Marka Devir Sözleşmesi ve Sicil İşlemleri

Marka devir sözleşmesi, tescilli bir markanın veya marka başvurusundan doğan hakların başka bir kişiye geçirilmesini sağlayan hukuki işlemdir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.148/4 gereğince devir sözleşmesi yazılı yapılmalı ve noter tarafından onaylanmalıdır. Adi markalarda bu şekle uygun devir, taraflar arasındaki hak geçişinin temelidir; Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) siciline kayıt ise devrin kamuya açıklanmasını ve iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesini sağlar. Garanti ve ortak markaların devrinde ise sicile kayıt ayrıca geçerlilik şartıdır (SMK m.148/7). Devir bütün mal ve hizmetleri kapsayabileceği gibi bir kısmıyla sınırlandırılabilir.

Marka Devri Nedir? Lisans Sözleşmesinden Farkı Nedir?

Marka devri, marka üzerindeki hak sahipliğinin devredenden devralana geçmesidir. SMK m.148/1, sınai mülkiyet haklarının devrine açıkça izin verir; m.148/2 ise bu işlemin ticari işletmeden bağımsız yapılabileceğini belirtir. Dolayısıyla bir işletme, yalnızca belirli markasını satabilir; üretim tesislerini, müşteri sözleşmelerini veya ticaret unvanını devretmesi zorunlu değildir. Devir konusu, tescil belgesindeki işaret ve tescille korunan mal veya hizmetler çerçevesinde belirlenir.

Marka lisans sözleşmesinde mülkiyet marka sahibinde kalırken başka bir kişiye kullanma yetkisi verilir. Devirde ise sözleşmenin kapsamına giren marka hakkının sahibi değişir. İnhisari veya inhisari olmayan lisans ayrımı, devir işleminin eş anlamlısı değildir. Tarafların belgeye “devir” ya da “lisans” adını koymaları tek başına belirleyici olmaz; mülkiyetin gerçekten geçirilip geçirilmediği ve sözleşmenin içeriği değerlendirilir.

Bir markanın devri, kendiliğinden devreden şirketin ticaret unvanının, alan adlarının, sosyal medya hesaplarının, stoklarının, ürün tasarımlarının veya çalışanlarının da devri anlamına gelmez. Bu unsurların hangilerinin aynı ekonomik işlem kapsamında aktarılacağı açıkça yazılmalıdır. Farklı fikrî mülkiyet haklarının birlikte el değiştirdiği projeler ayrıca birden fazla fikrî mülkiyet hakkını kapsayan devir sözleşmesi çerçevesinde ele alınmalıdır.

Marka Devir Sözleşmesinde Noter Şartı ve Geçerlilik

SMK m.148/4 uyarınca adi yazılı sözleşme tek başına yeterli değildir; devir sözleşmesinin noter tarafından onaylanmış olması geçerlilik şartıdır. Bu, yalnızca sicile kayıt için istenen usuli bir belge değil, hukuki işlemin kendisine ilişkin şekil koşuludur. Tarafların e-posta yazışmaları, ödeme dekontları veya kendi aralarında imzaladıkları noter onaysız protokol, tek başına kanuni şekil eksikliğini gidermez.

SMK m.148/4–5: Hukuki işlemler yazılı şekle tabidir; devir sözleşmelerinin geçerliliği noter onayına bağlıdır. Taraflardan birinin talebi ve gerekli işlemler üzerine hukuki işlem sicile kaydedilip Bültende yayımlanır. Sicile kaydedilmeyen işlemlerden doğan haklar, iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.

Geçerli bir sözleşme için ayrıca devredenin hak sahibi veya usulünce yetkilendirilmiş temsilci olması, devredilen markanın tereddütsüz saptanabilmesi ve karşılıklı irade açıklamalarının örtüşmesi gerekir. Şirketlerin imza yetkilileri ticaret sicili ve temsil belgeleri üzerinden incelenmeli; vekille imza atılıyorsa devir yetkisinin kapsamı kontrol edilmelidir. Marka üzerinde ihtiyati tedbir veya başka bir tasarruf kısıtlaması varsa sözleşmenin yapılmış olması bu engeli kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

Önemli istisna: SMK m.148/7 gereğince garanti markası veya ortak markanın devri, sicile kayıt hâlinde geçerlilik kazanır. Bu özel marka türlerinde “noterde imzaladık, sicile sonra kaydederiz” yaklaşımı adi markalardakiyle aynı hukuki sonucu doğurmaz. Marka türü işlem öncesinde tespit edilmelidir.

Markayı Kim Devredebilir? Ortak Marka Sahipliğinde Önalım Hakkı

Devir yetkisi kural olarak marka sahibine aittir. Birden fazla kişi birlikte hak sahibi ise kimin hangi pay üzerinde tasarruf edebileceği, tüm hakkın devri için gerekli iradeler ve varsa ortaklık sözleşmesi ayrı değerlendirilir. Şirket adına yapılan işlemde şirketin hissedarının kişisel kararı ile şirketi temsil etmeye yetkili organın işlemi birbirinin yerine geçmez.

SMK m.148/3, bir sınai mülkiyet hakkının paydaşlarından birinin kendi payını tamamen veya kısmen üçüncü kişiye satması hâlinde diğer paydaşlara önalım hakkı tanır. Satışın alıcı veya satıcı tarafından paydaşlara bildirilmesi gerekir. Önalım hakkı, satışın hak sahibine bildirildiği tarihten itibaren üç ay, her hâlde satıştan itibaren iki yıl geçmekle düşer; anlaşma sağlanamazsa alıcıya karşı dava yoluyla kullanılır. Kanunun öngördüğü bedelin mahkemenin belirlediği yerde ve sürede yatırılması gerekir. Cebri artırmayla satışlarda bu önalım hakkı kullanılamaz.

Bu süreler bütün marka devirleri için öngörülmüş genel bir “devir bildirimi süresi” değildir; yalnız kanundaki pay satışı ve önalım ilişkisi bakımından uygulanır. Markanın tamamının tek hak sahibi tarafından devrinde aynı üç aylık süreyi sicile kayıt için zorunlu başvuru süresi olarak göstermek yanlıştır.

Marka Tamamen veya Kısmen Devredilebilir mi?

Evet. SMK m.148/6, markanın tescilli olduğu mal veya hizmetlerin tamamı yahut bir kısmı için devrine izin verir. Devir sözleşmesi bu kapsamı açıkça göstermelidir. Markanın yalnızca belirli bir coğrafi bölgede kullanılmasına izin verilmesi, mal ve hizmet bazında yapılan kısmi mülkiyet devrinden farklıdır; bölgesel veya süreli kullanma yetkisi çoğu durumda lisans hükümlerinin değerlendirilmesini gerektirir.

İşlemSonuçBelirleyici kayıt
Tam devirTescilli mal ve hizmetlerin tümünde hak sahibi değişir.Marka/tescil numarası ve tüm kapsam
Kısmi devirYalnızca belirlenmiş mal veya hizmetler devralana geçer.Devredilen kalemler ve sınıf numaraları
Marka başvurusunun devriTescil henüz tamamlanmadan başvurudan doğan hak sahipliği değişebilir.Başvuru numarası ve işlem aşaması

Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.125/3 uyarınca kısmi devirde devredilen mal veya hizmetler ve bunların sınıf numaraları sözleşmede belirtilir. TÜRKPATENT, kısmen devredilen kapsam için devralan adına yeni bir dosya, yeni tescil numarası ve tescil belgesi oluşturur. Yeni numara, markanın ilk başvuru veya tescil tarihini sıfırlamaz; korumanın başlangıcı ve süresi değişmez. Bu nedenle kısmi devirden önce Nice sınıflandırması ile mal ve hizmet listesinin mevcut sicil kapsamına uygun biçimde eşleştirilmesi gerekir.

SMK m.148/8, devir hükümlerini marka başvurularına da uygular; Yönetmelik m.130 başvurularda sicil işlemlerini ayrıca düzenler. Henüz başvuru aşamasındaki bir işaretin devralınması tescilin kesinleştiği anlamına gelmez: başvuru incelemesi, olası itirazlar ve tescil şartları devam eder.

Ticari İşletmenin veya Şirket Hisselerinin Devri Markayı da Devreder mi?

Üç işlem birbirine karıştırılmamalıdır. Birincisi, markanın işletmeden bağımsız olarak SMK m.148 uyarınca devridir. İkincisi, ticari işletmenin tüm malvarlığı bileşenleriyle devridir. Üçüncüsü ise markanın sahibi olan şirketin paylarının el değiştirmesidir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m.11/3 uyarınca ticari işletme bir bütün hâlinde devredilebilir. Sözleşmede aksi öngörülmemişse işletmeyle bağlantılı fikrî mülkiyet haklarının da bu bütünün kapsamında olduğu kabul edilir. Bununla birlikte işletme devrinin ticaret sicilindeki sonuçları ile marka hakkının özel şekil ve sicil rejimi birlikte değerlendirilmelidir; TTK m.11/3’ün varlığı tek başına her somut olayda marka kaydının otomatik güncellendiği anlamına gelmez. Yönetmelik m.125/4, ticari işletme devri ve şirket birleşmesi/bölünmesi gibi yapısal işlemlerden doğan hak sahipliği değişiklikleri için ayrıca sicil belgelendirmesi öngörür.

Şirket hissesi satışında ise marka şirketin malvarlığında kalır; değişen şirketin ortaklık yapısıdır. Bu yüzden bir şirketin yüzde yüz payını satın alan kişinin, markayı kendi gerçek kişi adına devralmış olduğu söylenemez. Markanın ayrı bir kişiye geçirilmesi isteniyorsa buna uygun hukuki işlem ayrıca kurulmalıdır. Markaya eşlik eden patent, tasarım veya eser haklarının ayrı şekil rejimleri hakkında patent devri, tasarım devri ve telif hakkı devri konuları ayrıca önem taşır.

Marka Devir Sözleşmesinde Hangi Hükümler Yer Almalı?

Kanunun zorunlu şekil ve belirlenebilirlik koşullarının ötesinde iyi hazırlanmış bir devir sözleşmesi, sonradan çıkabilecek mülkiyet ve ifa uyuşmazlıklarını azaltır. Özellikle aşağıdaki hususlar açık yazılmalıdır:

  1. Taraf ve temsil bilgileri: Gerçek veya tüzel kişilerin tam unvanları, kimlikleri ve imzaya yetkili kişiler.
  2. Marka kimliği: Marka adı ve işareti, tescil veya başvuru numarası, varsa devir konusu birden fazla markanın tek tek listesi.
  3. Devir kapsamı: Tam devir mi, kısmi devir mi; kısmi ise hangi mal veya hizmetler ve hangi sınıf numaraları?
  4. Bedel ve ifa: Varsa devir bedeli, ödeme takvimi, vergisel yükümlülüklerin ve resmî işlem masraflarının hangi tarafa ait olacağı.
  5. Beyanlar ve risk dağılımı: Hak sahipliği, devam eden davalar, hükümsüzlük/iptal talepleri, lisanslar, rehinler, hacizler ve sözleşmeler hakkındaki açıklamalar.
  6. Sicil iş birliği: Hangi tarafın ne zaman başvuru yapacağı, belge ve bilgi temini, eksikliklerin giderilmesi ve sicil işlemlerinin izlenmesi.
  7. Fiili geçiş: Markanın kullanımıyla ilgili dijital hesaplar, alan adları, reklam materyalleri, ambalajlar ve eldeki stoklar devredilecekse bunların ayrı teslim koşulları.
  8. Uyuşmazlık ve fesih/sona erme: Geçersizlik, aykırılık veya bedel ödenmemesi hâlinde tarafların başvuracağı sözleşmesel yollar ve geçerli yetki düzenlemeleri.

Marka devir bedelinin belirli bir tutarda olması yönünde SMK m.148’de genel bir zorunluluk yoktur; Yönetmelik m.125/2’de devir bedelinin ayrıca belirtilmesi yükümlülüğü patent için düzenlenmiştir. Bununla birlikte bedelli veya bedelsiz işlemin hukuki niteliği, vergi sonuçları ve tarafların gerçek iradesi somut olarak değerlendirilmelidir. Ticari değerleme yapılırken tescilin kapsamı, kullanılma durumu, kalan koruma süresi ve marka üzerindeki sınırlamalar önem taşır.

TÜRKPATENT Marka Devir Sicil İşlemleri Nasıl Yapılır?

Devir işleminin sicile kaydedilmesi için taraflardan birinin talepte bulunması yeterlidir (SMK m.148/5). Diğer tarafın ayrıca bağımsız bir başvuru yapması genel kural olarak aranmaz; ancak sunulan devir belgesinin şeklen geçerli ve kapsam bakımından yeterli olması gerekir. İşlem, TÜRKPATENT’in kabul ettiği elektronik başvuru kanalı ve işlem formları üzerinden yürütülür.

Başvuru için gerekli bilgi ve belgeler

Uygulama Yönetmeliği m.125/1’in öngördüğü temel kayıtlar şunlardır:

  • Devir sicil kaydı için talep formu.
  • İlgili resmî ücretin ödendiğini gösteren bilgi.
  • Markanın adını ve tescil numarasını içeren, kanuni noter onayı şartını sağlayan devir sözleşmesi.
  • Sözleşme yabancı dildeyse yeminli tercüman tarafından onaylanan Türkçe tercümesi.
  • Kısmi devir söz konusuysa devredilen mal/hizmetler ve sınıf numaralarının sözleşmede açık gösterimi.

TÜRKPATENT, başvuruya ilişkin belgenin aslına uygunluğu konusunda tereddüt bulunduğunda ek belge veya asıl ibrazı isteyebilir (Yönetmelik m.131/5 ve m.132). Talep koşulları tamamlandığında devir sicile kaydedilir ve Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanır. İşlem yapıldıktan sonra yeni hak sahibi bilgileri ve varsa kısmi devir nedeniyle oluşturulan yeni tescil numarası sicil üzerinden karşılaştırılmalıdır.

Sicil kaydı için kaç gün süre vardır?

SMK m.148, adi marka devirleri için sözleşme tarihinden itibaren bütün işlemlerde uygulanacak sabit bir “30 gün içinde tescil” süresi öngörmez. Bununla birlikte gecikme hukuken risksiz değildir: kayıt yapılmadığı dönemde iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hak iddiası güçleşebilir ve sonraki tasarruflar uyuşmazlığa yol açabilir. Bu nedenle sicil talebinin sözleşmeden sonra geciktirilmeden yapılması, sözleşmede görev ve belgelerin teslim tarihinin açıkça düzenlenmesi önemlidir.

Marka Devri Sicile Kaydedilmezse Geçersiz mi Olur?

Adi markada, noter onaylı devir sözleşmesinin sicile kaydedilmemesi tek başına devri taraflar arasında geçersiz kılmaz. Ancak SMK m.148/5 gereğince sicile kaydedilmemiş hukuki işlemden doğan haklar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Sicile güvenerek hak edindiğini öne süren kişinin gerçekten iyi niyetli olup olmadığı olayın şartlarına göre incelenir; sonradan sicile kayıt yaptırılması, kötü niyeti otomatik olarak ortadan kaldırmaz.

Bu ayrım Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 29.05.2024 tarihli, E. 2023/954, K. 2024/4452 sayılı kararında somutlaşmıştır. İlk noter onaylı devir sicile yazılmadan marka aynı kişi tarafından ikinci kez üçüncü bir kişiye devredilmiş ve ikinci devir tescil edilmişti. Yargıtay, ilk noter onaylı işlemin kurucu etkisini vurgulamış; ikinci devralanın iyi niyetinin ayrıca araştırılması gerektiği gerekçesiyle önceki ret kararını bozmuştur.

Aynı uyuşmazlığın devamında Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 26.02.2026 tarihli, E. 2025/6048, K. 2026/1155 sayılı kararıyla, ikinci devralanın kötü niyetli olduğu değerlendirmesine dayanan, marka kaydının iptal edilip ilk devralan adına tesciline ilişkin kabul kararını onamıştır. Bu kararlar, sicile tescilin her koşulda sonraki devralana tartışmasız üstünlük sağlamadığını gösterir.

Pratik ayrım: Noter onayı, adi marka devir sözleşmesinin geçerlilik şartıdır. Sicil kaydı ise kural olarak işlemin üçüncü kişilere karşı etkisini güvenceye alır. Garanti ve ortak markaların devrinde sicil kaydı ayrıca geçerlilik şartıdır.

Devirden Önceki Lisans, Rehin, Dava ve Kullanım Riskleri

Marka devri, markayı geçmişinden ve üzerinde mevcut haklardan bağımsız, yeni bir marka hâline getirmez. Devralan, hak üzerinde mevcut üçüncü kişi iddialarını, sicil kayıtlarını ve sözleşmesel yükleri araştırmalıdır. Özellikle daha önce verilmiş lisansların süresi ve kapsamı, mevcut rehin veya haciz kayıtları ile tedbir kararları, devir işleminden önce saptanmalıdır. Marka hakkının haczi ve rehni kendi özel şartlarına tabidir.

Önceden kurulmuş bir lisans ilişkisinin sırf marka başka kişiye devredildiği için otomatik olarak sona erdiği söylenemez. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 26.12.2025 tarihli, E. 2023/2037, K. 2025/2572 sayılı kararına yansıyan uyuşmazlıkta, önceki inhisari lisansın markanın sonraki devirlerine rağmen etkisini sürdürmesi değerlendirilmiştir. Somut lisansın hukuki niteliği, sicil durumu ve tarafların sözleşmesi ayrıca incelenmelidir; bu konuda lisans alanın dava hakkı da bağımsız önem taşır.

Devralan ayrıca markanın tescil süresi ve kullanım geçmişi hakkında kayıt toplamalıdır. Markanın el değiştirmesi, kullanmama nedeniyle iptal değerlendirmesinde beş yıllık sürenin her durumda yeniden başlamasını sağlamaz. Devir, markayı hükümsüzlük iddialarından veya diğer iptal nedenlerinden de kendiliğinden arındırmaz. Marka korumasının başlangıcının ve bitişinin tespiti için yenileme kayıtları kontrol edilmelidir.

Devir sonrasında marka, kullanılan ürünlerin niteliği, kalitesi veya coğrafi kaynağı hakkında halkı yanıltan biçimde işletilirse SMK m.26/1-c kapsamında iptal riski doğabilir. Her devir böyle bir yanıltıcılık doğurmaz; belirleyici olan marka sahibinin veya izniyle hareket edenlerin sonraki somut kullanımının kamuoyunda yanlış algı yaratmasıdır. Marka üzerindeki hak sahipliğinin korunması da marka hakkının kanuni kapsamı ile sınırlıdır.

Devir Sözleşmesinden Doğan Uyuşmazlıklar ve İspat

Uyuşmazlıklar genellikle sözleşmenin geçerliliği, devredenin tasarruf yetkisi, devir kapsamı, bedelin ödenmesi, sicile kayıt yükümlülüğü veya aynı markanın birden fazla kişiye devredilmesi etrafında oluşur. TÜRKPATENT’in sicilde adı geçen kişiyi göstermesi önemli delildir; buna karşın geçerli noter sözleşmesi ve üçüncü kişinin kötü niyeti gibi konuların yalnız kayıt ekranına bakılarak çözümlenmesi mümkün değildir.

Somut uyuşmazlığa göre noter onaylı sözleşme ve ekleri, ticaret sicil kayıtları, temsil/vekalet belgeleri, marka sicilinin geçmiş kayıtları, resmi başvuru ve tebligat belgeleri, ücret dekontları, yazışmalar, lisans ve rehin sözleşmeleri, fiili kullanım ve ödeme belgeleri birlikte değerlendirilir. Devir yalnız belirli hizmetleri kapsıyorsa eski ve yeni mal/hizmet listelerinin karşılaştırılması özellikle önemlidir.

Marka hakkının devrine ilişkin özel hukuk uyuşmazlıklarında görev ve yetki değerlendirmesi, talebin niteliğine göre yapılır. SMK kapsamındaki sınai hak uyuşmazlıklarında SMK m.156 uyarınca fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemeleri; bunların kurulmadığı yerlerde ilgili sıfatla görev yapan asliye hukuk mahkemeleri söz konusu olabilir. TÜRKPATENT’in kararına karşı açılacak davalar bakımından ise SMK m.156/2 Ankara Fikrî ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesini görevli ve yetkili kılar. Sözleşmeye ilişkin salt alacak veya ifa taleplerinde hukuki nitelendirme ve görev/yetki ayrıca incelenmelidir.

Hak sahibi sıfatını kazanan devralan, koşulları oluşursa ihlal eden üçüncü kişilere karşı marka hakkına tecavüzden doğan talepleri ileri sürebilir; ancak devir sözleşmesinin varlığı, devir öncesi bütün zarar ve alacakların kendiliğinden devredildiği yönünde genel bir sonuç doğurmaz. Önceki dönem hak ve taleplerinin kapsamı sözleşmede ve ilgili hukuk kuralları ışığında ayrıca belirlenmelidir.

Örnek: Sicile Kaydedilmeyen Devirden Sonra İkinci Satış

Varsayımsal olay: A şirketi, tescilli bir markasını noter onaylı sözleşmeyle B şirketine devreder. B, tescil başvurusu yapmayı geciktirir. A, sicilde hâlen kendi adının görünmesinden yararlanarak aynı markayı C’ye yeniden devreder. C de ikinci devri sicile kaydettirir.

Bu olayda B’nin ilk sözleşmesi noter şartını taşıdığı için sırf tescil edilmedi diye geçersiz sayılmaz. Bununla birlikte B’nin C’ye karşı hakkını ileri sürüp süremeyeceği, C’nin ikinci devir sırasında ilk işlemi bilip bilmediği veya bilmesi gerekip gerekmediği dâhil iyi niyet olgularına bağlıdır. C’nin ilk devri bildiği kanıtlanırsa, sırf kendi adının sicile yazılmasına dayanması yeterli olmayabilir. Buna karşılık gerçekten iyi niyetli üçüncü kişinin korunması SMK m.148/5’in ayrı konusudur. Bu nedenle ilk devralanın sicil kaydını geciktirmemesi, her iki devrin noter belgelerini ve tüm haberleşmeleri koruması gerekir.

Marka Devir Sözleşmesi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Marka devir sözleşmesi notersiz yapılabilir mi?

Devir niyetini gösteren bir belge notersiz hazırlanabilir; ancak SMK m.148/4 uyarınca marka devir sözleşmesinin geçerli olabilmesi için noter tarafından onaylanması gerekir. Adi yazılı metni daha sonra sicile sunmak şekil eksikliğini kendiliğinden gidermez.

2. Noter onaylı marka devri TÜRKPATENT’e bildirilmezse ne olur?

Adi markada sözleşme sırf kaydedilmediği için taraflar arasında geçersiz olmaz; fakat sicile kaydedilmeyen devrin doğurduğu haklar iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Garanti ve ortak markaların devrinde ise kayıt özel olarak geçerlilik şartıdır.

3. Yalnız bir marka sınıfı veya sınıf içindeki bazı ürünler devredilebilir mi?

Evet. SMK m.148/6 uyarınca mal veya hizmetlerin bir kısmı devredilebilir. Yönetmelik m.125/3 gereğince devredilen kalemler ve sınıf numaraları belirtilir; bunlar için yeni bir tescil numarası ve dosya oluşturulur.

4. Tescil edilmemiş marka başvurusu devredilebilir mi?

Evet. SMK m.148/8, devir hükümlerini başvurulara da uygular. Bununla birlikte devralan, başvurunun mevcut inceleme ve itiraz risklerini de dikkate almalıdır; devir tescil güvencesi değildir.

5. Marka devri mutlaka ücretli mi olmalıdır?

SMK m.148’de her marka devri için bedel yazılması zorunlu unsur olarak sayılmaz. Bedelsiz işlemin genel hukuk, temsil, vergi ve şirket işlemlerine ilişkin koşulları ayrıca incelenir. Bedelli işlemde tutar ve ödeme şartlarının açık belirlenmesi ispatı kolaylaştırır.

6. Şirketin hisseleri satılırsa marka da yeni ortağın şahsına mı geçer?

Hayır. Marka, markanın sahibi olan şirketin malvarlığında kalır. Şirketin hissedarlarının değişmesi ayrı bir işlemdir. Ticari işletmenin bütün hâlinde devri ise TTK m.11/3 ve ilgili sicil hükümleri uyarınca ayrıca değerlendirilir.

7. Marka devredildiğinde eski lisans sözleşmeleri biter mi?

Yalnızca devrin gerçekleşmesi, önceden geçerli olarak kurulmuş lisansı otomatik biçimde sona erdiren genel bir kural değildir. Lisansın türü, süresi, kayıt durumu, sözleşme hükümleri ve üçüncü kişilere karşı etkisi incelenmelidir.

8. Devirden sonra markanın koruma süresi yeniden on yıl mı başlar?

Hayır. Devir yeni bir marka başvurusu değildir. Markanın mevcut koruma dönemi ve yenileme tarihleri devam eder; kısmi devirde yeni tescil numarası verilmesi de başlangıç tarihini ve koruma süresini değiştirmez.

Sonuç

Marka devir sözleşmesi hazırlanırken üç ayrı aşama birlikte değerlendirilmelidir: markanın ve devredilecek mal/hizmet kapsamının belirlenmesi, geçerlilik şartlarını taşıyan noter onaylı sözleşmenin kurulması ve hak değişikliğinin TÜRKPATENT siciline kaydedilmesi. Özellikle kısmi devir, birden fazla hak sahibi, önceki lisanslar, iki kez devir ve şirket/işletme işlemleri farklı riskler doğurur. Sözleşmenin düzenlenmesi ve sicil kaydına ilişkin somut hukuki değerlendirme için marka hakkının devri konusunda hukuki danışmanlık kapsamında işlem belgeleri ve sicil geçmişi birlikte incelenebilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer