ortak patent sahipliği, bir buluşun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi hâlinde patent isteme hakkının kimlere ait olduğunu ve bu hakkın hangi delillerle kanıtlanacağını ilgilendirir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.109/2 uyarınca, buluşu birlikte gerçekleştiren kişiler arasında aksine bir düzenleme yoksa patent isteme hakkı bunların tamamına aittir. Ancak aynı projede çalışmak, mali destek vermek veya başvuru dosyasında adının geçmesi tek başına ortak buluşçu ya da ortak patent sahibi olunduğunu kesin olarak göstermez.
Uyuşmazlığın çözümünde üç soru ayrı ayrı cevaplanır: Teknik buluşu gerçekte kimler ortaya çıkardı, patent başvuru hakkı sözleşme veya kanun gereği kime geçti ve başvuru ya da patent üzerinde hangi kişiler hak sahibi olarak yer aldı? Birlikte buluşun doğumu ile ortak patent üzerindeki devir ve lisans işlemleri farklı hukuki meselelerdir.
Birlikte buluş hangi durumda oluşur?
SMK m.109/1’e göre patent isteme hakkının başlangıç noktası buluşu yapan kişi veya kişilerdir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, buluşun birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirilmesi durumunu düzenler. Burada belirleyici olan aynı iş yerinde bulunmak veya aynı proje bütçesine katkı sağlamak değil, patent başvurusuna konu teknik çözümün ortaya çıkışına yapılan somut katkıdır.
Örneğin bir araştırmacı cihazın ölçüm hatasını gideren yeni algılama yöntemini geliştirirken diğeri bu yöntemin çalışmasını mümkün kılan özgün devre düzenini oluşturmuşsa, katkılar birlikte değerlendirilerek müşterek buluşçuluk gündeme gelebilir. Buna karşılık yalnızca proje takvimini yönetmek, malzeme satın almak, finansman sağlamak, hazır talimatları uygulamak veya idari onay vermek her olayda buluşçu sıfatı kazandırmaz. Bir kişinin yaptığı test ya da geliştirme çalışmasının gerçekten teknik çözümün oluşumuna katkı verip vermediği ayrıca incelenmelidir.
Teknik katkı nasıl değerlendirilir?
- Çözülen teknik problem: Buluşun hangi ihtiyaca yanıt verdiği ve çözümün hangi aşamada belirlendiği tespit edilir.
- Her kişinin rolü: Fikir, tasarım, deney, hesaplama ve prototip çalışmalarının kimin katkısıyla oluştuğu araştırılır.
- Patent metniyle bağ: İleri sürülen katkı, başvurunun tarifnamesi, resimleri ve özellikle istemlerle karşılaştırılır.
- Birlikte gerçekleştirme: Katkılar arasında buluşu birlikte meydana getiren bir çalışma ilişkisi bulunup bulunmadığı değerlendirilir.
Birden fazla kişinin birbirinden habersiz biçimde aynı buluşu bağımsız olarak gerçekleştirmesi ise müşterek buluş değildir. SMK m.109/3, önceki tarihli başvurunun yayımlanmış olması şartıyla daha önce başvuruda bulunan kişiye ilişkin ayrı bir öncelik düzenler. Aynı teknik sonuca ulaşmış olmak, kişiler arasında kendiliğinden ortak patent hakkı oluşturmaz.
Buluşçu, başvuru sahibi ve patent sahibi aynı kişi midir?
Hayır. Patent hakkının doğuşunda ve sonraki işlemlerde bu sıfatlar birbirinden ayrılmalıdır. Bir buluş birden fazla gerçek kişinin çalışmasıyla ortaya çıkabilir; buna rağmen patent başvurusu, hakkın usulüne uygun kazanılması sonucunda bir şirkete veya başka bir hak sahibine ait olabilir.
| Sıfat | Belirleyici ölçüt | Pratik sonuç |
|---|---|---|
| Buluşu yapan kişi | Teknik buluşun meydana gelmesine fiilen katkı sunması | Buluşçu olarak tanınma ve adının belirtilmesini isteme hakkı bulunur. |
| Patent başvuru sahibi | Patent isteme hakkını başlangıçta veya hukuken geçerli bir yolla elde etmiş olması | Başvuru işlemlerini hak sahibi sıfatıyla yürütür; hak sahipliği karinesinden yararlanır. |
| Patent sahibi | Verilmiş patentin hak sahibi olması | Patentten doğan mali ve hukuki yetkileri kanuni sınırlar içinde kullanır. |
SMK m.90/5 uyarınca buluşu yapanın başvuruda belirtilmesi gerekir; buluşçu adının gizli tutulmasını isteyebilir. Başvuru sahibi buluşu yapan kişi değilse veya buluşçulardan yalnızca biri ya da birkaçıysa, başvuru hakkını nasıl elde ettiğini açıklamakla yükümlüdür. SMK m.90/6 ise buluşçunun, başvuru veya patent sahibinden buluşçu olarak tanınmasını ve adının belirtilmesini isteme hakkını düzenler.
Dolayısıyla buluşçu olarak gösterilmek ile patent üzerindeki ekonomik payın sahibi olmak eş anlamlı değildir. Aynı şekilde şirketin patent başvurusunda tek başına görünmesi de buluşun mutlaka tek bir kişi tarafından yapıldığı anlamına gelmez. Genel hak sahipliği çerçevesi için patent hakkının kime ait olduğu ayrıca ele alınmalıdır.
Birlikte buluşta ortaklık payları nasıl belirlenir?
SMK m.109/2, birlikte yapılan buluş bakımından tarafların farklı bir düzenleme yapmadığı durumda patent isteme hakkının buluşu gerçekleştirenlerin tamamına ait olduğunu söyler. Patent başvurusu veya patent birden çok kişiye ait olduğunda ise SMK m.112/1 uyarınca ortaklık öncelikle tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yoksa 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) paylı mülkiyet hükümlerine tabidir.
TMK m.688’e göre başka türlü belirlenmedikçe paylar eşit sayılır. Bu nedenle iki kişinin birlikte hak sahibi olduğu ve farklı pay oranını gösteren geçerli bir düzenleme bulunmadığı durumda eşit pay esası uygulanır. Bununla birlikte teknik emeğin fiilen ne ölçüde harcandığı ile hukuken belirlenmiş ekonomik pay oranı aynı soru değildir: Önce buluşa katkı ve hakların kimlere ait olduğu, sonra uygulanacak ortaklık ve pay düzeni incelenir.
Örneğin iki araştırmacı birlikte bir buluş gerçekleştirmiş, ancak patent isteme hakkını geçerli bir sözleşmeyle iş ortaklığına devretmiş olabilir. Bu durumda araştırmacıların buluşçu sıfatı ile başvuru veya patent üzerindeki mülkiyet farklı kişilere ait olabilir. İş veya hizmet ilişkisi bulunan durumlarda hizmet buluşu kuralları ayrıca dikkate alınmalıdır.
SMK m.112/3’teki patentin bölünmezliği, ortakların her birinin yalnız kendi geliştirdiği teknik parçaya ayrı bir patent mülkiyeti taşıdığı anlamına gelmediğini gösterir. Pay, patent üzerindeki hakkın bütününe ilişkindir; birlikte buluşun farklı teknik unsurları hak sahipleri arasında kendiliğinden ayrı patentlere bölünmüş sayılmaz.
Ortak patent sahipliği ve müşterek buluş hangi delillerle ispatlanır?
İddia edilen ortaklık, yalnızca kişilerin sözlü anlatımları veya proje listesindeki görev unvanlarıyla değil, buluşun hangi teknik aşamada kim tarafından geliştirildiğini gösteren doğrulanabilir kayıtlarla temellendirilmelidir. İspat değerlendirmesi SMK m.109/4’teki başvuru sahibine ilişkin karineyle birlikte yapılır: Patent almak için ilk başvuran kişi, aksi ispat edilinceye kadar patent isteme hakkının sahibi kabul edilir.
Önemli teknik ve yazılı deliller
- Tarihli Ar-Ge kayıtları: Laboratuvar defterleri, deney sonuçları, ölçümler, eskizler, teknik çizimler ve proje kayıtları.
- Sürüm geçmişi: CAD dosyaları, kaynak dosya değişiklikleri, tasarım revizyonları ve bunların güvenilir zaman bilgileri.
- İletişim kayıtları: E-posta yazışmaları, toplantı tutanakları, mesajlaşmalar ve teknik önerilerin iletildiği belgeler.
- Sözleşmeler ve bildirimler: Ar-Ge protokolleri, iş sözleşmeleri, buluş bildirimleri, hak devri belgeleri ve tarafların açık kabul veya itirazları.
- Başvuru belgeleri: Başvurudaki buluşçu ve başvuru sahibi beyanları, tarifname, istemler, resimler ve Kurum işlem kayıtları.
- Teknik inceleme: İddia edilen katkıyla başvurudaki teknik çözümün örtüşüp örtüşmediğine ilişkin bilirkişi değerlendirmesi.
Belgelerin yalnızca bulunması yeterli olmayabilir. Kimin oluşturduğu, ne zaman düzenlendiği, sonradan değiştirilebilir olup olmadığı ve hangi teknik sorunu çözdüğü önemlidir. Özellikle ekran görüntüsünden ibaret dijital yazışmalarda aidiyet ve bütünlük itirazları gündeme gelebilir. Bir ödemenin yapıldığını gösteren banka kaydı finansal ilişkiyi ispatlayabilir; fakat tek başına özgün teknik katkının kim tarafından yapıldığını ortaya koymaz.
İçtihatta tek başına hak sahipliği iddiasının sınırı
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 22.06.2023 tarihli, E.2021/949, K.2023/898 sayılı kararında, bir faydalı model ve bağlantılı patent başvurusu üzerindeki hak sahipliği tartışılmıştır. İlk derece mahkemesi, taraflardan birinin ihtarnamesindeki birlikte geliştirmeye ilişkin kabulünü ve başvuru kayıtlarını değerlendirerek müşterek hak sahipliğini tespit etmiş; davacının buluş üzerinde tek başına hak sahibi olduğu iddiasını ise ispatlanmış görmemiştir. Bölge adliye mahkemesi, bu değerlendirmeye karşı yapılan istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kararda, davalı tarafından kabul edilmeyen ve doğruluğu somut dosyada denetlenemeyen mesaj kayıtlarının tek başına başvuru sahibine ilişkin karineyi çürütmeye yeterli olmadığı da değerlendirilmiştir. Bu sonuç, bütün mesajların hukuken delil sayılamayacağı anlamına gelmez; delilin ispat gücü, aidiyeti, bütünlüğü ve diğer kayıtlarla birlikte somut olayda incelenir. Karar aynı zamanda birlikte hak sahipliğinin tespiti ile münhasır hak sahipliği talebinin ayrı sonuçlara götürebileceğini gösterir.
Bir buluşçu patent başvurusunda ortak gösterilmemişse ne yapabilir?
Başvuru sahibi ile gerçek hak sahibi arasında uyuşmazlık bulunması hâlinde, TÜRKPATENT nezdindeki işlem ile mahkemede hak sahipliği iddiası birbirinden ayrılır. SMK m.110/1 uyarınca patent isteme hakkının başvuru sahibine ait olmadığı Kurum önünde iddia edilemez; hak sahipliği ihtilafı yargısal incelemeyle çözümlenir.
SMK m.110/6, buluşu başvuru sahibiyle birlikte gerçekleştirdiğini ve bu nedenle kısmi hakkı bulunduğunu ileri süren kişiye, ortak hak sahipliğinin tanınması istemiyle m.110/2 kapsamında dava açma imkânı verir. Bu, patent verilmeden önce başvuruya yönelik ortaklık iddiası bakımından özel bir yoldur. Patent verilmişse SMK m.111/2, patent üzerinde kısmi hak iddia eden kişinin paylı mülkiyet esaslarına göre hak sahipliğinin tanınmasını talep edebilmesini düzenler.
Verilmiş patent bakımından SMK m.111/3’te, patentin verildiğine ilişkin yayım tarihinden itibaren iki yıllık süre; kötüniyet hâlinde ise patentin koruma süresinin bitimine kadar başvurma imkânı öngörülmüştür. Uygulanacak talep, başvuru veya patentin durumu, kötüniyet iddiası ve ilgili tarihlerle birlikte değerlendirilmelidir. Hak sahipliği uyuşmazlığının dava türleri ve sonuçları patent gaspı ve patent isteme hakkı davası başlığında ayrıca incelenir.
Bir kişinin hem buluşçu sıfatının belirtilmesini hem de patent üzerinde pay sahibi olduğunun tanınmasını istemesi mümkündür; ancak bu taleplerin hukuki dayanakları ve ispat konuları birbirine karıştırılmamalıdır. Buluşçu adının düzeltilmesi, tek başına ekonomik ortaklık payı tanındığı anlamına gelmez.
Ortak hak sahipleri patent üzerinde tek başına işlem yapabilir mi?
Birlikte hak sahipliğinin sonuçları SMK m.112’de özel olarak düzenlenmiştir. Kanun, her hak sahibinin diğerlerine bildirimden sonra buluşu kullanabilmesine, koruma için gerekli önlemleri alabilmesine ve tecavüz hâlinde üçüncü kişilere karşı dava açabilmesine imkân tanır. Buna karşılık buluşun kullanılması amacıyla üçüncü kişilere lisans verilmesinde kural olarak oybirliği aranır; kanunda mahkemenin hakkaniyete göre yetki verebilmesine ilişkin bir istisna da vardır.
Bu ayrım, ortak patent hakkının ne tamamen tek başına ne de her işlem bakımından mutlaka birlikte kullanılabilen bir hak olduğunu gösterir. Pay devri, üçüncü kişiye lisans, önalım hakkı ve benzeri tasarrufların ayrıntılı koşulları ortak patentte pay devri, lisans ve tasarruf kapsamında değerlendirilir.
Birlikte buluş yapanlar uyuşmazlığı nasıl önleyebilir?
Hak sahipliği tartışmaları, çoğu zaman buluşun geliştirilmesi sırasında teknik katkıların kayda geçirilmemesinden ve daha sonra başvuru hakkının kime ait olacağının açıkça kararlaştırılmamasından doğar. Proje başlangıcında ve her önemli teknik aşamada şu ayrımların yazılı olarak netleştirilmesi yararlıdır:
- Projenin mevcut teknik bilgilerinden hangilerinin önceden var olduğu, hangi çözümlerin proje sırasında geliştirildiği ve bu çözümlerin kimlere atfedildiği belirlenmelidir.
- Buluşçu sıfatı ile patent başvuru ve mülkiyet hakkı ayrı kayıtlar hâlinde düzenlenmelidir.
- Hak devri öngörülüyorsa gerekli şekil şartlarına uygun sözleşmeler hazırlanmalı; buluşun ve devredilen hakkın kapsamı açık yazılmalıdır.
- Teknik raporlar, toplantı notları ve dosya sürümleri güvenilir tarih ve kişi bilgileriyle saklanmalıdır.
- Başvuru hazırlığı sırasında buluşçuların kimliği, başvuru sahipleri ve hak edinme açıklamaları birbirleriyle tutarlı olmalıdır.
Ortak bir Ar-Ge projesinde geliştirilen buluş, patentin yanında başka fikrî mülkiyet varlıkları ve önceden mevcut teknik bilgiler de içerebilir. Bu kapsamda ortak Ar-Ge sözleşmesinde sonuç haklarının dağılımı ayrı bir sözleşme meselesidir. Üniversite ve araştırma kurumu bağlantısı varsa üniversite buluşlarında patent sahipliği; kamu desteği varsa kamu destekli buluşların hak sahipliği bakımından ilgili özel hükümler de incelenmelidir.
Sık sorulan sorular
İki kişi aynı buluşu geliştirdiyse patent otomatik olarak yarı yarıya mı aittir?
Birlikte gerçekleştirme ve hakların geçerli biçimde başka kişilere geçmemiş olması önce belirlenir. Patent üzerinde birden çok hak sahibi bulunuyor ve farklı pay düzeni yoksa SMK m.112/1 ile TMK m.688 uyarınca eşit pay esası uygulanır. İki kişinin aynı projede çalışması ise bu sonuca tek başına yetmez.
Projeye para yatıran kişi ortak buluşçu olur mu?
Salt finansman sağlanması buluşçu sıfatı doğurmaz. Kişinin buluşçu olup olmadığı, teknik çözümün ortaya çıkmasına fiilen katkısı üzerinden incelenir. Finansman karşılığında patent üzerinde hak edinilmesi ise ayrı ve geçerli bir hukuki işleme dayanabilir.
Patent başvurusunu yalnız bir kişi yaptıysa diğer buluşçunun hakkı biter mi?
Hayır. İlk başvuru sahibine ilişkin SMK m.109/4 karinesi aksinin ispatına açıktır. Birlikte buluşu gerçekleştirdiğini ileri süren kişi, koşulları varsa SMK m.110/6 uyarınca ortak hak sahipliğinin tanınmasını dava edebilir. Başvurunun durumuna göre uygun usul belirlenir.
Buluşta adı geçen herkes ortak patent sahibi midir?
Hayır. Buluşçu olarak belirtilme, patent isteme hakkının veya patentin ekonomik mülkiyetine sahip olma ile aynı değildir. Başvuru hakkının hangi sözleşme veya kanun hükmüyle kimde toplandığı ayrıca değerlendirilir.
Teknik katkı e-postalarla veya mesajlarla ispatlanabilir mi?
Evet, koşullara göre bu kayıtlar delil olarak değerlendirilebilir. Ancak gönderenin kimliği, belgenin bütünlüğü, tarihler ve buluşla teknik bağlantı önemlidir. Uyuşmazlık hâlinde kayıtlar diğer yazılı ve teknik delillerle birlikte ele alınır.
Ortak buluşla geliştirilen patent birden fazla ayrı patente bölünür mü?
Hayır. SMK m.112/3, patent başvurusu veya patentin ortak sahiplik nedeniyle devir ya da hak tesisi amacıyla bölünemeyeceğini düzenler. Pay üzerinde hak sahibi olunması, patentin teknik konusunun paydaşlar arasında kendiliğinden parçalanması anlamına gelmez.
Sonuç
Birlikte buluşun hak sahipliği, isimlerin aynı proje belgelerinde yer almasına değil, teknik buluşu kimlerin gerçekleştirdiğine, patent isteme hakkının nasıl kazanıldığına ve hak sahipliğini gösteren delillere dayanır. SMK m.109, 110 ve 112 ile TMK’nın paylı mülkiyet hükümleri birlikte değerlendirilmeli; ortak buluşçu sıfatı, başvuru sahipliği ve patentteki ekonomik pay birbirinden ayrılmalıdır. Somut buluşa ilişkin teknik kayıtların ve hak edinme belgelerinin incelenmesi gereken durumlarda patent hukuku alanında hukuki değerlendirme ve temsil kapsamında başvuru ve uyuşmazlık stratejisi belirlenebilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer