Borsaların hukuki sorumluluğu, Borsa İstanbul gibi borsaların ve piyasa işleticilerinin işlem durdurma, kottan çıkarma, gözetim, sistem işletimi ve düzenleme faaliyetleri sırasında hukuka aykırı davranarak yatırımcılara, ihraççılara veya üyelerine verdikleri zararlardan özel hukuk hükümlerine göre ve adli yargıda sorumlu tutulmalarını ifade eder. 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) borsaların kuruluşunu ve işleyişini m.65-73’te düzenler. Kanun, borsaların özel hukuk hükümlerine tabi olduğunu ve onlara karşı açılacak davaların adli yargıda görüleceğini açıkça belirtir. Ancak borsalar kamusal nitelikte görevler de yürütür: piyasa kurallarını koyar, ihraççıları kota alır ve kottan çıkarır, işlemleri durdurur, piyasa bozucu işlemleri izler. Bu ikili yapı, sorumluluğun kapsamı ve yargı yolu konusunda uygulamada sorular doğurur.
Bu yazıda borsaların hukuki niteliğini, kuruluş ve faaliyet izni rejimini, düzenleme ve gözetim görevlerini, sorumluluğun hukuki dayanağını, işlem durdurma ve kottan çıkarma kararlarından doğan sorumluluğu, sistem arızalarını, yargı yolunu ve takas teminatlarının korunmasını Uyuşmazlık Mahkemesi, Danıştay ve Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alıyoruz.
Borsaların Hukuki Sorumluluğuna İlişkin Kanun Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.65/10-12
“(10) Bu Kanunda yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, borsalar özel hukuk hükümlerine tabi olup, bu Kanunla verilen görev ve yetkileri kendi sorumlulukları altında bağımsız olarak yerine getirirler ve kullanırlar. (…)
(11) Borsalara karşı açılacak davalar adli yargıda görülür. Borsaların 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa göre çalışan personel ile ihtilaflarında iş mahkemeleri görevlidir.
(12) Borsa başkanı ve yönetim kurulu üyeleri ve üst yönetimi hakkında, bu Kanunda yer alan faaliyetleri nedeniyle soruşturma yapılabilmesi Kurulun yazılı iznine bağlıdır.”
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.69
“(1) Borsa veya piyasa işleticisi, kendi düzenlemelerinde öngörülen şartların oluşması hâlinde, ilgili sermaye piyasası aracının işlem görmesini durdurabileceği gibi kottan da çıkarabilir. Bu durum derhâl Kurula bildirilir ve kamuya açıklanır.
(2) Kurulun, sermaye piyasası araçlarının borsada işlem görmesini durdurma ve borsa kotundan çıkarma yetkisi saklıdır.”
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.70/2-3 ve m.73/1
“(2) Borsalar işlemlerin güvenilir, şeffaf, etkin, istikrarlı, adil, dürüst ve rekabetçi bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması ve bu Kanuna aykırılık olacak şekilde gerçekleştirilen işlemlerin tespit edilmesi amacıyla bünyelerinde gerekli gözetim sistemini kurarlar ve her türlü önleyici tedbirleri alabilirler. (…)
(3) (…) Borsaların bu kurumlardan hizmet almaları görevleri ile ilgili sorumluluklarını ortadan kaldırmaz.”
“m.73 (1) Borsalar, sistemlerinin güvenli bir şekilde yönetilebilmesi için gerekli düzenlemeleri yapar ve önlemleri alırlar. Borsalar, gerekli iç kontrol birim ve sistemlerini oluşturmakla yükümlüdürler.”
Not: Metin, 6362 sayılı Kanunun güncel metninden alınmıştır. m.65/1-9, m.67, m.70/1 ve m.73/2 aşağıda ilgili başlıklarda ele alınmıştır.
Yatırımcının borsayla doğrudan bir sözleşmesi yoktur; emirlerini borsa üyesi aracı kurumlar üzerinden iletir. Borsaların sistem içindeki yerini görmek için sermaye piyasası hukuku yazımıza bakabilirsiniz.
Borsaların Hukuki Niteliği
SPKn m.3, borsayı anonim şirket şeklinde kurulan; sermaye piyasası araçları, kambiyo, kıymetli madenler ve Kurulca uygun görülen diğer kıymetlerin serbest rekabet şartları altında kolay ve güvenli biçimde alınıp satılabilmesini sağlamak ve oluşan fiyatları tespit ve ilan etmek üzere işletilen sistemler ve pazar yerleri olarak tanımlar. Türkiye’deki temel borsa, SPKn m.138 ile kurulan Borsa İstanbul A.Ş.’dir. İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve İstanbul Altın Borsası’nın tüzel kişilikleri Borsa İstanbul’un esas sözleşmesinin tescili ile sona ermiş, bütün hak ve yükümlülükleri Borsa İstanbul’a devrolunmuştur. Bu borsalar aleyhine açılmış davalarda Borsa İstanbul kendiliğinden taraf sıfatı kazanmıştır (m.138/10).
Borsa İstanbul’un ortaklık yapısında önemli bir kamu payı bulunmasına rağmen, SPKn m.65/10 ve m.138/12 onu kamu idaresi mevzuatının dışında tutar. Borsa, kamu ihale mevzuatına, Sayıştay denetimine ve kamu personel rejimine tabi değildir. Bütçesini ve kadrolarını kendi organları aracılığıyla belirler.
Uyuşmazlık Mahkemesi bu niteliği açıkça vurgulamıştır. Karara göre Borsa İstanbul A.Ş., “ticari faaliyette bulunmak ve kâr gayesi taşımak amacıyla kurulmuş, genel hükümlere tabi anonim şirket sıfatı ile özel hukuk tüzel kişisi niteliğine” sahiptir (Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, E. 2019/7, K. 2019/120, T. 25.02.2019). Bu nitelendirme, borsaların hukuki sorumluluğunun özel hukuk kurallarına göre belirlenmesinin ve adli yargıda tartışılmasının temelidir.
Bununla birlikte borsalar sıradan bir şirket değildir. Kanun onlara düzenleme yapma, üyelerini ve ihraççıları denetleme, işlem durdurma ve disiplin yaptırımı uygulama gibi kamu gücüne benzeyen yetkiler tanımıştır. Bu yetkiler, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) gözetim ve denetimi altında kullanılır (m.72/1). Borsalar bu nedenle literatürde “öz düzenleyici kuruluş” olarak anılır. Borsanın kâr amacı ile piyasa düzenleyiciliği görevi arasında doğabilecek çıkar çatışmalarının önlenmesi de borsa yönetmeliklerinde düzenlenmesi gereken konulardan biridir (m.67/1-g).
Kuruluş ve Faaliyet İzni
SPKn m.65/1 uyarınca borsaların ve piyasa işleticilerinin kuruluşuna SPK’nın uygun görüşü üzerine Cumhurbaşkanı izin verir; faaliyete geçmeleri ise SPK’nın iznine tabidir. Kuruluş izni için borsanın anonim şirket olması, paylarının tamamının nama yazılı ve nakit karşılığı çıkarılmış olması, sermayesinin Kurulca belirlenen tutardan az olmaması, kurucularının ve önemli etkiye sahip ortaklarının SPKn m.44’teki şartları taşıması ve esas sözleşmesinin mevzuata uygun olması gerekir (m.65/2).
Borsa yöneticileri de belirli şartları taşımalıdır. Yöneticilerin bu şartları kaybettiği tespit edilirse SPK görevden ayrılmalarını ister ve atamaya yetkili borsa organları bu talebi yerine getirir (m.65/6). Borsanın esas sözleşme değişiklikleri, pay devirleri ve kontrol devri sonucu doğuran işlemleri SPK iznine tabidir. İzinsiz pay devirleri pay defterine kaydedilemez, kaydedilmişse hükümsüzdür (m.65/7). Faaliyet izninin iptalinde aracı kurumlara ilişkin SPKn m.41 hükmü uygulanır (m.65/4).
Borsalar dışında, alternatif işlem sistemleri ve çok taraflı işlem platformları gibi “teşkilatlanmış diğer pazar yerleri” de SPKn m.66 uyarınca Kurulun yönetmelikleriyle düzenlenir ve Kurulun gözetimine tabidir. Kurumsal yönetim ilkeleri borsalara, piyasa işleticilerine ve teşkilatlanmış diğer pazar yerlerine kıyasen uygulanır (m.73/3).
Borsacılık Faaliyetleri ve Düzenleme Yetkisi
SPKn m.67/1, borsaların hangi konularda yönetmelik çıkaracağını sayar. Bu yönetmelikler ilgili borsa tarafından hazırlanır ve SPK tarafından onaylanır:
- Kota alınma, kottan çıkarılma, borsada işlem görme ve işlem görmenin durdurulması,
- Emirlerin iletilmesi ve eşleştirilmesi,
- İşlemlerden doğan yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi,
- Borsada işlem yapma yetkisi verilmesi,
- Disiplin düzenlemeleri,
- Borsa gelirleri ve tahsili,
- Uyuşmazlıkların çözülmesi,
- Borsa, pay sahipleri ve piyasa işleticisi arasındaki çıkar çatışmalarının önlenmesi,
- İşletim, denetim ve gözetim sistemleri,
- Piyasa oluşturma, işletme ve yönetme.
Borsa İstanbul, yönetmeliklerin yanında yönergeler, prosedürler ve genel mektuplar da yayımlar. Kotasyon şartları, pazar yapısı, devre kesici ve tedbir uygulamaları büyük ölçüde bu düzenlemelerde yer alır. Ayrıca SPKn m.67/3 uyarınca borsalar, kendi düzenlemelerine tabi kurumların bu düzenlemelere uyup uymadığını denetlemekle görevli ve yetkilidir. m.71/1 de borsalara, borsada faaliyet gösteren kurumlardan, ihraççılardan ve emir veren kişilerden bilgi ve belge isteme ve inceleme yapma yetkisi verir; bu kişiler özel mevzuattaki sır saklama hükümlerine dayanarak bilgi vermekten kaçınamaz.
Borsa düzenlemelerinin hukuki niteliği, onlara karşı nerede dava açılacağı sorusunu doğurur. Danıştay 13. Dairesi, Borsa İstanbul Pay Piyasası Yönergesi’nin bazı maddelerinin iptali istemiyle açılan davada, SPKn m.65/11 uyarınca adli yargı mercilerinin görevli olduğunu kabul ederek davayı görev yönünden reddetmiştir (Danıştay 13. D., E. 2020/95, K. 2020/267, T. 30.01.2020). Dolayısıyla borsa düzenlemesinin hukuka aykırılığı, idari yargıda iptal davasıyla değil, o düzenlemenin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkta adli yargıda ileri sürülür.
Borsaların Hukuki Sorumluluğunun Dayanağı ve Şartları
Sözleşme ilişkisi ve haksız fiil
Borsanın hukuki sorumluluğu, zarar görenle arasındaki ilişkiye göre farklı temellere dayanır:
| Zarar gören | İlişkinin niteliği | Sorumluluğun olası dayanağı |
|---|---|---|
| Borsa üyesi aracı kurum | Üyelik ilişkisi, borsa düzenlemeleri | Sözleşmeye aykırılık (TBK m.112) |
| Payları kotta olan ihraççı | Kotasyon ilişkisi, kotasyon düzenlemeleri | Sözleşmeye aykırılık; işlemin iptali talebi |
| Yatırımcı | Doğrudan sözleşme yok | Haksız fiil (TBK m.49); kanuni görevin ihlali |
Yatırımcı ile borsa arasında doğrudan bir sözleşme bulunmadığından, yatırımcının borsaya karşı talebi kural olarak haksız fiil hükümlerine dayanır. TBK m.49 uyarınca sorumluluk için hukuka aykırı bir fiil, zarar, illiyet bağı ve kusur gerekir. Borsanın SPKn ve kendi yönetmeliklerinden doğan görevleri, hukuka aykırılık değerlendirmesinde ölçüt olarak kullanılır. Borsanın kendi düzenlemelerine aykırı davranması, kural olarak hukuka aykırılık oluşturur.
Takdir yetkisi ve hukuka uygunluk
Borsa düzenlemeleri çoğu zaman borsaya takdir yetkisi tanır: işlem durdurulabilir, şirkete ek süre verilebilir, paylar gözaltı pazarına alınabilir. Borsa bu takdir yetkisini düzenlemelerin çizdiği sınırlar içinde ve amaca uygun kullandığında, sonuçta bir yatırımcı zarar görse bile hukuka aykırılıktan söz edilemez. Yargı kararları da bu yöndedir. Borsanın kanun ve yönetmeliklerle tanınan yetkiler kapsamında işlem yaptığı durumlarda tazminat talepleri reddedilmektedir.
Dışarıdan hizmet alımı
Borsalar gözetim görevlerini dışarıdan hizmet alarak yerine getirebilir. Ancak SPKn m.70/3 açıkça “Borsaların bu kurumlardan hizmet almaları görevleri ile ilgili sorumluluklarını ortadan kaldırmaz” der. Hizmet sağlayıcının kusuru, borsanın üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Borsa, ödediği tazminat için hizmet sağlayıcıya rücu edebilir.
Kusur ve illiyet
Borsaya karşı açılan davalarda en çok tartışılan konu illiyet bağıdır. Yatırımcının zararı çoğu zaman ihraççının kendi mali durumundan, kamuyu aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmemesinden veya piyasa koşullarından kaynaklanır. Borsanın işlem durdurma veya kottan çıkarma kararı, bu zararı ortaya çıkaran değil, onu görünür kılan bir işlem olabilir. Mahkemeler bu ayrımı dikkate alır. İhraççının yöneticilerinin sorumluluğu ise ayrı bir konudur ve kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan tazminat kapsamında değerlendirilir.
İşlem Durdurma ve Kottan Çıkarmada Borsaların Hukuki Sorumluluğu
Yetkinin dayanağı
SPKn m.69/1 uyarınca borsa, kendi düzenlemelerinde öngörülen şartların oluşması hâlinde bir sermaye piyasası aracının işlem görmesini durdurabilir veya onu kottan çıkarabilir. Bu karar derhâl SPK’ya bildirilir ve kamuya açıklanır. SPK’nın aynı konudaki yetkisi saklıdır (m.69/2). Borsalar ayrıca kotta bulunan araçların kotta kalma şartlarını düzenli olarak gözden geçirmekle yükümlüdür (m.68/3). Kota alınma şartları için borsaya kotasyon, kottan çıkarma sebepleri ve süreci için borsa kottan çıkarma yazılarımıza bakabilirsiniz.
Yatırımcının tazminat talebi
Uygulamada en sık rastlanan dava, payların işlem sırasının kapatılması veya kottan çıkarılması nedeniyle elindeki payları satamayan yatırımcının borsaya karşı açtığı tazminat davasıdır. Bir olayda yatırımcı, payları borsada işlem gören bir şirketin işlem sırasının kapatılması nedeniyle 113.000 lot payını satamadığını ileri sürerek tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi; şirketin finansal tablolarını yayımlamadığını, borsanın ek süre verdiğini, yayımlanmaması üzerine payların önce gözaltı pazarına alındığını, verilen ek sürelere rağmen yükümlülüğün yerine getirilmemesi üzerine işlem sırasının kapatıldığını ve payların işlem görmekten sürekli men edildiğini tespit etmiştir. Mahkemeye göre borsa, SPKn ve yönetmeliklerle tanınan yetkiler kapsamında işlem yapmıştır ve davacının zararında borsanın hukuka aykırı bir davranışı yoktur (İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/642, K. 2018/668, T. 16.05.2018, ilk derece kararı). Aynı davada SPK’ya yönelik talep, yargı yolu caiz olmadığı gerekçesiyle ayrılarak usulden reddedilmiştir. İstinaf başvurusu gider avansı yatırılmadığı için usulden reddedilmiş, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi bu kararı onarken ilk derece mahkemesinin kararında da isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir (Yargıtay 11. HD, E. 2019/560, K. 2019/7467, T. 25.11.2019).
Bu karar önemli bir ilkeyi yansıtır: Yatırımcının zararının asıl kaynağı, kamuyu aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirmeyen ihraççıdır. Borsanın görevi, yükümlülüğünü yerine getirmeyen bir şirketin paylarının bilgisiz yatırımcılar arasında el değiştirmesini önlemektir. Bu görevi düzenlemelere uygun biçimde yerine getiren borsa, yatırımcının zararından sorumlu tutulmaz. Kamuyu aydınlatma yükümlülüğünün ihlalinden doğan sorumluluk ise ihraççıya ve yöneticilerine yönelir.
İhraççının iptal talebi
Kottan çıkarılan ihraççı da borsa kararının iptalini isteyebilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, paylarının kottan çıkarılmasına itiraz eden bir şirketin davasında, uzman bilirkişi incelemesiyle şirketin uzun yıllar boyunca hiçbir üretim ve hasılatının bulunmadığı, yani gayri faal olduğunun tespit edildiğini ve kottan çıkarma işleminin usule ve yasaya uygun olduğunu kabul eden kararları onamıştır (Yargıtay 11. HD, E. 2019/1690, K. 2019/8223, T. 16.12.2019). Bu davada borsa kararının iptali, kararın verildiği tarihteki kotta kalma şartlarına göre değerlendirilmiştir.
İşlem durdurmanın gecikmesi veya hiç yapılmaması
Tersi durum da mümkündür: Yatırımcı, borsanın gerekli tedbiri zamanında almadığını, mali durumu bozuk bir şirketin paylarının daha üst bir pazarda işlem görmeye devam etmesine izin verdiğini ve bu nedenle zarara uğradığını ileri sürebilir. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin yukarıda anılan kararına konu olayda yatırımcı, mali durumu uzun süredir bozuk olan bir şirketin paylarının kredili işlemlere açık pazarda kalmaya devam etmesinin kendisini yanılttığını ileri sürerek hem SPK’ya hem de borsaya karşı tazminat davası açmıştır. Uyuşmazlık Mahkemesi yalnızca yargı yolunu belirlemiş, esas hakkında karar vermemiştir. Böyle bir davada başarı, borsanın düzenlemelerinde belirli bir anda belirli bir tedbiri almayı zorunlu kılan açık bir kural bulunmasına ve bu kuralın ihlali ile zarar arasında illiyet bağının kurulmasına bağlıdır.
Olağan dışı durumlarda piyasanın kapatılması
Borsa düzenlemeleri, olağan dışı gelişmelerde piyasaların beş işlem gününe kadar geçici olarak kapatılmasına ve belirli hâllerde gerçekleşmiş işlemlerin iptaline imkân verir. 6 Şubat 2023 depremlerinden sonra Borsa İstanbul, 8 Şubat’ta seans içinde piyasaları kapatmış ve o günün işlemlerini iptal etmiştir. Kapatma kararının geç alındığını ve bu nedenle VİOP pozisyonunu kapatamadığını ileri süren bir yatırımcının tazminat davasında mahkeme, borsanın olağan dışı durumlarda kişi bazlı değil piyasanın menfaatlerini gözeterek takdir yetkisi kullandığını, bu nedenle kusur yüklenemeyeceğini belirterek davayı reddetmiştir (İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/72, K. 2024/523, T. 01.10.2024, ilk derece kararı). Borsanın işlem iptali yetkisi ile tamamlanmış işlemlerin geri alınamazlığı arasındaki ilişki için takas kesinliği yazımıza bakabilirsiniz.
Gözetim Görevi ve Borsaların Hukuki Sorumluluğu
SPKn m.70/2 borsalara, işlemlerin güvenilir, şeffaf ve dürüst biçimde gerçekleşmesini sağlamak ve kanuna aykırı işlemleri tespit etmek için bünyelerinde bir gözetim sistemi kurma ve her türlü önleyici tedbiri alma görevi verir. Borsa İstanbul bu kapsamda brüt takas, tek fiyat, açığa satış ve kredili işlem yasağı gibi tedbirler uygular. Borsa, kendi kurallarının ağır ihmal veya kastla ihlal edildiğini tespit ederse SPK’ya bildirir (m.65/8). Piyasa bozucu işlemler ve manipülasyon şüphesi konusunda borsalar ile SPK ve diğer kurumlar arasında bilgi paylaşımı zorunludur (m.71/2).
Gözetim görevinin ihlalinden doğan sorumluluk, uygulamada en zor kurulan sorumluluk türüdür. Manipülasyondan zarar gören yatırımcı, asıl olarak manipülasyonu yapanlara karşı tazminat talep eder. Borsanın gözetim sisteminin manipülasyonu daha erken tespit edip durdurması gerektiği iddiası teorik olarak mümkündür; ancak borsanın gözetim yükümlülüğü, bütün piyasa bozucu eylemleri anında önleme garantisi değildir. Bu tür bir sorumluluk için, borsanın açık bir uyarı işaretini görmezden geldiği veya kendi düzenlemelerinin öngördüğü bir tedbiri uygulamadığı somut olarak gösterilmelidir. Piyasa bozucu eylemler ve manipülasyon zararının tazmini için borsa manipülasyonu tazminat davası yazılarımıza bakabilirsiniz.
Borsa tedbirlerinin aracı kurumlar üzerindeki etkisi de dikkate alınmalıdır. Borsa bir paya brüt takas veya kredili işlem yasağı getirdiğinde, aracı kurumun müşteri emirlerini bu tedbirlere uygun biçimde işleme koyması gerekir. Tedbire rağmen aracı kurumun hatalı işlem yapması, borsanın değil aracı kurumun sorumluluğunu doğurur. Bu konuda aracı kurumun yetkisiz işlem sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.
Sistem Arızaları ve Teknik Sorunlar
SPKn m.73/1 borsalara, sistemlerinin güvenli biçimde yönetilmesi için gerekli düzenlemeleri yapma ve önlemleri alma, iç kontrol birim ve sistemlerini oluşturma yükümlülüğü yükler. Borsaların bilgi sistemleri, Kurulca belirlenen esaslara göre ayrıca denetlenir (m.72/3). Borsa sistemlerinde yaşanan bir kesinti, emirlerin iletilememesine veya eşleşmemesine yol açabilir.
Sistem arızasından doğan sorumlulukta üç soru öne çıkar:
- Arıza nerede oluştu? Emrin iletilememesi borsa sisteminden değil, aracı kurumun veya bankanın kendi işlem platformundan kaynaklanıyorsa sorumluluk ona yönelir.
- Borsa gerekli önlemleri almış mıydı? Yedekleme, iş sürekliliği planı ve olağanüstü durum prosedürleri m.73/1’in somut içeriğini oluşturur. Bu önlemler alınmışsa, öngörülemeyen bir arıza mücbir sebep sayılabilir.
- Zarar gerçekleşti mi? Yatırımcının alternatif bir kanaldan emir verme imkânı bulunuyorsa ve bunu kullanmamışsa, zararla arıza arasındaki illiyet bağı kopabilir.
Son noktaya ilişkin bir bölge adliye mahkemesi kararı aracı kurum sorumluluğu bağlamında verilmiş olsa da borsa sorumluluğu için de yol göstericidir. Kararda, internet bankacılığı üzerinden pay satış emri veremeyen yatırımcının çağrı merkezine ulaştığı, ancak kendisine sunulan telefonla emir verme imkânını kullanmadığı tespit edilmiştir. Mahkeme, gerçekleşmemiş bir satış işleminden doğan zararın ispat edilemediği gerekçesiyle davayı reddeden ilk derece kararını onamıştır (Bursa BAM 5. HD, E. 2021/1577, K. 2024/990, T. 06.06.2024). Emir iletimi ve gerçekleştirme yükümlülüklerinin genel çerçevesi için müşteri emrinin gerçekleştirilmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Borsaların Hukuki Sorumluluğunda Yargı Yolu ve Görevli Mahkeme
Adli yargı kuralı
SPKn m.65/11 açıktır: Borsalara karşı açılacak davalar adli yargıda görülür. Borsa personeliyle ilgili iş uyuşmazlıklarında iş mahkemeleri görevlidir. Bu kural, borsanın kamusal nitelikteki görevlerinden doğan davaları da kapsar.
Uyuşmazlık Mahkemesi, bir yatırımcının hem SPK’ya hem Borsa İstanbul’a karşı hizmet kusuru iddiasıyla idari yargıda açtığı tazminat davasında, idare mahkemesinin görevlilik kararını Borsa İstanbul yönünden kaldırmıştır. Karara göre SPK ve Borsa İstanbul tarafından yürütülen görevin kusurlu yapıldığı iddiasıyla açılan tazminat davasında, “davalılardan Borsa İstanbul A.Ş. yönünden, özel hukuk hükümlerine göre adli yargı yerlerinin görevli olduğu” sonucuna varılmıştır (Uyuşmazlık Mahkemesi Hukuk Bölümü, E. 2019/7, K. 2019/120, T. 25.02.2019).
SPK’ya karşı ayrı yargı yolu
Aynı olayda SPK’ya yönelik talep ise farklı bir yola tabidir. SPK bir kamu kurumudur; işlem ve eylemlerinden doğan tazminat talepleri idari yargıda görülür. Yukarıda anılan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi kararında SPK’ya yönelik talep yargı yolu caiz olmadığından usulden reddedilmiştir. Benzer biçimde bir başka ilk derece kararında da SPK’nın denetim görevini yerine getirmediği iddiasına dayanan talep, Kurul kararlarına karşı açılacak davalarda idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle usulden reddedilmiştir (Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/391, K. 2021/500, T. 28.06.2021, ilk derece kararı). Yatırımcı, hem borsanın hem SPK’nın sorumluluğunu ileri sürüyorsa iki ayrı yargı yolunu kullanmak zorunda kalabilir. SPK’ya karşı yargı yolu için SPK kararlarına karşı yargı yolu ve SPK hizmet kusuru yazılarımıza bakabilirsiniz.
Görevli mahkeme
Adli yargı içinde görevli mahkeme asliye ticaret mahkemesidir. TTK m.4/1-e uyarınca borsalara ilişkin özel hükümlerden doğan davalar, tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın mutlak ticari davadır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu kararıyla İstanbul’da sermaye piyasası uyuşmazlıklarına belirli asliye ticaret mahkemeleri bakmaktadır. Ticari davalarda bir miktar paranın ödenmesine ilişkin taleplerde dava açmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır.
Teminatlar, Uyuşmazlık Çözümü ve Soruşturma İzni
Takas teminatları ve garanti fonunun korunması
SPKn m.73/2, borsalar ve takas kuruluşları nezdinde takas risklerinin önlenmesi için tutulan teminatlar ile garanti fonundaki varlıkları güçlü bir korumaya tabi tutar. Bu varlıklar amaçları dışında kullanılamaz, kamu alacakları için olsa bile haczedilemez, rehnedilemez, idari mercilerin tasfiye kararlarından etkilenmez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz. Bu kural, bir üyenin temerrüdü hâlinde piyasanın diğer katılımcılarını korumaya yöneliktir. Takasbank’ın bu sistemdeki rolü için merkezî takas kuruluşları yazımıza bakabilirsiniz. Takas ve merkezî karşı taraf sistemindeki teminat rejimi için sermaye piyasası araçları üzerinde teminat yazımıza bakabilirsiniz.
Borsa işlemlerinden doğan uyuşmazlıklar
SPKn m.70/1 uyarınca yatırım kuruluşlarının kendi aralarında veya müşterileriyle emir iletimi, eşleştirme ve işlem yükümlülüklerinden doğan uyuşmazlıklarının çözümüne ilişkin usul ve esaslar borsa yönetim kurullarınca belirlenir. Belirli tutarı aşan uyuşmazlıklarda borsa yönetim kurulu kararına karşı SPK’ya itiraz edilebilir. Bu mekanizmanın işleyişi ve yargı yolu ile ilişkisi borsa uyuşmazlıklarının çözümü yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Borsa yöneticileri hakkında soruşturma izni
SPKn m.65/12 uyarınca borsa başkanı, yönetim kurulu üyeleri ve üst yönetimi hakkında, SPKn’deki faaliyetleri nedeniyle soruşturma yapılabilmesi SPK’nın yazılı iznine bağlıdır. Bu hüküm, borsa yöneticilerinin piyasa düzenleyiciliği görevini yerine getirirken, işlem durdurma veya kottan çıkarma gibi kararlar nedeniyle her şikâyette ceza soruşturmasıyla karşılaşmasını önlemeye yöneliktir. İzin şartı yalnızca ceza soruşturmasına ilişkindir; borsanın tüzel kişi olarak hukuki sorumluluğunu etkilemez.
Sık Sorulan Sorular
Borsa İstanbul bir kamu kurumu mu?
Hayır. Borsa İstanbul, SPKn m.138 ile kurulmuş ve özel hukuk hükümlerine tabi bir anonim şirkettir. Ortaklık yapısında kamu payı bulunsa da kamu idaresi mevzuatına tabi değildir.
Borsaya karşı dava nerede açılır?
SPKn m.65/11 uyarınca adli yargıda, kural olarak asliye ticaret mahkemesinde açılır. Personel uyuşmazlıklarında iş mahkemeleri görevlidir.
Borsa düzenlemesinin iptali için Danıştay’a gidilebilir mi?
Hayır. Danıştay 13. Dairesi, Borsa İstanbul yönergesinin iptali istemiyle açılan davada adli yargının görevli olduğuna karar vermiştir.
Hem SPK’ya hem borsaya karşı tek dava açılabilir mi?
Uyuşmazlık Mahkemesi kararına göre borsa yönünden adli yargı görevlidir. SPK’ya yönelik talep ise idari yargıda görülür. Bu nedenle iki ayrı dava gerekebilir.
İşlem sırası kapatılan payların zararını borsa öder mi?
Borsa, düzenlemelere uygun biçimde işlem yapmışsa kural olarak sorumlu tutulmaz. Yargı kararlarında, finansal tablolarını yayımlamayan şirketin işlem sırasının kapatılması hukuka uygun bulunmuştur.
Kottan çıkarılan şirket ne yapabilir?
Borsa kararının iptali için asliye ticaret mahkemesinde dava açabilir. Mahkeme, kararın verildiği tarihteki kotta kalma şartlarını inceler.
Borsa sistemi çökerse zararımı kim öder?
Arızanın kaynağına göre değişir. Borsa sisteminden kaynaklanıyor ve borsa gerekli önlemleri almamışsa borsa, aracı kurum platformundan kaynaklanıyorsa aracı kurum sorumlu olabilir. Alternatif emir kanalı kullanılmamışsa illiyet bağı tartışmalı hâle gelir.
Manipülasyonu fark etmeyen borsa sorumlu olur mu?
Teorik olarak mümkündür, ancak borsanın açık bir uyarı işaretini görmezden geldiği veya düzenlemelerindeki bir tedbiri uygulamadığı somut olarak gösterilmelidir. Asıl sorumlu, manipülasyonu yapanlardır.
Borsa dışarıdan hizmet alırsa sorumluluk kalkar mı?
Hayır. SPKn m.70/3 uyarınca borsanın dışarıdan gözetim hizmeti alması, görevleriyle ilgili sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Takas teminatları haczedilebilir mi?
Hayır. SPKn m.73/2 uyarınca takas teminatları ve garanti fonu varlıkları kamu alacakları için bile haczedilemez ve iflas masasına girmez.
Borsa yöneticisi hakkında doğrudan şikâyette bulunulabilir mi?
Şikâyet yapılabilir, ancak SPKn’deki faaliyetleri nedeniyle soruşturma açılabilmesi SPK’nın yazılı iznine bağlıdır.
Borsaya karşı tazminat davasından önce arabuluculuk gerekir mi?
Borsalara ilişkin davalar mutlak ticari dava olduğundan, bir miktar para talep edilen davalarda arabulucuya başvurmak dava şartıdır.
Sonuç
Borsaların hukuki sorumluluğu, özel hukuk tüzel kişisi olan bir anonim şirketin kamusal nitelikte piyasa düzenleyiciliği görevini yürütmesinden doğan özgün bir alandır. Kanun bu ikiliği adli yargı lehine çözmüştür: Borsalara karşı tazminat davaları, düzenleme iptali talepleri ve kottan çıkarma uyuşmazlıkları asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Sorumluluğun esası ise borsanın kendi düzenlemelerine ve SPKn’deki görevlerine uygun davranıp davranmadığına bağlıdır. Yargı kararları, düzenlemelere uygun biçimde verilen işlem durdurma ve kottan çıkarma kararlarından borsanın sorumlu tutulamayacağını, yatırımcı zararının asıl kaynağının çoğu zaman ihraççı olduğunu kabul etmektedir. Buna karşılık sistem güvenliği, gözetim ve dışarıdan hizmet alımı gibi konularda kanun borsaya açık yükümlülükler yüklemiştir ve bu yükümlülüklerin ihlali tazminat sorumluluğu doğurabilir.
Borsa kararı nedeniyle uğradığınız zararın tazmini, kottan çıkarma kararının iptali veya borsa ile SPK arasındaki yargı yolu ayrımı konusunda destek almak için bir sermaye piyasası avukatı ile görüşebilirsiniz.
Yazar Avukat Fatih SEFER