Patent Marka Telif Farkı: Buluş Hangi Hakla Korunur? Bir buluşun teknik çalışma prensibi ve sağladığı çözüm patent veya şartları varsa faydalı model ile; ürünün dış görünümü tasarım hakkıyla; ürünün adı, logosu ve ayırt edici işaretleri marka hakkıyla; özgün çizimi, teknik anlatımı veya yazılım kodu ise eser niteliği taşıdığı ölçüde telif hakkıyla korunabilir. Patent, marka, tasarım ve telif arasındaki temel fark, korunan hukuki değerin farklı olmasıdır. Bu nedenle yeni bir ürün geliştiren kişinin önce neyi korumak istediğini belirlemesi gerekir. Ürünün teknik işlevini marka tesciliyle, çalışma yöntemini tasarım tesciliyle veya yalnızca fikrini telif hakkıyla korumak mümkün değildir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), farklı koruma şartları ve hak kapsamları düzenler. Doğru koruma türü seçilirken ürünün ticari değeri kadar teknik niteliği, yeniliği, görünümü ve özgün ifade biçimi de ayrı ayrı incelenmelidir.
Patent, Marka, Tasarım ve Telif Arasındaki Temel Farklar
Fikrî mülkiyet hukukunda bir çalışmanın yenilikçi olması tek başına hangi kanun kapsamında korunacağını belirlemez. Öncelikle yeniliğin teknik çözümde mi, ürünün görünümünde mi, ticari ayırt edicilikte mi, yoksa özgün ifade biçiminde mi bulunduğu tespit edilmelidir.
| Koruma türü | Korunan unsur | Temel hukuki şart | Korunmayan unsur |
|---|---|---|---|
| Patent | Teknik bir probleme getirilen ürün veya usul niteliğindeki buluş | Yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik | Salt fikir, soyut yöntem, estetik görünümün kendisi |
| Faydalı model | Kanunun izin verdiği alanlardaki teknik buluş | Yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik; özel konu sınırlamaları | Kanunda dışlanan usuller ve diğer buluş konuları |
| Marka | Mal veya hizmetleri ayırt eden işaret | Ayırt edicilik, sicilde gösterilebilirlik ve tescil şartları | Ürünün teknik çalışma prensibi |
| Tasarım | Ürünün görünüm özellikleri | Yenilik ve ayırt edici nitelik | Teknik fonksiyonun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri |
| Telif | Sahibinin hususiyetini taşıyan ve kanuni eser kategorilerine giren ifade | FSEK anlamında eser niteliği | Salt düşünce, teknik ilke veya soyut buluş fikri |
Tablodaki ayrım koruma konusuna ilişkindir. Örneğin patent korumasının bulunup bulunmadığı teknik özellikler üzerinden değerlendirilirken, marka bakımından işaretin ayırt ediciliği, tasarım bakımından görünüm ve telif bakımından eser niteliği esas alınır.
Bu hakların hangi şartlarda aynı üründe birlikte bulunabileceği ayrı bir hukuki sorundur. Konunun ayrıntıları aynı üründe marka, patent, tasarım ve telif koruması başlıklı incelemede ele alınmaktadır.
Teknik Buluş Ne Zaman Patentle Korunur?
Patent korumasının konusu, bir teknik probleme getirilen ve kanuni patentlenebilirlik şartlarını karşılayan buluştur. Buluşun yalnızca ticari açıdan yararlı olması veya piyasada daha önce görülmemiş bir ürünün geliştirilmiş bulunması, tek başına patent verilmesi için yeterli değildir.
SMK m.82/1 uyarınca teknolojinin her alanındaki buluşlara, yeni olmaları, buluş basamağı içermeleri ve sanayiye uygulanabilir olmaları şartıyla patent verilir.
Patent korumasının üç temel şartı
- Yenilik: Buluşun, SMK m.83 kapsamında tekniğin bilinen durumuna dâhil olmaması gerekir. Önceki patent belgeleri, yayınlar ve kamuya erişilebilir teknik açıklamalar değerlendirmede önem taşır.
- Buluş basamağı: Buluş, tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında ilgili teknik alandaki uzman kişiye göre aşikâr olmamalıdır. Her farklılık buluş basamağı anlamına gelmez.
- Sanayiye uygulanabilirlik: Buluşun tarım dâhil sanayinin herhangi bir dalında üretilebilir veya kullanılabilir nitelikte bulunması gerekir.
Bu şartların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Özellikle bir ürünün yeni görünmesiyle, ürünün teknik çözümünün patent hukukunda yeni olması aynı anlama gelmez.
Patentlenebilirliğin maddi şartları, patentlenebilirlik şartları incelemesinde; patent hakkının hukuki niteliği ise patent nedir başlıklı makalede ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Teknik çözüm ile ürün görünümü nasıl ayrılır?
Örneğin bir üretim makinesindeki enerji kaybını azaltan yeni bir valf mekanizması geliştirilmiş olsun. Hukuken incelenmesi gereken öncelikli unsur, valfin dış görünümü değil, enerji kaybını azaltan teknik düzenlemenin kendisidir.
Bu düzenleme patentlenebilirlik şartlarını taşıyorsa patent koruması gündeme gelir. Buna karşılık yalnızca valfin kapağının farklı biçimde tasarlanması, teknik bir buluşun varlığını kendiliğinden göstermez.
Patent hakkının kapsamı da teknik çözümün genel tanıtımından ibaret değildir. SMK m.89 uyarınca koruma kapsamı istemlerle belirlenir; tarifname ve resimler istemlerin yorumlanmasında kullanılır. Dolayısıyla bir ürünün patentli olup olmadığını veya hangi teknik özelliklerin korunduğunu anlamak için ilgili patent belgesinin incelenmesi gerekir.
Her yenilik patentlenebilir mi?
Hayır. SMK m.82/2 uyarınca keşifler, bilimsel teoriler, matematiksel yöntemler, zihni ve iş faaliyetlerine ilişkin plan ve yöntemler, bilgisayar programları, estetik niteliği bulunan mahsuller ve bilginin sunumu, maddede öngörülen sınırlar çerçevesinde patentlenebilirliğin dışında kalır.
Ancak kanun, bu konu veya faaliyetlerle ilgili başvurularda yalnızca bunların kendisini patentlenebilirliğin dışında tutar. Örneğin bilgisayar programı içeren bir teknik çözümün değerlendirilmesi ile bilgisayar programının kendisinin patentlenebilirlik dışında tutulması birbirinden ayrılmalıdır.
Bu nedenle yazılımın teknik karakteri ve patentlenebilirliği ayrı bir teknik inceleme gerektirir. Diğer patent dışı konular için patent verilemeyen buluşlar ve istisnalar başlıklı makaleye başvurulabilir.
Patent yerine faydalı model seçilebilir mi?
Bazı teknik buluşlarda faydalı model, patentten farklı bir sınai mülkiyet koruması olarak değerlendirilebilir. SMK m.142 uyarınca faydalı modelde yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik aranır; patentteki gibi ayrıca buluş basamağı şartı öngörülmez. Bununla birlikte faydalı model, bütün teknik konular için kullanılabilen genel bir alternatif değildir.
Özellikle usuller, kimyasal ve biyolojik maddeler ve işlemler, eczacılıkla ilgili maddeler ve işlemler ile biyoteknolojik buluşlar bakımından SMK m.142/3’teki özel dışlamalar dikkate alınmalıdır.
Bu iki koruma türünün şartları ve hukuki sonuçları patent ile faydalı model arasındaki farklar ve faydalı modelin korunma şartları başlıklı ayrı makalelerde incelenmektedir.
Marka Hangi Unsurları Korur? Teknik Buluş Marka Tesciliyle Korunabilir mi?
Marka, teknik buluşu değil, mal veya hizmetlerin ticari kaynağını ayırt eden işareti korur. Bir ürünün adının marka olarak tescil edilmesi, o ürünün üretim yönteminin veya teknik çalışma prensibinin yalnızca marka sahibine ait olduğu anlamına gelmez.
