Uluslararası marka tescili, Madrid Sistemi aracılığıyla bir temel marka başvurusu veya tesciline dayanarak, tek bir uluslararası başvuruyla seçilen birden fazla ülkede marka koruması talep edilmesidir. Türkiye’de başvurusu yapılmış veya tescilli markası bulunan ve Madrid Protokolü’nün bağlantı şartlarını taşıyan kişiler, Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) üzerinden Dünya Fikri Mülkiyet Örgütüne (WIPO) başvurabilir. Ancak WIPO’nun uluslararası sicile kayıt yapması, seçilen bütün ülkelerde otomatik ve kesin marka hakkı kazanıldığı anlamına gelmez; her ülke veya bölgesel ofis kendi mevzuatına göre korumayı kabul edebilir ya da reddedebilir.
Bu rehber, Madrid Protokolü üzerinden başvuru yapabilecek kişileri, temel marka ile uluslararası tescil arasındaki ilişkiyi, ülke belirlemeyi, WIPO ve TÜRKPATENT işlemlerini, 2026 ücret yapısını, beş yıllık bağımlılık riskini ve Türkiye’nin belirlenen ülke olduğu başvuruların hukuki etkisini ele almaktadır. Türkiye’deki olağan marka başvuru süreci ve yabancı marka sahiplerinin Türkiye’de başvurabileceği tüm koruma yolları ise ayrı konulardır.
- Madrid Sistemi Nedir ve Ne Sağlar?
- Kimler Başvurabilir? Temel Marka Şartı
- Hedef Ülkeler ve Mal-Hizmet Kapsamı
- Türkiye’den Madrid Başvurusu Nasıl Yapılır?
- WIPO İncelemesi, Ulusal İnceleme ve Süreler
- Uluslararası Marka Tescili Ücretleri (2026)
- Beş Yıllık Bağımlılık ve Merkezi İptal Riski
- Sonraki Belirleme, Değişiklik ve Yenileme
- Türkiye’nin Belirlenen Akit Taraf Olması
- Örnek Uygulama ve Başvuru Stratejisi
- Sıkça Sorulan Sorular
- Resmî Kaynaklar
- Sonuç
Madrid Sistemi Nedir ve Ne Sağlar?
Madrid Sistemi, markaların uluslararası tesciline ilişkin 1891 tarihli Madrid Anlaşması ile 1989 tarihli Madrid Protokolü çevresinde kurulmuş, WIPO tarafından yürütülen merkezi başvuru ve sicil sistemidir. Türkiye bakımından uygulanan temel mekanizma Madrid Protokolü’dür; Protokol Türkiye’de 1 Ocak 1999 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sistem, tek başvuru dili, tek uluslararası sicil, merkezi değişiklik ve yenileme işlemleriyle birden fazla pazara açılmayı kolaylaştırır.
Madrid başvurusunun hukuki niteliği doğru anlaşılmalıdır: Tek bir dünya markası yaratılmaz. Uluslararası tescil, belirlenen her akit taraf bakımından o ülkenin veya bölgesel ofisin hukukuna göre sonuç doğuran koruma taleplerinin ortak sicilde yönetilmesini sağlar. Başvuru sahibinin Çin’i, Birleşik Krallık’ı ve Avrupa Birliğini belirlemesi, bu alanların tamamında aynı sonucun çıkacağını göstermez. Bir ofis koruma verirken başka bir ofis benzer önceki marka veya ayırt edicilik eksikliği nedeniyle ret bildirebilir.
Bu sebeple uluslararası marka tescili, sadece başvuru yapılmasını kolaylaştıran teknik bir işlem değildir; seçilen ülke, kapsam, temel markanın güvenliği ve sonraki işlemler birlikte düşünülmelidir. Birden fazla hak türünün küresel düzeyde yönetilmesi ise uluslararası fikrî mülkiyet stratejisi kapsamında daha geniş bir planlama konusudur.
