Patent Kullanım Serbestliği FTO: Araştırma ve İhlal Riski

Bir ürün veya usul için patent kullanım serbestliği fto araştırması, planlanan üretim, kullanım, satış veya ithalat faaliyetinin üçüncü kişilere ait patent haklarını ihlal etme riskini değerlendiren hukuki ve teknik incelemedir. İngilizce Freedom to Operate (FTO) olarak adlandırılan bu araştırmada, ilgili ülkede etkili olabilecek patentler ve patent başvuruları belirlenir; koruma kapsamları, hukuki durumları ve planlanan faaliyetle ilişkileri incelenir. Bir buluşun patentlenebilir olması, onu ticari olarak kullanmanın serbest olduğu anlamına gelmez. FTO incelemesi de kesin bir kullanım izni veya ihlal gerçekleşmeyeceğine ilişkin garanti sağlamaz.

Türkiye bakımından değerlendirmenin temel hukuki dayanakları, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) patent hakkının kapsamını düzenleyen 85. maddesi, istemlerin yorumuna ilişkin 89. maddesi ve patent hakkına tecavüz sayılan fiilleri belirleyen 141. maddesidir. Araştırmanın sonucu; ürünün teknik özelliklerine, ilgili patentlerin istemlerine, Türkiye’deki hukuki durumlarına ve yapılması planlanan ticari işlemlere bağlıdır.

Patent Kullanım Serbestliği (FTO) Nedir?

Patent kullanım serbestliği, belirli bir ürünün veya teknik yöntemin, belirli bir ülkede ve belirli bir dönemde, üçüncü kişilerin patentlerinden doğan hakları ihlal etmeden ticari olarak kullanılıp kullanılamayacağına ilişkin değerlendirmedir.

FTO incelemesinin konusu soyut bir teknik fikir değil, gerçekleştirilmesi planlanan somut faaliyettir. Örneğin bir makinenin Türkiye’de üretilmesi, yurt dışından ithal edilmesi veya belirli bir üretim yönteminin bir fabrikada kullanılması farklı patent haklarıyla ilişkili olabilir.

Bu nedenle sağlıklı bir değerlendirme üç temel soruya dayanır:

  • Ne? Hangi ürün, ürün bileşeni, teknik işlem veya üretim yöntemi kullanılacaktır?
  • Nerede? Üretim, kullanım, ithalat, satış veya diğer ticari faaliyetler hangi ülkelerde gerçekleştirilecektir?
  • Ne zaman? Faaliyet hangi tarihte başlayacak ve hangi dönem boyunca devam edecektir?

Bu üç unsur, araştırılacak patentlerin belirlenmesini ve hukuki durumlarının değerlendirilmesini sağlar. Aynı ürün için Türkiye’de düşük görünen bir patent riski, başka bir ülkede yürürlükte bulunan patent nedeniyle yüksek olabilir.

FTO’nun amacı yalnız patent belgelerini listelemek değildir. Asıl amaç, bulunan hakların planlanan faaliyet üzerinde hukuken ne ölçüde sınırlama oluşturabileceğini ortaya koymaktır.

FTO ile Patentlenebilirlik Araştırmasının Farkı Nedir?

Patentlenebilirlik araştırması ile kullanım serbestliği araştırması farklı hukuki sorulara cevap verir.

Patentlenebilirlik incelemesinde, başvuru konusu buluşun yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarını taşıyıp taşımadığı araştırılır. FTO incelemesinde ise ürünün veya usulün başkalarına ait patentlerin koruma kapsamına girip girmediği değerlendirilir.

DeğerlendirmePatentlenebilirlik AraştırmasıFTO Araştırması
Temel soruBuluş için patent alınabilir mi?Planlanan faaliyet başkasının patentini ihlal eder mi?
Araştırma odağıTekniğin bilinen durumu ve patentlenebilirlik şartlarıİlgili patentlerin istemleri ve hukuki durumları
Coğrafi değerlendirmePatentlenebilirlik bakımından ilgili önceki teknikFaaliyetin gerçekleştirileceği ülkelerdeki patent hakları
Temel sonuçPatent verilme koşullarına ilişkin değerlendirmeİhlal riski ve kullanım seçeneklerine ilişkin değerlendirme
Sağlamadığı güvenceTicari kullanım serbestliğiYeni buluşun patentlenebilir olduğu güvencesi

Patent Almış Bir Buluş Başka Bir Patenti İhlal Edebilir mi?

Evet. Bir buluşun patentlenmiş olması, patent sahibine diğer kişilerin daha önceki patentlerini kullanma yetkisi vermez.

Örneğin A şirketinin belirli özelliklere sahip bir pompa mekanizması üzerinde geçerli patenti bulunduğunu varsayalım. B şirketi, aynı temel mekanizmaya yeni bir kontrol sistemi ekleyerek patentlenebilir bir teknik geliştirme yapmış olabilir.

B şirketinin geliştirmesinin patentlenmesi, A şirketinin daha geniş kapsamlı patentinin kullanılmasını otomatik olarak serbest hâle getirmez. B şirketinin ticari ürününde A şirketinin patent istemlerinin karşılanıp karşılanmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle bir işletmenin kendi patent portföyünün bulunması, FTO ihtiyacını ortadan kaldırmaz.

Önceki teknik taramasının yöntemleri ve patent başvurusu öncesi araştırma ayrı olarak patent araştırması nasıl yapılır başlıklı makalede ele alınmaktadır.

Türkiye’de FTO İncelemesinin Hukuki Dayanağı

6769 sayılı Kanun, FTO adı altında ayrı bir başvuru veya resmî izin mekanizması düzenlemez. Bununla birlikte patent sahibinin hangi fiilleri önleyebileceğini ve koruma kapsamının nasıl belirleneceğini düzenleyen hükümler, FTO değerlendirmesinin hukuki temelini oluşturur.

SMK Madde 85: Patent Sahibinin Önleme Yetkisi

6769 sayılı Kanun m. 85/2: Patent sahibi, izni olmaksızın gerçekleştirilen belirli fiillerin önlenmesini talep edebilir. Bunlar arasında patent konusu ürünün üretilmesi, satılması, kullanılması ve ithal edilmesi; patent konusu usulün kullanılması; yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul kullanımının başkalarına teklif edilmesi ve patentli usulle doğrudan elde edilen ürünlere ilişkin kanunda belirtilen ticari fiiller bulunmaktadır.

Dolayısıyla FTO araştırması yalnız ürünün üretim aşamasına odaklanamaz. İşletmenin ithalat, dağıtım, satış ve teknik yöntem kullanımı gibi faaliyetleri de değerlendirmenin kapsamına girebilir.

Ayrıca SMK m. 86, belirli koşullarda patentli buluşun uygulanmasını mümkün kılan esaslı unsurların veya araçların yetkisiz kişilere verilmesinin önlenmesini düzenler. Bu nedenle bazı tedarik ve bileşen ilişkilerinde dolaylı kullanım riski de gündeme gelebilir.

SMK Madde 89: Koruma Kapsamını Patent İstemleri Belirler

SMK m. 89/1 uyarınca patent başvurusunun veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir. İstemlerin yorumlanmasında tarifname ve resimlerden yararlanılır.

Bu kural FTO incelemesi açısından belirleyicidir. Patent belgesinin başlığının, özetinin veya teknik konusunun araştırılan ürüne benzemesi tek başına ihlal bulunduğunu göstermez. İlgili istemlerin teknik unsurları ve hukuki kapsamı incelenmelidir.

SMK m. 89/5 kapsamında eşdeğer unsurların da dikkate alınabilmesi nedeniyle, ürünün istem metninden yalnızca kelime düzeyinde farklı olması yeterli bir güvence oluşturmaz.

İstemlerin yorumlanmasına ilişkin ayrıntılı hukuki esaslar patent istemleri ve koruma kapsamı başlıklı makalede ayrıca açıklanmaktadır.

SMK Madde 141: Patent Hakkına Tecavüz Riski

SMK m. 141, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiilleri düzenlemektedir. FTO bakımından özellikle izinsiz üretim, patentli usulün kullanılması ve kanunda belirtilen koşullarla patentli ürünlerin ticari dolaşıma sokulması önem taşır.

Bir patent belgesinin bulunması, planlanan faaliyetin mutlaka tecavüz oluşturduğu anlamına gelmediği gibi; patent sahibinin önleme yetkisinin kapsamına giren somut bir fiilin bulunması da yalnız belge benzerliğinden hareketle belirlenemez.

Hangi davranışların kanunen tecavüz sayıldığına ilişkin ayrıntılar patent hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı makalede incelenmektedir.

FTO Araştırması Nasıl Yapılır?

FTO araştırması, teknik bilgi ile hukuki değerlendirmenin birlikte yürütüldüğü aşamalı bir süreçtir. Aramanın kapsamı, somut ürünün karmaşıklığına ve ticari faaliyetlerin niteliğine göre belirlenir.

1. Ürün veya Usulün Teknik Özelliklerinin Belirlenmesi

İlk aşamada hangi ürünün veya teknik yöntemin incelendiği açıkça tanımlanmalıdır. Ürünün yalnız ticari adının bilinmesi çoğu zaman yeterli değildir.

İnceleme için ilgili olduğu ölçüde şu bilgiler kullanılabilir:

  • Ürünün teknik çizimleri, şemaları ve bileşen listesi,
  • Çalışma prensibi ve temel işlevleri,
  • Üretim sırasında kullanılan yöntemler,
  • İlgili donanım ve yazılım bileşenlerinin teknik işlevleri,
  • Planlanan ürün varyasyonları ve tasarım alternatifleri,
  • Üretim, ithalat ve satış yapılacak ülkeler,
  • Öngörülen ticari faaliyetin başlangıç dönemi.

Ürünle birlikte kullanılan başka bir parçanın patentle korunması da önemli olabilir. Bu nedenle araştırma yalnız işletmenin kendi geliştirdiği parçalarla sınırlı tutulmamalı; ürüne entegre edilen kritik üçüncü kişi bileşenleri de kapsam bakımından değerlendirilmelidir.

2. İlgili Patentlerin ve Patent Başvurularının Taranması

Teknik kapsam belirlendikten sonra patent veri tabanları ve ilgili sicil kayıtları üzerinden araştırma yapılır.

Aramada ürünün işlevini tanımlayan farklı teknik terimler, eş anlamlı kavramlar, uluslararası patent sınıflandırmaları, bilinen rakipler ve ilgili patent aileleri kullanılabilir.

Bir patent ailesi, aynı veya ilişkili buluş için farklı ülkelerde yürütülen başvuru ve koruma süreçlerini gösterebilir. Ancak aynı aileye ait belgeler her ülkede aynı hukuki sonucu doğurmaz.

Türkiye’de yürürlükte bulunan ulusal patentlerin yanında Türkiye’de hukuki etki doğurabilecek Avrupa patentleri ve ilgili patent başvuruları da araştırılmalıdır. Yabancı bir patent belgesinin bulunması tek başına Türkiye’de koruma bulunduğunu göstermez.

3. Potansiyel Engelleyici Hakların Seçilmesi

Arama sonucunda bulunan her patent, planlanan faaliyet bakımından engelleyici nitelikte değildir.

Belgeler önce teknik yakınlıklarına göre incelenir. Ardından ilgili ülkedeki hukuki durumları ile patent istemlerinin planlanan ürün veya usulle ilişkisi değerlendirilir.

Bu aşamada temel ayrım, bir patentin araştırılan teknik alana ilişkin olması ile somut ürünün veya usulün o patentin koruma kapsamına girmesi arasındadır.

4. İstem Analizi ve Hukuki Durum Kontrolü

Potansiyel olarak ilgili patentler için istem bazında teknik karşılaştırma yapılır. Aynı zamanda korumanın hangi ülkede, hangi tarihten itibaren ve hangi kapsamda etkili olduğu araştırılır.

İnceleme sonucunda, patent belgesinin neden risk oluşturduğu veya neden mevcut bilgiler kapsamında engelleyici görülmediği gerekçelendirilmelidir.

5. Risk Değerlendirmesi ve Ticari Karar

Son aşamada hukuki değerlendirme ticari faaliyetle ilişkilendirilir. Yüksek riskli unsurlar, belirsiz konular ve alternatif teknik veya sözleşmesel çözümler belirlenir.

FTO çalışmasının amacı işletme adına ticari kararı vermek değil, bu kararın patent hukuku yönünden hangi risklere dayandığını açıklamaktır.

Patent İstemleri ile Ürün veya Usul Nasıl Karşılaştırılır?

FTO araştırmasının en önemli aşamalarından biri, ilgili patent istemlerinin somut ürün veya usulün teknik özellikleriyle karşılaştırılmasıdır.

Öncelikle patentin bağımsız istemleri ve değerlendirmeyi etkileyen bağımlı istemleri belirlenir. Ardından ilgili istemlerdeki teknik unsurların ürün veya usulde karşılanıp karşılanmadığı incelenir.

Örnek: Üç Teknik Unsur İçeren Bir Patent İstemi

Varsayımsal olarak bir patent isteminin A, B ve C teknik unsurlarının birlikte bulunduğu bir sistemi tanımladığını düşünelim.

  • İncelenen ürün A, B ve C unsurlarını içeriyorsa patentin koruma kapsamına girme riski doğabilir.
  • Üründe A ve B bulunmasına rağmen C bulunmuyorsa, C unsurunun yokluğunun hukuki etkisi araştırılır.
  • C yerine D adlı farklı bir unsur kullanılmışsa D’nin patent hukuku bakımından C ile eşdeğer sayılıp sayılamayacağı değerlendirilmelidir.

Bu örnekte A, B ve C’nin bulunması tek başına kesin bir ihlal kararı anlamına gelmez. İstemin bütün olarak yorumlanması, patentin hukuki durumu ve somut faaliyetin niteliği de önemlidir.

Benzer şekilde C yerine D’nin kullanılması da otomatik olarak ihlal riskini ortadan kaldırmaz. SMK m. 89/5 kapsamında eşdeğerlik değerlendirmesi yapılması gerekebilir.

Teknik farklılaştırma yoluyla patentten uzaklaşılmasının planlandığı durumlarda patentte eşdeğer unsurlar konusunun ayrıca dikkate alınması gerekir.

FTO çalışmasında yapılan karşılaştırma, olası uyuşmazlıkta mahkemece gerçekleştirilecek delil ve bilirkişi incelemesinin yerine geçmez. Somut bir ihlal davasındaki teknik ispatın kapsamı ayrıca değerlendirilir.

Patentlerin Hukuki Durumu Neden Araştırılmalıdır?

Teknik açıdan ürünle örtüşen bir patentin tespit edilmesi, tek başına güncel bir kullanım engeli bulunduğunu kanıtlamaz. Patent hakkının ilgili ülkedeki hukuki durumu da belirlenmelidir.

Patent Başvurusu ile Verilmiş Patent Arasındaki Fark

Yayımlanmış bir patent başvurusu ile verilmiş patentin hukuki durumu aynı değildir.

SMK m. 141/3, patent başvurusunun kanunda belirtilen şekilde yayımlanmasından itibaren başvuru sahibinin tecavüz nedeniyle dava açabilmesine imkân tanır. Ayrıca karşı tarafın başvurudan veya kapsamından haberdar edilmesi ve kötüniyet gibi özel durumlara ilişkin hükümler içerir. Bununla birlikte m. 141/4, ilgili yayımlardan önce mahkemenin ileri sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin karar vermesini sınırlandırır.

Bu nedenle FTO incelemesinde devam eden başvurular tamamen göz ardı edilmemeli; başvurunun aşaması, yayımlanmış istemler ve ileride verilebilecek patentin olası kapsamı ayrı değerlendirilmelidir.

SMK m. 89/4 de başvuru dönemindeki koruma kapsamı bakımından yayımlanan istemleri ve sonradan değişen istemlerin hukuki etkisini düzenlemektedir.

Koruma Süresi ve Yıllık Ücretler

SMK m. 101/1 uyarınca patentin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren yirmi yıldır ve uzatılamaz. Ancak her patentin fiilen bu sürenin sonuna kadar yürürlükte kalacağı söylenemez.

Yıllık ücretlerin ödenmemesi gibi sebeplerle patent hakkı daha önce sona erebilir. Öte yandan SMK m. 101, belirli koşullarda hakkın yeniden geçerlilik kazanmasına ilişkin düzenlemeler de içerir.

Bu nedenle yalnız bir veri tabanında görülen sona erme kaydıyla yetinmeden, ilgili tarihteki hukuki durum ve varsa yeniden geçerlilik kazanma ihtimali değerlendirilmelidir. Kanunun, hakkın yeniden geçerlilik kazanmasından önce hak edinmiş üçüncü kişilere ilişkin hükümleri de somut olay bakımından önem taşıyabilir.

Koruma süresinin genel esasları patent koruma süresi ve hakkın sona ermesi başlıklı makalede açıklanmaktadır.

İtiraz, Değişiklik ve Hükümsüzlük

Patent istemlerinin kapsamı, verilme sonrası itiraz veya ilgili hukuki süreçler sonucunda değişebilir. Patent hakkında hükümsüzlük kararı verilmesi de korumanın hukuki durumunu etkileyebilir.

FTO çalışmasında devam eden itirazlar, verilmiş kararlar ve istem değişiklikleri dikkate alınmalıdır. Ancak patentin hükümsüz olabileceği yönündeki hukuki görüş, tek başına patent hakkını ortadan kaldırmaz.

Geçerliliği tartışmalı bir patentin varlığı, özellikle ticari yatırımın büyüklüğü ve olası uyuşmazlığın etkileri bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. Hükümsüzlük koşullarının ayrıntıları patent hükümsüzlüğü davası başlıklı makalenin konusudur.

Türkiye’de Geçerli Olmayan Yabancı Patentler

Patent hakları ülkeseldir. Bir buluşun başka bir ülkede patentle korunması, o patentin Türkiye’de kendiliğinden aynı hakları sağladığı anlamına gelmez.

Ancak Türkiye’yi kapsayan hukuki etkili bir Avrupa patentinin veya ulusal başvurunun bulunması farklı değerlendirme gerektirebilir. Avrupa patentlerinin Türkiye’deki etkisinin belirlenmesi için ilgili ülkesel işlemler ve hukuki durum incelenmelidir.

Bu ayrım hakkında Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli kılınması başlıklı makaleden yararlanılabilir.

FTO Araştırmasında İhlal Riski Nasıl Değerlendirilir?

FTO sonucunda risk, araştırmanın kapsamı ve tespit edilen bulgulara göre sınıflandırılabilir. Bu sınıflandırma kanunda belirlenmiş resmî bir derecelendirme değil, hukuki ve teknik analizi açıklamak için kullanılan değerlendirme yöntemidir.

Risk DüzeyiÖrnek DurumDeğerlendirme
Yüksekİlgili ülkede yürürlükte bulunan bir patentin istemleri, planlanan ürünü veya usulü güçlü biçimde kapsıyor görünmektedir.Ticari faaliyet öncesinde ayrıntılı hukuki değerlendirme ve risk azaltıcı seçeneklerin incelenmesi gerekir.
Orta / Belirsizİlgili yayımlanmış patent başvurusu devam etmektedir veya istemlerin yorumunda önemli teknik belirsizlikler bulunmaktadır.Başvuru sürecinin izlenmesi, ek teknik inceleme veya alternatif tasarım değerlendirmesi gerekebilir.
DüşükTanımlanan araştırma kapsamında ürünle ilişkili, ilgili ülkede ileri sürülebilir nitelikte bir patent hakkı belirlenmemiştir veya tespit edilen istemler ürünün dışında kalmaktadır.Tespit edilen risk daha sınırlıdır; ancak arama kapsamı ve araştırmanın doğası gereği kesin güvence bulunmaz.

Riskin düzeyi değerlendirilirken yalnız ihlal olasılığı değil, olası uyuşmazlığın işletme üzerindeki etkisi de dikkate alınabilir. Üretimin durması, ürünün yeniden tasarlanması, lisans maliyeti veya ticari takvimin değişmesi gibi sonuçlar işletmenin kararını etkileyebilir.

Bununla birlikte ticari etkisi yüksek olan her ürünün mutlaka patent ihlali riski yüksek değildir. Hukuki ihlal değerlendirmesi ile ticari sonuç değerlendirmesi birbirinden ayrılmalıdır.

FTO Araştırmasında Patent Engeli Tespit Edilirse Ne Yapılabilir?

FTO incelemesi sonucunda olası engelleyici patentlerin bulunması, her durumda ürünün piyasaya sunulamayacağı anlamına gelmez. Mevcut teknik ve hukuki duruma göre farklı seçenekler gündeme gelebilir.

Ürünün veya Usulün Yeniden Tasarlanması

Patent istemlerinin kapsamına girdiği değerlendirilen teknik unsur değiştirilebilir veya farklı bir teknik çözüm geliştirilebilir.

Bu yöntem, uluslararası uygulamada design-around olarak adlandırılır. Ancak değişikliğin yalnız görünüşte veya isimlendirmede yapılmış olması yeterli değildir. Yeni tasarımın ilgili istemler ve eşdeğerlik kuralları karşısında yeniden incelenmesi gerekir.

Patent Sahibinden Lisans Alınması

Planlanan kullanım geçerli bir patentin kapsamına giriyorsa, hak sahibiyle lisans anlaşması yapılması değerlendirilebilir.

Lisansın hangi ürünleri, ülkeleri, faaliyetleri ve süreyi kapsadığı açık olmalıdır. Örneğin yalnız üretim hakkı veren bir sözleşmenin, sözleşmenin kapsamı dışında kalan ticari faaliyetlere kendiliğinden izin verdiği varsayılamaz.

Patent lisansının kurulması ve kapsamına ilişkin ayrıntılı hukuki değerlendirme, FTO araştırmasının tespit ettiği riskten sonra gündeme gelen ayrı bir sözleşme meselesidir.

Patentin Geçerliliğinin Değerlendirilmesi

İlgili patentin patentlenebilirlik şartlarını taşımadığına veya kanundaki başka bir hükümsüzlük nedeninin bulunduğuna ilişkin somut dayanaklar varsa, uygun hukuki yollar değerlendirilebilir.

Ancak patentin geçersiz olabileceğine ilişkin kanaat, hakkın kendiliğinden ortadan kalkması veya ihlal riskinin kesin olarak sona ermesi anlamına gelmez.

Kanuni İstisna ve Savunmaların İncelenmesi

SMK m. 85/3 kapsamında sınai veya ticari amaç taşımayan özel fiiller ve kanunda belirtilen deneme amaçlı fiiller gibi patent hakkının kapsamı dışında bırakılan durumlar bulunmaktadır.

Ayrıca somut olayın şartlarına göre SMK m. 87’deki önceki kullanımdan doğan hak veya SMK m. 152’deki hakkın tükenmesi hükümleri önem taşıyabilir.

Ancak bu istisnalar genel bir ticari kullanım serbestliği olarak yorumlanamaz. Örneğin patentli ürünü piyasaya sürmek amacıyla yürütülen ticari üretim, sırf geliştirme çalışmaları da içerdiği gerekçesiyle otomatik olarak deneme amaçlı kullanım sayılmaz.

İlgili istisnaların özel şartları patentte önceki kullanım hakkı ve patentte deneme amaçlı kullanım başlıklı makalelerde ele alınmaktadır.

FTO Raporunda Hangi Bilgiler Bulunmalıdır?

FTO raporu, patent araştırmasından elde edilen belgeleri ve bunlara dayalı hukuki değerlendirmeyi somut bir ticari faaliyetle ilişkilendiren çalışmadır. Raporun kapsamı, araştırma talimatına ve incelenen teknolojinin özelliklerine göre değişebilir.

İşlevsel bir raporda genellikle şu konular açıkça belirtilmelidir:

  1. İncelenen ürün veya usul: Hangi teknik özelliklerin ve hangi ürün sürümünün değerlendirildiği.
  2. Coğrafi kapsam: Araştırmanın hangi ülke veya ülkeleri kapsadığı.
  3. Araştırma tarihi ve kapsamı: Hangi dönem itibarıyla, hangi veri kaynaklarında ve hangi yöntemlerle tarama yapıldığı.
  4. İlgili patent belgeleri: Potansiyel olarak engelleyici patentlerin ve başvuruların kimlik bilgileri.
  5. Hukuki durum: İlgili ülkelerdeki başvuru, tescil, süre, değişiklik ve sona erme bilgilerinin değerlendirmesi.
  6. İstem analizi: İlgili teknik unsurların ürün veya usulle karşılaştırılması.
  7. Risk değerlendirmesi: Tespit edilen risklerin gerekçesi ve çözümlenemeyen belirsizlikler.
  8. Alternatifler: Gerekli görülürse tasarım değişikliği, lisans veya başka hukuki seçenekler.

Patent verilerinin taranması ile bunların hukuki olarak yorumlanması farklı işlemlerdir. Arama sonuçlarının teknik yakınlık göstermesi, istemlerin koruma kapsamının da aynı olduğu anlamına gelmez.

Dünya Fikri Mülkiyet Örgütünün (WIPO) kamuya açık buluşların belirlenmesine ve FTO incelemesine ilişkin rehberi de teknik faaliyetlerin tanımlanması, patent belgelerinin araştırılması ve ilgili istemlerle hukuki durumun incelenmesini birbirini tamamlayan aşamalar olarak ele almaktadır.

FTO Raporu Hukuken Bağlayıcı mıdır?

FTO raporu, yetkili bir mahkemenin vereceği ihlal bulunmadığına ilişkin kararın yerine geçmez. Patent sahibini bağlayan bir izin belgesi de değildir.

Raporun hukuki değeri, kullanılan verilerin yeterliliğine, araştırmanın kapsamına, teknik analizin doğruluğuna ve ulaşılan sonucun gerekçelendirilmesine bağlıdır.

6769 sayılı Kanun m. 154, belirli şartlarda tecavüzün mevcut olmadığının tespiti için dava açılmasını ayrıca düzenlemektedir. Bu yargısal yolun şartları, FTO raporunun hazırlanmasından farklıdır. Konuyla ilgili ayrıntılar patent tecavüzü yokluğunun tespiti başlıklı makalede bulunmaktadır.

FTO Araştırması Neden Kesin Güvence Vermez?

Patent araştırmaları, kullanılan veri tabanlarının kapsamı ve araştırma tarihinde erişilebilir belgelerle sınırlıdır. Henüz yayımlanmamış patent başvuruları araştırmada tespit edilemeyebilir.

Ayrıca bir patent başvurusunun istemleri inceleme sürecinde değişebilir, mevcut bir patentin hukuki durumu farklılaşabilir veya ürünün teknik özellikleri araştırma sonrasında değiştirilebilir.

Dolayısıyla olumlu sonuçlanan bir FTO raporu, ileride hiçbir patent uyuşmazlığı yaşanmayacağı anlamına gelmez. Belirli bir tarihte ve tanımlanmış kapsamda yapılan gerekçeli risk değerlendirmesini ifade eder.

FTO Araştırması Ne Zaman Yapılmalıdır?

FTO incelemesinin zamanlaması, ürünün geliştirme aşaması ve işletmenin ticari kararlarıyla ilişkilidir.

Üretim tesisine önemli yatırım yapılmadan, seri üretim başlatılmadan veya yeni bir ülke pazarına girilmeden önce ilgili patent risklerinin değerlendirilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek teknik ve sözleşmesel değişiklik ihtiyaçlarının daha erken belirlenmesine yardımcı olabilir.

Özellikle aşağıdaki değişiklikler önceki FTO değerlendirmesinin yeniden incelenmesini gerektirebilir:

  • Ürünün teknik tasarımının esaslı biçimde değiştirilmesi,
  • Farklı bir üretim yöntemine geçilmesi,
  • Ürüne yeni bir teknik bileşen eklenmesi,
  • Üretim veya satış faaliyetlerinin yeni bir ülkeye genişletilmesi,
  • İlgili patent başvurularının patent verilmesiyle sonuçlanması,
  • Önceden belirlenen patentlerin istemlerinde veya hukuki durumlarında önemli değişiklik meydana gelmesi.

Her ürün için aynı sıklıkta araştırma yapılmasını öngören genel bir FTO zorunluluğu bulunmamaktadır. İncelemenin kapsamı ve yenilenme ihtiyacı, somut ticari faaliyet ve tespit edilen risklere göre belirlenmelidir.

Patent Kullanım Serbestliği Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Kendi Patentim Varsa FTO Araştırması Yapmam Gerekir mi?

Kendi patentinizin bulunması, başka kişilere ait patentleri kullanma hakkı vermez. Ürününüz başka bir patentin istemlerini karşılıyorsa ihlal riski oluşabilir. Bu nedenle kendi patentiniz bulunsa da ticarileştirme öncesinde FTO incelemesi gerekli görülebilir.

2. FTO Araştırmasında Patent Bulunmazsa Ürünü Serbestçe Satabilir miyim?

Belirlenen kapsamda engelleyici patent bulunmaması olumlu bir bulgudur; ancak kesin güvence sağlamaz. Yayımlanmamış başvurular, araştırma sınırlamaları ve sonradan ortaya çıkabilecek hukuki değişiklikler dikkate alınmalıdır. Ayrıca başka hukuki veya düzenleyici engellerin bulunup bulunmadığı, FTO araştırmasının kapsamından ayrı bir meseledir.

3. Yabancı Ülkede Patentli Bir Ürün Türkiye’de Üretilebilir mi?

Yabancı bir ülkede patent bulunması tek başına Türkiye’de patent koruması bulunduğunu göstermez. Ancak aynı buluşa ilişkin Türkiye’de geçerli bir ulusal patent veya hukuki etki doğuran Avrupa patenti mevcut olabilir. Türkiye’deki hakların istemleri ve hukuki durumu incelenmeden kesin sonuca varılamaz.

4. Süresi Dolmuş Patentler FTO Araştırmasında Engel Oluşturur mu?

Koruma süresi sona ermiş bir patent, kural olarak artık patentten doğan münhasır hak sağlamaz. Ancak sona erme nedeninin, tarihin ve varsa yeniden geçerlilik kazanma hükümlerinin değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca aynı ürün üzerinde başka kişilere ait yürürlükteki patentler bulunabilir.

5. Patent Başvurusu Henüz Sonuçlanmamışsa FTO Riski Var mıdır?

Evet, risk bulunabilir. Yayımlanmış patent başvurularının kanunda düzenlenen koşullarla hukuki etkileri olabilir. Ayrıca inceleme süreci sonunda verilecek patentin kapsamı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle başvurunun mevcut durumu ile gelecekteki olası sonuçları ayrı değerlendirilir.

6. FTO Araştırması Patent İhlali Davasını Kesin Olarak Önler mi?

Hayır. FTO araştırması ihlal riskini değerlendirmeye ve olası önlemleri belirlemeye yardımcı olur; patent sahibinin dava açmasını engelleyen bir karar değildir. Uyuşmazlık ortaya çıkarsa patentin hukuki durumu, istemlerin kapsamı, somut ürün veya usul ve ileri sürülen savunmalar ilgili yargılama çerçevesinde değerlendirilir.

Sonuç

Patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması, bir ürünün veya teknik yöntemin ticarileştirilmesi sırasında üçüncü kişilere ait patent haklarının oluşturabileceği sınırlamaları belirlemek için kullanılan hukuki ve teknik değerlendirmedir. Araştırmanın güvenilirliği; incelenecek faaliyetlerin doğru tanımlanmasına, ilgili ülkelerdeki patentlerin belirlenmesine, hukuki durumlarının kontrol edilmesine ve istemlerin somut ürün veya usulle karşılaştırılmasına bağlıdır.

Patentlenebilirlik ile kullanım serbestliği birbirinden ayrılmalıdır. Yeni ve patentlenebilir bir teknik geliştirme, daha önceki patentlerin kapsamına girebilir. Buna karşılık teknik açıdan yakın bir patentin bulunması da otomatik olarak ihlal gerçekleştiğini göstermez.

6769 sayılı Kanun’un özellikle 85, 89 ve 141. maddeleri çerçevesinde yapılacak değerlendirmede ürünün teknik özellikleri, planlanan ticari fiiller, patent istemleri, koruma kapsamı ve uygulanabilecek istisnalar birlikte ele alınmalıdır. Elde edilen sonuç, kesin bir kullanım izni yerine araştırmanın yapıldığı tarih ve belirlenen kapsam bakımından gerekçeli bir risk değerlendirmesi olarak görülmelidir.

Ürün geliştirme, üretim, ithalat veya piyasaya giriş süreçlerinde patent haklarının hukuki kapsamının değerlendirilmesi ve olası uyuşmazlıklara ilişkin seçeneklerin incelenmesi için patent avukatı hukuki danışmanlığı kapsamında somut olayın özelliklerine dayalı değerlendirme yapılabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer