Uygunluk ve yerindelik testi, yatırım kuruluşlarının müşteriye bir ürün veya hizmet sunmadan önce müşterinin bilgi, tecrübe, yatırım amacı ve mali durumunu ölçmek için uygulamak zorunda olduğu iki ayrı değerlendirmedir. Uygunluk testi, alım satıma aracılık ve halka arza aracılık hizmetlerinde genel müşterinin söz konusu ürünün risklerini anlayabilecek durumda olup olmadığını ölçer. Yerindelik testi ise bireysel portföy yöneticiliği ve yatırım danışmanlığı hizmetlerinde sunulacak hizmetin müşterinin yatırım amaçlarına, mali durumuna ve tecrübesine uygun olup olmadığını belirler. Testin hiç yapılmaması, sonucunun müşterinin cevaplarıyla çelişmesi veya “uygun değil” sonucuna rağmen müşteriye riskli ürün önerilmesi, aracı kurumun tazminat sorumluluğunun en sık görülen dayanaklarındandır. Buna karşılık test usulüne uygun yapılmış ve müşteri yazılı olarak uyarılmışsa, kendi kararıyla işlem yapan yatırımcının zararı kural olarak kendisine aittir.
Bu yazıda iki testin dayanağını ve farkını, müşteri sınıflandırmasını, uygunluk testinde sorulması zorunlu bilgileri, “uygun değil” sonucunun hukuki etkisini, yerindelik testi yapılmadan verilen danışmanlık ve portföy yönetimi hizmetini, testteki usulsüzlüklerin ispatını, kusur paylaşımını ve dava yolunu Yargıtay, bölge adliye mahkemesi ve Danıştay kararlarıyla anlatıyoruz.
Uygunluk ve Yerindelik Testi İçin Kanun ve Tebliğ Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.37/1 ve m.39/8
“(1) Bu Kanun kapsamına giren yatırım hizmetleri ve faaliyetleri şunlardır:
a) Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin alınması ve iletilmesi
b) Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin müşteri adına ve hesabına veya kendi adına ve müşteri hesabına gerçekleştirilmesi
(…)
ç) Portföy yöneticiliği
d) Yatırım danışmanlığı
(…)” (m.37/1)
“(8) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunulmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.” (m.39/8)
Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-39.1)
“Yatırım kuruluşları tüm müşterilerini Tebliğin bu bölümünde belirtilen esaslar doğrultusunda profesyonel ya da genel müşteri olarak sınıflandırmak, bu sınıflandırmaya uygun olarak hizmet ve faaliyet sunmak ve müşteri sınıflarına uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirmek zorundadır.” (m.30)
“Uygunluk testi, yatırım kuruluşu tarafından pazarlanan ya da müşteri tarafından talep edilen ürün ya da hizmetin müşteriye uygun olup olmadığının değerlendirilmesi amacıyla, müşterilerin söz konusu ürün veya hizmetin taşıdığı riskleri anlayabilecek bilgi ve tecrübeye sahip olup olmadıklarının tespit edilmesidir. Yatırım kuruluşları alım satıma aracılık ve halka arza aracılık faaliyetleri kapsamında yalnızca genel müşterilere uygunluk testi yapmakla yükümlüdür.” (m.33/1)
“(…) Müşterinin uygunluk testi için yatırım kuruluşuna bilgi vermemesi veya eksik ya da güncel olmayan bilgi vermesi halinde, yatırım kuruluşu hangi ürün ya da hizmetlerin müşteriye uygun olduğunun tespit edilmesine imkân bulunmadığı hususunda müşteriyi yazılı olarak uyarır. Yatırım kuruluşu uygunluk testi sonucunda herhangi bir ürün ya da hizmetin müşteriye uygun olmadığı kanaatine ulaşırsa, müşteriyi yazılı olarak uyarır. Bu durumda yatırım kuruluşu söz konusu ürün ya da hizmete yönelik olarak müşteriye bire bir genel yatırım tavsiyesinde bulunamaz.” (m.33)
Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ (III-37.1) m.40
“Yetkili kuruluşun bir müşteriye bireysel portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti sunmak üzere çerçeve sözleşmesi imzalamasından önce “yerindelik testi” uygulaması zorunludur. Yerindelik testi, bireysel portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı kapsamında müşteriye sunulacak hizmet ile müşterinin yatırım amaçları, mali durumu ile bilgi ve tecrübesinin uyumlu olup olmadığının yetkili kuruluşlar tarafından değerlendirilmesidir. Bireysel portföy yöneticiliği veya yatırım danışmanlığı hizmeti yerindelik testinin sonucuna uygun olarak sunulur.”
Not: 6362 sayılı Kanun maddeleri güncel konsolide metinden alınmıştır. Tebliğ hükümleri Dejure mevzuat kaynağında bulunmadığından karar metinlerindeki aktarımlardan verilmiştir: III-39.1 m.30 ve m.33/1 İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/1054, K. 2020/461; m.33’teki uyarı hükümleri İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/1659, K. 2026/1008; III-37.1 m.40 İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/567, K. 2023/157 kararlarında aktarıldığı şekliyledir. Güncel metin SPK mevzuat sisteminden kontrol edilmelidir.
Kısacası: Emir iletimi ve alım satıma aracılıkta uygunluk testi, danışmanlık ve portföy yönetiminde yerindelik testi uygulanır. İlk test müşteriyi uyarmaya, ikincisi hizmetin içeriğini belirlemeye yarar. Aracı kurumun genel yükümlülükleri için aracı kurum nedir yazımıza, sermaye piyasası mevzuatının bütünü için sermaye piyasası hukuku sayfamıza bakılabilir.
Uygunluk ve Yerindelik Testi Arasındaki Fark
İki test sıklıkla aynı formda doldurulur ve uygulamada birbirine karıştırılır. Oysa amaçları ve hukuki sonuçları farklıdır. Uygunluk testi, müşterinin kendi kararıyla işlem yapacağı hizmetlerde uygulanır. Burada aracı kurum yatırım kararına karışmaz. Görevi, müşterinin ürünün riskini anlayıp anlamadığını ölçmek ve anlamıyorsa onu yazılı olarak uyarmaktır. Yerindelik testi ise kararın fiilen kurum tarafından verildiği veya yönlendirildiği hizmetlerde uygulanır. Burada test, sunulacak hizmetin sınırını çizer. Hizmet test sonucuna aykırı sunulamaz.
| Ölçüt | Uygunluk testi | Yerindelik testi |
|---|---|---|
| Dayanak | III-39.1 m.33 | III-37.1 m.40 |
| Hangi hizmette | Alım satıma aracılık, halka arza aracılık | Bireysel portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı |
| Kime | Yalnızca genel müşteriye | Hizmet alacak müşteriye |
| Ölçtüğü | Riskleri anlayacak bilgi ve tecrübe | Yatırım amacı, mali durum, bilgi ve tecrübe |
| Olumsuz sonucun etkisi | Yazılı uyarı; ürüne yönelik bire bir tavsiye yasağı | Hizmet test sonucuna uygun sunulmak zorunda |
| Ne zaman | Ürün veya hizmet sunulmadan önce | Çerçeve sözleşme imzalanmadan önce |
Bu ayrımın uyuşmazlıktaki önemi büyüktür. Aracı kurumlar çoğu zaman yalnızca uygunluk testi yapar ve müşteriyle yalnızca alım satıma aracılık sözleşmesi imzalar. Sonra müşteri temsilcisi telefonla işlem önerir veya işlemleri fiilen kendisi yönetir. Bu durumda verilen hizmet, kâğıt üzerinde aracılık olsa da gerçekte danışmanlık veya portföy yöneticiliğidir ve yerindelik testi yapılmadığı için baştan mevzuata aykırıdır. Bu yönlendirme davalarının ayrıntısını aracı kurum yönlendirme sorumluluğu yazımızda anlattık.
Genel Müşteri ve Profesyonel Müşteri Sınıflandırması
III-39.1 m.30 uyarınca yatırım kuruluşları tüm müşterilerini genel veya profesyonel müşteri olarak sınıflandırmak zorundadır. Kural olarak her müşteri genel müşteridir. Kurumsal yatırımcılar ve Tebliğde sayılan işlem hacmi, portföy büyüklüğü ve mesleki tecrübe şartlarını taşıyıp yazılı talepte bulunan kişiler profesyonel müşteri olarak sınıflandırılabilir. Profesyonel müşteri olma şartlarını taşıyan bir kişi de yazılı taleple genel müşteri olarak işlem yapmayı seçebilir.
Sınıflandırmanın iki önemli sonucu vardır. Birincisi, uygunluk testi yalnızca genel müşteriye yapılır. Profesyonel müşteri, riskleri kendisinin değerlendirebileceği varsayımıyla bu korumadan yararlanmaz. İkincisi, sınıflandırma görevli mahkemeyi de etkiler. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/432, K. 2024/304, T. 30.04.2024 sayılı kararında, genel müşteri sınıfında olan ve işlem hacmi bireysel yatırımcı niteliğinde kalan kişinin tüketici olduğunu kabul ederek görevsizlik kararı vermiştir.
Bu nedenle davada ilk incelenecek belge, müşteri sınıflandırma formudur. Talebe dayalı profesyonel müşteri sayılan bir kişinin bu sınıfa gerçekten şartları taşıyarak mı girdiği, yoksa aracı kurumun hazır formla mı bu sonuca ulaştığı incelenmelidir. Şartları taşımayan bir kişinin profesyonel müşteri sayılması, uygunluk testi korumasını ortadan kaldırmaz. Nitelikli yatırımcıya satılan ürünlerdeki benzer sorun için serbest yatırım fonları yazımıza bakılabilir.
Uygunluk Testi Nasıl Yapılır?
İstanbul BAM 43. Hukuk Dairesi, E. 2022/1659, K. 2026/1008, T. 14.05.2026 sayılı kararında aktarıldığı üzere uygunluk testine dair ilk bilgiler yazılı olarak alınır, güncellemeler elektronik ortamda yapılabilir. Test kapsamında asgari olarak şu bilgiler toplanır:
- Yatırım amaçları: yatırım süresi ile risk ve getiri tercihleri,
- Bilgi ve tecrübe: müşterinin yaşı, mesleği ve eğitim durumu,
- Geçmiş işlemler: daha önce gerçekleştirdiği sermaye piyasası aracı işlemlerinin türü, niteliği, hacmi ve sıklığı.
Testin sonucu ürün grupları bazında verilir. Uygulamada ürünler çok düşük, düşük, orta, yüksek ve çok yüksek riskli olarak gruplandırılır. Pay senetleri, türev araçlar, varantlar ve kaldıraçlı işlemler genellikle yüksek ve çok yüksek risk gruplarındadır. Test sonucu müşteriye bildirilir ve müşteriden sonucun kendisine açıklandığına dair beyan alınır. Test bir kez yapılıp bırakılmaz. Müşterinin durumu değiştikçe güncellenmelidir. Uygunluk testi, müşteriye imzalatılan aracı kurum çerçeve sözleşmesi ve risk bildirim formlarıyla birlikte hesap açılış belgelerinin bir parçasıdır.
Test sonucu müşterinin cevaplarıyla çelişirse
Testin hukuki değeri, sonucun müşterinin verdiği cevaplardan gerçekten çıkmasına bağlıdır. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/522, K. 2023/59, T. 19.01.2023 sayılı kararda benimsenen bilirkişi tespitine göre müşteri bütün ürünlerde “Ürün hakkında bilgim yok” ve işlem sıklığı olarak “Nadiren” seçeneklerini işaretlemiş, buna rağmen aracı kurumun düzenlediği sonuç bildiriminde bütün ürünler için “Uygun” kutusu işaretlenmiş ve müşteri kaldıraçlı işlemlerin de bulunduğu çok yüksek riskli ürün grubuna yerleştirilmiştir. Bilirkişi, test sonuçlarına göre yatırım yapması mümkün olmayan araçlar için müşterinin açık yazılı beyanının alınması ve müşterinin açıkça uyarılması gerektiğini belirtmiştir.
Benzer bir çelişki İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/776, K. 2023/628 sayılı dosyada görülmektedir. Aylık geliri 2.500 ile 5.000 TL ve toplam malvarlığı 0 ile 50.000 TL arasında beyan edilen emekli bir müşteri, risk tercihi bölümünde en riskli seçeneği işaretlemiş ve çok yüksek riskli ürünler kendisine uygun bulunmuştur. Bu tür profiller, testin gerçekten müşteriyle birlikte doldurulup doldurulmadığı sorusunu gündeme getirir.
Uygunluk ve Yerindelik Testi Sonucu “Uygun Değil” Çıkarsa
Uygunluk testi bir yasak getirmez. Test sonucu bir ürün müşteriye uygun değilse aracı kurum müşteriyi yazılı olarak uyarır. Müşteri uyarıya rağmen ürünü almak isterse, İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, E. 2025/1463, K. 2025/1660, T. 20.10.2025 sayılı kararda aktarıldığı üzere III-39.1 m.33/10 uyarınca yatırım kuruluşu hizmet verip vermemekte serbesttir. Yani yazılı uyarı yapılmış ve müşteri bilerek talepte bulunmuşsa, işlem kendiliğinden hukuka aykırı değildir.
Ancak bu serbestlik iki şarta bağlıdır. Birincisi, uyarı gerçekten ve yazılı olarak yapılmış olmalıdır. Hesap açılış dosyasına konulan matbu bir cümle, müşterinin ürün bazında uyarıldığını göstermez. İkincisi, Tebliğ açıkça “uygun değil” sonucu çıkan ürüne yönelik olarak müşteriye bire bir genel yatırım tavsiyesinde bulunulamayacağını söyler. Müşteri temsilcisinin bu ürünü telefonda önermesi, kendiliğinden mevzuata aykırıdır.
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/547, K. 2024/609, T. 09.10.2024 sayılı kararda benimsenen tespitler bu durumun tipik örneğidir. Müşterinin kaldıraçlı alım satım işlemleri için yapılan uygunluk testleri üç ayrı tarihte “uygunsuz” çıkmış, buna rağmen aracı kurum bu işlemlerde pozisyon almasına izin vermiş, müşteri temsilcisi ise müşteriye parite, miktar ve fiyat bilgisi vererek alım satım yönünde yönlendirici ifadeler kullanmıştır. Kaldıraçlı işlemlerdeki danışmanlık yasağı ve teminat kuralları için forex işlemlerinde aracı kurum sorumluluğu yazımıza bakılabilir.
Buna karşılık müşteri uyarıldığı halde kendi iradesiyle hesap açtırmışsa sonuç değişir. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/443, K. 2023/369, T. 18.05.2023 sayılı kararda bilirkişi ek raporu, aracı kurumun müşteriye bu işlemler için uygun olmadığını bildirip uyardığını, buna rağmen müşterinin istek ve onayıyla hesabın açıldığını ve müşterinin dört yıldır işlem yaptığını tespit etmiştir.
Yerindelik Testi, Yatırım Danışmanlığı ve Portföy Yönetimi
Yerindelik testi, kurumun yatırım kararına doğrudan katıldığı iki hizmetin ön şartıdır. Yatırım danışmanlığı, yetkili kuruluşun belli bir kişiye sermaye piyasası araçları hakkında yönlendirici nitelikte yorum ve tavsiyede bulunmasıdır. Bireysel portföy yöneticiliği ise müşterinin portföyünün vekil sıfatıyla yönetilmesidir. Her iki hizmet için de yazılı bir çerçeve sözleşme ve sözleşmeden önce yapılmış bir yerindelik testi gerekir.
Yerindelik testi yapılmadan verilen hizmet
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi, E. 2022/315, K. 2024/1883, T. 19.12.2024 sayılı kararında, işlemlerin müşteri ile aracı kurum yetkilisi arasındaki telefon görüşmelerinde yetkilinin önerisi ve müşterinin onayıyla yapıldığı, yetkilinin müşterinin VİOP hakkında yeterli bilgisi olmadığını baştan bildiği, müşteriye uygunluk testi yapıldığı halde yerindelik testinin yapılmadığı tespit edilmiştir. Daire, aracı kurumun genel yatırım tavsiyesinin ötesinde yatırım danışmanlığı hizmeti verdiğini, kararların çalışan tarafından alınıp müşteriye onaylatıldığını ve zorunlu yerindelik testinin yapılmadığını belirterek aracı kurumun zarardan sorumlu tutulmasını isabetli bulmuştur. Aynı kararda yalnızca emir iletimine aracılık eden bankanın sorumluluğu ayrıca değerlendirilmiştir.
Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/300, K. 2023/416, T. 06.06.2023 sayılı dosyada da bilirkişi, kurum yetkilisinin müşteriyi yönlendirdiğini, verilen hizmetin yatırım danışmanlığı niteliğinde olduğunu, ancak bunun için gerekli sözleşmenin yapılmadığını ve yerindelik testinin uygulanmadığını tespit etmiş, bununla birlikte müşterinin her işleme onay vererek zararın artmasına katkıda bulunduğunu belirtmiştir. Dosyada istinaf aşamasında kusur oranları %50 olarak belirlenmiştir.
Yerindelik testi yapılmış ama hizmet sonuca aykırı sunulmuşsa
Yerindelik testinin yapılması yeterli değildir. Hizmet test sonucuna uygun sunulmalıdır. Danıştay 13. Daire, E. 2021/719, K. 2024/5779, T. 23.12.2024 sayılı kararına konu olayda SPK, yatırımcıya yerindelik testi sonuçlarına uygun olmayan bireysel portföy yöneticiliği hizmeti sunan ve sözleşmede belirlenen varlıklar dışındaki araçları portföye dahil eden kuruma III-37.1 m.37/2, m.40 ve m.41 hükümlerine aykırılık nedeniyle idari para cezası vermiştir.
Portföy yönetiminde en somut ölçüt, müşterinin testte belirttiği “tahammül edebileceği azami kayıp” oranıdır. Portföy yönetim şirketlerinin sorumluluğu için ayrıca portföy yönetim şirketinin sorumluluğu yazımıza, lisanslı ve lisanssız danışmanların sorumluluğu için yatırım danışmanının hukuki sorumluluğu yazımıza bakılabilir.
Uygunluk ve Yerindelik Testinde Görülen Usulsüzlükler
Kararlarda tekrar eden usulsüzlükler şöyle sıralanabilir:
- Testin hiç yapılmaması: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/423, K. 2025/173 sayılı dosyada bilirkişi ek raporu, genel müşteri olan kişiye uygunluk testi uygulandığına dair dosyada kayıt bulunmadığını tespit etmiştir.
- Sonucun cevaplarla çelişmesi: “Bilgim yok” diyen müşterinin çok yüksek riskli ürünlere uygun bulunması.
- Testin sonradan veya çalışan tarafından doldurulması: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/732, K. 2023/346 sayılı dosyada müşteri, testin çalışanlar tarafından doldurulduğunu ve sonuç bildiriminin aynı dakika içinde düzenlendiğini ileri sürmüştür.
- Uyarının yazılı yapılmaması: Olumsuz sonuçtan sonra ürün bazında yazılı uyarı bulunmaması.
- Testin güncellenmemesi: Yıllar önce yapılmış bir testle yeni ve daha riskli ürünlere geçilmesi.
- Yanlış hizmet türü: Fiilen danışmanlık veya portföy yönetimi yapıldığı halde yalnızca uygunluk testiyle yetinilmesi.
Bu usulsüzlüklerin her biri tek başına zarar doğurmaz. Tazminat için usulsüzlük ile zarar arasında illiyet bağı kurulmalıdır. Test usulsüz olsa bile müşteri ürünün riskini zaten biliyorsa veya işlemleri kendi kararıyla yapmışsa, mahkeme illiyet bağını zayıf bulabilir. Müşterinin hiç onay vermediği işlemler ise ayrı bir sorundur ve aracı kurumun yetkisiz işlem sorumluluğu kapsamında incelenir.
Kusur Paylaşımı ve Zarar Hesabı
Uygunluk ve yerindelik testi davalarında mahkemeler nadiren zararın tamamını tek tarafa yükler. Aracı kurumun test ve uyarı yükümlülüğüne aykırılığı ile müşterinin işlemlere onay vermesi, tecrübesi ve uyarıları dikkate almaması birlikte değerlendirilir. Müşterinin müterafik kusuru TBK m.52 uyarınca tazminattan indirim sebebidir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/6040, K. 2021/4503, T. 27.05.2021 sayılı kararı, yerindelik testindeki risk tercihinin zarar hesabına nasıl yansıdığını gösterir. Olayda müşteri portföy yönetimi sözleşmesine bağlı anket formunda en kötü koşullarda %25 kayba tahammül edebileceğini belirtmiştir. SPK incelemesinde portföyün ilk üç ayda yaklaşık %50 değer kaybettiği, zararı telafi etmek için daha da yüksek riskli vadeli işlemler yapıldığı ve müşterinin risk profilinden uzaklaşıldığı tespit edilmiş ve kuruma idari para cezası verilmiştir. İlk derece mahkemesi, 583.322,84 TL olarak tespit edilen zarardan müşterinin tahammül edebileceğini beyan ettiği %25’lik kaybı düşerek 382.112,34 TL tazminata hükmetmiştir. Daire hükmü oybirliğiyle onamıştır.
Bu yöntem önemlidir: Müşterinin testte kabul ettiği kayıp oranına kadar olan zarar, sözleşmenin doğal riskidir. Bu oranı aşan zarar ise risk profiline aykırı yönetimin sonucudur ve kurumdan istenebilir. Zararın hesaplanmasında bilirkişi incelemesinin rolü için manipülasyon zararı hesaplama yazımızdaki yöntem tartışmasına da bakılabilir.
| Durum | Olası sonuç |
|---|---|
| Test yapılmamış, çalışan işlem önermiş, müşteri tecrübesiz | Aracı kurumun ağır kusuru, yüksek tazminat oranı |
| Test “uygun değil” çıkmış, yazılı uyarı yok, işlem yaptırılmış | Aracı kurum sorumlu, müşterinin onayı oranında indirim |
| Yerindelik testi yok, fiilen danışmanlık verilmiş, müşteri her işleme onay vermiş | Kusur paylaşımı (kararlarda %50 civarı oranlar) |
| Portföy, testteki kayıp toleransını aşacak şekilde yönetilmiş | Tolerans aşan zarar kurumdan istenir |
| Test usulüne uygun, yazılı uyarı var, müşteri bilerek işlem yapmış | Kural olarak tazminat yok |
İspat ve SPK İncelemesi
Testin usulüne uygun yapıldığını ve uyarının yazılı olarak yapıldığını ispat yükü yatırım kuruluşundadır. Çünkü bu yükümlülükler Tebliğle kuruma yüklenmiştir. Müşteri ise zararını ve zararın test veya uyarı eksikliğinden doğduğunu ortaya koymalıdır. Bu nedenle davadan önce aracı kurumdan şu belgeler yazılı olarak istenmelidir:
- Müşteri sınıflandırma formu ve varsa profesyonel müşteri talebi,
- Uygunluk testi soru formu, cevaplar ve sonuç bildirimi, test tarihleri ve güncellemeler,
- Yerindelik testi ve yatırım danışmanlığı veya portföy yönetimi sözleşmesi,
- Ürün bazında yapılan yazılı uyarılar,
- Müşteri temsilcisiyle yapılan telefon görüşmelerinin ses kayıtları,
- Hesap ekstresi ve işlem dökümü.
Testin elektronik ortamda yapıldığı iddia ediliyorsa log kayıtları istenmelidir. Formun doldurulma saati, IP adresi ve sonuç bildiriminin düzenlenme saati, testin müşteri tarafından mı yoksa çalışan tarafından mı doldurulduğunu gösterir. Ses kayıtları ise çalışanın işlem önerip önermediğini ortaya koyar. SPK’ya yapılacak başvuru da önemlidir. Kurul aracı kurumdan bilgi ister ve aykırılık tespit ederse idari para cezası verir. Başvurunun usulü için SPK’ya şikâyet yazımıza bakılabilir.
Dava Yolu: Görev, Arabuluculuk ve Süre
Genel müşteri sınıfında bulunan ve ticari amaçla hareket etmeyen bireysel yatırımcının aracı kuruma karşı açacağı davada tüketici mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmektedir. Sözleşmede ticari amaç belirtilmişse veya yatırımcı profesyonel müşteri ise asliye ticaret mahkemesi görevlidir. Her iki durumda da dava açmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat talepleri TBK m.146 uyarınca on yıllık zamanaşımına tabidir.
Aracı kurum müşterinin eksi bakiyesi için icra takibi başlatırsa, test ve uyarı eksikliği itirazın iptali davasında savunma olarak ileri sürülebilir. Borsa işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarda başvurulabilecek yolların toplu anlatımı için borsa uyuşmazlıklarının çözümü yazımıza, kredili hesaplardaki eksi bakiye sorunları için kredili menkul kıymet işlemleri yazımıza bakılabilir.
Sık Sorulan Sorular
Uygunluk testi ile yerindelik testi arasındaki fark nedir?
Uygunluk testi, alım satıma aracılıkta müşterinin ürünün riskini anlayıp anlamadığını ölçer. Yerindelik testi, danışmanlık ve portföy yönetiminde hizmetin müşterinin amacına, mali durumuna ve tecrübesine uygun olup olmadığını belirler.
Uygunluk testi yapılmadan hesap açılabilir mi?
Genel müşteri için hayır. Test, ürün veya hizmet sunulmadan önce yapılmak zorundadır. Testin yapılmaması aracı kurumun mevzuata aykırılığıdır.
Test “uygun değil” çıktı ama işlem yaptım. Zararımı isteyebilir miyim?
Aracı kurum sizi yazılı olarak uyarmadıysa veya çalışan size bu ürünü önerdiyse isteyebilirsiniz. Uyarı yazılı yapılmış ve siz bilerek işlem yapmışsanız tazminat ihtimali düşüktür.
Profesyonel müşteriye uygunluk testi yapılır mı?
Hayır. Tebliğ uygunluk testini yalnızca genel müşteriler için zorunlu tutar. Ancak profesyonel müşteri sınıflandırmasının şartlara uygun yapılıp yapılmadığı ayrıca incelenebilir.
Testi ben doldurmadım, çalışan doldurdu. Ne yapmalıyım?
Testin elektronik log kayıtlarını ve imzalı formun aslını isteyin. Doldurulma saati, IP adresi ve sonuç bildiriminin zamanı testin kim tarafından doldurulduğunu gösterebilir.
Müşteri temsilcisinin önerisi yatırım danışmanlığı sayılır mı?
Belirli bir kişiye belirli bir araç hakkında yönlendirici öneri verilmişse danışmanlık sayılabilir. Bu durumda yerindelik testi ve danışmanlık sözleşmesi aranır. Bunlar yoksa aracı kurum sorumlu tutulabilir.
Yerindelik testinde belirttiğim kayıp oranı neden önemli?
Mahkemeler bu oranı zarar hesabında kullanmaktadır. Yargıtay’ın onadığı bir kararda müşterinin kabul ettiği %25 kayıp düşülmüş, bunu aşan zarar portföy yöneticisinden tahsil edilmiştir.
Test yıllar önce yapıldı. Güncellenmesi gerekir mi?
Evet. Müşterinin mali durumu, yatırım amacı veya işlem yaptığı ürünler değiştikçe test güncellenmelidir. Eski testle yeni ve daha riskli ürünlere geçilmesi aracı kurum aleyhine değerlendirilir.
Uygunluk testi yapıldıysa aracı kurum hiç sorumlu olmaz mı?
Olabilir. Test yapılmış olsa bile çalışan işlem önermişse, yetkisiz işlem yapılmışsa veya emir hatalı gerçekleştirilmişse aracı kurumun sorumluluğu devam eder.
SPK test eksikliği için ne yapar?
Kurul aracı kurumdan bilgi ister, test ve uyarı belgelerini inceler ve aykırılık tespit ederse idari para cezası verir. Bu tespit tazminat davasında güçlü bir delildir.
Bu davalar hangi mahkemede açılır?
Ticari amaçla hareket etmeyen genel müşteri için tüketici mahkemesinde, ticari amaç veya profesyonel müşteri sıfatı varsa asliye ticaret mahkemesinde açılır. Önce arabulucuya gidilmelidir.
Test eksikliği nedeniyle zararın tamamını alabilir miyim?
Çoğu durumda hayır. Mahkemeler müşterinin işlemlere onay vermesini ve tecrübesini dikkate alarak kusur paylaşımı yapmaktadır. Zararın tamamı ancak çalışanın işlemleri fiilen yönettiği ve müşterinin tamamen tecrübesiz olduğu durumlarda istenebilir.
Sonuç
Uygunluk ve yerindelik testi, yatırımcıyı anlamadığı veya taşıyamayacağı risklerden korumak için konulmuş iki ayrı güvencedir. Uygunluk testi müşteriyi uyarır. Yerindelik testi ise danışmanlık ve portföy yönetimi hizmetinin sınırını çizer. Testin hiç yapılmaması, sonucun müşterinin cevaplarıyla çelişmesi, “uygun değil” sonucuna rağmen yazılı uyarı yapılmaması ve fiilen danışmanlık verildiği halde yerindelik testinin aranmaması aracı kurumun sorumluluğunu doğurur. Buna karşılık usulüne uygun uyarılan ve kendi kararıyla işlem yapan müşterinin zararı kural olarak kendisinde kalır.
Bu davalarda sonucu belirleyen, test formunun, uyarıların ve ses kayıtlarının ayrıntılı incelenmesidir. Uygunluk veya yerindelik testindeki eksiklik nedeniyle zarara uğradığınızı düşünüyorsanız sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Avukat Fatih SEFER