Türk Borçlar Kanunu (TBK) m.350/1 uyarınca çocuğun ihtiyacı nedeniyle tahliye, altsoyun gerçek, samimi ve zorunlu konut gereksinimi bulunması hâlinde dava yoluyla istenebilir. Ev sahibi, oğlunun veya kızının konuta neden ihtiyaç duyduğunu kanıtlamalıdır. Çocuğun yetişkin olması veya evleneceğinin söylenmesi tek başına tahliye kararı verilmesini sağlamaz. Çocuğun fiilen yerleşme iradesi, ihtiyacın sürekliliği, mevcut barınma koşulları ve deliller birlikte değerlendirilir. Davanın zamanında açılması ve dava şartı arabuluculuğun tamamlanması da gerekir.
Ev Sahibi Çocuğu İçin Kiracıyı Çıkarabilir mi?
Evet; fakat yalnızca kanundaki koşullarla ve mahkeme kararıyla. TBK m.350/1 uyarınca kiraya veren, konut veya çatılı işyeri olarak kiralanan taşınmazı altsoyunun kullanma zorunluluğu varsa ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açabilir. Altsoy kavramı oğul ve kız çocuklarını, ayrıca torunlar gibi aşağı doğru devam eden soy ilişkisini kapsar. Bu yazının odağı ev sahibinin kendi çocuğunun konut ihtiyacıdır.
Kanun, ebeveynin çocuğuna ayrı bir ev sağlamak istemesini bütünüyle dışlamaz. Bununla birlikte kiraya verenin tek taraflı talebi, ihtarname göndermesi ya da kira sözleşmesinin sona ermesi kiracıyı kendiliğinden çıkarmaz. İhtiyacın hukuken geçerli olması ve davada ortaya konulması gerekir. Tahliye sebebinin niteliği, kira ilişkisinin konut ve çatılı işyeri hükümlerine tabi olup olmadığı ve taraf sıfatları ilk aşamada belirlenmelidir.
İhtiyaç nedeniyle tahliyenin genel çerçevesi, tarafları ve diğer kanuni sebepleri için ihtiyaç nedeniyle tahliye davası rehberi ayrıca incelenebilir.
TBK 350’ye göre çocuğun ihtiyacı nedeniyle tahliye hangi şartlarda istenir?
Çocuk için açılan davanın merkezinde gerçek, samimi, zorunlu ve devam eden konut ihtiyacı bulunur. Yargıtay uygulamasına göre geçici, belirsiz veya gerçekleşmesi uzun süreye bağlı bir plan yeterli değildir. Mahkeme, çocuğun yaşam koşullarını kiralananın özellikleriyle birlikte inceler.
İhtiyaç gerçek ve samimi olmalıdır
Gerçek ihtiyaç, çocuğun konuta fiilen yerleşme iradesinin bulunmasıdır. Samimiyet ise ileri sürülen gereksinimin yalnızca kiracıyı çıkarmak, daha yüksek kira elde etmek veya taşınmazı başkasına kullandırmak için ortaya atılmamasını ifade eder. Somut olayda çocuk ile taşınmaz arasındaki bağlantı; iş, eğitim, aile düzeni, ulaşım, mevcut evin büyüklüğü ve barınma imkânlarıyla açıklanabilir.
İhtiyaç iddiasını zayıflatabilecek durumlar arasında taşınmazın sürekli satışa çıkarılması, ihtiyaçlı çocuğun taşınmayı hiç düşünmemesi, aynı gereksinimi karşılayabilecek boş ve kullanılabilir başka bir konut bulunması veya davada farklı gerekçeler ileri sürülmesi sayılabilir. Bunların hiçbiri tek başına, her dosyada otomatik bir ret sebebi değildir; bütün deliller birlikte değerlendirilir.
İhtiyaç geçici değil, devamlı olmalıdır
Davacı yalnızca dava dilekçesi verildiği gün ihtiyaç bulunduğunu göstermekle yetinemez. İhtiyacın yargılama boyunca devam etmesi gerekir. Örneğin çocuğun başka bir şehre kesin taşınması, eğitimini tamamlaması veya ihtiyacın başka bir yolla ortadan kalkması karar üzerinde etkili olabilir. Nitekim Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.01.2016 tarihli, 2015/5017 E., 2016/210 K. sayılı kararında, üniversite öğrencisi oğul için açılan davadan sonra ihtiyaç kalmadığını bildiren ihtarnamenin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Çocuğun konuta hangi nedenle ihtiyaç duyduğu somutlaştırılmalıdır
Yetişkin çocuğun bağımsız yaşam kurma isteği, evlilik, mevcut kiralık evde oturma, iş veya eğitim nedeniyle yer değiştirme, sağlık veya barınma koşullarındaki değişiklikler gereksinimin dayanağı olabilir. Ancak dava dilekçesi, yalnızca “oğlum oturacak” ya da “kızım evlenecek” gibi soyut bir cümleden ibaret bırakılmamalıdır. İhtiyacın hangi olgulara dayandığı ve kiralananın bu ihtiyacı neden karşılayacağı açıklanmalıdır.
Evlenmeyen Yetişkin Çocuk İçin Tahliye Davası Açılabilir mi?
Evet. Yetişkin çocuğun bekâr olması, başlı başına tahliye istemine engel değildir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 25.04.2016 tarihli, 2016/3380 E., 2016/3343 K. sayılı kararında, 28 yaşındaki oğlun anne ve babasından ayrı, bağımsız bir konutta oturma isteği değerlendirilmiştir. Daire, yetişkin kişinin bekâr olsa da ailesiyle yaşamaya zorlanamayacağını belirterek somut dosyada ihtiyacın kanıtlandığına karar vermiştir.
Bu içtihat, bütün yetişkin çocuklar için hiçbir delil aranmadan tahliye yapılabileceği anlamına gelmez. Çocuğun gerçekten ayrı yaşamayı istemesi, kiralanana taşınma planının ciddiyeti ve tarafların davranışları yine incelenir. Çocuğun kendi iradesini gösteren açıklamaları, çalışma ve ikamet kayıtları, taşınma hazırlıkları ile olaya doğrudan tanık olan kişilerin ifadeleri önem kazanabilir.
Çocuğun reşit olmaması hâlinde ise yalnızca onun adına ayrı bir konut istenmesinin neden gerekli olduğu ayrıca açıklanmalıdır. Örneğin eğitim ve bakım düzenine ilişkin somut koşullar değerlendirmeye konu olabilir; sırf küçük çocuğun varlığı bağımsız tahliye sebebi değildir.
Evlenen Oğul veya Kızın İhtiyacı Tahliye Sebebi midir?
Evlilik, somut ve yakın bir konut ihtiyacını ortaya koyuyorsa tahliye sebebi olabilir. Yeni ev kurma hazırlıkları, evlilik tarihi, mevcut konutun elverişliliği ve taşınma planı birlikte incelenir. Yalnızca gelecekte bir gün evlenilebileceği ihtimaliyle dava açılması ise ihtiyaç şartını karşılamayabilir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 24.06.2014 tarihli, 2014/6610 E., 2014/8287 K. sayılı kararında, davacının kızının evlendiği, geçici olarak daha küçük bir daire kiraladığı ve ihtiyacın tanık beyanlarıyla desteklendiği olayda gerçek konut ihtiyacı kabul edilmiştir. Kararda davacının başka taşınmazlarda mülkiyet hakkı bulunmasının, bunların her birinin ihtiyacı karşılayacak hazır konut olduğu anlamına gelmediği de değerlendirilmiştir.
Evlilik iddiası için her olayda aynı belge listesi aranmaz. Somut dosyaya göre evlilik kaydı, nikâh hazırlıkları, mevcut barınma giderleri, başka konutun kullanılamama nedeni ve tanık anlatımları birbiriyle tutarlı şekilde sunulabilir.
Çocuk Kirada Oturuyorsa Ev Sahibinin Tahliye Hakkı Güçlenir mi?
Çocuğun başka bir konutta kiracı olması, gerçek konut ihtiyacını destekleyen güçlü bir olgudur. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 21.03.2013 tarihli, 2013/2188 E., 2013/4985 K. sayılı kararında doktor olarak çalışan oğlun kirada oturması ihtiyaç bakımından yeterli görülmüş; ayrıca hakkında bir tahliye tehdidi bulunduğunun gösterilmesi şart koşulmamıştır.
Bununla birlikte mahkeme yalnızca kira sözleşmesi bulunmasına bakmaz. Çocuğun yaşadığı yer, kiralananın konumu, fiilî taşınma amacı ve çocuğun ihtiyaç iddiasıyla çelişen olgular da incelenebilir. Çocuğun belirli bir şehirde kirada oturması, başka bir şehirdeki konuta mutlaka yerleşeceğini göstermez. İş veya yaşam düzeniyle bağlantı kurulmalıdır.
Öte yandan çocuk için ihtiyaç duyulan konutun dışında, davacıya veya çocuğun eşine ait başka bir daire bulunması da her zaman davayı engellemez. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.01.2015 tarihli, 2014/13898 E., 2015/379 K. sayılı kararında, başka konutların kiracılar tarafından kullanılıyor olması nedeniyle bunların varlığı tek başına ihtiyaç talebini ortadan kaldırmamıştır. Boş ve uygun taşınmaz ile başkasının kullanımındaki taşınmaz aynı şekilde değerlendirilemez.
Üniversiteye Giden veya İşe Başlayan Çocuk İçin Tahliye İstenebilir mi?
Eğitim ve iş nedeniyle başka bir yerde barınma gereksinimi, somut koşullarda tahliyeyi haklı gösterebilir. Üniversiteye kayıt, devam zorunluluğu, iş sözleşmesi, görevlendirme, çalışma yeri ve ulaşım koşulları çocuğun ilgili konuta neden ihtiyaç duyduğunu gösterebilir. Ancak yalnızca üniversite sınavına hazırlanılması veya gelecekte bir işe başlanmasının düşünülmesi yeterli kabul edilmeyebilir.
Öğrencinin öğrenim süresinin sona ermesi, mezuniyet sonrası taşınma planının değişmesi veya başka barınma imkânının ortaya çıkması davanın sonucunu etkileyebilir. Sürecin başında güçlü görünen ihtiyaç, dava devam ederken ortadan kalkmış olabilir. Bu nedenle hukuki değerlendirme, yalnızca geçmişteki planın değil, inceleme tarihindeki durumun da açıklanmasını gerektirir.
Çocuğun İhtiyacı Nasıl İspatlanır?
İhtiyacı ispat yükü, kural olarak tahliye isteyen davacı üzerindedir (HMK m.190). Kanun tek bir zorunlu ispat belgesi belirlememiştir. Mahkeme, somut olayla ilgili belgeleri, tanık anlatımlarını ve gerektiğinde keşif veya bilirkişi incelemesini birlikte değerlendirir.
| İleri sürülen ihtiyaç | Değerlendirilebilecek deliller | İspatlanmak istenen olgu |
|---|---|---|
| Yetişkin çocuğun ayrı yaşaması | Yerleşim ve yaşam düzeni kayıtları, çocuğun açıklamaları, tanıklar | Bağımsız konuta yerleşme iradesi |
| Evlenme ve yeni hane kurma | Evlilik kaydı veya hazırlık belgeleri, mevcut ikamet durumu, tanıklar | Yakın ve somut yerleşme gereksinimi |
| Başka evde kiracı olma | Kira sözleşmesi, kira ödeme dekontları, adres bilgileri | Mevcut barınma koşulları |
| İş veya eğitim sebebiyle taşınma | İş sözleşmesi, SGK kayıtları, öğrenci belgesi, görev yeri kayıtları | Kiralananın bulunduğu yerde yaşama gereği |
| Mevcut evin ihtiyacı karşılamaması | Konuta ilişkin fotoğraflar, keşif, aile ve konut bilgileri, tanıklar | Fiziksel ve kullanım koşullarındaki yetersizlik |
| Başka konutun bulunması | Tapu kayıtları, fiilî kullanım ve kiracılık belgeleri | Alternatif konutun gerçekten elverişli olup olmadığı |
Özellikle tanıkların birinci elden bildikleri olayları anlatmaları önemlidir; yalnızca duyduklarını tekrar etmeleri aynı ağırlığı taşımayabilir. Belgelerin tarihleri de ihtiyaç anlatımıyla uyuşmalıdır. İspat yükü, keşif, tanık delili ve çelişkili belgeler hakkında daha ayrıntılı açıklama için ihtiyaç nedeniyle tahliyede ispat makalesine bakılabilir.
Çocuğun İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası Ne Zaman Açılır?
Belirli süreli konut kira sözleşmesinde dava, kural olarak sözleşme süresinin bitiminden itibaren bir ay içinde açılır (TBK m.350). Sözleşmenin ilk süresi dolduktan sonra TBK m.347 uyarınca birer yıllık uzaması, sözleşmeyi kendiliğinden belirsiz süreli hâle getirmez. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 11.03.2025 tarihli, 2024/4166 E., 2025/1495 K. sayılı kanun yararına bozma kararında da bu ayrım vurgulanmıştır.
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde ise TBK m.350 gereği genel fesih dönemleri ve fesih bildirim süreleri dikkate alınarak belirlenen tarihten itibaren bir aylık dava süresi hesaplanır. Başlangıç tarihini belirlemek için sözleşme, uzama dönemi ve yapılan bildirimler birlikte değerlendirilmelidir.
| Durum | Temel süre veya işlem | Hukuki dayanak |
|---|---|---|
| Belirli süreli kira | Kira döneminin bitiminden başlayarak bir ay içinde dava | TBK m.350 |
| Belirsiz süreli kira | Genel fesih dönemi ve bildirim süresiyle belirlenen tarihten başlayarak bir ay | TBK m.350 |
| Dava açılacağına ilişkin süresinde yazılı bildirim | Kanuni koşullarla dava açma süresi bir kira yılı için uzar | TBK m.353 |
| Arabuluculuk başvurusu | Başvurudan son tutanağa kadar hak düşürücü süre işlemez | 6325 sayılı Kanun m.18/A/15 |
Örneğin bir yıllık konut kira dönemi 30 Haziran’da sona eriyorsa ihtiyaç davası için esas alınan bir aylık dönem takip eden tarihten itibaren hesaplanır. Ancak takvim hesabı, hukuki tatil ve diğer usul sorunları ile arabuluculuğun başlama ve bitiş tarihleri somut olayda ayrı kontrol edilmelidir. Örnek, her dosyada otomatik bir son gün hesabı olarak kullanılmamalıdır.
Tahliye ihtarnamesi göndermek zorunlu mu?
TBK m.350 kapsamındaki belirli süreli ihtiyaç davasında önceden mutlaka noter ihtarnamesi gönderilmesi genel bir dava şartı değildir. Bununla birlikte TBK m.353 uyarınca, en geç dava açma süresi içinde kiracıya dava açılacağının yazılı bildirilmesi dava açma süresini bir kira yılı uzatabilir. Bildirimin içeriği, muhatabı, zamanı ve ulaştığının ispatı kritik olabilir. Bildirim hakkındaki ayrıntılı takvim için tahliye davası açma süresinin uzaması rehberi kullanılabilir.
İhtiyaç ihtarnamesi, dava açma süresini uzatan TBK m.353 bildirimi ve arabuluculuk son tutanağı farklı hukuki işlemlerdir. Bunların birinin düzenlenmiş olması diğerinin koşullarını otomatik olarak karşılamaz.
Çocuk İçin Tahliye Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Evet. 1 Eylül 2023’ten itibaren açılan ve TBK m.350’ye dayanan ihtiyaç nedeniyle tahliye davalarında dava şartı arabuluculuk uygulanır. 6325 sayılı Kanun m.18/B kapsamında arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddedilebilir. Kanundaki ilamsız icra yoluyla tahliye istisnası, burada açıklanan ihtiyaç davasını arabuluculuk dışına çıkarmaz.
İhtiyaç nedeniyle tahliyede arabuluculuk takviminin dava açma hakkının doğduğu tarihle ilişkisi ayrıca önemlidir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 26.05.2025 tarihli, 2025/1495 E., 2025/3048 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararında, dava açma süresi başlamadan önce yapılıp bitirilen başvurunun dava şartını karşılamayacağı değerlendirilmiştir. Dairenin 21.10.2025 tarihli, 2025/2677 E., 2025/5038 K. sayılı kararında bu yaklaşım yeniden ele alınmıştır.
15.06.2026 tarihli önemli ayrım: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2026/2725 E., 2026/3805 K. sayılı kararında, arabuluculuk başvurusu dava açma hakkından önce yapılsa bile arabuluculuk faaliyetinin dava açma süresi içinde sonuçlanması hâlinde dava şartının yerine getirildiğini kabul etmiştir. Dolayısıyla “dava döneminden önce başvurulan her arabuluculuk geçersizdir” ifadesi 2026 içtihadı ışığında eksiktir. Başvurunun, son tutanağın ve davanın tarihleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
6325 sayılı Kanun m.18/A/15 gereği arabuluculuk bürosuna başvuru ile son tutanak arasında hak düşürücü süre işlemez. Anlaşma sağlanamaması durumunda son tutanağın usulüne uygun biçimde dava dilekçesine eklenmesi gerekir. Uygulamadaki özel zamanlama için ihtiyaç nedeniyle tahliyede arabuluculuk yazısı ayrıca değerlendirilebilir.
Dava Hangi Mahkemede Açılır ve Kim Açabilir?
Çocuk için konut ihtiyacına dayalı tahliye davasında görevli mahkeme, HMK m.4 uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesidir. Yetki bakımından HMK m.6’daki davalının yerleşim yeri kuralı ve sözleşmeden kaynaklanan davalarda HMK m.10’daki ifa yeri kuralı değerlendirilir. Kiralananın bulunduğu yer pratikte önemli olsa da her olay için tek ve mutlak yetki ölçütü olarak sunulmamalıdır.
Dava hakkı kural olarak kiraya verene aittir. Yargıtay uygulamasında kiraya veren sıfatı bulunmayan malikin de ihtiyaç davası açabilmesi kabul edilmiştir. Taşınmaz paylı veya elbirliği mülkiyetinde ise davacı sıfatı, paydaş çoğunluğu veya tüm ortakların katılımına ilişkin koşullar ayrıca incelenir. Çocuğun ihtiyaç sahibi olması ile davada davacı sıfatını kimin taşıdığı birbirine karıştırılmamalıdır.
Kiralanan taşınmaz sonradan satın alınmışsa TBK m.351’de yeni malike tanınan iki farklı yol gündeme gelebilir. Bunların bildirim ve dava takvimi, mevcut kiraya verenin TBK m.350 davasıyla aynı değildir.
Çocuğun İhtiyacı İçin Tahliye Edilen Ev Başkasına Kiralanabilir mi?
İhtiyaç nedeniyle boşaltılan konutun haklı sebep olmaksızın üç yıl geçmeden eski kiracı dışındaki bir kişiye kiralanması TBK m.355 kapsamında yasaklanmıştır. Kanun, yasağa aykırılık hâlinde eski kiracı lehine son kira yılında ödenmiş bir yıllık kira bedelinden az olmayan tazminatı düzenler.
Tazminat bakımından tahliyenin hangi süreçle gerçekleştiği, yeniden kiralamanın olup olmadığı, haklı sebebin bulunup bulunmadığı ve kanuni sorumluluk koşulları ayrı değerlendirilir. Çocuk için tahliye kararı verilmiş olması, sonradan ihtiyaç ortadan kalksa bile her durumda otomatik tazminat doğduğu anlamına gelmez.
Örnek Olay: Yetişkin Kızının Ayrı Yaşaması İçin Tahliye
Varsayımsal olarak İstanbul’da kiraya verilen bir konutun sahibinin, tam zamanlı çalışan ve hâlen anne babasıyla oturan 27 yaşındaki kızının ayrı bir eve çıkmak istediğini düşünelim. Kızının işyeri kiralanana yakınsa, taşınmaya hazırlanıyorsa ve başka elverişli bir konutu bulunmuyorsa bu olgular ihtiyaç iddiasını destekleyebilir.
Ancak aynı olayda kızın başka şehirde kalıcı olarak yaşamayı planladığı, taşınma hazırlığı olmadığı veya dava konusu evin kiracıyı çıkarır çıkarmaz yeniden kiralanmasının amaçlandığı kanıtlanırsa sonuç farklı olabilir. Mahkeme yalnızca kızın yaşına değil, ileri sürülen gereksinimin gerçekliğine, çelişkili delillere ve dava boyunca sürmesine bakacaktır.
Ev Sahibinin Çocuğu İçin Tahliye Hakkında Sık Sorulan Sorular
Ev sahibi evli kızı için kiracıyı çıkarabilir mi?
Evet. Kız çocuğu TBK m.350/1’deki altsoy kapsamındadır. Evlilik ve konut gereksinimi gerçek, samimi, zorunlu ve devamlı ise tahliye davası açılabilir; evlilik belgesi tek başına otomatik tahliye sağlamaz.
Bekâr oğul için tahliye davası açılabilir mi?
Evet. Yetişkin ve bekâr oğlun ayrı konutta yaşama isteği, somut delillerle desteklenirse konut ihtiyacı kabul edilebilir. Çocuğun bekâr olması tek başına dava açılmasına engel değildir.
Çocuğun kirada oturması tahliye için yeterli midir?
Kirada oturma, Yargıtay uygulamasında ihtiyaç lehine önemli bir olgudur; ayrıca mevcut evden tahliye tehdidi aranması zorunlu değildir. Yine de çocuğun dava konusu konuta gerçek yerleşme ihtiyacı olayın bütünü içinde incelenir.
Çocuk adına başka ev varsa tahliye davası reddedilir mi?
Mutlaka değil. Diğer konutun boş olup olmadığı, bulunduğu yer, fiziksel özellikleri ve ihtiyacı fiilen karşılayıp karşılayamadığı önemlidir. Kiracısı bulunan başka bir taşınmazın varlığı, tek başına davayı engellemez.
Tahliye davası için çocuğun evlenmesi şart mı?
Hayır. İş, eğitim, ayrı yaşam kurma veya başka gerçek konut gereksinimleri de tahliye sebebi olabilir. Evlilik, sadece olası ihtiyaç nedenlerinden biridir.
Ev sahibi çocuğu için ihtar çekince kiracı hemen çıkmak zorunda mı?
Hayır. İhtarname kiracının fiilen tahliye edilmesi için tek başına yeterli değildir. Kira dönemi, dava süreleri, arabuluculuk ve yargılama koşulları yerine getirilmeli; tahliye hukuka uygun yolla gerçekleştirilmelidir.
Arabuluculuk kira dönemi bitmeden yapılırsa geçerli olur mu?
Başvurunun ve sonuç tutanağının tarihine göre değerlendirme değişir. Yargıtayın 15.06.2026 tarihli kararına göre erken başlatılan arabuluculuk, dava açma süresi içinde sonuçlanırsa dava şartı karşılanabilir. Süre başlamadan tamamlanan başvurular bakımından farklı sonuç söz konusudur.
Çocuk taşınmazda oturmazsa eski kiracı tazminat isteyebilir mi?
TBK m.355’te yeniden kiralama yasağı ve tazminat düzenlenmiştir. Ancak tazminatın koşulları, tahliye biçimi, haklı sebep ve konutun sonradan kime kiralandığı birlikte araştırılmalıdır. Yalnızca çocuğun yerleşmemiş olması her olayda otomatik tazminat anlamına gelmez.
Hukuki Değerlendirme ve Başvuru Öncesi Kontrol
Çocuk için ihtiyaç nedeniyle tahliye talebinden önce kira sözleşmesinin başlangıç ve bitiş tarihleri, uzama dönemi, ihtiyaçlı çocuğun mevcut adres ve barınma durumu, alternatif konutların fiilî kullanımı, deliller, ihtarların tebliği ve arabuluculuk tarihleri birlikte incelenmelidir. Bu bilgiler olmadan yalnızca çocuğun yetişkin veya evli olduğunu söyleyerek kesin tahliye sonucu öngörülemez.
Kira hukukuna ilişkin dava, sözleşme ve icra süreçlerinde hukuki danışmanlık kapsamı için İstanbul kira hukuku avukatı hizmet sayfamız incelenebilir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu Bakırköy/İstanbul merkezlidir; İstanbul ve Türkiye genelindeki kira uyuşmazlıklarına ilişkin hukuki süreçleri takip eder.
Hukuki Kaynaklar
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, özellikle m.339, 347, 350, 351, 353 ve 355.
- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, özellikle m.4, 6, 10 ve 190.
- 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu, m.18/A, 18/B ve 16.
Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Somut uyuşmazlığın belgeleri, kanuni süreleri ve uygulanacak içtihatlar ayrıca değerlendirilmelidir.