Kripto varlıkların haczi, borçluya ait ve bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdinde ya da borçlunun kendi cüzdanında tutulan kripto varlıkların, alacaklının talebiyle icra dairesince haczedilmesi ve paraya çevrilerek alacağın karşılanmasıdır. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.99/B/7, müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talebin münhasıran kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirileceğini ve bu varlıkların elektronik ortamda sorgulanması ile haczinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.78’in uygulanacağını hükme bağlar. Aynı Kanun’un m.35/C/7 hükmü ise ters yönde bir koruma kurar: Platformun borçları için müşteri varlıkları, kamu alacağı için bile haczedilemez ve iflas masasına girmez.
Bu yazıda kripto varlıkların haczedilebilir malvarlığı değeri olup olmadığını, platform nezdindeki varlıklara haciz konulmasının usulünü, haciz ihbarnamesi karşısında platformun yükümlülüklerini, haczedilen varlığın paraya çevrilmesini, ihtiyati haciz ve ceza soruşturmasında el koymayı, platformun borçları ve iflası karşısında müşteri varlıklarının korunmasını, müşterinin iflasını ve kripto varlıkların miras yoluyla mirasçılara geçişini ele alıyoruz.
Kripto Varlıkların Haczine İlişkin Kanun Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.99/B/7
“(7) Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Nakit ve kripto varlıkların bilişim sistemleri vasıtasıyla sorgulanması ve elektronik ortamda haczi hakkında 2004 sayılı Kanunun 78 inci maddesi uygulanır. 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edilecek alacaklar için de bilişim sistemleri vasıtasıyla sorgulama yapılabilir ve elektronik ortamda haciz tatbik edilebilir. Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklara adli makamlarca el konulması hâlinde, el konulan varlıkların Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda muhafazası için gerekli tüm işlemler adli makamlarca tesis edilir.”
m.35/C/7
“(7) Müşterilere ait nakit ve kripto varlıklar, kripto varlık hizmet sağlayıcıların mal varlığından ayrı olup, kayıtlar da bu hükme uygun olarak tutulur. Müşterilerin her ne suretle olursa olsun kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan nakit ve kripto varlıkları, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının borçları nedeniyle, kripto varlık hizmet sağlayıcılarının mal varlığı ise müşterilerin borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından müşteri nakitlerinin bankalarda tutulmasına ilişkin olarak bu Kanunun 46 ncı maddesinin yedinci ve sekizinci fıkraları kripto varlık hizmet sağlayıcıları bakımından da uygulanır.”
m.99/A/2 (son cümle) ve m.97/3
“Bu fıkra uyarınca faaliyetleri geçici olarak durdurulan kripto varlık hizmet sağlayıcıları için bu Kanunun 97 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri uygulanır.”
“(3) Birinci fıkra uyarınca faaliyetleri geçici olarak durdurulan sermaye piyasası kurumlarının malvarlıkları da geçici durdurma kararı verildiği tarihten tekrar faaliyete geçme izni verildiği tarihe kadar, Kurul tarafından yapılacak işlemler hariç, devredilemez, rehnedilemez, teminat gösterilemez, tedbir konulamaz, haczedilemez, bu kurumlar hakkında yapılmış olan tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirler ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur. Bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. Kurul tarafından faaliyetlerinin devamına karar verilen sermaye piyasası kurumları hakkında, faaliyetlerin durdurulması öncesinde mevcut olup, bu fıkranın birinci cümlesi kapsamında duran tüm işlemlere kaldıkları yerden devam olunur.”
Not: Kanun metni 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden alınmıştır. m.35/C, 99/A ve 99/B, 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun’la eklenmiştir. İİK m.78 ve 89’un ilgili fıkraları aşağıda ilgili bölümlerde aktarılmıştır.
Bu hükümlerin özü şudur: Kripto varlıklar, alacaklıların el uzatabileceği bir malvarlığı değeridir ve hacizler bankaya değil, hesabın tutulduğu platforma yöneltilir. Buna karşılık platformun kendi borçları, müşterinin varlıklarına dokunamaz. Model, aracı kurum nezdindeki yatırımcı varlıklarına tanınan ayrılık ilkesinin kripto alanına uyarlanmış hâlidir. Genel çerçeve için sermaye piyasası hukuku rehberimize bakabilirsiniz.
Kripto Varlıkların Haczi Mümkün mü? Hukuki Nitelik
Kripto varlıkların haczi sorusunun ilk adımı, bu varlıkların hukuken neye karşılık geldiğidir. SPKn m.3/1-(bb) kripto varlığı, “Dağıtık defter teknolojisi veya benzer bir teknoloji kullanılarak elektronik olarak oluşturulup saklanabilen, dijital ağlar üzerinden dağıtımı yapılan ve değer veya hak ifade edebilen gayri maddi varlıklar” olarak tanımlar. Tanımdaki “değer ifade edebilen” vurgusu, kripto varlıkların para ile ölçülebilen bir malvarlığı değeri olduğunu gösterir. İİK’da haczi caiz olmayan mallar sınırlı olarak sayıldığından ve kripto varlıklar bu istisnalar arasında yer almadığından, borçlunun kripto varlıkları kural olarak haczedilebilir.
Uygulamada asıl ayrım, varlığın nerede tutulduğuna göre yapılır:
- Platform nezdindeki varlıklar: Müşteri, platformda gördüğü bakiye için platforma karşı bir teslim ve transfer talep hakkına sahiptir. Bu talep hakkı, borçlunun üçüncü kişideki hak ve alacağı olarak İİK m.89 kapsamında haczedilir. SPKn m.99/B/7 de bu yolu açıkça öngörür.
- Saklama kuruluşu nezdindeki varlıklar: Müşterinin platform üzerinden yetkili bir saklama kuruluşunda tuttuğu varlıklar da aynı mantıkla haczedilir. Saklama kuruluşlarının rolünü kripto varlık saklama hizmeti yazımızda ayrıntılı olarak anlattık.
- Kendi cüzdanındaki varlıklar: Borçlunun özel anahtarını yalnızca kendisinin bildiği bir cüzdanda (donanım cüzdanı, yazılım cüzdanı) tuttuğu varlıklar teorik olarak haczedilebilir. Ancak özel anahtar olmadan bu varlıklara fiilen el konulamaz. Bu nedenle haciz burada kâğıt üzerinde kalmaya mahkûmdur.
Kripto varlıkların taşınır mal mı, alacak hakkı mı, yoksa kendine özgü bir malvarlığı değeri mi olduğu doktrinde tartışmalıdır. Bir ilk derece kararında, kripto varlıkların Türk Medeni Kanunu (TMK) m.762 anlamında taşınır sayılıp sayılamayacağı tartışılmıştır (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2025/680, K.2026/115, T.10.02.2026; ilk derece kararıdır). Kanun koyucu bu tartışmayı çözmek yerine, platform nezdindeki varlıklar için pratik bir haciz yolu çizmiştir.
| Varlığın yeri | Haciz yolu | Fiili sonuç |
|---|---|---|
| Yerli platform hesabı | İİK m.89 haciz ihbarnamesi ve SPKn m.99/B/7 | Platform bakiyeyi bloke eder; kaydi takip kolaydır |
| Yetkili saklama kuruluşu | Kuruluşa ya da platforma haciz bildirimi | Varlık kuruluşun cüzdanında dondurulur |
| Yurt dışı platform | Türk icra dairesinin doğrudan yetkisi yoktur | Yabancı ülkede tanıma ve tenfiz gerekebilir |
| Borçlunun kendi cüzdanı | Genel haciz hükümleri | Özel anahtar olmadan muhafaza edilemez |
Platform Nezdindeki Kripto Varlıkların Haczi
SPKn m.99/B/7’nin ilk cümlesi, haciz talebinin muhatabını belirler: Müşteri varlıklarına ilişkin haciz ve tedbir talepleri “münhasıran” kripto varlık hizmet sağlayıcıları tarafından yerine getirilir. Bunun önemi, müşteri nakitlerinin fiilen bankalarda tutulmasından kaynaklanır. Platformlar müşteri nakitlerini bankalardaki ayrı hesaplarda tutmak zorundadır (m.35/C/6). Bir alacaklı bu banka hesabına doğrudan haciz göndermeye kalkarsa, hesaptaki paranın hangi müşteriye ait olduğu bankadan anlaşılamaz. Kanun koyucu bu nedenle haczin müşteri kayıtlarını tutan platform üzerinden yürümesini istemiştir. Aynı yaklaşım, m.35/C/7’nin atıfla uygulattığı m.46/7’de aracı kurumlar için de benimsenmiştir: Bu hesaplarda bakiyesi bulunan müşterilerle ilgili haciz talepleri “münhasıran ilgili yatırım kuruluşuna bildirilir ve yatırım kuruluşu tarafından yerine getirilir.”
İkinci cümle, elektronik haciz imkânını getirir. İİK m.78/1’e göre alacaklı, haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden borçlunun mal, hak ve alacaklarını sorgulayabilir ve sorgu sonucunda tespit edilen değerler “elektronik ortamda” haczedilir. SPKn m.99/B/7, bu düzeni kripto varlıklara uygular. Böylece kripto varlıkların haczi, banka hesaplarındaki gibi, icra dairesine gitmeden sorgu ve haciz ekranından yürüyebilir hâle gelir. Ancak bunun fiilen çalışması, platformların UYAP ile entegrasyonuna bağlıdır. İİK m.78/1 entegrasyon yükümlülüğünü kamu kurumları ile bankalar ve finansal kuruluşlar için açıkça düzenlemiştir. Platformların entegrasyonunun hangi aşamada olduğu, takip yapılacak tarihte ayrıca kontrol edilmelidir. Entegrasyon bulunmayan durumlarda klasik yol, yani platforma İİK m.89 haciz ihbarnamesi gönderilmesi kullanılır.
Üçüncü cümle, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamındaki kamu alacakları için de aynı elektronik sorgu ve haciz imkânını tanır. Vergi daireleri ve sosyal güvenlik kurumu gibi kamu alacaklıları, borçlunun platformdaki kripto varlıklarına da haciz uygulayabilir.
Haciz platforma ulaştığında, platform borçlunun hesabındaki nakit ve kripto varlıkları haciz tutarıyla sınırlı olarak bloke eder. Müşteri, bloke edilen varlıkla alım satım yapamaz ve bu varlığı dışarı transfer edemez. Haciz tutarını aşan kısım üzerinde müşterinin tasarruf yetkisi devam eder. Bu blokajın platform açısından nasıl bir sorumluluk doğurduğunu kripto platformunun sorumluluğu yazımızda ele aldık.
Haciz İhbarnamesi ve Platformun Cevap Yükümlülüğü
Platform, borçlunun hak ve alacaklarını elinde bulunduran üçüncü kişi konumundadır. Bu nedenle kripto varlıkların haczi pratikte çoğunlukla İİK m.89 haciz ihbarnamesiyle yürür. İİK m.89/1’e göre icra memuru, borçlunun alacağını borçlu olan kişiye “bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını” bildirir. Platform açısından bu, borçlunun hesabındaki varlıkları artık borçluya değil icra dairesine teslim etmesi gerektiği anlamına gelir.
İhbarname sisteminin üç aşaması ve süreleri platformlar için ağır sonuçlar doğurabilir:
- Birinci haciz ihbarnamesi: Platform, borçlunun hesabı bulunmadığı ya da varlık bulunmadığı gibi bir iddiada ise bunu ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır (İİK m.89/2).
- İkinci haciz ihbarnamesi: Platform süresinde itiraz etmezse, varlık zimmetinde sayılır ve bu durum ikinci bir ihbarnameyle bildirilir. Platforma yeniden yedi gün süre verilir (İİK m.89/3).
- Üçüncü haciz ihbarnamesi: İkinciye de itiraz edilmezse, platforma on beş gün içinde ödeme yapması ya da menfi tespit davası açması bildirilir. Menfi tespit davasını kaybeden üçüncü kişi, dava konusunun yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.89/3).
Bu sürelerin kaçırılmasının sonucunu gösteren bir ilk derece kararında, bir alacaklı dövizli bir kambiyo takibinde borçlunun malvarlığını araştırırken “17 ayrı kripto para hizmeti veren şirkete” birinci haciz ihbarnamesi göndermiş, bunlardan 15’i yedi günlük süre içinde cevap vermiştir. Elektronik tebligattaki aksaklık nedeniyle ilk iki ihbarnameye cevap veremeyen bir platform, ancak üçüncü ihbarname üzerine borçlunun kendisinde hesabı bulunmadığını bildirmiş ve menfi tespit davası açmak zorunda kalmıştır. Alacaklı davayı kabul etmiş, ancak mahkeme davacı platformun birinci ve ikinci ihbarnamelere süresinde itiraz etmediğini, dolayısıyla davalının davanın açılmasına sebep olmadığını belirterek yargılama giderlerini davacı platform üzerinde bırakmış ve vekâlet ücretine hükmetmemiştir (İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E.2024/577, K.2025/19, T.15.01.2025; ilk derece kararıdır). Aynı dosyada alacaklının, borçlulardan birinin “bir firmada kripto para hesabı ve parası yakalandığını ve haczedildiğini” bildirmesi de, platformlara gönderilen ihbarnamelerin alacaklılar için gerçek bir tahsil kanalı hâline geldiğini gösterir.
İİK m.89/7 uyarınca haciz ihbarnamesi, tüzel kişinin şubesine ya da “tüm şubelerini kapsayacak şekilde merkezine” tebliğ edilebilir ve merkez, tüm birimlerini kapsayacak şekilde beyanda bulunmak zorundadır. İİK m.89’un son fıkrası, ihbarnamelerin ve cevapların UYAP ve ona entegre sistemler üzerinden elektronik imzayla yapılabileceğini, bu bildirimin tebliğ yerine geçeceğini öngörür. Platformların elektronik tebligat adreslerini düzenli izlemesi, bu nedenle bir uyum yükümlülüğü kadar bir risk yönetimi gereğidir.
Platform cevabında yanlış beyanda bulunursa, alacaklı İİK m.89/4 uyarınca cevabın aksini icra mahkemesinde ispat ederek platformun cezalandırılmasını ve tazminata mahkûm edilmesini isteyebilir. Haciz konulduktan sonra borçlunun talimatıyla varlıkları dışarı transfer eden bir platform, transfer ettiği tutardan icra dairesine karşı sorumlu olur. Benzer bir haciz düzeni sermaye piyasası araçları için de işler; MKK kayıtlı payların haczi yazımızda bu karşılaştırmayı bulabilirsiniz.
Haczedilen Kripto Varlığın Paraya Çevrilmesi
Haciz, alacaklının alacağını tahsil etmesi için yalnızca ilk adımdır. İİK m.106/1’e göre alacaklı veya borçlu, hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir ve bu hüküm borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağına da uygulanır. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin peşin yatırılması zorunludur.
Kripto varlıkların paraya çevrilmesinde iki farklı durum ortaya çıkar:
- Hesapta Türk lirası bakiye bulunması: Platform, müşteri adına bankada tuttuğu nakit bakiyeyi haciz tutarıyla sınırlı olarak icra dosyasına aktarır. Bu, banka mevduatının haczine çok yakın bir işlemdir.
- Hesapta yalnızca kripto varlık bulunması: Bu durumda varlığın Türk lirasına çevrilmesi gerekir. Kanun ve ikincil düzenleme, platformdaki kripto varlığın icra dairesinin talimatıyla platformda satılmasına ilişkin ayrıntılı bir usul öngörmemiştir. Uygulamada icra dairesi, platformdan varlığın piyasa fiyatından satılarak bedelinin dosyaya aktarılmasını isteyebilir. Ancak bu usulün nasıl işleyeceği, kıymet takdirinin nasıl yapılacağı ve satış anının nasıl belirleneceği konusunda yerleşik bir uygulama henüz oluşmamıştır.
Kripto varlıkların fiyat oynaklığı bu aşamada ciddi bir sorun yaratır. Haciz tarihinde alacağı karşılayan bir varlık, satış talebine kadar geçen sürede değerinin önemli bir kısmını kaybedebilir. Bu nedenle alacaklıların, haczin hemen ardından satış talebinde bulunması ve satışın piyasa fiyatından, gecikmeksizin yapılmasını istemesi önerilir. Borçlunun da varlığın düşük fiyattan satılmasına karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurma hakkı saklıdır.
Paraya çevirme sırasında platformun uyguladığı fiyat, işlem ücreti ve kur, ileride borçlu ile alacaklı arasında uyuşmazlık konusu olabilir. Platformun emir ve fiyat kurallarını kripto varlık listeleme yazımızda anlattık. Haczedilen varlığın listeden çıkarılması hâlinde ise varlık mislen ya da nakden iade edilir. Bu durumda haciz, iade edilen nakit ya da başka platforma aktarılacak varlık üzerinde devam etmelidir.
İhtiyati Haciz ve Ceza Soruşturmasında El Koyma
Alacağı henüz tahsil edilebilir hâle gelmemiş bir alacaklı da borçlunun kripto varlıklarını güvence altına almak isteyebilir. İhtiyati haciz için İİK m.257 uyarınca rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para borcu ve yaklaşık ispat aranır. Kripto varlıklar bakımından iki ayrı soru doğar: Borçlunun kripto varlıkları ihtiyaten haczedilebilir mi ve alacağın kendisi kripto varlık cinsinden ise ihtiyati haciz istenebilir mi?
İlk soruya cevap olumludur: Borçlunun platformdaki varlıkları, üçüncü kişilerdeki hak ve alacak olarak ihtiyati hacze konu olabilir. İkinci soru ise tartışmalıdır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi’nin incelediği bir dosyada, faaliyetleri askıya alınan bir kripto para borsasının müşterisi, platformdaki bakiyesinin tahsili için platform şirketleri aleyhine ihtiyati haciz kararı almıştır. Borçlu şirket istinafta, davacının alacağının “kripto varlık cinsinden olup, para alacağı bulunmadığını” ve bu nedenle ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini ileri sürmüştür. Daire, bu itirazı esastan incelemeden, ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın reddine ilişkin kararını gerekçesiz olduğu için kaldırmış ve dosyayı yeniden karar verilmek üzere geri göndermiştir (İstanbul BAM 14. HD, E.2023/2251, K.2023/2057, T.14.12.2023). Karar, kripto varlık cinsinden alacakların para alacağı sayılıp sayılmayacağı sorusunun yargılamada ciddi bir savunma olarak ileri sürüldüğünü gösterir. Alacaklıların, talebi Türk lirası karşılığı üzerinden kurması bu riski azaltır.
Ceza soruşturmalarında ise el koyma, Ceza Muhakemesi Kanunu’ndaki tedbirlerle yapılır. SPKn m.99/B/7’nin son cümlesi, adli makamlarca el konulan müşteri varlıklarının “Kurulca yetkilendirilmiş saklama hizmeti sağlayan kuruluşlar nezdinde oluşturulan cüzdanlarda” muhafaza edileceğini düzenler. Bu hüküm, el konulan kripto varlıkların soruşturma sırasında kaybolması, çalınması ya da kolluk personelinin kişisel cüzdanlarına aktarılması gibi riskleri önlemeyi amaçlar. El koyma kararlarına itiraz yolları ve orantılılık denetimi için sermaye piyasası soruşturmasında el koyma yazımıza; platform yöneticilerinin müşteri varlıklarını kendi yararına kullanmasının cezai sonucu için kripto varlık zimmeti suçu yazımıza bakabilirsiniz. Suç gelirlerinin kripto varlıklarla aklanmasına ilişkin MASAK süreçlerini ise sermaye piyasası suçlarında aklama yazımızda ele aldık.
Platformun Borçları İçin Müşteri Varlıkları Haczedilemez
Kripto varlıkların haczi konusundaki en güçlü yatırımcı güvencesi SPKn m.35/C/7’dedir. Hükme göre müşterilerin “her ne suretle olursa olsun” platform nezdinde bulunan nakit ve kripto varlıkları, platformun borçları nedeniyle “kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz.” Aynı koruma ters yönde de işler: Platformun kendi malvarlığı, müşterilerin borçları nedeniyle haczedilemez.
Bu hükmün pratik sonuçları şöyledir:
- Platformun vergi borcu için vergi dairesi, platformun banka hesabındaki müşteri nakitlerine haciz koyamaz.
- Platformun bir tedarikçisine olan borcu için alacaklı, platformun saklama kuruluşundaki müşteri cüzdanlarına el uzatamaz.
- Platform, müşteri varlıklarını kendi kredi borçlarına teminat olarak gösteremez.
- Bir müşterinin borcu nedeniyle platformun kendi varlıkları haczedilemez; haciz yalnızca o müşterinin hesabındaki varlıklarla sınırlıdır.
Kripto varlıklara ilişkin koruma, aracı kurumlar için öngörülen m.46/6 korumasından bir noktada daha katıdır. m.46/6, yatırım kuruluşu nezdindeki yatırımcı varlıklarının “yatırımcıların ayrıca yazılı ön izni olmaksızın rehnedilemez” olduğunu düzenleyerek yatırımcının izniyle rehin kurulmasına kapı aralar. m.35/C/7’de böyle bir istisna bulunmaz. Müşteri varlıklarının teminat olarak kullanılmasının genel çerçevesi için sermaye piyasası araçları üzerinde teminat yazımıza bakabilirsiniz.
Ancak bu koruma, varlıkların platformda gerçekten bulunmasına bağlıdır. Hukuki ayrılık, fiziki eksikliği gidermez. Platform müşteri varlıklarını kullanmış, bir siber saldırıda kaybetmiş ya da rezervlerini eksik tutmuşsa, “haczedilemez” olan şey var olmayan bir varlık olabilir. Bu riski azaltmak için öngörülen rezerv denetimini rezerv kanıtı denetimi yazımızda, platformların kuruluş şartlarını ise kripto varlık hizmet sağlayıcı faaliyet izni yazımızda inceledik.
Platformun İflası ve Faaliyetinin Durdurulması
Bir platformun mali yapısı bozulduğunda iki ayrı rejim devreye girebilir: SPK’nın faaliyet durdurma yetkisi ve genel iflas hükümleri.
SPK’nın faaliyet durdurma kararı: SPKn m.99/A/2’ye göre Kurul, platformun nakit ödeme ve kripto varlık teslim yükümlülüklerini yerine getiremediğini ya da mali yapısının ciddi surette zayıfladığını tespit ederse, mali yapının güçlendirilmesini isteyebilir veya doğrudan faaliyetleri geçici olarak durdurabilir. Bu durumda m.97/3 uygulanır: Platformun malvarlığı durdurma tarihinden yeniden faaliyet izni verilene kadar haczedilemez, devredilemez, rehnedilemez ve platform hakkındaki “tüm hacizler ve uygulanmış tüm ihtiyati tedbirler ve tüm icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur.” Bu düzenleme, platformun alacaklılarının yarışarak malvarlığını parçalamasını önler ve Kurula düzenli bir çözüm için zaman tanır. Aracı kurumlar için uygulanan benzer düzeni faaliyeti durdurulan aracı kurum ve aracı kurum tedrici tasfiye yazılarımızda anlattık.
Platformun iflası: m.35/C/7 uyarınca müşteri varlıkları “iflas masasına dâhil edilemez.” Platform iflas ettiğinde, müşteriler varlıklarını iflas masasının adi alacaklıları gibi sıraya girerek talep etmek zorunda değildir. Bu varlıklar müşterilere aittir ve masadan ayrılarak iade edilmelidir. Müşteri, iflas idaresine başvurarak varlıklarının kendisine ait olduğunu bildirir. İflas idaresi bu talebi reddederse, İİK’daki istihkak hükümleri çerçevesinde dava yoluna gidilir.
Yatırımcı açısından en kritik nokta şudur: Kripto varlıklar, SPKn m.35/C/4 uyarınca Yatırımcı Tazmin Merkezi korumasından yararlanmaz. Kanun açıkça “Kripto varlıklar bu Kanunun 82 nci maddesinde düzenlenen yatırımcı tazmin hükümlerine tabi değildir” der. Banka nezdinde saklanan kripto varlıklar ve müşteri nakitleri de m.35/C/6 uyarınca mevduat sigortası kapsamında değildir. Bu nedenle platformun iflasında varlıklar eksik çıkarsa, eksik kısım için müşterinin başvurabileceği bir kamu tazmin fonu yoktur. Bu farkı Yatırımcı Tazmin Merkezi yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Eksik kalan kısım için müşterinin iki başvuru yolu vardır. Birincisi, iflas masasına alacak kaydı yaptırmaktır. İkincisi, SPKn m.99/B/3 uyarınca zararın platformdan tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması hâlinde, kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararın kendilerine yükletilebildiği ölçüde platform yöneticilerine başvurmaktır. Siber saldırı veya personel davranışından kaynaklanan kayıplar için m.99/B/4 de aynı mekanizmayı öngörür.
Yurt dışında yerleşik bir platformun iflası ise bambaşka bir tablodur. Bu durumda Türk hukukundaki ayrılık ilkesi değil, platformun tabi olduğu yabancı iflas hukuku uygulanır ve Türk yatırımcılar yabancı iflas sürecine alacak kaydı yaptırmak zorunda kalabilir. Bu riskleri yurt dışı kripto platformları yazımızda inceledik.
Müşterinin İflası ve Konkordatosu
Kripto varlıkların haczi, tekil takiplerin yanı sıra müşterinin kendisinin iflası hâlinde de gündeme gelir. Platform müşterisi tacir olan bir gerçek kişi ya da bir şirket ise ve iflasına karar verilirse, müşterinin platformdaki varlıkları iflas masasına girer. İflas idaresi, platforma yazı yazarak bu varlıkların masaya teslimini ister. Platform, iflas kararının kendisine bildirilmesinden sonra müşterinin talimatıyla transfer yapmamalıdır. İflastan sonra müflisin talimatıyla yapılan ödeme ve transferler, iflas alacaklılarına karşı geçersiz sayılabilir ve platformun sorumluluğuna yol açabilir.
Konkordato sürecinde ise geçici veya kesin mühlet kararıyla borçlu aleyhine yeni takip yapılamaz ve önceden başlamış takipler durur. Bu dönemde platform, konkordato komiserinin ve mahkemenin kararları doğrultusunda hareket etmelidir. Müşterinin önemli tasarruflarının komiserin onayına bağlanması hâlinde, büyük tutarlı transfer talimatlarının bu onay olmadan yerine getirilmemesi gerekir.
Şirketlerin hazine yönetiminde kripto varlık tutması yaygınlaştıkça, bu varlıkların iflas idaresince tespiti ve değerlenmesi daha sık sorun olmaktadır. Şirket kripto varlıklarını kendi cüzdanında tutuyorsa, iflas idaresi özel anahtarlara ulaşamadığı sürece bu varlıkları masaya alamaz. Yöneticilerin özel anahtarları teslim etmemesi, hem iflas suçları hem de şahsi sorumluluk bakımından değerlendirilebilir.
Kripto Varlıkların Miras Yoluyla İntikali
Kripto varlıkların haczi kadar uygulamada sık karşılaşılan bir diğer konu, hesap sahibinin ölümü hâlinde bu varlıkların mirasçılara nasıl geçeceğidir.
Külli halefiyet ve terekeye dahil olma
TMK m.599 uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümüyle mirası bir bütün olarak kendiliğinden kazanır. Kripto varlıklar da bir malvarlığı değeri olduğundan terekeye dahildir. Danıştay 10. Dairesi, ödemelerde kripto varlık kullanımını yasaklayan yönetmeliğe ilişkin bir kararında, yargı uygulamasındaki değerlendirmeleri aktarırken bir bölge adliye mahkemesi kararına atıfla, murisin “dijital cüzdan hesapları vb maddi değer ifade eden ve TMK’nın 599. maddesi kapsamında terekesine dahil olduğu ve mirasçılarına intikali gereken ‘Dijital Mal Varlığı'” bulunduğunun kabul edildiğini belirtmiştir (Danıştay 10. D, E.2021/3682, K.2025/2775, T.28.05.2025).
Platformdaki varlıkların mirasçılara verilmesi
Mirasçılar platforma başvururken genellikle şu belgeleri sunar:
- Mirasçılık belgesi (veraset ilamı): Sulh hukuk mahkemesinden veya noterden alınır (TMK m.598).
- Veraset ve intikal vergisi ilişik kesme belgesi: 7338 sayılı Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu m.17, şirket ve müesseselerin hak sahiplerine para ve senet verebilmek için öncelikle verginin ödendiğine dair belge istemesini öngörür. Belge ibraz edilmezse, veraset yoluyla intikallerde yüzde beş oranında tevkifat yapılarak bakiye ödenebilir.
- Tüm mirasçıların ortak talimatı: Mirasçılar, miras paylaşılıncaya kadar terekenin tamamı üzerinde elbirliğiyle maliktir (TMK m.640). Bu nedenle platform, kural olarak tüm mirasçıların birlikte talimat vermesini ya da miras ortaklığına atanan temsilcinin başvurmasını ister.
Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bir özelgesi, bu sürecin kripto varlıklar bakımından nasıl uygulandığını gösterir. Özelgede, bir platform kullanıcısının ölümü üzerine hesabındaki Bitcoin varlığının değerinin mirasçılara ödenmesi değerlendirilmiş ve varlığın toplam değerinin mirasçılarca veraset ve intikal vergisi beyannamesiyle beyan edilip vergi ödenirse ilişik kesme belgesi verileceği; beyanname verilmezse platform tarafından “%5 oranında tevkifat yapıldıktan sonra kalan miktarın mirasçılara ödenmesi” mümkün olduğu belirtilmiştir (Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı özelgesi, 60938891-120.01.02.09-E.33826, 23.09.2020). Özelgelerin yalnızca talep sahibini bağladığı, ancak idarenin yaklaşımını gösterdiği unutulmamalıdır.
Mirasçılar arasında anlaşmazlık varsa, Yargıtay’ın banka ve yatırım hesaplarına ilişkin içtihadı yol gösterir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, murisin aracı kurumdaki yatırım hesabında bulunan hisse senetlerinin, ödeme günündeki borsa değeri üzerinden mirasçılara miras payları oranında ödenmesine ilişkin bir kararı incelemiştir (Yargıtay 11. HD, E.2014/12606, K.2014/20197, T.22.12.2014). Mirasçılardan biri, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi davası açarak kendi payını tek başına talep edebilir hâle gelebilir.
Kendi cüzdanındaki varlıklar ve özel anahtar sorunu
Platformdaki varlıklar için mirasçıların bir muhatabı vardır. Murisin kendi cüzdanında tuttuğu varlıklar ise, özel anahtar ya da kurtarma ifadesi (seed phrase) bilinmiyorsa, hukuken mirasçılara geçse bile fiilen ulaşılamaz hâle gelir. Bu nedenle kripto varlık sahiplerinin, kurtarma bilgilerine ölüm hâlinde ulaşılmasını sağlayacak bir düzen kurması önerilir. Bu bilgilerin doğrudan vasiyetnameye yazılması güvenlik riski taşır; uygulamada bilginin nerede saklandığını gösteren bir yönlendirmenin vasiyetnameye eklenmesi veya güvenilir bir kişiye emanet edilmesi gibi yöntemler kullanılır.
Borca batık tereke ve mirasın reddi
Murisin borçları malvarlığını aşıyorsa, mirasçılar TMK m.605 vd. uyarınca mirası üç ay içinde reddedebilir. Mirasçıların bu süre içinde platformdaki varlıkları çekmesi, satması veya transfer etmesi, mirasın kabulü anlamına gelen davranış olarak değerlendirilebilir ve ret hakkını ortadan kaldırabilir. Yargıtay, bankadaki paranın mirasçılık belgesiyle çekilmesinin mirasın kabulü anlamına gelip gelmeyeceğinin araştırılması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 7. HD, E.2024/2077, K.2025/977, T.24.02.2025). Aynı değerlendirme kripto varlıklar için de geçerlidir. Bu nedenle mirasçıların, terekenin durumu netleşmeden platformdaki varlıklar üzerinde işlem yapmaması gerekir.
Kripto Varlıkların Haczi Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kripto varlıklar haczedilebilir mi?
Evet. Kripto varlıklar değer ifade eden malvarlığı unsurlarıdır ve haczi caiz olmayan mallar arasında sayılmamıştır. SPKn m.99/B/7, platform nezdindeki varlıkların haczinin platform tarafından yerine getirileceğini ve elektronik haciz için İİK m.78’in uygulanacağını açıkça düzenler.
Kripto hesabına haciz kime gönderilir?
Haciz, müşteri nakitlerinin tutulduğu bankaya değil, hesabın açıldığı kripto varlık hizmet sağlayıcısına gönderilir. Kanun, bu taleplerin “münhasıran” hizmet sağlayıcı tarafından yerine getirileceğini öngörür.
Platform haciz ihbarnamesine cevap vermezse ne olur?
Platform birinci ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmezse varlık zimmetinde sayılır. İkinci ve üçüncü ihbarnameye de cevap vermezse, ödemeye zorlanabilir ve açacağı menfi tespit davasını kaybederse dava konusunun en az yüzde yirmisi oranında tazminata mahkûm edilir.
Platformun vergi borcu için benim kripto varlıklarım haczedilebilir mi?
Hayır. SPKn m.35/C/7 uyarınca müşteri varlıkları, platformun borçları nedeniyle kamu alacakları için bile haczedilemez, rehnedilemez ve iflas masasına girmez.
Platform iflas ederse kripto varlıklarımı geri alabilir miyim?
Kanuna göre müşteri varlıkları iflas masasına dahil edilmez ve müşterilere iade edilmelidir. Ancak varlıklar fiilen eksikse, eksik kısım için Yatırımcı Tazmin Merkezi koruması yoktur. Bu durumda iflas masasına alacak kaydı ve yöneticilerin şahsi sorumluluğu yoluna gidilir.
SPK platformun faaliyetini durdurursa hacizler ne olur?
SPKn m.99/A/2 atfıyla m.97/3 uygulanır: Platform hakkındaki tüm hacizler, ihtiyati tedbirler ve icra ve iflas takipleri kendiliğinden durur. Platform yeniden faaliyete geçerse, duran işlemlere kaldıkları yerden devam edilir.
Kendi cüzdanımdaki kripto varlıklar haczedilebilir mi?
Hukuken haczedilebilir; ancak özel anahtar olmadan icra dairesinin bu varlıklara fiilen el koyması mümkün değildir. Borçlunun varlıkları gizlemek için transfer etmesi ise mal kaçırma ve tasarrufun iptali davaları bakımından sonuç doğurabilir.
Haczedilen kripto varlık nasıl paraya çevrilir?
Alacaklı hacizden itibaren bir yıl içinde satış isteyebilir. Kripto varlığın platformda satılarak bedelinin icra dosyasına aktarılmasına ilişkin ayrıntılı bir usul henüz düzenlenmemiştir; uygulamada icra dairesinin platformdan satış ve aktarım istemesi yolu izlenmektedir.
Kripto varlık cinsinden alacak için ihtiyati haciz istenebilir mi?
İhtiyati haciz para alacakları için öngörülmüştür. Kripto varlık cinsinden alacağın para alacağı olmadığı savunması yargılamada ileri sürülmektedir. Talebin Türk lirası karşılığı üzerinden kurulması bu riski azaltır.
Ölen kişinin platformdaki kripto varlıkları mirasçılara nasıl verilir?
Mirasçılar mirasçılık belgesi, veraset ve intikal vergisi ilişik kesme belgesi ve tüm mirasçıların ortak talimatıyla platforma başvurur. İlişik kesme belgesi sunulmazsa platform yüzde beş tevkifat yaparak kalanı ödeyebilir.
Mirasçılardan biri tek başına kripto varlıkları çekebilir mi?
Kural olarak hayır. Mirasçılar miras paylaşılıncaya kadar elbirliğiyle maliktir. Tek başına talepte bulunmak isteyen mirasçı, miras ortaklığına temsilci atanmasını ya da elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini isteyebilir.
Platformdaki varlıkları çekmek mirası kabul anlamına gelir mi?
Gelebilir. Ret süresi içinde terekedeki varlıkları çekmek, satmak veya transfer etmek mirasın kabulü sayılabilir. Borca batık olabilecek bir terekede mirasçıların bu varlıklar üzerinde işlem yapmadan önce hukuki destek alması önerilir.
Sonuç
Kripto varlıkların haczi, 7518 sayılı Kanun’la birlikte belirsiz bir alan olmaktan çıkmış, platform nezdindeki varlıklar için açık bir haciz yolu kazanmıştır. Alacaklılar için bu, banka hesaplarına benzer bir tahsil kanalı anlamına gelir. Platformlar için ise haciz ihbarnamelerine süresinde ve doğru cevap verme yükümlülüğü, ihmal edildiğinde ağır mali sonuçlar doğurabilecek bir uyum alanıdır. Yatırımcılar açısından en önemli güvence, platformun borçları ve iflası karşısında müşteri varlıklarının ayrı tutulmasıdır. Ancak bu güvencenin değeri, varlıkların fiilen yerinde olmasına bağlıdır ve Yatırımcı Tazmin Merkezi koruması kripto varlıkları kapsamaz.
Miras yoluyla intikal ise hukuki olduğu kadar pratik bir sorundur: Platformdaki varlıklar belgelerle mirasçılara geçerken, kendi cüzdanındaki varlıklar özel anahtar olmadan kaybolabilir. Kripto varlıklara haciz, platform iflası veya miras süreci nedeniyle hukuki destek ihtiyacınız varsa bir sermaye piyasası avukatı ile görüşmeniz, hak kaybını önlemenin en etkili yoludur.
Yazar Avukat Fatih SEFER