Tescilli bir faydalı modelin koruma kapsamındaki teknik çözümün izinsiz üretilmesi veya ticari olarak kullanılması hâlinde faydalı model tecavüz davası açılabilir. Bu davada hak sahibi, tecavüzün tespitini, durdurulmasını, önlenmesini, sonuçlarının ortadan kaldırılmasını ve koşulları varsa tazminat ödenmesini isteyebilir. Ancak davanın kabulü için yalnızca ürünlerin birbirine benzemesi yeterli değildir. Korunan faydalı modelin istemleri, davalının ürününün teknik özellikleri ve ileri sürülen ihlal fiilleri birlikte değerlendirilmelidir.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 141. maddesi, patent ve faydalı model hakkına tecavüz sayılan fiilleri; 145. maddesi ise faydalı modeller hakkında patent hükümlerinin uygulanabileceği sınırları düzenler. Hak sahibinin mahkemeden isteyebileceği hukuki koruma tedbirleri özellikle SMK m.149 ve devamında yer alır. Dolayısıyla faydalı model hakkına tecavüz davası, hem teknik koruma kapsamının hem de somut ticari davranışın incelenmesini gerektirir.
Faydalı Model Hakkına Tecavüzün Hukuki Dayanağı
Faydalı model, belirli teknik buluşların kanuni şartlarla korunmasını sağlayan bir sınai mülkiyet hakkıdır. SMK m.142 uyarınca faydalı model koruması için yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik aranır. Patentten farklı olarak buluş basamağı, faydalı model verilmesinin bağımsız bir koşulu değildir.
Bununla birlikte faydalı model, patentin sağladığı korumanın bütün teknik konulara uygulanabilen daha kısa süreli bir biçimi değildir. SMK m.142/3 uyarınca usuller, bu usuller sonucunda elde edilen ürünler ve maddede ayrıca belirtilen bazı buluş kategorileri faydalı model korumasının dışındadır.
SMK m.145/1’e göre faydalı modele ilişkin açık bir hüküm bulunmadığında ve patent hükmünün uygulanması faydalı modelin özelliğiyle çelişmediğinde, patentler için öngörülen hükümler faydalı modeller hakkında da uygulanır. Bu nedenle tecavüz uyuşmazlıklarında SMK m.85, 89, 141 ve ortak koruma hükümleri birlikte önem taşır.
Faydalı modelin temel özellikleri ve koruma süresi hakkında ayrıntılı bilgi için faydalı modelin yenilik şartı ve koruma süresi başlıklı incelemeye bakılabilir.
Faydalı Model Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller Nelerdir?
SMK m.141/1, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılan davranışları düzenlemektedir. Faydalı model bakımından özellikle izinsiz ürün üretimi, tecavüz yoluyla üretilmiş ürünlerin belirli ticari işlemlere konu edilmesi ve lisans yetkilerinin aşılması önemlidir.
1. Korunan Ürünün İzinsiz Üretilmesi
SMK m.141/1-a uyarınca, faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünün kısmen veya tamamen üretilmesi suretiyle taklit edilmesi tecavüz oluşturabilir.
Burada belirleyici olan, davalının ürününün genel görünümü veya ticari adı değil, faydalı modelin koruduğu teknik özelliklerin davalı ürününde bulunup bulunmadığıdır. Ürünün farklı renk, boyut, ambalaj veya marka ile piyasaya sunulması, korunan teknik özellikler kullanılmışsa tek başına tecavüzü ortadan kaldırmaz.
2. Taklit Ürünlerin Satılması, Dağıtılması ve İthal Edilmesi
SMK m.141/1-b kapsamında, ürünün tecavüz yoluyla üretildiğini bilen veya bilmesi gereken kişilerin belirli ticari davranışları da tecavüz oluşturabilir. Bunlar arasında:
- Tecavüz yoluyla üretilmiş ürünün satılması veya dağıtılması,
- Ürünün başka şekilde ticaret alanına çıkarılması,
- Bu amaçlarla ithal edilmesi,
- Ticari amaçla elde bulundurulması,
- Uygulamaya koymak suretiyle kullanılması,
- Ürüne ilişkin sözleşme yapılmasının önerilmesi
yer alır.
Bu bent bakımından ürünün tecavüz yoluyla üretildiğinin bilinmesi veya bilinmesi gerekmesi koşulu ayrıca incelenir. Dolayısıyla üretici, ithalatçı, dağıtıcı ve satıcının sorumluluğu her somut olayda aynı gerekçeyle belirlenmez.
3. Lisans Yetkisinin İzinsiz Genişletilmesi
SMK m.141/1-d uyarınca faydalı model sahibinin sözleşmeye dayalı veya uygulanabilir zorunlu lisans çerçevesinde verdiği hakların izinsiz genişletilmesi ya da bu hakların üçüncü kişilere yetkisiz devredilmesi de tecavüz oluşturabilir.
Örneğin yalnız belirli ürünler için kullanım izni alan bir işletmenin sözleşmeyle tanınmayan üretim faaliyetlerine girişmesi hâlinde, lisansın kapsamı ile gerçekleştirilen fiiller karşılaştırılır. Bununla birlikte her sözleşme ihlali otomatik olarak sınai mülkiyet hakkına tecavüz değildir; ihlal edilen yükümlülüğün niteliği belirleyicidir.
SMK m.141/1-ç’de patent veya faydalı model hakkının gasp edilmesi de tecavüz olarak düzenlenmiştir. Ancak hakkın kime ait olduğu konusundaki uyuşmazlık, izinsiz ürün üretimi veya satışından farklı bir hukuki inceleme gerektirir.
Önemli ayrım: SMK m.141/1-c, patent konusu usulün izinsiz kullanılmasını ve bu usulle doğrudan elde edilen ürünlere ilişkin belirli fiilleri düzenler. Usullerin faydalı model koruması dışında olması nedeniyle bu bent, faydalı modelin koruma kapsamını usul buluşlarına genişletmek için kullanılamaz.
Faydalı Model Tecavüz Davası Açılmasının Şartları
Bir faydalı model hakkına tecavüz iddiasının başarıyla ileri sürülebilmesi için korunan hakkın, davacı sıfatının ve tecavüz fiilinin hukuken ortaya konulması gerekir.
Geçerli Koruma ve Dava Açma Hakkı
Öncelikle davaya dayanak gösterilen faydalı modelin başvuru, tescil, istem ve koruma süresi bilgileri incelenmelidir. Faydalı modelin kime ait olduğu ve davacının hangi hukuki sıfatla dava açtığı da belirlenir.
SMK m.101/1 gereğince faydalı modelin koruma süresi başvuru tarihinden itibaren on yıldır ve bu süre uzatılamaz. Koruma süresi sona ermiş bir faydalı modele dayanılarak sonraki fiiller için devam eden bir münhasır hak ileri sürülemez. Bununla birlikte koruma döneminde gerçekleştiği iddia edilen fiillerden kaynaklanan talepler ayrıca değerlendirilir.
Asıl hak sahibi dışında lisans alan kişinin de dava açması mümkün olabilir. SMK m.158 uyarınca, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça inhisari lisans alan kendi adına tecavüz davası açabilir. İnhisari olmayan lisans alan bakımından ise bildirim, hak sahibinin dava açmaması ve ilgili kanuni koşulların gerçekleşmesi önem taşır.
Faydalı Model Başvurusu Devam Ederken Dava Açılabilir mi?
SMK m.141/3, faydalı model başvurusunun SMK m.97 uyarınca yayımlanmasından itibaren başvuru sahibine tecavüz nedeniyle dava açma yetkisi tanır. Ayrıca tecavüz eden kişinin başvurudan veya kapsamından haberdar edildiği durumlarda yayım öncesine ilişkin koruma ve kötüniyet değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Ancak başvurunun yapılmış olması, faydalı modelin mutlaka verileceği anlamına gelmez. SMK m.141/4 uyarınca mahkeme, faydalı modelin verilmesine veya başvurunun reddine ilişkin 143. maddede belirtilen ilgili yayım gerçekleşmeden ileri sürülen iddiaların geçerliliği hakkında karar veremez.
Başvuru aşamasındaki hakka dayanılması ile verilmiş faydalı model belgesine dayanılması arasındaki bu fark, dava zamanlamasının ve taleplerin belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.
Faydalı Model İhlalinde İstem–Ürün Karşılaştırması Nasıl Yapılır?
Faydalı model tecavüz davasındaki temel teknik inceleme, korunan istemlerin davalı ürününde karşılanıp karşılanmadığının belirlenmesidir.
SMK m.89/1 ve m.145/1 birlikte değerlendirildiğinde, koruma kapsamının tayininde istemler esas alınır; tarifname ve resimler ise istemlerin yorumlanmasında kullanılır. Tarifnamede anlatılan fakat istemlerle talep edilmeyen her teknik fikir kendiliğinden münhasır korumaya girmez.
Teknik değerlendirmede genel olarak şu aşamalar izlenir:
- Davaya dayanak faydalı modelin ilgili tarih bakımından geçerli istemleri belirlenir.
- İleri sürülen istemlerin teknik özellikleri ayrı ayrı açıklanır.
- Davalının ürünü, numune, keşif, teknik çizim ve diğer uygun deliller aracılığıyla incelenir.
- Korunan istemdeki özelliklerin davalı ürününde bulunup bulunmadığı teknik gerekçeyle karşılaştırılır.
- Somut uyuşmazlık gerektiriyorsa eşdeğer unsurlar ve istemlerin yorumuna ilişkin diğer kanuni ölçütler değerlendirilir.
SMK m.89/5’te eşdeğer unsurların dikkate alınmasına ilişkin bir düzenleme bulunmaktadır. Ancak bu hüküm, faydalı modelin özelliğiyle çelişmeyecek şekilde uygulanmalı ve istemlerde talep edilmeyen bağımsız teknik çözümleri koruma kapsamına almak için kullanılmamalıdır.
Teknik Karşılaştırma Örneği
Bir faydalı modelin, belirli parçaların özel bir bağlantı sistemiyle birleştirildiği mekanik ürünü koruduğunu varsayalım. Davalının ürettiği ürün dış görünüm bakımından benzer olabilir; ancak korunan istemdeki bağlantı düzenini karşılamıyor olabilir. Böyle bir durumda yalnız görsel benzerlikten hareketle tecavüz sonucuna varılamaz.
Tersine, davalının ürününde farklı dış kaplama veya ek parçalar bulunması, korunan teknik özelliklerin kullanıldığı iddiasını kendiliğinden çürütmez. İncelemenin konusu, istemlerin doğru yorumlanması ve ürünle teknik eşleşmenin kurulmasıdır.
Teknik eşleştirme yöntemleri ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi hakkında istem–ürün karşılaştırması ve bilirkişi incelemesi başlıklı makalede daha ayrıntılı açıklamalar bulunmaktadır.
Faydalı Model Tecavüz Davasında Neler Talep Edilebilir?
SMK m.149, sınai mülkiyet hakkına tecavüz hâlinde hak sahibinin mahkemeden isteyebileceği hukuki sonuçları düzenler. Faydalı model bakımından talepler, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi muhtemel ihlalin niteliğine göre belirlenmelidir.
| Talep | Hukuki amacı |
|---|---|
| Tecavüzün tespiti | İleri sürülen fiilin faydalı model hakkını ihlal edip etmediğinin belirlenmesi. |
| Muhtemel tecavüzün önlenmesi | Henüz tamamlanmamış ancak hukuken önlenmesi istenebilecek ihlal tehlikesinin engellenmesi. |
| Tecavüzün durdurulması | Devam eden izinsiz üretim, satış veya diğer tecavüz fiillerinin sona erdirilmesi. |
| Tecavüzün kaldırılması | Gerçekleşmiş ihlalin ortadan kaldırılabilecek sonuçlarının giderilmesi. |
| Elkoyma ve diğer önlemler | Kanuni sınırlar içerisinde tecavüze konu ürünler ve bunların üretiminde münhasıran kullanılan araçlar hakkında karar verilmesi. |
| Maddi ve manevi tazminat | İspatlanan zararların ilgili sorumluluk koşullarına göre giderilmesi. |
| Kararın ilanı | Haklı sebep veya menfaat bulunması durumunda kesinleşmiş kararın uygun biçimde duyurulması. |
Ürünlere Elkoyma veya İmha Talep Edilebilir mi?
SMK m.149/1-d ve devamı kapsamında tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan belirli araçlar hakkında elkoyma, mülkiyetin tanınması veya ihlalin devamını önleyecek önlemler talep edilebilir.
Ancak her davada otomatik olarak imhaya karar verilmez. Özellikle cihaz ve makineler hakkındaki taleplerde, ihlale konu olmayan diğer ürünlerin üretiminin engellenmemesi ve ihlalin önlenmesi için daha hafif bir önlemin yeterli olup olmadığı dikkate alınmalıdır. İmha, kanuni koşulları bulunan ve gerekli olduğu değerlendirilen durumlarda gündeme gelir.
Maddi ve Manevi Tazminat
SMK m.150/1 gereğince sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür. Maddi zararın belirlenmesinde SMK m.151’deki fiili kayıp ve yoksun kalınan kazanç esasları dikkate alınır.
Yoksun kalınan kazancın hesaplanmasında hak sahibinin seçimine bağlı kanuni yöntemler bulunmaktadır. Bununla birlikte tecavüzün tespit edilmiş olması, talep edilen her tazminat miktarının ispatlandığı anlamına gelmez. Zarar, uygun hesaplama yöntemi ve ilgili deliller ayrıca değerlendirilir.
Manevi tazminat veya sınai mülkiyet hakkının itibarının zarar görmesine dayalı talepler bakımından da somut olayın özellikleri ve ayrı hukuki koşullar önem taşır.
Parasal taleplerin hesaplanmasına ilişkin ayrıntılar sınai mülkiyet hakkına tecavüzde maddi tazminatın hesaplanması konulu incelemede ele alınmaktadır.
Faydalı Model Tecavüz Davasında Hangi Deliller Kullanılır?
Teknik buluş uyuşmazlıklarında hem hakkın kapsamının hem de davalıya isnat edilen fiillerin ispatlanması gerekir. Bu nedenle yalnız faydalı model belgesinin sunulması çoğu durumda yeterli değildir.
Somut olayın özelliklerine göre şu deliller önem taşıyabilir:
- Faydalı model sicil bilgileri, tescil belgesi, istemler, tarifname ve teknik resimler,
- İhlal iddiasına konu ürünün aslı veya incelemeye elverişli numunesi,
- Ürünün teknik çizimleri, katalogları ve kullanım dokümanları,
- Satış faturaları, sipariş kayıtları ve ticari yazışmalar,
- İnternet satış ilanları ve bunların usulüne uygun tespit edilmiş içerikleri,
- Üretim ve dağıtım faaliyetlerini ortaya koyan belgeler,
- Keşif tutanakları, teknik incelemeler ve bilirkişi raporları,
- Gerektiğinde tarafların ticari kayıtları ve zarar hesabına ilişkin mali belgeler.
Özellikle ürünün teknik yapısının satış ilanından anlaşılamadığı hâllerde, yalnız internet görüntülerine dayanılarak kesin bir ihlal değerlendirmesi yapılması güç olabilir.
Bilirkişi Raporunda Nelere Dikkat Edilir?
Bilirkişi raporu, korunan istemleri belirlemeli; davalı ürününün hangi teknik özellikleri taşıdığını somut biçimde açıklamalı ve karşılaştırmasını denetlenebilir gerekçelerle ortaya koymalıdır.
Raporda yalnızca ürünlerin benzer olduğu veya olmadığı belirtilmesi, istem temelli teknik incelemenin yerini tutmaz. Gerektiğinde rapordaki eksikliklerin giderilmesi, ek rapor alınması veya yeni teknik inceleme yaptırılması gündeme gelebilir. Nihai hukuki değerlendirme mahkemeye aittir.
Delillerin kaybolması veya daha sonra elde edilmesinin zorlaşması ihtimalinde, HMK m.400 ve devamı uyarınca delil tespiti istenebilir. Delil tespitinin koşulları ve uygulaması için patent ihlalinde delil tespiti ve teknik inceleme başlıklı makaleye bakılabilir.
Dava Devam Ederken İhlal Durdurulabilir mi?
SMK m.159 uyarınca dava açma hakkı bulunan kişiler, korunan haklarına tecavüz teşkil eden kullanımın gerçekleştiğini veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını kanuni ispat koşulları çerçevesinde ortaya koyarak ihtiyati tedbir isteyebilir.
HMK m.389 ve m.390 hükümleri de ihtiyati tedbirin şartları ve talep usulü bakımından önem taşır. İhlalin önlenmesi veya durdurulması, ilgili ürünlerin muhafazası ve uygun teminat önlemleri somut talebe göre değerlendirilebilir.
İhtiyati tedbir, davanın esası hakkında kesin hüküm verilmesi anlamına gelmez. Tedbir talebinin kapsamı, deliller ve korunması gereken menfaatler ayrı incelenir. Ayrıntılı koşullar sınai mülkiyet ihlalinde ihtiyati tedbir başlıklı yazıda açıklanmaktadır.
Davalı Faydalı Model Tecavüz İddiasına Karşı Nasıl Savunma Yapabilir?
Davalı, ileri sürülen kullanımın korunan teknik kapsamda bulunmadığını, kendisine isnat edilen fiilin gerçekleşmediğini veya kullanımının kanunen ya da sözleşmeyle izin verilen sınırlar içerisinde kaldığını savunabilir.
Somut olayın niteliğine göre özellikle şu savunmalar gündeme gelebilir:
- Davalı ürününün faydalı model istemlerindeki teknik unsurları karşılamaması,
- Koruma kapsamı dışında kalan farklı bir teknik çözümün kullanılması,
- Ürünün faydalı model sahibi veya yetkili kişinin izniyle piyasaya sunulmuş olması nedeniyle SMK m.152’deki hakkın tükenmesi koşullarının gerçekleşmesi,
- SMK m.87’deki önceki kullanımdan doğan hakkın, faydalı model bakımından uygulanabilir koşullarla mevcut olması,
- SMK m.85/3 ve m.145 çerçevesinde uygulanabilecek özel ve ticari olmayan kullanım veya deneme amaçlı kullanım istisnaları,
- Geçerli bir lisans veya başka bir kullanım yetkisinin bulunması,
- İleri sürülen dönemde hakkın sona ermiş olması,
- Tecavüz iddiasına dayanak faydalı modelin hükümsüzlüğünü gerektiren nedenlerin bulunması.
Her savunmanın ayrı koşulları bulunmaktadır. Örneğin önceki kullanım iddiası yalnız başvuru tarihinden önce herhangi bir ürünün mevcut olduğunun söylenmesiyle ispatlanmaz. Kanunun aradığı iyiniyet, ülke içindeki kullanım veya ciddi ve gerçek hazırlıklar ile kullanımın kapsamı değerlendirilmelidir.
Faydalı Modelin Hükümsüzlüğü Tecavüz Davasını Nasıl Etkiler?
Faydalı modelin tescil edilmiş olması, onun her koşulda hükümsüzlükten bağımsız olarak korunacağı anlamına gelmez. SMK m.144, faydalı modelin hükümsüzlük nedenlerini ve hükümsüzlüğe ilişkin davanın temel koşullarını düzenler.
İhlal iddiasına karşı faydalı modelin yenilik şartını taşımadığı, yeterince açıklanmadığı veya başka bir hükümsüzlük nedeninin bulunduğu ileri sürülebilir. Ancak tecavüz davasında koruma kapsamının incelenmesi ile faydalı modelin hükümsüzlüğüne karar verilmesi farklı hukuki sorunlardır.
Hükümsüzlük talebi ayrı bir dava veya usulüne uygun karşı dava konusu olduğunda, bu uyuşmazlığın sonucu tecavüz davasının dayanağını etkileyebilir. Mahkemenin bağlantılı davaların durumunu ve bekletici mesele gerekip gerekmediğini değerlendirmesi bu nedenle önemlidir.
SMK m.139 ve m.145 çerçevesinde uygulanabilecek hükümsüzlüğün geçmişe etkisi, sınai mülkiyet hakkının baştan itibaren sağladığı koruma üzerinde sonuç doğurur. Bununla birlikte kanundaki kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile sözleşmelere ilişkin istisnalar göz ardı edilmemelidir.
Hükümsüzlük nedenleri, dava açma hakkı ve hükümsüzlük kararının sonuçları faydalı model hükümsüzlüğü davası başlıklı ayrı makalenin konusudur.
Görevli Mahkeme, Arabuluculuk ve Süreler
Hangi Mahkemede Dava Açılır?
SMK m.156 uyarınca faydalı model hakkına tecavüzden kaynaklanan hukuk davalarında görevli mahkeme fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir. Bu ihtisas mahkemesinin kurulmadığı yerlerde, ilgili yargı çevresi ve görevlendirme düzenine göre asliye hukuk mahkemesi görev yapar.
Hak sahibi tarafından üçüncü kişiye karşı açılacak hukuk davasında SMK m.156/3 uyarınca davacının yerleşim yeri, hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yer veya fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi yetkili olabilir. Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan hak sahipleri için kanundaki özel yetki düzenlemesi ayrıca incelenir.
Bu nedenle faydalı model hakkına tecavüz davası yalnız İstanbul’da açılabilen bir dava değildir. Görev ve yetki, uyuşmazlığın taraflarına ve kanuni bağlantı noktalarına göre belirlenir.
Faydalı Model Tecavüz Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?
Faydalı modelden kaynaklanan bütün davalar için tek ve koşulsuz bir zorunlu arabuluculuk kuralı bulunmamaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesi fikrî mülkiyet hukukundan doğan ilgili uyuşmazlıkları ticari dava kapsamında düzenler. TTK m.5/A uyarınca, konusu bir miktar para olan ve madde kapsamına giren alacak ve tazminat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Buna karşılık yalnız tecavüzün durdurulması, önlenmesi veya kaldırılması gibi para dışı talepleri otomatik olarak aynı kapsamda değerlendirmek doğru değildir. Tazminat ile para dışı taleplerin birlikte ileri sürüldüğü davalarda dava şartı, talep türleri ve usuli sonuçlar bakımından ayrıca incelenmelidir.
Talep ayrımına ilişkin ayrıntılar sınai mülkiyet tazminat davalarında arabuluculuk konulu incelemede ele alınmaktadır.
Tecavüz Davasında Zamanaşımı Nasıl Belirlenir?
SMK m.157, sınai mülkiyet hakkından doğan özel hukuk taleplerinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımı hükümlerine gönderme yapar.
Haksız fiilden doğan tazminat istemlerinde TBK m.72 uyarınca kural olarak zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıllık, fiilin işlendiği tarihten itibaren ise on yıllık zamanaşımı söz konusudur. Kanundaki daha uzun ceza zamanaşımına ilişkin istisna, şartları gerçekleştiğinde ayrıca dikkate alınır.
Ancak devam eden tecavüzün durdurulması ve diğer koruyucu talepler, tazminat istemleriyle özdeş değildir. Talebin hukuki niteliği, ihlal tarihi ve koruma süresi birlikte incelenmelidir. Daha kapsamlı açıklama için patent ve faydal model uyuşmazlıklarında görev, yetki ve zamanaşımı konulu incelemeye başvurulabilir.
Yargıtay Kararlarında Faydalı Model Hakkına Tecavüzün Değerlendirilmesi
Faydalı model tecavüz uyuşmazlıklarında yargısal değerlendirme, yalnız tescil belgesinin varlığıyla sınırlı değildir. İstemlerin koruma kapsamı, somut ürünün teknik özellikleri ve dava konusu hakka ilişkin diğer uyuşmazlıklar önem taşır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 28.05.2025 Tarihli Karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.05.2025 tarihli, E.2024/4319, K.2025/3784 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta faydalı modellere ilişkin hükümsüzlük talepleri ile faydalı model hakkına tecavüz ve haksız rekabet iddiaları birlikte değerlendirilmiştir.
Dosyada, tecavüz iddiasına konu makineler üzerinde bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiş; faydalı model istemleri ile makinelerin teknik özellikleri karşılaştırılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi, incelemeye konu makinelerin ilgili faydalı modelin koruma kapsamında bulunmadığı yönündeki yeterli teknik raporları esas alarak tecavüz taleplerinin reddini uygun bulmuştur. Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesinin kararını onamıştır.
Bu karar, tescilli faydalı model ile uyuşmazlık konusu ürünün teknik olarak karşılaştırılmasının önemini somutlaştırmaktadır. Karardaki belgeler önceki mevzuat dönemine ilişkin olduğundan, somut olayın kanuni rejimi ile güncel SMK hükümleri birbirinden ayrılarak değerlendirilmelidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 12.03.2026 Tarihli Karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.03.2026 tarihli, E.2025/4485, K.2026/1489 sayılı kararında faydalı modele tecavüzün tespiti, önlenmesi ve ref’i talepleri incelenmiştir.
İlk Derece Mahkemesi, bilirkişi raporlarıyla davalının ürettiği ve sattığı ürünlerin davacının tescilli faydal modelinin koruma kapsamında kaldığı sonucuna ulaşarak tecavüzün tespitine, men’ine ve ref’ine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır.
Kararın önemi, teknik raporlarla ortaya konulan koruma kapsamı değerlendirmesinin somut olayda mahkeme hükmüne dayanak oluşturmasıdır. Bununla birlikte karar, her bilirkişi raporunun doğrudan kabul edilmesi gerektiği veya benzer ürünlerin her durumda tecavüz oluşturduğu şeklinde genelleştirilemez.
Hükümsüzlük Talebinin Tecavüz Davasına Etkisine İlişkin Karar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.11.2020 tarihli, E.2019/3798, K.2020/4658 sayılı kararında, faydal model hakkına tecavüz davasıyla birlikte ileri sürülen hükümsüzlük isteminin öncelikle değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Kararın dayandığı uyuşmazlıkta mülga 551 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanmıştır. Bu nedenle söz konusu karar, 6769 sayılı Kanun dönemindeki her uyuşmazlığa usulen birebir uygulanacak bir kural olarak değil, hükümsüzlük iddiasının tecavüz davasının sonucunu etkileyebilmesinin somut örneği olarak dikkate alınmalıdır.
Faydalı Model Tecavüz Davası Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Faydalı model belgem varsa benzer ürünü üreten herkese dava açabilir miyim?
Faydalı model belgesi, ürünün bütün görsel veya teknik özellikleri üzerinde sınırsız hak sağlamaz. Davalının ürünü korunan istemler kapsamında bulunmalı ve ileri sürülen fiil kanuni tecavüz koşullarını karşılamalıdır. Yalnız genel benzerlik, ihlalin ispatı için yeterli değildir.
2. Rakibin ürünü kendi markasıyla satması tecavüzü engeller mi?
Hayır. Faydalı model korumasının konusu ürünün ticari markası değil, istemlerle belirlenen teknik çözümdür. Başka bir markayla satış yapılması, korunan teknik unsurların izinsiz kullanılması hâlinde tecavüzü tek başına ortadan kaldırmaz.
3. Faydalı model başvurusu sonuçlanmadan dava açılabilir mi?
SMK m.141/3’teki koşullar kapsamında başvuru sahibinin dava açması mümkündür. Ancak mahkemenin esasa ilişkin karar verebilmesi, SMK m.141/4’te belirtilen ilgili yayım koşuluna bağlıdır. Başvurunun reddedilmesi veya geri çekilmesi durumunun koruma üzerindeki etkisi de ayrıca değerlendirilmelidir.
4. Tecavüz davası açmadan önce ihtarname gönderilmesi zorunlu mu?
SMK, her faydal model tecavüz davasından önce mutlaka ihtarname gönderilmesini genel bir dava şartı olarak düzenlemez. Bununla birlikte ihtar, ihlalin bildirilmesi, karşı tarafın bilgi durumunun ortaya konulması veya uyuşmazlığın dava öncesinde çözülmesi bakımından önem taşıyabilir. Parasal taleplere ilişkin zorunlu arabuluculuk koşulları ise ayrıca incelenmelidir.
5. Davalının kendi faydalı model tescili bulunması tecavüz iddiasını ortadan kaldırır mı?
Her durumda kaldırmaz. Davalının ayrı bir faydal model belgesine sahip olması, önceki hak sahibinin koruma kapsamına giren fiilleri otomatik olarak serbest hâle getirmez. İlgili belgelerin başvuru veya rüçhan tarihleri, istemleri, koruma kapsamları ve uygulanabilir kanun hükümleri değerlendirilmelidir.
6. Faydalı modelin hükümsüzlüğü istenirse tecavüz davası kendiliğinden reddedilir mi?
Hayır. Hükümsüzlük talebinde bulunulması tek başına faydalı model hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak hükümsüzlük davasının sonucu, tecavüz davasının dayandığı hakkın varlığını ve kapsamını etkileyebilir. Mahkeme, bağlantılı uyuşmazlığı ve hükümsüzlük kararının hukuki sonuçlarını dikkate alır.
Sonuç
Faydalı model hakkına tecavüz davasında belirleyici mesele, davalının ürününün veya ticari faaliyetinin geçerli faydalı model koruması içerisinde kalıp kalmadığıdır. Bu inceleme yalnız tescil belgesine veya ürünlerin görünüşteki benzerliğine dayanılarak yapılamaz. İstemler, tarifname, teknik deliller, bilirkişi değerlendirmesi ve kanuni istisnalar birlikte ele alınmalıdır.
SMK m.141 ve m.145 tecavüzün hukuki çerçevesini; m.149 ve devamı hak sahibinin taleplerini düzenler. Dava açmadan önce koruma süresinin, hak sahipliğinin, teknik kapsamın, delillerin ve muhtemel savunmaların değerlendirilmesi, hem gereksiz uyuşmazlıkların hem de yetersiz temellendirilmiş taleplerin önlenmesine yardımcı olabilir.
Faydalı model hakkının ihlal edildiği iddiası veya bu iddiaya karşı savunmanın hazırlanması konusunda hukuki değerlendirme için patent ve faydalı model uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmetinden yararlanılabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer