Patent başvurusu öncesi buluşun korunması, teknik çözümün gizli tutulması, açıklamaların kontrol edilmesi, buluş üzerindeki hak sahipliğinin belirlenmesi, teknik geliştirme kayıtlarının saklanması ve gerektiğinde gizlilik sözleşmeleri yapılmasıyla sağlanır. Ancak henüz patent başvurusu yapılmamış bir buluş, sırf geliştirilmiş veya belgelenmiş olması nedeniyle otomatik olarak patent koruması kazanmaz. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 83. maddesi gereğince, başvurudan önce toplumca erişilebilir hâle gelen teknik bilgiler buluşun yeniliğini etkileyebilir. Bu nedenle temel yaklaşım, patent başvurusu yapılıncaya kadar buluşun teknik özelliklerini yetkisiz açıklamalardan korumaktır.
Başvuru öncesi koruma yalnızca gizlilik sözleşmesi imzalamaktan ibaret değildir. Buluşun çalışan, şirket kurucusu, bağımsız araştırmacı, üniversite personeli veya ortak Ar-Ge ekibi tarafından geliştirilmesi; kimin patent isteme hakkına sahip olduğunu ve hangi açıklamaların yapılabileceğini doğrudan etkiler. Bu aşamada alınacak önlemler, hem ilerideki patent başvurusunun hukuki durumunu hem de olası hak sahipliği ve gizlilik uyuşmazlıklarının ispatını ilgilendirir.
Patent Başvurusu Yapılmadan Buluş Korunabilir mi?
Evet. Patent başvurusu yapılmadan önce bir buluşun gizli teknik bilgi olarak korunması, sözleşmeye dayalı gizlilik yükümlülükleri oluşturulması ve hukuka aykırı bilgi edinme veya kullanma fiillerine karşı genel hukuk hükümlerinden yararlanılması mümkündür. Bununla birlikte bu koruma, verilmiş bir patentin sağladığı münhasır hakla aynı değildir.
SMK m.82/1 uyarınca teknolojinin her alanındaki buluşlara, yeni olmaları, buluş basamağı içermeleri ve sanayiye uygulanabilir olmaları şartıyla patent verilir. Bu şartların bulunması tek başına patent hakkının kazanıldığı anlamına gelmez. Patent hakkının hukuki niteliği ve doğumu, başvuru öncesi gizlilikten farklı bir koruma düzenine dayanır.
Henüz başvuru yapılmamış bir buluş bakımından özellikle üç hukuki dayanak önemlidir:
- Patent isteme hakkı: SMK m.109 kapsamında buluşu yapanın veya haleflerinin patent isteme hakkı bulunabilir.
- Sözleşmesel gizlilik: Teknik bilgiyi belirli amaçla öğrenen kişiler, geçerli bir gizlilik sözleşmesiyle bilgiyi açıklamama ve yetkisiz kullanmama borcu altına girebilir.
- Haksız rekabet ve sırların korunması: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 54 ve 55. maddelerinde düzenlenen şartların gerçekleşmesi hâlinde üretim ve iş sırlarından hukuka aykırı yararlanma, bunları açıklama veya başkalarının iş ürünlerini yetkisiz kullanma hukuki sorumluluk doğurabilir.
Bu dayanakların her biri farklı koşullara sahiptir. Örneğin bir gizlilik sözleşmesinin ihlali, sözleşmenin tarafları arasında sorumluluk doğurabilir; fakat bu sözleşme, aynı teknik çözümü bağımsız olarak geliştiren herkese karşı kendiliğinden patent benzeri bir yasaklama hakkı sağlamaz.
Soyut Fikir ile Teknik Buluş Arasındaki Fark
Bir iş fikri, ticari hedef veya genel çözüm önerisi tek başına patent korumasının konusu değildir. Patent bakımından teknik bir problemin çözümüne yönelik ve kanuni şartları karşılayan bir buluşun bulunması gerekir.
Örneğin “bir makinenin enerji tüketimini azaltmak” genel bir hedef olabilir. Ancak belirli sensörlerin, kontrol devrelerinin ve teknik işlem adımlarının enerji tüketimini azaltacak özgün bir düzende birlikte kullanılması somut bir teknik çözüm oluşturabilir. Bu çözümün patentlenebilirliği ayrıca değerlendirilir.
Başvuru öncesi hazırlıkta yalnızca projenin adı veya ticari amacı değil; teknik problemin, çözümün ayırt edici unsurlarının, alternatif uygulamaların ve elde edilen teknik sonuçların kaydedilmesi önemlidir.
Başvuru Öncesi Gizlilik Patent Yeniliğini Neden Etkiler?
SMK m.83/1’e göre tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluş yeni kabul edilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım ya da başka bir yolla açıklanarak toplumca erişilebilir hâle gelen bilgileri tekniğin bilinen durumu kapsamında değerlendirir.
Bu nedenle buluşun teknik özelliklerinin başvurudan önce kamuya açıklanması, başvurunun yenilik değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Açıklamanın Türkiye’de yapılmış olması zorunlu değildir; başka bir ülkede erişilebilir hâle gelmiş teknik bilgiler de önem taşıyabilir.
Ancak her bilgi aktarımı otomatik olarak kamuya açıklama niteliğinde değildir. Bir buluşun gizlilik yükümlülüğü bulunan sınırlı kişilere aktarılması ile herkesin erişimine açık biçimde yayımlanması hukuken aynı şekilde değerlendirilemez. Somut olayda bilginin kimlere, hangi şartlarda ve ne ölçüde erişilebilir kılındığı incelenmelidir.
Hangi Faaliyetler Açıklama Riski Taşır?
| Faaliyet | Başlıca risk | Koruyucu yaklaşım |
|---|---|---|
| Fuar veya konferans sunumu | Teknik çözümün katılımcılara açıklanması | Başvuru öncesinde teknik içeriğin gözden geçirilmesi |
| İnternet sitesi ve sosyal medya paylaşımı | Teknik bilgilerin geniş kitlelerce erişilebilir olması | Teknik ayrıntıların ve görsellerin paylaşımının sınırlandırılması |
| Prototipin müşteriye gösterilmesi | Ürünün incelenmesiyle teknik özelliklerin öğrenilmesi | Gizlilik ve kullanım sınırlarının önceden belirlenmesi |
| Üreticiye teknik çizim gönderilmesi | Çizimlerin yetkisiz çoğaltılması veya üçüncü kişilere aktarılması | Gizlilik sözleşmesi, erişim yetkisi ve dosya takibi |
| Akademik makale veya tez yayımı | Teknik çözümün yayımlanarak erişilebilir hâle gelmesi | Yayım ve başvuru takviminin önceden koordine edilmesi |
| Kapalı Ar-Ge toplantısı | Bilgilerin yetkisiz kişilere aktarılması | Katılımcıların ve gizlilik yükümlülüklerinin belirlenmesi |
Bir prototipin fiziksel olarak gösterilmesi her zaman buluşun bütün teknik özelliklerinin açıklandığını göstermez. Bununla birlikte ürünün incelenmesi, test edilmesi veya parçalarına ayrılması yoluyla teknik çözümün öğrenilebilir olup olmadığı önemlidir. “Teknik çizimleri paylaşmadım” savunması, ürünün kendisinden çözüm anlaşılabiliyorsa tek başına yeterli olmayabilir.
Başvuru öncesi açıklamaların yeniliğe etkisi ile SMK m.84’teki belirli açıklamalara ilişkin istisnalar, buluşun fuar, makale veya internette açıklanmasının patent üzerindeki sonuçları kapsamında ayrıca değerlendirilmelidir. On iki aylık kanuni istisna, her açıklamanın bütün ülkelerde güvenle yapılabileceği şeklinde yorumlanmamalıdır.
Patent Başvurusu Öncesinde Gizlilik Sözleşmesi Nasıl Düzenlenmelidir?
Gizlilik sözleşmesi veya İngilizce adıyla Non-Disclosure Agreement (NDA), açıklanan teknik bilgilerin belirlenen amaç dışında kullanılmasını ve yetkisiz kişilere aktarılmasını önlemeye yönelik sözleşmesel bir araçtır.
Buluşun yatırımcıya, tedarikçiye, üreticiye, danışmana veya ticari ortağa açıklanması gerekiyorsa, teknik bilgi aktarılmadan önce tarafların gizlilik yükümlülüklerini yazılı olarak belirlemesi ispat ve sözleşmenin uygulanması bakımından önemlidir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun sözleşme özgürlüğü ve borca aykırılığa ilişkin hükümleri çerçevesinde gizlilik yükümlülükleri düzenlenebilir. Ancak sözleşmenin varlığı, her durumda patent yeniliğinin korunduğuna ilişkin kesin güvence oluşturmaz. Bilginin fiilen nasıl kullanıldığı ve kimlerin erişimine açıldığı da belirleyicidir.
Gizlilik Sözleşmesinde Hangi Hükümler Bulunmalıdır?
Başvuru öncesindeki teknik bilgi paylaşımının niteliğine göre şu konuların düzenlenmesi yararlı olabilir:
- Gizli bilginin tanımı: Teknik çizimler, prototipler, yazılımlar, deney verileri, formüller, üretim yöntemleri ve diğer teknik belgelerin hangi kapsamda korunacağı belirlenmelidir.
- Açıklama amacı: Bilgilerin yalnızca yatırım değerlendirmesi, üretim teklifi, fizibilite incelemesi veya kararlaştırılan başka bir amaçla kullanılabileceği açıklanmalıdır.
- Kullanım yasağı: Alıcının bilgileri kendi projesi, rakip ürün geliştirme veya üçüncü kişi adına yürütülen faaliyetler için yetkisiz kullanamayacağı düzenlenmelidir.
- Üçüncü kişilere aktarım: Çalışan, danışman, alt yüklenici ve grup şirketlerine hangi koşullarda açıklama yapılabileceği belirlenmelidir.
- Teknik inceleme sınırları: Prototipin test edilmesi, sökülmesi, analiz edilmesi veya tersine mühendislik faaliyetlerine ilişkin sözleşmesel izin ve yasakların kapsamı açıkça yazılmalıdır.
- Gizlilik süresi: Korunacak bilginin niteliğine uygun yükümlülük süresi ve sözleşme sona erdikten sonraki durum belirlenmelidir.
- İade ve imha: Paylaşılan belgelerin, numunelerin ve dijital kopyaların sözleşme sona erdiğinde nasıl iade veya imha edileceği düzenlenmelidir.
- Hak sahipliğinin saklı tutulması: Bilginin açıklanmasının patent isteme hakkının devri veya kullanım lisansı verilmesi anlamına gelmediği açıkça belirtilmelidir.
- İhlalin sonuçları: Sözleşmeye aykırılık hâlindeki hukuki talepler, varsa ceza koşulu ve uygulanacak diğer sözleşmesel hükümler düzenlenmelidir.
Gizlilik sözleşmesinin kapsamı belirsiz bırakılmamalıdır. Öte yandan kamuya önceden açık olan, alıcı tarafından hukuka uygun olarak önceden bilinen veya bağımsız biçimde geliştirilen bilgilerin durumu da değerlendirilmelidir. Her türlü bilgiyi koşulsuz ve süresiz biçimde gizli sayan hükümler, somut uyuşmazlıkta geçerlilik ve yorum sorunlarına yol açabilir.
Özellikle birden çok işletmeyi ilgilendiren sırların korunması konusunda, know-how ve iş sırlarının gizlilik sözleşmesiyle korunması ayrı hukuki değerlendirme gerektirir. Patent başvurusundan sonra lisans ilişkisine aktarılan gizli teknik bilgiler ise patent lisansında know-how konusuyla ilişkilidir.
Teknik Bilgiler, Çizimler ve Prototipler Nasıl Korunmalıdır?
Sözleşmesel korumanın etkili olabilmesi için gizlilik yükümlülüğünün teknik ve organizasyonel tedbirlerle desteklenmesi gerekir. Çünkü patent yeniliği bakımından önemli olan yalnızca açıklama yasağının bulunması değil, teknik bilginin fiilen kimlerin erişimine sunulduğudur.
1. Erişim Yetkilerini Sınırlandırmak
Teknik belgeler yalnızca proje kapsamında bilgiye gerçekten ihtiyaç duyan kişilere açılmalıdır. Çalışanların tamamına aynı dosya erişimini sağlamak yerine görev ve yetkilerine göre erişim tanımlanması, yetkisiz paylaşım riskini azaltabilir.
Bu amaçla erişim kayıtları tutulabilir; paylaşılan dosyalar alıcıya özgü işaretlenebilir ve hassas belgelerin dışarı aktarılması kurum içi prosedürlere bağlanabilir.
2. Dijital Kayıtları ve Veri Aktarımını Kontrol Etmek
Bulut depolama, ortak çalışma platformları, elektronik posta ve dosya paylaşım sistemlerinde erişim izinleri belirlenmelidir. Teknik belgelerin yanlışlıkla herkese açık bağlantılarla paylaşılması veya yetkisiz hesaplarda saklanması gizlilik açısından risk oluşturabilir.
Teknik veri güvenliği bakımından şu önlemler değerlendirilebilir:
- Yetkilendirilmiş depolama ve erişim sistemleri kullanılması,
- Dosyaların paylaşım ve değişiklik geçmişinin saklanması,
- Gerektiğinde şifreleme ve çok faktörlü kimlik doğrulama uygulanması,
- Harici danışmanların erişiminin görev sonunda kaldırılması,
- Teknik belgelerin yetkisiz yapay zekâ, çeviri veya analiz hizmetlerine aktarılmasının kontrol edilmesi,
- Prototip ve numune teslimlerinin yazılı kayıt altına alınması.
Bu önlemler patent hakkının doğmasını sağlamaz; gizliliğin fiilen korunmasına ve uyuşmazlık hâlinde bilgi akışının değerlendirilmesine yardımcı olur.
3. Prototip Gösterimini ve Testleri Planlamak
Prototipin potansiyel müşteriye veya üreticiye gönderilmesinde teknik çizim paylaşılmasa bile ürünün yapısından bazı teknik özellikler anlaşılabilir. Bu nedenle numune teslimi öncesinde alıcının hangi testleri yapabileceği, numuneyi başkalarına verip veremeyeceği ve deneme sonuçlarını kullanma sınırları belirlenmelidir.
Patent başvurusu öncesinde, yalnızca teknik ayrıntıları ortaya koymayan sınırlı bir tanıtım yapılması da düşünülebilir. Bunun gerçekten güvenli olup olmadığı, buluşun ilgili teknik özelliklerinin tanıtım yoluyla öğrenilebilir olup olmadığına bağlıdır.
Patent Başvurusu Öncesinde Buluşun Geliştirilmesi Nasıl Belgelenmelidir?
Buluşun teknik gelişim sürecinin belgelenmesi, ileride başvuru dosyasının hazırlanmasını kolaylaştırabileceği gibi buluşu kimin gerçekleştirdiğine, farklı kişilerin katkılarına ve bilgilerin hangi tarihlerde mevcut olduğuna ilişkin uyuşmazlıklarda delil niteliği taşıyabilir.
Ancak bir teknik belgenin tarihinin ispatlanması ile patent başvuru tarihinin kazanılması farklıdır. Geliştirme defteri, noter tespiti, elektronik zaman damgası veya başka kayıt yöntemleri, tek başına patent başvurusu yerine geçmez ve patentte öncelik tarihi oluşturmaz.
Teknik Geliştirme Dosyasında Neler Bulunmalıdır?
- Çözülmek istenen teknik problemin tanımı,
- Probleme ilişkin mevcut çözümler ve karşılaşılan teknik sınırlamalar,
- Geliştirilen çözümün temel teknik özellikleri,
- Çizimler, devre şemaları, formüller, deney düzenekleri ve prototip kayıtları,
- Test koşulları, ölçüm sonuçları, başarısız denemeler ve iyileştirmeler,
- Geliştirme sürecine katılan kişilerin somut teknik katkıları,
- Dosya sürümleri, oluşturulma ve değişiklik tarihleri,
- Teknik bilginin kimlere ve hangi gizlilik koşulları altında açıklandığına ilişkin kayıtlar.
Özellikle birden fazla kişinin çalıştığı projelerde, yalnızca ekip üyelerinin isimlerinin yer aldığı genel bir liste yerine, hangi kişinin teknik çözüme nasıl katkı sunduğunun belgelenmesi daha işlevseldir.
Noter Tespiti veya Zaman Damgası Patent Koruması Sağlar mı?
Hayır. Noter işlemleri, elektronik zaman damgaları ve saklanan teknik kayıtlar belirli bir belgenin varlığı, tarihi veya içeriği bakımından delil olarak değerlendirilebilir. Ancak bunların hiçbiri kendiliğinden patent verilmesi sonucunu doğurmaz.
Ayrıca belgenin belirli bir tarihte var olması, belgenin içindeki bütün teknik açıklamaların o kişi tarafından ilk kez geliştirildiğini veya hukuken patent isteme hakkının yalnızca o kişiye ait olduğunu kesin biçimde kanıtlamaz. Delillerin güvenilirliği ve diğer delillerle ilişkisi birlikte değerlendirilir.
Patentlenebilirlik değerlendirmesi için gerekli teknik hazırlık, başvuru öncesi patent araştırması ve önceki teknik taraması ile desteklenebilir. Bu araştırma, buluşun yenilik ve buluş basamağı bakımından karşılaşabileceği engelleri önceden değerlendirmeye yöneliktir.
Başvuru Öncesinde Buluş Üzerindeki Hak Sahipliği Nasıl Belirlenir?
Gizliliğin korunması kadar önemli bir diğer mesele, patent isteme hakkının kime ait olduğunun belirlenmesidir.
SMK m.109/1 uyarınca patent isteme hakkı, buluşu yapana veya onun haleflerine aittir ve bu hakkın devri mümkündür. Birden fazla kişinin buluşu birlikte gerçekleştirmesi durumunda aynı maddenin ikinci fıkrasındaki ortak hak sahipliği kuralı gündeme gelebilir.
Bununla birlikte teknik çalışmanın bir şirket bünyesinde, iş ilişkisi sırasında, üniversitede veya sözleşmeli Ar-Ge projesinde yapılması özel hükümlerin değerlendirilmesini gerektirebilir. Genel çerçeve, patent hakkının kime ait olduğu ve buluş sahibinin hakları konusunda ele alınmaktadır.
Çalışanın Geliştirdiği Buluşlarda Gizlilik
SMK m.113, hizmet buluşu ile serbest buluşu birbirinden ayırır. Bu ayrım yalnızca buluşun işyerinde veya çalışma saatleri içinde gerçekleştirilmesine bağlı değildir; buluşun çalışanın yükümlü olduğu faaliyetle ve işletmenin deneyim ve çalışmalarıyla ilişkisi de önemlidir.
SMK m.114/1 gereğince çalışan, hizmet buluşunu yazılı olarak ve geciktirmeksizin işverene bildirmekle yükümlüdür. Aynı maddenin altıncı fıkrası uyarınca çalışan, hizmet buluşunu serbest buluş niteliği kazanmadığı sürece gizli tutmak zorundadır.
Bu hüküm, bütün çalışan buluşlarının otomatik olarak işverene ait olduğu veya çalışanın buluş üzerindeki her hakkını kaybettiği anlamına gelmez. Hizmet buluşu ve serbest buluş ayrımı ile çalışan buluş bildiriminin usulü ayrıca incelenmelidir.
Bunun yanında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.396, işçinin hizmet ilişkisi sırasında öğrendiği üretim ve iş sırlarını kendi yararına kullanmaması veya başkalarına açıklamaması yönünde yükümlülük düzenler. Sır saklama borcu, işverenin haklı menfaatinin korunması için gerekli olduğu ölçüde iş ilişkisinden sonra da devam edebilir.
Kurucular ve Ortak Ar-Ge Ekipleri Arasında Hak Sahipliği
Bir şirketin iki kurucusunun veya farklı şirketlerden mühendislerin aynı projede çalışması, her katılımcının otomatik olarak eşit buluş sahibi olduğu anlamına gelmez. Ortak buluş sahipliğinde teknik katkının niteliği önemlidir.
Proje başlamadan önce görev dağılımının, mevcut teknik bilgi birikiminin, yeni geliştirilecek çözümlerin kullanım sınırlarının ve patent başvurusuna ilişkin karar mekanizmasının belirlenmesi uyuşmazlık riskini azaltabilir.
Burada birlikte buluş sahipliğine ilişkin kurallar ile ortak Ar-Ge sözleşmelerinde önceki bilgi ve proje sonucu haklarının düzenlenmesi birbirinden ayrılmalıdır.
Üniversite çalışanları veya kamu destekli projeler söz konusuysa ayrıca özel hükümler ve proje yükümlülükleri gündeme gelebilir. Bu konular üniversite buluşlarında patent hakkı ve kamu destekli projelerde patent sahipliği kapsamında değerlendirilir.
Buluş Yatırımcıya, Üreticiye veya İş Ortağına Nasıl Açıklanmalıdır?
Patent başvurusundan önce teknik çözümün tamamen gizli tutulması her projede ticari açıdan mümkün olmayabilir. Üretim maliyeti teklifi alınması, yatırım görüşmesi yapılması, test hizmeti satın alınması veya teknik fizibilite değerlendirilmesi için üçüncü kişilerle bilgi paylaşımı gerekebilir.
Bu durumda belirleyici soru, bütün teknik bilgilerin açıklanmasının gerçekten gerekli olup olmadığıdır.
Kademeli Açıklama Yöntemi
Bilgi paylaşımı, somut ihtiyaca göre aşamalara ayrılabilir:
- Genel tanıtım: Teknik çözümün gizli unsurlarını açıklamadan, hedeflenen kullanım alanı ve ticari ihtiyaç anlatılabilir.
- Gizlilik yükümlülüğünün kurulması: Ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duyan tarafın yetkileri ve yükümlülükleri önceden belirlenebilir.
- Sınırlı teknik paylaşım: Yalnızca ilgili değerlendirme için zorunlu belgeler paylaşılabilir.
- Kontrollü teknik inceleme: Numune, kaynak dosyası veya ayrıntılı çizim incelemesi kayıtlı ve sınırları belirlenmiş şekilde gerçekleştirilebilir.
- Paylaşım sonrası takip: Belgelerin kimlere aktarıldığı, hangi kopyaların oluşturulduğu ve iş birliği sona erdiğinde nasıl işlem yapılacağı izlenebilir.
Bu yöntem, gizliliğin korunmasına yardımcı olmakla birlikte her somut olayda açıklamanın patent yeniliği bakımından sonuç doğurmayacağını garanti etmez. Özellikle kamuya açık tanıtımların içeriği ve teknik çözümün erişilebilirliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Yatırımcı Gizlilik Sözleşmesi İmzalamazsa Ne Yapılabilir?
Yatırımcının gizlilik sözleşmesi imzalamaması, teknik çözümün bütün ayrıntılarının açıklanmasını zorunlu kılmaz. İş modelinin, pazarın, ürünün beklenen faydasının ve ticari hedeflerin teknik sırlar ortaya konulmadan anlatılması değerlendirilebilir.
Ancak teknik çözümün özü açıklanmadan görüşmenin sürdürülemeyeceği durumlarda, patent başvurusunun öncelikle yapılmasının gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Başvuru öncesi yapılan ayrıntılı açıklamanın sonradan yalnızca tarafların ticari niyetine dayanarak gizli kabul edileceği varsayılmamalıdır.
Üreticiye Teknik Dosya Gönderilirken Nelere Dikkat Edilmelidir?
Prototip veya üretim dosyası verilen üreticiyle yalnızca fiyat ve teslim süresi üzerinde anlaşmak yeterli olmayabilir. Teknik belgelerin kullanımı, alt üreticilere aktarılması, numunelerin çoğaltılması, test verilerinin saklanması ve üretim sırasında ortaya çıkan teknik iyileştirmelerin hukuki durumu da açıklığa kavuşturulmalıdır.
Özellikle teknik iyileştirmelerin kim tarafından gerçekleştirildiği ve bu iyileştirmeler üzerinde kimin hangi haklara sahip olabileceği, sözleşme ile kanuni hak sahipliği hükümleri birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır.
Patent Başvurusu Yapmak mı, Buluşu Ticari Sır Olarak Saklamak mı Daha Uygundur?
Patent başvurusu ile teknik bilginin ticari sır olarak korunması farklı stratejilerdir. Her iki yolun hukuki koşulları ve ekonomik sonuçları ayrı değerlendirilmelidir.
Patent koruması, kanunda öngörülen başvuru ve verilme işlemleriyle bağlantılıdır. Patent başvuruları kural olarak daha sonra yayımlanır ve buluşun belirli ölçüde açıklanmasını gerektirir. Buna karşılık teknik bilginin ticari sır olarak saklanması, bilginin gizliliğinin fiilen korunmasına ve hukuki koruma şartlarının devamına dayanır.
| Kriter | Patent koruması | Ticari sır olarak koruma |
|---|---|---|
| Korumanın temeli | Patent mevzuatı ve ilgili hak kazanma şartları | Bilginin gizliliği, sözleşmeler ve ilgili hukuk hükümleri |
| Teknik bilginin açıklanması | Başvuru dosyasında yeterli teknik açıklama gerekir | Bilginin gizli tutulması esastır |
| Bağımsız geliştirme | Geçerli patentin koruma kapsamına giren fiiller bakımından hak ileri sürülebilir | Bağımsız ve hukuka uygun geliştirme sırf aynı sonucu doğurduğu için yasaklanamaz |
| Korumanın devamı | Kanuni koruma süresi ve devam şartlarıyla sınırlıdır | Gizliliğin korunmasına ve ilgili hukuki şartlara bağlıdır |
| Temel risk | Başvurunun reddi, hükümsüzlük veya korumanın sona ermesi | Bilginin açığa çıkması ya da hukuka uygun yollarla öğrenilmesi |
Örneğin üretim tesisinin dışında incelenmesi güç olan belirli bir üretim bilgisi ticari sır olarak saklanmaya elverişli olabilir. Buna karşılık piyasaya sunulan üründen teknik çözümün kolaylıkla öğrenilebildiği bir durumda yalnızca gizliliğe dayanmak yeterli koruma sağlamayabilir.
Bu örnekler kesin tercih kuralı değildir. Teknik çözümün patentlenebilirliği, rakipler tarafından öğrenilebilirliği, işletmenin ticari modeli ve korunmak istenen ülkeler birlikte değerlendirilmelidir.
Ayrıca patent başvurusu yapılması, buluşun başka kişilere ait patentleri ihlal etmeden kullanılabileceği anlamına gelmez. Bu ayrı mesele patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması kapsamında incelenir.
Patent Başvurusu Öncesinde Buluş İzinsiz Açıklanırsa Ne Yapılabilir?
Buluşun gizli teknik özelliklerinin izinsiz açıklanması durumunda öncelikle açıklamanın kapsamı, tarihi, faili, erişilebilirliği ve açıklamaya ilişkin hukuki ilişki belirlenmelidir.
Bu olayda iki farklı hukuki mesele ortaya çıkabilir: Açıklamanın patentlenebilirliği etkileyip etkilemediği ve açıklamayı gerçekleştiren kişinin sözleşmeye veya kanuna aykırı davranıp davranmadığı.
İfşa Sonrasında Hangi Deliller Korunmalıdır?
- Gizlilik sözleşmeleri ve ilgili yazışmalar,
- Açıklanan teknik bilgilerin önceki sürümleri,
- E-posta, dosya gönderim ve erişim kayıtları,
- İnternet paylaşımlarının içerikleri ve erişilebilirlik kayıtları,
- Paylaşımın kime, ne zaman ve hangi amaçla yapıldığını gösteren belgeler,
- Prototip teslim ve iade tutanakları,
- Teknik geliştirmeye ilişkin tarihli kayıtlar.
Delillerin sonradan değiştirilmeden saklanması önemlidir. Açıklamanın kaldırılması için harekete geçilmesi, daha önce meydana gelen erişilebilirliğin hukuki sonuçlarını kendiliğinden ortadan kaldırmaz.
Gizliliği İhlal Eden Kişiye Karşı Hangi Haklar İleri Sürülebilir?
Gizli teknik bilgilerin yetkisiz kullanılmasında veya açıklanmasında hukuki ilişkinin niteliğine göre sözleşmeye aykırılık, haksız rekabet veya diğer sorumluluk hükümleri gündeme gelebilir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.55/1-c, başkalarının belirli iş ürünlerinden yetkisiz yararlanılmasına; m.55/1-d ise üretim ve iş sırlarının hukuka aykırı biçimde değerlendirilmesi veya başkalarına bildirilmesine ilişkin haksız rekabet hâllerini düzenler.
Şartların gerçekleşmesi hâlinde TTK m.56 kapsamında fiilin tespiti, önlenmesi, hukuka aykırı durumun ortadan kaldırılması ve ilgili koşullarda tazminat gibi talepler gündeme gelebilir. Bununla birlikte hukuka aykırılığın, zararın ve diğer sorumluluk şartlarının somut olay bakımından değerlendirilmesi gerekir.
Gizlilik sözleşmesine aykırılık iddiasında ise sözleşmenin kapsamı, bilgiye erişim şekli, ihlal edilen yükümlülük ve talep edilen hukuki sonucun dayanağı ayrıca incelenir. Gizlilik ihlali tek başına patent hakkına tecavüz oluştuğu anlamına gelmez.
İzinsiz Açıklamadan Sonra Patent Başvurusu Yapılabilir mi?
SMK m.84, belirli kişilerden kaynaklanan ve kanunda belirtilen zaman aralığında gerçekleşen bazı açıklamaların patent veya faydalı model verilmesini etkilememesine ilişkin istisnaları düzenler. Bu hükümler, her türlü izinsiz açıklamanın sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez.
Bu nedenle açıklamanın kimden kaynaklandığı, hangi tarihte gerçekleştiği, buluşu yapanla bağlantısı ve ispat imkânı araştırılmalıdır. Aynı zamanda yurt dışı koruma düşünülüyorsa ilgili ülkelerin hukukunda aynı istisnanın bulunacağı varsayılmamalıdır.
Başka bir kişi buluş üzerinde kendisine ait olmayan haklara dayanarak patent başvurusunda bulunmuşsa, gizlilik ihlalinden ayrı bir hak sahipliği uyuşmazlığı ortaya çıkabilir. Bu durum buluş gaspı ve patent isteme hakkı davası kapsamında ele alınır.
Patent Başvurusu Öncesi Hukuki Koruma Kontrol Listesi
Başvuru öncesinde alınacak önlemler, teknik çözümün niteliğine ve geliştirme sürecine göre uyarlanmalıdır. Aşağıdaki kontrol listesi temel hazırlık başlıklarını gösterir.
- Teknik buluşun belirlenmesi: Genel fikir ile somut teknik çözüm birbirinden ayrılmalı; teknik özellikler ve çözülmek istenen problem kaydedilmelidir.
- Geliştirme kayıtlarının oluşturulması: Çizimler, deneyler, dosya sürümleri ve katkı kayıtları düzenli şekilde saklanmalıdır.
- Hak sahipliğinin değerlendirilmesi: Buluşçuların kim olduğu, iş ilişkileri ve varsa sözleşmesel hak devirleri incelenmelidir.
- Önceki tekniğin araştırılması: Benzer patentler, yayımlanmış başvurular ve diğer kamuya açık teknik bilgiler araştırılmalıdır.
- Gizlilik düzeninin oluşturulması: Gerekli kişilerle gizlilik sözleşmeleri kurulmalı ve erişim yetkileri belirlenmelidir.
- Açıklamaların denetlenmesi: Fuar, yatırım sunumu, müşteri testi ve çevrim içi paylaşımlardan önce teknik içerik kontrol edilmelidir.
- Üçüncü kişi ilişkilerinin belgelenmesi: Üretici, danışman ve iş ortaklarıyla bilgi paylaşımının amacı ve sınırları yazılı hâle getirilmelidir.
- Başvuru kararının verilmesi: Patent başvurusu ile ticari sır stratejisi, teknik ve hukuki koşullar çerçevesinde değerlendirilmelidir.
- Yurt dışı planının düşünülmesi: Korunması istenen ülkeler ve uluslararası başvuru ihtiyacı, açıklama takvimiyle birlikte ele alınmalıdır.
Ön hazırlık tamamlandığında patent başvuru süreci ve gerekli belgeler yönünden ayrı bir dosya çalışması yapılabilir. Başvuru sırasında hak sahipliğinin doğru gösterilmesi, teknik açıklamanın yeterliliği ve başvuru tarihinin belirlenmesi önem taşır.
Yurt dışı koruma hedefleniyorsa yurt dışında patent koruması ve başvuru stratejisi ile patent rüçhan hakkı da değerlendirilmelidir. Başvuru öncesi gizlilik, uluslararası koruma bakımından özellikle önemlidir; bir ülkede geçerli olan açıklama istisnasının başka ülkelerde de aynı sonucu doğuracağı kabul edilmemelidir.
Patent Başvurusu Öncesi Buluşun Korunması Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Patent başvurusu yapmadan fikrimi başkalarından koruyabilir miyim?
Somut teknik bilgiler gizli tutulabilir, gizlilik sözleşmeleri yapılabilir ve şartları varsa haksız rekabet hükümlerinden yararlanılabilir. Ancak henüz patent hakkı kazanılmamışsa, yalnızca fikri daha önce düşünmüş olmak aynı çözümü bağımsız geliştiren kişilere karşı otomatik münhasır hak sağlamaz.
2. Gizlilik sözleşmesi imzalamak patent başvurusu yerine geçer mi?
Hayır. Gizlilik sözleşmesi taraflar arasında belirli bilgi kullanımı ve açıklama yükümlülükleri oluşturur. Patent başvurusu veya patent verilmesi yerine geçmez; başvuru tarihi ya da rüçhan hakkı sağlamaz.
3. Buluşu notere tasdik ettirmek patent koruması sağlar mı?
Hayır. Noter işlemi, ilgili belgenin tarihi veya içeriği bakımından delil sağlayabilir; fakat patent tescili yerine geçmez. Patent isteme hakkı, başvuru önceliği ve patentlenebilirlik şartları ayrı hukuki konulardır.
4. Patent başvurusu olmadan yatırımcıya prototip göstermek sakıncalı mıdır?
Risk, prototipten hangi teknik bilgilerin öğrenilebildiğine ve gösterimin hangi gizlilik şartları altında yapıldığına bağlıdır. Patent yeniliğini etkileyebilecek bir açıklama söz konusuysa, gösterimden önce başvuru yapılması veya paylaşımın sınırlandırılması değerlendirilmelidir.
5. Çalışan kendi geliştirdiği buluşu işverenden gizleyebilir mi?
Buluşun hizmet buluşu veya serbest buluş niteliği belirleyicidir. SMK m.114, hizmet buluşu için yazılı bildirim yükümlülüğü ve belirli süre boyunca gizlilik borcu öngörür. Serbest buluşlarda da SMK m.119’un bildirim ve teklif hükümleri somut koşullara göre uygulanabilir. Bu nedenle çalışanın bütün buluşları için aynı sonuç kabul edilemez.
6. Teknik çizimlerim izinsiz paylaşılırsa patent hakkımı kaybeder miyim?
Her izinsiz paylaşım otomatik olarak patent hakkının kaybı sonucunu doğurmaz. Açıklanan bilginin içeriği, kamuya erişilebilirlik durumu, açıklamanın tarihi ve SMK m.84’teki istisnaların uygulanabilirliği değerlendirilmelidir. Paylaşım sözleşmeye veya haksız rekabet hükümlerine aykırıysa ayrıca hukuki talepler gündeme gelebilir.
7. Buluş tamamlanmadan patent başvurusu yapılabilir mi?
Fiziksel prototipin tamamlanması her durumda başvurunun ön şartı değildir. Bununla birlikte buluşun ilgili teknik alandaki uzman kişinin uygulayabileceği yeterlilikte açıklanması gerekir. SMK m.92’deki yeterli açıklama şartı ve başvurunun teknik içeriği dikkate alınmalıdır. Henüz belirsiz bir fikir veya teknik olarak açıklanamayan bir hedef için başvuru yapılması koruma açısından sorun yaratabilir.
Sonuç
Patent başvurusu öncesi buluşun korunması, henüz patentten doğan münhasır hak elde edilmeden önce teknik bilginin hukuken ve fiilen güvence altına alınmasına yönelik bir hazırlık sürecidir. Bu aşamada temel hedef; buluşun yeniliğini etkileyebilecek kontrolsüz açıklamaları önlemek, gizlilik yükümlülüklerini somutlaştırmak, teknik geliştirme kayıtlarını saklamak ve patent isteme hakkının kime ait olduğunu açıklığa kavuşturmaktır.
Gizlilik sözleşmesi, noter işlemi veya teknik kayıt tutmak patent tescilinin yerine geçmez. Buna karşılık bu araçlar, başvuru öncesindeki bilgi paylaşımının düzenlenmesinde ve olası uyuşmazlıklarda hukuki korumanın değerlendirilmesinde önemli rol oynayabilir.
Özellikle yatırım görüşmesi, ürün tanıtımı, ortak Ar-Ge çalışması veya dış üretim öncesinde açıklanacak teknik bilginin kapsamı belirlenmeli; patent başvurusunun zamanlaması ile hak sahipliği birlikte değerlendirilmelidir. Bu konuların somut buluş ve ilgili hukuki ilişki çerçevesinde incelenmesi için patent hukuku alanında hukuki danışmanlık ve başvuru öncesi koruma değerlendirmesi kapsamında destek alınabilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer