Marka tescilinde 35. sınıf, reklamcılık ve iş yönetimi gibi hizmetlerin yanında, belirli malların müşterilere bir arada sunulmasına yönelik perakende ve toptan mağazacılık hizmetlerini korur. Ancak 35. sınıfta tescilli olmak, 1–34. sınıflardaki bütün mallar üzerinde otomatik marka hakkı sağlamaz; aynı şekilde bir mal markasının tescili, her durumda aynı işaretin bağımsız mağazacılık hizmetlerinde sınırsız kullanımına izin vermez. Korumanın ve önceki markayla çatışmanın belirlenmesinde 35. sınıf başvurusunda hangi malların satışının gösterildiği, işaretlerin benzerliği, ticari ilişki ve ilgili tüketicinin algısı birlikte incelenir.
- 35. Sınıf Hangi Hizmetleri Kapsar?
- Mağazacılık Hizmeti ile Mal Satışı Arasındaki Ayrım
- 2026 Tebliği Uyarınca Satışa Konu Malların Belirtilmesi
- Ürün Markası ile Mağaza Markası İçin Tescil Stratejisi
- 35. Sınıf ile Mal Sınıfları Arasında Karıştırılma İhtimali
- Eski Tarihli Genel Mağazacılık Tescilleri
- E-Ticaret Sitesi ve Çevrimiçi Pazaryeri Ayrımı
- Başvuru, İtiraz ve Kısmi Ret
- Mağazacılıkta Kullanımın İspatı
- Somut Karşılaştırma Örnekleri
- Sıkça Sorulan Sorular
35. Sınıf Hangi Hizmetleri Kapsar?
Nice sisteminde 1–34. sınıflar malları, 35–45. sınıflar hizmetleri içerir. 35. sınıf bir hizmet sınıfıdır; yalnızca mağazacılıktan ibaret değildir. Türkiye’de başvurularda esas alınan 26 Şubat 2026 tarihli ve 33180 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan TÜRKPATENT: 2026/2 sayılı Sınıflandırma Tebliği ekindeki 35. sınıf, hizmetleri aşağıdaki ana gruplarda toplar.
| Hizmet grubu | 35. sınıfa giren örnek | Önemli ayrım |
|---|---|---|
| Reklamcılık ve pazarlama | Reklam, halkla ilişkiler, ticari fuar organizasyonu ve alıcı-satıcı için çevrimiçi pazaryeri sağlama | Başkasına pazaryeri sunmak ile kendi mağazasında ürün sergilemek aynı hizmet değildir. |
| Büro hizmetleri | Sekreterlik, veri derleme ve abonelik işlemleri | Mağazacılık hakkının kendiliğinden uzantısı değildir. |
| İş yönetimi ve idaresi | İşletme yönetimi, personel temini ve belirtilen danışmanlık hizmetleri | Satılan ürünün markasıyla ayrıca ilişki kurulmalıdır. |
| Açık artırma | Açık artırmaların düzenlenmesi ve gerçekleştirilmesi | Perakende satışa özgü hizmetten ayrı bir faaliyet olabilir. |
| Mağazacılık | Belirtilen malların müşterilerin görüp satın alabilmesi için bir araya getirilmesi | Satışa konu mal veya mal grupları başvuru listesinde somutlaştırılır. |
Bu yazının konusu son gruptaki mağazacılık hizmeti ile mal markalarının ilişkisi ve ortaya çıkan hak çatışmalarıdır. Sınıfların genel işleyişi ve marka sınıfı seçimi ise Nice sınıflandırması başlıklı incelemenin konusudur. WIPO Nice 35. sınıf açıklaması da, malların salt satışının tek başına bir hizmet olarak sınıflandırılmadığını; müşterilerin ürünleri seçip almasını kolaylaştıran perakende ve toptan sunum faaliyetlerinin ise bu sınıf kapsamında değerlendirilebildiğini belirtir.
Mağazacılık Hizmeti ile Mal Satışı Arasındaki Ayrım
Mağazacılık markası, tüketicinin karşılaştığı satış hizmetinin ticari kaynağını ayırt eder. Bu işaret mağaza tabelasında, internet mağazasının adında, alışveriş uygulamasının satış arayüzünde veya birden çok ürünün sunulduğu katalogda öne çıkabilir. Mal markası ise ürünün kendisi veya ambalajı üzerinde, o ürünün işletmesel kaynağını gösterir. Aynı işaret her iki görevi de üstlenebilir; fakat bunun hukuki değerlendirmesi kullanımın biçimine göre yapılır.
Örneğin farklı üreticilerin ayakkabılarını bir araya getirerek satan bir mağazanın adı, müşteriye mağazacılık hizmetinin kaynağını gösterir. Mağazanın rafındaki ayakkabıların üzerindeki işaretler ise ilgili ürünlerin markalarıdır. Buna karşılık kendi markalı ayakkabısını yalnız kendi satış noktasında satan üreticinin ürününü piyasaya sunması için ayrıca 35. sınıfta tescil yaptırması mutlak bir kanuni zorunluluk değildir. Bununla birlikte üretici mağaza adını bağımsız bir hizmet işareti olarak da kullanıyorsa 35. sınıfta tescil, olası uyuşmazlıklarda korumanın kapsamını daha belirgin hâle getirebilir.
2026 Tebliği Uyarınca Satışa Konu Malların Belirtilmesi
TÜRKPATENT: 2026/2 sayılı Tebliğ’in 3/5. maddesi, 35. sınıftaki mağazacılık hizmeti için kullanılan standart ifadede boş bırakılan yere mal veya mal gruplarının yazılmasını öngörür; bu alana hizmet veya hizmet grupları yazılamaz. Buna göre başvuru yalnızca “mağazacılık” sözcüğünden veya satılacak ürünler belirtilmeksizin soyut bir hizmet iddiasından ibaret bırakılmamalıdır.
İlgili ifadenin özü şudur: “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görüp satın alabilmeleri için … mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri.” Tebliğ, bu hizmetin perakende ve toptan mağazalarda, elektronik ortamda, katalogla veya benzeri yöntemlerle sunulabileceğini açıkça belirtir. Başvuruya konu mal grubu, bu boşluğa ilgili listenin terminolojisine uygun biçimde yazılır. Örneğin giyim ürünlerinin satışı için giyim malları; kahve, çay ve belirli gıda ürünlerinin satışı için ilgili gıda malları somut olarak gösterilir.
Bu belirleme, 35. sınıfın 25. veya 30. sınıfa dönüştürülmesi değildir. Satışa konu giyim mallarının 35. sınıf listesinin içinde açıklanması, giyim mallarının kendilerinin 25. sınıfta tescil edildiği anlamına gelmez. Benzer şekilde 35. sınıfa “sağlık danışmanlığı” ya da “yazılım geliştirme” gibi hizmetler mağazacılık boşluğunda mal grubu olarak yazılmaz; söz konusu hizmetler kendi sınıfları yönünden incelenir.
Liste Neden Açık ve İşletmenin Faaliyetiyle Uyumlu Olmalıdır?
- Üçüncü kişiler sicile bakarak hangi malların mağazacılığı için koruma talep edildiğini anlayabilmelidir.
- Başvurunun önceki bir ürün veya mağaza markasıyla çatışıp çatışmadığı, bu belirtilen mallar temel alınarak karşılaştırılabilir.
- İhtiyaçtan geniş ve belirsiz liste, daha fazla önceki hakla çatışma ve ileride kullanımın ispatlanamaması riski yaratabilir.
- Tescil talebinden sonra yeni mal gruplarının mevcut başvuruya eklenmesi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 11/6. maddesindeki düzeltme sınırlarını aşar; yeni faaliyet için ayrı başvuru gerekebilir.
Dolayısıyla liste hazırlanırken iş planı esas alınmalı, fakat başvuru kapsamı yalnızca bugün rafta bulunan tekil ürünlerle de gereksiz biçimde daraltılmamalıdır. Kapsamın nasıl ifade edileceği, işletmenin öngörülebilir faaliyetleri ile önceki marka hakları birlikte değerlendirilerek belirlenir.
Ürün Markası ile Mağaza Markası İçin Tescil Stratejisi
Mal ve mağazacılık tescilleri aynı hukuki işlevi görmediği için üretici, distribütör, perakendeci ve pazaryeri işletmecisinin ihtiyaçları farklı olabilir. Aşağıdaki karşılaştırma genel bir değerlendirme çerçevesidir; başvurunun kesin kapsamı faaliyet modeline göre belirlenir.
| Faaliyet | Başlıca koruma alanı | Ayrıca incelenecek konu |
|---|---|---|
| Kendi markasıyla kıyafet üretip satmak | 25. sınıfta ilgili mallar | Aynı işaret bağımsız mağaza adı olarak kullanılacaksa 35. sınıfta ilgili malların mağazacılığı |
| Farklı markaların kozmetik ürünlerini mağazada toplamak | 35. sınıfta ilgili kozmetik mallarının mağazacılığı | Mağazanın kendi markalı ürünü varsa ilgili mal sınıfı |
| Kendi markasıyla kahve üretmek ve satış noktaları işletmek | 30. sınıftaki ilgili mallar ve ihtiyaca göre 35. sınıftaki mağazacılık | İçecek sunumu gibi ayrı hizmetler verilirse onların ayrıca sınıflandırılması |
| Üçüncü kişilerin alıcı ve satıcı olarak işlem yaptığı platform işletmek | 35. sınıftaki çevrimiçi pazaryeri sağlama hizmeti | Platform kendi adına ürün de perakende sunuyorsa ilgili mağazacılık açıklaması |
35. sınıf, mal sınıflarının yerine geçen genel bir güvence olarak seçilmemelidir. Öte yandan yalnız mal sınıfında tescil bulunması da başkasının önceki tarihli benzer mağazacılık markasıyla hiçbir çatışma doğmayacağı anlamına gelmez. Başvuru öncesinde hem mal markalarının hem de satış hizmeti markalarının araştırılması önemlidir; araştırmanın yöntemi marka tescili öncesi benzerlik araştırması ve hukuki risk analizi yazısında ele alınmıştır.
35. Sınıf ile Mal Sınıfları Arasında Karıştırılma İhtimali
SMK m.11/4 gereğince malların ve hizmetlerin aynı sınıfta bulunması benzerlik karinesi oluşturmaz; farklı sınıfta bulunması da benzer olmadıkları anlamına gelmez. 35. sınıfta belli malların satış hizmetleri ile o malların kendi sınıfları arasındaki uyuşmazlıklarda bu ilke özel önem taşır. SMK m.6/1’e göre önceki markanın itirazının kabulü için işaretlerde ve mal veya hizmetlerde gerekli ayniyet ya da benzerlik yanında, halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmalıdır.
Hangi Kriterler Birlikte Değerlendirilir?
- Markaların genel izlenimi: Sözcük, ses, şekil, anlam ve ayırt edici unsurlar arasındaki benzerliğin derecesi.
- Satışa özgülenen mallar: 35. sınıf listesinin hangi somut mal veya mal gruplarını içerdiği; karşı tarafın mal markasının hangi ürünler için tescilli olduğu.
- Ekonomik bağ ve ticari teamül: İlgili malın üreticisi ile perakende satıcısının aynı işletme, bağlı işletme veya lisanslı ağ olarak algılanıp algılanamayacağı.
- Tüketici ve satış kanalları: Malların hedef kitlesi, alım koşulları, mağaza veya çevrimiçi ortamda karşılaşma biçimi ve tüketicinin dikkat düzeyi.
- Önceki hakkın gerçek kapsamı: Tescilin tarihi ve mal/hizmet ifadesi, varsa kullanım ispatı, ileri sürülen tanınmışlığın somut olarak kanıtlanıp kanıtlanmadığı.
Örneğin 25. sınıfta tescilli bir ayakkabı markası ile 35. sınıfta ayakkabı mağazacılığı için başvurulan çok benzer bir işaret arasında, mallar ve hizmetler farklı sınıf numaralarında bulunsa bile ticari bağlantı algısı gündeme gelebilir. Buna karşılık yalnız 35. sınıfta tescil bulunmasına dayanarak ilgisiz bütün mal sınıflarındaki başvuruların reddedilmesi hukuken otomatik bir sonuç değildir. İşaret ve mal/hizmet benzerliğinin genel değerlendirme esasları marka benzerliği ve karıştırılma ihtimali yazısında; nispi ret nedenlerinin bütünü ise marka tescilinde nispi ret nedenleri yazısında incelenmektedir.
Yargı Kararlarındaki Yaklaşım Farkı Neden Önemlidir?
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 11.05.2023 tarihli, E. 2021/647, K. 2023/608 sayılı kararında, 9. sınıftaki mallar ile bu malların satışına özgülenmiş 35. sınıf mağazacılık hizmetleri arasında, işaretlerin güçlü benzerliği ve somut olayın koşulları altında karıştırılma ihtimali kabul edilmiştir. Bu yaklaşım, üreticinin kendi malını satmasının olağan ticari faaliyet olması nedeniyle mallarla bunların satış hizmetleri arasında ilişki kurulabileceğini göstermektedir.
Diğer taraftan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.12.2023 tarihli, E. 2022/3723, K. 2023/7663 sayılı kararında, 35. sınıf tescilinden hareketle ilgili mal sınıfında mevcut olmayan hakların otomatik olarak ileri sürülemeyeceği vurgulanmış ve 9. sınıftaki başvurunun kısmen reddi yönündeki bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur. Kararda ayrıca mağazacılık hizmetleri ile malların benzerliğinin somut olayda kabul edilmesi gerektiğini savunan karşı oy bulunmaktadır. Çoğunluk ile karşı oyun ayrışması, 35. sınıf tescilinin mal sınıflarına etkisinin kategorik ve tartışmasız bir kurala indirgenemeyeceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu nedenle ne “35. sınıf bütün ürünleri kapsar” ne de “35. sınıf ile mal sınıfları hiçbir zaman benzer olamaz” önermesi tek başına güvenilir bir hukuki sonuçtur. Önceki tescilin somut içeriği, ilgili mallar, markaların benzerlik düzeyi ve uygulanacak hukuki gerekçe her uyuşmazlıkta ayrı değerlendirilmelidir. Tanınmışlık veya kötü niyet gibi farklı bir ret nedenine dayanılıyorsa o nedenin özel şartları da ayrıca ispatlanmalıdır.
Eski Tarihli Genel Mağazacılık Tescilleri
Geçmiş dönemlerde 35. sınıf mağazacılık hizmetleri, belirli mal grupları tek tek yazılmaksızın “çeşitli malların bir araya getirilmesi” gibi genel ifadelerle de tescil edilmiştir. Bu kayıtların varlığı, sırf 2026 yılında daha belirli bir liste aranıyor diye kendiliğinden yok sayılmaz. Ancak eski tescilin hangi mallara ilişkin satış hizmetlerini koruduğu ve sonraki başvuruya karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği, tescil tarihindeki ifade, ilgili dönemin kuralları ve somut kullanımla birlikte değerlendirilir.
Özellikle genel ibareli eski bir 35. sınıf tescilinin, 1–34. sınıflarda sayılan bütün malların satış hizmetleri üzerinde sınırsız tekel yarattığı varsayılamaz. Hak sahibinin hangi ürünler için gerçekten mağazacılık faaliyeti yürüttüğünü gösteren belgeler, kapsam tartışmasında önem kazanabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03.12.2025 tarihli, E. 2025/2280, K. 2025/7232 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta da eski tarihli genel mağazacılık tanımı ile belirli mal gruplarına özgülenmiş hizmetler arasındaki fark değerlendirilmiş; ilk derece mahkemesinin somut kapsam üzerinden ulaştığı sonucun hukuka uygun bulunduğu istinaf kararı onanmıştır.
26 Şubat 2026 tarihinde yürürlüğe giren TÜRKPATENT: 2026/2 sayılı Tebliğ, 2024/2 sayılı Tebliğ’i yürürlükten kaldırmıştır. Yeni başvuruların hizmet listesinde 2026 düzenlemesi gözetilir. Daha eski başvuruların ve tescillerin hukuki durumunu incelerken ise sonraki sınıflandırma metnini geçmişe otomatik uygulamak yerine ilgili tarih ve tescil kapsamı esas alınmalıdır.
E-Ticaret Sitesi ve Çevrimiçi Pazaryeri Ayrımı
35. sınıftaki mağazacılık hizmeti fiziksel mağazayla sınırlı değildir. Tebliğ’in açık ifadesi gereği malların elektronik ortamda ve katalog üzerinden bir araya getirilmesi de mağazacılık hizmetinin sunuluş biçimi olabilir. Bu nedenle, örneğin kendi internet mağazasında farklı markalı ev eşyalarını bir araya getirerek satan işletme bakımından, satışa konu ev eşyalarıyla sınırlandırılmış 35. sınıf mağazacılık hizmeti önem taşır.
Ancak kendi çevrimiçi mağazasında satış yapmak ile üçüncü kişi alıcı ve satıcılara çevrimiçi pazaryeri altyapısı sağlamak birbirinden ayrıdır. 2026 listesinin reklamcılık ve pazarlama grubunda “alıcı ve satıcılar için çevrimiçi pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri” ayrıca yer almaktadır. İşletme her iki faaliyet modelini de kullanıyorsa, başvuru listesi tek bir genel “e-ticaret” ibaresine bırakılmadan fiilî hizmet türleri bakımından değerlendirilmelidir.
Bu ayrım, tescilli bir işaretin internet üzerinden izinsiz kullanılması halinde ortaya çıkabilecek ihlal sorumluluğundan da ayrıdır. Pazaryeri satıcıları, ürün ilanları ve platform sorumluluğu gibi meseleler e-ticarette marka hakkı ihlali konusuna girer; burada temel mesele marka tescilinde hizmetin doğru tanımlanmasıdır.
35. Sınıf Başvurusuna Nasıl İtiraz Edilir, Kısmi Ret Mümkün müdür?
35. sınıf mağazacılık başvurusu da diğer marka başvuruları gibi Kurumun incelemesine ve yayıma tabidir. Başvuru öncesinde, yalnız 35. sınıftaki önceki markalar değil, satışa konu malların sınıflarındaki önceki haklar da incelenmelidir. Marka başvuru sürecinde sunulan mal ve hizmet listesi, sonradan yaşanabilecek çatışmanın temel belgesidir.
SMK m.18’e göre ilgili kişiler, yayımlanmış bir marka başvurusuna karşı yayım tarihinden itibaren iki ay içinde gerekçeli ve ücret koşullarını yerine getiren itirazda bulunabilir. 35. sınıf uyuşmazlığında itiraz eden, kendi önceki markasının hangi malları veya satış hizmetlerini kapsadığını; başvuru markasıyla benzerliği ve mağazacılık-mallar arasındaki ticari ilişkiyi somutlaştırmalıdır. Başvuru sahibi ise karşılaştırmanın eksik kurulduğunu, malların ilgisiz olduğunu, işaretlerin farklı genel izlenimler yarattığını veya koşulları varsa önceki markanın kullanımının ispatlanması gerektiğini ileri sürebilir.
İtirazın yalnız belirli satış hizmetleri bakımından haklı bulunması durumunda SMK m.19/3 çerçevesinde kısmi ret mümkündür. Önceki markanın tescil süresi ve diğer şartları mevcutsa SMK m.19/2 kapsamında kullanım ispatı talebi gündeme gelebilir; bu özel savunmanın şartları marka itirazında kullanım ispatı yazısında açıklanmıştır.
İlk idari karara karşı SMK m.20 uyarınca kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Kuruma itiraz yolu öngörülmüştür. Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararından sonraki dava yolu farklı usule tabidir. Ret kararına itiraz, itiraza cevap ve YİDK kararının iptali davası ayrı usul konularıdır. Marka tescil edilmişse, SMK m.25 kapsamında şartları bulunan önceki hak sahibi bakımından ilgili mal veya hizmetlere yönelik kısmi hükümsüzlük talebi de söz konusu olabilir.
Mağazacılıkta Kullanımın İspatı Hangi Belgelerle Sağlanır?
35. sınıfta tescil bulunması ile mağazacılık hizmetinin piyasada ciddi biçimde kullanılmış olması farklıdır. Özellikle önceki markanın kullanımının ispatının talep edildiği uyuşmazlıklarda veya markanın kullanılmaması nedeniyle iptalinde, hizmetin gerçek ticari faaliyette kullanıldığını göstermek önemlidir. İspat için belgelerin ilgili tarihe, işarete, satışa konu mal grubuna ve Türkiye’deki faaliyetle bağlantılı olması aranır.
- Mağaza ve tabela kayıtları: Tarihi belirlenebilen mağaza fotoğrafları, kira ve açılış belgeleri; işaretin müşteri nezdinde hangi hizmeti gösterdiğinin anlaşılmasına yardımcı olabilir.
- Satış ve sipariş belgeleri: Faturalar, sipariş kayıtları, stok ve teslim belgeleri; ilgili malların hangi mağazacılık faaliyetiyle sunulduğuyla ilişkilendirilmelidir.
- Çevrimiçi satış kayıtları: Tarihli internet arşivleri, uygulama ekranları, kampanya duyuruları ve elektronik satış kayıtları; yalnızca web sitesinin varlığını değil ticari faaliyeti göstermelidir.
- Tanıtım ve organizasyon belgeleri: Kataloglar, mağaza broşürleri, reklam harcamaları ve dağıtım ağı kayıtları, diğer delilleri destekleyebilir.
Örneğin yalnız ürün ambalajında bulunan marka etiketi, markanın mağazacılık hizmeti için de kullanıldığını tek başına göstermeyebilir. Buna karşılık mağaza adı, satış kanalı, ilgili ürün kategorileri ve ticari kayıtlar bir bütün olarak bağlantıyı gösterebilir. Beş yıllık kullanmama yaptırımının şartları markanın kullanılmaması nedeniyle iptali yazısında; delillerin sistematik incelenmesi marka kullanım ispatı delilleri yazısında ele alınmaktadır.
Mağaza Tabelasında Kullanım Tecavüz Oluşturabilir mi?
Mağaza tabelası, internet mağazasının adı veya mağaza içi yönlendirmeler, koşulları varsa bir hizmet markasının kullanımı sayılabilir. Ancak bunların her biri otomatik olarak başkasının hakkına tecavüz teşkil etmez. SMK m.7 ve m.29 çerçevesinde önceki hakkın kapsamı, işaretin ticari kullanım niteliği ve karıştırılma ihtimali incelenir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 27.02.2025 tarihli, E. 2024/1640, K. 2025/360 sayılı kararında, mağaza ve ürünler üzerindeki somut sunumun önceki markaya yaklaştırıldığına ilişkin değerlendirmeler sonucunda ilk derece kararı kaldırılmış ve tazminat yönünden de inceleme yapılması için dosya geri gönderilmiştir. Bu karar, salt satış faaliyeti ile markayı tüketiciyi yanıltabilecek biçimde sunmanın ayrı değerlendirilmesi gerektiğini gösterir; her mağazanın aynı sonucu doğuracağı anlamına gelmez.
İhlal oluşturabilecek eylemlerin ayrıntılı incelemesi marka hakkına tecavüz sayılan fiiller, korumanın sınırları ise marka hakkının kapsamı başlıklı yazılarda yer alır.
Somut Karşılaştırma Örnekleri
Aşağıdaki durumlar açıklama amacıyla oluşturulmuş varsayımsal örneklerdir; somut bir başvurunun kesin tescil veya ret sonucu olarak değerlendirilmemelidir.
Örnek 1: Ayakkabı Markası ile Ayakkabı Mağazası
A işletmesi, “LORVİ” işaretini 25. sınıfta ayakkabılar için önceden tescil ettirmiş olsun. B işletmesi benzer bir işareti, 35. sınıfta ayakkabıların mağazacılığı için başvuruya konu ederse tarafların mal ve hizmetlerinin farklı sınıf numaralarında bulunması tek başına çatışmayı ortadan kaldırmaz. İşaretlerin benzerliği ile ayakkabı ve ayakkabı satış hizmeti arasındaki ticari bağlantı birlikte incelenir.
Örnek 2: Kırtasiye Ürünü ile İlgisiz Mağazacılık
C işletmesinin 16. sınıfta belirli kırtasiye malları için markası bulunsun. D işletmesi benzer bir adla yalnız farklı nitelikte ve alıcı çevresi farklı olan ürünlerin satışına özgü 35. sınıf başvurusu yapsın. Benzerliğe dair değerlendirme, bütün 35. sınıfın kırtasiye ürünleriyle kendiliğinden ilişkili olduğu varsayımına değil, satışa konu somut mal gruplarına ve tüketici algısına dayanır.
Örnek 3: Kendi Mağazası ile Pazaryeri Platformu
E işletmesi kendi stokundaki ev eşyalarını internet sitesi üzerinden satarken F işletmesi birçok bağımsız satıcının ilan açtığı platformu işletmektedir. Her ikisi de çevrimiçi faaliyet yürütse de E’nin faaliyeti belirli malların mağazacılığı, F’nin faaliyeti ise alıcı ve satıcılara çevrimiçi pazaryeri sağlanması yönünden ele alınabilir. Ortak “e-ticaret” tanımı, iki hizmetin tescil listesindeki farklılığını ortadan kaldırmaz.
Marka Tescilinde 35. Sınıf Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
1. Ürün satan herkesin 35. sınıfta marka tescili yaptırması zorunlu mu?
Hayır. Ürününü meşru biçimde satmak için ayrıca 35. sınıf tescili yaptırılması genel bir kanuni şart değildir. Ancak işaret bağımsız mağaza veya satış hizmeti adı olarak da kullanılacaksa bu hizmetin korunması ve önceki haklarla çatışma riski ayrıca değerlendirilmelidir.
2. 35. sınıf tescili bütün ürün gruplarında tekel hakkı sağlar mı?
Hayır. Özellikle mağazacılık alt grubunda satışa konu mallar, tescilin kapsamı ve önceki haklarla ticari bağlantı belirleyicidir. Salt “35. sınıf” ibaresinden 1–34. sınıfların tamamında mal markası hakkı çıktığı söylenemez.
3. Sadece 35. sınıf tesciliyle kendi markalı kıyafetler korunur mu?
35. sınıfta kıyafetlerin mağazacılığı için tescil, kıyafetin kendisi üzerinde 25. sınıfta yapılmış mal markası tesciliyle özdeş değildir. Ürün markası olarak kullanılacak işaret için ilgili mal sınıfının ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
4. İnternetten ürün satışı 35. sınıfa girer mi?
Belirli malların müşterilere çevrimiçi ortamda bir arada sunulmasına yönelik mağazacılık hizmeti 35. sınıf kapsamında olabilir. Üçüncü kişiler için çevrimiçi pazaryeri sağlanması ise 2026 listesinde ayrıca tanımlanmış bir hizmettir.
5. 35. sınıf mağazacılık başvurusunda satılacak mallar belirtilmeli mi?
Evet. TÜRKPATENT: 2026/2 sayılı Tebliğ’in 3/5. maddesi uyarınca mağazacılık hizmetine ilişkin standart ifadedeki ilgili alana mal veya mal grupları yazılır; buraya hizmet adı yazılmaz.
6. 25. sınıftaki önceki marka sahibi, 35. sınıftaki mağazacılık başvurusuna itiraz edebilir mi?
İlgili şartlar mevcutsa edebilir. İşaretlerin benzerliği, satışa konu mallar ile önceki tescilin kapsadığı mallar arasındaki ilişki ve karıştırılma ihtimali değerlendirilir. Farklı sınıf numaraları itirazı kendiliğinden geçersiz kılmaz.
7. Eski tarihli ve genel ifadeli 35. sınıf tescili bugün geçersiz mi?
Yalnız 2026 Tebliği’nin daha belirli mal listesi öngörmesi nedeniyle kendiliğinden geçersiz sayılmaz. Bununla birlikte önceki tescilin koruma alanı, eski kayıt metni, kullanım ve somut uyuşmazlığın özelliklerine göre belirlenir; bütün mal gruplarına otomatik genişleme kabul edilemez.
Sonuç
Marka tescilinde 35. sınıf bakımından belirleyici ayrım, mal markası ile malın satışına ilişkin mağazacılık hizmeti markası arasındadır. Yeni bir başvuruda satışa konu malların 2026 Sınıflandırma Tebliği’ne uygun biçimde tanımlanması, önceki ürün ve mağazacılık tescillerinin birlikte incelenmesi, elektronik mağaza ile çevrimiçi pazaryeri faaliyetinin doğru ayrılması gerekir. Uyuşmazlık çıktığında sınıf numarasından otomatik sonuç çıkarılmaz; ilgili mallar, işaretler, gerçek faaliyet ve karıştırılma ihtimali somut olarak değerlendirilir. Marka tescili ve koruma yollarının hukuki değerlendirmesi için marka hukuku hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık hizmetleri sayfasından yararlanılabilir.
Yazar: Avukat Fatih Sefer