Patent Verilemeyen Buluşlar: Hukuki Sınırlar ve İstisnalar

Patent verilemeyen buluşlar, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 82. maddesinde düzenlenmiştir. Kanuna göre keşifler, bilimsel teoriler, matematiksel yöntemler, bilgisayar programlarının kendisi, iş ve oyun yöntemleri gibi konular buluş niteliğinde sayılmaz. Ayrıca kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar, belirli biyolojik üretim yöntemleri, insan veya hayvan vücuduna uygulanan teşhis ve tedavi yöntemleri ile kanunda sayılan bazı biyoteknolojik işlemler patent korumasının dışındadır. Ancak bir konunun bu alanlardan biriyle ilişkili olması, o alandaki bütün teknik çözümlerin patentlenemeyeceği anlamına gelmez. Koruma dışındaki konunun kendisi ile somut bir teknik problemi çözen ve kanuni şartları taşıyan buluş birbirinden ayrılmalıdır.

Patent Verilemeyen Buluşların Hukuki Çerçevesi

Patent, her yeni düşüncenin veya faydalı fikrin korunmasını sağlayan genel bir tekel hakkı değildir. Patent korumasının konusu, kanunun kabul ettiği nitelikte bir teknik buluştur. SMK m.82/1 uyarınca teknolojinin her alanındaki buluşlara, yeni olmaları, buluş basamağı içermeleri ve sanayiye uygulanabilir olmaları şartıyla patent verilir.

Bu nedenle patent verilebilirlik değerlendirmesi iki ayrı aşamada düşünülmelidir:

  1. Konu bakımından uygunluk: Başvuru, SMK m.82 kapsamında buluş sayılmayan veya patent verilmesi yasaklanan bir konuya mı ilişkindir?
  2. Patentlenebilirlik şartları: Korunabilir nitelikteki teknik çözüm yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarını taşıyor mu?

Bir teknik çözümün çok yeni olması, konusu kanunen patent korumasından dışlanmışsa tek başına patent verilmesini sağlamaz. Tersine, patent korumasına açık bir alanda geliştirilen ürün veya usul de yenilik ya da buluş basamağı bulunmadığı için reddedilebilir.

Bu ikinci değerlendirmenin genel çerçevesi patentlenebilirlik şartları kapsamında; yenilik ve aşikâr olmama ölçütleri ise patentte yenilik şartı ve patentte buluş basamağı konularında ayrıca ele alınmaktadır.

SMK m.82/2 ile m.82/3 arasındaki fark nedir?

Kanun, koruma dışında kalan konuları aynı hukuki gerekçeyle düzenlememiştir.

SMK m.82/2, belirli konuların buluş niteliğinde sayılmadığını belirtir. Aynı fıkra, başvuru veya patentin bu konularla ilgili olması hâlinde yalnızca söz konusu konu veya faaliyetin kendisinin patentlenebilirliğin dışında kalacağını açıkça düzenler. Dolayısıyla başvurunun teknik unsurları ve gerçek koruma konusu ayrıca incelenmelidir.

SMK m.82/3 ise belirli buluşlara patent verilmeyeceğini düzenler. Bu grupta, teknik nitelik taşıması tek başına yasağı ortadan kaldırmayan konular bulunmaktadır. Bununla birlikte aynı maddenin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkralarında bu dışlamaların sınırlarını belirleyen özel hükümler vardır.

Bu ayrım, özellikle bilgisayar uygulamalı teknik çözümler, biyoteknolojik işlemler ve tıbbi buluşlarda belirleyicidir.

SMK m.82/2 Uyarınca Buluş Sayılmayan Konular

Kanunun 82. maddesinin ikinci fıkrası beş konu grubunu buluş niteliği dışında tutmaktadır. Ancak bunlarla ilgili bütün teknolojilerin patentlenmesi mutlak olarak yasaklanmış değildir. Yalnızca dışlanan konu veya faaliyetin kendisinin patentlenemeyeceği kuralı gözetilmelidir.

1. Keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler

SMK m.82/2-a kapsamında keşifler, bilimsel teoriler ve matematiksel yöntemler buluş niteliğinde sayılmaz.

Keşif, doğada veya teknik dünyada zaten mevcut olan bir olgunun tespit edilmesidir. Buluş ise belirli bir teknik probleme çözüm ortaya koyması bakımından keşiften ayrılır.

Örneğin doğada var olan bir fiziksel özelliğin ilk kez anlaşılması, tek başına patentlenebilir bir buluş oluşturmaz. Ancak bu özelliği kullanarak geliştirilen somut bir teknik düzenek veya üretim işlemi, diğer şartları da sağlıyorsa patent değerlendirmesine konu olabilir.

Matematiksel formülün veya bilimsel teorinin kendisi üzerinde patent tekeli kurulamaz. Bununla birlikte matematiksel bir yöntemin teknik özelliklerle birlikte kullanıldığı somut bir sistemin patentlenebilirliği, istemlerde talep edilen teknik çözüm üzerinden incelenir.

Örnek: Bir fiziksel ilişkiyi açıklayan yeni denklem tek başına patent konusu değildir. Bu ilişkiyi esas alarak geliştirilen, belirli bir ölçüm sorununu çözen teknik cihaz ise otomatik olarak aynı dışlama kapsamında kabul edilemez.

2. Zihni faaliyetler, iş yöntemleri ve oyun kuralları

SMK m.82/2-b, zihni faaliyetlere, iş faaliyetlerine veya oyunlara ilişkin plan, kural ve yöntemleri buluş niteliğinde saymaz.

Bu kapsamda salt organizasyon kuralları, ticari karar alma yöntemleri, hesaplama planları veya oyun oynama kuralları, kendi başlarına teknik buluş niteliği kazanmaz.

Örneğin müşterilere belirli ölçütlerle indirim tanımlanması, yeni bir prim sistemi kurulması veya oyunda puan kazanma yönteminin değiştirilmesi, salt bu kurallar nedeniyle patent korumasına konu olmaz.

Bununla birlikte ticari bir faaliyette kullanılan sistemin özel bir teknik problemi çözmesi ihtimali ayrıca incelenmelidir. Bir yöntemin bilgisayarda uygulanması ya da dijital ortamda yürütülmesi, tek başına teknik buluş bulunduğunu kanıtlamaz.

Başvurunun değerlendirilmesinde ticari amacın yeniliği ile teknik çözümün niteliği birbirine karıştırılmamalıdır.

3. Bilgisayar programlarının kendisi

SMK m.82/2-c kapsamında bilgisayar programları buluş niteliğinde sayılmayan konular arasındadır. Bununla birlikte m.82/2’nin son cümlesi nedeniyle, bilgisayar programlarıyla ilişkili her teknik çözümün otomatik olarak patentlenemeyeceği sonucu çıkarılamaz.

Burada temel ayrım, bilgisayar programının kendisinin korunmak istenmesi ile bilgisayar kullanılarak gerçekleştirilen teknik bir buluşun korunmak istenmesi arasındadır.

Bir yazılımın ticari bakımdan değerli olması, özgün kod içermesi veya daha hızlı çalıştığının ileri sürülmesi, tek başına patentlenebilirlik sonucunu doğurmaz. İstemlerin hangi teknik özellikleri içerdiği ve bunların nasıl bir teknik çözüm oluşturduğu incelenmelidir.

Örneğin yalnızca muhasebe kayıtlarının sınıflandırılmasına ilişkin bir kural ile fiziksel bir cihazın işleyişini teknik olarak kontrol eden bilgisayar uygulamalı bir sistem aynı değerlendirmeye tabi tutulamaz.

Bilgisayar uygulamalı buluşlarda teknik karakterin belirlenmesi, kapsamı ve örnekleri yazılım patentlenebilirliği ve teknik karakter başlıklı ayrı incelemenin konusudur. Program kodunun eser olarak korunması ise yazılım telif hakkı kapsamında değerlendirilmelidir.

4. Estetik mahsuller, edebiyat, sanat ve bilim eserleri

SMK m.82/2-ç, estetik niteliği bulunan mahsulleri, edebiyat ve sanat eserleri ile bilim eserlerini buluş niteliğinde saymaz.

Bir eserin özgün, yaratıcı veya estetik bakımdan değerli olması, onun patentle korunabilecek bir teknik buluş olduğu anlamına gelmez.

Örneğin bir tablonun sanatsal kompozisyonu, şiirin anlatımı veya yalnızca dekoratif görünüm sağlayan bir biçim, sırf bu özellikleri nedeniyle patent konusu olmaz.

Buna karşılık estetik yönü bulunan bir üründe ayrıca teknik bir problemi çözen mekanizma veya üretim usulü bulunabilir. Bu durumda teknik özelliklerin patentlenebilirliği, estetik görünümden ayrı incelenmelidir.

Bir üründe birden fazla hukuki koruma alanının bulunması mümkündür. Ancak bu ihtimal, patentin koruduğu teknik çözüm ile diğer fikrî mülkiyet haklarının koruma konularını birbirinin yerine geçirmez. Konuya ilişkin genel ayrım aynı üründe farklı fikrî mülkiyet haklarının korunması kapsamında ele alınmaktadır.

5. Bilginin sunumu

SMK m.82/2-d uyarınca bilginin sunumu, kendi başına buluş niteliğinde değildir.

Bir bilginin daha anlaşılır gösterilmesi, farklı renklerle sınıflandırılması, belirli sırayla ekrana getirilmesi veya okuyucuya yeni bir düzen içinde aktarılması, salt bu özellikleriyle patentlenebilir bir teknik çözüm oluşturmaz.

Ancak bilgi sunumuyla ilişkili bir sistemin teknik çalışma biçimi ayrıca değerlendirilmelidir. İstemlerde yalnızca kullanıcının algılayacağı bilgi içeriği mi, yoksa teknik işleyişe ilişkin özellikler mi talep edildiği önem taşır.

Örnek: Bir rapordaki bilgilerin yeni bir başlık düzeniyle gösterilmesi, kendi başına patent konusu değildir. Buna karşılık bir ölçüm cihazında veri işleme ve fiziksel kontrol işlemlerinin teknik bir sorunu çözmek üzere düzenlenmesi, somut özelliklerine göre ayrı bir patentlenebilirlik incelemesi gerektirebilir.

SMK m.82/3 Uyarınca Patent Verilmeyen Buluşlar

SMK m.82/3, buluş niteliği bulunup bulunmadığı tartışmasından farklı olarak, kanunda belirtilen bazı buluşlara patent verilmeyeceğini düzenler.

Bu gruptaki sınırlamalar, özellikle kamu düzeni, genel ahlak, insan ve hayvan sağlığına ilişkin tıbbi yöntemler ve belirli biyolojik işlemler bakımından önemlidir.

1. Kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlar

SMK m.82/3-a uyarınca kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı buluşlara patent verilmez.

Bu hüküm, patent korumasının yalnızca teknik yenilik ve ekonomik yarar üzerinden değerlendirilmediğini gösterir. Buluşun konusu ve kanunda korunan kamu yararıyla ilişkisi ayrıca incelenir.

Bununla birlikte hukuken yasak olan her kullanım biçimi, buluşun patentlenebilirlik bakımından otomatik olarak kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu anlamına gelmez.

SMK m.82/4 bu noktada açık bir sınır koyar: Buluşun ticari kullanımının yalnızca mevzuatla yasaklanmış olması, söz konusu kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu sonucunu doğurmaz.

Dolayısıyla değerlendirmede iki ayrı soru bulunur:

  • Buluşun konusu ve teknik kullanım amacı, patent verilmesini engelleyen kamu düzeni veya genel ahlak aykırılığı oluşturuyor mu?
  • Yoksa ilgili ürünün üretimi, piyasaya sunulması veya kullanılması yalnızca başka bir mevzuat gereğince izne, denetime veya yasağa mı tabi?

İkinci durumun varlığı, birinci sorunun mutlaka olumlu cevaplandırılmasını gerektirmez.

Öte yandan bir buluş için patent verilmiş olması da onun her koşulda serbestçe kullanılabileceği anlamına gelmez. SMK m.85/6, patent konusunun kanunlara, genel ahlaka, kamu düzenine veya genel sağlığa zarar verecek şekilde kullanılamayacağını ayrıca düzenler.

2. Bitki çeşitleri, hayvan ırkları ve esas olarak biyolojik işlemler

SMK m.82/3-b, mikrobiyolojik işlemler veya bu işlemler sonucunda elde edilen ürünlere ilişkin istisna saklı kalmak üzere, bitki çeşitleri ve hayvan ırkları ile bitki veya hayvan üretimine yönelik esas olarak biyolojik işlemleri patent korumasının dışında tutar.

Kanunun 82/5. maddesi bu alanda iki tanım yapmaktadır:

  • Mikrobiyolojik işlem: Mikrobiyolojik materyal içeren, böyle bir materyalle gerçekleştirilen veya sonucunda mikrobiyolojik materyal oluşan işlemdir.
  • Esas olarak biyolojik işlem: Melezleme veya seleksiyon gibi tamamen doğal bir olaydan oluşan bitki veya hayvan üretim usulüdür.

Örneğin yalnızca doğal melezleme ve seçme işlemlerinden oluşan bir bitki üretim yönteminin patentlenebilirliği ile belirli bir mikrobiyolojik teknik işlemin patentlenebilirliği aynı değildir.

Kanunun mikrobiyolojik işlemler ve bunların ürünleri için istisna düzenlemesi, bu işlemlerin mutlaka patent alabileceği anlamına gelmez. İlgili buluş yine yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik yönünden incelenir.

Aynı şekilde, biyolojik materyal kullanılması tek başına bütün teknik çözümlerin patentlenemeyeceği sonucunu doğurmaz. İstemin bir bitki çeşidini, hayvan ırkını, esas olarak biyolojik işlemi veya bunlardan farklı teknik nitelikte bir işlemi konu edinip edinmediği belirlenmelidir.

3. İnsan ve hayvan vücuduna uygulanan teşhis ve tedavi yöntemleri

SMK m.82/3-c uyarınca insan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dâhil tüm tedavi yöntemlerine patent verilmez.

Bu dışlama, tıbbi alandaki bütün buluşların patentlenemeyeceği şeklinde yorumlanmamalıdır. Kanun belirli tıbbi yöntemleri dışlamaktadır.

Örneğin insan vücuduna uygulanacak yeni bir cerrahi müdahale tekniğinin yöntem olarak patentlenmesi, bu hüküm kapsamındaki yasakla karşılaşır.

