Progresif rant yöntemi trafik kazasında kalıcı maluliyete uğrayan ya da yakınını kaybeden kişinin uğradığı zararın hesaplama yöntemidir. Kişi yıllar boyunca acı ve sıkıntı yaşar; oysa tazminat, kural olarak tek seferde ve peşin ödenir. Gelecek yılların kaybını peşin ödenecek tek bir tutara çevirmek için bir hesap yöntemi gerekir. Türk yargı uygulamasında bu iş için kullanılan yöntemin adı progresif rant yöntemidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, kalıcı iş göremezlik ve destekten yoksun kalma tazminatını bu yöntemle ve teknik faiz uygulamadan hesaplatır. Bu yazıda progresif rantın ne olduğunu, hangi mantıkla çalıştığını, “%10 artırım, %10 iskonto” ifadesinin pratikte ne anlama geldiğini, %5 ile %10 tartışmasını, teknik faizli yöntemden farkını ve aktüer raporunda sık yapılan hataları anlatıyoruz. Hesabın bütününü trafik kazası tazminatı nasıl hesaplanır yazısında, bakiye ömrün bulunmasını TRH-2010 yaşam tablosu yazısında ele aldık.
Yargı yolu ve süreler
- Sigorta başvurusu: KTK m.97 gereği önce zorunlu sigortacıya yazılı başvurulur; 15 günlük süre dolunca dava ya da Sigorta Tahkim Komisyonu yolu açılır (Sigorta Tahkim Komisyonu).
- Zamanaşımı: KTK m.109 gereği zararı öğrenmeden 2 yıl, kazadan 10 yıldır; fiil suç oluşturuyorsa uzamış ceza zamanaşımı uygulanır (zamanaşımı süreleri).
- Hesap raporu: Progresif rant hesabı mahkemede aktüer bilirkişi, tahkimde hakem heyetinin raporuyla yapılır; yönteme ilişkin hata, rapora itiraz ve temyiz konusudur (dava süreci).
- Dava türü: 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107 kaldırılmış, HMK m.109/4 ile tahkikat sonuna kadar bir defalık artırım imkânı getirilmiştir.
- Kısa cevap
- Peşin ödeme ve rant hesabı neden gerekli?
- Yöntemin kaynağı ve benimsenmesi
- Progresif rant nasıl çalışır?
- Eşit oranlar neden aynı sonucu verir?
- %5 mi %10 mu?
- Teknik faizli yöntemle karşılaştırma
- Bilinen son gelir ve asgari ücret
- Hangi tazminatlarda kullanılır?
- Adım adım örnek
- Ölümlü kazada fark
- Faiz ve mahsup
- Yöntemin sınırları ve eleştiriler
- Raporda sık yapılan hatalar
- Sık sorulan sorular
Kısa cevap
Progresif rant, gelecekteki yılların zararını hesaplarken kişinin bilinen son gelirini her yıl belli bir oranda artıran ve aynı oranda iskonto eden yöntemdir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin uygulamasında oran %10’dur: işleyecek (bilinmeyen) dönemde bilinen son gelir her yıl %10 artırılır ve %10 iskonto edilir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/4149, K. 2023/8167, T. 19.06.2023). Artırım ve iskonto oranları eşit olduğundan her yıl için bulunan gelir bilinen son gelirle aynı kalır; toplam tazminat, yıllık zararın yıl sayısıyla çarpımına yaklaşır. Bilinen dönemde (kaza tarihinden hesap tarihine kadar) ise artırım ve iskonto uygulanmaz, gerçek gelir esas alınır.
Peşin ödeme ve rant hesabı neden gerekli?
Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma zararı, yıllar içinde ortaya çıkan bir kayıptır: kişi her yıl çalışıp kazanabileceği geliri kaybeder. Mahkeme ise tazminatı tek bir hüküm tutarı olarak belirler. Bu tutar bir anlamda “rant”ın, yani ileride bölüm bölüm ödenecek bir gelir dizisinin peşin karşılığıdır. İki yönlü bir denge sorunu vardır: tazminat peşin ödendiği için alacaklı parayı hemen değerlendirebilir (faiz geliri elde eder); öte yandan ücretler zamanla artar. Hesap yöntemi, bu iki etkiyi nasıl dikkate alacağını çözmek zorundadır. Progresif rant, bunu iki oranı eşitleyerek basitleştirir. Bu paragraf yöntemin gerekçesine ilişkin genel açıklamadır; Yargıtay’ın kendi gerekçesi aşağıda aktarılmaktadır.
Yöntemin kaynağı ve benimsenmesi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, yöntemin tarihçesini bir kararında anlatmıştır. Genel Kurul’a göre tazminat hukukuyla ilgili tartışmalar ve yöntem arayışları sonucunda 1993 yılında “progressif rant” adı altında, aynı kazanç unsurunun her yıl %10 artırılıp %10 indirildiği yönteme geçilmiş; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin öncülüğünü yaptığı bu hesaplama biçimi diğer daireler tarafından da benimsenmiştir. Daha önce kullanılan ortalama ücret ve sabit taksitli rant tekniği yargısal uygulamada terk edilmiş, uzun yıllardır progresif rant tekniğiyle hazırlanmış bilirkişi raporları hükme esas alınmaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/1027, K. 2021/1708, T. 21.12.2021).
Önemli olan nokta şudur: progresif rant bir kanun hükmü değil, yargısal uygulamayla oluşmuş bir hesap tekniğidir. Kanun metni hesap yöntemini adıyla düzenlemez. Yöntemin içeriği bu yüzden içtihatla belirlenir ve içtihat değişirse yöntem de değişebilir. 7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen fıkralar da hesap yöntemini değil, faiz başlangıcını ve ön ödemelerin mahsubunu düzenler.
Progresif rant nasıl çalışır?
Hesap iki döneme ayrılır:
- Bilinen (işlemiş) dönem: Kaza tarihi ile hesap tarihi arası. Bu dönemde kişinin fiilen elde ettiği gelir belgelerle belirlenir; artırım ve iskonto yapılmaz. Daire, somut gerçek bilinirken varsayıma dayalı hesap yapılamayacağı çizgisindedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/6845, K. 2022/50, T. 10.01.2022).
- Bilinmeyen (işleyecek) dönem: Hesap tarihinden bakiye ömrün sonuna kadar. Bu dönemde hesap tarihinde bilinen son gelir esas alınır; gelir her yıl %10 artırılır, aynı oranda iskonto edilir ve yıllar toplanır.
Bilinmeyen dönem, çalışma çağında “aktif”, sonrasında “pasif” olarak ikiye ayrılabilir; pasif dönemde genellikle asgari ücret düzeyinde gelir esas alınır (hesabın girdileri). Aşağıdaki tablo, varsayımsal bir örnekte ilk yılların hesabını gösterir (yıllık zarar 24.000 TL: yıllık net gelir 240.000 TL, maluliyet %10; yıl sonu ödemeli ve basitleştirilmiştir; gerçek rapor değildir).
| İşleyecek dönem yılı | %10 artırılmış zarar | %10 iskonto sonrası |
|---|---|---|
| 1. yıl | 26.400 TL | 24.000 TL |
| 2. yıl | 29.040 TL | 24.000 TL |
| 3. yıl | 31.944 TL | 24.000 TL |
| … 25. yıl | yaklaşık 260.000 TL | 24.000 TL |
| 25 yıl toplamı | 600.000 TL |
Her yıl artırılan tutar, aynı yıl iskonto edilince yeniden başlangıçtaki yıllık zarara döner. Tabloda 25. yıl için gösterilen değer yaklaşıktır; asıl sonuç, her yılın iskontolu değerinin 24.000 TL kalması ve toplamın 25 × 24.000 = 600.000 TL olmasıdır.
Eşit oranlar neden aynı sonucu verir?
Hukuk Genel Kurulu bu noktayı açıkça yazmıştır: artırım ve iskonto oranları eşit alındığında her yıl için bulunan ücret bilinen son ücretle aynı olur; bu durumda oranın %5 ya da %10 olmasının hesaba etkisi yoktur. Genel Kurul, incelediği bilirkişi raporunda da yıllık gelirin artırım ve iskontolara rağmen her yıl aynı kaldığını ve toplam kazancın yıllık gelirin yıl sayısıyla çarpılmasıyla bulunduğunu belirtmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2018/1027, K. 2021/1708, T. 21.12.2021). Yani eşit oranda yıllık kazanç her yıl aynı miktarda kalır.
Oranlar eşit değilse sonuç çok değişir. Aşağıdaki tablo, yine varsayımsal örnekle (24.000 TL yıllık zarar, 25 yıl, yıl sonu ödemeli) bu etkiyi gösterir. Hesap yazara aittir ve yöntemin duyarlılığını göstermek amacıyla sunulmuştur.
| Artırım / iskonto | 25 yıllık toplam (yaklaşık) |
|---|---|
| %10 / %10 (progresif rant) | 600.000 TL |
| %5 / %5 | 600.000 TL |
| %10 artırım / %5 iskonto (eşit olmayan) | 1.161.000 TL |
| %5 artırım / %10 iskonto (eşit olmayan) | 346.500 TL |
| Artırımsız, %1,8 teknik faizle iskonto | 479.750 TL |
Eşit olmayan oranların tutarı iki yönde de ciddi biçimde oynattığını görüyoruz. Bu nedenle Yargıtay yıllık artırım ve iskonto oranının farklı alındığı raporları bozmuştur; örneğin bir dosyada bilinmeyen dönemde %10 artırım ve %5 iskonto uygulanması, Daire’nin gözünde bozma sebebi olmuştur (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2014/21664, K. 2015/23046, T. 24.12.2015).
%5 mi %10 mu?
Oranın hangisi olacağı konusunda daireler arasında farklı uygulamalar görülür; ancak aşağıda açıklandığı gibi oranlar eşit alındığı sürece sonuç değişmez. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin trafik kazası dosyalarında yerleşik uygulaması %10 artırım ve %10 iskontodur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25427, K. 2023/4899, T. 04.04.2023). Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ise iş kazası ve sigorta rücu dosyalarında, enflasyon dışlanarak reel faiz oranları ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilk peşin sermaye değeri hesaplarıyla paralel olarak %5 oranının uygulanmasını aramaktadır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/6533, K. 2023/8958, T. 28.09.2023; E. 2025/11479, K. 2025/16857, T. 08.12.2025). Kapatılan 17. Hukuk Dairesi ise bir kararında %5 oranının kabulünü yerleşik uygulamaya aykırı bulmuştur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2016/15474, K. 2019/6592, T. 22.05.2019). 10. Hukuk Dairesi de bir kararında daireler arasında TRH-2010 konusunda birlik olduğunu, ancak iskonto ve artırım oranlarında farklılık bulunduğunu, bazı dairelerin %5, bazılarının %10 dediğini kaydetmiştir (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/3387, K. 2023/4251, T. 13.04.2023).
Bu noktada iki ifade dikkat çeker. 10. Hukuk Dairesi’nin anılan kararında %5 kabulü halinde hesaplanan tazminatın düştüğü yazılmıştır; Hukuk Genel Kurulu ise eşit oranlar halinde %5 ile %10 arasında hesaplama farkı ortaya çıkmadığını belirtmiştir. İki ifadenin aynı hesabı anlattığı kesin değildir; örneğin %5 oranının ilk peşin sermaye değeriyle karşılaştırma gibi başka kademelerde etkili olması mümkündür. Konu yorum meselesidir ve rapordaki hesabın bütününe bakılması gerekir. Trafik kazası dosyalarında 4. Hukuk Dairesi’nin %10 çizgisi esastır; oranlar eşit olduğu sürece bu tercihin sonucu değiştirmediği Genel Kurul tarafından vurgulanmıştır.
Teknik faizli yöntemle karşılaştırma
Progresif rantın karşısında, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerle gelen %1,8 teknik faizli ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü yer alır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin KTK m.90’daki “genel şartlarda” ibarelerini iptal eden 17.07.2020 tarihli kararından sonra bu cetvellerin ve teknik faizli formülün uygulanamayacağını, hesabın %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve Yargıtay uygulamalarıyla kabul edilen progresif rant yöntemiyle yapılması gerektiğini belirtmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/25427, K. 2023/4899, T. 04.04.2023). Teknik faiz, gelecekteki ödemeleri artırımsız bir iskonto oranıyla peşin değere indirir; bu nedenle tazminatı progresif rantın altında bırakır (yukarıdaki örnekte 479.750 TL’ye karşı 600.000 TL). Teknik faiz tartışmasının ayrıntısı, KTK m.90 geçmişi ve doktrindeki karşı görüş için tazminat hesaplama yazısındaki teknik faiz bölümüne bakınız.
Bilinen son gelir ve asgari ücret
Progresif rantın başlangıç noktası bilinen son gelirdir. Burada sık yapılan hata, hesap tarihinde bilinen bir gelirin yerine daha eski ya da tahmini bir gelirin kullanılmasıdır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, hesap tarihinde asgari ücretin değiştiğinin bilinmesine rağmen önceki dönem asgari ücretiyle hesap yapılmasını bozmuştur; Daire, bilinen varken varsayıma dayalı hesap yapılamayacağını, bilinen son gelir üzerinden hesaplama gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/15571, K. 2024/13013, T. 16.12.2024). Aynı çizgi bir başka kararda da sürdürülmüştür (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/7738, K. 2025/11933, T. 08.09.2025).
Bilinen dönemde de tahmin değil belge esastır. Raporun bir dosyada net maaşa tahmini yüzde artışlar uygulayarak bilinen dönemi hesaplaması hatalı bulunmuştur (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/6845, K. 2022/50, T. 10.01.2022). Başka bir dosyada davacının işten ayrıldığı tarih itibarıyla çalışılan döneme ait ücret yerine asgari ücret esas alınması gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/7406, K. 2022/634, T. 18.01.2022). Gelir belgesinde yabancı para varsa dönemlere göre doğru katsayı kullanılmalıdır; bir raporda tüm yıllar için tek asgari ücret katsayısıyla hesap yapılması bilinen dönem hesabını hatalı kılmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/8289, K. 2022/2911, T. 21.02.2022).
Hesap tarihindeki verilerin kullanılması konusunda Daire dengeyi usuli kazanılmış hak ile kurar. Davacının verilen tüm kararları temyiz ettiği bir dosyada, önceki karar tarihindeki verilere göre değil, yeni verilere göre hesap yapılması aranmıştır (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/9357, K. 2024/119, T. 09.01.2024). Yani karşı taraf lehine kazanılmış hak oluşmamışsa hesap, hükme en yakın verilerle yapılır.
Hangi tazminatlarda kullanılır?
Progresif rant, gelecekteki yılların kaybını içeren tazminat kalemlerinde kullanılır:
- Sürekli iş göremezlik (kalıcı maluliyet): Yıllık gelir ile maluliyet oranının çarpımı, bakiye ömür boyunca toplanır (sürekli iş göremezlik tazminatı).
- Destekten yoksun kalma: Desteğin geliri ve hak sahiplerinin payları esas alınarak destek süresi boyunca hesaplanır (destekten yoksun kalma tazminatı).
- İş kazası ve SGK rücu dosyaları: Aynı teknik, iş kazası kaynaklı maddi tazminat ve kurumun rücu alacağı hesabında da kullanılır; rücu davalarında ayrıca gelirlerin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeriyle gerçek zarar karşılaştırılır ve düşük olan esas alınır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2021/5337, K. 2021/13402, T. 03.11.2021; ayrıntı için SGK’nın rücu davası).
Geçici iş göremezlikte zarar iyileşme süresiyle sınırlı olduğundan peşin değere indirgeme genellikle gündeme gelmez; bu cümle genel bilgidir, ayrıntı için geçici iş göremezlik yazısına bakılabilir. Ruhsal acıya ilişkin manevi tazminat ise bu yöntemle değil, hâkimin takdiriyle belirlenir.
Adım adım örnek: kalıcı maluliyet hesabı
Hesabın akışını göstermek için tamamen varsayımsal bir örnek kuralım: kaza tarihinde 35 yaşında erkek, net aylık geliri 30.000 TL, kalıcı maluliyet oranı %20, kusursuz. Kaza ile hesap tarihi arasında 2 yıl geçmiş olsun. Rakamlar yöntemi göstermek içindir; gerçek bir rapor değildir.
- Bakiye ömür: TRH-2010 tablosundan kaza tarihindeki yaşa ve cinsiyete göre bakiye ömür bulunur. Örnekte 38 yıl olsun; kaza tarihinden başlayarak 38 yıllık süre hesaplanır.
- Bilinen dönem: İlk 2 yıl için belgelenmiş gelir esas alınır. Yıllık gelir 360.000 TL ise yıllık zarar 360.000 × %20 = 72.000 TL olur ve 2 yıl için 144.000 TL bulunur. Bu dönemde artırım ve iskonto yoktur.
- İşleyecek dönem: Kalan 36 yıl için hesap tarihinde bilinen son gelir alınır. Aktif dönem (örneğin 60 yaşına kadar, yorum meselesi olan sınır) ve pasif dönem ayrılır; pasif dönemde asgari ücret esas alınır ve bu kısım için maluliyet oranı yine uygulanır.
- Progresif rant: Her yıl %10 artırım ve %10 iskonto yapılınca aktif dönem için yıllık zarar 72.000 TL kalır. Aktif dönem 23 yıl ise 23 × 72.000 = 1.656.000 TL olur.
- Toplama: Bilinen dönem, aktif dönem ve pasif dönem toplanır; kusur oranı varsa son aşamada indirim yapılır.
Örnekte yıl sayısı ile yıllık zararın çarpımına dayanan hesap, progresif rantın neden pratikte denetlenebilir olduğunu gösterir: avukat ya da hâkim, aktüerin hesap tablosunu açmadan da yaklaşık sonucu kontrol edebilir. Raporun tutarı bu kaba hesaptan belirgin biçimde sapıyorsa nedeni araştırılmalıdır. Sapmanın nedeni çoğu zaman eşit olmayan oran, yanlış başlangıç geliri ya da aktif-pasif dönem ayrımındaki hatadır; bu üç noktaya bakmak itiraz dilekçesinin ilk adımını oluşturur. Kaba hesap rapora karşı bir delil değil, yalnızca bir kontrol aracıdır.
Ölümlü kazada uygulama farkı
Destekten yoksun kalma tazminatında yıllık zarar, desteğin gelirinden kendi payının düşülmesiyle bulunur; bu pay hesabı, hak sahiplerinin destek süreleri farklı olduğundan dönemlere bölünür (örneğin çocuğun desteğe ihtiyaç duyduğu süre ile eşin süresi farklıdır). Her dönemde progresif rant aynı biçimde uygulanır, ancak dönemin yıl sayısı hak sahibine göre değişir. Bu nedenle destekten yoksun kalma raporunda her hak sahibi için ayrı tablo ve ayrı yıl sayısı görmek beklenir. Ayrıntı için destekten yoksun kalma yazısına bakınız.
Faiz ve mahsup ile ilişkisi
Progresif rant yalnızca ana tutarın hesabıdır; faizin ne zaman başlayacağı ayrı bir sorudur. 7589 sayılı Kanunla TBK m.55’e eklenen hükme göre, bilinen döneme ilişkin kısım için olay tarihinden, bilinmeyen döneme ilişkin kısım için karar tarihinden faiz işletilmesi ve ön ödemelerin oransal mahsubu öngörülmüştür. Bu hükmün kapsamı, özellikle ölümlü ve yaralamalı trafik kazalarına nasıl uygulanacağı yorum meselesidir; bu yüzden rapor, tutarı bilinen ve bilinmeyen dönem olarak ayrı ayrı göstermelidir. Progresif rant hesabında iki dönemi zaten ayırdığımız için, rapor bu ayrımı net yaptığında faiz hesabı da kolaylaşır. Ayrıntı için tazminat faizi yazısına bakınız.
Yöntemin sınırları ve eleştiriler
Progresif rant kolay anlaşılır ve denetlenebilir bir yöntemdir, ancak varsayımlara dayanır. Gelirin yıllar boyunca sabit kalacağı, ücret artışı ile faiz getirisinin birbirini götüreceği, kişinin aktif dönemde kesintisiz çalışacağı kabul edilir. Bunların hiçbiri her kişi için doğru olmayabilir; Yargıtay gerçek zarar hesabının özü itibarıyla varsayıma dayalı olduğunu kabul eder ve gerçeğe en yakın verilerin kullanılmasını arar (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/11248, K. 2024/13153, T. 17.12.2024).
Sigorta tarafı ve aktüeryal literatür teknik faizli yöntemi, paranın zaman değerini daha doğru yansıttığı için savunur; ayrıca %10/%10 kabulünün reel ücret ve faiz hareketlerini yansıtıp yansıtmadığı tartışılır. Bu eleştiriler doktrindeki görüşlerdir ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesi uygulamasını şimdiye kadar değiştirmemiştir. İçtihadın ileride değişip değişmeyeceği yorum meselesidir; talep ve itiraz stratejisinin dosyanın temyizde gideceği dairenin çizgisine göre kurulması yerinde olur. Tutarın ayrıca faiz başlangıcı ve ön ödemelerin mahsubu açısından değerlendirilmesi için tazminat faizi yazısına bakınız.
Raporda sık yapılan hatalar
Aktüer raporunu progresif rant bakımından incelerken şu noktalara bakılmalıdır:
- Artırım ve iskonto oranları eşit mi (%10 / %10)? Eşit olmayan oranlar tutarı ciddi biçimde değiştirir.
- Bilinen dönemde belgelenmiş gelir mi kullanılmış, yoksa tahmini artışlar mı uygulanmış?
- Bilinmeyen dönemde hesap tarihinde bilinen son gelir (yeni asgari ücret dahil) esas alınmış mı?
- Teknik faiz uygulanmış mı? %1,8 ya da başka bir teknik faiz oranı kullanılmışsa gerekçesi nedir?
- Aktif ve pasif dönemin başlangıç ve bitiş tarihleri gösterilmiş mi, pasif dönemde asgari ücret doğru net tutarla uygulanmış mı?
- Bakiye ömür TRH-2010’dan kaza tarihindeki yaşa göre mi bulunmuş (bakiye ömür)?
- Maluliyet oranı ve kusur oranı doğru mu (maluliyet oranı)?
İtiraz, bu başlıklardan her biri için rapordaki somut hatayı gösterecek biçimde yapılmalıdır. “Progresif rant uygulanmamıştır” gibi genel bir ifade yerine, hangi yıl için hangi gelirin kullanıldığını ve olması gereken değeri belirtmek ek rapor alınma ihtimalini artırır. Bu öneri Yargıtay’ın bozma gerekçelerinden çıkarılmış pratik bir yaklaşımdır.
Sık sorulan sorular
Progresif rant yöntemi nedir?
Gelecek yılların zararını, bilinen son geliri her yıl aynı oranda artırıp iskonto ederek hesaplayan tazminat tekniğidir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi bu oranı %10 olarak uygular.
Progresif rant neden “%10 artırım, %10 iskonto” olarak anılır?
Ücret artışı varsayımı %10 artırımla, peşin ödemenin zaman değeri %10 iskontoyla yansıtılır. İki oran eşit olduğundan yıllık gelir sabit kalır.
Oranlar eşitse %5 ile %10 arasında fark olur mu?
Hukuk Genel Kurulu’na göre olmaz. Artırım ve iskonto eşit alındığında her yıl için bilinen son ücret bulunur; oranın büyüklüğü sonucu değiştirmez.
Progresif rant ile teknik faiz arasındaki fark nedir?
Progresif rantta artırım ve iskonto eşittir ve gelecek yıllar fiilen iskontosuz toplanır; teknik faizli yöntemde artırım yoktur ve gelecek yıllar teknik faizle iskonto edilir, bu da tutarı düşürür.
4. Hukuk Dairesi hangi yöntemi uygular?
TRH-2010’a göre bakiye ömür, teknik faiz uygulanmaması ve işleyecek dönemde progresif rant. Ayrıntı için tazminat hesaplama yazısına bakınız.
10. Hukuk Dairesi neden %5 diyor?
10. Hukuk Dairesi iş kazası ve SGK rücu dosyalarında enflasyonu dışlayarak reel faiz oranını gözetir ve %5 uygulanmasını arar. Trafik kazası dosyalarında 4. Hukuk Dairesi’nin %10 çizgisi esastır.
Bilinen dönemde artırım ve iskonto yapılır mı?
Hayır. Bilinen dönemde gerçek gelir belgelerle belirlenir ve artırım ya da iskonto uygulanmaz.
Bilinmeyen dönemde hangi gelir esas alınır?
Hesap tarihinde bilinen son gelir. Asgari ücret değişmişse yeni asgari ücret kullanılmalıdır; bilinen varken varsayıma dayalı hesap yapılamaz.
Geliri belgesiz kişide progresif rant nasıl uygulanır?
Gelir olarak net asgari ücret esas alınır ve yöntem aynıdır. AGİ konusundaki ayrımlar tazminat hesaplama yazısında anlatılmıştır.
Progresif rant kanunda yazılı mıdır?
Hayır. Yargısal uygulamayla oluşmuş bir tekniktir; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1993’te bu yönteme geçildiğini belirtmiştir.
Yargıtay progresif rantı bırakır mı?
Bunu öngörmek mümkün değildir; karşı görüşler doktrinde savunulmaktadır. Yöntemin değişmesi içtihat değişikliğine bağlıdır ve bu yorum meselesidir.
Progresif rant sigorta şirketinin hesabını bağlar mı?
Hayır. Sigorta şirketi kendi yöntemiyle teklif verebilir; mahkeme ve hakem heyeti Yargıtay içtihadına göre aktüer raporu alır.
Rapora progresif rant hatasıyla nasıl itiraz edilir?
Gerekçeli dilekçeyle, hangi yılın hangi gelirle hesaplandığını ve oran uyumsuzluğunu göstererek ek rapor istenir.
Hesabı kendim yapabilir miyim?
Yaklaşık bir fikir verebilirsiniz; ancak bilinen dönem, aktif-pasif ayrımı ve bakiye ömür dosyaya özgüdür. Bağlayıcı olan, aktüerin hazırladığı rapordur.
Manevi tazminat da progresif rantla hesaplanır mı?
Hayır. Manevi tazminat hâkimin takdirine bağlıdır ve rant hesabıyla belirlenmez (manevi tazminat).
Sonuç
Progresif rant, tazminat hesabında bilinen son geliri esas alan, gelecek yıllarda eşit artırım ve iskonto uygulayarak yıllık zararı sabit tutan yargısal bir tekniktir. Eşit oranlarda %5 ile %10 arasında fark yoktur; asıl hatalar eşit olmayan oranlar, tahmini gelir, eski asgari ücret ve teknik faiz kullanımıdır. Rapor bu noktalara uymuyorsa ek rapor ya da bozma gündeme gelir. Hesabın bütünü için trafik kazası tazminatı nasıl hesaplanır, kalemler için bedensel zarar tazminatı yazılarına, genel çerçeve için Trafik Kazası Avukatı sayfasına bakabilirsiniz.
← Trafik Kazası Avukatı sayfasına dön
Av. Mehmet Sarıoğlu
Hukuki inceleme: Av. Fatih Sefer
Sarıoğlu & Sefer Hukuk, Bakırköy / İstanbul
Tel: 0507 551 87 38