Kimler Başvurabilir? Temel Marka Şartı
1. Madrid üyesiyle hukuki bağlantı
Madrid Protokolü üzerinden başvurabilmek için başvuru sahibinin sisteme taraf bir akit tarafın vatandaşı olması, orada yerleşim yerinin bulunması veya orada gerçek ve etkin sınai ya da ticari işletmeye sahip olması gerekir. Türkiye üzerinden başvuru yapmak isteyen Türk vatandaşları ile Türkiye’de yerleşik veya gerekli nitelikte işletmesi bulunan kişiler, diğer şartları da taşımaları hâlinde TÜRKPATENT’i menşe ofis olarak kullanabilir. Salt başka bir ülkede satış yapılması, kendiliğinden o ülkenin menşe ofis olarak seçilebileceği anlamına gelmez.
2. Temel başvuru veya temel tescil
Türkiye menşe ofis seçilmişse, başvuru sahibinin TÜRKPATENT nezdinde kendisine ait bir marka başvurusu veya tescili bulunmalıdır. Buna temel marka denir. Madrid Protokolü bakımından temel markanın mutlaka tescil edilmiş olması gerekmez; henüz incelemesi süren bir başvuru da uluslararası başvuruya dayanak olabilir. Bununla birlikte başvuru aşamasındaki temel markaya yöneltilen ret veya itiraz riskleri uluslararası portföyü de etkileyebilir.
Uluslararası başvurudaki hak sahibi ve marka örneği, temel markayla uyumlu olmalıdır. Mal ve hizmet listesi temel markanın kapsamından daha geniş olamaz; aynı kapsamda veya daha dar kapsamda belirlenebilir. Örneğin Türkiye’deki temel marka yalnızca 25. sınıftaki giyim ürünleri için başvurulmuşsa, uluslararası başvuruya ayrıca 9. sınıf yazılımlar eklenemez. Sınıf sayısından çok mal ve hizmet ifadelerinin gerçek kapsamı önemlidir; bu ayrım için Nice sınıflandırması ve sınıf seçimi incelemesi de dikkate alınmalıdır.
Uluslararası koruma istenen marka, bir marka olabilecek işaret niteliği taşımalı ve hedef pazarlarda da tescil engellerine takılmamalıdır. Türkiye’de tescil edilen sözcüğün başka bir ülkede tanımlayıcı veya önceden başkası adına tescilli olması mümkündür.
Hedef Ülkeler ve Mal-Hizmet Kapsamı
Madrid Sistemi’nde başvuru sahibi, koruma istediği akit tarafları tek tek belirler (designation). Sistem üyelerinin tamamı kendiliğinden kapsama girmez. Menşe ofisin ait olduğu akit taraf, aynı uluslararası başvuruda kendi ülkesi için belirlenemez: Türkiye üzerinden yapılan uluslararası başvuruda Türkiye’yi ayrıca hedef ülke olarak seçmek bu nedenle mümkün değildir. Türkiye’deki temel marka, Türkiye korumasının ayrı hukuki dayanağıdır.
Hedef pazarların seçiminde aşağıdaki unsurlar birlikte incelenmelidir:
- Üyelik ve coğrafi kapsam: Korunmak istenen bölgenin Madrid Sistemi kapsamında bulunup bulunmadığı ve seçilecek akit tarafın hangi ülke veya bölgeleri kapsadığı kontrol edilmelidir. Avrupa Birliği, sistem içinde bir bölgesel ofis olarak belirlenebilir; ancak AB belirlemesi Türkiye’yi veya Birleşik Krallık’ı kapsamaz.
- Önceki haklar: Hedef ülkenin sicilinde aynı veya benzer işaretlerin varlığı ve yerel itiraz riski araştırılmalıdır. Yalnızca WIPO veri tabanında sonucun bulunmaması her ülke açısından risksizlik anlamına gelmez. Türkiye bakımından hazırlanan tescil öncesi benzerlik araştırmasının mantığı, hedef pazarların sicillerine uyarlanmalıdır.
- Mal ve hizmetler: Ülkeye göre daha dar bir liste belirlenebilir. Aynı uluslararası kayıt içinde bir ülkede giyim, başka bir ülkede yalnız ayakkabı için koruma talep edilmesi mümkündür; fakat hiçbir belirleme temel marka ve uluslararası kaydın izin verdiği kapsamı aşamaz.
- Yerel özel koşullar: Bazı akit taraflar kullanım niyeti beyanı gibi ek belgeler veya farklı itiraz süreçleri öngörür. Örneğin ABD belirleniyorsa ilgili WIPO usulünde MM18 kullanım niyeti beyanı da gerekir.
Hedef ülkelerin sayısını artırmak, bütün ülkelerde tek tip hak elde etmek anlamına gelmediği gibi yalnızca başvuru maliyetini değil, olası yerel ret ve uyuşmazlık maliyetini de artırabilir. Uluslararası tescilin ülkesel sonuçları ile diğer fikrî hakların ülkesel koruma ilkesi birbirine karıştırılmamalıdır; kapsamlı karşılaştırma fikrî mülkiyette ülkesellik ilkesi yazısının konusudur.
Türkiye’den Madrid Başvurusu Nasıl Yapılır?
Başvuru öncesi hazırlanacak bilgiler
Başvuru sahibinin kimlik ve iletişim bilgileri, temel markanın başvuru veya tescil numarası, aynı marka örneği, belirlenen akit taraflar, ülkelere göre talep edilen mal-hizmet listeleri, varsa vekil bilgileri, rüçhan talebi ve gereken ek beyanlar hazırlanır. WIPO iletişimlerinin elektronik yürütülmesi nedeniyle e-posta bilgilerinin doğru ve erişilebilir olması önemlidir. Başvuru dili WIPO’nun kabul ettiği İngilizce, Fransızca veya İspanyolcadan biri olmalıdır; Türkiye’deki ilgili elektronik sistemin o gün sunduğu seçenekler ayrıca izlenir.
Menşe ofisten WIPO’ya başvuru akışı
- Temel markayı belirleme: Başvuru sahibinin TÜRKPATENT sicilindeki temel başvuru veya tescili seçilir; hak sahibi, işaret ve mal-hizmet uyumu denetlenir.
- Ülkeleri ve kapsamı seçme: Madrid üyesi akit taraflar ile her birinde korunacak mal ve hizmetler belirlenir; ülkeye özgü ek belgeler ve rüçhan bilgileri incelenir.
- Elektronik başvuruyu hazırlama: WIPO’nun eMadrid / Madrid e-Filing başvuru rehberi ve TÜRKPATENT’in uluslararası marka tescili bilgilendirmesi doğrultusunda kullanılan güncel kanal üzerinden başvuru yapılır. Elektronik yöntem veya gerektiğinde MM2 formu, menşe ofisin kabul ettiği usule göre kullanılır.
- Menşe ofis tasdiki: TÜRKPATENT başvurunun temel marka kayıtlarıyla uyumunu kontrol eder, gerekli tasdiki yapar ve başvuruyu WIPO’ya iletir. Türkiye üzerinden yapılan olağan Madrid başvurusu doğrudan WIPO’ya sunularak menşe ofis aşaması atlanamaz.
- WIPO biçimsel incelemesi: WIPO sınıflandırma, kimlik, işaret örneği, belirleme ve ücret gibi uluslararası başvuru şartlarını inceler; eksiklik bulunursa giderilmesi için bildirim yapar. Uygun başvuruyu Uluslararası Sicile kaydeder, WIPO Marka Bülteninde yayımlar ve belirlenen ofislere bildirir.
WIPO’nun verdiği uluslararası tescil belgesi, uluslararası sicil işleminin tamamlandığını gösterir. Tek başına, başvuruda sayılan her ülkede yerel incelemelerin olumlu sonuçlandığını kanıtlamaz. Her ülkenin koruma durumunun ayrıca izlenmesi gerekir.
Uluslararası tescil tarihi ve iki aylık iletim kuralı
Madrid Protokolü uyarınca uluslararası tescilin tarihi, başvurunun WIPO’ya menşe ofisçe iki ay içinde ulaştırılması koşuluyla kural olarak menşe ofisçe alındığı tarihtir. İki ayın aşılması hâlinde WIPO’nun aldığı tarih esas alınabilir. Bunun yanında uluslararası başvurunun zorunlu temel bilgilerindeki eksiklikler tarih bakımından özel sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle menşe ofise başvuru yapılmış olmasını, her durumda kesinleşmiş uluslararası tescil tarihiyle özdeşleştirmek doğru değildir.
Rüçhan hakkı talep edilecekse önceki başvuru ile uluslararası başvuru arasındaki süre ve aynı mal-hizmet kapsamı ayrıca kontrol edilir. Paris Sözleşmesi kapsamındaki altı aylık marka rüçhanının varlığı, uluslararası işlemde otomatik biçimde ve süresiz korunacağı anlamına gelmez; talebin usulüne uygun yapılması gerekir.