Buna karşılık SMK m.82/6, aynı yöntemlerde kullanılan ürünler, özellikle madde ve terkipler bakımından tedavi veya teşhis yöntemlerine ilişkin yasağın uygulanmayacağını açıkça düzenler.

Bu nedenle:

  • İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak bir tedavi yöntemi, m.82/3-c kapsamında dışlanır.
  • Bu yöntemde kullanılan teknik cihaz veya ürün, sırf tedavide kullanılıyor diye aynı yasağa tabi olmaz.
  • Tedavide kullanılan bir madde veya terkip, diğer patentlenebilirlik şartlarını sağladığı ölçüde patent değerlendirmesine konu olabilir.
  • Vücut dışında yürütülen bir laboratuvar testinin patentlenebilirliği, istemin gerçekten kanunda dışlanan vücuda uygulanacak teşhis yöntemini konu edinip edinmediği dikkate alınarak incelenir.

Özellikle tıbbi cihaz, laboratuvar analizi ve farmasötik ürün başvurularında ürün istemi ile yöntem isteminin doğru ayrılması önemlidir.

İlaçların patent koruması, jenerik ürünler ve ruhsatlandırma faaliyetleriyle ilişkili özel sınırlar, ilaç patentleri ve Bolar istisnası konusunun kapsamındadır.

4. İnsan bedeni ve gen dizilerinin yalnızca keşfi

SMK m.82/3-ç, oluşumunun ve gelişiminin çeşitli aşamalarında insan bedeninin ve bir gen dizisi veya kısmi gen dizisi dâhil insan bedeni öğelerinden birinin yalnızca keşfinin patentlenemeyeceğini düzenler.

Burada özellikle yalnızca keşif ifadesi önem taşır.

İnsan bedeninde mevcut bir gen dizisinin tespit edilmiş olması, kendi başına patent verilmesi için yeterli değildir. Başvurunun doğada mevcut olan bir öğenin keşfini mi, yoksa bundan farklı nitelikte bir teknik buluşu mu konu edindiği belirlenmelidir.

Bir biyolojik unsurun laboratuvarda incelenmiş veya belirli yöntemlerle elde edilmiş olması da tek başına patentlenebilirlik sonucunu doğurmaz. İstemin konusu, açıklanan teknik çözüm ve kanunun diğer sınırlamaları birlikte değerlendirilmelidir.

Bu nedenle insan genetiğiyle ilişkili başvurular hakkında, bütün gen temelli teknolojilerin yasak olduğu veya izole edilen her biyolojik materyalin patentlenebileceği şeklinde genel bir sonuca ulaşılamaz.

5. İnsan klonlama ve belirli genetik müdahaleler

SMK m.82/3-d, biyoteknoloji alanında bazı işlemleri açıkça patent korumasının dışında tutmaktadır.

Bunlar:

  • İnsan klonlama işlemleri,
  • İnsan eşey hattının genetik kimliğini değiştirme işlemleri,
  • İnsan embriyosunun sınai veya ticari amaçlarla kullanılması,
  • İnsan veya hayvanlara önemli bir tıbbi fayda sağlamaksızın hayvanlara acı çektirebilecek genetik kimlik değiştirme işlemleri,
  • Son gruptaki işlemler sonucunda elde edilen hayvanlardır.

Bu hüküm, biyoteknolojik alandaki patent değerlendirmesinin teknik yenilik ölçütlerinden ibaret olmadığını gösterir.

Özellikle hayvanların genetik kimliğini değiştiren işlemlerde, kanunun aradığı tıbbi fayda ile hayvana acı çektirebilme olasılığına ilişkin unsurlar somut olayın teknik ve bilimsel özellikleri üzerinden incelenmelidir.

Bu dışlamaların kapsamı, yalnızca ilgili teknolojinin biyoteknoloji alanında bulunmasına bakılarak genişletilemez. Kanunda belirtilen işlem ve sonuçların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalıdır.

Patent Yasağının Sınırları ve İstisnalar Nasıl Uygulanır?

SMK m.82’deki dışlamalar değerlendirilirken aynı maddede bulunan sınırlandırıcı hükümler göz ardı edilmemelidir. Bunlar, belirli konuların mutlak biçimde patentlenemeyeceği yönündeki hatalı genellemeleri önler.

1. Konu veya faaliyetin yalnızca kendisinin dışlanması

SMK m.82/2’nin son cümlesi gereğince keşifler, matematiksel yöntemler, bilgisayar programları, iş yöntemleri ve bilginin sunumu gibi konularla ilgili başvurularda yalnızca sayılan konu veya faaliyetlerin kendisi patentlenebilirliğin dışında kalır.

Bu nedenle başvurunun yalnızca hangi alanda kullanıldığına değil, gerçekten hangi teknik özellikler için koruma istendiğine bakılmalıdır.

Örneğin yazılım içeren bir cihazın bütün teknik özelliklerinin dikkate alınmadan yalnızca yazılım kullandığı gerekçesiyle patentlenemeyeceği sonucuna varılması, m.82/2’deki bu ayrımın yeterince değerlendirilmediği bir yaklaşım olur.

2. Mikrobiyolojik işlemlere ilişkin istisna

SMK m.82/3-b ve m.82/5 birlikte değerlendirildiğinde, esas olarak biyolojik üretim yöntemlerine ilişkin yasak ile mikrobiyolojik işlemler ve bu işlemler sonucunda elde edilen ürünler arasındaki ayrım ortaya çıkar.

Bu istisnanın uygulanabilmesi için işlemde mikrobiyolojik materyalin hangi rolü üstlendiği, teknik işlemin niteliği ve talep edilen ürünün özellikleri incelenmelidir.

İstisna kapsamında bulunmak, patentin verilebilmesi için gereken diğer şartlardan muafiyet sağlamaz.

3. Tıbbi yöntemlerde kullanılan ürünlere ilişkin istisna

SMK m.82/6, teşhis ve tedavi yöntemlerine ilişkin dışlamanın bu yöntemlerde kullanılan ürünleri, özellikle maddeleri ve terkipleri kapsamayacağını düzenler.

Dolayısıyla cerrahi yöntem ile cerrahide kullanılan teknik cihaz; tedavi yöntemi ile tedavide kullanılan madde veya terkip aynı hukuki kategoriye yerleştirilmemelidir.

Ancak bir ürünün yöntem yasağı dışında kalması, ürünün yeni veya buluş basamağı içeren bir teknik çözüm olduğu anlamına gelmez. Bu şartlar ayrıca araştırılır.

4. Ticari kullanım yasağı ile patent yasağının ayrılması

SMK m.82/4 uyarınca buluşun ticari kullanımının mevzuat tarafından yasaklanmış olması, tek başına kamu düzeni veya genel ahlak bakımından patent verilemeyeceği sonucunu doğurmaz.

Patentlenebilirlik ile ürünün piyasaya sunulması veya kullanımına izin verilmesi farklı hukuki değerlendirmelerdir.

Örneğin bir tıbbi ürünün gerekli idari izinleri henüz almamış olması, sırf bu nedenle patent verilemez nitelikte olduğu anlamına gelmez. Buna karşılık patent verilmiş olması da idari izin alma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.

Patentlenebilirlik Bakımından Örnek Karşılaştırmalar

Aşağıdaki tablo, konu dışlaması ile patent değerlendirmesine açık olabilecek teknik çözümler arasındaki ayrımı göstermektedir. Örneklerde korumaya açık olma ihtimali, patent verilmesinin kesin olduğu anlamına gelmez.

KonuPatent koruması dışında kalan durumAyrıca incelenebilecek teknik çözüm
MatematikMatematiksel formülün veya yöntemin kendisiSomut teknik problemi çözen ölçüm veya kontrol sistemi
Bilgisayar programıBilgisayar programının kendisiTeknik özellikler içeren bilgisayar uygulamalı buluş
İş yöntemiSalt fiyatlandırma, prim veya ticari organizasyon kuralıBağımsız teknik çözüm içeren sistem veya cihaz
Estetik tasarımYalnızca estetik görünümÜrünün teknik işlevini yerine getiren mekanizma
Tıbbi müdahaleİnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak tedavi yöntemiTedavide kullanılan teknik cihaz, madde veya terkip
Bitki ve hayvan üretimiEsas olarak biyolojik üretim işlemiKanuni sınırlar içinde kalan mikrobiyolojik işlem
Genetik araştırmaİnsan bedenindeki gen dizisinin yalnızca keşfiÖzel yasaklara girmeyen somut teknik buluş
Bilginin sunumuBilginin yalnızca gösterim veya düzenleme biçimiVerilerin işlenmesiyle teknik problemi çözen sistem

Tablodaki karşılaştırmaların hukuki sonucu, buluşun genel tanımından çok patent istemlerinde korunması talep edilen teknik özelliklere bağlıdır.

Somut Bir Buluşun Patentlenebilirliği Nasıl Değerlendirilir?

Patent verilemeyen konuların belirlenmesinde, buluşun hangi sektörde geliştirildiği tek başına yeterli değildir. Patent başvurusunun konusu, teknik açıklaması, istemleri ve ilgili kanun hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

1. Korunmak istenen teknik problem ve çözüm belirlenmelidir

İlk olarak başvurunun hangi sorunu çözmeyi amaçladığı ve bu sorunun teknik niteliği belirlenmelidir.

Bir ticari yöntemin daha fazla gelir sağlaması, bir oyunun daha ilgi çekici olması veya bilginin daha kolay anlaşılması, kendi başına teknik çözüm bulunduğunu göstermez.

