Türk kira hukukunda tahliye sonrası yeniden kiralama yasağı, kiraya verenin ihtiyaç gerekçesiyle boşaltılmasını sağladığı konut veya çatılı işyerini, haklı bir sebep yoksa üç yıl geçmeden eski kiracısından başka birine kiralayamaması anlamına gelir (TBK m.355). Yasağa aykırılık, koşulları oluştuğunda eski kiracı lehine en az son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedeli kadar tazminat doğurur. Ancak Yargıtay uygulamasında, kiracının hangi yolla tahliye edildiği belirleyicidir; yalnızca ihtar üzerine kendi isteğiyle taşınması çoğu durumda bu özel tazminat için yeterli görülmemektedir.
TBK m.355 kapsamında tahliye sonrası yeniden kiralama yasağı nedir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 355. maddesi, kiraya verenin ileri sürdüğü ihtiyaç veya yeniden inşa ve imar gerekçesiyle boşaltılan taşınmazın hemen başka birine kiraya verilmesini sınırlar. Amaç, kiracının korunmasını sağlayan tahliye kurallarının gerçekte mevcut olmayan ihtiyaçlar ileri sürülerek etkisiz bırakılmasının önüne geçmektir. Kanundaki üç yıllık süre, her tahliyeden sonra kendiliğinden uygulanan genel bir kiralama yasağı değildir.
Madde üç ayrı sonucu düzenler: ihtiyaç nedeniyle tahliyeden sonra üçüncü kişiye kiralama yasağı, yeniden inşa ve imardan sonra eski kiracının öncelik hakkı ve ihlale bağlanan tazminat. Bu mekanizmaların şartlarının birbirine karıştırılmaması gerekir.
| Durum | TBK 355’in temel kuralı | Önemli ayrım |
|---|---|---|
| Kiraya verenin konut veya işyeri ihtiyacı | Haklı sebep olmadıkça üç yıl içinde eski kiracı dışındaki kişiye kiralanamaz. | İhtiyaç nedeniyle tahliyenin gerçekten nasıl sağlandığı önemlidir. |
| Yeniden inşa ve imar | Taşınmaz eski hâliyle haklı sebep olmadıkça üç yıl içinde üçüncü kişiye kiralanamaz. | Yenilenen taşınmaz bakımından eski kiracının ayrıca öncelik hakkı vardır. |
| Kanuna aykırı yeniden kiralama | Koşulları varsa eski kiracıya en az son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedeli kadar tazminat ödenir. | Alt sınırı aşan zarar ayrıca ispatlanmalıdır. |
İhtiyaç sebebiyle sözleşmenin sona erdirilmesinin dayanağı TBK m.350; yeni malikin ihtiyaç nedeniyle tahliyesi bakımından ise TBK m.351 ayrıca önemlidir. İhtiyaç gerekçesinin kimin için ileri sürülebileceği ve tahliye davasının hangi sürede açılacağı, ihtiyaç nedeniyle tahliye davası rehberinin konusudur. Burada esas alınan soru, tahliyeden sonra kiraya verenin ne yapabileceği ve eski kiracının hangi taleplerde bulunabileceğidir.
Üç Yıllık Yeniden Kiralama Yasağı Ne Zaman Başlar?
Üç yıllık korumanın değerlendirilmesinde esas alınacak olgu, ihtiyaç nedeniyle boşaltmanın hukuken ve fiilen gerçekleşmesidir. Bu nedenle yalnızca tahliye davasının açıldığı, tahliye kararının verildiği veya ihtarın gönderildiği tarihi üç yıllık sürenin başlangıcı kabul etmek doğru değildir. Fiilî tahliye ve teslim tarihi; icra tutanağı, anahtar teslim belgesi ve diğer somut kayıtlarla belirlenmelidir.
Örneğin kiracı, ihtiyaç nedeniyle verilen kararın icrası sonucunda 15 Mart 2026 tarihinde taşınmazdan tahliye edilmişse, haklı sebep bulunmadığı sürece bu tarihten itibaren üç yıl dolmadan eski kiracı dışında bir kişiye kiralama yapılması TBK m.355 bakımından incelenir. Örneğin varsayımsaldır; somut dosyada icranın gerçekleştirilme biçimi ayrıca araştırılır.
Üç yıllık süre bir dava açma süresi değil, yeniden kiralama yasağının süresidir. Kiracının tazminat talebine uygulanacak zamanaşımıyla karıştırılmamalıdır. Ayrıca sürenin geçmesi, tahliye anında ileri sürülen ihtiyacın samimiyeti hakkında geçmişte yapılmış açıklamaların veya tarafların başka hukuki ilişkilerden doğan iddialarının otomatik olarak doğrulandığı anlamına gelmez.
Eski Kiracı Tazminat İsteyebilmek İçin Mutlaka İcra Yoluyla mı Tahliye Edilmelidir?
Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin incelenen kararlarında, TBK m.355’e özgü tazminat için ihtiyaç nedeniyle alınmış tahliye kararının icra marifetiyle uygulanması koşuluna ağırlık verilmektedir. Yalnızca kiraya verenin ihtarını dikkate alıp mahkeme kararı olmadan taşınan kiracının sonradan üçüncü kişiye kiralama yapıldığını öğrenmesi, bu özel tazminat bakımından tek başına yeterli kabul edilmemiştir.
İhtar üzerine gönüllü tahliye hâlinde ne olur?
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 26.11.2015 tarihli, 2015/6530 E., 2015/10458 K. sayılı kararında kiracı, ihtiyaç ihtarı üzerine herhangi bir mahkeme kararı ve icra işlemi olmadan evi boşaltmıştır. Daha sonra evin üçüncü kişiye kiralanmasına rağmen Yargıtay, TBK m.355 tazminatının koşulları oluşmadığı gerekçesiyle kabul kararını bozmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 18.09.2024 tarihli, 2023/4399 E., 2024/2384 K. sayılı kararı da ihtar üzerine kendiliğinden gerçekleşen tahliye yönünden aynı yaklaşımı sürdürmüştür.
Bu kararlar, kiraya verenin her türlü davranışının hukuka uygun olduğu anlamına gelmez. Ancak TBK m.355’teki özel kanuni tazminat ile olası başka sözleşmesel veya hukuka aykırı davranış iddiaları ayrı hukuki sebeplerdir. Başka bir talebin bulunup bulunmadığı, kendi şartları ve delilleri çerçevesinde değerlendirilir.
Mahkeme kararı varsa fakat kiracı icra memuru gelmeden çıkarsa?
Bu soruda 24.06.2025 tarihli Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/3099 E., 2025/3540 K. kararı önem taşır. Olayda ihtiyaç nedeniyle tahliye ilamı alınmış; kiracı hakkında ilamlı icra takibi başlatıldığı da dosyada ileri sürülmüştür. Kiracı, cebrî tahliye fiilen yapılmadan işyerini boşaltmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, tahliyenin icra işlemiyle gerçekleştirilmediğini kabul ederek tazminat talebini reddetmiş; Yargıtay çoğunluğu bu kararı onamıştır.
Karar oy çokluğuyla verilmiştir. Karşı oyda, tahliye ilamı üzerine icra takibinin başlatılması ve icra emrinin tebliği sonrasında kiracının daha ağır icra sonuçlarına katlanmamak için çıkmasının, boşaltmanın kiraya veren tarafından sağlandığını göstermeye yeterli olduğu savunulmuştur. Bununla birlikte karşı oy, kararın bağlayıcı sonucu değildir. İncelenen çoğunluk kararına dayanarak yalnızca icra takibinin başlatılmasının kesinlikle yeterli olduğunu söylemek mümkün değildir.
Pratik sonuç şudur: Tahliyeden sonra tazminat talep edecek eski kiracı, yalnızca tahliye hükmünü değil, taşınmazın hangi usulle ve hangi tarihte teslim edildiğini gösteren tüm icra kayıtlarını da değerlendirmelidir. Kiraya veren yönünden de tahliyenin kesin tarihi ve şekli savunmanın temel unsurlarındandır.
Ev Sahibi Üç Yıl İçinde Evi Başkasına Kiralarsa Ne Olur?
İhtiyaç nedeniyle TBK m.355 kapsamına giren bir tahliyeden sonra kiraya veren taşınmazı üç yıl dolmadan eski kiracı dışında bir kişiye yeniden kiralarsa ve haklı bir neden gösteremezse, eski kiracının kanuni tazminat talebi gündeme gelir. Özellikle daha yüksek kira bedeli elde etmek amacıyla ihtiyaç iddiasının kullanılmasının önüne geçilmesi bu düzenlemenin başlıca işlevidir.
Bununla birlikte üçüncü kişiye kiralama olgusu ile taşınmazın boş kalması, kiraya veren tarafından kullanılması veya satılması aynı şey değildir:
- Yeni kiracıya kiralama: Üç yıllık dönem ve haklı sebep şartları bakımından doğrudan TBK m.355 incelemesini gerektirir.
- Taşınmazın boş kalması: Tek başına kanunda belirtilen yeniden kiralama eylemi değildir. Ancak ihtiyaç iddiasının samimiyeti ve diğer deliller bakımından önem taşıyabilir.
- Kiraya verenin kendisinin veya ihtiyaç sahibi kişinin kullanması: İhtiyacın gerçekliği ve kullanımın niteliği ayrıca değerlendirilir; ihtiyaç amacına uygun kullanım, üçüncü kişiye kiralama değildir.
- Taşınmazın satılması: Satış ile üçüncü kişiye kiralama birbirinden farklı işlemlerdir. Salt satıştan otomatik olarak bir yıllık TBK m.355 tazminatı çıkarılamaz; işlemin bütün koşulları ve varsa diğer talepler araştırılmalıdır.
- Eski kiracıya yeniden kiralama: TBK m.355/1’deki yasak eski kiracıdan başkasına kiralamayı hedefler. Tarafların yeniden anlaşması, genel sözleşme ve irade şartlarına tabidir.
Yasağı dolanmak amacıyla kurulduğu ileri sürülen görünüşte sözleşmelerde işlemin gerçek niteliği ve taraflar arasındaki ilişkiler ayrıca ispat gerektirir. Bir ilan görülmesi, kira sözleşmesinin kesin olarak kurulduğunu göstermeyebilir; ilan, diğer delillerle birlikte anlam kazanır.
Hangi Durumlar Yeniden Kiralama Yasağına Haklı Sebep Oluşturabilir?
TBK m.355, üç yıl dolmadan kiralamaya ilişkin haklı sebep istisnasını açıkça tanır; ancak her sonradan ortaya çıkan kolaylık veya ekonomik tercih kendiliğinden haklı sebep değildir. Haklı sebebin somut, objektif ve delillerle desteklenebilir olması gerekir. Özellikle tahliye sonrasında meydana gelen gelişmenin kiraya verenin kendi tercihinden mi, yoksa öngörülemeyen ve ona yüklenemeyecek bir durumdan mı kaynaklandığı önem kazanır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 04.04.2016 tarihli, 2015/7078 E., 2016/2653 K. sayılı kararında, kiraya verenin bitişik işyerleri arasındaki duvarı kaldıramadığı için taşınmazı tasarladığı amaçla kullanamaması, kiraya verenden kaynaklanan bir durum olarak değerlendirilmiştir. Kararda; kiracının yeniden kiralamasını imkânsız kılan kiracı kaynaklı durumlar veya taşınmazın mücbir sebeple kullanılamayacak ölçüde zarar görmesi gibi hâllerin, koşullarına göre haklı sebep olabileceğine işaret edilmiştir.
Dolayısıyla iş planının beklenen kazancı sağlamaması, daha yüksek bedelle kiralama fırsatı doğması veya kiraya verenin tercihini değiştirmesi gibi iddialar, haklı sebep kabul edilecek diye varsayılamaz. Bir işin kapanması, ihtiyaç sahibinin şehir değiştirmesi, taşınmazın hasar görmesi veya başka bir ihtiyacın ortaya çıkması da olayın zaman çizelgesi ve belgelere göre incelenmelidir.
Bu istisnaya dayanan kiraya veren açısından ilgili resmi kayıtlar, onarım belgeleri, sağlık veya çalışma durumuyla ilgili hukuka uygun deliller ve olayların tarih sırası önemlidir. Kiracının iddia ettiği kiralama ile kiraya verenin ileri sürdüğü haklı sebep farklı olgular olduğundan her birinin dayanakları ayrıca ele alınır.
Yeniden İnşa ve İmardan Sonra Eski Kiracının Öncelik Hakkı Var mı?
Evet. TBK m.355/2, yeniden inşa veya imar için boşaltılması sağlanan taşınmazlarda ihtiyaç nedeniyle tahliyeden farklı bir öncelik hakkı düzenler. Taşınmaz eski hâliyle, haklı sebep olmadıkça üç yıl dolmadan başkasına kiralanamaz. Yeniden inşa veya imar tamamlandığında ise eski kiracı, yenilenen taşınmazı yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralamada önceliklidir.
Kiraya verenin bu konuda yazılı bildirim yapması, eski kiracının da bildirimi izleyen bir ay içinde öncelik hakkını kullanması gerekir. Bu öncelik hakkı sona erdirilmedikçe taşınmaz üç yıl geçmeden başkasına kiralanamaz. Bir aylık süre, yeniden inşa/imar sonrası öncelik hakkı bakımındandır; ihtiyaç nedeniyle tahliye edilen her kiracıya aynı usulle zorunlu teklif yapılacağı şeklinde genellenemez.
Öncelik hakkı, eski kira bedelinin aynen korunacağı veya kiraya verenin herhangi bir kira bedelini kabul etmeye zorlanacağı anlamına gelmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26.11.2024 tarihli, 2023/3548 E., 2024/3863 K. sayılı kararında, yeniden inşa/onarım sonrasında tarafların kira bedelinde anlaşamadığı olayda eski kiracının tahliyeyi icra işlemi olmadan gerçekleştirmiş olması, TBK m.355 tazminatını engelleyen neden olarak değerlendirilmiştir. Mahkeme, öncelik hakkının varlığını tek başına kurulmuş bir yeni kira sözleşmesi saymamıştır.
Yeniden inşa veya esaslı imar gerekçesiyle tahliye davasının başlangıç şartları, yeniden inşa ve imar nedeniyle tahliye başlıklı ayrı yazıda incelenmiştir. Buradaki odak, inşaat sonrasındaki kiralama sınırlaması ve eski kiracının korunmasıdır.
Yeniden Kiralama Yasağı İhlalinde Tazminat Nasıl Hesaplanır?
TBK m.355/3’e göre kanuni alt sınır, eski kiracının son kira yılında fiilen ödemiş olduğu bir yıllık kira bedelidir. Bu tutar, yeni kiracının ödediği kira veya taşınmazın güncel piyasa rayici değildir. Son kira yılındaki ödemeler, banka kayıtları ve sözleşme hükümleri esas alınarak belirlenir. Kira bedelinin yıl içinde değişmesi hâlinde sırf son ayın bedelini on ikiyle çarpmak yerine son kira yılındaki gerçek ödemelerin ve uyuşmazlığın hukuki niteliğinin incelenmesi gerekir.
Bir yıllık kira bedeli örneği
Varsayımsal olarak eski kiracının son kira yılında aylık 15.000 TL kira ödediği ve bu bedelin on iki ay boyunca değişmediği kabul edilsin. Bir yıllık kira bedeli 15.000 TL × 12 = 180.000 TL olur. TBK m.355’in diğer şartları da varsa 180.000 TL kanuni tazminatın alt sınırını oluşturur. Bu örnek güncel piyasa bedeli veya herhangi bir somut dosyada hükmedilecek kesin tutar değildir.
Bir yıllık bedelden daha fazla tazminat istenebilir mi?
Bir yıllık kira tutarı kanunun belirlediği asgari tazminattır. Daha yüksek zarar ileri süren eski kiracının taşınma, yeni yerin kiralanması veya işyeri faaliyetinin aksaması gibi kalemleri ayrı ayrı ileri sürmesi ve gerekli nedensellik bağını kanıtlaması gerekir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 14.01.2025 tarihli, 2023/4785 E., 2025/230 K. sayılı kararında, davacının bir yıllık kira tutarını aşan zararı ispatlayamaması nedeniyle daha fazla tazminat talebi kabul edilmemiştir.
Manevi tazminat, bir yıllık kira tutarına otomatik eklenen bir kalem değildir. Bunun için ayrı hukuki dayanak, olayın özellikleri ve gereken ispat şartları değerlendirilir. Faiz başlangıcı, ödeme talepleri, dava dilekçesindeki istem ve temerrüt koşulları da somut olaya göre belirlenir.
Eski Kiracı Yeniden Kiralamayı Nasıl İspatlayabilir?
TBK m.355 tazminat davasında yalnızca kiracının eski taşınmazı terk etmiş olması değil; tahliyenin hukuki yolu, tarihi, üçüncü kişiye kiralama, üç yıllık sürenin aşılmaması ve ileri sürülen haklı sebep birlikte önem taşır. Bu nedenle belge toplama çalışmasının yalnız yeni kiracının kim olduğunu bulmakla sınırlı kalmaması gerekir.
| İspatlanacak konu | Örnek deliller |
|---|---|
| Eski kira ilişkisi ve son yılda ödenen kira | Kira sözleşmesi, banka dekontları, ödeme açıklamaları, kira artış yazışmaları |
| İhtiyaç gerekçesi ve tahliyenin dayanağı | İhtarname, ihtiyaç nedeniyle tahliye dava dosyası, hüküm, kanun yolu belgeleri |
| Fiilî tahliye ve teslim tarihi | İcra dosyası, icra memuru tutanağı, anahtar teslim kaydı, teslim yazışmaları |
| Üçüncü kişiye kiralama | Hukuka uygun elde edilmiş kira sözleşmesi, ilan kayıtları, tanık anlatımları ve ilgili resmi kayıtlar |
| Haklı sebep iddiası | Olayın niteliğine göre objektif belgeler, tarihli kayıtlar, raporlar ve taraf açıklamaları |
| Asgari tazminatı aşan zarar | Taşınma faturaları, yeni kira sözleşmesi, işyeri muhasebe kayıtları ve zararı gösteren belgeler |
İnternet ilanı veya emlakçı açıklaması, yeni kiralama iddiasını destekleyebilir; ancak ilan, tek başına sözleşmenin yapıldığı ve taşınmazın teslim edildiği sonucunu kesin olarak kanıtlamaz. Gerektiğinde mahkemeden ilgili belgelerin getirtilmesi, tanık dinlenmesi veya diğer usulî delillere başvurulması istenebilir. Deliller hukuka uygun yollardan elde edilmeli; kişisel verilere veya özel hayata hukuka aykırı müdahaleden kaçınılmalıdır.
Özellikle ihtiyaç iddiasının baştan itibaren gerçek olup olmadığı tartışılıyorsa, ihtiyaç nedeniyle tahliyede ispat konusuna ilişkin deliller de önem kazanabilir. Bununla birlikte ihtiyaç davasındaki ispat ile sonradan üçüncü kişiye kiralama ve TBK m.355 tazminatının şartları aynı uyuşmazlık değildir.
Tazminat Davası İçin Arabuluculuk Zorunlu mu, Hangi Mahkeme Görevli?
TBK m.355’e dayalı yeniden kiralama yasağı tazminatı, kira ilişkisinden kaynaklandığından, kural olarak dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gereken uyuşmazlıklardandır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/B’nin kira uyuşmazlıklarına ilişkin düzenlemesi 1 Eylül 2023’ten itibaren uygulanmaktadır. İcra ve İflas Kanunu’na göre kiralanan taşınmazın ilamsız icra yoluyla tahliyesi için öngörülen istisna, TBK m.355 uyarınca açılacak ayrı bir tazminat davasına kendiliğinden uygulanmaz.
Arabuluculuk sonunda anlaşma olmazsa düzenlenen son tutanak, dava dilekçesine eklenir. 6325 sayılı Kanun m.18/A/15 uyarınca arabuluculuk bürosuna başvurudan son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez. Ancak bu kuralın varlığı, süresi geçmiş bir talebi otomatik canlandırmaz.
Görevli mahkeme, HMK m.4 uyarınca kira ilişkisinden doğan bu uyuşmazlık bakımından kural olarak Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetki bakımından davalının yerleşim yeri ve uyuşmazlığın sözleşmesel niteliğine göre uygulanabilecek diğer yetki kuralları incelenmelidir. Kiralananın bulunduğu yerin bütün davalarda tek ve kesin yetkili yer olduğu varsayılmamalıdır.
Üç yıl geçmeden tazminat davası açılması mı gerekir?
Hayır. TBK m.355’teki üç yıl, yasaklanan yeniden kiralama dönemini ifade eder; kanun metni bunu doğrudan tazminat davası için üç yıllık hak düşürücü süre olarak belirlemez. Tazminat alacağına uygulanacak zamanaşımının hukuki nitelendirmesi, başlangıcı ve varsa kesilme veya durma nedenleri ayrıca hesaplanmalıdır. TBK m.146’daki genel alacak zamanaşımı ile TBK m.72’deki haksız fiil zamanaşımı hükümleri, talebin dayandırıldığı hukuki sebebe göre birbirinden ayrılır. Bu nedenle sadece üç yıllık yasağa bakarak dava için kesin bir son tarih verilmesi isabetli değildir.
Kiracı, yasağa aykırı yeniden kiralamayı öğrendiğinde beklemeksizin tahliye ve kiralama belgelerini karşılaştırmalı; arabuluculuk ve dava zamanlamasını dosyanın koşullarına göre belirlemelidir. Hukuki yolun seçilmesi ve belgelerin değerlendirilmesi için İstanbul kira hukuku avukatı çalışma alanımız hakkında bilgi alınabilir.
İki Örnek Olay: Hangi Talepte Tazminat Doğabilir?
Örnek 1: İhtarla çıkan kiracı ve yeni kiralama
Kiraya veren, oğlunun konut ihtiyacı bulunduğunu bildirerek kiracıdan çıkmasını ister. Kiracı, dava açılmasını beklemeden anahtarı teslim eder. Altı ay sonra konutun başka birine daha yüksek bedelle kiralandığını öğrenir. Üç yıl dolmadan yapılan yeniden kiralama kuşku yaratmakla birlikte, incelenen Yargıtay kararları bakımından mahkeme kararı ve icra marifeti olmadan yapılan gönüllü tahliye, TBK m.355’teki özel tazminatın reddine neden olabilir. Başka hukuki taleplerin varlığı ayrı inceleme gerektirir.
Örnek 2: İcra marifetiyle tahliye ve kısa sürede yeniden kiralama
İhtiyaç nedeniyle tahliye davası sonuçlanır ve kararın icrası yoluyla kiralanan tahliye edilir. İcra tutanağındaki tarihten sekiz ay sonra taşınmazın üçüncü bir kişiye kiralandığı, haklı sebep bulunmadığı ve diğer koşulların gerçekleştiği ispatlanır. Bu olayda TBK m.355/1 ve 355/3 uyarınca son kira yılında ödenen bir yıllık kira bedelinden az olmayan tazminat talep edilmesi gündeme gelebilir. Tutar, zarar kalemleri ve varsa karşı savunmalar yine somut deliller üzerinden incelenir.
Sık Sorulan Sorular
İhtiyaç nedeniyle tahliye edilen ev üç yıl boyunca boş mu tutulmalıdır?
Hayır. Kanun taşınmazın boş tutulmasını emretmez; haklı sebep bulunmadıkça eski kiracı dışında üçüncü kişiye yeniden kiralanmasını sınırlar. İhtiyaç sahibinin taşınmazı gerçekten kullanması ile başkasına kiralanması farklı durumlardır.
Ev sahibi evi altı ay sonra yeniden kiraya verebilir mi?
İhtiyaç nedeniyle TBK m.355 kapsamındaki tahliye koşulları oluşmuşsa, üç yıl dolmadan başka birine kiralama ancak haklı sebep istisnası çerçevesinde değerlendirilir. Sırf altı ay geçmiş olması yasağı ortadan kaldırmaz.
Kiracı ihtar üzerine evi boşaltmışsa bir yıllık kira tazminatı alabilir mi?
İncelenen Yargıtay kararlarında ihtiyaç ihtarı üzerine mahkeme kararı ve icra marifeti olmadan yapılan tahliyede TBK m.355 tazminatının şartları oluşmuş sayılmamıştır. Başka hukuki talepler dosyaya göre ayrıca araştırılabilir.
Tahliye kararı alındıktan sonra kiracının kendiliğinden çıkması yeterli midir?
Kesin olarak yeterli değildir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 24.06.2025 tarihli oy çokluğuyla verdiği kararda, ilamlı icra takibine ilişkin iddialar bulunmasına rağmen tahliyenin icra yoluyla gerçekleştirilmemesi nedeniyle tazminat reddedilmiştir. Kararda aksi görüşte karşı oy da vardır.
Tazminat yeni kiracının ödediği yıllık kira üzerinden mi hesaplanır?
Hayır. TBK m.355/3’ün asgari tazminat ölçütü, eski kiracının son kira yılında ödemiş olduğu bir yıllık kira bedelidir. Daha büyük zarar iddiası ayrıca ispatlanmalıdır.
Ev satılırsa üç yıllık yasağın ihlali otomatik olarak gerçekleşir mi?
Hayır. Satış ve yeniden kiralama farklı hukuki işlemlerdir. Salt satış, TBK m.355’te düzenlenen üçüncü kişiye yeniden kiralama eylemiyle özdeş değildir. Olayın bütün işlemleri ve varsa diğer sorumluluk iddiaları ayrıca değerlendirilir.
Yeniden inşa edilen işyerine eski kiracı geri dönebilir mi?
TBK m.355/2, eski kiracıya tamamlanan taşınmazın yeni durumu ve yeni kira bedeliyle kiralanmasında öncelik hakkı tanır. Kiraya verenin yazılı bildirimini izleyen bir ay içinde bu hakkın kullanılması gerekir. Öncelik hakkı, eski bedelden otomatik sözleşme kurulacağı anlamına gelmez.
Yeniden kiralama yasağı tazminatından önce arabulucuya gidilir mi?
Kira ilişkisinden doğan TBK m.355 tazminatı bakımından kural olarak dava şartı arabuluculuk uygulanır. Anlaşma sağlanmazsa arabuluculuk son tutanağıyla görevli mahkemede dava açılabilir. Tazminat talebi, İİK ilamsız tahliye istisnasıyla karıştırılmamalıdır.
Hukuki Kaynaklar ve İncelenen Yargıtay Kararları
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.339, 350, 351, 355, 146 ve 72.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.4, 6 ve 10.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A ve 18/B; 7445 sayılı Kanun m.43’teki yürürlük tarihi.
Bilgilendirme notu: Bu içerik genel hukuki bilgi sunar. Somut olayın belgeleri, usulü ve uygulanabilir kararlar incelenmeden dava sonucu veya tazminat tutarı hakkında kesin değerlendirme yapılamaz.