Halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımı, payları borsada işlem gören veya halka arz edilmiş bir anonim ortaklığın esas veya çıkarılmış sermayesini genel kurul kararıyla düşürmesidir; bu işlem hem 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 473 ilâ 475. maddelerine hem de Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) özel düzenlemelerine tabidir. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.29/6, sermaye azaltımı kararını yeni pay alma hakkının kısıtlanması ve önemli nitelikteki işlemlerle birlikte ağırlaştırılmış nisaba bağlar. SPK’nın Pay Tebliği (VII-128.1) m.19 ise uygulamada en sık karşılaşılan türü, yani bilanço açığını kapatmak için yapılan ve şirketten para çıkışı gerektirmeyen azaltımı ayrıntılı kurallara bağlar.
Bu yazıda sermaye azaltımının türlerini, genel kurul nisabını ve SPK sürecini, bilanço açığını kapatmak için yapılan azaltımın şartlarını, eş anlı sermaye azaltımı ve artırımını, alacaklıların korunmasını, pay sahipleri arasında eşitlik ilkesini, imtiyazlı paylar ve pay alım teklifi yükümlülüğünü, azaltımdan sonraki artırımlarda hâkim ortağın yükümlülüklerini ve azaltım kararlarına karşı dava yollarını ele alıyoruz.
Halka Açık Ortaklıklarda Sermaye Azaltımına İlişkin Kanun Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.29/6
“(6) Halka açık ortaklıklarda yeni pay alma haklarının kısıtlanmasına, kayıtlı sermaye sisteminde yönetim kuruluna yeni pay alma haklarını kısıtlama yetkisinin verilmesine, sermaye azaltımına ve 23 üncü maddenin birinci fıkrasına göre belirlenen önemli nitelikteki işlemlere ilişkin kararların genel kurulca kabul edilebilmesi için, esas sözleşmelerinde açıkça oran belirtilmek suretiyle daha ağır nisaplar öngörülmediği takdirde, toplantı nisabı aranmaksızın, ortaklık genel kuruluna katılan oy hakkını haiz payların üçte ikisinin olumlu oy vermesi şartı aranır. Ancak, toplantıda sermayeyi temsil eden oy hakkını haiz payların en az yarısının hazır bulunması hâlinde, esas sözleşmede açıkça daha ağır nisaplar öngörülmedikçe, toplantıya katılan oy hakkını haiz payların çoğunluğu ile karar alınır. Bu işlemlerde, 6102 sayılı Kanunun 436 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre taraf olan ortaklar bu işlemlerin onaylanacağı genel kurul toplantılarında oy kullanamazlar. Bu fıkrada belirtilen nisapları hafifleten esas sözleşme hükümleri geçersizdir.”
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.473/1–2 ve m.474/2
“(1) Bir anonim şirket sermayesini azaltarak, azaltılan kısmın yerine geçmek üzere bedelleri tamamen ödenecek yeni paylar çıkarmıyorsa, genel kurul, esas sözleşmenin gerektiği şekilde değiştirilmesini karara bağlar. Genel kurul toplantısına ilişkin çağrı ilanlarında, mektuplarda ve internet sitesi bildiriminde, sermaye azaltılmasına gidilmesinin sebepleri ile azaltmanın amacı ve azaltmanın ne şekilde yapılacağı ayrıntılı bir şekilde ve hesap verme ilkelerine uygun olarak açıklanır. Ayrıca yönetim kurulu bu husuları içeren bir raporu genel kurula sunar, genel kurulca onaylanmış rapor tescil ve ilan edilir.
(2) (…) sermayenin azaltılmasına rağmen şirket alacaklılarının haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette varlığı belirlenmiş olmadıkça sermayenin azaltılmasına karar verilmez.”
“(2) Sermaye, zararlar sonucunda bilançoda oluşan bir açığı kapatmak amacıyla ve bu açıklar oranında azaltılacak olursa, yönetim kurulunca alacaklıları çağırmaktan ve bunların haklarının ödenmesinden veya teminat altına alınmasından vazgeçilebilir.” (TTK m.474/2)
Not: SPKn metni 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden, TTK metni Adalet Bakanlığı mevzuat sisteminin konsolide metninden alınmıştır. TTK m.473/6 uyarınca bu hükümler kayıtlı sermaye sisteminde çıkarılmış sermayenin azaltılmasına kıyasen uygulanır.
Bu hükümlerin özü şudur: Halka açık bir şirketin sermayesini azaltması yalnızca bir şirketler hukuku işlemi değildir; binlerce küçük yatırımcının payının değerini, sayısını ve şirketteki ağırlığını doğrudan etkiler. Bu nedenle TTK’nın genel kurallarına SPK’nın ek güvenceleri eklenir. Yatırımcıların paylarını taşıyan aracı kurum hesaplarına azaltımın nasıl yansıdığı da bu güvencelerin parçasıdır. Genel çerçeve için sermaye piyasası hukuku rehberimize bakabilirsiniz.
Halka Açık Ortaklıklarda Sermaye Azaltımının Türleri
Sermaye azaltımı, amacına ve şirketten para çıkıp çıkmadığına göre farklı türlere ayrılır. Halka açık ortaklıklarda hangi türün seçildiği, uygulanacak kuralları ve yatırımcının durumunu belirler.
| Tür | Amaç | Şirketten para çıkışı | Alacaklılara çağrı |
|---|---|---|---|
| Bilanço açığını kapatmak için azaltım (fon çıkışı gerektirmeyen) | Birikmiş zararların sermayeden mahsubu | Yok | Pay Tebliği m.19 kapsamında uygulanmaz |
| Pay sahiplerine sermaye iadesi (fon çıkışı gerektiren) | İhtiyaç fazlası sermayenin ortaklara geri verilmesi | Var | Zorunlu (TTK m.474/1) |
| Geri alınan payların itfası | Şirketin geri aldığı kendi paylarının yok edilmesi | Geri alım sırasında gerçekleşmiştir | TTK kuralları uygulanır |
| Ödenmemiş sermaye taahhüdünden vazgeçme | Ortakların henüz ödemediği sermaye borcunun silinmesi | Şirketin alacağından vazgeçilir | Zorunlu |
Halka açık ortaklıklarda en sık görülen tür, birikmiş zararları sermayeden düşerek bilançoyu “temizlemeyi” amaçlayan azaltımdır. Bu tür azaltımda şirketin malvarlığı değişmez; yalnızca bilançonun özkaynak kısmındaki kalemler arasında bir mahsup yapılır. Ancak pay sayısı azaldığı için her yatırımcının elindeki pay adedi düşer ve pay fiyatı buna göre düzeltilir.
Şirketin kendi paylarını geri alması ve bu payları itfa etmesi de bir sermaye azaltımıdır. Geri alım programlarının kuralları için pay geri alımı yazımıza bakabilirsiniz.
Genel Kurul Nisabı ve SPK Süreci
Ağırlaştırılmış nisap: SPKn m.29/6, halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımı kararı için toplantı nisabı aramaz, ancak karar nisabını ağırlaştırır. Esas sözleşmede daha ağır bir oran öngörülmemişse:
- Genel kurula katılan oy hakkını haiz payların üçte ikisinin olumlu oyu gerekir.
- Toplantıda sermayeyi temsil eden oy hakkını haiz payların en az yarısı hazır bulunuyorsa, katılan payların çoğunluğu yeterlidir.
- Bu nisapları hafifleten esas sözleşme hükümleri geçersizdir.
Genel kurul toplantılarının diğer kuralları için halka açık ortaklık genel kurulu yazımıza bakabilirsiniz.
Yönetim kurulu raporu ve çağrı ilanı: TTK m.473/1 uyarınca genel kurul çağrı ilanlarında azaltmanın sebepleri, amacı ve nasıl yapılacağı “ayrıntılı bir şekilde ve hesap verme ilkelerine uygun olarak” açıklanır. Yönetim kurulu bu hususları içeren bir rapor hazırlar; rapor genel kurulca onaylanır, tescil ve ilan edilir. Pay Tebliği m.19/11-c de azaltımın nedenleri ve etkilerini içeren yönetim kurulu raporunun genel kurul gündemiyle birlikte ortaklara duyurulmasını ister.
SPK uygun görüşü: Halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımı esas sözleşmenin sermaye maddesini değiştirdiğinden, Pay Tebliği m.19/11-a uyarınca esas sözleşmenin yeni şekli için SPK’nın uygun görüşü alınır. Azaltımın başka bir kurumun iznine tabi olması hâlinde (örneğin bankalar bakımından) o izin de ayrıca alınır.
Süre ve tescil: Pay Tebliği m.19/11 uyarınca esas sözleşme değişikliği ve yönetim kurulu raporu, SPK uygun görüşünden itibaren altı ay içinde genel kurulda karara bağlanmalıdır. Genel kurul kararı ve rapor, on beş gün içinde ticaret siciline tescil edilip Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edilir.
Kayıtlı sermaye sistemindeki ortaklıklar: Kayıtlı sermaye sistemindeki ortaklıklarda yönetim kurulu, tavan içinde sermaye artırımı yetkisine sahiptir; ancak sermaye azaltımı bu yetkinin kapsamında değildir ve genel kurul kararı gerekir. TTK m.473/6, azaltım kurallarını çıkarılmış sermayenin azaltılmasına kıyasen uygular. Pay Tebliği m.19/11 de usulün, kayıtlı sermaye sisteminde olup olmadığına bakılmaksızın uygulanacağını belirtir. Sistemin işleyişi için kayıtlı sermaye sistemi yazımıza bakabilirsiniz.
Kamuyu aydınlatma: Sermaye azaltımına ilişkin yönetim kurulu kararı, SPK başvurusu, SPK uygun görüşü ve genel kurul kararı, pay fiyatını etkileyebilecek bilgilerdir ve Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda özel durum açıklamasıyla duyurulur. Bu yükümlülük için özel durum açıklaması yazımıza bakabilirsiniz.
Bilanço Açığını Kapatmak İçin Sermaye Azaltımı: Pay Tebliği m.19
Pay Tebliği m.19, “fon çıkışı gerektirmeyen sermaye azaltımı” başlığıyla halka açık ortaklıklara özgü sıkı şartlar öngörür. Bu şartlar, sermaye azaltımının pay fiyatı üzerinde spekülatif bir araç olarak kullanılmasını önlemeyi amaçlar.
- Nominal değerin altında işlem görme şartı: Bu tür azaltımı yalnızca payları borsada nominal değerin altında işlem gören ortaklıklar yapabilir. Azaltım sonrasında hesaplanan düzeltilmiş borsa fiyatının nominal değerin yüzde yirmisini aşmaması gerekir. Yani azaltım, payın değerini nominal değerin hemen üzerine çıkaracak kadar yapılabilir; nominal değerin çok üzerine çıkaracak bir azaltıma izin verilmez.
- Yalnızca bilanço açığı kadar: Azaltım yalnızca bilanço açığını kapatmak amacıyla yapılabilir ve bu şarta uyulmadan yapılan başvurular SPK tarafından işleme alınmaz. Bilanço açığı, geçmiş yıl zararları ile dönem zararlarının toplamıdır.
- Bağımsız denetimden geçmiş finansal tablo: Bilanço açığı, bağımsız denetimden geçirilmiş ve genel kurulca onaylanmış son yıllık finansal tablolara göre belirlenir. Bağımsız denetçi olumsuz görüş vermiş veya görüş vermekten kaçınmışsa, bu tablolar azaltıma dayanak yapılamaz. Bağımsız denetimin rolü için finansal raporlama ve bağımsız denetim yazımıza bakabilirsiniz.
- Pay sayısının azaltılması: Bu tür azaltım yalnızca pay sayısının azaltılması suretiyle yapılabilir. Payların nominal değeri düşürülemez.
- TTK’nın bazı hükümlerinin uygulanmaması: Pay Tebliği m.19/10’a göre bu azaltımlarda TTK m.473/2 (alacaklıları karşılayacak aktifin varlığının belirlenmesi) ile m.474 ve 475 (alacaklılara çağrı ve kararın uygulanması) uygulanmaz. Bunun nedeni, azaltımın şirketten hiçbir değer çıkışına yol açmaması ve alacaklıların teminatını oluşturan malvarlığının değişmemesidir.
Uygulamada süreç şöyle işler: Örneğin 100 milyon TL sermayeli ve 60 milyon TL bilanço açığı bulunan bir ortaklık, sermayesini 40 milyon TL’ye düşürür. Her yatırımcının pay adedi yüzde altmış oranında azalır; pay fiyatı ise borsada aynı oranda yukarı düzeltilir. Yatırımcının elindeki payların toplam piyasa değeri teorik olarak değişmez.
Eş Anlı Sermaye Azaltımı ve Artırımı
Halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımı çoğu zaman tek başına değil, aynı anda yapılan bir bedelli sermaye artırımıyla birlikte gündeme gelir. Pay Tebliği m.19/4’e göre azaltım tutarı bilanço açığından fazla olacaksa, fark için sermaye azaltımı ile sermaye artırımına eş anlı olarak karar verilmesi gerekir. Bu durumda:
- Artırım tutarı en az bilanço açığı ile azaltım tutarı arasındaki fark kadar olmalıdır.
- Sermaye artırımına ilişkin izahname başvurusu, azaltım başvurusuyla birlikte yapılmalıdır. İzahname yükümlülüğü için izahname yazımıza bakabilirsiniz.
- Eş anlı işlem sonucunda sermaye tutarı değişmese bile esas sözleşmenin sermaye maddesine işlemi açıklayan bir hüküm eklenir (Pay Tebliği m.19/5).
Eş anlı azaltım ve artırımın mantığı şudur: Azaltımla pay fiyatı nominal değerin üzerine çıkarılır; ardından yapılan bedelli artırımda yeni paylar nominal değerden satılabilir hâle gelir. Böylece zarar etmiş ve payları nominal değerin altında işlem gören bir şirket yeniden sermaye toplayabilir.
Ancak bu yapı, azınlık pay sahipleri bakımından ciddi bir risk de taşır. Azaltımdan hemen sonra yapılan ve küçük yatırımcıların katılamadığı bir artırım, onların ortaklıktaki payını sert biçimde düşürebilir. Yargıtay’ın incelediği bir dosyada (halka açık olmayan bir anonim şirkete ilişkin), ilk derece mahkemesi sermaye azaltımından yaklaşık bir ay sonra yapılan ve tamamı tek bir ortak tarafından karşılanan artırımla davacının payının yüzde onlardan yüzde 2,61’e düştüğünü, azaltım yapılmasaydı aynı artırımla bu oranın yüzde 4,93 olacağını tespit ederek, iki kararı da hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık nedeniyle iptal etmiştir. Bölge adliye mahkemesi ise davacının kararlar alındıktan sonra muhalefetini tutanağa geçirmediğini, bu nedenle iptal davası açma şartının gerçekleşmediğini belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay da bu kararı onamıştır (Yargıtay 11. HD, E.2020/6203, K.2022/3451, T.26.04.2022). Karar, eşitsizlik yaratan azaltım ve artırım kararlarına karşı korumanın ancak usul şartlarına titizlikle uyulduğunda işlediğini göstermektedir.
Yeni pay alma hakkının kısıtlandığı artırımlarda azınlığın durumu daha da hassastır. Bu konuyu yeni pay alma hakkının sınırlandırılması yazımızda ayrıntılı olarak ele aldık.
Alacaklıların Korunması
Sermaye, şirket alacaklıları için asgari bir güvence işlevi görür. Bu nedenle TTK, sermaye azaltımında alacaklıları korumak için üç aşamalı bir sistem kurar:
- Aktif yeterliliği: TTK m.473/2 uyarınca, sermayenin azaltılmasına rağmen alacaklıların haklarını tamamen karşılayacak miktarda aktifin şirkette bulunduğu belirlenmedikçe azaltım kararı verilemez.
- Alacaklılara çağrı: TTK m.474/1 uyarınca yönetim kurulu, azaltım kararını şirketin internet sitesine koyar ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde yedişer gün arayla üç kez ilan eder. Alacaklılar, üçüncü ilandan itibaren iki ay içinde alacaklarını bildirip ödenmesini veya teminat altına alınmasını isteyebilir. Bilinen alacaklılara ayrıca mektup gönderilir.
- Kararın yerine getirilmesi: TTK m.475/1 uyarınca sermaye ancak bu süre sona erdikten ve bildirilen alacaklar ödendikten veya teminat altına alındıktan sonra azaltılabilir. Aksi hâlde alacaklılar, azaltmanın tescilinin ilanından itibaren iki yıl içinde şirket merkezindeki asliye ticaret mahkemesinde sermaye azaltımının iptalini isteyebilir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, bir banka alacaklısının açtığı davada, şirketin alacaklıya çağrı yapmadan sermayesini önce yarıya, ardından onda birine düşürdüğünü; azaltımın zararlar sonucunda oluşan bir bilanço açığını kapatmak amacıyla yapılmadığını ve şirketin borçlarını karşılayacak durumda olmadığını tespit eden ilk derece kararını yerinde bulmuş ve azaltım kararlarının iptaline ilişkin hükme karşı istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir (Ankara BAM 21. HD, E.2019/1853, K.2021/1550, T.16.12.2021; dava halka açık olmayan bir şirkete ilişkindir). Daire, alacaklılara verilen sürenin sona ermesinden ve bildirilen alacakların ödenmesinden veya teminat altına alınmasından sonra sermaye azaltılabileceğini vurgulamıştır.
Halka açık ortaklıklarda bilanço açığını kapatmak için yapılan azaltımda bu üç aşama uygulanmaz (TTK m.474/2 ve Pay Tebliği m.19/10). Fon çıkışı gerektiren azaltımlarda ise TTK’nın alacaklı koruması aynen geçerlidir.
Eşitlik İlkesi ve İmtiyazlı Paylar
Eşitlik ilkesi: Pay Tebliği m.19/8’e göre sermaye azaltımında pay sahipleri arasında eşitlik gözetilir. Azaltım bazı pay sahipleri aleyhine eşitsizlik yaratacaksa, aleyhine sonuç doğacak tüm pay sahiplerinin onayı alınmalıdır. Bu kural, TTK m.357’deki eşit işlem ilkesinin sermaye azaltımına özgü bir uygulamasıdır. Örneğin bir pay grubundaki payların yüzde elli, diğer gruptakilerin yüzde on oranında azaltılması, onay alınmadıkça mümkün değildir.
İmtiyazlı paylar: Pay Tebliği m.19/3, bilanço açığını kapatmak için sermaye azaltımı yapacak ortaklıklarda imtiyazlı pay grupları varsa önemli bir koşul getirir: Azaltımdan önce esas sözleşmedeki imtiyazların kaldırılması gerekir. İmtiyazlar kaldırılmayacaksa, ortaklığın yönetim kontrolüne sahip ortaklar ile imtiyazlı pay sahipleri, diğer ortaklara pay alım teklifinde bulunmak zorundadır. Bu kural, zarar etmiş bir şirkette azaltım ve ardından yapılacak artırımın yükünü küçük yatırımcılar taşırken imtiyazlı pay sahiplerinin yönetim üstünlüğünü korumasını engellemeyi amaçlar. İmtiyazlı payların genel rejimi için imtiyazlı paylar, pay alım teklifi yükümlülüğü için pay alım teklifi yazılarımıza bakabilirsiniz.
İmtiyazlı pay sahiplerinin haklarını etkileyen esas sözleşme değişikliklerinde ayrıca imtiyazlı pay sahipleri özel kurulunun onayı gerekir (Pay Tebliği m.19/11-ç ve TTK m.454).
Azaltımdan Sonraki Artırımlarda Hâkim Ortağın Yükümlülükleri
Pay Tebliği m.19/12 ve 13, halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımının ardından gelen dönemde yatırımcıyı koruyan iki özel kural getirir:
- Yeni pay alma haklarının tamamının kullanılması: Azaltımla eş anlı veya azaltımın sonuçlanmasından itibaren iki yıl içinde yapılacak bedelli artırımlarda, ortaklığın yönetim kontrolüne sahip ortaklar yeni pay alma haklarının tamamını kullanmak zorundadır. Bu kural, hâkim ortağın şirkete taze sermaye koymadan küçük yatırımcılardan para toplamasını önler.
- Satış yasağı: Hâkim ortaklar bu artırımlarda aldıkları payları bir yıl boyunca borsada satamaz. Böylece hâkim ortağın artırımda nominal değerden aldığı payları, azaltım sonrasında yükselen fiyattan hemen satarak kâr etmesi engellenir.
- Risk bildirim formu: Bu dönemde yapılan artırımlarda yatırımcılardan, Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği’nin belirlediği risk bildirim formunu imzalamaları istenir.
Pay Tebliği m.19/9, azaltımın usulüne uygun olarak sonuçlandırılmasından yönetim kurulunun sorumlu olduğunu açıkça belirtir. Yönetim kurulu üyelerinin bu kapsamdaki hukuki sorumluluğunu halka açık şirketlerde yönetim kurulu sorumluluğu yazımızda inceledik.
Halka Açık Ortaklıklarda Sermaye Azaltımı Kararlarına Karşı Dava Yolları
Pay sahiplerinin iptal davası: Kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı sermaye azaltımı kararlarına karşı pay sahipleri TTK m.445 uyarınca karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Dava açabilmek için, toplantıda hazır bulunan pay sahibinin karara olumsuz oy vermesi ve muhalefetini tutanağa geçirmesi gerekir (TTK m.446). Yukarıda aktarılan Yargıtay kararında görüldüğü gibi, muhalefetin karar alınmadan önce değil, karar alındıktan sonra tutanağa geçirilmesi önemlidir. Halka açık ortaklıklarda elektronik genel kurul sisteminden katılan yatırımcıların da muhalefet şerhini sistem üzerinden usulüne uygun yazdırması gerekir.
Butlan davası: Pay sahiplerinin vazgeçilmez haklarını ihlal eden veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen kararlar TTK m.447 uyarınca batıldır ve butlanın tespiti süreye bağlı değildir. Örneğin Pay Tebliği’ne aykırı olarak bilanço açığından fazla yapılan ve alacaklı korumasını dolanan bir azaltım, sermayenin korunması ilkesi bakımından butlan tartışmasına konu olabilir.
Alacaklıların iptal davası: TTK m.475/1 uyarınca, alacaklılara çağrı ve teminat şartlarına uyulmadan yapılan azaltıma karşı alacaklılar, tescilin ilanından itibaren iki yıl içinde iptal davası açabilir.
SPK’nın dava ve tedbir yetkisi: SPKn m.92/1, ihraççıların sermaye piyasası mevzuatına aykırı işlemleri nedeniyle sermayenin veya malvarlığının azalmasına yol açtığının tespiti hâlinde SPK’ya tedbir alma ve dava açma yetkisi verir. SPK, hukuka aykırılığın kendisince tespitinden itibaren üç ay ve her hâlde işlemin vukuundan itibaren üç yıl içinde iptal davası, beş yıl içinde butlan veya yokluğun tespiti davası açabilir. SPK’nın bu yetkisi, örtülü kazanç aktarımına dönüşen sermaye işlemlerinde özellikle önem taşır; bu konuyu örtülü kazanç aktarımı yazımızda ele aldık.
Yatırımcı Açısından Değerlendirme
Halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımı ilanı, yatırımcılar arasında çoğu zaman yanlış anlaşılır. Bazı noktaların altını çizmek gerekir:
- Pay adedinin azalması zarar değildir: Bilanço açığını kapatmak için yapılan azaltımda pay adedi düşer, ancak pay fiyatı aynı oranda yükselir. Yatırımcının toplam pay değeri teorik olarak değişmez.
- Asıl risk sonraki artırımdadır: Azaltımdan sonra gelen bedelli artırıma katılmayan yatırımcının ortaklıktaki payı düşer. Bu nedenle azaltım ilanında eş anlı veya planlanan bir artırım olup olmadığına dikkat edilmelidir.
- Kısa vadeli fiyat hareketleri spekülasyona açıktır: Azaltım haberleri, düşük fiyatlı paylarda ani fiyat hareketlerine yol açabilir. Bu hareketlerin manipülatif işlemlerle desteklenmesi durumunda piyasa dolandırıcılığı gündeme gelebilir.
- Yönetim kurulu raporu okunmalıdır: Azaltımın nedenleri ve etkileri, KAP’ta yayımlanan yönetim kurulu raporunda yer alır. Rapor, şirketin mali durumu hakkında da önemli bilgiler içerir.
- Genel kurula katılım ve muhalefet: Azaltım kararına itiraz etmek isteyen yatırımcının genel kurula katılması, olumsuz oy vermesi ve muhalefetini tutanağa geçirmesi gerekir. Aksi hâlde kural olarak iptal davası açamaz.
Halka açık ortaklık statüsünün genel sonuçları için halka açık ortaklık yazımıza bakabilirsiniz.
Halka Açık Ortaklıklarda Sermaye Azaltımı Hakkında Sık Sorulan Sorular
Halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımı için hangi nisap gerekir?
SPKn m.29/6’ya göre esas sözleşmede daha ağır bir oran yoksa, genel kurula katılan oy hakkını haiz payların üçte ikisinin olumlu oyu gerekir. Sermayenin en az yarısı toplantıda hazırsa katılanların çoğunluğu yeterlidir.
Sermaye azaltımında pay adedim neden azaldı?
Bilanço açığını kapatmak için yapılan azaltım, Pay Tebliği m.19 uyarınca yalnızca pay sayısının azaltılmasıyla yapılabilir. Pay adediniz azalırken pay fiyatı aynı oranda düzeltilir.
Sermaye azaltımı yatırımcıyı zarara uğratır mı?
Bilanço açığını kapatmak için yapılan azaltım tek başına yatırımcının toplam pay değerini teorik olarak değiştirmez. Risk, azaltımla birlikte veya sonrasında yapılan ve yatırımcının katılmadığı artırımlarda ortaya çıkar.
Her halka açık ortaklık bilanço açığı için sermaye azaltımı yapabilir mi?
Hayır. Pay Tebliği m.19’a göre bu tür azaltımı yalnızca payları borsada nominal değerin altında işlem gören ortaklıklar yapabilir ve azaltım yalnızca bilanço açığı kadar olabilir.
Eş anlı sermaye azaltımı ve artırımı nedir?
Azaltım tutarı bilanço açığını aşacaksa, fark için aynı anda bedelli artırıma karar verilmesidir. Artırım en az bu fark kadar olmalı ve izahname başvurusu azaltım başvurusuyla birlikte yapılmalıdır.
Sermaye azaltımında alacaklılara çağrı yapılır mı?
Fon çıkışı gerektiren azaltımlarda TTK m.474 uyarınca alacaklılara üç kez ilanla çağrı yapılır ve iki ay beklenir. Bilanço açığını kapatmak için yapılan azaltımda bu çağrı uygulanmaz.
İmtiyazlı pay varsa sermaye azaltımı yapılabilir mi?
Yapılabilir; ancak Pay Tebliği’ne göre azaltımdan önce imtiyazların kaldırılması gerekir. Kaldırılmazsa yönetim kontrolüne sahip ortaklar ile imtiyazlı pay sahipleri diğer ortaklara pay alım teklifinde bulunmak zorundadır.
Azaltımdan sonraki artırımda hâkim ortağın yükümlülüğü nedir?
Azaltımla eş anlı veya sonraki iki yıl içinde yapılan artırımlarda hâkim ortaklar yeni pay alma haklarının tamamını kullanmak zorundadır ve aldıkları payları bir yıl borsada satamaz.
Sermaye azaltımı kararına nasıl itiraz edilir?
Genel kurula katılan pay sahibi, karara olumsuz oy verip muhalefetini tutanağa geçirerek karar tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir. Vazgeçilmez hakları ihlal eden kararlar için süresiz butlan davası mümkündür.
Alacaklı olarak sermaye azaltımına karşı ne yapabilirim?
Alacaklılara çağrı ve teminat şartlarına uyulmadan yapılan azaltımlara karşı, tescilin ilanından itibaren iki yıl içinde asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirsiniz.
SPK sermaye azaltımına müdahale edebilir mi?
Evet. SPK esas sözleşme değişikliğine uygun görüş verir; ayrıca SPKn m.92 uyarınca mevzuata aykırı işlemlerle sermayenin azalmasına yol açıldığını tespit ederse tedbir alabilir ve iptal veya butlan davası açabilir.
Geri alınan paylar sermaye azaltımıyla yok edilebilir mi?
Evet. Şirketin geri aldığı kendi paylarının itfası bir sermaye azaltımıdır ve genel kurul kararı ile TTK’daki azaltım usulüne tabidir.
Sonuç
Halka açık ortaklıklarda sermaye azaltımı, zarar etmiş şirketlerin bilançolarını düzeltmesine ve yeniden sermaye toplamasına imkân veren meşru bir araçtır. Ancak bu araç, küçük yatırımcıların payını eritmek ve hâkim ortağın kontrolünü pekiştirmek için de kullanılabilir. SPKn m.29/6’daki ağırlaştırılmış nisap, Pay Tebliği m.19’daki nominal değer, bilanço açığı, eşitlik, imtiyaz ve hâkim ortak yükümlülükleri, bu riski sınırlamak için kurulmuş güvencelerdir. Yatırımcıların bu güvencelerden yararlanabilmesi ise genel kurula katılmalarına ve itirazlarını usulüne uygun olarak tutanağa geçirmelerine bağlıdır.
Sermaye azaltımı ve eş anlı artırım süreçlerinin planlanması, genel kurul kararlarına karşı dava açılması veya azaltım nedeniyle uğranılan zararın tazmini konusunda destek için bir sermaye piyasası avukatı ile görüşmeniz, hak kayıplarını önlemenin en etkili yoludur.
Yazar Avukat Fatih SEFER