Marka Başvurusuna İtiraz: Süre, Şartlar ve Usul

Marka başvurusuna itiraz, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) tarafından Resmî Marka Bülteni’nde yayımlanan bir marka başvurusunun, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.5 veya m.6 uyarınca tescil edilmemesi gerektiğini ileri süren ilgili kişinin, yayım tarihinden itibaren iki ay içinde Kuruma yaptığı yazılı, gerekçeli ve ücretli idari başvurudur. SMK m.18’deki bu yol, başkalarının önceki haklarını veya tescile ilişkin mutlak engelleri ileri sürmeye imkân verir. SMK m.17’deki ücretsiz ve taraf sıfatı doğurmayan üçüncü kişi görüşü ise ayrı bir mekanizmadır. İki yolun muhatabı aynı Kurum olsa da başvuru ehliyeti, süre, dayanak ve hukuki sonuçları farklıdır.

Yayıma İtiraz ile Üçüncü Kişi Görüşü Arasındaki Fark

Bir marka başvurusu şekli incelemeden ve mutlak ret nedenleri bakımından ilk değerlendirmeden geçerek yayımlanabilir. Ancak yayım, markanın kesin olarak tescil edildiği anlamına gelmez. Başvurunun üçüncü kişilerin haklarını ihlal ettiği veya kanuni tescil engelleri içerdiği bu aşamada gündeme getirilebilir. Marka başvuru sürecinin temel aşamaları ile yayıma itirazın birbirinden ayrılması gerekir.

SMK m.17 ve m.18, üçüncü kişilerin Kuruma bilgi sunması için farklı yollar düzenlemiştir:

ÖlçütYayıma itiraz – SMK m.18Üçüncü kişi görüşü – SMK m.17
Başvurabilecek kişiİlgili kişiHerkes
SüreBaşvurunun yayımından itibaren iki ayYayımdan sonra, marka tescil edilene kadar
Hukuki dayanakSMK m.5 veya m.6SMK m.5/1-ç hariç, m.5/1’in diğer bentleri
Ücretİtiraz ücretinin süresinde ödenmesi gerekirGörüş bildirmek için itiraz ücreti öngörülmez
Usuli konumİtiraz incelemesinin tarafıdırGörüş veren kişi Kurum işlemlerine taraf olmaz
Başlıca sonuçİtiraz hakkında kabul veya ret kararı verilirKurum görüşü yerinde bulursa başvuruyu kısmen veya tamamen reddedebilir

Bu ayrım yalnızca isimlendirme farkı değildir. Örneğin önceden tescilli bir markayla karıştırılma ihtimalini ileri süren hak sahibi, kural olarak SMK m.18 uyarınca süresinde itiraz etmelidir. Buna karşılık piyasada kullanılan bir ibarenin ilgili ürünler için doğrudan cins adı olduğunu Kuruma bildirmek isteyen kişi, SMK m.17 kapsamında üçüncü kişi görüşü sunabilir. Üçüncü kişi görüşü, kaçırılmış bir nispi ret itirazını sonradan yapmanın yolu değildir.

Marka Başvurusuna İtiraz Süresi Ne Zaman Başlar?

SMK m.18/1 uyarınca yayıma itiraz süresi iki aydır ve başlangıç noktası, marka başvurusunun Resmî Marka Bülteni’nde yayımlandığı tarihtir. Başvuru sahibinin TÜRKPATENT’e ilk müracaat ettiği tarih, itiraz edenin markayı fiilen öğrendiği gün veya taraflar arasındaki ihtarın tarihi bu sürenin başlangıcı değildir. Sürenin hesabında yayıma ilişkin resmî kayıt esas alınır.

Hukuki dayanak: SMK m.18/1-2, itirazın yayım tarihinden itibaren iki ay içinde yapılmasını, yazılı ve gerekçeli olmasını; bu süre içinde itiraz ücretinin ödenerek ödendiği bilgisinin Kuruma sunulmasını arar. Gerekçelerin süresinde bildirilmemesi hâlinde itiraz yapılmamış sayılır.

İki aylık süre, itiraz hakkının kullanılmasına ilişkin kanuni süredir; tarafların özel anlaşmasıyla uzatılamaz. Son günün resmî tatil veya hafta sonuna rastlaması gibi süre hesabına ilişkin durumlarda ilgili genel usul ve elektronik işlem kuralları ayrıca dikkate alınır. Bu nedenle işlem, son güne bırakılmadan yayım kaydı, gerekçeler ve ödeme bilgisi birlikte kontrol edilerek tamamlanmalıdır.

İtiraz gerekçesi ile ek delil aynı süreye mi tabidir?

Hayır. İtirazın hangi hukuki sebeplere dayandığı iki aylık süre içinde belirtilmelidir; süre sona erdikten sonra yeni bir itiraz gerekçesi ileri sürülerek başlangıçtaki başvuru genişletilemez. Buna karşılık Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.28/5, tarafların karar verilene kadar daha önce ileri sürdükleri görüş, iddia ve gerekçeleri destekleyici ek bilgi ve belge sunabilmesine imkân tanır. Kurum tarafından belirlenen özel delil sunma süreleri saklıdır.

Özellikle kullanım ispatı bakımından Yönetmelik m.29-30’da daha sıkı, özel süre ve delil kuralları bulunduğundan, genel ek belge sunma imkânı bu özel rejimi bertaraf etmez. Konunun beş yıllık koşulu ve usulü marka itirazında kullanım ispatı incelemesinin konusudur.

Kimler Marka Başvurusuna İtiraz Edebilir?

SMK m.18/1, yayıma itiraz hakkını ilgili kişilere tanır. Bu kavram, ileri sürülen ret sebebinin koruduğu menfaatle bağlantılı olarak değerlendirilir. Herhangi bir hukuki veya meşru menfaat ilişkisi bulunmadan, sırf rakibin başvurusunu geciktirmek amacıyla yapılan başvurular ilgili kişi kavramının işleviyle bağdaşmaz.

Önceki haklara dayanan itiraz sahipleri

  • Önceki tarihli marka sahibi: SMK m.6/1 kapsamında kendi tescilli veya önceki tarihli başvuru konusu markasına dayanarak karıştırılma ihtimali ileri sürebilir. Marka benzerliği ve karıştırılma ihtimali ayrıca değerlendirilir.
  • Ticari vekil veya temsilci karşısındaki marka sahibi: SMK m.6/2 kapsamında izinsiz başvuruya karşı çıkabilir. Özel koşullar ticari vekilin izinsiz marka tescili konusuna aittir.
  • Tescilsiz önceki işaret üzerinde hak sahibi olan kişi: SMK m.6/3 kapsamında başvuru veya rüçhan tarihinden önce kazanılan hakka dayanabilir. Bunun maddi koşulları tescilsiz markanın önceki kullanım yoluyla korunması kapsamında incelenir.
  • Tanınmış markaya dayanan hak sahibi: SMK m.6/4 veya m.6/5’in farklı koşulları altında itiraz edebilir. Tanınmışlığın ileri sürülmesi, her durumda kendiliğinden tüm sınıflarda ret anlamına gelmez; ayrıntılar tanınmış marka korumasına ilişkindir.
  • Kişi adı, ticaret unvanı, telif hakkı veya başka fikrî mülkiyet hakkının sahibi: SMK m.6/6 uyarınca başvuru işareti ilgili hakkı içeriyorsa itirazda bulunabilir. Telif hakkı temelli özel koşullar önceki telif hakkına dayanarak marka başvurusuna itiraz incelemesinde açıklanır.

Kötü niyet iddiasına dayanan kişiler de SMK m.6/9 kapsamında korunmaya değer menfaatleriyle bağlantılı olguları ileri sürebilir. Salt benzerlik ile başvuru sahibinin dürüstlük kuralına aykırı amacı aynı olgu değildir. Bu nedenle kötü niyetli marka tescili iddiasının maddi dayanakları ayrı değerlendirilmelidir.

Mutlak ret nedenlerinde ilgili kişi

SMK m.5’e dayanan itirazlarda kamu yararı boyutu ağırlık kazanır. Örneğin belirli bir ürün adının herkes tarafından kullanılabilmesi gerektiğini ileri süren rakip teşebbüsün, ticari faaliyet alanı nedeniyle ilgili kişi sıfatı bulunabilir. Ancak SMK m.18’in “ilgili kişi” şartı ile SMK m.17’nin “herkes görüş sunabilir” hükmü aynı değildir. İlgili kişi sıfatı tartışmalıysa, kanunun izin verdiği sebepler bakımından üçüncü kişi görüşü alternatif bir bilgi sunma kanalı olabilir.

Türkiye dışında yerleşik kişiler bakımından ayrıca SMK m.160/3 uygulanır. Bu kişiler Kurum nezdindeki işlemlerde sicile kayıtlı marka veya patent vekili tarafından temsil edilir; vekille temsil edilmeden bizzat yapılan işlemler kanun gereği yapılmamış sayılır.

Yayıma İtiraz Nasıl Yapılır?

Yayıma itirazın muhatabı TÜRKPATENT’tir. İtiraz, Yönetmelik m.28/2 uyarınca gerekçelerin ilgili kanun maddesi ve fıkrası belirtilerek ayrıntılı biçimde açıklandığı, usulüne uygun imzalı itiraz formuyla yapılır. Başvurunun elektronik işlem kanallarından yürütülmesi, gerekçe ve ücret koşullarını ortadan kaldırmaz.

  1. Yayım bilgilerini belirleme: İtiraz edilecek marka başvurusunun numarası, işaret örneği, başvuru sahibi, yayım tarihi ve mal veya hizmet listesi kontrol edilir. Yayımdaki işaretin başka bir başvuruyla karıştırılmaması gerekir.
  2. İtirazın kapsamını sınırlandırma: İtirazın başvurudaki mal veya hizmetlerin tümüne mi yoksa yalnız belirli kalemlerine mi yönelik olduğu açıkça gösterilir. Nice sınıflandırması yardımcı olmakla birlikte, benzerlik sırf sınıf numarasına göre belirlenmez.
  3. Kanuni gerekçeyi açıklama: Dayanılan SMK m.5 veya m.6 hükmü gösterilir; önceki hak, tescil engeli ya da ilgili olaylar somutlaştırılır. Sadece “markalar benzerdir” ifadesi, somut ilişkinin ortaya konulmasının yerini tutmaz.
  4. İddiaları dayanaklandırma: Marka sicili kayıtları, önceki başvuru veya tescil bilgileri, tarihli kullanım belgeleri, ticari ilişki ve hak sahipliği belgeleri ile gerektiğinde diğer destekleyici materyaller dosyaya eklenir.
  5. Ücret ve süreyi tamamlama: İtiraz ücreti iki aylık süre içinde ödenir ve ödeme bilgisi yine bu sürede Kuruma sunulur. Ücretin yatırılması tek başına, gerekçesiz bir başvuruyu usulüne uygun hâle getirmez.

Kanun ve Yönetmelik, itiraz gerekçeleri ile ücretin iki aylık süre içinde tamamlanmasına imkân verir. Buna karşılık bu süre dolduktan sonra önceki başvuruya yepyeni bir hukuki dayanak eklenmesi, mevcut gerekçeyi destekleyen belge sunulmasından farklıdır. Yayıma itiraz hazırlığı, başvuru öncesi benzerlik araştırmasından da farklıdır: burada artık yayımlanmış belirli bir başvurunun tescilinin engellenmesi istenmektedir.

Hangi Ret Nedenlerine Dayanılabilir?

SMK m.18, yayıma itirazın hem mutlak ret nedenlerine (m.5) hem nispi ret nedenlerine (m.6) dayanabileceğini düzenler. Başlıca ayrım, birincisinin işaretin tescil edilebilirliği ve kamusal menfaatle; ikincisinin önceki kişisel haklar ve bu haklarla çatışmayla ilgili olmasıdır.

Mutlak ret nedenlerine dayanılması

İşaretin ilgili mal veya hizmetler bakımından ayırt edici olmaması, doğrudan tanımlayıcı olması, halkı yanıltması veya kamu düzenine aykırılık oluşturması gibi meselelerde SMK m.5 gündeme gelebilir. Burada itiraz edenin yalnızca ticari bir hoşnutsuzluğu değil, ilgili bentteki somut tescil engelini ortaya koyması gerekir. Marka tescilinde mutlak ret nedenlerinin kapsamı ayrı hukuki meseledir. Kullanımla ayırt edicilik kazanıldığı iddiasının koşulları da kullanım sonucu ayırt edicilik başlığı altında ele alınır.

Nispi ret nedenlerine dayanılması

Önceki tarihli marka ve işaretlerle çatışma, tanınmışlık, başka kişilere ait haklar veya kötü niyet SMK m.6 kapsamında değerlendirilebilir. Bu iddialarda itiraz edenin dayandığı hakla başvuru arasındaki bağın gösterilmesi önemlidir. Ayrıntılı nispi ret nedenleri incelemesi, burada anlatılan itiraz usulünün yerine geçmez.

SMK m.5/1-ç ile m.6/1 karıştırılmamalıdır: İlki aynı veya aynı türdeki mal ya da hizmetlere ilişkin önceki markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler bakımından Kurumun resen değerlendirdiği bir tescil engelidir. İkincisi ise ilgili kişinin itirazına bağlı olarak, önceki markayla karıştırılma ihtimalinin daha geniş çerçevede incelenmesine imkân verir. İki düzenleme farklı hukuki şartlar içerir; tek bir görsel ayrıntının varlığı da her somut olayda kendiliğinden kesin sonucu belirlemez.

Üçüncü Kişi Görüşünün Kapsamı ve Sınırları

SMK m.17’ye göre, marka başvurusu yayımlandıktan sonra herkes, markanın tesciline kadar Kuruma yazılı ve gerekçeli görüş sunabilir. Ancak görüş yalnızca SMK m.5/1’in (ç) bendi dışındaki mutlak ret nedenlerine dayanabilir. SMK m.6 kapsamındaki önceki hak iddiaları üçüncü kişi görüşü yoluyla ileri sürülerek yayıma itirazın süre ve taraf şartları aşılamaz.

Örneğin bir sektörün genel ürün adının tek bir işletme adına tescil edilmesine ilişkin tanımlayıcılık iddiası, somut gerekçeleriyle görüşe konu edilebilir. Buna karşılık “Bu işaret benim önceki markamla karıştırılabilir” iddiası esasen nispi ret nedenine dayanır ve ilgili kişinin süresinde yapacağı yayıma itirazda ele alınmalıdır.

SMK m.17/1-2: Görüş bildirenler Kurum nezdindeki işlemlere taraf olamaz. Kurum, sunulan görüşü yerinde bulursa başvuruyu ilgili mal veya hizmetler yönünden kısmen veya tamamen reddeder.

Görüş veren kişinin taraf sıfatı bulunmaması, salt görüş verme işleminden bir itiraz sahibi gibi kararın kendisine tebliğini, karşı görüş alışverişine katılmayı veya sırf görüşünün kabul edilmemesine dayanarak idari itiraz hakkı kullanmayı talep edemeyeceği anlamına gelir. Bununla birlikte kişinin ayrıca bağımsız bir hukuki hakkı ve dava veya itiraz ehliyeti bulunup bulunmadığı farklı bir konudur; SMK m.17, bu diğer hakların varlığı hakkında kendiliğinden sonuç doğurmaz.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2022 tarihli, E.2020/1520, K.2022/1269 sayılı kararında da SMK m.17 kapsamında görüş bildirilmesi ile SMK m.18 kapsamında taraf sıfatıyla yayıma itirazda bulunulması birbirinden ayrılmıştır. Daire, somut dosyada mutlak ret nedenini de ileri süren kişinin yalnızca görüş bildiren değil, yayıma itiraz eden taraf olduğuna dikkat çekerek YİDK kararının iptali davasındaki taraf sıfatını bu çerçevede değerlendirmiştir.

İtirazın İncelenmesi, Cevap ve Deliller

Usulüne uygun yayıma itiraz üzerine TÜRKPATENT, SMK m.19/1 gereğince başvuru sahibinden görüş ister. Yönetmelik m.28/4 uyarınca başvuru sahibine görüş sunması için bir ay süre verilir. Kurum gerekli görürse taraflardan ek bilgi, belge veya gerekçelerle ilgili açıklama isteyebilir ve bu amaçla bir aylık süre tanıyabilir. Cevap ya da istenen belgeler süresinde sunulmazsa, inceleme mevcut dosya üzerinden yapılır; yalnızca cevap verilmemiş olması itirazın otomatik kabulü anlamına gelmez.

Başvuru sahibinin marka itirazına cevap verirken başvurunun kapsamını, itirazda dayanılan hakların durumunu ve ileri sürülen gerekçelerin yerindeliğini tartışma imkânı vardır. Bu makalenin konusu ise esas itibarıyla itiraz eden üçüncü kişinin usuli konumu ve işlem sırasıdır.

İtiraz eden hangi belgeleri sunabilir?

İtirazda dayanılan hukuki sebebe göre, önceki marka sicili kayıtları, rüçhan bilgileri, hak sahipliğini gösteren belgeler, tarihli ticari evrak, taraflar arasındaki sözleşmeler, yazışmalar veya ilgili piyasaya ilişkin veriler anlam taşıyabilir. Delillerin ispat ettiği olay, ilgili tarih ve itirazın yöneltildiği mal veya hizmetler açıklanmalıdır. Her iddia bakımından aynı belge türünün gerekli olduğu varsayılamaz.

Önceki markanın ciddi kullanımının istenmesi, sıradan bir ek belge talebinden farklıdır. SMK m.19/2 kapsamındaki kullanım ispatı talebi ancak başvuru sahibinin koşulları varsa gündeme gelir; talebin süresi, beş yıllık eşik ve ispat edilemeyen mal veya hizmetlerin etkisi özel kurallara tabidir. Kullanım ispatı delillerinin niteliği ve ispat gücü bu nedenle ayrı değerlendirilir.

İtirazın tüm mal ve hizmetler bakımından kabulü zorunlu mudur?

Hayır. SMK m.19/3 uyarınca Kurum, başvurunun yalnızca belirli mal veya hizmetler bakımından tescil edilemeyeceğine karar verirse bu kısım için ret kararı verir; itiraza konu olmayan veya itirazın kabul edilmediği kalemler bakımından süreç devam edebilir. İtiraz dilekçesinde mal ve hizmet listesinin ayrıntılı incelenmesinin nedeni budur.

İtirazın Geri Çekilmesi ve Uzlaşma

Yayıma itiraz, Kurum tarafından itiraz hakkında karar verilmeden önce geri çekilebilir. Sınai Mülkiyet Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik m.33 uyarınca geri çekme için ilgili formun sunulması; işlem vekil aracılığıyla yapılıyorsa geri çekme yetkisini açıkça içeren vekâletnamenin bulunması gerekir. Birden fazla bağımsız itiraz mevcutsa, tek itiraz sahibinin geri çekme işlemi diğerlerinin usulüne uygun başvurularını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.

İtirazın geri çekilmesi, başvurunun otomatik ve koşulsuz tescil edileceği anlamına gelmez. Başka itirazlar veya Kurumun resen dikkate alması gereken tescil engelleri varsa bunların değerlendirilmesi sürer. Özellikle mutlak ret nedenleri bakımından Kurumun kendi kanuni inceleme sorumluluğu, taraflar arasındaki özel uzlaşmayla kaldırılmaz.

SMK m.19/4 Kuruma gerekli gördüğünde tarafları uzlaşmaya teşvik etme imkânı verir; uygulanacak yöntem Yönetmelik m.32 ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu çerçevesinde şekillenir. Görüşmeler sonunda kapsamın sınırlandırılması, itirazın geri çekilmesi veya belirli kullanımlar hakkında anlaşılması gibi ihtimaller doğabilir. Ancak anlaşmanın tescil engelleri üzerindeki etkisi, ileri sürülen ret sebebine ve işlemin niteliğine bağlıdır. Marka muvafakatnamesi ile birlikte var olma sözleşmesi de kendine özgü koşulları olan ayrı hukuki araçlardır.

İtirazın Sonuçları ve Karara Karşı Başvuru

İtiraz incelemesi sonunda TÜRKPATENT, başvurunun tamamının veya belirli mal ve hizmetler yönünden reddine yahut itirazın reddine karar verebilir (SMK m.19/3). Bu ilk idari karar ile itiraz edilen başvurunun doğrudan tescilli markanın hükümsüzlüğü kararı aynı şey değildir.

SMK m.20 uyarınca Kurum kararından zarar gören taraflar, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak Kuruma itiraz edebilir. Bu ikinci süre, yayıma itirazın yayım tarihinden başlayan iki aylık süresinden farklıdır. Karara itiraz, SMK m.21 kapsamında Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından değerlendirilir ve Kurumun nihai idari kararı verilir. Bu aşamanın ayrıntıları marka reddine itiraz konusuna aittir.

Nihai YİDK kararının yargısal denetimi, idari yayıma itirazdan ayrı bir hukuk yoludur. SMK m.156/2 kapsamında Kurum kararına karşı açılan davalarda Ankara Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi görevli ve yetkilidir. Dava süresi, taraf konumu ve taleplerin değerlendirilmesi için YİDK kararının iptali davasına ilişkin ayrı usul incelenmelidir.

Başvuru tescil edilmiş ve koruma doğmuşsa, tescilden sonra ileri sürülebilecek hukuki talepler farklı koşullara bağlanır. Önceden mevcut bir tescil engelinin sonuçları marka hükümsüzlüğü davası bakımından değerlendirilir. Kaçırılmış iki aylık yayıma itiraz süresinin, her durumda üçüncü kişi görüşüyle veya sonradan açılan başka bir başvuruyla aynen geri kazanıldığı söylenemez.

Usule İlişkin Örnekler

Örnek 1 – Önceki marka sahibi: Bir işletme, önceden tescilli markasına benzeyen yeni başvurunun aynı ürün grubu bakımından Resmî Marka Bülteni’nde yayımlandığını öğrenmiştir. Yayım tarihinden itibaren iki ay içinde SMK m.6/1’e dayalı, ilgili mal ve hizmetleri belirtilmiş ve ücreti ödenmiş bir itiraz sunabilir. Karıştırılma ihtimali iddiasının kabul edilip edilmeyeceği, işaretlerin ve mal ya da hizmetlerin somut karşılaştırılmasına bağlıdır.

Örnek 2 – Herkesçe kullanılan ürün adı: Belirli bir ürünün genel tür adından ibaret olduğu düşünülen işaret yayımlanmıştır. İlgili kişi, şartları varsa SMK m.5/1 kapsamında yayıma itiraz edebilir. Ayrıca herkes, tescilden önce SMK m.17 çerçevesinde tanımlayıcılık veya ayırt edicilik eksikliği konusunda görüş bildirebilir. Görüş bildiren kişi yalnız bu işlem nedeniyle itirazın tarafı hâline gelmez.

Örnek 3 – Süresi geçen yeni sebep: Bir marka sahibi iki ay içinde yalnız karıştırılma ihtimali gerekçesine dayanarak itiraz etmiştir. Süre bittikten sonra ilk kez kötü niyet gerekçesi eklemek istemesi, mevcut gerekçeyi belgeyle güçlendirmekten farklıdır. Yeni gerekçe yönünden süre sınırı; ilk gerekçe yönünden ise Yönetmelik m.28/5’in izin verdiği destekleyici bilgi ve belge sunma imkânı dikkate alınır.

Sıkça Sorulan Sorular

Marka başvurusuna itiraz için kaç gün süre vardır?

SMK m.18’e göre süre gün olarak değil, başvurunun Resmî Marka Bülteni’nde yayımından itibaren iki ay olarak belirlenmiştir. Süre, başvuruyu sonradan öğrendiğiniz tarihte başlamaz.

İtiraz etmek için mutlaka tescilli bir markamın bulunması gerekir mi?

Hayır. İtirazın dayanağına göre tescilsiz önceki işaret üzerinde kazanılmış bir hak, kişi adı, ticaret unvanı veya başka bir fikrî mülkiyet hakkı önem taşıyabilir. Mutlak ret nedenlerinde de ilgili kişi sıfatı somut menfaatle bağlantılı değerlendirilir. Bununla birlikte her kişinin, her nispi ret nedenine dayanma yetkisi yoktur.

İki aylık itiraz süresini kaçırırsam üçüncü kişi görüşü sunabilir miyim?

Marka henüz tescil edilmemişse SMK m.17 kapsamında görüş sunulabilir; ancak yalnız SMK m.5/1-ç dışındaki mutlak ret nedenleri için. Görüş, süresi geçmiş karıştırılma ihtimali veya diğer nispi ret itirazlarının yerine geçmez.

Marka başvurusuna itiraz ücretsiz midir?

Hayır. SMK m.18 uyarınca yayıma itirazın incelenmesi için ücretin iki aylık süre içinde ödenmesi ve ödeme bilgisinin Kuruma sunulması gerekir. SMK m.17 kapsamındaki üçüncü kişi görüşünde ise yayıma itiraz ücreti aranmaz.

İtiraz başvurusuna sonra yeni belge eklenebilir mi?

Yönetmelik m.28/5 uyarınca karar verilene kadar daha önce ileri sürülmüş gerekçeleri destekleyen ek bilgi ve belgeler sunulabilir. Fakat süresi geçtikten sonra yeni itiraz sebebi eklenmesi aynı işlem değildir. Kullanım ispatına ilişkin özel süreler ayrıca uygulanır.

İtirazımın kabul edilmesi bütün marka başvurusunu düşürür mü?

Her zaman değil. SMK m.19/3 uyarınca ret, yalnızca tescil engelinin bulunduğu mal veya hizmetlerle sınırlı olabilir. Başvurunun geri kalan kısmı bakımından tescil süreci devam edebilir.

İtirazı geri çekersem marka mutlaka tescil edilir mi?

Hayır. Başka kişilerin itirazları veya Kurumun resen değerlendirmek zorunda olduğu mutlak tescil engelleri bulunabilir. Geri çekme işlemi Yönetmelik m.33’teki şekli koşullara uygun yapılmalıdır.

Sonuç

Marka başvurusuna itirazda belirleyici hususlar, doğru başvurunun Resmî Marka Bülteni’ndeki yayım tarihinin saptanması, itiraz eden kişinin ilgili kişi sıfatının ve dayandığı SMK m.5 veya m.6 hükmünün belirlenmesi, gerekçelerin iki aylık süre içinde sunulması ve ücret işleminin tamamlanmasıdır. Üçüncü kişi görüşü daha geniş kişi çevresine açıktır; ancak yalnız kanunda belirtilen mutlak ret nedenlerine dayanabilir ve görüş verene taraf sıfatı kazandırmaz. İlk idari karara karşı başvuru ile nihai YİDK kararının yargısal denetimi ise birbirinden ayrı aşamalardır.

Yayımlanmış bir işarete karşı ileri sürülecek hakların, usuli sürenin ve uygun hukuki yolun birlikte değerlendirilmesi gereken durumlarda, marka hukuku alanındaki hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık hizmetleri çerçevesinde somut başvuru dosyasının incelenmesi önem taşır.

Yazar Avukat Fatih Sefer