Borsa uyuşmazlıklarının çözümü, emirlerin borsaya iletilmesi, eşleştirilmesi ve gerçekleşen işlemlerin yükümlülüklerinin yerine getirilmesi sırasında yatırımcı, aracı kurum ve borsa arasında çıkan anlaşmazlıkların hangi merci önünde, hangi sırayla ve hangi süreler içinde çözüleceğini belirleyen kurallar bütünüdür. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 70. maddesi, yatırım kuruluşlarının kendi aralarında ve müşterileriyle borsa işlemlerinden doğan uyuşmazlıklarında usulü borsa yönetim kuruluna bırakır ve belirli tutarın üzerindeki kararlara karşı Sermaye Piyasası Kurulu’na itiraz yolunu açar. Ancak bu yol yargı yolunun yerini tutmaz. Yatırımcı tazminat için ticaret mahkemesinde dava açabilir. Borsaya karşı davalar adli yargıda, SPK’ya karşı davalar ise idari yargıda görülür. Para alacağına ilişkin ticari davalarda da önce arabulucuya başvurmak zorunludur.
Bu yazıda borsa uyuşmazlığının kapsamını, borsa yönetim kurulu ve SPK’ya itiraz yolunu, SPK şikâyeti ile Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği başvurusunu, borsanın işlem iptali ve piyasayı kapatma yetkisini, arabuluculuğu, görevli mahkemeyi, borsaya ve SPK’ya karşı davaları, takas kesinliği ile Yatırımcı Tazmin Merkezi’nin sınırlarını kararlarla anlatıyoruz.
Borsa Uyuşmazlıklarının Çözümü İçin Kanun Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.70/1
“(1) Yatırım kuruluşlarının kendi aralarında veya müşterileriyle 67 nci maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde yer alan borsa işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözümlenmesine ilişkin usul ve esaslar borsa yönetim kurullarınca belirlenir. Anılan yönetim kurulu kararlarının ilişkin olduğu tutarın 84 üncü maddenin beşinci fıkrasında yer alan tutardan fazla olması hâlinde bu karara karşı Kurula itirazda bulunulabilir.”
m.67/1 (ilgili bentler)
“(1) Sermaye piyasası araçlarının, kambiyo ve kıymetli madenler ile kıymetli taşların ve Kurulca uygun görülen diğer sözleşmelerin, belgelerin ve kıymetlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil ve rekabetçi bir ortamda işlem görmesini sağlamak üzere;
(…)
b) Emirlerin iletilmesi ve eşleştirilmesi,
c) Gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi,
(…)
f) Uyuşmazlıkların çözülmesi,
(…)
konularına ilişkin usul ve esaslar, ilgili borsa tarafından hazırlanan ve Kurulca onaylanan yönetmeliklerle belirlenir.”
m.65/11
“(11) Borsalara karşı açılacak davalar adli yargıda görülür. Borsaların 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışan personel ile ihtilaflarında iş mahkemeleri görevlidir.”
m.84/5 (ilk iki cümle)
“(5) Hak sahibi her bir yatırımcıya ödenecek azami tazmin tutarı yüz bin Türk Lirasıdır. Bu tutar her yıl ilan edilen yeniden değerleme katsayısı oranında artırılır. (…)”
m.134/1
“(1) Kurul kararlarına karşı açılacak idari davalar idare mahkemelerinde görülür. Kurul kararlarına karşı yapılan başvurular acele işlerden sayılır.”
Not: Kanun maddeleri 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden alınmıştır. m.84/5’teki tutar, SPK’nın 31.12.2025 tarihli 2025/68 sayılı Bülteni’nde ilan edilen 30.12.2025 tarihli ve 68/2461 sayılı karar uyarınca 2026 yılı için 2.065.145 TL olarak uygulanır.
Bu hükümlerden çıkan sonuç şudur: Borsa, emir iletimi, eşleştirme ve işlem yükümlülükleri konusunda çıkan uyuşmazlıklar için kendi çözüm usulünü kurar. 2026 yılı için 2.065.145 TL’yi aşan uyuşmazlıklarda borsa yönetim kurulu kararına karşı SPK’ya itiraz edilebilir. Borsaya karşı tazminat davası ise adli yargıda açılır. Aracı kurumun piyasadaki yeri için aracı kurum nedir yazımıza, mevzuatın bütünü için sermaye piyasası hukuku sayfamıza bakılabilir.
Hangi Uyuşmazlıklar Borsa Uyuşmazlığıdır?
m.70/1 her sermaye piyasası uyuşmazlığını değil, iki grup işlemi kapsar. Birincisi m.67/1-b’deki emirlerin iletilmesi ve eşleştirilmesidir. Emrin borsaya hiç ulaşmaması, geç ulaşması, yanlış fiyat veya miktarla sisteme girilmesi ve eşleşmenin hatalı yapılması bu gruptadır. İkincisi m.67/1-c’deki gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesidir. Alınan payın bedelinin ödenmemesi, satılan payın teslim edilmemesi ve takas yükümlülüğünün aksaması bu kapsama girer.
Kanun, uyuşmazlığın taraflarını da sayar: yatırım kuruluşlarının kendi aralarındaki uyuşmazlıklar ile yatırım kuruluşları ve müşterileri arasındaki uyuşmazlıklar. Yatırımcının doğrudan borsaya karşı ileri sürdüğü talepler, örneğin borsanın piyasayı geç kapattığı ya da işlemi hatalı iptal ettiği iddiası, m.70’teki iç usulün değil m.65/11’deki dava yolunun konusudur. Borsanın bu tür sorumlulukları borsaların hukuki sorumluluğu yazısında ayrıca ele alınmaktadır.
Aşağıdaki uyuşmazlıklar ise borsa işlemi ile bağlantılı olsa da m.70’in dar anlamındaki borsa uyuşmazlığı değildir ve doğrudan genel hükümlere göre çözülür:
- Aracı kurumun müşteri hesabında talimatsız işlem yapması. Bu konu aracı kurumun yetkisiz işlem sorumluluğu yazısında anlatılmıştır.
- Yatırımcının risk profiline uymayan ürünlere yönlendirilmesi ve aydınlatma eksikliği.
- Kredili işlemde teminat tamamlama çağrısı ve re’sen satış uyuşmazlıkları.
- Piyasa dolandırıcılığından doğan zararın faillerden istenmesi.
- Payın kottan çıkarılması veya işlem sırasının kapatılması gibi borsanın idari nitelikteki kararlarından doğan uyuşmazlıklar.
Ayrım önemlidir, çünkü borsa içi çözüm yolu yalnızca dar anlamdaki borsa işlemleri için öngörülmüştür. Diğer uyuşmazlıklarda yatırımcının önünde SPK şikâyeti, arabuluculuk ve dava yolu vardır.
Borsa Uyuşmazlıklarının Çözümünde Borsa Yönetim Kurulu ve SPK’ya İtiraz
m.70/1 uyarınca borsa işlemlerinden doğan uyuşmazlıkların çözüm usulünü borsa yönetim kurulu belirler. Borsa İstanbul’da bu usul, borsanın Kurulca onaylanan yönetmeliği ve yönetim kurulu düzenlemeleriyle kurulmuştur. Uygulamada başvuru borsaya yazılı olarak yapılır. Borsa, emir ve işlem kayıtlarını, eşleşme zamanlarını ve üyenin sisteme gönderdiği verileri inceleyerek karar verir.
Borsa yönetim kurulu kararının konu ettiği tutar m.84/5’teki tutarı aşıyorsa, bu karara karşı SPK’ya itiraz edilebilir. 2026 yılı için bu eşik 2.065.145 TL’dir. Eşiğin altındaki kararlar için Kanun Kurula itiraz yolu tanımaz. Bu, yatırımcının yargı yoluna gidemeyeceği anlamına gelmez. Kanun, borsa kararını kesin ve bağlayıcı bir hakem kararı olarak düzenlememiştir.
Bu ayrım, eski 91 sayılı Kanun Hükmünde Kararname dönemine ait Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu, E. 1998/355, K. 1998/277, T. 26.06.1998 kararında açıkça ortaya konmuştur. Olayda yatırımcı, aracı kurumun bilgisi ve talimatı dışında yaptığı işlemler için önce borsa yönetim kuruluna, sonra SPK’ya itiraz etmiş, SPK itirazı kısmen kabul etmiştir. Danıştay, SPK’nın bu işleminin niteliğini şöyle belirlemiştir:
“Bu durumda; dava konusu işlem, özel hukuk hükümlerinden kaynaklanan uyuşmazlığın çözümüne yönelik bir hakem kararı olmayıp, davalı Sermaye Piyasası Kurulunun borsa üzerindeki denetim yetkisinin kullanılması sonucunda tesis edilen idari bir işlemdir. Bu idari işlemin iptali istemiyle açılan davanın görümü ve çözümü de idari yargının görev alanında bulunmaktadır.”
Bu kararın bugün için iki sonucu vardır. Birincisi, SPK’nın m.70/1 kapsamında verdiği itiraz kararı idari işlemdir ve m.134 uyarınca idare mahkemesinde iptal davasına konu olabilir. İkincisi, borsa ve SPK önündeki süreç, yatırımcı ile aracı kurum arasındaki alacak uyuşmazlığını kesin olarak çözmez. Tazminat alacağı için ticaret mahkemesinde dava açma hakkı saklıdır. Bu nedenle borsa içi başvuru, dava açmadan önce tüketilmesi zorunlu bir aşama değildir.
Borsa içi başvurunun pratik yararı, emir ve eşleşme kayıtlarının resmî bir incelemeden geçmesidir. Borsanın tespitleri, sonradan açılacak davada bilirkişinin ve mahkemenin dayanabileceği güçlü bir delil olur. Buna karşılık başvuru, zamanaşımını kendiliğinden kesmez. Zamanaşımına yaklaşan uyuşmazlıkta borsa sürecini beklemeden arabuluculuk ve dava adımları atılmalıdır.
SPK Şikâyeti ve TSPB Başvurusu
Yatırımcının aracı kurumla yaşadığı uyuşmazlıkta en sık başvurduğu yol SPK’ya şikâyettir. SPK, aracı kurumun mevzuata aykırı davranıp davranmadığını denetler. Aykırılık tespit ederse idari para cezası verebilir, faaliyet kısıtlaması getirebilir veya suç oluşturan fiiller için suç duyurusunda bulunabilir. Şikâyetin nasıl yapılacağı ve sonucunun nasıl takip edileceği SPK’ya şikâyet yazımızda adım adım anlatılmıştır.
Ancak SPK bir mahkeme değildir. Yatırımcının zararını aracı kurumdan tahsil eden bir karar veremez. SPK’nın denetim sonucunda yaptığı tespitler, özellikle mevzuata aykırılık bulgusu, tazminat davasında önemli bir delildir. Bu nedenle SPK şikâyeti çoğu dosyada davanın yerine değil, davanın yanında yürütülür. SPK’nın görev ve yetkilerinin bütünü için SPK nedir yazısına bakılabilir.
Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği ise aracı kurumların zorunlu üye olduğu kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşudur. Birlik, üyelerinin meslek kurallarına uyumunu izler ve disiplin cezası verebilir. Yatırımcı, aracı kurumun veya çalışanının meslek kurallarına aykırı davranışını Birliğe bildirebilir. 6362 sayılı Kanun’un 75/7. maddesine göre “Birliğin yetkili organlarınca alınan kararlara karşı, kararın ilgiliye tebliğini izleyen on iş günü içinde Kurul nezdinde itiraz edilebilir. İtiraza ilişkin olarak Kurulca verilecek kararlar kesindir.” Birliğin yapısı ve disiplin kararları Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği yazısında ele alınmaktadır.
Benzer yapıdaki Türkiye Değerleme Uzmanları Birliği kararlarına ilişkin Danıştay 13. Daire, E. 2024/1594, K. 2024/3017, T. 02.07.2024 kararı, on iş günlük itiraz süresinin önemini gösterir. Daire, birlik yönetim kurulu kararlarının “ilgililerin yönetim kurulu kararını tebellüğ ettikleri tarihten itibaren 10 iş günü içinde Kurul’a itiraz etmemeleri hâlinde, Kurul’a itiraz edilmesi halinde ise Kurul kararının verilmesiyle kesinleşeceği” tespitini yapmıştır. Birlik kararına karşı süresinde SPK’ya itiraz edilmezse karar kesinleşir.
Borsanın İşlem İptali ve Piyasayı Kapatma Yetkisi
Borsa uyuşmazlıklarının çözümü yalnızca yatırımcının başvurusuyla başlamaz. Borsa, olağanüstü durumlarda kendiliğinden işlem iptal edebilir ve piyasayı kapatabilir. Bu kararlar, işlemi iptal edilen ya da pozisyonunu kapatamayan yatırımcı için yeni bir uyuşmazlık kaynağıdır.
Borsa İstanbul A.Ş. Borsacılık Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Yönetmeliği’nin 33. maddesi, iptal şartlarını şöyle sayar:
“(1) Aşağıdaki şartların varlığı hâlinde, işleme taraf olan işlem yapma yetkisi verilenlerden en az birinin başvurusu üzerine veya re’sen, bekleyen emirlerin veya gerçekleşen işlemlerin tamamı veya bir kısmı Borsa tarafından iptal edilebilir.
a) Bilgisayar sistemlerinden kaynaklanan hatalar.
b) İşlem yapma yetkisi verilenlerden en az biri veya Borsa personeli tarafından alım satım sistemlerine iletilen hatalı emir veya emirler sonucunda gerçekleşen işlemler.
c) İşlem yapma yetkisi verilenlerin ve/veya işlem gören yatırım araçlarının işlemlerini durduracak diğer maddi unsurlar. (…)
(4) İptal kararları, aynı gün KAP’ta ilan edilir.”
Aynı Yönetmeliğin 39/1. maddesine göre “Olağan dışı gelişmelerin meydana gelmesi hâlinde, Borsa bünyesinde faaliyette bulunan piyasaların, pazarların, platformların veya sistemlerin beş işlem gününe kadar geçici olarak kapatılmasına Yönetim Kurulu karar verebilir. (…) Beş işlem gününü aşan durumlarda Yönetim Kurulu karar alır ve onaylanmak üzere Kurula iletir.” Yönetmelik metinleri, aşağıdaki kararda aktarıldığı şekliyle verilmiştir.
Bu yetkinin sınırı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/72, K. 2024/523, T. 01.10.2024 kararında tartışılmıştır. 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra Borsa İstanbul, VİOP’taki pay ve endeks türev pazarlarını 8 Şubat’ta seans içinde kapatmış ve o günkü işlemleri iptal etmiş, 6 ve 7 Şubat işlemlerini ise iptal etmemişti. Kısa pozisyonunu 8 Şubat’ta kapatmak isterken emri gerçekleşmeyen yatırımcı, pozisyonu 16 Şubat’ta tavan fiyattan kapatmak zorunda kaldığını, piyasanın deprem günü kapatılması gerektiğini ileri sürerek borsadan tazminat istemiştir. Borsa, 6 ve 7 Şubat işlemlerini iptal etmemesinin m.79’daki takas kesinliği ilkesine uygun olduğunu savunmuştur.
Mahkeme davayı reddetmiştir. Gerekçede, borsanın “kişi bazlı değil piyasanın menfaatlerini düşünerek işlem yapması gerektiği”, depremin öngörülemeyen olağanüstü bir felaket olduğu ve borsanın kanunun verdiği yetkiye dayanarak takdir yetkisini kullandığı belirtilmiş, piyasanın kapatılması kararının “piyasanın hal ve durumuna göre değerlendirme yapılmak suretiyle karar vermeyi gerektirdiği” vurgulanmıştır. Karar ilk derece kararıdır ve istinaf yolu açıktır. Yine de borsanın olağanüstü durumdaki takdirine karşı açılan tazminat davasında yatırımcının ispat yükünün ağır olduğunu göstermektedir. Dosyada dava öncesinde arabuluculuk sürecinin işletildiği de hükümdeki arabuluculuk ücretinden anlaşılmaktadır.
İşlem iptali, aracı kurumun emir iletme yükümlülüğüyle de kesişir. İptal edilen işlem nedeniyle müşteriye karşı sorumluluk, aracı kurumun emri doğru iletip iletmediğine göre değişir. Bu konu müşteri emrinin gerçekleştirilmesi yazısında kararlarla anlatılmıştır. Kaldıraçlı işlemlerde fiyat kaymasına dayalı iptal ve eksi bakiye uyuşmazlıkları ise forex işlemlerinde aracı kurum sorumluluğu yazısında ele alınmıştır.
Dava Şartı Arabuluculuk
Aracı kuruma veya borsaya karşı açılacak tazminat davalarının büyük kısmı ticari davadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına ve finansal kurumlara ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarını tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın ticari dava sayar. Aynı fıkranın (e) bendi borsalara ilişkin özel hükümlerden doğan davaları da bu kapsama alır.
TTK m.5/A/1 ise şöyledir: “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” Fıkranın devamına göre arabulucu başvuruyu “görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır” ve bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir.
Bu nedenle aracı kurumdan tazminat isteyen yatırımcı, dava açmadan önce arabulucuya başvurmalıdır. Arabuluculuk tutanağı dava dilekçesine eklenmezse dava usulden reddedilir. Arabuluculuk aşamasında uyuşmazlığın tutarı, işlem kayıtları ve SPK şikâyetinin sonucu masaya konursa uzlaşma ihtimali artar. Uzlaşma sağlanmazsa son tutanakla dava açılır.
Uyuşmazlık tüketici işlemi sayılırsa durum değişir. Bu hâlde ticari dava arabuluculuğu değil, tüketici uyuşmazlıklarına özgü başvuru yolları ve parasal sınırlar uygulanır. Hangi rejimin uygulanacağı, aşağıda anlatılan görev tartışmasına bağlıdır.
Borsa Uyuşmazlıklarının Çözümünde Görevli ve Yetkili Mahkeme
Yatırımcı ile aracı kurum arasındaki davada en çok tartışılan konu, asliye ticaret mahkemesinin mi yoksa tüketici mahkemesinin mi görevli olduğudur. 6502 sayılı Kanun’un 73/1. maddesine göre “Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.” m.83/2 ise “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.” hükmünü taşır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bu tartışmada yatırım amacını belirleyici saymıştır. Yargıtay HGK, E. 2017/2348, K. 2019/82, T. 07.02.2019 kararında, kaldıraçlı işlemler çerçeve sözleşmesinde işlemlerin ticari amaçlı olduğunun açıkça yazıldığı olayda şu sonuca varılmıştır:
“Yukarıda açıklandığı üzere bir işlemin tüketici hukukuna tabi sayılabilmesi için tüketicinin ticari veya mesleki amaçla hareket etmemesi şart olup, eldeki davaya konu sözleşmenin ticari amaçla yapıldığının açıkça belirtilmiş olmasına göre uyuşmazlığın çözümünde tüketici mahkemeleri görevli sayılamaz.”
Kurul, ticaret mahkemesinin görevli olduğu yönündeki direnme kararını onamıştır. Kararda, yatırımcı ile tüketicinin kesiştiği noktada davacının tüketici olarak korunması ve tüketici mahkemesinin görevli sayılması gerektiğini savunan azınlık görüşü de yer almıştır. Bu görüş, Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. Çerçeve sözleşmedeki “ticari amaç” ibaresinin görevi nasıl etkilediği aracı kurum çerçeve sözleşmesi yazımızda ayrıca incelenmiştir.
Bu çizgi doğrultusunda istinaf daireleri de borsa işleminden doğan tazminat davalarını kural olarak ticari dava saymaktadır. Örneğin Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/816, K. 2022/781, T. 07.04.2022 kararı, yatırımcının borsada satın aldığı pay nedeniyle uğradığı zararın tazmini davasını ticaret mahkemesinin görev alanında değerlendirmiştir. Bununla birlikte her somut olayda sözleşmenin içeriği ve yatırımcının amacı ayrıca incelenir. Görev kamu düzenine ilişkindir ve yanlış mahkemede açılan dava görevsizlikle sonuçlanır. Bu da zaman kaybı demektir.
Yetkili mahkeme bakımından genel kural, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Aracı kurumun merkezi veya işlemin yapıldığı şubenin bulunduğu yer mahkemesi de yetkilidir. Sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa yeri de yetki sağlar. Uyuşmazlık tüketici işlemi sayılırsa 6502 sayılı Kanun’un 73/5. maddesi gereğince “Tüketici davaları, tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabilir.” Borsa İstanbul’a karşı davalar ise uygulamada borsanın merkezinin bulunduğu İstanbul’da açılmaktadır.
Borsaya ve SPK’ya Karşı Dava: Adli ve İdari Yargı Ayrımı
Yatırımcı zararından yalnızca aracı kurumu değil, borsayı veya SPK’yı da sorumlu tutmak isteyebilir. Bu iki kurum için yargı yolu farklıdır.
Borsalar anonim şirket olarak kurulur ve m.65/10 uyarınca kanundaki hükümler saklı kalmak kaydıyla özel hukuk hükümlerine tabidir. m.65/11 de borsalara karşı açılacak davaların adli yargıda görüleceğini açıkça belirtir. Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, E. 2019/7, K. 2019/120, T. 25.02.2019 kararında, SPK ve Borsa İstanbul tarafından yürütülen görevin kusurlu yapıldığından bahisle açılan tazminat davasının, 6362 sayılı Kanun’un 65. maddesi gözetilerek Borsa İstanbul yönünden adli yargı yerinde görülmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Bu kuralın Anayasa’ya aykırılığı da tartışma konusu yapılmıştır. Bir idare mahkemesinin m.65/11 hakkında yaptığı itiraz başvurusunu Anayasa Mahkemesi, E. 2015/77, K. 2015/73, T. 03.09.2015 kararıyla esasa girmeden reddetmiştir. Mahkeme, kural nedeniyle davanın adli yargıda görülebilecek bir dava olduğunu ve başvuran mahkemenin görev alanına girmediğini belirtmiştir.
SPK ise kamu tüzel kişisidir ve idari yargının denetimine tabidir. SPK’nın düzenleyici işlemlerine ve bireysel kararlarına karşı iptal davası, m.134 uyarınca idare mahkemesinde açılır. SPK’nın denetim görevini yerine getirmediği iddiasıyla istenen tazminat da tam yargı davasıyla idari yargıda istenir. Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/391, K. 2021/500, T. 28.06.2021 kararında, SPK’nın denetim görevini yapmadığı gerekçesiyle açılan tazminat davasında, “Sermaye Piyasası Kanunun 134.maddesi uyarınca Kurul kararlarına karşı açılacak davalarda yargı yolu bakımından görevli mahkemelerin idare mahkemeleri olduğu” gerekçesiyle SPK yönünden davanın yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. SPK’ya karşı tam yargı davasının şartları SPK hizmet kusuru yazımızda anlatılmıştır.
Bu ayrım, aynı olayda birden fazla davalı bulunduğunda pratik sonuç doğurur. Aracı kurum ve borsa adli yargıda birlikte dava edilebilir. SPK için ise ayrı bir idari başvuru ve idari dava süreci işletilmelidir. Borsanın idari nitelikteki kararlarından olan kottan çıkarma kararlarının iptali ise kendine özgü bir usule bağlıdır ve borsa kottan çıkarma yazısında ele alınmıştır. Yatırımcı hakkında SPK’nın verdiği işlem yasağı kararlarına karşı yol da idari yargıdır. Bu konu SPK işlem yasağı yazısında anlatılmıştır.
Takas Kesinliği ve YTM: Borsa Uyuşmazlıklarının Çözümünde Sınırlar
Borsa uyuşmazlıklarının çözümünde yatırımcının elde edebileceği sonucun iki önemli sınırı vardır. Birincisi takas kesinliğidir. 6362 sayılı Kanun’un 79/1. maddesine göre “Sermaye piyasası araçlarının takas talimat ve işlemleri ile ödeme işlemleri, merkezî takas kuruluşlarının üyelerinin faaliyetlerinin geçici ya da sürekli olarak durdurulması, idari ve adli merciler nezdinde tasfiye işlemlerine başlanması durumu da dâhil olmak üzere, geri alınamaz ve iptal edilemez.”
Bu hükmün sonucu şudur: Takası tamamlanmış bir borsa işlemi, yatırımcının itirazı üzerine geri alınmaz. Hatalı işlemden zarar gören yatırımcı işlemin iptalini değil, zararın tazminini ister. Takas sisteminin işleyişi merkezî takas kuruluşları, karşı tarafın temerrüdünde teminatların kullanımı merkezî karşı taraf, takas kesinliğinin rehin ve iflas karşısındaki etkileri ise takas kesinliği yazılarında ayrıntılı olarak anlatılmaktadır.
İkinci sınır Yatırımcı Tazmin Merkezi’nin kapsamıdır. YTM, aracı kurumun mali durumunun bozulması nedeniyle yatırımcıya ait nakit ve sermaye piyasası araçlarını teslim edememesi hâlinde devreye girer. m.84/2 uyarınca “Yatırımcıların yatırım danışmanlığı veya piyasadaki fiyat hareketlerinden kaynaklanan zararları tazmin kapsamında değildir.” Bu nedenle hatalı işlemden, emir gecikmesinden veya piyasanın kapatılmasından doğan zarar YTM’den istenemez. YTM’nin kapsamı ve 2026 yılı için 2.065.145 TL’lik azami tutarı yatırımcı tazmin merkezi yazısında ele alınmıştır.
m.84/5’teki bu tutarın m.70/1 ile bağlantısı da gözden kaçırılmamalıdır. Kanun koyucu, SPK’ya itiraz eşiğini YTM’nin azami tazmin tutarına bağlamıştır. Tutar her yıl yeniden değerleme oranında arttığı için itiraz eşiği de her yıl değişir. Başvuru tarihindeki tutar SPK bülteninden kontrol edilmelidir.
Borsa Uyuşmazlıklarının Çözümü İçin Adım Adım Yol Haritası
Uyuşmazlığın türüne göre başvurulacak yol aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
| Uyuşmazlık | İlk başvuru | Yargı yolu |
|---|---|---|
| Emir iletimi, eşleştirme, takas yükümlülüğü (aracı kurum ile) | Aracı kuruma yazılı itiraz, gerekirse borsaya başvuru | Arabuluculuk, ardından asliye ticaret mahkemesi |
| Borsa kararının 2.065.145 TL’yi aşan tutara ilişkin olması (2026) | SPK’ya itiraz (m.70/1) | SPK kararına karşı idare mahkemesi; tazminat için ticaret mahkemesi |
| Talimatsız işlem, yönlendirme, aydınlatma eksikliği | Aracı kuruma ihtar, SPK şikâyeti | Arabuluculuk, ardından ticaret veya tüketici mahkemesi |
| Borsanın işlem iptali veya piyasayı kapatması | Borsaya yazılı başvuru | Adli yargı (m.65/11), arabuluculuk sonrası ticaret mahkemesi |
| SPK’nın denetim eksikliği veya kararı | SPK’ya idari başvuru | İdare mahkemesi (m.134) |
| Aracı kurum çalışanının meslek kuralı ihlali | TSPB’ye bildirim | Birlik kararına karşı 10 iş günü içinde SPK’ya itiraz |
Hangi yol seçilirse seçilsin, ilk iş delilleri güvenceye almaktır. Yatırımcı, aracı kurumdan hesap ekstresini, emir ve işlem dökümünü, telefon emirlerinin ses kayıtlarını ve internet işlemlerinin log kayıtlarını yazılı olarak istemelidir. Çerçeve sözleşme, risk bildirim formu ve uygunluk testi sonuçları da talep edilmelidir. Uygunluk testinin içeriği ve uyarı yükümlülüğü uygunluk ve yerindelik testi yazısında anlatılmıştır.
İkinci adım, uyuşmazlığın niteliğini belirlemektir. Uyuşmazlık dar anlamda borsa işleminden mi doğuyor, yoksa aracı kurumun sözleşmesel yükümlülüğünden mi? Karşı taraf aracı kurum mu, borsa mı, SPK mı? Bu sorulara verilen cevap, başvurulacak merciyi, görevli mahkemeyi ve arabuluculuğun zorunlu olup olmadığını belirler.
Üçüncü adım, süreleri hesaplamaktır. TSPB kararlarına karşı itiraz süresi on iş günüdür. SPK kararlarına karşı idari dava süresi idari yargılama usulüne göre işler. Tazminat davalarında ise sözleşmeye aykırılık ve haksız fiil için farklı zamanaşımı süreleri uygulanır. Aracı kuruma veya borsaya yapılan yazılı başvuru bu süreleri kendiliğinden durdurmaz.
Dördüncü adım, zararın hesaplanmasıdır. Kredili işlemlerde re’sen satıştan doğan zarar ile emir gecikmesinden doğan zarar farklı yöntemlerle hesaplanır. Kredili işlemlere özgü hesap esasları kredili menkul kıymet işlemleri yazısında anlatılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Aracı kurumla uyuşmazlıkta önce borsaya başvurmak zorunlu mu?
Hayır. m.70 borsa içi bir çözüm usulü öngörür, ancak bu usulü dava şartı yapmaz. Yatırımcı doğrudan arabuluculuğa ve ardından ticaret mahkemesine gidebilir. Borsa başvurusu delil toplamak için yararlıdır.
Borsa yönetim kurulu kararına karşı SPK’ya ne zaman itiraz edilebilir?
Kararın ilişkin olduğu tutar m.84/5’teki tutarı aştığında. 2026 yılı için bu eşik 2.065.145 TL’dir. Eşiğin altındaki kararlar için SPK’ya itiraz yolu yoktur, ancak yargı yolu açıktır.
SPK’ya şikâyet ettim. SPK zararımı ödetebilir mi?
Hayır. SPK aracı kurumu denetler ve yaptırım uygular, ancak yatırımcının zararını tahsil eden bir karar veremez. SPK’nın tespitleri tazminat davasında delil olarak kullanılır.
Aracı kuruma dava açmadan önce arabulucuya gitmem gerekir mi?
Uyuşmazlık ticari dava ise ve bir miktar para isteniyorsa evet. TTK m.5/A uyarınca arabulucuya başvuru dava şartıdır. Başvuru yapılmadan açılan dava usulden reddedilir.
Yatırımcı ile aracı kurum arasındaki davaya hangi mahkeme bakar?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede ticari amaç belirtilen yatırım işlemlerinde asliye ticaret mahkemesini görevli saymıştır. Somut olayda tüketici işlemi niteliği ağır basıyorsa tüketici mahkemesi gündeme gelebilir.
Borsa İstanbul’a dava açılabilir mi?
Evet. m.65/11 uyarınca borsalara karşı davalar adli yargıda görülür. Borsanın kusurlu bir işlemi veya kararı nedeniyle zarar gören yatırımcı, arabuluculuk sonrası ticaret mahkemesinde tazminat davası açabilir.
Borsa piyasayı kapatıp işlemlerimi iptal etti. Tazminat isteyebilir miyim?
Talep edebilirsiniz, ancak borsanın olağanüstü durumlardaki takdir yetkisi geniştir. İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, deprem sonrası VİOP kapatma kararına karşı açılan davayı borsanın piyasa menfaatini gözeterek takdir yetkisini kullandığı gerekçesiyle reddetmiştir.
SPK’nın denetim eksikliği nedeniyle zarara uğradım. Nerede dava açarım?
İdari yargıda. SPK kamu tüzel kişisidir ve m.134 uyarınca kararlarına karşı davalar idare mahkemelerinde görülür. Ticaret mahkemesinde açılan dava SPK yönünden yargı yolu nedeniyle reddedilir.
Takası tamamlanmış hatalı bir işlemi iptal ettirebilir miyim?
Kural olarak hayır. m.79/1 uyarınca takas talimat ve işlemleri geri alınamaz ve iptal edilemez. Hatalı işlemden doğan zarar için sorumlu taraftan tazminat istenir.
Hatalı işlemden doğan zararımı YTM öder mi?
Hayır. YTM yalnızca mali durumu bozulan aracı kurumun yatırımcı varlıklarını teslim edememesi hâlinde ödeme yapar. Fiyat hareketlerinden ve yatırım danışmanlığından doğan zararlar m.84/2 uyarınca kapsam dışıdır.
TSPB’nin kararına itiraz süresi nedir?
Kararın tebliğini izleyen on iş günüdür. İtiraz SPK’ya yapılır ve SPK’nın itiraz üzerine verdiği karar kesindir. Süre kaçırılırsa birlik kararı kesinleşir.
Borsaya veya SPK’ya başvuru zamanaşımını durdurur mu?
Hayır, kendiliğinden durdurmaz. Zamanaşımı yaklaşan dosyada borsa veya SPK sürecinin sonucu beklenmeden arabuluculuk başvurusu yapılmalı ve dava açılmalıdır.
Sonuç
Borsa uyuşmazlıklarının çözümü tek bir yoldan ilerlemez. Dar anlamdaki borsa işlemlerinde borsa içi usul ve belirli tutarın üzerinde SPK’ya itiraz yolu vardır. Ancak bu yol yargı yolunu kapatmaz ve SPK’nın itiraz kararı idari işlem niteliğindedir. Aracı kurumdan tazminat için arabuluculuk sonrası ticaret mahkemesine, borsaya karşı adli yargıya, SPK’ya karşı idari yargıya gidilir. Takas kesinliği işlemin geri alınmasını, YTM’nin kapsamı ise fiyat zararının tazminini sınırlar. Doğru merciyi ve süreyi baştan belirlemek, uyuşmazlığın sonucunu doğrudan etkiler.
Aracı kurum, borsa veya SPK ile yaşadığınız uyuşmazlıkta hangi yolun izleneceğini belirlemek için sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Avukat Fatih SEFER