Kripto varlık rehni, bir borcun güvencesi olarak kripto varlıklar üzerinde alacaklı lehine kurulan ve borç ödenmediğinde bu varlıkların paraya çevrilmesine imkân veren sınırlı aynî haktır. 7518 sayılı Kanunla 2024’te 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na (SPKn) eklenen 35/B maddesinin onuncu fıkrası, kripto varlıkları konu edinen rehin sözleşmelerine 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu’nun uygulanmayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Kanun koyucu kripto varlıklar için ayrı bir rehin rejimi de getirmemiştir. Bu nedenle kripto varlık rehninin nasıl kurulacağı, paraya nasıl çevrileceği ve iflas ile hacizde nasıl korunacağı, Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) genel hükümleri ve SPKn’nin kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin özel kuralları birlikte yorumlanarak belirlenir.
Bu yazıda kripto varlık rehninin kanuni dayanağını, kripto varlıkların hukuki niteliği tartışmasını, rehnin kuruluş yollarını, platformların teminat ve kredi işlemlerine getirilen sınırları, rehnin paraya çevrilmesini, iflas ve haciz hâlinde rehin alacaklısının durumunu, tokenize sermaye piyasası araçları üzerinde teminatı ve uyuşmazlıklarda izlenecek yolları ele alıyoruz.
Kripto Varlık Rehnine İlişkin Kanun Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.35/B/10
“Kripto varlıkları konu edinen rehin sözleşmelerine, 20/10/2016 tarihli ve 6750 sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu uygulanmaz.”
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.35/C/7 (ilk iki cümle)
“Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklar, kripto varlık hizmet sağlayıcıların mal varlığından ayrı olup, kayıtlar da bu hükme uygun olarak tutulur. Müşterilerin her ne suretle olursa olsun kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.939
“Kanunda öngörülen ayrık durumlar dışında taşınırlar, ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir. (…) Taşınır, fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz.”
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.949 ve m.954/1
“Borcun ödenmemesi hâlinde rehinli taşınırın mülkiyetinin alacaklıya geçmesini öngören sözleşme hükmü geçersizdir.” / “Başkasına devredilebilen alacaklar ve diğer haklar rehnedilebilir.”
Not: SPKn hükümleri 6362 sayılı Kanunun güncel metninden, TMK hükümleri Adalet Bakanlığı mevzuat bilgi sisteminin konsolide metninden alınmıştır. m.35/B/10, 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanunla eklenmiştir.
Sermaye piyasası araçlarında teminat ve kredi işlemleri aracı kurumlar ve merkezî takas sistemi üzerinden yürür; kripto varlıklarda ise bu altyapı yoktur. Sermaye piyasasının genel çerçevesi için sermaye piyasası hukuku yazımıza bakabilirsiniz.
Kripto Varlık Rehni Nedir ve Uygulamada Nasıl Karşımıza Çıkar?
Rehin, alacaklıya borç ödenmediğinde rehinli malı paraya çevirip bedelinden öncelikle alacağını alma yetkisi veren bir güvencedir. Kripto varlık rehni de bu işlevi görür; farkı, rehin konusunun fiziki bir eşya değil, dağıtık defter üzerinde kayıtlı ve özel anahtarla kontrol edilen gayri maddi bir varlık olmasıdır.
Uygulamada kripto varlıkların teminat olarak kullanıldığı başlıca durumlar şunlardır:
- Kripto teminatlı kredi: Bir kişi veya şirket, elindeki kripto varlıkları satmadan nakit ihtiyacını karşılamak için bunları teminat göstererek borç alır.
- Ticari ilişkilerde teminat: Bir tedarik, kira veya hizmet sözleşmesinde nakit veya banka teminat mektubu yerine kripto varlık teminat olarak verilir.
- Şirketler arası finansman: Kripto varlık portföyüne sahip bir şirket, grup şirketine veya üçüncü kişiye sağlanan finansmana karşılık bu portföyü teminat gösterir.
- Merkeziyetsiz finans uygulamaları: Akıllı sözleşmelere kilitlenen kripto varlıklar karşılığında başka bir kripto varlık borç alınır; teminat değeri belirli bir eşiğin altına düştüğünde akıllı sözleşme teminatı otomatik olarak satar.
Bu yapıların her biri farklı hukuki sorular doğurur. Kripto varlık rehni bakımından temel soru, Türk hukukunda rehin hakkının hangi işlemle doğduğu ve alacaklının bu hakkı üçüncü kişilere, borçlunun diğer alacaklılarına ve iflas idaresine karşı nasıl ileri sürebileceğidir. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarının hukuki çerçevesi için kripto varlık hizmet sağlayıcı faaliyet izni yazımıza bakabilirsiniz.
Kripto Varlık Rehni Bakımından Kripto Varlıkların Hukuki Niteliği
Kanuni tanım
SPKn m.3/1-bb kripto varlığı, dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar olarak tanımlar. Tanım, kripto varlığın “gayri maddi” olduğunu vurgular; ancak bunun eşya mı, hak mı yoksa kendine özgü bir malvarlığı değeri mi olduğunu söylemez. Rehin hukukunun hangi hükümlerinin uygulanacağı bu sorunun cevabına bağlıdır.
Taşınır eşya görüşü
TMK m.762’ye göre taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir. Öğretide bir görüş, kripto varlıkların cismani olmamakla birlikte belirli olması, ekonomik değer taşıması ve özel anahtar sayesinde üzerinde hâkimiyet kurulabilmesi nedeniyle taşınır eşya hükümlerine tabi tutulması gerektiğini savunur. Bir ilk derece kararında bu görüş, öğretideki tartışmanın aktarılması şeklinde ayrıntılı olarak yer almıştır: Kararda, para formundaki kripto varlıkların özel anahtar vasıtasıyla üzerinde hâkimiyet kurulabildiği, tasarrufta bulunulabildiği ve cismanilik unsuru dışında eşya sayılmak için aranan diğer unsurları taşıdığı yönündeki görüşe yer verilmiştir (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/680, K. 2026/115, T. 10.02.2026, ilk derece kararı). Mahkeme somut uyuşmazlığı oltalama nedeniyle uğranılan zararın platformdan istenmesi olarak çözmüş ve davayı illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle reddetmiştir; nitelendirme tartışması hükmün dayanağı değildir.
Hak ve alacak görüşü
Diğer bir görüşe göre kripto varlıklar maddi olmadığından eşya sayılamaz; bunlar kendine özgü malvarlığı değerleridir ve rehinleri bakımından TMK m.954 vd.’daki hak rehni hükümleri uygulanmalıdır. Bu görüş özellikle platform hesabındaki bakiyeler için güçlüdür: Müşteri, platformda gördüğü kripto varlık bakiyesi bakımından çoğu zaman özel anahtarı elinde tutan kişi değildir; platforma veya saklama kuruluşuna karşı bu varlıkların kendisine teslimini isteme hakkına sahiptir.
Uygulamaya etkisi
Danıştay da kripto varlıkları; ödeme aracı olarak kullanılan kripto paralar, ortaklık veya kâra katılma hakkı veren “security token”lar ve bir platforma erişim sağlayan “utility token”lar olarak üçlü bir ayrımla tanımlamış ve bir varlığın aynı anda birden fazla sınıfa girebileceğini belirtmiştir (Danıştay 10. D., E. 2021/2771, K. 2025/2778, T. 28.05.2025). Bu çeşitlilik, kripto varlık rehninde tek bir kuralın her durumu çözemeyeceğini gösterir. Rehin sözleşmesi hazırlanırken rehin konusunun kendi cüzdandaki bir kripto varlık mı, platforma karşı bir teslim alacağı mı yoksa sermaye piyasası aracına özgü hak sağlayan bir token mı olduğu açıkça belirlenmelidir.
Kripto Varlık Rehninin Kurulması
6750 sayılı Kanunun dışlanması
6750 sayılı Kanun, ticari işlemlerde taşınırların zilyetliği devredilmeden rehin siciline tescil yoluyla rehnedilmesine imkân verir. SPKn m.35/B/10 bu yolu kripto varlıklar için kapatmıştır. Dolayısıyla kripto varlıklar üzerinde Taşınır Rehin Siciline kayıt yoluyla, zilyetliği rehin verende bırakan bir rehin kurulamaz. Hükmün gerekçesi kamuya açık yasama belgelerinde ayrıntılı olarak yer almasa da, kripto varlıkların sicil kaydıyla izlenmesinin ve paraya çevrilmesinin teknik güçlüğü ile bu varlıklar üzerinde kontrolün özel anahtara bağlı olması belirleyici olmuş görünmektedir.
Teslime bağlı rehin: kontrolün devri
6750 sayılı Kanun uygulanmayınca genel kural olan TMK m.939 devreye girer: Taşınırlar ancak zilyetliğin alacaklıya devri suretiyle rehnedilebilir ve taşınır fiilen yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kaldığı sürece rehin hakkı doğmaz. Kripto varlıklar bakımından “zilyetlik”, varlık üzerinde tasarruf imkânı veren özel anahtarın kontrolüdür. Bu nedenle rehnin geçerli olarak doğması için uygulamada şu yöntemler kullanılır:
- Rehin alacaklısının cüzdanına transfer: Kripto varlıklar, alacaklının kontrolündeki bir cüzdana aktarılır. Bu en açık yöntemdir; ancak alacaklıya, varlıkları rehin amacı dışında kullanma imkânı da verir.
- Çoklu imzalı cüzdan: Varlıklar, transfer için birden fazla anahtarın onayını gerektiren bir cüzdana aktarılır. Rehin verenin tek başına tasarruf edemediği bir yapı kurulduğunda, TMK m.939/3’teki “yalnız rehnedenin hâkimiyetinde kalma” durumu ortadan kalkar.
- Üçüncü kişi saklayıcı: Varlıklar, tarafların ortak talimatıyla hareket eden bağımsız bir saklama kuruluşu nezdinde tutulur. Bu durumda saklayıcı, alacaklı adına zilyet sıfatıyla hareket eder.
Rehin veren varlıklar üzerinde tek başına tasarruf yetkisini koruyorsa, sözleşmede “rehin” denmiş olsa bile aynî bir rehin hakkı doğmaz; alacaklı yalnızca sözleşmeden doğan bir alacak hakkına sahip olur. Bu fark, borçlunun iflası veya varlıkların başka bir alacaklı tarafından haczi hâlinde belirleyici olur.
Hak rehni: platform bakiyesinin rehni
Rehin konusu, platform veya saklama kuruluşu nezdindeki bir bakiye ise, bu bakiyenin aslında müşterinin kuruluşa karşı sahip olduğu bir teslim alacağı olduğu görüşünden hareketle hak rehni hükümleri uygulanabilir. TMK m.955’e göre alacak rehni yazılı sözleşmeyle kurulur; alacaklı veya rehin veren, rehni borçluya, yani burada platforma ihbar edebilir. Rehin kendisine ihbar edilen borçlu, borcunu asıl alacaklıya veya rehin alacaklısına ancak diğerinin rızasıyla ödeyebilir (TMK m.961/2). Bu yapının pratik değeri, platformun rehni tanıyıp hesapta blokaj uygulamasına bağlıdır. Saklama hizmetinin hukuki yapısı için kripto varlık saklama hizmeti yazımıza bakabilirsiniz.
Sözleşmede yer alması gereken hususlar
Kripto varlık rehni sözleşmesinde, rehin konusu varlıkların türü ve miktarı, cüzdan adresleri veya hesap bilgileri, teminat oranı ve teminat tamamlama yükümlülüğü, varlıkların rehin süresince kullanılıp kullanılamayacağı, çatal (fork) veya yeni token dağıtımı (airdrop) gibi teknik olaylardan doğan varlıkların akıbeti, temerrüt hâlleri ve paraya çevirme yöntemi açıkça düzenlenmelidir. Sözleşmenin yazılı yapılması, ispat bakımından da güvence sağlar.
Platformlar ve Kripto Teminatlı İşlemler
Kredi, ödünç ve kaldıraç sınırlaması
SPK, 2024 yılında kamuoyuyla paylaştığı ilke ve esaslarla platformların ödünç kripto varlık işlemleri, müşteriye kredi verilmesi sonucunu doğuracak işlemler ve kaldıraçlı işlemler yapamayacağını açıklamıştır. 13.03.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan III-35/B.2 sayılı Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcıların Çalışma Usul ve Esasları ile Sermaye Yeterliliği Hakkında Tebliğ de platformların kaldıraçlı, kredili ve türev işlemlerine ilişkin ayrı bir madde içermektedir. Bu nedenle Türkiye’de faaliyet izni almış bir platformun, müşterisinin kripto varlıklarını teminat alarak ona kredi kullandırması veya kaldıraçlı işlem yaptırması mevcut düzenleme çerçevesinde mümkün görünmemektedir.
Bu sınırlama, kripto varlık rehnini tamamen ortadan kaldırmaz. Taraflar arasında platform dışında, örneğin bir şirket ile finansman sağlayan kişi arasında kurulan rehin sözleşmeleri genel hükümlere tabidir. Ancak kripto teminatlı borç verme işini meslek olarak ve kamuya açık biçimde yürütmek, faaliyetin niteliğine göre izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı veya bankacılık mevzuatı bakımından ayrıca değerlendirilmelidir. İzinsiz faaliyetin cezai sonuçları için izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı yazımıza bakabilirsiniz.
Müşteri varlıklarının rehin yasağı
SPKn m.35/C/7, müşterilere ait nakit ve kripto varlıkların kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle rehnedilemeyeceğini öngörür. Bu hüküm, platformun kendi finansman ihtiyacı için müşteri varlıklarını üçüncü kişilere teminat göstermesini yasaklar. Platformun müşteri varlıklarını teminat olarak kullanması, ayrıca kripto varlık zimmeti suçunu da gündeme getirebilir. Bu suçun unsurları için kripto varlık zimmeti suçu yazımıza bakabilirsiniz.
Yasak tek yönlü değildir: Platformun malvarlığı da müşterilerin borçları nedeniyle rehnedilemez ve haczedilemez. Müşteri varlıklarının ayrılığını denetlemenin araçlarından biri olan rezerv kanıtı için rezerv kanıt denetimi yazımıza bakabilirsiniz.
Müşterinin kendi borcu için rehin
m.35/C/7’nin rehin yasağı, platformun borçları nedeniyle müşteri varlıklarının rehnedilmesine ilişkindir. Müşterinin kendi borcu için kendi varlıkları üzerinde üçüncü bir kişi lehine rehin kurması bu yasağın kapsamında değildir. Ancak platform nezdindeki varlıklar üzerinde böyle bir rehnin işleyebilmesi, platformun blokaj ve transfer kısıtlaması uygulamasına bağlıdır. Platformların müşteri sözleşmeleri genellikle bu tür üçüncü kişi haklarını tanımaz; bu nedenle uygulamada varlıkların platformdan rehin alacaklısının kontrolündeki bir cüzdana veya bağımsız bir saklayıcıya aktarılması tercih edilir. Platformların müşterilerine karşı sorumluluğu için kripto platformunun sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.
Kripto Varlık Rehninde Rehnin Paraya Çevrilmesi
Mülkiyetin geçmesi yasağı
TMK m.949 uyarınca borcun ödenmemesi hâlinde rehinli taşınırın mülkiyetinin alacaklıya geçmesini öngören sözleşme hükmü geçersizdir. Bu yasak (lex commissoria yasağı), kripto varlık rehni için ciddi bir sınırdır: Taraflar, borç ödenmezse kripto varlıkların alacaklıya kalacağını kararlaştıramaz. MKK’da kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki teminat sözleşmelerinde ise SPKn m.47, belirli şartlarla teminat konusu araçların teminat alan tarafından mülkiyetine geçirilmesine ve ön şart aranmaksızın paraya çevrilmesine izin verir. Kripto varlıklar MKK’da izlenmediğinden m.47’nin bu imkânlarından yararlanamaz. m.47’nin sağladığı korumalar için sermaye piyasası araçları üzerinde teminat yazımıza bakabilirsiniz.
İcra yoluyla paraya çevirme
İcra ve İflas Kanunu (İİK) sisteminde rehinle temin edilmiş bir alacak için kural olarak önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılır (İİK m.45). Rehin alacaklısı, taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatarak rehinli kripto varlıkların satışını isteyebilir. Ancak icra dairesinin kripto varlıkları muhafaza altına alması, değerini belirlemesi ve satması pratikte henüz yerleşik bir usule kavuşmamıştır. Kripto varlıkların fiyatındaki hızlı değişim, açık artırma sürecindeki gecikmenin alacaklı ve borçlu için önemli bir değer kaybına yol açmasına neden olabilir.
Özel satış yetkisi
Bu nedenle sözleşmelerde, temerrüt hâlinde alacaklıya rehinli varlıkları belirli bir platformda piyasa fiyatından satma yetkisi verilmesi yaygındır. Bu tür bir hükmün TMK m.949’a aykırı olmaması için, satışın piyasa koşullarında ve şeffaf biçimde yapılması, satış bedelinin önce alacağa mahsup edilip artanın rehin verene iade edilmesi gerekir. Satış yetkisinin, alacaklının varlıkları kendi lehine düşük bir değerle edinmesine dönüşmesi hâlinde hüküm, mülkiyetin geçmesi yasağını dolanma niteliği taşıyabilir.
Teminat tamamlama
Kripto varlıkların değeri kısa sürede önemli ölçüde düşebilir. Rehin sözleşmelerinde bu riske karşı teminat oranı belirlenir ve oran belirli bir eşiğin altına düştüğünde rehin verenin ek teminat vermesi istenir. Ek teminat verilmezse sözleşmede bu durum temerrüt hâli olarak düzenlenebilir. Benzer bir mekanizmanın sermaye piyasasındaki işleyişi için merkezî karşı taraf yazımıza bakabilirsiniz.
Kripto Varlık Rehninde İflas, Haciz ve Saklayıcının İflası
Rehin verenin iflası ve haczi
Rehin hakkı geçerli olarak doğmuşsa, rehin verenin iflası hâlinde rehin alacaklısı rehinli varlıkların paraya çevrilmesinden elde edilen bedelden diğer alacaklılardan önce yararlanır (İİK m.206). Rehin verenin başka bir alacaklısı varlıkları haczettirmek isterse, rehin hakkı bu hacizden önce kurulmuşsa rehin alacaklısının önceliği korunur. Bu korumanın şartı, rehin hakkının zilyetliğin veya kontrolün devriyle aynî hak olarak gerçekten doğmuş olmasıdır. Rehin veren varlıkları kendi cüzdanında tutmaya devam etmişse alacaklı, iflas masasına sıradan bir alacaklı olarak katılmak zorunda kalabilir. Kripto varlıkların haczi ve iflas masasına girmesi için kripto varlıkların haczi yazımıza bakabilirsiniz.
Saklayıcının veya platformun iflası
Rehinli varlıklar bir platform veya saklama kuruluşu nezdinde tutuluyorsa, bu kuruluşun iflası ayrı bir risk oluşturur. SPKn m.35/C/7 müşterilere ait kripto varlıkların hizmet sağlayıcının iflas masasına dâhil edilemeyeceğini öngörür. Bu koruma, rehin verenin ve rehin alacaklısının varlıklar üzerindeki haklarını da dolaylı olarak korur; ancak varlıkların geri alınması, kayıtların doğru tutulmuş olmasına ve varlıkların gerçekten mevcut olmasına bağlıdır. Yurt dışında faaliyet gösteren ve Türkiye’de izni bulunmayan bir platformda tutulan varlıklar bu korumanın dışındadır. Bu konuda yurt dışı kripto platformları yazımıza bakabilirsiniz.
Rehin alacaklısının iflası
Kontrolün rehin alacaklısına devredildiği yapılarda bu kez alacaklının iflası risk oluşturur. Borcunu ödeyen rehin veren, varlıkların iadesini isteme hakkına sahiptir; ancak varlıklar alacaklının kendi varlıklarıyla karışmışsa iade talebi bir alacak hakkına dönüşebilir. Bu nedenle bağımsız bir saklayıcının veya çoklu imzalı cüzdanın kullanılması, iki taraf açısından da daha güvenli bir yapı sunar.
Tokenize Sermaye Piyasası Araçları Üzerinde Teminat
SPKn m.13/1, SPK’ya sermaye piyasası araçlarının MKK yerine kripto varlık olarak ihraç edilmesine ve kripto varlık hizmet sağlayıcılarının elektronik ortamında izlenmesine ilişkin esasları belirleme yetkisi vermiştir. Bu yetki kullanıldığında, tokenize bir pay veya borçlanma aracı üzerinde kurulacak teminatın hangi rejime tabi olacağı önemli bir soru hâline gelecektir. SPKn m.47, yalnızca MKK nezdinde kayden izlenen sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmelerine uygulanır; m.35/B/10 ise kripto varlıkları konu alan rehin sözleşmelerine 6750 sayılı Kanunun uygulanmayacağını söyler. Tokenize araç hem sermaye piyasası aracı hem kripto varlık niteliği taşıdığından, ikincil düzenlemenin bu araçlar için m.47’nin korumalarını genişletip genişletmeyeceği veya MKK entegrasyonu yoluyla bu korumayı sağlayıp sağlamayacağı belirleyici olacaktır. Konunun ayrıntıları için sermaye piyasası araçlarının kripto varlık olarak ihracı yazımıza bakabilirsiniz.
MKK sisteminde teminata konu araçların takas ve tasfiye süreçlerinden etkilenmemesi, takas kesinliği ilkesiyle de desteklenir. Kripto varlıklarda bu düzeyde bir kanuni koruma bulunmamaktadır. Takas kesinliğinin işlevi için takas kesinliği yazımıza bakabilirsiniz.
Kripto Varlık Rehnine Alternatif Olarak Teminat Amaçlı Devir ve Diğer Yöntemler
Teminat amaçlı devir (inançlı işlem)
Rehin yerine, kripto varlıkların mülkiyetinin teminat amacıyla alacaklıya devredilmesi ve borç ödendiğinde geri devredilmesi kararlaştırılabilir. Bu yapı, alacaklıya varlıklar üzerinde tam tasarruf yetkisi verir ve paraya çevirmede icra sürecine bağlı kalmama imkânı sağlar. Buna karşılık rehin veren, alacaklının varlıkları elden çıkarması veya iflası hâlinde yalnızca bir iade alacağına sahip olur. Ayrıca teminat amaçlı devrin, mülkiyetin geçmesi yasağını dolanmak amacıyla kullanıldığı ileri sürülebilir; bu nedenle sözleşmede borç ödendiğinde iade yükümlülüğü ve temerrütte artan değerin iadesi açıkça düzenlenmelidir.
Akıllı sözleşmeyle kilitleme
Merkeziyetsiz uygulamalarda teminat, akıllı sözleşmeye kilitlenir ve belirli şartlar oluştuğunda otomatik olarak tasfiye edilir. Türk hukuku bakımından bu tür yapılarda tarafların kim olduğu, otomatik tasfiyenin TMK m.949 karşısındaki durumu ve hatalı tasfiyede sorumluluk soruları henüz yargı kararlarıyla netleşmemiştir. Yatırımcının, akıllı sözleşme hatasından veya fiyat bilgisinin manipüle edilmesinden doğan zararını kime karşı ileri süreceği de çoğu durumda belirsizdir.
Teminat yöneticisi yapısı
Birden fazla alacaklının bulunduğu finansmanlarda teminatın bir teminat yöneticisi tarafından alacaklılar adına tutulması mümkündür. Sermaye piyasasında teminatlı borçlanma araçları için öngörülen bu yapının işleyişi için teminat yöneticisi yazımıza bakabilirsiniz. Kripto varlıklar bakımından aynı işlevi, sözleşmeyle görevlendirilen bağımsız bir saklayıcı görebilir.
Uyuşmazlıklar ve Yargı Yolu
Kripto varlık rehninden doğan uyuşmazlıklar, rehin sözleşmesinin geçerliliği, teminat tamamlama çağrısının usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, paraya çevirmenin piyasa koşullarında gerçekleşip gerçekleşmediği ve artan değerin iadesi gibi konularda yoğunlaşır. Taraflar tacir ise uyuşmazlıkların asliye ticaret mahkemelerinde görülmesi beklenir; platformlarla müşteriler arasındaki uyuşmazlıklar SPKn m.35/C/4 uyarınca genel hükümlere tabidir.
Kripto varlık cinsinden alacakların para alacağı sayılıp sayılmayacağı da tartışmalıdır. Bir kripto platformuna karşı verilen ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirket, alacağın kripto varlık cinsinden olduğunu ve kripto varlıkların para sayılamayacağını ileri sürmüştür. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi bu konuda esasa ilişkin bir değerlendirme yapmadan, itirazın gerekçesiz reddedildiği gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmıştır (İstanbul BAM 14. HD, E. 2023/2251, K. 2023/2057, T. 14.12.2023). Bu tartışma, rehinle güvence altına alınan alacağın da açıkça Türk lirası veya döviz cinsinden belirlenmesinin önemini gösterir: Rehinli alacağın parayla ifade edilebilir olması, icra takibini ve ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumaları kolaylaştırır.
Rehin alacaklısının varlıkları sözleşmeye aykırı biçimde kullanması veya iade etmemesi, hukuki sorumluluğun yanında güveni kötüye kullanma gibi cezai sonuçlar da doğurabilir. Platform faaliyeti ile bağlantılı durumlarda kripto varlık listeleme kuralları ve platformun iç şikâyet mekanizmaları da delil ve çözüm yolu olarak değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Kripto varlıklar rehin olarak verilebilir mi?
Evet. Ancak 6750 sayılı Kanun uygulanmadığından rehin, TMK’nın genel hükümlerine göre kurulur.
Kripto varlıklar Taşınır Rehin Siciline kaydedilebilir mi?
Hayır. SPKn m.35/B/10, kripto varlıkları konu edinen rehin sözleşmelerine 6750 sayılı Kanunun uygulanmayacağını öngörür.
Kripto varlık rehninde zilyetlik nasıl devredilir?
Varlıklar üzerindeki kontrol, alacaklının cüzdanına transfer, çoklu imzalı cüzdan veya bağımsız saklayıcı yoluyla alacaklıya veya onun adına bir üçüncü kişiye geçirilir.
Kendi cüzdanımda tuttuğum kripto varlıklar üzerinde rehin kurulabilir mi?
Varlıklar yalnızca rehin verenin hâkimiyetinde kaldığı sürece TMK m.939/3 uyarınca rehin hakkı doğmaz.
Borç ödenmezse kripto varlıklar alacaklıya kalır mı?
Bu yönde bir anlaşma TMK m.949 uyarınca geçersizdir. Varlıklar paraya çevrilir ve artan kısım rehin verene iade edilir.
Kripto platformları kripto teminat karşılığı kredi verebilir mi?
SPK’nın ilke ve esasları ile III-35/B.2 sayılı Tebliğ, platformların kredili, ödünç ve kaldıraçlı işlemlerini sınırlamaktadır.
Platform müşteri varlıklarını kendi borcu için rehnedebilir mi?
Hayır. SPKn m.35/C/7, müşteri varlıklarının hizmet sağlayıcının borçları nedeniyle rehnedilemeyeceğini öngörür.
Platform iflas ederse rehinli varlıklar ne olur?
Müşteri varlıkları hizmet sağlayıcının iflas masasına dâhil edilemez; ancak geri alınmaları kayıtların doğruluğuna bağlıdır.
Rehin verenin iflasında alacaklının önceliği var mıdır?
Rehin hakkı geçerli olarak doğmuşsa, rehin alacaklısı paraya çevirme bedelinden öncelikle yararlanır (İİK m.206).
SPKn m.47 kripto varlıklara uygulanır mı?
Hayır. m.47 yalnızca MKK nezdinde kayden izlenen sermaye piyasası araçlarını konu alan teminat sözleşmelerine uygulanır.
Kripto varlık teminat olarak devredilebilir mi?
Teminat amaçlı mülkiyet devri mümkündür; ancak rehin verenin korunması için iade ve artan değer hükümleri sözleşmede açıkça düzenlenmelidir.
Rehinli alacak hangi para biriminde belirlenmelidir?
Alacağın Türk lirası veya döviz cinsinden belirlenmesi, icra takibi ve geçici hukuki korumalar bakımından kolaylık sağlar.
Sonuç
Kripto varlık rehni, Türk hukukunda yasaklanmamış ancak özel olarak düzenlenmemiş bir güvence türüdür. SPKn m.35/B/10, 6750 sayılı Kanunun sicil esaslı rehin sistemini kripto varlıklar için dışlamış; bu da rehnin kurulmasını TMK’nın teslime bağlı rehin veya hak rehni hükümlerine bırakmıştır. Rehnin geçerli olarak doğması için kontrolün rehin verenden alınması, paraya çevirmede mülkiyetin geçmesi yasağına uyulması ve platform düzenlemelerinin getirdiği sınırların dikkate alınması gerekir. Sözleşmenin dikkatli hazırlanması, rehin konusu varlığın niteliğinin doğru belirlenmesi ve uygun saklama yapısının seçilmesi, hem alacaklıyı hem rehin vereni iflas, haciz ve değer kaybı risklerine karşı korur.
Kripto varlık rehni ve teminat sözleşmelerinin hazırlanması, rehnin paraya çevrilmesi veya kripto varlıklarla ilgili alacak ve iflas uyuşmazlıkları konusunda destek almak için bir sermaye piyasası avukatı ile görüşebilirsiniz.