SMK m.4 uyarınca marka, bir teşebbüsün mallarının veya hizmetlerinin diğer teşebbüslerin mal veya hizmetlerinden ayırt edilmesini sağlayan ve koruma konusunun sicilde açık ve kesin olarak anlaşılmasına imkân veren işaretlerden oluşabilir.
Sözcükler, kişi adları, şekiller, renkler, harfler, sayılar, sesler ve belirli şartlarda mal veya ambalaj biçimleri marka olarak değerlendirilebilir.
Ürün adıyla ürünün teknik işlevi aynı hak kapsamında mıdır?
Örneğin yeni bir su arıtma cihazına özgün bir ticari ad verilmiş olsun. Bu adın marka olarak tescil edilmesi, kanuni şartlar çerçevesinde işaret üzerindeki marka hakkını sağlar. Ancak markanın tescil edilmiş olması, cihazın filtreleme yönteminin veya iç mekanizmasının patentle korunduğunu göstermez.
Marka hakkı yönünden incelenen temel sorun, ilgili işaretin mal veya hizmetlerle bağlantılı kullanımının marka hukukunda yasaklanabilecek bir kullanım oluşturup oluşturmadığıdır. Teknik çözümün başkalarınca kullanılmasının önlenip önlenemeyeceği ise patent hukukuna göre değerlendirilir.
Markanın tescil işlemleri bakımından marka başvuru süreci; başkalarının işaretleriyle karşılaştırma bakımından marka benzerliği ve karıştırılma ihtimali ayrı değerlendirme konularıdır.
Teknik işlevi zorunlu olarak sağlayan ürün şekli marka olabilir mi?
Ürün biçimleri bazı şartlarda marka olabilse de bu imkân sınırsız değildir. SMK m.5/1-e uyarınca malın doğası gereği ortaya çıkan şeklini veya başka bir özelliğini, teknik sonucu elde etmek için zorunlu olan şeklini veya başka bir özelliğini ya da mala asli değerini veren şeklini veya başka bir özelliğini münhasıran içeren işaretler marka olarak tescil edilmez.
Bu düzenleme, marka tescilinin teknik çözüm üzerinde patent hukukundan bağımsız ve süresiz bir teknik tekel kurma aracı olarak kullanılmasını sınırlar.
Örneğin belirli bir kilitleme fonksiyonunun gerçekleşmesi için zorunlu olan mekanik biçimin yalnızca marka başvurusu yapılarak korunması, SMK m.5/1-e karşısında hukuki sorun doğurur. Şeklin teknik zorunluluktan mı, yoksa bağımsız ayırt edici unsurlardan mı kaynaklandığı somut olarak incelenmelidir.
Tasarım Hakkı Ürünün Hangi Özelliklerini Korur?
Tasarım hakkı, ürünün teknik çalışma sisteminden ziyade dış görünümüne ilişkin koruma sağlar. SMK m.55/1 uyarınca tasarım; ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür.
SMK m.56/1 kapsamında tasarımın korunabilmesi için yeni ve ayırt edici nitelikte olması gerekir.
Bu nedenle tasarım hukukunda asıl soru, ürünün nasıl çalıştığından çok korunmak istenen görünümün hangi özelliklerden oluştuğu ve önceki tasarımlardan nasıl ayrıldığıdır.
Teknik fonksiyon tasarım hakkıyla korunabilir mi?
SMK m.58/4-b, ürünün teknik fonksiyonunun zorunlu kıldığı görünüm özelliklerini tasarım koruması dışında bırakır. Aynı maddenin dördüncü fıkrasının (c) bendinde, ürünlerin birbirine mekanik olarak monte edilmesi veya bağlanması için belirli biçim ve boyutlarda üretilmesi zorunlu görünüm özellikleri bakımından da özel sınırlama öngörülür. Modüler sistemlere ilişkin kanuni istisna ayrıca saklıdır.
Bu hükümler, tasarım tescilinin teknik bir zorunluluğun hukuken tekelleştirilmesine hizmet etmesini önlemeyi amaçlayan sınırlar getirir.
Örneğin:
- Bir cihazın yüzeyindeki özgün çizgi, renk ve biçim düzeni tasarım hukuku bakımından değerlendirilebilir.
- Cihazın içindeki basınç dengeleme mekanizması teknik buluş niteliği taşıyorsa patent hukuku kapsamında incelenmelidir.
- Bir parçanın belirli şekilde üretilmesi, teknik işlevin kaçınılmaz sonucuysa tasarım korumasının sınırları ayrıca araştırılmalıdır.
Görünümün korunma şartları tasarım hakkının konusu başlıklı makalede; teknik zorunluluk sınırı ise teknik işlevin zorunlu kıldığı şekillerde tasarım koruması incelemesinde açıklanmaktadır.
Tasarımın korunması için mutlaka tescil gerekir mi?
Her durumda değil. SMK m.55/4 uyarınca tasarım, kanuni şartlarla tescilli tasarım olarak veya Türkiye’de ilk kez kamuya sunulmuş olması hâlinde tescilsiz tasarım olarak korunabilir.
Ancak tescilli ve tescilsiz tasarım korumalarının kapsamları aynı değildir. Özellikle SMK m.59/2 uyarınca tescilsiz tasarımın sağladığı koruma, ilgili görünümün kopyalanmasına ilişkin özel koşullara bağlıdır.
Ayrıntılı hukuki karşılaştırma için tescilli ve tescilsiz tasarım arasındaki farklar başlıklı makale incelenebilir.
Telif Hakkı Buluşu, Teknik Çizimi veya Yazılımı Korur mu?
Telif hakkı, teknik buluşun soyut fikrini değil, FSEK kapsamında eser niteliği taşıyan özgün ifade biçimini korur. Bir buluşun tarif edilmesi, çizilmesi veya bilgisayar programıyla uygulanması, teknik çözümün kendisine otomatik olarak telif hakkından kaynaklanan patent benzeri bir tekel kazandırmaz.
FSEK m.1/B-a uyarınca eser, sahibinin hususiyetini taşıyan ve Kanunda sayılan ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri kapsamına giren fikir ve sanat mahsulüdür.
Telif korumasında temel inceleme, ortaya konulan çalışmanın eser niteliği taşıyıp taşımadığı ve hangi ifade unsurlarının korunduğudur.
Teknik çizimler ve mühendislik projeleri telifle korunabilir mi?
FSEK m.2/1-3 kapsamında teknik ve ilmî nitelikteki belirli fotoğraflar, planlar, projeler, krokiler, resimler ve diğer sayılan çalışmalar ilim ve edebiyat eserleri arasında düzenlenmiştir. Bunların FSEK anlamında eser niteliği taşıması, sahibinin hususiyetini yansıtması koşuluna bağlıdır.
Örneğin özgün bir makine projesinin çizim ve anlatım biçimi eser korumasından yararlanabilir. Bununla birlikte çizim üzerindeki telif hakkı, çizimde açıklanan teknik prensibin başkaları tarafından bağımsız biçimde uygulanmasını tek başına ve her durumda yasaklama yetkisi vermez.
İki inceleme birbirinden ayrılmalıdır:
- Bir kişinin başkasına ait korunan teknik çizimi izinsiz çoğaltması, telif hakkı yönünden değerlendirilir.
- Bir kişinin aynı teknik çalışma prensibinden yararlanarak ürün üretmesi ise geçerli bir patent veya faydalı modelin kapsamına girip girmediği ve diğer ilgili hükümler yönünden incelenir.
Bu ayrım, teknik belgelerin üzerindeki telif hakkıyla buluş üzerindeki patent hakkının birbirine karıştırılmasını önler.
Yazılım kodu telifle korunurken teknik çözüm patent konusu olabilir mi?
FSEK m.2/1-1 bilgisayar programlarını ve program sonucu doğurması koşuluyla belirli hazırlık tasarımlarını eser kategorisine dâhil eder. Bununla birlikte aynı maddenin son fıkrası, bilgisayar programının herhangi bir unsuruna temel oluşturan düşünce ve ilkelerin eser sayılmadığını açıkça belirtir.
Dolayısıyla bilgisayar programındaki korunan ifade ile programın gerçekleştirdiği teknik işlev birbirinden ayrılır.
Somut olayda bir yazılımın teknik bir sistemin çalışmasına katkısı bulunması, patentlenebilirliğin ayrıca SMK m.82 ve m.83 çerçevesinde değerlendirilmesini gerektirebilir. Buna karşılık yalnızca kod yazılmış olması, otomatik olarak patentlenebilir bir buluş ortaya çıktığını göstermez.
Programın eser olarak korunması için bilgisayar programlarında telif hakkı başlıklı inceleme esas alınmalıdır.
Telif hakkının doğması için patent veya marka gibi tescil gerekir mi?
FSEK anlamında eser niteliği ortaya çıktığında telif koruması için patent veya marka tesciline benzer kurucu bir tescil işlemi aranmaz. FSEK m.13’te öngörülen kayıt ve tescil imkânları, kendi kanuni koşulları çerçevesinde hak sahipliğinin ispatı ve hakların takibiyle ilgili işlevler taşır; tek başına eser niteliği bulunmayan bir düşünceyi telif korumasına dönüştürmez.
Eser niteliği ve korunma şartları hakkında telif hakkı nedir başlıklı makaleye başvurulabilir.
Bir Buluş İçin Patent, Marka, Tasarım veya Telif Koruması Nasıl Seçilir?
Koruma türü belirlenirken ürünün adı veya geliştiricinin projeye verdiği isim esas alınmamalıdır. “Yenilik”, “icat”, “tasarım” ve “proje” gibi günlük dilde kullanılan kavramlar tek başına hukuki sınıflandırma yapmaya yeterli değildir.
Aşağıdaki seçim testi, korunmak istenen unsurun niteliğini belirlemek için kullanılabilir.
Beş soruluk hukuki koruma testi
- Ortada somut bir teknik problem ve buna yönelik teknik çözüm var mı? Varsa ilk olarak patentlenebilirlik ve gerektiğinde faydalı model koşulları araştırılmalıdır. Teknik çözümün yenilik ve diğer şartları karşılayıp karşılamadığı ayrıca incelenir.
- Korunmak istenen esas unsur ürünün dış görünümü mü? Şekil, çizgi, renk, yüzey veya görünüm düzeni söz konusuysa tasarım hukuku değerlendirilir. Teknik işlevin zorunlu kıldığı özellikler ayrıştırılır.
- Asıl amaç ürünü veya hizmeti belirli bir ticari kaynaktan ayırt etmek mi? Bu durumda marka hukukunun ayırt edicilik ve tescil şartları değerlendirilir.
- Korunmak istenen şey özgün bir metin, çizim, görsel veya yazılım ifadesi mi? İlgili çalışma FSEK’teki eser kategorilerinden birine giriyor ve sahibinin hususiyetini taşıyorsa telif koruması gündeme gelebilir.
- Ortada henüz yalnızca genel bir fikir veya geliştirme düşüncesi mi var? Böyle bir düşüncenin patentli, tasarım tescilli veya telifle korunan eser olduğu varsayılamaz. Somutlaştırma, gizlilik ve hak sahipliği hazırlığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Bu test, bir başvurunun kabul edileceğini veya bir hakkın kesinlikle mevcut olduğunu göstermez. Yalnızca hangi hukuki incelemenin öncelikli olarak yapılması gerektiğini belirler.
Patent seçeneğinde hangi ön araştırma yapılmalıdır?
Teknik çözüm yönünden patent koruması düşünülüyorsa önce buluşun teknik özellikleri yazılı olarak belirlenmeli, ardından tekniğin bilinen durumu araştırılmalıdır.
Önceki patent belgeleri ve diğer kamuya erişilebilir teknik açıklamalar, buluşun gerçekten yeni olup olmadığının değerlendirilmesinde önem taşır. Bu aşama, henüz başvuru yapılmadan önce koruma seçiminin gerçekçi biçimde değerlendirilmesini sağlar.
İlgili yönteme ilişkin ayrıntılar patent araştırması ve önceki teknik taraması başlıklı makalede açıklanmaktadır.
Bir buluşun patentlenebilir olması, serbestçe kullanılabileceği anlamına gelir mi?
Hayır. Patentlenebilirlik ile başkalarının patent haklarına müdahale etmeksizin üretim veya satış yapabilme konusu birbirinden ayrıdır.
Yeni bir teknik çözüm geliştiren kişi, kendi buluşunun patentlenebilirlik şartlarını taşıdığını düşünse bile, ürünün uygulanmasının üçüncü kişilere ait başka patentlerin koruma kapsamına girip girmediğini ayrıca değerlendirmelidir.
Bu nedenle hak seçimi sırasında gerekli görülen patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması, patentlenebilirlik araştırmasıyla aynı inceleme değildir.
Somut Örneklerle Patent, Marka, Tasarım ve Telif Korumasının Seçilmesi
Bir çalışmanın hangi koruma türüne daha uygun olduğunu anlamak için korunmak istenen unsur somutlaştırılmalıdır.
| Somut durum | Öncelikli hukuki inceleme | Gerekçe |
|---|---|---|
| Yakıt tüketimini azaltan yeni bir motor mekanizması | Patent | Korunmak istenen unsur teknik çözüm ve çalışma prensibidir. |
| Yeni geliştirilen mekanik bir ürünün teknik yapısı | Patent veya uygun şartlarda faydalı model | Teknik konu, yenilik ve ilgili koruma türünün diğer şartları incelenir. |
| Bir elektronik cihaz için geliştirilen özgün dış kapak görünümü | Tasarım | Korunmak istenen unsur ürünün görünümüdür. |
| Bir teknoloji ürününe verilen ayırt edici ticari ad | Marka | Ad, malın ticari kaynağını diğerlerinden ayırt etmeye yöneliktir. |
| Özgün bir mühendislik çiziminin izinsiz çoğaltılması | Telif | Korunan unsur FSEK şartlarını taşıyan çizimin ifade biçimidir. |
| Bir programın özgün kaynak kodunun kopyalanması | Telif | Uyuşmazlığın odağında programın korunan ifade unsurları vardır. |
| Yazılımla kontrol edilen yeni bir teknik sistem | Patentlenebilirlik yönünden teknik inceleme | Yalnız yazılımın varlığı değil, ileri sürülen teknik çözümün niteliği değerlendirilir. |
Bu örneklerde belirtilen koruma türleri, somut bir tescil veya hak sahipliği sonucunu garanti etmez. Her örnekte koruma şartlarının ayrıca gerçekleşmesi gerekir.
Örnek: Yeni hareket mekanizmasına sahip robot kol
Bir mühendis, belirli ağırlıktaki nesneleri daha az enerjiyle taşıyan yeni bir robot kol mekanizması geliştirmiş olsun.
Teknik çalışma prensibi daha az enerji tüketimini sağlayan mekanik düzenlemeye dayanıyorsa patentlenebilirlik incelemesi yapılmalıdır. Robot kolun yalnızca dış gövdesinin görsel biçimi yeniyse tasarım hukuku değerlendirilir.
Buradaki belirleyici soru, yeniliğin mühendislik çözümünde mi yoksa görünümde mi bulunduğudur.
Örnek: Yeni bir mobil uygulama fikri
Bir girişimcinin belirli hizmetlerin kullanıcılarla eşleştirilmesini sağlayan mobil uygulama fikri geliştirmesi, tek başına patent korumasının veya telif hakkının doğduğunu göstermez.
Uygulamanın kaynak kodu FSEK kapsamında eser niteliği taşıyabilir. Ancak soyut iş fikri ve programın temelindeki düşünce veya ilkeler, yalnızca kodun telifle korunmasından dolayı münhasır teknik hak kapsamına girmez.
Uygulama belirli bir teknik problemi çözen özellikler içeriyorsa, bunların patentlenebilirliği ayrı bir inceleme konusudur.
Yanlış Fikrî Mülkiyet Koruması Seçiminin Hukuki Riskleri
Yanlış koruma türünün seçilmesi yalnızca gereksiz başvuru yapılması sonucunu doğurmaz. Korunmak istenen teknik veya ticari unsurun ilgili hak kapsamında bulunmaması, sonradan ileri sürülecek taleplerin hukuki dayanağını da etkileyebilir.
1. Marka tescilini teknik buluş koruması sanmak
Bir ürün adının tescili, ürünün teknik çözümünün başkaları tarafından uygulanmasını patent hakkına dayanarak engelleme yetkisi vermez.
Bu yanlış varsayım, teknik buluş için gerekli başvuru ve araştırmanın yapılmamasına neden olabilir.
2. Tasarım tescilini çalışma prensibinin korunması olarak değerlendirmek
Tasarım hakkının konusu görünüm olduğundan, görünümün korunmasıyla teknik fonksiyonun korunması birbirine karıştırılmamalıdır.
Özellikle SMK m.58/4’teki teknik zorunluluk sınırlamaları dikkate alınmadan yapılan sınıflandırma, koruma kapsamı hakkında yanlış beklentilere neden olabilir.
3. Teknik projenin telif hakkıyla bütün olarak korunduğunu varsaymak
Bir proje dosyasının özgün anlatımı FSEK kapsamında korunabilir. Ancak bu durum, dosyada açıklanan teknik çözümün patent hakkı gibi herkese karşı ileri sürülebilecek bir teknik koruma altında bulunduğu anlamına gelmez.
Korunan ifade ile uygulanan teknik ilke arasındaki ayrım yapılmalıdır.
4. Patent değerlendirmesi yapılmadan buluşu açıklamak
Patent koruması ihtimali bulunan bir teknik buluşun fuarda sergilenmesi, internette yayımlanması veya üçüncü kişilere açıklanması, yenilik şartı bakımından önem taşıyabilir.
SMK m.83/2 uyarınca başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya erişilebilir hâle gelen teknik bilgiler tekniğin bilinen durumuna dâhil olabilir. SMK m.84’te belirli açıklamalara ilişkin istisnalar düzenlenmiş olsa da bunların her açıklamaya otomatik uygulanacağı varsayılmamalıdır.
Başvuru öncesi gizlilik ve belge yönetimi patent başvurusu öncesinde buluşun korunması başlıklı makalede; açıklamaların yeniliğe etkisi ise buluşun fuarda, makalede veya internette açıklanmasının sonuçları incelemesinde ele alınmaktadır.
5. Hak sahipliği ve teknik geliştirme belgelerini ayırmamak
Koruma türünün belirlenmesi kadar hak sahibi olduğunu ileri süren kişinin dayandığı belgeler de önemlidir.
Somut olaya göre şu belgelerin korunması ve değerlendirilmesi gerekebilir:
- Buluşun geliştirme sürecini gösteren tarihli teknik kayıtlar ve prototip belgeleri.
- Patent veya faydalı model başvurusuna ilişkin tarifname, istemler, çizimler ve başvuru kayıtları.
- Marka bakımından işaret örnekleri, başvuru ve tescil kayıtları.
- Tasarım bakımından görünümün tespit edildiği görseller ve ilgili tarih kayıtları.
- Telif bakımından özgün çalışmanın taslakları, sürüm kayıtları ve meydana getirilme sürecini gösteren belgeler.
- Çalışmanın kim tarafından ve hangi hukuki ilişki çerçevesinde geliştirildiğini gösteren sözleşmeler ve yazışmalar.
Bu belgeler tek başına her hakkın varlığını kanıtlamaz. Hukuki nitelendirmeye göre hangi belgenin neyi ispat ettiği ayrıca belirlenmelidir.
Patent, Marka, Tasarım ve Telif Farkı Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Yeni bir fikir buldum. Patent mi almalıyım, telif hakkı mı?
Önce fikrin somut niteliği belirlenmelidir. Teknik bir probleme getirilen çözüm söz konusuysa patentlenebilirlik değerlendirilir. Özgün bir metin, çizim, yazılım kodu veya diğer eser kategorileri kapsamındaki ifade söz konusuysa FSEK uygulanabilir. Salt fikir, yalnızca yeni olduğu için kendiliğinden patent veya telif korumasına kavuşmaz.
2. Ürünümün markasını tescil ettirirsem başkaları aynı ürünü üretemez mi?
Marka tescili tek başına böyle bir sonuç doğurmaz. Tescilli marka, kanuni koruma kapsamına giren işaret kullanımlarına karşı hak sağlar. Ürünün teknik üretim biçiminin yasaklanması ise patent veya ilgili başka hukuki korumanın şartlarına bağlıdır.
3. Tasarım tescili patent yerine geçer mi?
Hayır. Tasarım hakkı ürün görünümünü, patent hakkı ise patentlenebilir teknik buluşu korur. Ürünün görünümündeki yenilik ile teknik çözümündeki yenilik farklı hukuki ölçütlere tabidir. Özellikle teknik fonksiyonun zorunlu kıldığı görünüm özellikleri tasarım korumasında kanuni sınırlamalara tabidir.
4. Faydalı model ile marka arasındaki fark nedir?
Faydalı model, SMK m.142’deki koşulları karşılayan teknik buluşları korur. Marka ise mal veya hizmetlerin ticari kaynağını ayırt eden işaretlere ilişkindir. Faydalı model başvurusu, ürünün ticari adını korumaz; marka tescili de teknik buluş için faydalı model hakkı doğurmaz.
5. Teknik çizimimin telif hakkı varsa çizime göre üretilen ürünü engelleyebilir miyim?
Yalnızca teknik çizimin telifle korunması, çizimdeki teknik çözümün bağımsız uygulanmasının her durumda engellenebileceği anlamına gelmez. Çizimin korunmuş ifade unsurlarının izinsiz kullanılıp kullanılmadığı ile teknik çözümün patent veya faydalı model kapsamında bulunup bulunmadığı ayrı değerlendirilmelidir.
6. Patent veya tasarım başvurusu yapmadan önce ürünümü tanıtabilir miyim?
Tanıtımın hukuki etkisi koruma türüne, açıklamanın niteliğine ve tarihlere bağlıdır. Patent bakımından kamuya erişilebilir açıklamalar yeniliği etkileyebilir. Tasarımda da kamuya sunma tarihleri önemlidir. Her iki koruma türünde belirli kanuni istisnalar bulunsa da bunların uygulanma şartları ayrı değerlendirilmelidir. Açıklamanın sonuçları araştırılmadan koruma hakkının kesinlikle devam edeceği varsayılmamalıdır.
7. Aynı davranış hem patent hem tasarım hem telif hakkını ihlal edebilir mi?
Farklı hakların ihlal koşulları aynı değildir. Bir davranışın hangi hakka müdahale ettiği, her hakkın koruma konusu ve ilgili kanuni unsurlar bakımından ayrı ayrı incelenir. Birden fazla koruma normunun aynı davranışa uygulanması konusunun ayrıntıları fikrî mülkiyette kümülatif koruma ve normların yarışması başlıklı makalenin konusudur.
Sonuç
Bir buluşun korunmasında doğru başlangıç noktası, ürünün kendisinden önce korunmak istenen hukuki unsurun belirlenmesidir. Teknik çözüm patent veya uygun şartlarda faydalı model; ayırt edici ticari işaret marka; ürünün görünümü tasarım; eser niteliği taşıyan özgün ifade ise telif hakkı bakımından değerlendirilir.
Patent, marka, tasarım ve telif farklı şartlara bağlıdır. Bir koruma türünün varlığı, diğerinin şartlarının karşılandığını göstermez. Özellikle teknik buluşlarda yenilik, buluş basamağı, sanayiye uygulanabilirlik, koruma dışı konular ve önceki teknik belgeleri dikkate alınmadan yalnızca ürünün yeni olduğuna dayanılarak patent hakkı bulunduğu sonucuna varılamaz.
Bu nedenle patent koruması düşünülüyorsa buluşun teknik özelliklerinin belirlenmesi, önceki teknik araştırmasının yapılması ve başvuru belgelerinin korunmak istenen çözüme uygun hazırlanması gerekir. Ulusal başvurunun usulü patent başvuru süreci ve gerekli belgeler başlıklı makalede; patent hakkına ilişkin hukuki değerlendirme ve uyuşmazlıklar ise patent hukuku alanındaki hukuki danışmanlık ve dava süreçleri kapsamında ele alınabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer