6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6. maddesinde düzenlenen marka tescilinde nispi ret nedenleri, önceki marka sahiplerinin ve diğer hak sahiplerinin itirazı üzerine bir marka başvurusunun tamamen veya belirli mal ve hizmetler bakımından reddedilmesini sağlayan hukuki sebeplerdir. En yaygın neden, önceki markayla ilişkilendirilme ihtimalini de içeren karıştırılma ihtimalidir. Bunun yanında tescilsiz önceki haklar, tanınmış markalar, ticari temsilcinin izinsiz başvurusu, kişi adı ve telif hakkı gibi başka haklarla çatışma, yenilenmeyen markalara özgü geçici koruma ve kötü niyet de SMK m.6 kapsamındadır. Ret sebebinin gerçekleşip gerçekleşmediği; itiraz edenin hak sahipliğine, ilgili tarihe, işaretlerin ve mal veya hizmetlerin karşılaştırılmasına ve somut delillere göre belirlenir.
İçindekiler
- Nispi Ret Nedenleri Nedir, Mutlak Retten Nasıl Ayrılır?
- SMK m.6’daki Dokuz Nispi Ret Nedeni
- Önceki Marka ve Karıştırılma İhtimali (m.6/1)
- Ticari Vekil veya Temsilcinin İzinsiz Başvurusu (m.6/2)
- Tescilsiz Marka ve Önceki Kullanım Hakkı (m.6/3)
- Tanınmış Markalara Dayanan İtirazlar (m.6/4–5)
- Kişi Adı, Ticaret Unvanı ve Diğer Fikrî Haklar (m.6/6)
- Yenilenmeyen Markalara İlişkin Koruma (m.6/7–8)
- Kötü Niyetli Başvuru (m.6/9)
- İspat, Kullanım İspatı ve Savunmalar
- İtiraz, Karara İtiraz ve Dava Süreleri
- Doğrulanmış Yargı Kararları ve Uygulama Örneği
- Sıkça Sorulan Sorular
- Sonuç
Nispi Ret Nedenleri Nedir, Mutlak Retten Nasıl Ayrılır?
Nispi ret nedenlerinde korunan menfaat, kural olarak önceki bir hak veya hak sahibinin hukuken korunmaya değer konumudur. Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT), SMK m.6 kapsamında üçüncü kişinin önceki hakkını kendiliğinden ileri sürmek yerine ilgili kişinin usulüne uygun itirazını değerlendirir. Bu nedenle tescil araştırmasında yalnızca işaretin marka olabilecek nitelikte bulunması yetmez; başkasının öncelikli hakları da araştırılmalıdır.
SMK m.5’teki mutlak ret nedenleri ise esasen işaretin tescile elverişliliğini ve kamu yararını koruyan, Kurum tarafından resen incelenen engellerdir. İki rejim arasındaki ayrım özellikle önceki markayla ayniyet söz konusu olduğunda önemlidir. SMK m.5/1-ç, aynı veya aynı tür mal ya da hizmetler bakımından önceki markayla aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin resen reddini öngörür. SMK m.6/1 ise itiraz üzerine yürütülen, ayniyetin yanında daha geniş benzerlik ve karıştırılma ihtimali değerlendirmesine de imkân veren ayrı bir temeldir.
Bir marka başvurusunun başvuru tarihinin ve varsa rüçhan tarihinin saptanması, hangi hakkın önceye dayandığının belirlenmesinde başlangıç noktasıdır. Başvuru belgeleri ve işlem sırası için marka başvuru süreci, yabancı ilk başvurulara dayalı öncelik iddiaları için ise marka rüçhan hakkı ayrıca değerlendirilmelidir.
SMK m.6’daki Dokuz Nispi Ret Nedeni
| Hüküm | Ret sebebi | Belirleyici husus |
|---|---|---|
| m.6/1 | Önceki markayla karıştırılma ihtimali | İşaret ve mal/hizmet ayniyeti veya benzerliği; tüketici algısı |
| m.6/2 | Ticari vekil/temsilcinin izinsiz başvurusu | Temsil ilişkisi, izin ve haklı sebep |
| m.6/3 | Tescilsiz önceki marka veya ticarette kullanılan işaret | Başvuru/rüçhandan önce kazanılmış hak |
| m.6/4 | Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka | Aynı veya benzer mal/hizmetlerde koruma |
| m.6/5 | Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaşan önceki marka | Haksız yarar, itibar zararı veya ayırt ediciliğin zedelenmesi; haklı sebep istisnası |
| m.6/6 | Kişi ismi, unvan, fotoğraf, telif ve diğer fikrî haklar | Önceki hakkın varlığı ve başvuruya konu işarette yer alması |
| m.6/7 | Yenilenmeyen ortak/garanti markası | Korumanın bitiminden itibaren üç yıllık dönem |
| m.6/8 | Yenilenmeyen diğer tescilli marka | İki yıllık dönem ve bu dönemde kullanım koşulu |
| m.6/9 | Kötü niyetli başvuru | Başvurunun dürüstlük kuralına aykırı amacına ilişkin olgular |
Tablodaki sebepler ayrı ayrı veya olayın elverdiği ölçüde birlikte ileri sürülebilir. Ancak her bir sebebin koşulları ayrı gerekçelendirilmeli; önceki tescilin varlığından otomatik olarak tanınmışlık, kötü niyet veya başka bir fikrî hak ihlali sonucu çıkarılmamalıdır.
Önceki Marka ve Karıştırılma İhtimali (SMK m.6/1)
SMK m.6/1’e göre, yeni başvuru ile önceki tarihli tescil veya başvuru arasında işaret ve mal/hizmet düzeyinde ayniyet ya da benzerlik bulunması ve bunun halk nezdinde ilişkilendirilme ihtimalini de içeren karıştırılma ihtimali yaratması halinde ilgili kişinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. Önceki markanın mutlaka daha önce tescil edilmiş olması gerekmez; daha önce yapılmış ve hukuken varlığını sürdüren başvuru da hükümde açıkça korunur.
İşaretler Nasıl Karşılaştırılır?
Markaların görsel, işitsel ve kavramsal özellikleri, tüketicide bıraktıkları bütünsel genel izlenim üzerinden değerlendirilir. Ayırt edici ve baskın unsurlara ağırlık verilmesi gerekir; ancak bu, işaretin diğer unsurlarının bütünüyle yok sayılması anlamına gelmez. Ortak bir kelime, özellikle ilgili mal veya hizmetler bakımından ayırt edici güç taşıyorsa önem kazanabilir. Buna karşılık ortak unsurun sektörde yaygın veya doğrudan tanımlayıcı olması, benzerliğin etkisini azaltabilir.
Kavramsal farklılıklar kimi olaylarda fonetik yakınlığın etkisini azaltabilir; fakat tek başına her benzerliği gideren otomatik bir savunma değildir. Aynı şekilde bir kelimeye yalnızca kısa bir ek getirilmesi her zaman yeterli farklılaştırma sağlamaz. Bu ölçütlerin somut yöntemleri, ayrı konu sahibi olan marka benzerliği ve karıştırılma ihtimali incelemesinde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.
Mal ve Hizmet Benzerliği Nasıl Belirlenir?
SMK m.11/4 uyarınca mal veya hizmetlerin aynı Nice sınıfında bulunması benzer olduklarına, farklı sınıflarda yer almaları ise benzer olmadıklarına karine oluşturmaz. Dolayısıyla incelemede yalnız sınıf numarasına bakılmaz; malların niteliği, kullanım amacı, birbirinin yerine geçebilmesi, tamamlayıcılığı, dağıtım kanalları, ilgili işletme çevresi ve hedef alıcı kitlesi değerlendirilir. Nice sınıflandırması idari düzenleme sağlar; iltibas testinin yerine geçmez.
Örneğin spor ayakkabısı ile spor giyim ürünleri farklı alt gruplarda bulunsa da aynı satış ortamında, ortak müşteri çevresine yönelik olarak pazarlanabilir. Buna karşılık yalnız aynı sınıfta bulunmak, teknik bakımdan ve tüketici profili açısından ilgisiz iki ürünün kendiliğinden benzer sayılmasına yetmez. Perakendecilik hizmetleri ile belirli ürünler arasındaki ilişkinin ayrıca değerlendirildiği uyuşmazlıklarda 35. sınıf mağazacılık hizmetlerine ilişkin özel açıklamalar da önem kazanır.
Ortalama Tüketici ve İşletmesel Bağlantı Algısı
Karıştırılma ihtimali için fiilen karıştırılmış bir müşterinin bulunması şart değildir; somut koşullar altında böyle bir riskin doğması yeterlidir. Değerlendirme, ilgili mal veya hizmetin ortalama alıcısının makul dikkat düzeyine göre yapılır. Günlük tüketim mallarında ve uzman alıcılara yönelik teknik ürünlerde alım koşulları aynı olmayabilir. Ancak alıcıların uzmanlığı da karıştırılma ihtimalini kategorik olarak ortadan kaldırmaz.
Karıştırılma doğrudan gerçekleşebileceği gibi dolaylı da olabilir. Tüketici iki işaretin farklı olduğunu fark ettiği halde bunların aynı işletmeye, bir marka ailesine veya ekonomik bağlantılı teşebbüslere ait olduğunu düşünüyorsa ilişkilendirilme yoluyla karıştırılma ihtimali doğabilir. Önceki markanın ayırt edicilik gücü bu değerlendirmede önemlidir; güçlü markaların benzer işaretlere karşı korunması daha geniş olabilse de zayıf markalar da bütünüyle korumasız değildir.
İşaret ve Mal/Hizmet Tamamen Aynıysa Ne Olur?
İşaretlerin ve mal ya da hizmetlerin aynı olduğu bir olayda karıştırılma riski en yüksek seviyededir. Ancak başvurunun reddinde hangi kanuni hükmün uygulandığı ayrıca belirlenmelidir. SMK m.5/1-ç’deki dar kapsamlı resen ret denetimi ile m.6/1’deki itiraza dayalı nispi ret denetimi farklıdır. Resen ret kapsamında ayrıca SMK m.5/3’teki noter onaylı muvafakatname istisnası gündeme gelebilir; bu istisnanın bütün nispi ret nedenlerini otomatik olarak ortadan kaldırdığı varsayılamaz.
Ticari Vekil veya Temsilcinin İzinsiz Başvurusu (SMK m.6/2)
SMK m.6/2, ticari vekil veya temsilcinin marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kendi adına tescil ettirmek için başvuruda bulunmasını, marka sahibinin itirazı üzerine ret nedeni sayar. Burada temel sorun olağan bir tüketici karışıklığından önce temsil ilişkisine dayanan güvenin ve markanın aidiyetinin korunmasıdır.
Temsil ilişkisi, sözleşmeler, yazışmalar, dağıtım belgeleri ve ticari ilişkinin gerçek içeriğiyle incelenir. Bir kişinin sırf aynı sektörde faaliyet göstermesi onu ticari temsilci yapmaz. Buna karşılık acentelik veya distribütörlük ilişkileri somut olayın şartlarına göre hükmün kapsamına girebilir. İzin bulunduğu veya başvurunun haklı bir sebebe dayandığı savunuluyorsa bunun dayanağı ayrı incelenir. Ticari vekilin izinsiz marka tescili konulu inceleme, temsil ilişkisi ve SMK m.10’daki özel talepleri ayrıntılandırmaktadır.
Tescilsiz Marka ve Önceki Kullanım Hakkı (SMK m.6/3)
SMK m.6/3 uyarınca, sonraki marka başvurusunun başvuru veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka ya da ticaret sırasında kullanılan başka bir işaret üzerinde hak elde edilmişse, bu hakkın sahibi itirazda bulunabilir. Böylece önceki hak sahipliği yalnızca sicildeki tescillere indirgenmez. Ancak tescilsiz işaretin daha önce bir yerde görünmüş olması ile o işaret üzerinde hukuken korunmaya değer hak kazanılmış olması aynı şey değildir.
İddia sahibi önceki kullanımın başlangıcını, hangi işaret üzerinde hak iddia ettiğini, hangi mal veya hizmetlerle bağlantılı olarak kullanıldığını ve hak kazanımına dayanak vakıaları ortaya koymalıdır. Tarihli satış belgeleri, ambalajlar, kataloglar, ticari yazışmalar, tarih ve işletme bağlantısı belirlenebilen reklam kayıtları ile internet arşivleri birlikte değerlendirilebilir. Bir alan adının tescil edilmiş olması veya şirketin kurulmuş bulunması, tek başına her mal ve hizmet bakımından önceye dayalı marka hakkı doğurduğunu göstermez.
Önceki kullanımın başkasının daha eski tescilli markası karşısında otomatik tescil hakkı verdiği de söylenemez. SMK m.6/3, esas olarak başka bir kişinin sonraki başvurusuna yöneltilecek bir ret temelidir. Önceki tescilli markalarla ticaret unvanı çatışması ve başvuru öncesi hak araştırması bu ayrım gözetilerek yapılmalıdır.
Tanınmış Markalara Dayanan İtirazlar (SMK m.6/4 ve m.6/5)
Paris Sözleşmesi Anlamında Tanınmış Marka: m.6/4
SMK m.6/4, Paris Sözleşmesinin 1. mükerrer 6. maddesi anlamında tanınmış markalarla aynı veya benzer nitelikteki marka başvurularının, aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilmesini düzenler. Bu hüküm, gerekli koşulları sağlayan tanınmış markanın Türkiye’de ayrıca bir tescile dayanmaması ihtimalinde de önem taşır. Yalnız yurt dışında tescilli veya o ülkede bilinir olması ise Türkiye bakımından hüküm koşullarının kendiliğinden gerçekleştiği anlamına gelmez.
Türkiye’de Tanınmışlık ve Farklı Sınıflar: m.6/5
SMK m.6/5 ise Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle korunması gereken tescilli veya daha önce başvurulmuş markalara ilişkindir. Sonraki işaretin aynı veya benzer olması ve önceki markanın tanınmışlığı nedeniyle markanın itibarından haksız yarar sağlanabilmesi, itibarının zarar görebilmesi ya da ayırt edici karakterinin zedelenebilmesi ihtimallerinden birinin bulunması halinde ret gündeme gelir. Kanun, aynı, benzer veya farklı mal ve hizmet ayrımı yapmaz; haklı bir sebebe dayanma hâlini saklı tutar.
Bu koruma, bütün tanınmış markaların tüm sınıflarda koşulsuz tekel hakkına sahip olduğu anlamına gelmez. Tanınmışlık düzeyi, sonraki işaretle bağlantı ve m.6/5’teki zarar veya haksız yarar ihtimali delillerle gerekçelendirilmelidir. Tanınmışlığın ispatına ilişkin pazar payı, reklam, satış ve algı belgelerinin daha kapsamlı değerlendirmesi tanınmış marka koruması ve ispatı başlığında; tescilden doğan yasaklama yetkisinin farklı hukuki temeli ise marka hakkının kapsamı incelemesinde yer almaktadır. Yabancı markalar açısından Türkiye’de korunma koşulları ayrıca ele alınmalıdır.
Kişi Adı, Ticaret Unvanı ve Diğer Fikrî Haklar (SMK m.6/6)
SMK m.6/6, başvuruya konu markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikrî mülkiyet hakkını içermesini hak sahibinin itirazına bağlı ret nedeni olarak düzenler. İtiraz edenin yalnızca soyut bir benzerlikten söz etmesi yeterli değildir; dayanılan hakkın varlığını, kendisine ait olduğunu ve başvuru konusu işaretle çatışmanın mahiyetini açıklaması gerekir.
Örneğin bir kişinin isminin veya fotoğrafının başkası tarafından marka işaretine alınması, kişilik ve ad üzerindeki haklar bakımından değerlendirmeyi gerektirebilir. Kişi adı ve soyadının marka olarak tescili bu özel gerilimin konusudur. Bir şirketin ticaret unvanıyla ilgili itirazında ise hak sahipliği, unvanın ayırt edici unsuru ve işaretlerin somut çatışması incelenir.
Başvuruya konu görselin başkasına ait eser niteliği taşıyan bir çalışmadan alınması halinde marka hukukundaki ret sebebi ile eser üzerindeki hakların niteliği ayrı değerlendirilmelidir. Önceki telif hakkına dayalı marka itirazının ayrıntılı usulü başka makalenin kapsamındadır; logo üzerinde telif hakkı ve marka tescili çatışması ise logo sahipliği özelinde incelenir. Aynı görselin farklı koruma türlerine konu olabilmesi de birlikte fikrî mülkiyet koruması çerçevesinde dikkate alınmalıdır.
Yenilenmeyen Markalara İlişkin Koruma (SMK m.6/7–8)
SMK m.6/7 ve m.6/8, tescilin yenilenmemesi nedeniyle sona erdiği belirli durumlarda önceki hak sahibine sınırlı bir süre daha nispi ret gerekçesi sağlar. Bu iki hüküm birbirine karıştırılmamalıdır.
- Ortak marka veya garanti markası – m.6/7: Yenilenmeme nedeniyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde, önceki ortak veya garanti markasıyla aynı ya da benzer olan ve aynı veya benzer mal/hizmetleri içeren başvuru, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. Hüküm, m.6/8’deki gibi ayrıca iki yıllık kullanım koşulu düzenlememiştir.
- Diğer tescilli markalar – m.6/8: Yenilenmeme nedeniyle korumanın bitmesinden itibaren iki yıl içinde aynı veya benzer işaret için aynı veya benzer mal/hizmetlerde yapılan başvuruya karşı itiraz mümkündür; ancak önceki markanın bu iki yıllık süre içinde kullanılmış olması aranır.
Her iki hüküm de yalnızca yenilenmeme sebebiyle sona eren tesciller için öngörülmüştür. İptal, hükümsüzlük, feragat veya başka sona erme nedenleri otomatik olarak bu rejime sokulamaz. Sürenin hesabında sicildeki sona erme tarihi ile sonraki başvurunun tarihi karşılaştırılmalı; m.6/8 bakımından kullanım olgusu ayrıca belgelenmelidir. Ortak ve garanti markasının niteliği, tescil yenileme usulü ve süresi dolmuş markanın yeniden tescili konuları bu hükümlerden ayrı değerlendirilmelidir.
Kötü Niyetli Başvuru (SMK m.6/9)
SMK m.6/9’a göre kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir. Bu bent, önceki haklarla çatışmanın yalnızca biçimsel benzerlikten kaynaklanmadığı, başvurunun dürüstlük kuralına aykırı bir amaçla yapıldığı uyuşmazlıklarda gündeme gelebilir. Ne var ki başka bir markaya benzer başvuru yapılması veya geniş bir mal/hizmet listesi seçilmesi, başlı başına kötü niyetin kesin kanıtı değildir.
Bu yazının konusu m.6/9’un nispi ret sistemi içindeki yeridir. Başvurunun engelleme, haksız yararlanma veya diğer hukuka aykırı amaçlarla yapıldığının somut delilleri ve buna bağlı hükümsüzlük sonuçları, bağımsız konu sahibi olan kötü niyetli marka tescili makalesinde incelenmektedir.
İspat, Kullanım İspatı ve Savunmalar
Nispi ret itirazında ret sebebinin ileri sürülmesi, o sebebin bütün şartlarının gerçekleştiği anlamına gelmez. Her bent bakımından ispat konusu farklıdır. Önceki tescilli marka için sicil kaydı ve mal/hizmet listesi; temsilci başvurusu için ilişki ve izin belgeleri; tescilsiz hak için önceki hak kazanımının tarihi; tanınmışlık iddiasında ilgili piyasaya yönelik objektif veriler; kişi adı veya eser hakkı çatışmasında hak sahipliğini gösteren belgeler belirleyici olabilir.
| İddia veya savunma | İncelenecek delil örnekleri | Hukuki sınır |
|---|---|---|
| m.6/1 önceki marka | Tescil/başvuru kayıtları, işaret örnekleri, mal ve hizmet listeleri | Karıştırılma ihtimali ayrıca değerlendirilir |
| m.6/3 önceki kullanım | Tarihli satış, tanıtım, yazışma ve kullanım kayıtları | Önceden hak elde edildiği gösterilmelidir |
| m.6/4–5 tanınmışlık | Satış hacmi, reklam süresi, pazar araştırması, bilinirlik belgeleri | m.6/4 ile m.6/5’in koşulları farklıdır |
| m.6/2 temsilci ilişkisi | Sözleşmeler, siparişler, e-postalar, yetki ve izin yazışmaları | İzin ve haklı sebep savunması ayrıca incelenir |
| m.6/8 süresi sona ermiş marka | Sicil sona erme tarihi ve ilgili iki yıllık dönemin kullanım kayıtları | Yenilenmeme ve kullanım birlikte aranır |
Beş Yıllık Marka İçin Kullanım İspatı Talebi
SMK m.19/2’de, yalnızca m.6/1 kapsamında yapılan itirazlarda özel bir kullanım ispatı mekanizması düzenlenmiştir. İtiraza dayanak markanın, itiraz edilen başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması ve başvuru sahibinin talepte bulunması halinde, itiraz edenin bu tarihten önceki beş yıllık sürede dayandığı mal veya hizmetler için Türkiye’de ciddi kullanımını yahut kullanmama için haklı sebeplerini ispatlaması gerekir. İspat sağlanamazsa itiraz reddedilir; yalnız bazı mal veya hizmetlerde kullanım kanıtlanırsa inceleme bunlar üzerinden sürer.
Bu özel talep, her nispi ret sebebinin ve her önceki markanın otomatik koşulu değildir. Beş yıllık tescil eşiğinin, ispat döneminin ve talebin usulünün ayrıntıları marka itirazında kullanım ispatı yazısının; faturaların, internet verilerinin ve sair belgelerin değerlendirilmesi ise marka kullanım ispatı delillerinin konusudur.
Başvuru Sahibinin Diğer Savunmaları
Başvuru sahibi, önceki hakkın geçerli olup olmadığı, işaretlerin bütünsel olarak yeterince farklılaşıp farklılaşmadığı, malların veya hizmetlerin benzerliği, ilgili tarih ve tanınmışlık koşulları gibi somut itiraz noktalarını ileri sürebilir. Önceki tescillerin oluşturduğu müktesep hak ve seri marka iddiası ise bağımsız ve koşulları ayrıca denetlenmesi gereken bir savunmadır; eski bir tescilin varlığı yeni başvuruya sınırsız bağışıklık sağlamaz.
Tarafların hukuken elverişli koşullarda karşılıklı izin veya kullanım sınırı belirlemesi de mümkün olabilir. Bununla birlikte birlikte var olma sözleşmesi ile SMK m.5/3’te düzenlenen noter onaylı muvafakatnamenin hukuki niteliği ve sonuçları özdeş değildir. Usulüne uygun itiraza cevap, her savunmanın ilgili fıkra kapsamında gerekçelendirilmesini gerektirir.
İtiraz, Karara İtiraz ve Dava Süreleri
Nispi ret nedeni, başvurunun incelendiği idari aşamada ilgili kişi tarafından ileri sürülür. SMK m.18/1’e göre yayımlanan başvuruya karşı itiraz süresi, Resmî Marka Bülteni’ndeki yayım tarihinden itibaren iki aydır. İtiraz yazılı ve gerekçeli olmalı; SMK m.18/2 uyarınca gerekçeler ile itiraz ücretine ilişkin işlemler kanuni süre içinde tamamlanmalıdır. İtiraz üzerine Kurum, SMK m.19 çerçevesinde başvuru sahibinin görüşünü ister ve gerekli gördüğünde ek bilgi veya belge talep edebilir.
İtirazın kabulü, tüm başvurunun mutlaka reddedilmesi demek değildir. SMK m.19/3 uyarınca engel yalnız belirli mal veya hizmetleri etkiliyorsa bunlarla sınırlı kısmi ret kararı verilebilir. İtiraz reddedildiğinde veya başvuru kısmen reddedildiğinde, karardan zarar gören taraflar SMK m.20 kapsamında kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Kuruma gerekçeli itirazda bulunabilir. Karara itirazın ayrıntılı usulü marka reddine itiraz, üçüncü kişilerin yayıma itirazı ise marka başvurusuna itiraz makalelerinin konusudur.
SMK m.21 uyarınca Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK), Kurumun nihai kararını verir. 5000 sayılı Kanun m.15/C kapsamında YİDK kararına karşı kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabilir; görev ve yetki bakımından SMK m.156/2 de uygulanır. Bu sürelere ilişkin TÜRKPATENT’in YİDK bilgilendirmesi dikkate alınabilir. Dava yolunun şartları ve kararın yargısal denetimi ayrı olarak YİDK kararının iptali davası incelemesinde açıklanmaktadır.
Başvuru tescil edilmişse SMK m.25/1, m.6’daki ret sebeplerini aynı zamanda mahkemede ileri sürülebilecek hükümsüzlük sebepleri arasında sayar. Bu, idari itirazla aynı işlem değildir; marka hükümsüzlüğü davasının tarafları, talepleri ve etkileri ayrı kurallara tabidir. Ayrıca SMK m.25/6, sonraki tarihli markanın kullanıldığını bilen veya bilmesi gereken önceki marka sahibinin birbirini izleyen beş yıl sessiz kalmasına, sonraki tescil kötü niyetli değilse, özel bir hak kaybı sonucu bağlar. Bu hüküm her hükümsüzlük davasının tescilden itibaren beş yıl içinde açılması gerektiği şeklinde yorumlanamaz; sessiz kalma yoluyla hak kaybı kendine özgü koşullara sahiptir.
Doğrulanmış Yargı Kararları ve Uygulama Örneği
Yargıtay: İşletmesel Bağlantı Algısı Karıştırılma Kapsamındadır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarihli, E. 2024/6432, K. 2025/3778 sayılı kararında, başvuru ile önceki markalar arasında ortak ve ayırt edici unsurdan kaynaklanan benzerlik, aynı veya benzer mallarla birlikte değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesi, tüketicinin işletmeler arasında idari veya ekonomik bağlantı bulunduğunu düşünebileceğini kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi bu sonucu uygun bulmuş; Yargıtay da kararı onamıştır. Karar, ilişkilendirme ihtimalinin soyut bir kelime benzerliği değil, somut işaretlerin ve mal/hizmetlerin birlikte değerlendirilmesinden çıkan işletmesel kaynak algısı olduğunu göstermektedir.
Bölge Adliye Mahkemesi: Ortak Emtia Tek Başına Yetmez
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 22.11.2024 tarihli, E. 2022/1595, K. 2024/1872 sayılı kararında, beşinci sınıfta ortak mal grupları bulunmasına rağmen işaretlerin görsel ve işitsel olarak yeterince ayrıştığı değerlendirilmiştir. Daire, ayırt edici ve baskın unsurlarla birlikte markaların bütünü itibarıyla bıraktığı izlenimi esas almış ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı yönündeki davanın reddi kararına karşı istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Bu karar, emtia ortaklığının işaretler arasındaki gerekli benzerlik değerlendirmesini ortadan kaldırmadığını ortaya koyar.
Özgün Örnek: İki Ayrı Ret Temelinin Ayrıştırılması
Varsayalım ki A işletmesi, tescilli “VELORA” markasını spor giyim ürünlerinde kullanmaktadır. B işletmesi daha sonra benzer görünümdeki “VELORA FIT” işareti için spor ayakkabıları ve çevrim içi mağazacılık hizmetlerinde başvuru yapmıştır. A’nın m.6/1’e dayalı itirazında önce işaretler bütünsel olarak, ardından spor giyim ile ayakkabı veya mağazacılık hizmetleri arasındaki ticari ilişki ve ilgili tüketici algısı incelenir. Yalnız farklı Nice sınıflarında bulunmaları başvuruyu korumaz; yalnız ortak kelime bulunması da her ürün ve hizmet için otomatik ret doğurmaz.
Aynı olayda A’nın markasının ayrıca Türkiye’de tanınmış olduğu ileri sürülüyorsa, m.6/5’teki tanınmışlık ve haksız yarar veya zarar ihtimali için ayrı delil gerekir. B’nin daha eski ve meşru bir marka ailesine dayandığını söylemesi ise tek başına ret engelini kaldırmaz; seri marka savunmasının kendi koşulları değerlendirilir. Böylece her iddia ilgili kanun fıkrasına bağlanır ve olgular birbirine karıştırılmaz.
Sıkça Sorulan Sorular
TÜRKPATENT nispi ret nedenlerini kendiliğinden inceler mi?
SMK m.6’daki nispi ret sebepleri ilgili kişinin itirazı üzerine incelenir. Buna karşılık SMK m.5’teki mutlak ret nedenleri Kurumun resen inceleme alanındadır. Önceki marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bir işaret söz konusuysa m.5/1-ç ile m.6/1’in farklı şartları karıştırılmamalıdır.
Farklı Nice sınıflarında olmak nispi ret ihtimalini kaldırır mı?
Hayır. SMK m.11/4 gereğince sınıf numarası tek başına benzerlik ya da farklılık karinesi oluşturmaz. Mal ve hizmetlerin ticari ilişkisi ile tüketici algısı değerlendirilir. Ayrıca m.6/5 koşulları gerçekleşirse farklı sınıflarda da ret mümkündür.
Önceki markanın henüz tescil edilmemiş olması itirazı engeller mi?
Hayır. SMK m.6/1, önceki tarihli ve hukuken varlığını sürdüren marka başvurusunu da kapsar. Tescilsiz kullanılan bir işarete dayanan hak ise koşulları varsa m.6/3 uyarınca ileri sürülebilir; iki hukuki temel ayrı değerlendirilir.
Beş yılı dolduran önceki marka için kullanım ispatı her zaman istenir mi?
Hayır. SMK m.19/2 uyarınca m.6/1’e dayalı itirazda, itiraz gerekçesi markanın itiraz edilen başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli bulunması ve başvuru sahibinin talebi gerekir. Kullanım ispatı bütün m.6 bentleri için otomatik ve genel bir şart değildir.
Nispi ret gerekçesiyle yayıma itiraz süresi nedir?
SMK m.18’e göre Resmî Marka Bülteni’nde yayım tarihinden itibaren iki aydır. İtiraz gerekçesi ve ücret işlemleri kanuni süre içinde tamamlanmalıdır. Sonraki karara itiraz ve YİDK kararına karşı dava için ayrı iki aylık süreler ve farklı başlangıç tarihleri vardır.
Tanınmış bir marka bütün mal ve hizmetlerde otomatik ret sağlar mı?
Hayır. SMK m.6/4, Paris Sözleşmesi anlamındaki tanınmış markalar için aynı veya benzer mal ve hizmetleri kapsar. SMK m.6/5 farklı sınıflara uzanabilse de işaret benzerliği, Türkiye’de tanınmışlık, haksız yarar veya zarar ihtimali ve haklı sebep koşulları somut olarak değerlendirilir.
Başvuru tescil edilmişse nispi ret sebebi artık ileri sürülemez mi?
SMK m.25/1 uyarınca m.6’daki sebepler, koşulları varsa tescilden sonra hükümsüzlük talebinin de dayanağı olabilir. Ancak idari yayıma itiraz ve mahkemedeki hükümsüzlük davası farklı hukuki yollardır; sessiz kalma yoluyla hak kaybı ile kullanım ispatına ilişkin savunmalar da olayın şartlarına göre değerlendirilmelidir.
Sonuç
marka tescilinde nispi ret nedenleri, yalnız marka isimlerinin benzerliğine indirgenemeyecek dokuz ayrı hukuki temelden oluşur. SMK m.6/1 bakımından önceki hak, işaret ve mal/hizmet benzerliği ile karıştırılma ihtimali; diğer fıkralarda ise temsil ilişkisi, önceki kullanım, tanınmışlık, diğer fikrî haklar, yenilenmeme sonrası belirli dönemler veya kötü niyet gibi farklı unsurlar belirleyicidir. Her iddia, ilgili kanun hükmüne, uygun tarih kesitine ve somut delile dayanmalıdır. Başvuru, itiraz ve dava yollarının birlikte değerlendirilmesi gereken uyuşmazlıklarda marka hukuku kapsamında hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık değerlendirmesi ilgili idari ve yargısal süreçlerin birbirinden ayrılmasına yardımcı olabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer