Bankaların yeniden yapılandırılması veya tasfiyesi hâlinde bu araçların değer kaybetmesi ya da hiç ödenmemesi mümkündür.

Kira Sertifikalarının Vergi Rejimi

Kira sertifikası işlemleri, aynı ekonomik sonuca ulaşan borçlanmaya göre ek vergi yükü doğurmasın diye çeşitli istisnalarla desteklenmiştir. Gelir İdaresi özelgelerinde aktarılan düzenlemelere göre:

  • Harç istisnası: 492 sayılı Harçlar Kanunu m.123/4’e göre kira sertifikası ihracına dayanak teşkil eden her türlü varlık ve hakların devri, alımı, satımı, kiralanması, vekâleten yönetimi, ortak girişime ortak olunması, eser yaptırılması ve bu işlemlere bağlı teminat ve ipotek işlemleri harçlardan müstesnadır. Bu istisna, sahipliğe dayalı ihraçlarda tapu harcı yükünü ortadan kaldırır.
  • Kurumlar vergisi istisnası: 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu m.5/1-k’ye göre varlık ve hakların kaynak kuruluşlarca kira sertifikası ihracı amacıyla ve sözleşme sonunda geri alınması şartıyla VKŞ’ye satışından ve VKŞ’nin bu varlıkları devraldığı kuruma geri satışından doğan kazançlar kurumlar vergisinden istisnadır.
  • Yatırımcı getirisi: Kira sertifikası sahiplerine yapılan ödemeler, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi kapsamında tevkifata tabidir. Uygulanacak oran, sertifikanın vadesine ve ihraç tarihine göre Cumhurbaşkanı kararlarıyla belirlendiğinden, yatırım anında güncel oran kontrol edilmelidir.

Vergi istisnalarının şartlarına uyulmaması, örneğin varlığın sözleşme sonunda geri alınmaması, istisnanın kaybedilmesine yol açabilir. Bu yönüyle kira sertifikası yapısının vergi danışmanlığıyla birlikte kurgulanması önemlidir.

Kira Sertifikalarına İlişkin Yargı Kararları

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi: Sermaye benzeri kira sertifikası iflas masasına kaydedilemez

2017’de iflasına karar verilen bir katılım bankasının yurt dışında ihraç ettiği sermaye benzeri kira sertifikalarına emeklilik yatırım fonları adına yatırım yapan bir şirket, alacağının iflas masasına kaydedilmesini istedi. Bilirkişi, sertifikaların döviz cinsinden değerini hesaplayarak alacağın yaklaşık 21 milyon TL olduğunu bildirdi. Mahkeme bilirkişi raporuna itibar etmeyerek davayı reddetti.

Mahkeme, sertifikaların SPKn m.61/6 kapsamında katılım bankası tarafından ihraç edilen ve katkı sermaye niteliği taşıyan kira sertifikaları olduğunu, katkı sermayenin Bankacılık Kanunu m.44 uyarınca banka özkaynakları arasında sayıldığını tespit etti. TTK m.480/3’e göre pay sahiplerinin sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceğine işaret ederek, bu alacağın ancak sıra cetveline göre paylaştırma yapılıp faizler ödendikten sonra masada para kalması hâlinde ödenebileceğini ve bu nedenle “kira sertifikası ihracından kaynaklanan alacağın iflas masasına kaydedilemeyeceği” sonucuna vardı (İstanbul 1. ATM, E. 2022/235, K. 2023/573, T. 28.09.2023). Bu bir ilk derece kararıdır ve istinaf yolu açık olarak verilmiştir.

İstanbul BAM: Yurt dışı sukukta yatırımcının doğrudan dava hakkı

Aynı katılım bankasının yurt dışındaki özel amaçlı şirket aracılığıyla ihraç ettiği 250 milyon ABD doları tutarındaki sermaye benzeri sukukun bir kısmını devralan bir şirket, iflas masasına kayıt kabul davası açtı. İlk derece mahkemesi, davacının sertifikaların maliki olduğunu kabul etmekle birlikte izahnamenin, sertifika sahiplerinin ancak temsilcinin makul süre içinde harekete geçmemesi hâlinde dava açabileceğini öngördüğünü belirtti. Temsilci olan özel amaçlı şirket iflas masasına zaten başvurmuş olduğundan, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığına karar verdi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, izahnamedeki şartın davacı yönünden gerçekleşmediğini ve davacının aktif husumetinin bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetti (İstanbul BAM 45. HD, E. 2024/1852, K. 2025/604, T. 28.05.2025). Kararda aktarılan bilirkişi raporunda ayrıca, SPK’nın bu ihracın yurt dışında kurulu özel amaçlı şirket üzerinden ve Türkiye’deki kira sertifikası tebliğine tabi olmaksızın yapılacağını bildirdiği ve sertifika sahibinin alacağını mevduat sahipleri ve diğer tüm alacaklılardan sonra tahsil edebileceği tespitine yer verilmiştir. Karar temyiz yolu açık olarak verilmiştir.

Kararlardan çıkan dersler

  • Sermaye benzeri kira sertifikaları, ihraççı bankanın iflasında olağan alacak gibi masaya kaydedilmeyebilir; yatırımcı en son sırada kalır.
  • SPKn m.61/6, katılım bankalarının sermaye benzeri ihraçlarında dayanak varlık korumasını kaldırır.
  • Yurt dışı ihraçlarda yatırımcının dava hakkı izahnamedeki temsilci hükümleriyle sınırlanmış olabilir.
  • Yatırım kararından önce sertifikanın türü, sıralaması ve hangi hukuka tabi olduğu mutlaka incelenmelidir.

Sık Sorulan Sorular

Kira sertifikası nedir?

Bir varlık veya hakkın finansmanı için varlık kiralama şirketlerince ihraç edilen ve sahiplerine bu varlık veya haktan elde edilen gelirden payları oranında hak veren sermaye piyasası aracıdır.

Kira sertifikası ile tahvil arasındaki fark nedir?

Tahvilde getiri bir borç ilişkisinden doğan faizdir. Kira sertifikasında ise getiri dayanak varlıktan elde edilen kira, kâr payı veya alım satım kazancıdır ve yatırımcı belirli varlıklar üzerinde korunur.

Varlık kiralama şirketi nedir?

Münhasıran kira sertifikası ihraç etmek üzere kurulan ve başka ticari faaliyette bulunamayan özel amaçlı anonim ortaklıktır.

Kira sertifikası türleri nelerdir?

Sahipliğe, yönetim sözleşmesine, alım satıma, ortaklığa ve eser sözleşmesine dayalı kira sertifikaları ile bunların birlikte kullanıldığı yapılardır.

Dayanak varlıklar haczedilebilir mi?

Hayır. Sertifikalar itfa edilinceye kadar dayanak varlıklar kamu alacakları için dahi haczedilemez, rehnedilemez ve iflas masasına girmez. Katılım bankalarının sermaye benzeri ihraçları bu korumanın dışındadır.

İhraççı ödeme yapmazsa ne olur?

Portföydeki varlıklardan elde edilen gelir öncelikle sertifika sahiplerine ödenir. SPK yatırımcıları korumak için gerekli tedbirleri alabilir.

Kira sertifikası güvenli bir yatırım mıdır?

Risk, fon kullanıcısının ödeme gücüne, dayanak varlığın değerine ve sertifikanın türüne göre değişir. Hazine ihraçları ile özel sektörün sermaye benzeri ihraçları arasında risk farkı büyüktür.

Sermaye benzeri kira sertifikası nedir?

Katılım bankalarının özkaynaklarına dâhil edilen kira sertifikalarıdır. Banka tasfiyesinde mevduat sahipleri ve diğer tüm alacaklılardan sonra ödenir.

Kira sertifikası getirisi vergilendirilir mi?

Evet. Getiri, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi kapsamında tevkifata tabidir. Oran vadeye ve ihraç tarihine göre değişebilir.

Kira sertifikası için harç ödenir mi?

Kira sertifikası ihracına dayanak varlıkların devri, kiralanması ve bunlara bağlı teminat işlemleri Harçlar Kanunu m.123/4 uyarınca harçtan müstesnadır.

Kira sertifikaları kimlere satılabilir?

Halka arz yoluyla herkese, halka arz edilmeksizin ise tahsisli olarak veya yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabilir.

Yurt dışı sukukta yatırımcı doğrudan dava açabilir mi?

İzahnamedeki hükümlere bağlıdır. Temsilci veya mütevellinin harekete geçme yetkisinin öncelikli olduğu yapılarda yatırımcının doğrudan dava hakkı sınırlı olabilir.

Sonuç

Kira sertifikaları, faizsiz finansman ilkelerine uygun yapısı ve dayanak varlıklar üzerinde sağladığı koruma ile Türk sermaye piyasasında önemli bir yer edinmiştir. SPKn m.61, dayanak varlıkları haciz, rehin ve iflas risklerinden korur ve temerrütte bu varlıkların gelirini öncelikle yatırımcılara ayırır. Ancak bu koruma, fon kullanıcısının ödeme gücünden ve dayanak varlığın gerçek değerinden bağımsız değildir. Katılım bankalarının sermaye benzeri ihraçlarında ise kanun korumayı açıkça kaldırmıştır.

Yargı kararları, özellikle banka iflaslarında sermaye benzeri kira sertifikası yatırımcılarının en son sırada kaldığını ve yurt dışı ihraçlarda dava hakkının izahnameyle sınırlanabildiğini göstermektedir. Kira sertifikasına yatırım yapacak veya temerrüde düşmüş bir ihraçta hakkını arayacak yatırımcının, ihraç belgesini, dayanak varlık yapısını ve temsil hükümlerini bir sermaye piyasası avukatı ile değerlendirmesi önemlidir.

Yazar Avukat Fatih SEFER