Yurt dışı kripto platformları, merkezi Türkiye dışında bulunan ve Türkiye’de Sermaye Piyasası Kurulundan (SPK) faaliyet izni almadan kripto varlık alım satımı, transferi veya saklaması hizmeti veren kuruluşlardır; bu platformların Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyet göstermesi 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.99/A/1 uyarınca izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılır. Kanun, Türkiye’de iş yeri açılmasını, Türkçe internet sitesi kurulmasını veya Türkiye’de tanıtım ve pazarlama yapılmasını, faaliyetin Türkiye’ye yönelik olduğunun karinesi olarak kabul eder. Bu durumda SPK internet sitelerine erişimi engelleyebilir, sorumlular hakkında ise m.109/A’daki üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası gündeme gelir.
Bu yazıda yurt dışı platformların hangi durumlarda Türkiye’ye yönelik faaliyet göstermiş sayıldığını, “ters talep” savunmasının sınırlarını, kaldıraçlı ve türev işlemler gibi yasaklanmış faaliyetleri, SPK’nın erişim engeli uygulamasını ve bu kararlara karşı yargı yolunu, cezai sorumluluğu, yabancı platformların Türkiye pazarına yasal giriş yollarını, Türk kullanıcıların hukuki durumunu ve yurt dışı platformla yaşanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemeyi ele alıyoruz.
Yurt Dışı Kripto Platformlarına İlişkin Kanun Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.99/A/1
“(1) Kripto varlık hizmet sağlayıcıların hukuka aykırı faaliyet ve işlemlerinde uygulanacak tedbirler için bu Kanunun 96 ncı maddesi; izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde uygulanacak tedbirler için bu Kanunun 99 uncu maddesi; izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinde bulunanların ilan, reklam ve açıklamaları ile her türlü ticari iletişimlerine ilişkin olarak bu Kanunun 100 üncü maddesinin birinci fıkrası hükümleri uygulanır. Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyette bulunulması ya da Kurulca yapılacak düzenlemeler kapsamında kripto varlıklara ilişkin yasaklanmış bir faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere sunulması da izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılır. Yurt dışında yerleşik platformlar tarafından Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan kripto varlık hizmetlerine ilişkin olarak doğrudan ve/veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunulması durumlarından herhangi birinin varlığı hâlinde faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğu kabul edilir. Faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğunun tespitine ilişkin ilave kıstaslar Kurul tarafından belirlenebilir.”
m.99/A/3
“(3) Aşağıdaki hâllerde Kurul internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine karar verir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.
a) Kurulca belirlenen esaslara ya da yasaklara aykırı olarak internet üzerinden ilan, reklam ve duyuru yapıldığına ilişkin bilgi edinilmesi
b) Kurulca belirlenen esaslara aykırı olarak kripto varlıklara yönelik yatırım danışmanlığı ve/veya portföy yöneticiliği yapıldığına ilişkin bilgi edinilmesi
c) İzin alınmaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcılığı faaliyetinin internet aracılığıyla yapıldığının Kurulca tespit edilmesi”
m.109/A/1
“(1) İzin almaksızın kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet yürüttüğü tespit edilen gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.”
Not: Kanun metni 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden alınmıştır. m.99/A ve 109/A, 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun’la eklenmiştir.
Bu hükümlerin özü şudur: Kripto hizmeti nereden verilirse verilsin, Türkiye’deki kişilere yönelikse SPK izni gerekir. Kanun koyucu, sermaye piyasasında yurt dışındaki kuruluşların Türkiye’deki yatırımcılara izinsiz aracı kurum hizmeti sunmasına karşı uygulanan yaklaşımı kripto alanına taşımış ve “Türkiye’ye yönelik olma” ölçütlerini Kanun’da açıkça saymıştır. Genel çerçeve için sermaye piyasası hukuku sayfamıza bakabilirsiniz.
Yurt Dışı Kripto Platformları Ne Zaman Türkiye’ye Yönelik Sayılır?
SPKn m.99/A/1, yurt dışında yerleşik bir platformun faaliyetinin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğunu gösteren üç durumu sayar. Bunlardan herhangi birinin varlığı yeterlidir:
- Türkiye’de iş yeri açılması: Ofis, temsilcilik, müşteri hizmetleri merkezi veya fiziksel bir kripto ATM’si bu kapsamdadır.
- Türkçe internet sitesi oluşturulması: Platformun internet sitesinin veya mobil uygulamasının Türkçe dil seçeneği sunması, Kanun’a göre Türkiye’ye yönelik faaliyetin karinesidir.
- Türkiye’de tanıtım ve pazarlama: Platformun doğrudan veya Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla tanıtım yapması. Türk sosyal medya fenomenleriyle yapılan reklam iş birlikleri, Türkiye’deki spor kulüplerine sponsorluk veya Türkçe sosyal medya hesapları bu kapsamda değerlendirilir.
Kanun ayrıca SPK’ya ilave kıstaslar belirleme yetkisi verir. SPK’nın 2 Temmuz 2024 tarihli duyurusu, Kanun’daki üç ölçütü tekrarlamış ve yurt dışı platformların Türkiye’deki kişilere yönelik faaliyetlerini en geç 02.10.2024 tarihine kadar sonlandırmaları gerektiğini, aksi hâlde m.99/A ve 109/A hükümlerinin uygulanacağını açıklamıştır. Aynı duyuruda, Türkiye’de nakit dönüşümü veya transfer imkânı sunan kripto ATM’lerinin de aynı tarihe kadar faaliyetlerine son vermesi istenmiştir.
Bu ölçütler, Türkiye’deki kullanıcının yurt dışı platformu hiç kullanamayacağı anlamına gelmez. Kanun, platformun Türkiye’ye yönelmesini yasaklar; kullanıcının kendi inisiyatifiyle yabancı bir platforma kaydolmasını ayrıca suç olarak düzenlemez. Ancak bu ayrım, aşağıda ele alınan “ters talep” tartışmasının merkezindedir. Türkiye’deki platformların izin süreci için kripto varlık hizmet sağlayıcı faaliyet izni yazımıza bakılabilir.
Yurt Dışı Kripto Platformlarında Ters Talep Savunması
Ters talep (reverse solicitation), müşterinin platformla kendi girişimiyle temas kurduğu, platformun ise müşteriye herhangi bir yönlendirme veya tanıtım yapmadığı durumu ifade eder. Avrupa Birliği’nin kripto varlık piyasaları düzenlemesi de dâhil olmak üzere pek çok ülke mevzuatında bu durum, lisans yükümlülüğünün dar bir istisnası olarak kabul edilir. Türk hukukunda ters talep Kanun’da ayrıca düzenlenmemiştir; ancak m.99/A/1’in kurduğu sistemden bu sonuca ulaşılabilir: platform Türkiye’ye yönelmemişse, izinsiz faaliyet karinesi de doğmaz.
Rekabet Kurulunun 04.12.2025 tarihli ve 25-45/1115-629 sayılı kararına konu devralma işleminde bu savunmanın uygulamadaki görünümü yer almaktadır. Kararda, Türkiye’de faaliyet gösteren bir platformun sahibi tarafından devralınması bildirilen yabancı bir platform hakkında, bildirim formunda bu platformun Türkiye’de tüzel kişiliğinin, lisansının veya pazarda faal bir görünürlüğünün bulunmadığı, Türkiye ile ilişkili işlemlerin ters talep kaynaklı ve ihmal edilebilir düzeyde olduğu ve Türkiye uygulama mağazasında yer almasının yerel operasyon anlamına gelmediği beyan edildiği aktarılmıştır. Kurul bu beyanları rekabet hukuku açısından pazar değerlendirmesinde kullanmıştır; SPKn m.99/A anlamında bir değerlendirme yapmamıştır.
Ters talep savunması dar yorumlanmalıdır. Kanun’daki üç ölçütten biri gerçekleşmişse, platformun “müşteri bize kendisi geldi” demesi sonucu değiştirmez. Türkçe arayüz, Türk lirası ile para yatırma imkânı, Türkçe müşteri desteği veya Türk fenomenlerle yapılan tanıtım, platformun Türkiye’ye yöneldiğinin açık göstergeleridir. Öte yandan bir uygulamanın Türkiye’deki uygulama mağazasında yer alması, tek başına Kanun’da sayılan ölçütlerden biri değildir; ancak SPK’nın ilave kıstas belirleme yetkisi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilebilir.
Yurt Dışı Kripto Platformları ve Yasaklanmış Faaliyetler
m.99/A/1’in ikinci cümlesi ayrı bir izinsiz faaliyet hâli daha düzenler: SPK düzenlemeleriyle kripto varlıklara ilişkin olarak yasaklanmış bir faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere sunulması. Bu hüküm, yurt dışı platformun Türkiye’de izin almış olsa bile sunamayacağı hizmetleri hedefler.
Bu yasakların başında kaldıraçlı işlemler gelir. III-35/B.2 sayılı Tebliğ’in 14. maddesi uyarınca platformlarda listelenmiş kripto varlıklar kaldıraçlı olarak alınıp satılamaz, türev ve kredili işlemlere konu edilemez. Türkiye’deki izinli platformlar bu hizmetleri sunamazken, yurt dışı platformların Türk kullanıcılara kaldıraçlı kripto türevleri, sürekli vadeli sözleşmeler (perpetual futures) veya marjin işlemi sunması, m.99/A/1 uyarınca izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılır.
Kaldıraçlı işlemler alanında SPK’nın uzun süredir izlediği bir uygulama da vardır. Döviz, emtia ve endeks üzerinde kaldıraçlı işlemler sunan yurt dışı aracı kurumların Türkiye’deki kişilere yönelik faaliyeti SPKn m.99 kapsamında izinsiz sermaye piyasası faaliyeti olarak değerlendirilir. SPK’nın Temmuz 2025’te erişim engeli getirdiği 46 internet adresine ilişkin duyurusunda hem izinsiz kripto varlık hizmeti hem de yurt dışında yerleşik kişilerce Türkiye’deki kişilere yönelik kaldıraçlı işlemler gerekçe olarak gösterilmiştir. Kaldıraçlı işlemlerin sermaye piyasasındaki rejimi için forex işlemlerinde aracı kurum sorumluluğu, izinsiz sermaye piyasası faaliyetinin cezai boyutu için izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçu yazılarımıza bakılabilir.
Yasaklanmış faaliyetler kaldıraçla sınırlı değildir. Cüzdan adreslerini gizleyen ve izlenebilirliği engelleyen varlıkların Türkiye’deki platformlarda listelenmesi yasaktır; bu varlıkların yurt dışı platformlar aracılığıyla Türk kullanıcılara sunulması da aynı değerlendirmeye tabi tutulabilir. Listeleme kuralları için kripto varlık listeleme yazımıza bakılabilir.
SPK’nın Yurt Dışı Kripto Platformlarına Erişim Engeli Uygulaması
SPKn m.99/A/3-c, izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığının internet aracılığıyla yapıldığının tespiti hâlinde SPK’ya içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararı verme yetkisi tanır. Karar, uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir ve Türkiye’deki tüm internet servis sağlayıcıları tarafından uygulanır. Bu yetki bir mahkeme kararı gerektirmez; SPK doğrudan idari bir kararla erişimi engeller.
SPK bu yetkiyi 02.10.2024 tarihinden sonra yoğun biçimde kullanmaya başlamıştır. Basına yansıyan bülten duyurularına göre Aralık 2024’te çok sayıda yurt dışı platforma, 13 Haziran 2025 tarihli bültenle dört kripto platformuna, Temmuz 2025’te ise yurt dışı kaldıraçlı işlem siteleri ve izinsiz kripto hizmeti veren sitelerle birlikte 46 internet adresine erişim engeli getirilmiştir. Erişim engeli kararları SPK bültenlerinde ilan edilir ve izinsiz faaliyet gösteren kuruluşların sosyal medya hesaplarını da kapsayabilir.
Erişim engeli, SPK’nın izinsiz faaliyete karşı kullandığı tedbirlerden yalnızca biridir. m.99/A/1, izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığında SPKn m.99’daki tedbirlerin uygulanacağını belirtir. Bu tedbirler arasında suç duyurusu, malvarlıklarına ilişkin tedbir talebi ve ilan ve reklamların durdurulması da yer alır. SPK’nın izinsiz faaliyete karşı uyguladığı tedbirlerin tamamı için SPK izinsiz faaliyet tedbirleri yazımıza bakılabilir.
Erişim engelinin pratik etkisi sınırlıdır; kullanıcılar sanal özel ağ (VPN) gibi araçlarla engeli aşabilir. Ancak engelin hukuki sonuçları önemlidir: SPK bir platformun Türkiye’ye yönelik izinsiz faaliyet gösterdiğini resmî olarak tespit etmiş olur. Bu tespit, platformun yöneticileri hakkındaki ceza soruşturmasında ve Türkiye’deki tanıtım ortakları hakkındaki değerlendirmelerde önemli bir delil hâline gelir.
Erişim Engeline Karşı Yargı Yolu
SPK’nın erişim engeli kararı bir idari işlemdir ve buna karşı idari yargıda iptal davası açılabilir. Davada genellikle yürütmenin durdurulması da talep edilir. Davayı açabilecek olanlar, erişimi engellenen platform ile kararın kendisini etkilediğini ileri süren, örneğin aynı alan adını yasal bir faaliyet için kullanan veya engelden doğrudan etkilenen kişilerdir.
Davada tartışılacak başlıca konular şunlardır: platformun gerçekten Türkiye’ye yönelik faaliyet gösterip göstermediği, m.99/A/1’deki ölçütlerden birinin somut olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, erişim engelinin tüm site yerine belirli içerikle sınırlandırılmasının mümkün olup olmadığı ve kararın ölçülü olup olmadığı. Erişim engeli ifade ve bilgi edinme özgürlüğüne ve mülkiyet hakkına dokunan bir tedbir olduğundan, idarenin engeli somut tespitlere dayandırması ve gerekçelendirmesi beklenir.
SPK kararlarına karşı yargı yolunun genel kuralları, görevli ve yetkili mahkeme ile dava açma süreleri için SPK kararlarına karşı yargı yolu yazımıza bakılabilir. İdari para cezalarına karşı açılan davalarda izlenen yol ayrıdır; bu konuda SPK idari para cezası iptal davası yazımıza bakılabilir.
Yurt Dışı Kripto Platformlarında Cezai Sorumluluk
m.99/A/1 yurt dışı platformun Türkiye’ye yönelik faaliyetini izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı saydığından, bu faaliyet m.109/A/1’deki suçu oluşturur. Ceza, gerçek kişiler ve tüzel kişilerin yetkilileri için üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Suçun unsurları için izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı yazımıza bakılabilir.
Yurt dışında yerleşik bir platformun yöneticileri hakkında Türkiye’de soruşturma yürütülmesi pratik zorluklar taşır; failler Türkiye’de bulunmadığında yakalama kararı, iade talebi ve gıyabi işlemler gündeme gelir. Bu nedenle uygulamada ağırlık, Türkiye’deki bağlantılar üzerinde yoğunlaşır. Platformun Türkiye’deki iş yeri yöneticileri, Türkiye’de tanıtım yapan kişi ve kurumlar ve platforma Türk lirası giriş çıkışı sağlayan aracılar bu kapsamdadır. Türkiye’deki tanıtım ortaklarının durumu ayrıca değerlendirilmelidir; platformun Türkiye’ye yönelik tanıtımını üstlenen bir kişi, suça iştirak bakımından sorumluluk riskiyle karşılaşabilir. Sosyal medya üzerinden yapılan yatırım yönlendirmelerinin sermaye piyasası araçlarındaki karşılığı için sosyal medyada hisse tavsiyesi suçu yazımıza bakılabilir.
m.99/B/6 uyarınca SPKn m.115 kripto varlık hizmet sağlayıcıları hakkında da uygulanır. Buna göre bu Kanun’da tanımlanan suçlardan soruşturma yapılması, SPK’nın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır. Bu başvuru bir muhakeme şartıdır; SPK başvurusu olmadan başlatılan soruşturma ve kovuşturmalar usulden sorunludur. Konunun ayrıntıları için sermaye piyasası suçlarında yazılı başvuru şartı yazımıza bakılabilir. Platformun Türkiye’deki faaliyetinden elde edilen gelirlerin aklanması ise ayrı bir suç olarak değerlendirilebilir; bu konuda sermaye piyasası suçlarında aklama yazımıza bakılabilir.
Yurt Dışı Kripto Platformlarının Türkiye Pazarına Yasal Giriş Yolları
Yurt dışı bir platform Türkiye’deki kullanıcılara hizmet vermek istiyorsa, tek yasal yol Türkiye’de SPK’dan faaliyet izni almış bir kripto varlık hizmet sağlayıcısı aracılığıyla faaliyet göstermektir. Bu iki şekilde gerçekleşebilir: Türkiye’de yeni bir anonim şirket kurularak SPK’dan kuruluş ve faaliyet izni alınması veya halihazırda izinli ya da izin sürecindeki bir Türk platformunun paylarının devralınması.
Pay devralma yolunda iki ayrı izin gerekir. Birincisi, SPKn m.35/B/1 uyarınca pay devirlerinde Kurul izni zorunludur ve izinsiz devirler pay defterine kaydedilemez. İkincisi, işlemin büyüklüğüne göre Rekabet Kurulu izni gerekebilir. Rekabet Kurulunun 26.09.2024 tarihli ve 24-39/922-396 sayılı kararında, Türkiye’de kurulmuş herhangi bir şirketi ve doğrudan faaliyeti bulunmayan küresel bir kripto platformunun, faaliyetleri Türkiye ile sınırlı bir Türk platformunun tüm paylarını devralması incelenmiştir. Kurul, Türk platformunu “teknoloji teşebbüsü” olarak nitelendirerek devralınan taraf için ciro eşiği aramamış, işlemin izne tabi olduğuna ve etkin rekabeti önemli ölçüde azaltmayacağı için izin verilmesine oybirliğiyle karar vermiştir.
Yabancı ortağın Türk platformunu devralması, yabancı platformun kendisine Türkiye’de faaliyet izni vermez. Türk şirketi ayrı bir tüzel kişidir ve yalnızca kendi izni kapsamında hizmet verebilir. Yabancı ana şirketin global platformunun Türk kullanıcılara doğrudan hizmet vermeye devam etmesi, Türk iştirakinin varlığına rağmen m.99/A/1 kapsamında değerlendirilebilir. Ayrıca Türk platformunun müşteri varlıklarını yurt dışındaki ana şirketin havuzunda tutması, m.35/C/6–7’deki saklama ve ayrılık kurallarına aykırıdır. Bu kuralların ayrıntısı için kripto varlık saklama hizmeti yazımıza bakılabilir.
Yurt Dışı Kripto Platformlarını Kullanan Türk Kullanıcının Hukuki Durumu
Kanun, Türkiye’de yerleşik bir kişinin yurt dışı platformda hesap açmasını veya işlem yapmasını ayrıca suç olarak tanımlamaz. m.109/A’nın faili, izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcısı olarak faaliyet yürüten kişidir; hizmeti alan kullanıcı değildir. Ancak yurt dışı platformu kullanan kişi, Türk hukukunun sağladığı korumaların büyük kısmından yararlanamaz:
- Saklama ve ayrılık: m.35/C/6–7’deki yetkili saklama kuruluşu zorunluluğu ve müşteri varlıklarının haczedilemezliği yalnızca SPK denetimindeki kuruluşlar için geçerlidir. Yurt dışı platformda varlıklar, o ülkenin mevzuatına tabidir.
- Rezerv kanıtı ve denetim: Üç ayda bir yapılan rezerv kanıt denetimi ve SPK’nın mali denetimi yurt dışı platformları kapsamaz. Konu için rezerv kanıt denetimi yazımıza bakılabilir.
- Sorumluluk rejimi: m.99/B/3–4’teki kusursuz sorumluluk ve yöneticilerin kişisel sorumluluğu, Türk platformları için öngörülmüştür. Yurt dışı platform aleyhine bu hükümlere dayanılması ve kararın uygulanması zordur.
- Erişim riski: SPK’nın erişim engeli kararından sonra kullanıcı platforma doğrudan erişemeyebilir. Engel varlıklara el koyma anlamına gelmez, ancak varlıkların çekilmesini fiilen zorlaştırabilir.
Türk lirası giriş çıkışı da sınırlıdır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının Ödemelerde Kripto Varlıkların Kullanılmamasına Dair Yönetmeliği’nin 4/2. maddesi uyarınca ödeme ve elektronik para kuruluşları, kripto varlıklara ilişkin alım satım, saklama, transfer veya ihraç hizmeti sunan platformlara veya bu platformlardan yapılacak fon aktarımlarına aracılık edemez. Danıştay 10. Dairesi, E. 2021/3724, K. 2025/2776, T. 28.05.2025 sayılı kararında bu yönetmeliğe karşı açılan iptal davasını oy çokluğuyla reddetmiştir. Yurt dışı platformlara Türk lirası aktarmak için aracı kullanılması ise kullanıcıyı dolandırıcılık riskine ve şüpheli işlem incelemelerine açık hâle getirir.
Kullanıcının yurt dışı platformu kullanması kural olarak suç olmasa da, Türk kullanıcıların başkaları adına hesap açması, platforma Türkiye’den müşteri yönlendirmesi veya platform adına Türk lirası toplaması, izinsiz faaliyete iştirak olarak değerlendirilebilir. Yurt dışı platformlardaki hesapların ceza soruşturmalarında el koyma işlemlerine konu olması da mümkündür; bu konuda sermaye piyasası soruşturmasında el koyma yazımıza bakılabilir. Kripto varlıkların Yatırımcı Tazmin Merkezi kapsamında olmadığı da unutulmamalıdır; Türk platformları için bile bu güvence yoktur. Konu için Yatırımcı Tazmin Merkezi yazımıza bakılabilir.
Yurt Dışı Kripto Platformlarıyla Uyuşmazlıklarda Yetkili Mahkeme
Yurt dışı platformların kullanıcı sözleşmeleri çoğunlukla yabancı bir ülke hukukunu ve yabancı mahkemeleri veya tahkimi yetkili kılar. Türk kullanıcı açısından bu hükümlerin geçerliliği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a (MÖHUK) göre belirlenir.
MÖHUK m.26/1 uyarınca meslekî veya ticarî olmayan amaçla yapılan tüketici sözleşmeleri, tüketicinin mutad meskeni hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip olacağı asgari koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka tabidir. m.26/2’ye göre hukuk seçimi yapılmamışsa ve sözleşme tüketicinin mutad meskeninin bulunduğu ülkede ona yönelik özel bir davet veya ilan sonucunda kurulmuşsa, tüketicinin mutad meskeni hukuku uygulanır. Türkçe internet sitesi ve Türkiye’de yapılan reklamlar, bu şartın gerçekleştiğini gösterebilir.
Yetki bakımından MÖHUK m.45/1, tüketici sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklarda tüketicinin seçimine göre tüketicinin yerleşim yeri veya mutad meskeni mahkemelerini de yetkili kılar. m.47/2 ise bu yetkinin tarafların anlaşmasıyla bertaraf edilemeyeceğini düzenler. Dolayısıyla tüketici sıfatı taşıyan Türk kullanıcı, kullanıcı sözleşmesinde yabancı mahkeme yetkili kılınmış olsa bile Türkiye’deki mahkemede dava açabilir. Kullanıcının ticari amaçla, yüksek hacimli ve profesyonel işlemler yaptığı durumlarda ise tüketici sıfatı tartışmalı hâle gelir ve yetki şartı geçerli kabul edilebilir.
Türk mahkemesinden alınan kararın yurt dışında tenfizi ayrı bir sorundur. Platformun Türkiye’de malvarlığı bulunmuyorsa, kararın platformun merkezinin bulunduğu ülkede tanınması ve tenfizi gerekir. Bu nedenle uyuşmazlık stratejisi belirlenirken platformun hangi ülkede lisanslı olduğu, o ülkede bir şikâyet veya tazmin mekanizması bulunup bulunmadığı ve varlıkların hangi cüzdanlarda tutulduğu birlikte değerlendirilmelidir. Sermaye piyasası uyuşmazlıklarında tahkim ve diğer çözüm yolları için borsa uyuşmazlıklarının çözümü yazımıza, Türk platformlarının sorumluluğuyla karşılaştırma için kripto platformunun sorumluluğu yazımıza bakılabilir. İzinsiz faaliyete ilişkin şikâyetler SPK’ya da iletilebilir; başvuru yolu için SPK’ya şikâyet yazımıza bakılabilir.
Yurt Dışı Kripto Platformları Hakkında Sık Sorulan Sorular
Yurt dışı kripto platformları Türkiye’de yasak mı?
Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyet göstermeleri, SPK izni olmadıkça yasaktır ve m.99/A/1 uyarınca izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı sayılır. Kullanıcının yurt dışı platformu kullanması ise ayrıca suç olarak düzenlenmemiştir.
Hangi durumlarda platform Türkiye’ye yönelik sayılır?
Türkiye’de iş yeri açması, Türkçe internet sitesi oluşturması veya doğrudan ya da Türkiye’deki kişi ve kurumlar aracılığıyla tanıtım ve pazarlama yapması durumlarından herhangi biri yeterlidir. SPK ilave kıstaslar belirleyebilir.
Yurt dışı platformlar için son tarih neydi?
SPK’nın 2 Temmuz 2024 tarihli duyurusuna göre yurt dışı platformlar Türkiye’deki kişilere yönelik faaliyetlerini en geç 02.10.2024 tarihine kadar sonlandırmak zorundaydı. Bu tarihten sonra erişim engelleri uygulanmaya başlanmıştır.
Ters talep savunması geçerli mi?
Kanun’da ayrıca düzenlenmemiştir. Platform Türkiye’ye hiçbir şekilde yönelmemişse ileri sürülebilir; ancak Türkçe arayüz, Türk lirası desteği veya Türkiye’de tanıtım varsa savunma sonucu değiştirmez.
Yurt dışı platformda kaldıraçlı işlem yapabilir miyim?
Türkiye’deki platformlarda kripto varlıklarda kaldıraç yasaktır. Yurt dışı platformun bu hizmeti Türkiye’deki kişilere sunması m.99/A/1 uyarınca izinsiz faaliyet sayılır. Kullanıcı açısından ise ciddi kayıp ve koruma eksikliği riski vardır.
SPK erişim engeli nasıl uygulanır?
SPK, m.99/A/3-c uyarınca karar verir ve kararı Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderir. Mahkeme kararı gerekmez. Kararlar SPK bültenlerinde ilan edilir.
Erişim engeline itiraz edilebilir mi?
Evet. Erişim engeli bir idari işlemdir ve idari yargıda iptal davası açılabilir. Davada platformun Türkiye’ye yönelik faaliyet gösterip göstermediği ve kararın ölçülülüğü tartışılır.
Yurt dışı platform yöneticilerine ne ceza verilir?
m.109/A/1 uyarınca üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası. Soruşturma için SPK’nın Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusu gerekir.
Yurt dışı platformun reklamını yapmak suç mu?
Türkiye’de yapılan tanıtım, platformun Türkiye’ye yönelik olduğunun ölçütlerinden biridir. Tanıtımı üstlenen kişiler, izinsiz faaliyete iştirak bakımından sorumluluk riskiyle karşılaşabilir.
Yurt dışı platform battı, varlıklarımı nasıl geri alırım?
Türk hukukundaki ayrılık ve saklama korumaları uygulanmaz. Platformun bağlı olduğu ülkedeki iflas veya tasfiye sürecine başvurmak, tüketici sıfatınız varsa Türk mahkemesinde dava açmak ve ceza şikâyetinde bulunmak gerekir.
Yabancı platformla sözleşmedeki yabancı mahkeme şartı geçerli mi?
Tüketici sözleşmelerinde MÖHUK m.45 ve m.47/2 uyarınca tüketicinin Türkiye’deki yerleşim yeri mahkemesinde dava açma hakkı sözleşmeyle ortadan kaldırılamaz. Ticari amaçlı kullanıcılar için yetki şartı geçerli kabul edilebilir.
Yabancı platform Türkiye’de nasıl yasal hizmet verebilir?
Türkiye’de anonim şirket kurup SPK’dan kuruluş ve faaliyet izni alarak veya izinli bir Türk platformunun paylarını SPK izniyle devralarak. Pay devrinde işlemin büyüklüğüne göre Rekabet Kurulu izni de gerekebilir.
Sonuç: Yurt Dışı Kripto Platformları İçin Türkiye Kapısı İzinle Açılır
Yurt dışı kripto platformları, 7518 sayılı Kanun’la birlikte Türkiye’ye yönelik faaliyet gösterdikleri anda izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcısı sayılır hâle gelmiştir. Türkiye’de iş yeri, Türkçe internet sitesi veya Türkiye’de tanıtım ölçütlerinden biri yeterlidir; kaldıraçlı işlemler gibi yasaklanmış hizmetlerin sunulması ise ayrı bir izinsiz faaliyet hâlidir. SPK, 02.10.2024’ten bu yana erişim engeli yetkisini düzenli olarak kullanmakta; sorumlular için m.109/A’daki hapis cezası gündeme gelmektedir. Türk kullanıcılar ise yurt dışı platformlarda saklama, ayrılık, rezerv kanıtı ve sorumluluk kurallarının korumasından yararlanamaz.
Türkiye pazarına girmek isteyen yabancı platformlar için şirket kuruluşu, pay devri ve izin süreçleri; erişim engeline uğrayan platformlar için iptal davası; yurt dışı platformda varlıkları kalan kullanıcılar için ise yetkili mahkeme, tazminat ve ceza şikâyeti seçenekleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu konularda destek almak için sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Avukat Fatih SEFER