WIPO İncelemesi, Ulusal İnceleme ve Süreler
| Aşama | Yetkili makam | Hukuki sonuç |
|---|---|---|
| Temel markayla uygunluk | TÜRKPATENT (menşe ofis) | Uluslararası başvurunun temel kayıtla örtüşmesi tasdik edilir. |
| Uluslararası şekli inceleme | WIPO | Şekli eksiklik kontrolü ve uygun bulunursa uluslararası sicil kaydı yapılır. |
| Yerel maddi inceleme | Belirlenen ülke veya bölge ofisi | Koruma tamamen/kısmen kabul edilebilir veya geçici ret bildirilebilir. |
| Ret sonrası itiraz ve başvuru | İlgili ülkenin yetkili idari ve yargısal mercileri | Süreler, temsil ve delil kuralları ilgili ülke hukukuna tabidir. |
Belirlenen ofislerin korumayı reddetmek için WIPO’ya bildirimde bulunabilecekleri süre kural olarak 12 ay, ilgili akit tarafın Protokol uyarınca bildirimde bulunduğu durumlarda 18 ay olabilir. İtiraza dayalı retlerde bazı akit taraflar bakımından 18 ay sonrasında bildirim yapılabilmesine imkân veren özel Protokol beyanları bulunmaktadır. Dolayısıyla “18 ayda bütün ülkelerde kesin tescil çıkar” şeklinde koşulsuz bir sonuç çıkarılamaz.
Bir ofisten geçici ret bildirimi gelmesi uluslararası tescilin bütünüyle reddedildiğini göstermez. Ret yalnız o ülkeyi ve bazen belirli mal-hizmetleri etkiler. Bildirilen gerekçe, cevap süresi, yerel vekil koşulu ve itiraz yolu gecikmeden değerlendirilmelidir. Hedef ülkede inceleme konusu olabilecek ayırt edicilik ve karıştırılma ihtimali, Türkiye’deki nispi ret nedenleri ile benzer sorular doğurabilse de, yabancı ofis Türk mevzuatını değil kendi hukukunu uygular.
Ret bildirilmemesi veya koruma tanınması durumunun sonuçları da Madrid Protokolü ve ilgili ülkenin beyanlarına göre değerlendirilir. WIPO’nun Madrid Sistemi SSS ve durum sorgulama açıklamaları, ülke bazında koruma durumunun izlenmesine yönelik resmî başvuru noktasıdır.
Uluslararası Marka Tescili Ücretleri (2026)
Madrid Sistemi’nde tek bir sabit “dünya çapında tescil bedeli” bulunmaz. Ödenecek tutar, markanın renkli olup olmamasına, belirlenen akit taraflara, sınıflara, ülkeye özgü bireysel ücretlere ve menşe ofis işlemlerine bağlıdır. WIPO ücretleri İsviçre frangı (CHF) üzerinden hesaplanır.
| Ücret unsuru | 2026 itibarıyla açıklama |
|---|---|
| WIPO temel uluslararası başvuru ücreti | Siyah-beyaz işaret için 653 CHF; renkli işaret için 903 CHF. |
| Tamamlayıcı ücret | Bireysel ücret uygulanmayan belirlenen her akit taraf için kural olarak 100 CHF. |
| Ek sınıf ücreti | İlgili ücret rejiminde üçün üzerindeki her sınıf için kural olarak 100 CHF; yalnız bireysel ücret uygulanan ülkelerin belirlenmesi hâlinde ayrıca değerlendirilir. |
| Bireysel ülke ücreti | Belirli akit tarafların kendi tarifesine göre değişir; standart tamamlayıcı ücret yerine uygulanabilir. |
| TÜRKPATENT WIPO’ya bildirim işlemi | 2026 tarifesinde olağan bildirim ücreti 3.850 TL; Türkçe ibareli uluslararası başvurunun WIPO’ya bildirimine ilişkin ayrı tarife kalemi 3.350 TL’dir. Somut işleme uygun kalem seçilir. |
Bu tutarlar WIPO’nun ücret açıklaması ve TÜRKPATENT’in 2026 marka işlem ücret tarifesi esas alınarak belirtilmiştir. Örneğin yalnızca temel WIPO ücretinin hesaplanması, belirlenen ülkelerin ek ücretlerini ve Türkiye’deki menşe ofis ücretini karşılamaz. Nihai tutar için WIPO resmî ücret hesaplama aracındaki güncel ülke seçimi kullanılmalıdır.
Türkiye’nin hedef ülke olarak belirlendiği, yurt dışından kaynaklanan bir uluslararası başvuruda Türkiye için ödenecek bireysel ücret ise Türkiye’den yurt dışına başvurunun menşe ofis bildirim ücretinden farklıdır. WIPO’nun 24 Ekim 2026 tarihinde güncellediği bireysel ücret listesinde Türkiye belirlemesi için ilk sınıf 143 CHF, ikinci sınıf 41 CHF ve sonraki her sınıf 46 CHF olarak gösterilmektedir. Ücretler ve döviz karşılıkları zaman içinde değişebileceğinden işlem tarihindeki WIPO bireysel ücret listesi esas alınmalıdır.
Beş Yıllık Bağımlılık ve Merkezi İptal Riski
Madrid Sistemi’nin en önemli hukuki risklerinden biri, uluslararası tescilin uluslararası tescil tarihinden itibaren ilk beş yıl boyunca temel markaya bağımlı olmasıdır. Bu dönemde temel başvuru veya tescil tamamen ya da kısmen etkisini kaybederse, uluslararası tescil de buna karşılık gelen ölçüde merkezi olarak iptal edilebilir. Temel markanın geri çekilmesi, kesin reddi, hükümsüzlüğü, iptali veya yenilenmemesi gibi durumlar risk doğurabilir.
Beş yıllık sürenin sona ermesi her zaman tüm riskleri derhal ortadan kaldırmaz: bu süre içinde temel markaya karşı başlatılmış belirli itiraz veya iptal/hükümsüzlük süreçlerinin, sürenin bitiminden sonra kesin sonuçlanması da uluslararası kaydı etkileyebilir. Koruma yalnız etkilenen mal ve hizmetler bakımından kısmi olarak da kaybedilebilir. Örneğin temel markanın giyim ürünleri bakımından hükümsüz kılınması, aynı kapsamın uluslararası sicilde de daralmasına neden olabilir.
Türkiye’deki temel markanın risk durumu değerlendirilirken, başvuruya yönelik yayıma itiraz, marka hükümsüzlüğü davası ve kullanmama nedeniyle iptal birbirinden ayrı hukuki sebepler olarak incelenmelidir. Temel markanın ulusal düzeydeki uyuşmazlıkları, Madrid kapsamında koruma talep edilmiş diğer ülkelerin siciline de etki edebilecek sonuçlar doğurur.
Merkezi iptal sonrası dönüştürme imkânı
Madrid Protokolü m.9quinquies, temel markanın etkisiz kalmasına bağlı olarak uluslararası tescilin menşe ofisin talebi üzerine iptal edilmesi durumunda, belirli şartlarla ulusal veya bölgesel başvuruya dönüştürme (transformation) imkânı sağlar. Bunun için WIPO’nun uluslararası sicile iptal kaydını işlediği tarihten itibaren üç ay içinde ilgili belirlenmiş ofise başvurulması; aynı marka, iptal nedeniyle etkilenen kapsam ve yerel mevzuatın ücret/şekil şartlarının karşılanması gerekir. Şartları yerine getiren başvuru, uluslararası tescilin veya sonraki belirlemenin ilgili tarihinden ve varsa rüçhandan yararlanabilir.
Bu, uluslararası tescilin kendiliğinden tekrar canlanması değildir; ülke bazında yeni başvuru ve çoğunlukla ilave maliyet gerektirir. Üç aylık sürenin kaçırılması, önceki tarihi koruyarak başvurma imkânının kaybına yol açabilir.
Sonraki Belirleme, Değişiklik ve Yenileme
Sonradan ülke eklenebilir mi?
Evet. Mevcut uluslararası tescil üzerine, daha önce seçilmemiş bir Madrid üyesi için sonraki belirleme (subsequent designation) yapılabilir. Böylece başlangıçta yalnız iki ülke seçen marka sahibi, daha sonra yeni pazarlara yönelik koruma talebini uluslararası kayıt üzerinden genişletebilir. Ancak yeni ülkenin korunma tarihi kural olarak ilk uluslararası tescil tarihine geriye yürümez; sonraki belirlemenin kendi tarihine göre değerlendirilir. Yeni belirlemede de ilgili ofisin ret yetkisi devam eder. WIPO’nun sonraki belirleme açıklaması, güncel elektronik işlem yolunu gösterir.
Sonradan ülke eklemek ile mal-hizmet kapsamını genişletmek farklıdır. Uluslararası kayıtta mevcut olmayan mal veya hizmetler sonraki belirleme yoluyla eklenemez; bunun için uygun kapsamlı yeni bir temel marka ve yeni uluslararası başvuru gerekebilir. Ayrıca sonradan belirlenen ülkenin Madrid Protokolü kapsamında getirdiği özel tarih veya sınırlama beyanları kontrol edilmelidir.
Hak sahibi değişiklikleri ve sicilin yönetimi
Uluslararası sicilde hak sahibi adı veya adresi, vekil, devir, mal-hizmet sınırlandırması ve bazı diğer işlemler merkezi olarak kaydedilebilir. Bununla birlikte hak sahipliğinin devri, devralanın Madrid Sistemi’nden yararlanma bağlantısı bakımından koşullara tabidir; uluslararası sicil kaydının ilgili ülkelerdeki her özel hukuk uyuşmazlığını çözdüğü varsayılamaz. Türkiye’deki bağımsız marka lisans ve devir ilişkileri marka lisans sözleşmesi ve marka devri yazılarında ayrıca ele alınmaktadır.
Koruma süresi ve yenileme
Uluslararası tescil, uluslararası tescil tarihinden itibaren 10 yıl geçerlidir ve ücretleri ödenerek onar yıllık dönemlerle yenilenebilir. WIPO yenileme işlemi sürenin bitiminden en erken altı ay önce yapılabilir. Süre sona erdikten sonraki altı aylık ek dönemde de ücret ve öngörülen ilave bedel ödenerek yenileme imkânı vardır; WIPO bu ek dönem için temel yenileme ücretinin yüzde 50’si oranında ek ücret öngörür. Yenileme, daha önce reddedilmiş bir ülkede kendiliğinden koruma doğurmaz ve tescilin her ülkedeki geçerliliğine yönelik tüm yerel koşulları ortadan kaldırmaz.
Yenileme ve ülke bazındaki koruma durumu, WIPO’nun uluslararası tescil yenileme rehberi ve eMadrid kayıtları üzerinden izlenebilir. Türkiye’deki ulusal tescilin kendi yenileme rejimi için ayrıca marka tescili yenileme konusuna bakılmalıdır.
Türkiye’nin Belirlenen Akit Taraf Olması
Madrid Sistemi yalnız Türkiye’den yurt dışına başvurmak için kullanılmaz. Yurt dışında uygun bir menşe ofis üzerinden uluslararası tescil yaptıran kişi de Türkiye’yi belirleyerek burada marka koruması talep edebilir. Bu durumda WIPO, Türkiye belirlemesini TÜRKPATENT’e bildirir ve Kurum, Türkiye hukukuna göre gerekli incelemeleri yürütür. Türkiye’nin sonradan belirlendiği hâllerde ise ilgili koruma tarihinin tespitinde sonraki belirlemeye özgü Protokol kuralları dikkate alınır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.14/1 uyarınca Madrid Protokolü kapsamındaki uluslararası marka başvurusu, TÜRKPATENT’e doğrudan yapılan başvuruyla aynı sonuçları doğurur. Hüküm, ilgili uluslararası başvurunun uluslararası başvuru tarihinin ilk saat ve dakikasında yapılmış sayılmasını; aynı tarihteki birden fazla uluslararası başvuru bakımından uluslararası tescil numarası küçük olanın önce yapılmış kabul edilmesini düzenler. SMK m.14/2 ayrıca, uluslararası başvurunun tarihi itibarıyla sonraki olmakla birlikte Kuruma daha önce ulaşmış bir ulusal başvurunun ortaya çıkardığı öncelik çatışmasının nasıl çözüleceğine ilişkin özel kural içerir.
Burada “Türkiye’nin belirlenmesi” ile “Türkiye’de kesin marka tescili” aynı işlem değildir. TÜRKPATENT, mutlak ret nedenleri ve ilgili kişilerin itirazlarına dayalı nispi ret nedenleri bakımından Türk hukukunu uygular. Uygun hâllerde koruma sağlanır; ret veya itiraz sonucunda koruma tamamen ya da mal-hizmetlerin bir kısmı için reddedilebilir. Türkiye’nin belirlenen taraf olduğu başvurularda süre ve bildirim rejimi Madrid Protokolü’nün Türkiye bakımından geçerli beyanlarıyla birlikte değerlendirilir.
Yurt dışında yerleşik kişilerin TÜRKPATENT nezdinde işlem yaparken temsil edilmesine ilişkin SMK m.160/3 kuralı da önem taşır: bu kişiler Kurum nezdinde marka veya patent vekiliyle temsil edilir. WIPO sicilindeki temsilci kaydı ile Türkiye’deki idari ret veya itiraz aşamasında ihtiyaç duyulabilecek yerel temsil birbirinin yerine otomatik olarak geçmez. Türk hukuku bakımından yabancı markaların korunmasına ilişkin daha geniş tartışma yabancı markaların Türkiye’de korunması yazısına aittir.
Türkiye’de koruma elde edilse dahi izinsiz markasal kullanımın hukuki sonuçları marka hakkının kapsamı ve gerektiğinde marka hakkına tecavüz davası çerçevesinde incelenir. Uluslararası sicile kayıt, bütün ülkeler için tek bir dünya mahkemesi veya tek tip ihlal tazminatı sistemi yaratmaz.
Örnek Uygulama ve Başvuru Stratejisi
Örnek: Türkiye’de “NOVADEL” ibaresi için giyim ve ayakkabı ürünlerinde temel marka başvurusu bulunan bir şirketin Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık’ta satış planladığı varsayılsın. Şirket Madrid üzerinden Avrupa Birliğini ve Birleşik Krallık’ı belirlemeyi düşünebilir. Avrupa Birliği belirlemesinin kendine özgü bölgesel sonuçları bulunur; Birleşik Krallık için ayrı belirleme gerekir. Ancak “NOVADEL” işaretinin bu pazarlardaki önceki markalarla çatışıp çatışmadığı ve seçilen ürün ifadelerinin yerel ofisler tarafından kabul edilip edilmeyeceği ayrıca araştırılmalıdır.
Şirketin uluslararası tescili WIPO siciline kaydedilse bile Birleşik Krallık’taki önceki benzer bir marka nedeniyle bu ülkede geçici ret alması mümkündür. Diğer belirlemeler, yalnız bu ret nedeniyle otomatik olarak düşmez. Öte yandan Türkiye’deki temel marka ilk beş yıl içindeki bir süreç sonunda ilgili ürünler bakımından etkisini kaybederse, uluslararası kaydın ilgili kapsamı da merkezi iptal riskine girer. Bu örnek, ülke bazındaki bağımsız ret riski ile temel markaya bağlı ortak riski birbirinden ayırır.
Uygulamada başlangıç dosyasında temel markanın sicil bilgileri, marka örneği, mal-hizmet eşleştirme tablosu, hedef ülkelerin güncel üyelik ve ücret bilgileri, ön araştırma sonuçları, WIPO işlem ve bildirim kayıtları ile her ülkenin koruma statüsü birlikte saklanmalıdır. Ticari faaliyet henüz kesinleşmemiş pazarlarda sonraki belirleme, acil koruma ihtiyacının bulunduğu pazarlarda ise başlangıçta belirleme tercihinin hukuki ve ekonomik sonuçları karşılaştırılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Madrid Sistemi üzerinden başvuru yapmak için Türkiye’de tescilli markam olması şart mı?
Hayır. Madrid Protokolü kapsamında Türkiye’de yapılmış ve henüz tescil edilmemiş bir marka başvurusu da temel marka olabilir. Ancak bu başvurunun sonraki reddi veya başka bir nedenle etkisiz kalması ilk beş yıllık dönemde uluslararası tescili etkileyebilir.
2. Uluslararası marka tescili bütün dünyada geçerli midir?
Hayır. Koruma yalnızca uluslararası başvuruda veya sonraki belirlemede seçilen Madrid üyesi akit taraflarda, ilgili ofisin mevzuatı ve kararları çerçevesinde doğabilir. Madrid üyesi olmayan ülkeler için ayrı ulusal veya bölgesel başvuru yolları araştırılmalıdır.
3. WIPO tescil belgesi alınması markanın seçilen ülkelerde kabul edildiği anlamına gelir mi?
Hayır. WIPO belgesi uluslararası sicile kayıt yapıldığını gösterir. Ülke veya bölgesel ofislerin maddi hukuk incelemeleri ve varsa geçici ret bildirimleri ayrı takip edilmelidir.
4. Türkiye’den yapılan Madrid başvurusunda Türkiye de seçilebilir mi?
Hayır. Aynı uluslararası başvuruda menşe ofisin bağlı olduğu akit taraf belirlenemez. Türkiye üzerinden başvuran kişinin Türkiye koruması, temel ulusal başvuru veya tescili çerçevesinde değerlendirilir.
5. Bir ülkede ret gelirse diğer ülkelerin tescili de iptal olur mu?
Kural olarak hayır. Bir ülkenin önceki marka veya başka yerel ret nedeniyle korumayı reddetmesi, diğer belirlenen ülkelerdeki korumayı otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Buna karşılık ilk beş yıl içinde temel markanın etkisiz kalmasına bağlı merkezi iptal, birden fazla ülkeyi birlikte etkileyebilir.
6. Madrid başvurusuna sonradan yeni ülke veya sınıf eklenebilir mi?
Yeni Madrid üyeleri sonraki belirleme yoluyla eklenebilir; ancak koruma tarihi kural olarak yeni belirlemenin tarihine bağlıdır. Buna karşılık uluslararası sicilde bulunmayan yeni mal veya hizmetler mevcut kayda basitçe eklenemez.
7. Uluslararası marka tescili kaç yıl sürer ve yenileme nasıl yapılır?
Uluslararası tescil 10 yıllık dönemler için geçerlidir. WIPO nezdinde merkezi yenileme yapılabilir; süre bitiminden önceki altı ayda veya sürenin bitimini izleyen altı aylık ek dönemde ilgili ücretlerin ödenmesi gerekir. Ek dönemde ilave ücret uygulanır.
8. Uluslararası marka tescili için tek bir ücret yeterli midir?
Tek bir ödeme süreci kullanılabilse de maliyet tek sabit rakamdan oluşmaz. WIPO temel ücreti, ülke belirleme ücretleri, varsa ek sınıflar ve menşe ofis ücretleri birlikte hesaplanır. Yerel ret, itiraz veya vekil giderleri ayrıca ortaya çıkabilir.
Resmî Kaynaklar
- WIPO – Madrid Protokolü ve yürürlükteki uluslararası hukuki metinlere erişim
- WIPO – Uluslararası marka başvurusu: koşullar ve başvuru süreçleri
- WIPO – Uluslararası tescilin takibi, değişiklikler ve yenileme işlemleri
- TÜRKPATENT – Uluslararası Marka Tescil Sistemi Bilgisi
- TÜRKPATENT – 2026 Marka İşlem Ücretleri
Bu kaynaklar, Türkiye için kullanıcı tarafından sağlanan 6769 sayılı SMK’nın özellikle 14. ve 160. maddeleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Ücretler, akit taraf listeleri ve ülke bildirimleri başvuru anındaki resmî kayıtlar üzerinden yeniden kontrol edilmelidir.
Sonuç
Uluslararası marka tescili, Madrid Sistemi sayesinde tek bir temel marka üzerinden birden fazla ülkede koruma istemeyi ve sonuçta doğan uluslararası sicil işlemlerini merkezi biçimde yönetmeyi sağlar. Bununla birlikte başarılı bir başvuru için menşe ofis bağlantısı, temel markanın istikrarı, hedef ülke seçimi, mal-hizmet kapsamı, ulusal ret nedenleri ve beş yıllık bağımlılık riski birlikte değerlendirilmelidir. TÜRKPATENT’in menşe ofis olduğu başvurular ile Türkiye’nin belirlenen akit taraf olduğu başvurular, usul ve hukuki sonuçlar bakımından farklı konumlardadır. Marka korumasının somut ticari faaliyet ve uyuşmazlık bağlamında değerlendirilmesi için marka hukuku alanındaki hukuki hizmetler sayfası incelenebilir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer