Manipülasyon zararı hesaplama, borsada yapay fiyat hareketi nedeniyle zarar eden yatırımcının malvarlığındaki azalmanın, manipülasyon olmasaydı oluşacak fiyat esas alınarak ve diğer piyasa etkenlerinden ayrıştırılarak tutar olarak belirlenmesidir. Mahkemeler, alış ve satış fiyatı arasındaki farkın tamamını kendiliğinden manipülasyona bağlamaz. Yatırımcının alım tarihinin SPK raporundaki manipülasyon dönemiyle örtüşmesi, fiyat hareketinin endeks ve sektörden ayrıştırılması ve hesap dökümleriyle doğrulanmış bir zarar tablosu sunulması gerekir. Bu davaların büyük kısmı zarar miktarı değil, uygun illiyet bağı aşamasında kaybedilir. Hesabın yöntemi, bilirkişiye sorulacak sorular ve raporun denetimi bu nedenle davanın sonucunu belirler.
Bu yazıda zarar ile illiyet bağı arasındaki ilişkiyi, mahkemelerin kabul ettiği ve reddettiği hesaplama yöntemlerini, elde tutulan hisselerde zararın hangi tarihe göre hesaplanacağını, yoğun işlem yapan yatırımcıya yöneltilen savunmaları, bilirkişi incelemesinin nasıl yönlendirileceğini ve talep miktarının nasıl belirleneceğini anlatıyoruz.
Manipülasyon Zararı Hesaplama İçin Kanun Metni
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.49/1, 50, 51/1, 52/1
“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” (m.49/1)
“Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.
Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.” (m.50)
“Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” (m.51/1)
“Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.” (m.52/1)
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.32/4
“(4) Yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgiler içeren izahnamenin geçerlilik süresi boyunca; diğer kamuyu aydınlatma belgelerinin ise kamuya açıklandığı tarihten hemen sonra, ilk halka arzdan veya borsada satın alınan veya satılan sermaye piyasası araçlarının, gerçeğe uygun bilginin ortaya çıktığı tarihten hemen sonra borsada satılması veya satın alınması üzerine yatırımcıların malvarlıklarında zarar meydana gelmesi hâlinde bu maddeye göre ileri sürülecek tazminat talepleri açısından kamuyu aydınlatma belgesi ile zarar arasında illiyet bağı kurulmuş sayılır.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.273/1 ve 281/1
“(1) Mahkeme, tarafların da görüşünü almak suretiyle bilirkişinin görevlendirilmesine ilişkin kararında, aşağıda belirtilen hususlara yer vermek zorundadır:
a) İnceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi.
b) Bilirkişinin cevaplaması gereken sorular.
c) Raporun verilme süresi.” (m.273/1)
“(1) Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler. Bilirkişi raporuna karşı talebin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor veya imkânsız olması ya da özel yahut teknik bir çalışmayı gerektirmesi hâlinde yine bu süre içinde mahkemeye başvuran tarafa, sürenin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verilebilir.” (m.281/1)
m.109/4
“(4) Alacağın sadece bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir. Bu durumda zamanaşımı, artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır.”
Not: HMK m.109/4, 16.07.2026 tarihli ve 7589 sayılı Kanunun 20. maddesiyle eklenmiştir. Metinler Adalet Bakanlığı mevzuat sisteminin ve 6362 sayılı Kanunun güncel konsolide metinlerinden alınmıştır.
Davanın kime, hangi mahkemede ve hangi sürede açılacağı borsa manipülasyonu tazminat davası yazımızda anlatılmıştır. Bu yazı yalnızca zararın varlığı, miktarı ve manipülasyonla bağlantısının nasıl kurulacağı üzerinde durur.
Manipülasyon Zararı Hesaplama ile Uygun İlliyet Bağı Arasındaki İlişki
Haksız fiil sorumluluğunda zarar, zarar görenin malvarlığının fiil olmasaydı bulunacağı durum ile fiilen bulunduğu durum arasındaki farktır. Manipülasyonda bu fark iki soruya ayrılır: Yatırımcının malvarlığı ne kadar azaldı ve bu azalmanın ne kadarı manipülasyondan kaynaklandı? İlk soru muhasebe, ikinci soru illiyet sorusudur. Mahkemeler bu iki soruyu birlikte ele alır; illiyet kurulamazsa zararın miktarına hiç geçilmez.
Ret kararlarının ortak gerekçesi, borsa fiyatını etkileyen çok sayıda etken bulunmasıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hisse fiyatındaki değer kaybının piyasa koşullarındaki diğer etkenler dikkate alınmadan yalnızca kamuyu aydınlatma belgesindeki bilgilere bağlanamayacağının belirtildiğini aktararak davanın reddini onamıştır (İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/233, K. 2023/1146, T. 13.07.2023). Yargıtay 11. Hukuk Dairesi de hissenin davalıların satışlarından çok önce düşüş eğilimine girdiği ve satışlar bittikten sonra da düşmeye devam ettiği bir olayda nedensellik bağı bulunmadığı gerekçesiyle verilen kararı onamıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/1129, K. 2021/707, T. 02.02.2021).
Bu nedenle manipülasyon zararı hesaplama, yalnızca bir aritmetik işlem değildir. Hesap, yatırımcının işlemleri ile manipülatörün işlemleri arasında zaman, fiyat ve miktar bakımından bağlantı kuran bir analizle desteklenmelidir. Haksız fiilin diğer unsurları, özellikle hukuka aykırılık ve kusur, bu yazıda yalnızca hesabı etkiledikleri ölçüde ele alınmaktadır.
Manipülasyon Zararı Hesaplamada Alım Tarihi ve Manipülasyon Dönemi
Hesabın ilk adımı, yatırımcının işlemlerini SPK’nın denetleme raporunda veya iddianamede belirlenen inceleme dönemiyle karşılaştırmaktır. Bu karşılaştırma dört tipik sonuç verir:
| Yatırımcının durumu | İlliyet ihtimali | Açıklama |
|---|---|---|
| Fiyat yapay olarak yükseltilirken alıp, manipülasyon bittikten sonra düşen fiyattan sattı veya hâlâ elinde tutuyor | En güçlü | Klasik “pompala ve boşalt” mağduru; zarar, ödenen yapay fiyat ile düzeltilmiş fiyat arasındaki farkla ilişkilidir. |
| Manipülasyon döneminde hem alıp hem sattı | Değişken | Bir kısım işlemlerde manipülasyondan yararlanmış olabilir; işlem bazında net sonuç hesaplanmalıdır. |
| Manipülasyon başlamadan önce aldı | Zayıf | Yapay yükselişten yararlanmış olabilir; düşüşün manipülasyonla bağlantısı ayrıca gösterilmelidir. |
| Manipülasyon bittikten uzun süre sonra aldı | Çok zayıf | Fiyat artık manipülasyondan bağımsız oluşmuş kabul edilir. |
Raporun tespit ettiği dönem bağlayıcı değildir, ancak mahkemeler buna büyük ölçüde dayanır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin incelediği bir dosyada, SPK raporuna göre davalının işlem dönemi 01.07.2022-21.09.2022, davacının işlemleri ise 03.08.2022-30.09.2022 arasıydı; ilk derece mahkemesi, bilirkişinin davacının 58 günde çok sayıda alış ve satış yaptığını ve iddia edilen zararın hesap dökümlerinden teyit edilemediğini belirten raporuna dayanarak davayı reddetmişti. Daire, davalı hakkındaki ceza davasının sonucu beklenmeden karar verilmesini eksik inceleme sayarak kararı kaldırmıştır (İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/231, K. 2026/2631, T. 20.05.2026). Kaldırılan ilk derece kararının gerekçesi, yine de hangi noktaların savunmaya açık olduğunu göstermesi bakımından önemlidir.
SPK denetleme raporlarının içeriği ve işlem tabloları, dönem karşılaştırmasının temel verisidir. Raporun ceza ve idari süreçteki değeri SPK denetim raporu yazımızda, raporun getirtilmesi için ceza dosyasına erişim yolları ise piyasa dolandırıcılığı davasına katılma yazımızda ele alınmaktadır.
Manipülasyon Zararı Hesaplama Yöntemleri
Türk mahkemelerinde manipülasyon zararı için tek bir yöntem yerleşmiş değildir. Bilirkişi raporlarında ve finans literatüründe kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:
| Yöntem | Nasıl hesaplanır? | Güçlü yanı | Zayıf yanı |
|---|---|---|---|
| Basit fiyat farkı | (Alış fiyatı − satış fiyatı) × adet | Kolay ve belgeye dayanır | Piyasa etkenlerini ayırmaz; mahkemeler genellikle tek başına yeterli görmez |
| Yapay fiyat farkı (“şişkinlik”) | (Alış fiyatı − manipülasyon olmasaydı oluşacak tahmini fiyat) × adet | Doğrudan manipülasyonun fiyata etkisini ölçer | “Olması gereken fiyatın” tahmini tartışmaya açıktır |
| Endeks ve sektör karşılaştırması | Hissenin getirisi, aynı dönemde BIST endeksi ve sektör endeksiyle eşitlenerek karşılaştırılır; aşan kısım manipülasyon etkisi sayılır | Genel piyasa düşüşünü ayıklar | Şirkete özgü haberlerin etkisini ayıramaz |
| Olay çalışması | Manipülasyon öncesi dönemden hesaplanan normal getiri ile gerçekleşen getiri arasındaki anormal getiri ölçülür | Finans biliminde yerleşik, denetlenebilir | Uzman bilirkişi ve uzun veri seti gerekir |
| İşlem eşleştirme | Yatırımcının alımlarının karşı tarafında manipülatör hesaplarının bulunup bulunmadığı borsa verisiyle tespit edilir | İlliyeti en somut biçimde kurar | Veri erişimi zordur; karşı taraf her zaman manipülatör değildir |
Endeks karşılaştırması mahkemelerde sıkça kullanılır. Bir televizyon yayını nedeniyle hisse değerlerinin düştüğü iddiasıyla açılan davada, yayın günü hisse değerleri endeksle eşitlenerek fiyat performans analizi yaptırılmış, her hisse kendi sektör endeksiyle de karşılaştırılmış, ancak endeksten bağımsız olumsuz bir hareket tespit edilemediği için maddi tazminat reddedilmiştir (İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/1116, K. 2021/616, T. 30.06.2021). Bu ilk derece kararı, endeks karşılaştırmasının hem davacı hem davalı için kullanılabilecek bir araç olduğunu gösterir.
Pratikte en sağlam yaklaşım, yöntemleri birleştirmektir: Önce işlem eşleştirmesi ve dönem karşılaştırmasıyla illiyet kurulur, ardından endeks veya olay çalışmasıyla manipülasyon etkisi ayrıştırılır, son olarak yapay fiyat farkı üzerinden tutar hesaplanır. Basit fiyat farkı ise üst sınır olarak sunulabilir.
Manipülasyon Zararı Hesaplama İçin Sayısal Örnek
Aşağıdaki örnek, yöntemlerin nasıl farklı sonuçlar verdiğini göstermek için kurgulanmıştır; gerçek bir dosyaya ait değildir.
- Manipülasyon dönemi: 1 Mart – 30 Nisan. Hisse 10 TL’den 30 TL’ye yükseltilmiş, Mayıs ayında 12 TL’ye düşmüştür.
- Yatırımcı 20 Nisan’da 10.000 adet hisseyi 28 TL’den almış, 20 Mayıs’ta 12 TL’den satmıştır.
- Aynı dönemde BIST 100 endeksi %5, sektör endeksi %8 düşmüştür.
| Yöntem | Hesap | Sonuç |
|---|---|---|
| Basit fiyat farkı | (28 − 12) × 10.000 | 160.000 TL |
| Sektör düzeltmesi | Sektör düşüşüne düşen kısım: 28 × %8 = 2,24 TL; manipülasyona bağlanan fark: 16 − 2,24 = 13,76 TL × 10.000 | 137.600 TL |
| Yapay fiyat farkı | Bilirkişi, manipülasyon olmasaydı 20 Nisan fiyatını 12,50 TL olarak tahmin etmiştir: (28 − 12,50) × 10.000 | 155.000 TL |
Örnekte farklar küçük görünebilir; gerçek dosyalarda ise şirkete özgü olumsuz haberler, sermaye artırımları veya uzun elde tutma süreleri sonucu belirgin biçimde değiştirir. Dava dilekçesinde hangi yöntemin neden tercih edildiğinin açıklanması, bilirkişi görevlendirmesinde soruların doğru kurulmasını sağlar.
Manipülasyon Zararı Hesaplamada Eklenen ve Düşülen Kalemler
Hisse zararının hesabında fiyat farkı tek başına yeterli değildir. Haksız el koyma nedeniyle hisse değer kaybının tazminine ilişkin ceza dairesi kararları bu konuda yol göstericidir; el koyma tedbirinin kendisi sermaye piyasası soruşturmasında el koyma yazımızda anlatılmıştır. Yargıtay, el konulan hisselerde gerçek zararın, el koyma tarihindeki değer ile blokajın kalktığı tarihteki değer karşılaştırılarak bulunması; kredili işlemler nedeniyle aracı kurumun yaptığı satışlar ile kredi faizinin ayrıca değerlendirilmesi ve hisselerde temettü ile bedelli ve bedelsiz bölünmelerin dikkate alınması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/9888, K. 2015/7478, T. 05.05.2015; Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2014/6872, K. 2014/26429, T. 23.12.2014). Aynı yaklaşım manipülasyon zararında da uygulanabilir:
- Temettü: Elde tutma süresinde alınan kâr payları zarardan düşülür.
- Bedelsiz ve bedelli sermaye artırımı: Pay adedi ve fiyatlar düzeltilmezse zarar olduğundan büyük veya küçük görünür; bedelli artırıma katılım için ödenen tutar maliyete eklenir.
- Maliyet yöntemi: Aynı hissede birden çok alım varsa ilk giren ilk çıkar veya ağırlıklı ortalama yöntemlerinden biri seçilmeli ve tüm hesapta tutarlı uygulanmalıdır.
- Komisyon ve vergiler: Alım satım komisyonları gerçek zararın parçasıdır ve hesap dökümüyle gösterilebilir.
- Kredili işlem faizi ve zorla satış: Kredili alımda teminat tamamlama çağrısı nedeniyle yapılan satışlar ve faizler, manipülasyonla bağlantısı gösterilirse zarar kalemi olabilir. Kredili işlemlerin hukuki rejimi kredili menkul kıymet işlemleri yazımızda anlatılmıştır.
- Vadeli işlem pozisyonları: VİOP’ta kısa pozisyonu bulunan yatırımcının, merkezî karşı taraf sistemi içinde, manipülatif fiyat sıçraması nedeniyle teminat tamamlama çağrısı alması ve pozisyonlarını kapatmak zorunda kalması da zarar iddiasına konu olabilir; İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan dosyası bu türdendir.
- Yoksun kalınan kâr: Paranın başka bir yatırımda değerlendirilmesi hâlinde elde edilecek kazanç, somut olarak ispatlanmadıkça kabul görmez.
Hesap dökümlerinin doğruluğu kritik önemdedir. Payların kaydi sistemde nasıl izlendiği sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi yazımızda açıklanmıştır. Zarar tutarı aracı kurum ekstreleri ve MKK kayıtlarıyla teyit edilemezse bilirkişi zararı tespit edemez. Kayıt hatalarında MKK’nın rolü MKK sorumluluğu yazımızda açıklanmıştır.
Elde Tutulan Hisselerde Manipülasyon Zararı Hesaplama
Yatırımcı hisseyi hâlâ elinde tutuyorsa davalı taraf iki itiraz ileri sürer: Zarar henüz gerçekleşmemiştir ve fiyat yükselirse zarar ortadan kalkabilir. Bu itiraz tamamen haklı değildir. Manipülasyonda zarar, yapay olarak şişirilmiş fiyattan alım yapıldığı anda doğar; yatırımcı, gerçek değerinden fazla ödeme yaparak malvarlığını azaltmıştır. Bu bakış açısıyla yapay fiyat farkı yöntemi, satış yapılmamış olsa bile zararı ölçebilir.
Buna karşılık mahkemeler, yatırımcının gelecekteki varsayımsal satış kararlarına dayanan hesapları kabul etmemektedir. Yargıtay, haksız el koyma süresince hisse fiyatlarındaki değişikliklerin, kişinin bu süreçte hisseleri satıp satmayacağı ve hangi gün satacağı bilinemeyeceğinden tahmini satış iradesine dayanılarak zarar sayılamayacağına karar vermiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2018/8585, K. 2019/4634, T. 08.04.2019). Aynı dairenin önceki ve sonraki kararlarında ise el koyma tarihindeki değer ile blokajın kalktığı tarihteki değer arasındaki fark zarar olarak kabul edilmiş; hatta el koyma işlemi aynı gün fiyatları düşürdüğü için bir önceki günün kapanış fiyatının esas alındığı bir hesap benimsenmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8339, K. 2023/2367, T. 03.07.2023). Bu kararlar, hesap tarihinin seçiminin dosyanın kaderini belirleyebileceğini gösterir.
Elde tutulan hisseler için savunulabilecek hesap tarihleri şunlardır:
- Manipülasyonun sona erdiği ve fiyatın düzeldiği tarihten sonraki makul bir dönemin ortalama fiyatı.
- Dava tarihindeki borsa fiyatı.
- Bilirkişi incelemesine en yakın tarihteki fiyat.
Hangi tarihin seçildiği gerekçelendirilmeli ve mahkemeden bilirkişiye alternatif tarihler için ayrı hesap yaptırılması istenmelidir. Böylece mahkeme, tek bir varsayıma bağlı kalmadan takdir yetkisini kullanabilir.
Manipülasyon Zararı Hesaplamada Davalı Savunmaları ve Tazminatın İndirilmesi
Davalılar, zararın varlığına veya miktarına karşı genellikle aşağıdaki savunmaları ileri sürer. Her biri için önceden hazırlık yapılmalıdır:
- “Yatırımcı zaten yoğun işlem yapıyor”: Kısa sürede çok sayıda alım satım yapan yatırımcının zararının kendi işlem tarzından kaynaklandığı ileri sürülür. Yukarıda anılan 2026 tarihli istinaf kararına konu ilk derece kararı bu gerekçeye dayanıyordu. Bu savunmaya karşı, yatırımcının işlemleri manipülasyon dönemi içinde ve dışında ayrı ayrı analiz edilmeli; yalnızca manipülasyona bağlanabilen işlemler talep edilmelidir.
- “Yatırımcı kendi analiziyle karar verdi”: Bir ilk derece kararında, davacının yurt dışı yerleşik bir yatırım fonu olduğu ve yatırım kararlarını uzman kadroların hazırladığı raporlara göre verdiği gözetilerek, fiyat hareketlerini görüp alım yaptığı iddiası kabul edilmemiştir (İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/666, K. 2023/50, T. 18.01.2023). Kurumsal yatırımcılar için bu savunma daha güçlüdür. Bireysel yatırımcı ise alım kararının sosyal medya paylaşımları veya aracı kurum yönlendirmesiyle verildiğini gösterebiliyorsa, bu durum hem illiyeti hem de ek davalıları gündeme getirir; bkz. sosyal medyada hisse tavsiyesi ve aracı kurumun yönlendirme sorumluluğu.
- “Düşüş şirketin kötü yönetiminden kaynaklandı”: İhraççı şirketteki olumsuz gelişmeler, fiyat düşüşünün alternatif açıklaması olarak sunulur. Manipülasyon ile şirket yöneticilerinin sorumluluğu iç içe geçmişse, zararın doğrudan mı yoksa şirket zararına bağlı dolaylı zarar mı olduğu ayrıca tartışılır; bu ayrım halka açık şirketlerde yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda anlatılmaktadır.
- “Riskli işlem yapıldı”: TBK m.52/1 uyarınca zarar gören, zararın doğmasında veya artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir. SPK’nın işlem yasağı tedbirleri, Borsa İstanbul’un tek fiyat veya brüt takas gibi önlemleri ve kamuya açık uyarılardan sonra yapılan yüksek kaldıraçlı alımlar bu indirimi gündeme getirebilir.
TBK m.50/2, zararın miktarı tam ispat edilemediğinde hâkime hakkaniyete uygun bir miktar belirleme yetkisi verir. Ancak bu hüküm, zararın varlığının ispatı yükünü kaldırmaz. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin yukarıda anılan kararında, davacının zararın hakkaniyete göre belirlenmesi talebi, somut zarar ispatlanamadığı için sonuç vermemiştir. Hükmün işlevi, varlığı kanıtlanmış ama tutarı kesin hesaplanamayan zarar için devreye girmektir. Kusurun ağırlığı ise tazminatın kapsamının belirlenmesinde ayrıca dikkate alınır (TBK m.51/1); kasten işlenen manipülasyonda bu ölçüt yatırımcı lehine işler.
KAP Açıklamasına Dayanan Manipülasyonda İlliyet Karinesi
Manipülasyon, şirketin kamuyu aydınlatma platformunda yaptığı yanlış veya yanıltıcı açıklamalar yoluyla yapılmışsa, açıklamayı imzalayanlara karşı SPKn m.32’ye dayanan özel bir yol açılır. m.32/4, açıklamadan hemen sonra alınan ve gerçeğe uygun bilginin ortaya çıkmasından hemen sonra satılan araçlarda doğan zararda illiyet bağının kurulmuş sayılacağını öngörür. Bu karine, işlem bazlı manipülasyonda bulunmayan önemli bir ispat kolaylığıdır.
Karinenin sınırları da kanunda gösterilmiştir. Alım satımın açıklamaya dayanmaması, bilgilerin yanlış olduğunun bilinmesine rağmen işlem yapılması, düzeltmenin işlemden önce ilan edilmiş olması veya bilgi doğru olsaydı da zarar doğacak olması hâlinde talep reddedilir (m.32/5). Talep, zararın doğduğu tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar (m.32/6). İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesinin yukarıda anılan kararında davacı m.32/4 karinesine dayandığı hâlde, bilirkişi raporlarına göre değer kaybının diğer etkenlerden kaynaklandığı kabul edilerek dava reddedilmiştir. Bu sorumluluk rejiminin tamamı kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat yazımızda anlatılmıştır.
Manipülasyon Zararı Hesaplamada Bilirkişi İncelemesi
Manipülasyon zararı teknik bilgi gerektirdiğinden mahkeme bilirkişiye başvurur (HMK m.266). Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, bu tür davalarda manipülasyon iddiası konusunda bilirkişilik yapmaya ehil ve aralarında SPK uzmanlarının bulunduğu bir heyetten denetime elverişli rapor alınması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2024/393, K. 2025/848, T. 17.12.2025). Heyette sermaye piyasası mevzuatı, borsa işlemleri ve finansal hesaplama alanlarında uzman kişilerin bulunması önerilir.
Bilirkişiye sorulması gereken sorular
HMK m.273/1’e göre mahkeme, bilirkişiyi görevlendirirken tarafların görüşünü alır ve soruları açıkça belirler. Bu aşama, davacının hesabı yönlendirebileceği en önemli fırsattır. Önerilen sorular şunlardır:
- SPK raporunda belirtilen manipülasyon dönemi ve bu dönemde hisse fiyatı ile işlem hacminin BIST 100 ve sektör endeksinden ayrışma oranı nedir?
- Davacının her bir alım ve satım işlemi, tarih, saat, fiyat ve miktar olarak manipülasyon dönemine göre nasıl dağılmaktadır?
- Davacının alımlarının karşı tarafında davalı veya birlikte hareket ettiği hesaplar yer almakta mıdır?
- Manipülasyon olmasaydı davacının alım tarihlerinde oluşacak tahmini fiyat nedir ve hangi yöntemle belirlenmiştir?
- Temettü, sermaye artırımı, komisyon ve kredi faizi düzeltmeleri yapıldığında davacının zararı nedir?
- Davacı hisseleri elde tutuyorsa, farklı hesap tarihlerine göre zarar ne kadardır?
- Fiyat düşüşünde şirkete özgü haber veya genel piyasa koşullarının payı ayrıştırılabilir mi?
Raporun denetimi
Bilirkişi, uzmanlığı dışındaki konularda açıklama yapamaz ve hukuki nitelendirmede bulunamaz (HMK m.279/4). Raporda “illiyet bağı yoktur” gibi hukuki sonuçlara ulaşılmışsa bu durum itiraz konusu yapılmalıdır. Rapora tebliğden itibaren iki hafta içinde itiraz edilebilir; teknik çalışma gerektiren durumlarda bir defaya mahsus iki haftalık ek süre istenebilir (m.281/1). Mahkeme ek rapor alabilir veya yeni bilirkişi atayabilir (m.281/2-3). Taraflar ayrıca uzmanından bilimsel mütalaa alarak dosyaya sunabilir (m.293). Çelişkili raporlar varsa mahkemenin bu çelişkiyi gidermesi gerekir; ancak mahkemeler farklı dosyalarda alınan raporların kendi dosyasındaki raporla çelişmediğini kabul edebilir, nitekim İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi başka bir ticaret mahkemesi dosyasındaki raporla çelişki iddiasını yerinde görmemiştir.
Fiyat verileri ve aracı kurum kayıtları zamanla elde edilmesi zorlaşabilecek delillerdir. Dava açılmadan önce bu kayıtların tespiti için delil tespiti yoluna gidilebilir (HMK m.400). Manipülasyonun idari yaptırıma bağlanan hâlleri piyasa bozucu eylem yazımızda, suç boyutu ise piyasa dolandırıcılığı suçu yazımızda anlatılmıştır.
Manipülasyon Zararı Hesaplamada Talep Miktarı, Faiz ve Masraf Riski
Dava açılırken zararın kesin tutarı çoğu zaman bilinmez. 7589 sayılı Kanunla belirsiz alacak davası kaldırıldığından yatırımcı kısmi dava açabilir ve talebini tahkikatın sonuna kadar bir defaya mahsus artırabilir; artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Talep artırımı yapılmazsa mahkeme bilirkişinin bulduğu daha yüksek tutara hükmedemez.
Faiz bakımından haksız fiilde borçlu, fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşer (TBK m.117/2). Manipülasyonda fiil tarihi olarak her bir alım tarihi veya manipülasyonun sona erdiği tarih gösterilebilir; dava dilekçesinde bu tarihin ve faiz türünün açıkça belirtilmesi gerekir.
Masraf riski de göz ardı edilmemelidir. Davanın reddi hâlinde yatırımcı, davalı lehine vekâlet ücreti ve yargılama giderlerini öder. İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, maddi tazminat istemlerinin tamamen reddi hâlinde vekâlet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre belirlenmesi gerektiğini belirterek, nispi vekâlet ücretine hükmeden kararı bu yönden de hatalı bulmuştur (İstanbul BAM 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/231, K. 2026/2631, T. 20.05.2026). Birden çok davalıya karşı açılan davalarda her davalı yönünden ayrı vekâlet ücreti riski doğabileceği de hesaba katılmalıdır.
2026 fon soruşturmasına konu hisselerde zarar eden yatırımcılar için bu hesap yöntemleri doğrudan uygulanabilir; olayın özel yönleri fon soruşturmasından doğan hisse zararı yazımızda anlatılmıştır. Sermaye piyasası alanındaki diğer uyuşmazlıklar için sermaye piyasası hukuku rehberimize göz atabilirsiniz.
Sık Sorulan Sorular
Manipülasyon zararı nasıl hesaplanır?
Yatırımcının alım fiyatı ile manipülasyon olmasaydı oluşacak fiyat arasındaki fark, işlem adediyle çarpılarak hesaplanır. Bu hesap endeks ve sektör hareketleriyle düzeltilir; temettü, sermaye artırımı ve komisyon gibi kalemler ayrıca dikkate alınır.
Alış ve satış fiyatı arasındaki farkın tamamını isteyebilir miyim?
Talep edebilirsiniz, ancak mahkemeler bu farkın tamamını kendiliğinden manipülasyona bağlamaz. Piyasanın genel düşüşü ve şirkete özgü gelişmelerden kaynaklanan kısım ayrıştırılır.
Hisseyi hâlâ elimde tutuyorsam zararım nasıl hesaplanır?
Yapay fiyattan alım yapıldığı anda zarar doğduğu savunulabilir. Hesap tarihi olarak düzeltme sonrası makul bir dönemin ortalama fiyatı, dava tarihi veya bilirkişi incelemesine en yakın tarih önerilebilir; bilirkişiden alternatif hesaplar istenmelidir.
Manipülasyon başlamadan önce aldığım hisseler için tazminat alabilir miyim?
Zorlaşır. Bu hisselerde yapay yükselişten yararlanmış olabilirsiniz; düşüşün manipülasyonla bağlantısını ayrıca göstermeniz gerekir.
Çok sayıda işlem yapmam davamı etkiler mi?
Etkileyebilir. Davalılar zararın kendi işlem tarzınızdan kaynaklandığını ileri sürer. İşlemlerinizin manipülasyon dönemi içinde ve dışında ayrı ayrı analiz edilmesi bu savunmayı zayıflatır.
Bilirkişi raporuna nasıl itiraz edilir?
Rapor tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde, eksikliklerin tamamlanması, açıklama yapılması veya yeni bilirkişi atanması istenebilir. Teknik çalışma gerekiyorsa bu süre içinde başvurularak bir defaya mahsus iki haftalık ek süre alınabilir.
Kendi uzmanımdan rapor alabilir miyim?
Evet. HMK m.293 uyarınca taraflar uzmanından bilimsel mütalaa alarak dosyaya sunabilir. Hâkim uzmanı duruşmada dinleyebilir.
Zararın tam tutarını bilmiyorsam dava nasıl açılır?
Kısmi dava açılır ve bilirkişi raporundan sonra talep bir defaya mahsus artırılır. Artırılan kısım için zamanaşımı dava tarihinde kesilmiş sayılır.
Tazminata hangi tarihten faiz işler?
Haksız fiilde borçlu fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşer. Manipülasyonda bu tarih her alım tarihi veya manipülasyonun sona erdiği tarih olarak gösterilebilir.
Yoksun kaldığım kârı da isteyebilir miyim?
İsteyebilirsiniz, ancak paranın başka bir yatırımda değerlendirileceği ve elde edilecek kazanç somut olarak ispatlanmadıkça kabul görmez.
KAP açıklamasına güvenerek aldıysam hesap farklı mı olur?
SPKn m.32/4 açıklamadan hemen sonra alıp gerçek bilgi ortaya çıktıktan hemen sonra sattığınız hâllerde illiyet bağını kurulmuş sayar. Ancak talep, zararın doğduğu tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar.
Dava reddedilirse ne kadar masraf öderim?
Yargılama giderleri ve davalı lehine vekâlet ücreti ödenir. Maddi tazminat isteminin tamamen reddinde vekâlet ücretinin tarifenin maktu ücret bölümüne göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin istinaf kararı bulunmaktadır.
Sonuç
Manipülasyon zararı hesaplama, borsa manipülasyonu tazminat davasının en teknik ve en belirleyici aşamasıdır. Mahkemeler, yatırımcının alış ve satış fiyatı arasındaki farkı değil, manipülasyonun bu farka katkısını arar. Bunun için alım tarihlerinin manipülasyon dönemiyle karşılaştırılması, fiyat hareketinin endeks ve sektörden ayrıştırılması, temettü ve sermaye artırımı gibi düzeltmelerin yapılması ve hesap dökümleriyle doğrulanmış bir zarar tablosu sunulması gerekir.
Davanın sonucu çoğu zaman bilirkişi görevlendirmesinde sorulan sorulara ve rapora yapılan itirazın niteliğine bağlıdır. Zarar tablonuzun hazırlanması ve bilirkişi incelemesinin doğru yönlendirilmesi için sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Avukat Fatih SEFER