İstanbul velayet avukatı arayışınızda Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu; velayetin belirlenmesi, değiştirilmesi ve kaldırılmasından çocukla kişisel ilişki, çocuk teslimi ve uluslararası çocuk kaçırma davalarına kadar velayet hukukunun tüm alanlarında İstanbul genelinde dava takibi ve danışmanlık hizmeti verir. Velayet davalarında sonucu belirleyen tek ölçüt vardır: çocuğun üstün yararı. Ne cinsiyet, ne boşanmadaki kusur, ne de ekonomik güç tek başına velayet kazandırır; kararı, fiili bakımın belgeyle ispatı, sosyal inceleme sürecinin doğru yönetilmesi ve çocuğun üstün yararının somut delillerle mahkemeye gösterilmesi tayin eder.
Velayet, bir boşanmanın en çekişmeli ve geri dönüşü en zor boyutudur; kurulan düzen çocuğun kiminle büyüyeceğini, diğer ebeveynle bağını ve sonraki davaların seyrini yıllarca belirler. Bu sayfada büromuzun velayet alanındaki hizmetlerini, sürecin nasıl işlediğini ve çalışma yaklaşımımızı özetliyor; her konunun ayrıntılı hukuki rehberine de yönlendiriyoruz.
İçindekiler
- Velayet Alanında Sunduğumuz Hizmetler
- Hangi Durumda Hangi Dava Açılır?
- Velayet Anneye mi Babaya mı Verilir?
- Velayet Davalarında Temel İlke: Çocuğun Üstün Yararı
- Velayet Davası Süreci Nasıl İşler?
- Dava Sürerken Çocuk Kimin Yanında Kalır?
- Velayet Davasında Avukatın Rolü
- Neden Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu?
- Sık Sorulan Sorular
- İletişim
Velayet Alanında Sunduğumuz Hizmetler
Büromuz, velayet hukukunun birbirine bağlı tüm uyuşmazlık türlerinde dava takibi ve danışmanlık hizmeti sunar:
Velayetin belirlenmesi ve velayet davası: Boşanma davasıyla birlikte veya bağımsız olarak velayetin hangi ebeveyne verileceğinin belirlenmesi; annenin veya babanın velayet talebinin dava stratejisiyle yürütülmesi. Sürecin bütününü velayet davası rehberimizde, hakimin takdirinde kullandığı ölçütleri ise boşanmada velayetin kime verileceğine ilişkin rehberimizde adım adım anlattık.
Velayetin değiştirilmesi: Boşanma sonrasında koşulların değişmesi, velayet sahibinin görevini kötüye kullanması veya çocuğun üstün yararının gerektirmesi hâlinde velayetin diğer ebeveyne geçirilmesi davaları. Ayrıntılar için velayetin değiştirilmesi rehberimize bakabilirsiniz.
Velayetin kaldırılması: Ebeveynin velayet görevini ağır biçimde ihmal etmesi veya çocuğun tehlikede olması hâlinde velayetin kaldırılması ve gerektiğinde vasi atanması süreçleri — velayetin kaldırılması rehberi.
Ortak velayet: Ebeveynlerin velayeti birlikte kullanmasına ilişkin düzenlemeler, protokol hazırlığı ve uyuşmazlık çözümü — ortak velayet rehberi.
Çocukla kişisel ilişki (görüş hakkı): Velayeti olmayan ebeveyn ile çocuk arasında görüşme takviminin kurulması, genişletilmesi ve engelleme hâlinde yaptırım süreçleri — kişisel ilişki rehberi.
Çocuk teslimi ve kararların icrası: 7343 sayılı Kanunla kurulan sistemde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri nezdinde teslim ve görüşme kararlarının yerine getirilmesi, disiplin hapsi başvuruları — çocuk teslimi rehberi.
Geçici (tedbiren) velayet: Dava sürerken çocuğun durumunu güvence altına alan geçici velayet ve koruyucu tedbir talepleri — geçici velayet rehberi.
Evlilik dışı doğan çocuğun velayeti: Soybağının kurulması, tanıma ve babalık davaları, TMK m.337/2 uyarınca velayetin babaya verilmesi süreçleri — evlilik dışı çocuğun velayeti rehberi.
Uluslararası çocuk kaçırma ve iade davaları: Lahey Sözleşmesi ve 5717 sayılı Kanun kapsamında çocuğun yurt dışına kaçırılması, iade davaları ve önleyici tedbirler — Lahey iade davası rehberi.
Hangi Durumda Hangi Dava Açılır?
Velayet uyuşmazlıklarında en sık yapılan hata, doğru davanın seçilmemesidir. Aşağıdaki tablo, karşılaşılan duruma göre açılması gereken davayı ve hukuki dayanağını özetler:
| Durumunuz | Açılacak dava / talep | Dayanak | Ayrıntılı rehber |
|---|---|---|---|
| Boşanıyoruz, velayeti ben istiyorum | Boşanma davasında velayet talebi | TMK m.182 | Boşanmada velayet kime verilir? |
| Dava sürüyor, çocuğun durumu belirsiz | Geçici (tedbiren) velayet ve koruyucu tedbir talebi | TMK m.169 | Geçici velayet |
| Boşandık, koşullar değişti veya çocuk gösterilmiyor | Velayetin değiştirilmesi davası | TMK m.183, m.324/3 | Velayetin değiştirilmesi |
| Çocuk ihmal ediliyor veya tehlikede | Velayetin kaldırılması, gerekirse vasi atanması | TMK m.348, m.404 | Velayetin kaldırılması |
| Görüşme takvimi yok veya yetersiz | Kişisel ilişki kurulması / yeniden düzenlenmesi | TMK m.323-324 | Çocukla kişisel ilişki |
| Evli değiliz, velayeti baba olarak talep ediyorum | Soybağının kurulması + velayetin babaya verilmesi | TMK m.337/2 | Evlilik dışı çocuğun velayeti |
| Çocuk yurt dışına götürüldü / götürülme riski var | Lahey iade başvurusu, yurt dışı çıkış yasağı | 5717 s.K., Lahey 1980 | Çocuğun yurt dışına kaçırılması |
Velayet Anneye mi Babaya mı Verilir?
Türk hukukunda velayetin anneye verileceğine dair yasal bir kural yoktur. TÜİK 2025 verilerine göre velayetin %74,6’sı anneye, %25,4’ü babaya verilmiştir; ancak bu bir karine değil, her dosyada ayrı ayrı yapılan üstün yarar değerlendirmesinin toplamdaki fotoğrafıdır. Uygulamada belirleyici olan, fiili bakımı kimin üstlendiği, çocuğun yaşı, kurulu düzenin istikrarı ve idrak çağındaki çocuğun görüşüdür.
0-3 yaş grubunda anne bakımına muhtaçlık kabulü güçlüdür; ancak bu kabul mutlak değildir. Terk, şiddet veya ağır ihmal gibi hallerin “ciddi ve inandırıcı delillerle” ispatı hâlinde bu yaşta dahi velayet babaya verilebilir. Okul çağından itibaren istikrar ve süreklilik ilkesi, idrak çağından (uygulamada yaklaşık 8 yaş) itibaren ise çocuğun görüşü öne çıkar.
Bu iki senaryonun somut hallerini, her biri için Yargıtay’ın aradığı ispat standardını ve delil stratejisini ayrı rehberlerde ele aldık: velayetin babaya verildiği durumlar, delil zinciri ve emsal kararlar için velayet hangi durumlarda babaya verilir rehberimize; annenin ruhsal rahatsızlığı, bağımlılık, terk, şiddet, cezaevi ve kısıtlılık hallerinin karineyi nasıl düşürdüğü için çocuğun velayeti hangi durumlarda anneye verilmez rehberimize bakabilirsiniz.
Her iki yönde de değişmeyen kural şudur: velayet iddiaları soyut suçlamalarla değil, doğru delil türüyle kazanılır — sağlık kurulu raporu, okul ve tedavi kayıtları, kolluk kayıtları, teslim tutanakları ve uzman heyeti incelemesi.
Velayet Davalarında Temel İlke: Çocuğun Üstün Yararı
Türk hukukunda velayet, ebeveynin çocuk üzerindeki bir mülkiyet hakkı değil, çocuğun sağlıklı gelişimi için tanınmış bir sorumluluktur. Bu nedenle mahkeme, velayeti düzenlerken tarafların cinsiyetine, ekonomik gücüne veya boşanmadaki kusuruna değil; tek bir ölçüte bakar: çocuğun üstün yararı. Bu ilke, çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin hangi ebeveyn yanında en iyi sağlanacağının belirlenmesini gerektirir.
Velayet kamu düzenine ilişkin olduğundan hakim, tarafların anlaşmasıyla bağlı değildir; koşulları resen araştırır, idrak çağındaki çocuğu dinler ve 4787 sayılı Kanun m.5 uyarınca psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacıdan oluşan heyete inceleme yaptırır. Anlaşmalı boşanmada protokole yazılan velayet maddesi de hakimi bağlamaz: TMK m.166/3 uyarınca hakim gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir, taraflar kabul etmezse dava çekişmeliye döner. Pratikte bu, velayet davalarının “kim haklı” değil, “çocuk için hangisi daha iyi” ekseninde yürüdüğü anlamına gelir — ve avukatın görevi, müvekkilinin bu ölçüt bakımından neden daha elverişli olduğunu somut delillerle ortaya koymaktır.
Velayet Davası Süreci Nasıl İşler?
Velayet uyuşmazlıkları farklı yollardan yürüse de tipik bir davanın omurgası benzerdir. Dava, boşanma davasıyla birlikte veya boşanma sonrası bağımsız bir dava (değiştirme, kaldırma) olarak aile mahkemesinde açılır. Yargılamanın kalbinde iki unsur vardır: aile mahkemesi bünyesindeki uzmanların hazırladığı sosyal inceleme raporu (SİR) ve idrak çağındaki çocuğun uzman eşliğinde dinlenmesi. İdrak çağındaki çocuğun görüşü alınmadan veya uzman incelemesi yaptırılmadan kurulan velayet hükmü, Yargıtay uygulamasında istikrarlı biçimde bozulmaktadır.
Mahkeme, bu bilimsel verileri ve diğer delilleri (okul ve sağlık kayıtları, tanık beyanları, teslim tutanakları) birlikte değerlendirerek velayeti düzenler; velayeti olmayan ebeveynle çocuk arasında kişisel ilişki kurar ve TMK m.182/3 uyarınca iştirak nafakasına resen hükmeder. Nihai kararın uygulanması ise 7343 sayılı Kanun sonrası sistemde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri eliyle yürüyen çocuk teslimi prosedürüyle güvence altındadır. Sürecin en kritik iki anı — sosyal inceleme ve çocuğun dinlenmesi — davanın kaderini büyük ölçüde belirler; bu aşamalara hazırlığın önemini çocuğun görüşü ve sosyal inceleme raporu rehberimizde ayrıntılı ele aldık.
Dava Sürerken Çocuk Kimin Yanında Kalır?
Velayet davalarının en yakıcı sorusu, nihai karardan önce yaşanan aylara ilişkindir. Hakim, TMK m.169 uyarınca dava süresince çocuğun bakımı ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olmasa dahi resen alır; uygulamada bu, velayetin dava sonuna kadar tedbiren bir ebeveyne bırakılması ve diğer ebeveynle kişisel ilişki kurulması biçiminde gerçekleşir. Yurt dışına çıkarılma riski varsa yurt dışı çıkış yasağı ve pasaport tahdidi, şiddet iddiası varsa 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruyucu tedbirler bu aşamada talep edilir.
Geçici velayetin pratikteki ağırlığı, hukuki niteliğinden büyüktür: dava sürerken kurulan fiili düzen, çocuğun alıştığı ortam hâline geldiğinden nihai kararda istikrar ilkesi üzerinden belirleyici olabilir. Bu nedenle geçici velayet talebi, davanın açılmasıyla birlikte ve delilleriyle birlikte ileri sürülmelidir. Talebin koşullarını, itiraz yollarını ve nihai karara etkisini geçici velayet rehberimizde ayrıntılı anlattık.
Velayet Davasında Avukatın Rolü
Velayet davaları teknik olarak “basit” görünse de sonuçları geri dönüşü en zor kararlardır; bir kez kurulan düzen, çocuğun yaşamına ve sonraki davaların seyrine yıllarca etki eder. Avukatın katkısı birkaç kritik noktada belirginleşir: doğru davanın seçilmesi (boşanmada talep mi, velayetin değiştirilmesi mi, m.337/2 mi), fiili durumun belgelenmesi (çocuğun bakımını kimin üstlendiğinin okul, sağlık ve tanık delilleriyle ispatı), sosyal inceleme sürecine hazırlık (ev ziyareti ve uzman görüşmesinin çocuğun yararına doğru yansıtılması), rapora itiraz (usul sakatlıkları ve çelişkilerin zamanında ileri sürülmesi, gerekirse yeniden inceleme talebi) ve kişisel ilişki sicilinin yönetimi (görüşme yükümlülüklerine uyumun lehe delile dönüştürülmesi). Ağır iddiaların (şiddet, bağımlılık, ihmal) doğru delil türüyle — sağlık kurulu raporu, kolluk kayıtları, teslim tutanakları — ispatı, soyut suçlamalarla açılan davaların kaybedildiği bir alanda farkı yaratır.
Neden Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu?
Büromuz, aile hukuku ve velayet uyuşmazlıklarında yoğunlaşmış bir ekiple çalışır. Velayetin belirlenmesinden uluslararası çocuk kaçırmaya kadar tüm alt alanlarda dava tecrübesine sahibiz ve her dosyayı, güncel Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatlarına hakim bir yaklaşımla ele alırız. Çalışma tarzımızın temelinde üç ilke vardır: gerçekçi değerlendirme — dosyanın güçlü ve zayıf yönlerini müvekkile açıkça anlatmak ve ulaşılabilir hedefler belirlemek; strateji odaklılık — velayet davasını bir “haklılık gösterisi” değil, çocuğun üstün yararının kanıtlanacağı planlı bir süreç olarak yürütmek; ve çocuk odaklılık — süreci, çocuğu ebeveynler arasındaki çatışmanın ortasına düşürmeden yönetmek. Bakırköy’deki büromuzdan İstanbul’un tüm aile mahkemelerinde hizmet veriyoruz.
Sık Sorulan Sorular
Velayet davası ne kadar sürer?
Süre; davanın türüne, tarafların uyuşmazlık düzeyine, sosyal inceleme raporunun tamamlanma süresine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir, çekişmeli velayet davaları genellikle birkaç celse ve birkaç ay sürebilir, ancak dava açılır açılmaz talep edilen geçici velayetle çocuğun durumu ilk aşamada güvence altına alınır.
Velayet anneye mi babaya mı verilir?
Kanunda anne lehine bir kural yoktur; TÜİK 2025 verilerine göre velayetin %74,6’sı anneye, %25,4’ü babaya verilmiştir, ancak bu oran hukuki bir karine değil fiili bakımın uygulamada çoğunlukla annede olmasının sonucudur ve fiili bakım babadaysa aynı ilkeler baba lehine işler.
0-3 yaş çocuğun velayeti babaya verilebilir mi?
Evet, istisnaen mümkündür; bu yaş grubunda anne bakımına muhtaçlık kabulü güçlü olmakla birlikte mutlak değildir ve annenin çocuğu terk etmesi, şiddet uygulaması veya bakımı imkansız kılan ağır sağlık sorunları gibi hallerin ciddi ve inandırıcı delillerle ispatı hâlinde velayet babaya verilebilir.
Hangi hallerde velayet anneye verilmez?
Annenin velayet görevini engelleyen ağır ruhsal veya fiziksel rahatsızlığı, alkol ya da madde bağımlılığı, haysiyetsiz yaşam sürmesi, çocuğu terk etmesi veya bakımını üstlenmemesi, çocuğa şiddet uygulaması ya da istismara göz yumması, babayla kişisel ilişkiyi sistematik biçimde engellemesi, uzun süreli hükümlülüğü ve fiil ehliyetinin kısıtlanması hallerinde velayet anneye verilmez; her halde iddianın ciddi ve inandırıcı delillerle ispatı şarttır.
Dava sürerken çocuk kimin yanında kalır?
Hakim TMK m.169 uyarınca dava süresince çocuğun bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır; velayet dava sonuna kadar tedbiren bir ebeveyne bırakılır, diğer ebeveynle kişisel ilişki kurulur ve gerekiyorsa yurt dışı çıkış yasağı gibi koruyucu tedbirlere hükmedilir.
Velayet davasında avukat zorunlu mu?
Hukuken zorunlu değildir, ancak velayet davalarının teknik yapısı, sosyal inceleme sürecine hazırlık, rapora itiraz ve delillerin doğru sunumu gibi kritik aşamalar dava sonucunu doğrudan etkilediğinden, alanında deneyimli bir avukatla çalışmak pratikte belirleyici olabilir.
Velayet kararı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet; velayet kararları kesin hüküm teşkil etmez, çocuğun üstün yararının gerektirmesi, koşulların önemli ölçüde değişmesi veya velayet sahibinin görevini kötüye kullanması hâlinde velayetin değiştirilmesi davası açılabilir.
Velayeti alan taraf çocuğu göstermezse ne olur?
Kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi, TMK m.324/3 uyarınca çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla doğrudan velayetin değiştirilmesi sebebidir; ayrıca teslim ve görüşme kararlarının yerine getirilmemesi hâlinde Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü nezdinde işletilen prosedür ve disiplin hapsi yaptırımı gündeme gelir.
Boşanmadan velayet davası açılabilir mi?
Evet; ayrı yaşayan eşler için TMK m.197 kapsamında, evlilik dışı doğan çocuklar için ise soybağının kurulmasının ardından boşanma davası olmaksızın velayete ilişkin düzenleme talep edilebilir.
İstanbul’da velayet davası hangi mahkemede görülür?
Velayet davaları aile mahkemelerinde görülür; yetki kuralları uyarınca genellikle çocuğun yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir ve büromuz İstanbul’un tüm ilçelerindeki aile mahkemelerinde dava takibi yapmaktadır.
Velayet davasında avukatlık ücreti ne kadardır?
Avukatlık ücreti, dosyanın kapsamına ve davanın türüne göre belirlenir; İstanbul Barosu tavsiye niteliğindeki tarifesi ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi alt sınırı oluşturur, güncel tutarlar ve ücreti etkileyen unsurlar için boşanma avukatı ücreti sayfamızı inceleyebilirsiniz.
İletişim
Velayet uyuşmazlığınızı değerlendirmek ve dosyanıza özgü bir strateji belirlemek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Boşanmanın çocuklara ilişkin diğer tüm sonuçları için İstanbul boşanma avukatı hizmetlerimizi de inceleyebilirsiniz.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
Bu sayfa, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Mehmet SARIOĞLU tarafından hazırlanmıştır. Genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayınız için hukuki danışmanlık alınız.