Buna karşılık cihazın çalışmasını, fiziksel süreçlerin kontrolünü veya teknik bir üretim işlemini etkileyen somut özellikler farklı bir değerlendirmeyi gerektirebilir.

Bu aşamada buluşun hangi sonuçları sağladığı kadar, bu sonuçların hangi teknik araçlarla elde edildiği de açıklığa kavuşturulmalıdır.

2. Patent istemlerinin gerçek konusu incelenmelidir

Başvurudaki istemler, korunması talep edilen buluşun teknik özelliklerini ortaya koyar.

SMK m.82 kapsamındaki dışlama değerlendirmesinde istemin yalnızca adı veya başlığı esas alınmamalıdır. İstemde tarif edilen ürünün ya da işlemin gerçekte ne olduğu incelenmelidir.

Örneğin bir iş yönteminin yalnızca bilgisayarla gerçekleştirildiğinin belirtilmesi, yöntemin kendisini otomatik olarak patentlenebilir bir teknik buluşa dönüştürmez.

Benzer biçimde, insan vücuduna uygulanacak tedavi yönteminin farklı kelimelerle adlandırılması da kanuni dışlamanın ortadan kalktığını göstermez.

Başvuruda patentlenebilir ve patentlenemeyen unsurların birlikte bulunması hâlinde, gerçekten hangi unsurların korunmasının istendiği ve bunların teknik çözüm içindeki rolü belirleyici olur.

3. Teknik açıklama ve deliller değerlendirilmelidir

Başvurunun buluş niteliği ve teknik özellikleri bakımından değerlendirilmesinde, somut olaya göre şu belgeler önem taşıyabilir:

  • Patent tarifnamesi ve istemler,
  • Teknik çizimler, sistem şemaları ve işlem akışları,
  • Laboratuvar ve deney kayıtları,
  • Ölçüm ve karşılaştırma sonuçları,
  • Prototip veya uygulama belgeleri,
  • Teknik sorunun ve çözümün nasıl ortaya konulduğunu açıklayan raporlar,
  • İlgili teknik alandaki önceki bilgi ve belgeler.

Bu belgeler, başvurunun gerçekte hangi teknik çözüme ilişkin olduğunu göstermeye yardımcı olur. Ancak bir prototipin başarıyla çalışması veya deney sonucunun olumlu olması, tek başına SMK m.82 ve m.83 şartlarının karşılandığını ispatlamaz.

Ayrıca başvurunun kapsamı, yalnızca sonradan sunulan teknik raporlarla istenildiği gibi genişletilemez. Tarifnamenin buluşu yeterince açıklaması ve başvurudaki değişikliklerin ilk başvuru kapsamını aşmaması ayrı gerekliliklerdir. Bunlar patent tarifnamesinde yeterli açıklama ve patent istem değişikliği konularında ayrıca incelenmektedir.

4. Konu dışlaması aşılabilse bile diğer patent şartları araştırılmalıdır

Bir buluşun SMK m.82 kapsamındaki patent yasaklarına girmemesi, patent verilmesi için yeterli değildir.

SMK m.83 uyarınca yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarının da karşılanması gerekir.

Örneğin patent korumasına açık bir teknik cihazın daha önce kamuya açıklanmış olması yenilik değerlendirmesini etkileyebilir. Bilinen teknikten hareketle ilgili teknik alandaki uzman bakımından aşikâr olan bir çözüm ise buluş basamağı şartını karşılamayabilir.

Bu nedenle konu dışlamasıyla ilgili değerlendirme olumlu olsa bile patent verilmesi sonucuna doğrudan ulaşılamaz.

Patent Verilemeyen Konuda Başvuru Yapılırsa Ne Olur?

SMK m.82 kapsamında patent verilemeyecek bir konuya ilişkin başvuru yapılması, otomatik olarak geçerli bir patent hakkı doğurmaz.

Başvurunun hukuki durumu, Türk Patent ve Marka Kurumunun (TÜRKPATENT) incelemesi, varsa üçüncü kişi görüşleri ve itirazlar ile somut dosyadaki işlemler çerçevesinde belirlenir.

1. Başvurunun Kurum tarafından incelenmesi ve reddi

SMK m.98/2 uyarınca Kurum, inceleme talebi üzerine başvurunun ve buluşun Kanun hükümlerine uygunluğunu inceler.

Başvurunun patent verilebilirlik şartlarına uygun olmadığı tespit edilirse, SMK m.98/3 ve devamındaki usule göre başvuru sahibine görüş bildirme ve kanuni sınırlar içinde değişiklik yapma imkânı tanınabilir.

Başvurunun veya buluşun kanuna uygun bulunmaması hâlinde SMK m.98/8 kapsamında başvurunun reddine karar verilir.

Önemli olan, ret gerekçesinin doğru belirlenmesidir. Bir başvuru, koruma konusu nedeniyle SMK m.82’ye aykırı bulunabileceği gibi m.83’teki yenilik veya buluş basamağı şartlarını taşımadığı için de reddedilebilir.

Başvurunun hazırlanması ve inceleme aşamalarının genel işleyişi patent başvuru süreci kapsamında; ret kararlarına karşı başvuru yolları ise patent ret kararına itiraz konusunda ayrıntılı ele alınmaktadır.

2. Üçüncü kişiler patent verilebilirliğe ilişkin görüş sunabilir mi?

Evet. SMK m.97/2 uyarınca patent başvurusunun yayımlandığı tarihten itibaren üçüncü kişiler, başvuru konusu buluşun patent verilebilirliğine ilişkin görüşlerini sunabilir.

Örneğin başvuru konusu buluşun SMK m.82 uyarınca patentlenemeyen bir konuya ilişkin olduğu veya gerekli patentlenebilirlik şartlarını taşımadığı yönünde gerekçeli teknik ve hukuki görüş sunulabilir.

Ancak kanun, bu aşamada görüş sunan üçüncü kişilerin Kurum nezdindeki işlemlere taraf olmayacağını düzenlemiştir.

Dolayısıyla üçüncü kişi görüşü ile patentin verilmesinden sonra yapılabilecek itiraz aynı hukuki işlem değildir.

3. Patent verilmişse itiraz edilebilir mi?

SMK m.99/1-a uyarınca üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde gerekli ücret ve usul şartlarını yerine getirerek patentin SMK m.82 ve m.83’e göre patent verilebilirlik şartlarını taşımadığı gerekçesiyle itiraz edebilir.

Bu nedenle patent verilmiş olması, patent verilebilirliğe ilişkin bütün tartışmaların sona erdiği anlamına gelmez.

İtirazın değerlendirilmesinde, başvurunun hangi kanuni dışlama kapsamında bulunduğu veya hangi patentlenebilirlik şartını taşımadığı gerekçeleriyle ortaya konulmalıdır.

İtirazın süresi, gerekli belgeler, Kurumun değerlendirmesi ve kararın sonuçları patentin verilmesine itiraz başlıklı ayrı makalenin konusudur.

4. Patent verilemeyen bir konuda alınmış patent hükümsüz kılınabilir mi?

Evet. SMK m.138/1-a uyarınca patent konusunun SMK m.82 ve m.83’e göre patent verilebilirlik şartlarını taşımaması, patentin hükümsüzlüğü nedenlerinden biridir.

Bu kapsamda, baştan itibaren patent korumasına konu olamayacak nitelikteki bir buluş için patent verilmiş olması, kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde hükümsüzlük talebine dayanak oluşturabilir.

Ancak hükümsüzlük, patentin sırf tartışmalı olması nedeniyle kendiliğinden gerçekleşmez. Kanunda öngörülen başvuru ve yargılama şartları uygulanır. SMK m.138/2’deki karar verme sınırlaması ve ilgili diğer hükümler de dikkate alınmalıdır.

Hükümsüzlük isteminde, patentin konusu ile kanuni yasak arasındaki ilişki somut olarak açıklanmalı; gerektiğinde teknik inceleme ve bilirkişi değerlendirmesi yapılmalıdır.

İptali istenen korumanın hangi istemlere ilişkin olduğu da önemlidir. Patent hükümsüzlüğünün sebepleri, dava hakkı, süreleri ve usulü patent hükümsüzlüğü davası kapsamında ayrıca incelenmektedir.

Patent Verilemeyen Buluşlar Faydalı Modelle Korunabilir mi?

Bir buluşun patentlenememesi, aynı konunun mutlaka faydalı modelle korunabileceği anlamına gelmez.

SMK m.142/3, faydalı model bakımından SMK m.82/2 ve m.82/3’teki dışlamalara ek sınırlamalar düzenlemektedir. Dolayısıyla patent ile faydalı model korumasının konu bakımından sınırları tamamen aynı değildir.

Örneğin kanunun patent bakımından özel koşullarla değerlendirilmesine imkân verdiği bazı teknik konular, faydalı model korumasının dışında kalabilir.

Bu nedenle buluş sahibinin yalnızca patent başvurusunun reddedilme ihtimaline dayanarak faydalı model başvurusunun kesinlikle uygun olduğunu varsayması doğru olmaz.

Patent ile faydalı modelin genel hukuki farkları patent ve faydalı model arasındaki farklar başlığında, faydalı modele özgü konu yasakları ise faydalı model verilemeyen buluşlar makalesinde ayrıntılı olarak incelenmektedir.

Korunabilir nitelikteki bir teknik çözüm için başvuru türünün değiştirilmesi ihtimali söz konusuysa, bu işlemin koşulları da ayrıca değerlendirilmelidir. Patent başvurusunun faydalı modele dönüştürülmesi, konu dışlamasını ortadan kaldıran otomatik bir işlem değildir.

Patent Verilemeyen Buluşlar Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Yeni keşfedilen bir madde veya bilimsel gerçek patentlenebilir mi?

Bir keşfin kendisi, SMK m.82/2-a uyarınca buluş niteliğinde sayılmaz. Bununla birlikte keşifle ilişkili somut bir teknik çözüm bulunması hâlinde, korunmak istenen ürün veya işlemin niteliği ayrıca incelenir. Keşfin yeni olması ile patentlenebilir teknik buluş ortaya konulması aynı şey değildir.

2. Bilgisayar programı veya algoritma için patent alınabilir mi?

Bilgisayar programları ve matematiksel yöntemlerin kendisi SMK m.82/2 kapsamında buluş niteliğinde sayılmaz. Bununla birlikte bilgisayar uygulamalı somut bir teknik buluşun patentlenebilirliği, teknik özellikleri ve diğer kanuni şartlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Bir algoritmanın bilgisayarda çalışması tek başına yeterli değildir.

3. Yeni bir ameliyat veya tedavi yöntemi patentlenebilir mi?

İnsan veya hayvan vücuduna uygulanacak teşhis yöntemleri ile cerrahi yöntemler dâhil tedavi yöntemlerine SMK m.82/3-c uyarınca patent verilmez. Ancak aynı yöntemlerde kullanılan ürünler, özellikle maddeler ve terkipler, SMK m.82/6 gereğince bu yöntem yasağının dışında tutulmuştur. Bu ürünlerin diğer patent şartlarını ayrıca karşılaması gerekir.

4. İlaçlar patent korumasının tamamen dışında mıdır?

Hayır. Tedavi yöntemlerine ilişkin patent yasağı, tedavide kullanılan bütün maddelerin ve terkiplerin patentlenmesini yasaklamaz. İlgili ürünün konusu ve patentlenebilirlik şartları ayrı değerlendirilir. Patent verilmesi, ürünün piyasaya sunulması için gerekli diğer hukuki izinlerin yerine geçmez.

5. Bitki çeşitleri ve biyoteknolojik buluşlara patent verilebilir mi?

SMK m.82/3-b, bitki çeşitleri, hayvan ırkları ve esas olarak biyolojik işlemler bakımından dışlama düzenler. Bununla birlikte mikrobiyolojik işlemler ve bu işlemler sonucunda elde edilen ürünler için özel istisna bulunmaktadır. Bu alandaki her başvuru, istemin gerçek konusu ve kanuni şartlar dikkate alınarak ayrı incelenmelidir.

6. Bir ürünün satışının veya kullanımının yasak olması patent verilmesini de engeller mi?

Her durumda değil. SMK m.82/4 uyarınca buluşun ticari kullanımının yalnızca mevzuatla yasaklanmış olması, kullanımın kamu düzenine veya genel ahlaka aykırı olduğu anlamına gelmez. Bununla birlikte somut buluşun m.82/3-a kapsamındaki yasakla ilişkisi ayrıca değerlendirilir. Patent hakkı, başka mevzuattan kaynaklanan kullanım yasaklarını kaldırmaz.

7. Patent verilemeyecek bir konu için yanlışlıkla patent verilmişse ne yapılabilir?

Patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde, SMK m.99 kapsamında ve gerekli usul şartlarına uyularak itiraz edilebilir. Ayrıca SMK m.138’de öngörülen koşullarla patentin hükümsüzlüğü talep edilebilir. Başvurulacak hukuki yol, patentin işlem aşamasına ve uyuşmazlığın özelliklerine göre belirlenmelidir.

Sonuç

Patent verilemeyen buluşlar bakımından esas hukuki ayrım, bir konunun SMK m.82/2 uyarınca buluş niteliğinde sayılmaması ile m.82/3 uyarınca patent verilmesi yasaklanan bir buluş olması arasındadır. Keşifler, iş yöntemleri, bilgisayar programları ve bilginin sunumu gibi alanlarda yalnızca dışlanan konunun kendisi ile bu konuyla ilişkili somut teknik çözüm birbirinden ayrılmalıdır.

Kamu düzeni ve genel ahlak, esas olarak biyolojik işlemler, teşhis ve tedavi yöntemleri ile insan bedeni ve belirli genetik müdahalelere ilişkin yasaklarda ise kanunun açık sınırları ve özel istisnaları birlikte uygulanmalıdır. Özellikle mikrobiyolojik işlemler ve tıbbi yöntemlerde kullanılan ürünler hakkında genel bir patent yasağı varsayılmamalıdır.

Bir buluşun patentlenebilirliği; istemlerin gerçek konusu, teknik açıklama, ilgili istisnalar ve yenilik, buluş basamağı ile sanayiye uygulanabilirlik şartları birlikte değerlendirilerek belirlenir. Somut başvurunun konusu, ret gerekçesi veya mevcut patentin geçerliliği hakkında hukuki değerlendirme yapılması gereken durumlarda patent hukukuna ilişkin hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık süreçleri çerçevesinde ilgili belgelerin incelenmesi önem taşır.

Yazar Avukat Fatih Sefer