çalışan buluş bedeli, işverenin hizmet buluşu üzerinde tam hak talep etmesi veya kısmi hakka dayanarak buluşu kullanması hâlinde, buluşu gerçekleştiren çalışana ödenmesi gereken makul karşılıktır. Bu bedel, çalışanın aylık ücretine göre otomatik olarak belirlenmez. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 115. maddesi ile Çalışan Buluşlarına Dair Yönetmelik uyarınca; buluştan elde edilen ekonomik kazanç, çalışanın işletmedeki görevi, işletmenin buluşa katkısı ve ilgili bedel tarifesindeki katsayılar birlikte değerlendirilir. İşverenin patent hakkını kazanması, çalışanın kanundan doğan bedel isteme hakkını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Hizmet buluşu bedelinin hesaplanmasında temel sorun, patentli ürünün toplam satış hasılatını bulmaktan ibaret değildir. Öncelikle buluşa atfedilebilen kazanç belirlenmeli, ardından buluşun ilgili katkı grubuna göre kademeli tarife uygulanmalıdır. Birden fazla buluşçu varsa her çalışanın katkısı ayrıca hesaplanır.
Hizmet Buluşunda Çalışanın Bedel Hakkının Hukuki Dayanağı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 113. maddesine göre hizmet buluşu, çalışanın iş ilişkisi sırasında, yükümlü olduğu faaliyet gereğince veya büyük ölçüde işletmenin deneyim ve çalışmalarından yararlanarak gerçekleştirdiği buluştur. Hizmet buluşu dışındaki buluşlar ise serbest buluş olarak değerlendirilir.
Bu ayrım önemlidir. Her patent başvurusu çalışan buluşu sayılmadığı gibi, çalışanın işyerinde bulunurken geliştirdiği her teknik çözüm de zorunlu olarak hizmet buluşu değildir. Buluşun hukuki niteliği konusunda ayrıntılı değerlendirme için hizmet buluşu ve serbest buluş arasındaki fark incelenebilir.
İşveren tam hak talep ederse bedel ödemek zorunda mıdır?
SMK m.115/2 uyarınca işverenin tam hak talebinin çalışana ulaşmasıyla buluş üzerindeki haklar işverene geçer. Ancak aynı maddenin altıncı fıkrası, çalışana makul bir bedel isteme hakkı tanır.
Bu nedenle buluşun işveren adına patentlenmesi, buluş sahibinin ekonomik karşılık talep edemeyeceği anlamına gelmez. Patent hakkının kime ait olduğu ile buluşu gerçekleştiren çalışanın bedel alacağı farklı hukuki sorunlardır.
İşveren kısmi hak talep ederse bedel ödenir mi?
SMK m.115/3 ve 115/6 uyarınca, işverenin kısmi hak talep etmesiyle buluş serbest buluş niteliği kazanır; buna karşılık işverenin kısmi hakka dayanarak buluşu kullanma yetkisi bulunabilir. Bu kullanım gerçekleşirse çalışanın makul bedel isteme hakkı doğar.
Dolayısıyla tam hak talebinde bedel hakkı ile kısmi hakka dayanılarak fiilen kullanım sonucunda doğan bedel hakkının koşulları aynı değildir. İşverenin talep türü ve hukuki sonuçları işverenin hizmet buluşuna hak talebi kapsamında ayrıca açıklanmaktadır.
Temel hükümler: SMK m.115/6 çalışanın makul bedel isteme hakkını, m.115/7 bedelin değerlendirilmesinde dikkate alınacak unsurları, m.115/9-11 ise bedelin taraflarca belirlenmesini, birden fazla çalışanın durumunu ve yönetmelikle düzenlenecek tarifeyi konu alır.
Çalışan Buluşundan Elde Edilen Kazanç Nasıl Belirlenir?
29 Eylül 2017 tarihli ve 30195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik, hesaplamanın esaslarını düzenler.
Yönetmeliğin 10. maddesine göre buluştan elde edilen kazanç, işletmenin buluşu kendi faaliyetlerinde kullanmasından sağladığı kazanç ile buluşun lisans, devir veya takas yoluyla değerlendirilmesinden sağlanan kazancı kapsar.
Burada işletmenin toplam cirosu, satış fiyatı veya genel faaliyet kârı ile belirli bir buluşun ekonomik katkısının birbirinden ayrılması gerekir.
1. Kıyas yöntemi
Yönetmelik m.12-13 uyarınca kıyas yöntemi, benzer teknik özelliklere sahip buluşlar için karşılaştırılabilir lisans veya satış işlemlerinin bulunduğu durumlarda uygulanabilir.
Bu yöntemde örneğin benzer bir teknolojinin bağımsız kişiler arasında hangi bedelle lisanslandığı araştırılır. Kıyas alınan buluşun birim değeri, ürün adedi, ağırlığı veya ilgili başka bir ölçüyle ilişkilendirilerek ekonomik kazanç belirlenebilir.
Karşılaştırılabilir bir serbest buluş bulunmuyorsa, buluşun ürünün satış fiyatına yaptığı katkı dikkate alınır. Bu aşamada ürünün tamamının değil, teknik yeniliğin oluşturduğu değerin belirlenmesi önem taşır.
2. İşletmenin buluştan sağladığı yarar yöntemi
Yönetmelik m.14, özellikle üretim maliyetini azaltan veya işletmeye ölçülebilir tasarruf sağlayan buluşlarda ekonomik yarara dayalı hesaplamaya imkân tanır.
Örneğin üretim sürecindeki enerji tüketimini azaltan patentli bir yöntem, doğrudan yeni ürün satışından gelir oluşturmayabilir. Buna rağmen aynı üretim miktarına daha düşük maliyetle ulaşılması işletmeye ekonomik yarar sağlayabilir.
Bu yöntem bakımından buluşun kullanılmasıyla oluşan gelir ve gider farkı, işletme muhasebesi verileri üzerinden değerlendirilir. Yönetmelik m.14/3 gereğince buluşun gerçekleştirilmesinden önce buluş için yapılmış masraflar, buluştan elde edilen kazançtan düşülmez.
3. Tahmin yöntemi
Yönetmelik m.15 uyarınca kıyas yöntemi ve işletmenin sağladığı belirlenebilir yarara dayalı yöntemlerle kazanç hesaplanamıyorsa tahmin yöntemine başvurulabilir.
Bu yöntemde işverenin aynı nitelikteki teknik çözümü bağımsız bir buluş sahibinden satın almak istemesi hâlinde ödemek zorunda kalacağı makul bedel esas alınır.
Ancak tahmin yöntemi, dayanağı olmayan serbest bir bedel takdiri değildir. Teknik özellikler, pazar koşulları, karşılaştırılabilir işlemler ve buluşun ekonomik kullanımı birlikte değerlendirilmelidir.
4. Lisans, patent devri ve takas yoluyla elde edilen kazanç
İşveren, buluşu kendi ürünlerinde kullanmayıp üçüncü kişilere lisans verebilir veya devredebilir. Böyle bir durumda Yönetmelik m.16-18 devreye girer.
- Lisans: Lisans verilmesinden sağlanan net gelir esas alınır. Yönetmelikte belirtilen geliştirme, kullanıma hazırlama, lisans verme ve patent hakkını koruma giderleri dikkate alınır.
- Satış veya devir: Buluşun satışından sağlanan net gelir belirlenir; ilgili hükümde sayılan giderler brüt gelirden indirilir.
- Takas: Öncelikle takas işleminden sağlanan toplam kâr içinde buluşa düşen pay belirlenir. Bunun mümkün olmaması hâlinde tahmin yönteminden yararlanılır.
Bir ürünün birden fazla hizmet buluşu kullanılarak oluşturulması durumunda ise Yönetmelik m.19 uygulanır. Önce ilgili buluşların birlikte sağladığı kazanç belirlenir; ardından her buluşun ürüne veya yönteme katkısı dikkate alınarak kazanç paylaştırılır.
Bu ayrım, aynı ürüne ilişkin birden fazla patentin bulunması hâlinde toplam ekonomik yararın her buluş için ayrı ayrı ve mükerrer biçimde hesaba katılmasını önlemek bakımından önemlidir.
Hizmet Buluşunda Çalışanın Katkısı Hangi Gruba Girer?
Ekonomik kazancın belirlenmesinden sonra Yönetmelik m.20 uyarınca hizmet buluşunun hangi gruba girdiği tespit edilir. Bu sınıflandırma çalışanın işletmedeki görevi, görevlendirmenin buluşla ilişkisi ve işletmenin sağladığı katkı esas alınarak yapılır.
| Grup | Hukuki ölçüt | Bedel hesabına etkisi |
|---|---|---|
| 1. Grup | Çalışanın görev alanına doğrudan girmeyen konuda kendi üstlendiği görev vesilesiyle ve işletmenin katkısı olmadan gerçekleştirdiği hizmet buluşları. | Tarifede en yüksek katsayıların uygulandığı gruptur. |
| 2. Grup | Doğrudan görevlendirmeden kaynaklanmamakla birlikte işletmenin belirlediği ihtiyacın giderilmesine yönelik veya işletmenin katkısının bulunduğu hizmet buluşları. | Birinci ve üçüncü grup arasında katsayılar uygulanır. |
| 3. Grup | İşletmenin doğrudan görevlendirmesi sonucunda ve işletmenin tam katkısıyla gerçekleştirilen hizmet buluşları. | Tarifede en düşük katsayıların uygulandığı gruptur. |
Yönetmelik m.20/2-4 uyarınca işletmenin katkısı değerlendirilirken teknik araçlar, enerji, ham madde, önemli makine ve cihaz desteği ile buluş için tahsis edilen işgücü dikkate alınır. Çalışanın kendi işgücü ve buluştan bağımsız genel araştırma giderleri aynı hükümde işletmenin teknik araç ve gereç katkısıyla özdeş tutulmaz.
Bir buluşun üçüncü gruba girmesi, çalışanın hiçbir bedel alamayacağı anlamına gelmez. Üçüncü grup için de pozitif katsayılar düzenlenmiştir. Buna karşılık buluşun birinci gruba yerleştirilmesi de kendiliğinden belirli tutarda alacak doğurmaz; ekonomik kazancın ayrıca hesaplanması gerekir.
Çalışan Buluş Bedelinde Hangi Katsayılar Uygulanır?
Yönetmelik m.21, buluştan elde edilen kazancın net asgari ücretin belirli katlarına karşılık gelen kısımları için kademeli katsayılar öngörür.
Hesaplama mantığı: Buluşa atfedilebilen kazanç önce ilgili parasal dilimlere ayrılır. Her dilime, buluşun ait olduğu gruba karşılık gelen katsayı uygulanır. Dilimlerden elde edilen tutarlar toplanarak bedel bulunur. Birden fazla buluşçu varsa kişisel katkı payı da ayrıca uygulanır.
Yönetmelik m.21/3 kapsamındaki katsayı tablosu
| Net asgari ücretin katları üzerinden kazanç dilimi | 1. Grup | 2. Grup | 3. Grup |
|---|---|---|---|
| 1.000 katına kadar | 0,0060 | 0,0040 | 0,0020 |
| 1.000–5.000 katı arası | 0,0050 | 0,0030 | 0,0015 |
| 5.000–10.000 katı arası | 0,0040 | 0,0020 | 0,0012 |
| 10.000–25.000 katı arası | 0,0030 | 0,0016 | 0,0010 |
| 25.000–50.000 katı arası | 0,0020 | 0,0012 | 0,0008 |
| 50.000–100.000 katı arası | 0,0010 | 0,0008 | 0,0006 |
| 100.000–150.000 katı arası | 0,0006 | 0,0005 | 0,0004 |
Önemli: Bu katsayılar yüzdelik oran gibi değil, doğrudan çarpan olarak kullanılır. Örneğin 0,0040 katsayısı, ilgili kazanç diliminin yüzde 0,40’ına karşılık gelir.
Yönetmelik m.21/2 uyarınca buluştan elde edilen kazancın net asgari ücretin 150.000 katını aşan bölümü bakımından işverenin bedel ödeme zorunluluğu bulunmaz. Bu hüküm, çalışana ödenecek toplam bedelin net asgari ücretin 150.000 katıyla sınırlandığı anlamına gelmez; sınırlama bedel hesabına esas alınacak kazancın üst dilimine ilişkindir.
Katsayıların hangi net asgari ücret tutarına göre uygulanacağı belirlenirken Yönetmelik m.22’deki muhasebeleştirme dönemi ve tarafların geçerli ödeme anlaşması birlikte dikkate alınmalıdır.
Hizmet Buluşu Bedeli Örnek Hesaplama
Hesaplama yöntemini göstermek amacıyla aşağıdaki varsayımsal örnek kullanılabilir. Buradaki net asgari ücret yalnızca matematiksel anlatım için seçilmiştir; belirli bir yılın yürürlükteki ücret tutarı olarak değerlendirilmemelidir.
Varsayımlar:
- Hizmet buluşundan elde edilen ve ilgili hesap dönemine atfedilen kazanç: 30.000.000 TL.
- Örnek net asgari ücret: 20.000 TL.
- Buluşun sınıfı: 2. Grup.
- Buluşçu: Tek çalışan ve katkı payı yüzde 100.
- Hesaplanan tutar yalnız buluştan yararlanma karşılığıdır; teşvik ödülü hesaba katılmamıştır.
Toplam kazanç, varsayımsal net asgari ücretin 1.500 katına karşılık gelir. Bu nedenle birinci ve ikinci kazanç dilimleri uygulanacaktır.
| Kazanç bölümü | Katsayı | Hesaplanan bedel |
|---|---|---|
| İlk 20.000.000 TL (1.000 kat) | 0,0040 | 80.000 TL |
| Sonraki 10.000.000 TL (500 kat) | 0,0030 | 30.000 TL |
| Toplam | – | 110.000 TL |
Bu varsayımlarda hesaplanan hizmet buluşu bedeli 110.000 TL’dir. Kazancın tamamına tek bir katsayının uygulanması yerine ilgili dilimlerin ayrı ayrı hesaplanması gerekir.
Aynı varsayımsal kazanç ve net asgari ücret tutarı altında buluş birinci grupta olsaydı bedel 170.000 TL, üçüncü grupta olsaydı 55.000 TL olarak hesaplanırdı. Böylece katkı grubu seçiminin sonuca doğrudan etkisi görülmektedir.
Gerçek bir uyuşmazlıkta bu örnek tutarlar doğrudan uygulanamaz. Önce buluşa atfedilen kazancın doğruluğu, grubun tespiti, ilgili dönem, buluşçu sayısı ve sözleşmesel koşullar belirlenmelidir.
Teşvik Ödülü ile Hizmet Buluşu Bedeli Aynı Şey midir?
Hayır. Yönetmelik m.7/2, işverenin hizmet buluşu üzerinde tam hak talep etmesi hâlinde, buluştan yararlanma karşılığı olan bedelden ayrı bir teşvik ödülü öngörür.
Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlar için teşvik ödülü verilmesi öngörülmemiştir. Diğer çalışanlar bakımından teşvik ödülü net asgari ücret tutarından az olamaz. Buluş birden fazla çalışan tarafından gerçekleştirilmişse teşvik ödülü katkı payları oranında bölüştürülür.
Yönetmeliğe göre teşvik ödülü, Kuruma yapılan patent başvurusu hakkında şekli uygunluk bildiriminin işverene ulaştığı tarihten itibaren en geç iki ay içinde ödenir.
Bu nedenle hesaplamada iki ayrı kalemin karıştırılmaması gerekir:
- Teşvik ödülü: Tam hak talebi ve patent başvurusu süreciyle bağlantılı olarak Yönetmelik m.7/2 çerçevesinde ödenen tutardır.
- Buluştan yararlanma karşılığı bedel: SMK m.115 ve Yönetmelik m.10-23 kapsamında belirlenen, buluşun ekonomik değerlendirilmesine bağlı bedeldir.
Bir buluşu iki veya daha fazla çalışan gerçekleştirmişse bedel nasıl paylaştırılır?
SMK m.115/10 uyarınca, birden fazla çalışan tarafından gerçekleştirilen hizmet buluşlarında bedel ve ödeme şekli her çalışan için ayrı ayrı belirlenir.
Yönetmelik m.22/2 gereğince her çalışanın bedeli, kendi buluş grubuna göre hesaplanan tutarın ilgili çalışanın katkı payıyla çarpılması suretiyle bulunur. Dolayısıyla bütün buluşçuların katkı oranları ve grupları aynı değilse bedelin eşit paylaştırılması doğru olmayabilir.
Örneğin aynı gruba tabi iki çalışan bakımından hesaplanan toplam bedelin 110.000 TL olduğu ve katkı paylarının yüzde 60 ile yüzde 40 olarak kabul edildiği varsayılırsa birinci çalışana 66.000 TL, ikinci çalışana 44.000 TL düşer.
Katkı oranlarının belirlenmesinde teknik çözümün ortaya çıkarılması, geliştirilmesi ve somutlaştırılmasındaki roller önemlidir. Sadece aynı projede çalışmak, her kişinin buluşa eşit katkı yaptığı anlamına gelmez. Buluş sahipliğinin kendisiyle ilgili uyuşmazlıklarda birlikte buluş sahipliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Çalışan Buluşu Bedeli Ne Zaman Ödenir?
Bedel hakkının doğması, tutarın hesaplanması ve ödemenin hangi dönemde yapılacağı birbirinden ayrılmalıdır.
Yönetmelik m.22/1 uyarınca, taraflar geçerli biçimde farklı bir düzenleme yapmamışsa bedel, buluştan elde edilen kazancın muhasebeleştirildiği dönemdeki net asgari ücret dikkate alınarak hesaplanır ve yıllık dönemler hâlinde ödenir.
Bir yılı aşan dönemler hâlinde ödeme kararlaştırılmışsa Yönetmelik, ödemenin yapılacağı döneme ait net asgari ücretin esas alınmasını öngörür. Buluşun lisans verilerek değerlendirilmesi durumunda ise ödeme tarihleri lisans gelirlerinin tarihlerine denk getirilir.
Bedel ödeme yükümlülüğü ne kadar devam eder?
Yönetmelik m.23/1 uyarınca hesaplamaya esas süre, kural olarak patent hakkının sona ermesiyle son bulur. Ancak patentin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesi, patentin ekonomik etkisinin kaybolması veya buluşun korunabilirliğinin tartışılması gibi durumlar ayrıca değerlendirilir.
SMK m.115/8 gereğince işveren, hizmet buluşuna ilişkin hak talep ettikten sonra yalnızca buluşun korunmaya değer olmadığını ileri sürerek bedel ödeme borcundan kaçınamaz. Buluşun korunabilir olmadığına ilişkin mahkeme kararının etkisi ise Kanun’un ilgili hükmü ve Yönetmelik m.9 çerçevesinde, önceki ekonomik kazançlar da gözetilerek değerlendirilmelidir.
Yönetmelik m.23/2, patentin hükümsüzlüğünün ileri sürülmesi hâlinde ödeme yükümlülüğünün kural olarak kesinleşmiş hükümsüzlük kararına kadar devamını öngörmekle birlikte patentin ekonomik etkisinin bedel ödeme yükümlülüğünü kaldıracak ölçüde kaybolması durumunu ayrıca düzenler.
İşveren patent başvurusu yapmazsa çalışan bedel isteyebilir mi?
SMK m.116/1’e göre işveren, tam hak talep ettiği hizmet buluşu için kural olarak ilk patent başvurusunu yapmakla yükümlüdür. İşletme menfaatlerinin gerektirdiği durumda başvuru yapmaktan kaçınabilmesi ve aynı maddedeki özel istisnalar, bedel hesabı açısından ayrıca önem taşır.
İşverenin başvuru yapmaktan kaçınması hâlinde, patent alınmaması nedeniyle çalışanın uğrayabileceği muhtemel ekonomik kayıplar bedelin hesabında dikkate alınır. Bu nedenle patent başvurusunun yapılmamış olması tek başına bütün bedel taleplerinin reddedilmesini gerektirmez.
İşten ayrılan çalışan bedel hakkını kaybeder mi?
Hayır. SMK m.118/4, çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülüklerin iş sözleşmesinin sona ermesinden etkilenmeyeceğini düzenler.
Bununla birlikte iş sözleşmesinin sona ermesi, hakkaniyete aykırı sözleşme veya bedel hakkında ileri sürülecek yazılı itirazın süresi bakımından önemlidir. İşten ayrılmanın buluşun hak sahipliği üzerindeki etkisi farklı bir konu olup işten ayrılan çalışanın patent hakkı kapsamında ele alınmaktadır.
İşveren ile Çalışan Bedeli Sözleşmeyle Belirleyebilir mi?
SMK m.115/9 gereğince taraflar, işverenin hizmet buluşuna ilişkin tam veya kısmi hak talebinden sonra bedeli ve ödeme şeklini sözleşme veya benzeri hukuki ilişki çerçevesinde belirleyebilir.
Ancak sözleşme serbestisi sınırsız değildir. SMK m.117/1, çalışan buluşlarına ilişkin emredici hükümlere aykırı biçimde çalışan aleyhine düzenleme yapılmasını yasaklar. Aynı hüküm, hizmet buluşlarında sözleşme yapma serbestliğinin patent verilmesi için yapılacak başvurudan sonra başlayacağını da düzenler.
SMK m.117/2 uyarınca sözleşme veya belirlenen bedel, emredici hükümlere açıkça aykırı olmasa bile önemli ölçüde hakkaniyetle bağdaşmıyorsa geçersiz sayılabilir.
Bu nedenle iş sözleşmesinde bulunan, gelecekte gerçekleştirilecek bütün buluşlar için çalışanın hiçbir bedel alamayacağını öngören genel bir kayıt, kanuni hakları bertaraf ettiği ölçüde geçerli kabul edilemez.
Hakkaniyete aykırı bedel için itiraz süresi nedir?
SMK m.117/3 gereğince sözleşmenin veya belirlenmiş bedelin hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkin itirazlar, iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren en geç altı ay içinde yazılı olarak ileri sürülebilir.
Bu altı aylık süre, bütün hizmet buluşu bedel alacaklarının genel zamanaşımı süresiyle aynı anlama gelmez. Hüküm, özellikle sözleşmenin veya belirlenmiş bedelin hakkaniyete aykırılığına yönelik itirazı düzenlemektedir.
Bedel tarifesinin hukuki geçerliliğine ilişkin Danıştay kararı
Danıştay 10. Dairesinin 26.11.2020 tarihli, E.2017/3748, K.2020/5479 sayılı kararında; Çalışan Buluşlarına Dair Yönetmelik’in bedel hesaplama yöntemleri, katsayıları ve tahkim usulü dâhil çeşitli hükümlerinin iptali talebi reddedilmiştir.
Bu karar, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 28.02.2022 tarihli, E.2021/2395, K.2022/679 sayılı kararıyla onanmıştır. Kurul, Yönetmelik’in iptali istenen düzenlemeleri yönünden Kanun’un çizdiği çerçevenin aşıldığına ilişkin itirazı kabul etmemiştir.
Bu kararlar, çalışanın makul bedel hakkının kanundan kaynaklandığını ve yönetmelikteki hesaplama yöntemlerinin kanuni çerçeve içinde düzenlendiğini göstermesi bakımından önemlidir. Bununla birlikte her somut bedelin hakkaniyete uygunluğu, ilgili sözleşme ve buluşun özellikleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.
Kamu Çalışanları ve Diğer Özel Durumlarda Bedel Hesabı
Kamu kurumunda çalışan buluşçuya hangi bedel ödenir?
SMK m.113/5, kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanların buluşları için özel bir ölçüt öngörür. Buna göre ödenecek bedel, buluştan elde edilen gelirin üçte birinden az olamaz. Yönetmelik m.11/3, bu hesabı buluştan elde edilen net gelir üzerinden ayrıntılandırır.
Ancak buluş konusunun kamu kurum veya kuruluşunun kendisi tarafından kullanılması hâlinde kanuni bir üst sınır bulunmaktadır: Bu durumda bir defaya mahsus ödenecek bedel, ödemenin yapıldığı ay için çalışanın net ücretinin on katından fazla olamaz.
Dolayısıyla özel sektör çalışanları için düzenlenen kademeli tarife ile kamu çalışanlarına ilişkin özel bedel hükümleri birbirine karıştırılmamalıdır. Ayrıca kamu çalışanlarına ilişkin diğer kanuni özel düzenlemeler de dikkate alınmalıdır.
Üniversitede çalışan akademisyen için aynı hesap mı uygulanır?
Yükseköğretim kurumlarında bilimsel çalışmalar veya araştırmalar sonucunda gerçekleştirilen buluşlar, SMK m.121 ve ilgili yönetmelikte ayrıca düzenlenmiştir. Bu buluşlarda gelir paylaşımı, kurumsal hak sahipliği ve çalışan buluşu hükümlerinin uygulanabilirliği özel rejime göre değerlendirilir.
Üniversite buluşlarına ilişkin bu ayrı düzenleme için üniversite ve akademisyen buluşlarında patent hakkı açıklamalarına başvurulabilir. Kamu destekli Ar-Ge projelerinde hak sahipliği ve proje şartları da kamu destekli projelerde patent hakkı kapsamında ayrı değerlendirme gerektirir.
Faydalı modelle korunan çalışan buluşunda da bedel ödenir mi?
Evet. Çalışan Buluşlarına Dair Yönetmelik’in 41. maddesi, patentlerle ilgili yönetmelik hükümlerinin faydalı modeller bakımından da uygulanacağını düzenler. Ancak somut buluşun faydalı modelle korunabilirliği, patentten farklı maddi koşullar kapsamında değerlendirilmelidir.
Bedel Hesaplamasında Hangi Belgeler ve Deliller Önemlidir?
Hizmet buluşu bedeli uyuşmazlıklarında yalnız patent belgesinin sunulması çoğu zaman yeterli değildir. Bedelin hesaplanabilmesi için buluşa atfedilebilen ekonomik kazanç ve çalışanın katkısı somutlaştırılmalıdır.
Özellikle aşağıdaki belgeler önem taşıyabilir:
- Buluş bildirim belgeleri: Buluşun teknik içeriğini, buluşçuları, işverenin katkısını ve bildirim tarihini gösterir.
- İşverenin hak talebi: Tam veya kısmi hak talebinin kapsamını ve bildirimin çalışana ulaştığı tarihi ortaya koyar.
- Patent ve faydalı model dosyaları: Buluşa ilişkin istemleri, teknik açıklamaları, başvuruları ve koruma durumunu gösterir.
- İş sözleşmeleri ve görev tanımları: Çalışanın teknik sorumluluklarını ve buluşun hangi katkı grubuna girebileceğini değerlendirmeye yardımcı olur.
- Ar-Ge kayıtları: Laboratuvar defterleri, proje raporları, çizimler, deney sonuçları ve teknik yazışmalar katkının tespitinde kullanılabilir.
- Muhasebe ve üretim belgeleri: Üretim miktarları, maliyet değişimleri, satış kayıtları, tasarruflar ve buluşun ekonomik katkısına ilişkin verileri içerir.
- Lisans ve devir sözleşmeleri: Buluşun üçüncü kişilere kullandırılması veya devrinden sağlanan gelirleri ve ilgili masrafları gösterir.
- Ödeme belgeleri: Teşvik ödülü, buluş bedeli, avans veya sözleşmeye dayanan diğer ödemelerin niteliğini ve miktarını ortaya koyar.
Çalışan buluş bildirimi sırasında teknik problem, çözüm, buluşun gerçekleştirilme biçimi ve katkı payları hakkında yeterli kayıt oluşturulması, ilerideki bedel hesabının ispatını kolaylaştırır.
Bedel hesabında bilirkişi incelemesi neden önemlidir?
Bir hizmet buluşunun ekonomik karşılığını belirlemek için teknik ve mali değerlendirme gerekebilir. Patent istemlerinin hangi ürün veya üretim süreçlerinde kullanıldığının belirlenmesi, elde edilen yararın diğer işletme faaliyetlerinden ayrıştırılması ve uygun kazanç yönteminin seçilmesi farklı uzmanlıkları ilgilendirebilir.
Örneğin şirketin bütün kârının patentli buluştan kaynaklandığı varsayımı her durumda doğru değildir. Ürünün pazarlanması, üretim altyapısı, diğer teknik çözümler ve patent konusu buluşun gerçek katkısı ayrı ayrı ele alınmalıdır.
Aynı şekilde, buluşun işletme tarafından kullanıldığını veya lisanslandığını gösteren belgeler bulunmadığı durumda, doğrudan soyut ve yüksek bir bedel belirlemek yerine Yönetmelik m.12-15 kapsamında uygun ekonomik değerleme yönteminin tespit edilmesi gerekir.
İşveren ve çalışan bedel üzerinde anlaşamazsa ne olur?
Bedelin miktarı veya ödeme biçimi konusunda anlaşmazlık çıkması hâlinde Yönetmelik m.24’te düzenlenen tahkim hükümleri önem kazanır. Yönetmelik, tam hak talebinde patent veya faydalı modelin verildiği; kısmi hak talebinde ise işverenin buluştan yararlanmaya başladığı tarihten itibaren iki aylık anlaşma sürecini düzenler.
Uyuşmazlığın çözüm yolunun belirlenmesi, bedelin nasıl hesaplanacağından ayrı bir hukuki sorundur. Zorunlu tahkimin kapsamı, uygulanacak usul ve ilgili başvuru şartları çalışan buluşu tahkim makalesinin konusudur.
Çalışan Buluş Bedeli Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Patent şirket adına kayıtlıysa buluşu yapan çalışan ücret alabilir mi?
Evet. Buluşun hizmet buluşu olması ve SMK m.115’teki koşulların gerçekleşmesi durumunda patent haklarının işverene geçmesi, çalışanın makul bedel isteme hakkını ortadan kaldırmaz. Patent sahipliği ile buluş bedeli alacağı ayrı haklardır.
2. Çalışanın aylık maaşı buluş bedelinden düşülür mü?
Çalışanın olağan iş karşılığı aldığı maaş, kanundan doğan hizmet buluşu bedelinin kendiliğinden yerine geçmez. Bedelin hesabında çalışanın görevi ve işletmenin katkısı dikkate alınır. Taraflar arasındaki ödemelerin niteliği ve geçerli sözleşme hükümleri ayrıca incelenmelidir.
3. İşveren buluştan gelir elde etmediğini söylerse bedel sıfır mı olur?
Mutlaka değil. Doğrudan satış veya lisans geliri bulunmasa bile buluşun işletmeye maliyet tasarrufu ya da başka bir ölçülebilir ekonomik yarar sağlayıp sağlamadığı incelenmelidir. Gerekli koşullarda Yönetmelik’in öngördüğü tahmin yöntemi de değerlendirilir. Bununla birlikte somut ekonomik değerleme yapılmadan pozitif bedel kesin olarak varsayılamaz.
4. Hizmet buluşu bedeli tek seferde mi ödenir?
Her durumda tek seferlik ödeme zorunluluğu bulunmaz. Yönetmelik m.22, taraflarca aksi geçerli şekilde kararlaştırılmadıkça yıllık dönemler hâlinde ödemeyi esas alır. Lisans gelirleri bakımından ödeme tarihleriyle lisans gelirlerinin elde edilme tarihleri ilişkilendirilir.
5. Patent verilmeden önce işten ayrılan çalışanın bedel hakkı devam eder mi?
İş sözleşmesinin sona ermesi, SMK m.118/4 uyarınca çalışan buluşundan doğan hak ve yükümlülükleri kendiliğinden sona erdirmez. Ancak hakkın hangi aşamada doğduğu, ödeme ve uyuşmazlık usulünün koşulları ile hakkaniyet itirazına ilişkin süre ayrıca incelenmelidir.
6. Birden fazla buluşçuya eşit ödeme yapılması zorunlu mudur?
Hayır. Yönetmelik m.22/2, her çalışanın katkı payını ve kendi buluş grubunu esas alır. Katkı payları eşit değilse veya çalışanlar farklı gruplarda değerlendiriliyorsa ödenecek tutarlar da farklılaşabilir.
7. İşveren, iş sözleşmesiyle bütün buluş bedellerinden feragat ettirebilir mi?
Çalışan buluşlarına ilişkin emredici hükümlere aykırı ve çalışanın kanuni haklarını ortadan kaldıran düzenlemeler geçerli kabul edilemez. SMK m.117, ayrıca belirlenen bedelin önemli ölçüde hakkaniyete aykırı olması hâlinde geçersizlik denetimine imkân tanır.
8. Çalışan buluşu bedeli hesaplanırken net asgari ücret neden önemlidir?
Yönetmelik m.21’deki kazanç dilimleri, net asgari ücretin belirli katlarına göre oluşturulmuştur. Böylece hangi kazanç bölümüne hangi katsayının uygulanacağı belirlenir. Kullanılacak net asgari ücret tutarı ve ödeme dönemi Yönetmelik m.22’ye göre değerlendirilir.
Sonuç
Hizmet buluşunda çalışana ödenecek bedel, yalnızca patentin işveren adına tescil edilmiş olmasına veya çalışanın aylık maaşına göre belirlenmez. Doğru bir hesaplama için öncelikle SMK m.115 kapsamında bedel isteme hakkının koşulları, ardından buluştan elde edilen ekonomik kazanç, çalışanın ve işletmenin katkısı, ilgili grup, kademeli tarife ve varsa birden fazla buluşçunun katkı payı değerlendirilmelidir.
İşverenin tam veya kısmi hak talebi, teşvik ödülünün hizmet buluşu bedelinden ayrı olması, geçerli sözleşme hükümleri, ödeme zamanı ve hakkaniyet denetimi hesaplamanın sonucunu etkileyebilir. Özellikle birden fazla patentin aynı üründe kullanıldığı veya kazancın doğrudan satış gelirinden ayrıştırılamadığı durumlarda teknik ve mali verilerin birlikte incelenmesi gerekir.
Hizmet buluşu bedelinin belirlenmesi, çalışan ve işverenin haklarının değerlendirilmesi ve patentten kaynaklanan hukuki uyuşmazlıkların ele alınması bakımından patent hukukunda avukatlık ve hukuki danışmanlık hizmeti kapsamında somut belgelere dayalı değerlendirme yapılabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer