Aracı kurum çerçeve sözleşmesi, yatırımcı ile aracı kurum arasında hesap açılırken imzalanan ve emir verme, işlem, teminat, saklama, ücret, bildirim ve sorumluluk kurallarını bütün işlemler için önceden belirleyen temel sözleşmedir. Sermaye piyasası mevzuatı, aracı kurumun müşteriye hizmet sunmadan önce asgari içeriği Kurulca belirlenen bir çerçeve sözleşme imzalamasını ve buna ek olarak risk bildirim formunu müşteriye vermesini zorunlu tutar. Bu sözleşmeler aracı kurum tarafından önceden hazırlanır ve müşteriye imzaya sunulur. Bu nedenle Türk Borçlar Kanunu’ndaki genel işlem koşulları denetimine tabidir. Müşteri aleyhine olup kendisine açıkça anlatılmayan hükümler yazılmamış sayılır, belirsiz hükümler aracı kurum aleyhine yorumlanır ve hafif kusurdan sorumsuzluk kayıtları dahi kesin olarak hükümsüzdür. Risk bildirim formunun imzalatılmış olması ise aracı kurumun bilgilendirme yükümlülüğünü tek başına yerine getirdiğini göstermez.
Bu yazıda çerçeve sözleşmenin zorunluluğunu ve türlerini, risk bildirim formunu, genel işlem koşulu denetimini, uygulamada sorun çıkaran tipik hükümleri, sözleşme imzalanmadan yapılan işlemleri, sözleşmenin değiştirilmesi ve feshini, yetki ve delil hükümlerini kararlarla anlatıyoruz.
Aracı Kurum Çerçeve Sözleşmesi İçin Kanun Metni
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.39/8 ve m.45/1
“(8) Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunulmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca belirlenir.” (m.39/8)
“(1) Yatırım kuruluşlarının yükümlülükleri, yatırım hizmet ve faaliyetleri ile yan hizmetlerin sunumu sırasında uyacakları ilke ve esaslar Kurulca belirlenir. (…)” (m.45/1)
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m.20/4, 21, 23, 24, 25 ve 115
“Genel işlem koşullarıyla ilgili hükümler, sundukları hizmetleri kanun veya yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütmekte olan kişi ve kuruluşların hazırladıkları sözleşmelere de, niteliklerine bakılmaksızın uygulanır.” (m.20/4)
“Karşı tarafın menfaatine aykırı genel işlem koşullarının sözleşmenin kapsamına girmesi, sözleşmenin yapılması sırasında düzenleyenin karşı tarafa, bu koşulların varlığı hakkında açıkça bilgi verip, bunların içeriğini öğrenme imkânı sağlamasına ve karşı tarafın da bu koşulları kabul etmesine bağlıdır. Aksi takdirde, genel işlem koşulları yazılmamış sayılır.
Sözleşmenin niteliğine ve işin özelliğine yabancı olan genel işlem koşulları da yazılmamış sayılır.” (m.21)
“Genel işlem koşullarında yer alan bir hüküm, açık ve anlaşılır değilse veya birden çok anlama geliyorsa, düzenleyenin aleyhine ve karşı tarafın lehine yorumlanır.” (m.23)
“Genel işlem koşullarının bulunduğu bir sözleşmede veya ayrı bir sözleşmede yer alan ve düzenleyene tek yanlı olarak karşı taraf aleyhine genel işlem koşulları içeren sözleşmenin bir hükmünü değiştirme ya da yeni düzenleme getirme yetkisi veren kayıtlar yazılmamış sayılır.” (m.24)
“Genel işlem koşullarına, dürüstlük kurallarına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştırıcı nitelikte hükümler konulamaz.” (m.25)
“Borçlunun ağır kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür. (…) Uzmanlığı gerektiren bir hizmet, meslek veya sanat, ancak kanun ya da yetkili makamlar tarafından verilen izinle yürütülebiliyorsa, borçlunun hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.” (m.115/1 ve 3)
Not: Kanun maddeleri güncel konsolide metinlerden alınmıştır. TBK’nın anılan maddelerinde 7589 sayılı Kanunla yapılmış bir değişiklik bulunmamaktadır. Çerçeve sözleşmenin asgari içeriği ve risk bildirim formu, Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-39.1) ve ekleriyle düzenlenmiştir; bu Tebliğ Dejure mevzuat kaynağında bulunmadığından güncel metni SPK mevzuat sisteminden kontrol edilmelidir.
Kısacası: Çerçeve sözleşme zorunludur ve içeriği SPK düzenlemesiyle sınırlıdır. Aracı kurum, Tebliğin emredici hükümlerini sözleşmeyle müşteri aleyhine değiştiremez. TBK’nın genel işlem koşulu hükümleri de izinle faaliyet gösteren kuruluşların sözleşmelerine açıkça uygulanır. Aracı kurumun genel konumu için aracı kurum nedir yazımıza, mevzuatın bütünü için sermaye piyasası hukuku sayfamıza bakılabilir.
Aracı Kurum Çerçeve Sözleşmesinin Niteliği ve Türleri
Çerçeve sözleşme, tek tek her işlem için ayrı sözleşme yapılmasını gereksiz kılar. Yatırımcının sonradan vereceği her emir, bu sözleşmenin çizdiği çerçevede yerine getirilir. Hukuki niteliği itibarıyla vekâlet, komisyon ve saklama unsurlarını bir arada taşıyan karma bir sözleşmedir. Aracı kurum müşterinin hesabına ve çoğu zaman kendi adına işlem yapar, müşterinin varlıklarını saklar ve teminatlarını yönetir.
Hizmetin türüne göre birden fazla çerçeve sözleşme imzalanır. Uygulamada en sık karşılaşılanlar şunlardır:
| Sözleşme | Kapsamı | Ek belgeler |
|---|---|---|
| Alım satıma aracılık çerçeve sözleşmesi | Pay, borçlanma aracı, fon ve diğer araçların alım satımı | Genel risk bildirim formu, müşteri tanıma formu |
| Türev araçlar çerçeve sözleşmesi | VİOP işlemleri, teminat ve teminat tamamlama | Türev araçlar risk bildirim formu |
| Kaldıraçlı işlemler çerçeve sözleşmesi | Forex ve benzeri borsa dışı kaldıraçlı işlemler | Kaldıraçlı işlemler risk bildirim formu |
| Kredili işlem sözleşmesi | Kredili alım, açığa satış, ödünç işlemleri | Kredi bilgilendirme formu |
| Yatırım danışmanlığı / portföy yönetimi sözleşmesi | Danışmanlık veya bireysel portföy yönetimi | Yerindelik testi, tanıtım formu |
Her hizmet için doğru sözleşmenin imzalanmış olması önemlidir. Aracı kurum yalnızca alım satıma aracılık sözleşmesi imzalatıp fiilen danışmanlık veya portföy yönetimi yaparsa, bu hizmet sözleşmesiz ve dolayısıyla mevzuata aykırı sunulmuş olur. Bu ayrımın önemi ve yerindelik testi şartı uygunluk ve yerindelik testi yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Risk Bildirim Formu: İmza Yeterli mi?
Çerçeve sözleşmeyle birlikte müşteriye risk bildirim formu verilir. Form, işlem yapılacak araçların risklerini standart bir dille açıklar. Yatırım kuruluşları, formu müşteriye vermek ve açıklamaların müşteri tarafından okunup anlaşıldığına dair yazılı beyan almakla yükümlüdür. Kaldıraçlı işlemler ve türev araçlar için ayrı ve daha ayrıntılı formlar kullanılır.
Uygulamadaki sorun, formun çoğu zaman onlarca sayfalık sözleşme setinin içinde, sayfalar arasında imzalatılmasıdır. Mahkemeler imzanın tek başına bilgilendirmenin yapıldığını kanıtlamadığını kabul etmeye başlamıştır. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/100, K. 2026/115, T. 05.02.2026 sayılı kararında şu tespit yer almaktadır:
“(…) somut olayda formlar önceden doldurulmuş, davacıya yalnızca imza attırılmıştır. Bu durum, mevzuatın öngördüğü usule aykırıdır. İmzanın varlığı, aydınlatma yükümlülüğünün usulüne uygun yerine getirildiğini tek başına kanıtlamaya yeterli değildir; zira imzanın bağlayıcılığı ile aydınlatma yükümlülüğünün özüne uygun ifası birbirinden ayrı hukuki meselelerdir.”
Aynı yaklaşım aracı kurumun müşteriye karşı açtığı davalarda da sonuç doğurur. İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/446, K. 2020/512, T. 26.10.2020 sayılı kararında, sözleşmeler ve risk bildirim formu imzalanmış olmakla birlikte matbu formun yatırımcının bildirilen tüm riskleri anladığına dair bir irade beyanıyla imzalanmadığı tespit edilmiş ve aracı kurumun davası reddedilmiştir.
Bununla birlikte risk bildirimi usulüne uygun yapılmış, müşteri uzun süre işlem yapmış ve riskleri bildiği anlaşılıyorsa, imzalı form aracı kurum lehine güçlü bir delildir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/2163, K. 2023/4492, T. 13.07.2023 sayılı kararına konu dosyada ilk derece mahkemesi, kaldıraçlı işlemler çerçeve sözleşmesi, müşteriyi tanıma formu ve risk bildirim formunun usulüne uygun düzenlendiğini, müşterinin çok sayıda işlem yaparak kendi kararlarıyla zarara uğradığını belirterek davayı reddetmiştir.
Müşteri tanıma formu ve verilen bilgilerin doğruluğu
Çerçeve sözleşmeyle birlikte doldurulan müşteri tanıma formu ve uygunluk testi, müşterinin mesleği, eğitimi, geliri, malvarlığı, yatırım amacı ve tecrübesi hakkında bilgi içerir. Bu bilgiler hem hangi ürünlerin müşteriye uygun olduğunu hem de müşterinin genel veya profesyonel müşteri sayılıp sayılmayacağını belirler. Formun aracı kurum çalışanı tarafından önceden doldurulup müşteriye yalnızca imzalatılması, sonradan yapılacak bütün değerlendirmeleri sakatlar.
Müşteri gerçeğe aykırı bilgi verirse, örneğin tecrübesini veya malvarlığını abartırsa, sonradan bu bilgilere dayanılarak sunulan hizmetin kendisine uygun olmadığını ileri sürmesi zorlaşır. Bu durum kusur paylaşımında müşteri aleyhine değerlendirilir. Buna karşılık müşteri bilgi vermez veya eksik bilgi verirse, aracı kurumun hangi ürünlerin uygun olduğunun tespit edilemeyeceği konusunda müşteriyi yazılı olarak uyarması gerekir. Bu uyarı yapılmadan işlem yaptırılması aracı kurumun aleyhine sonuç doğurur.
Kaldıraçlı işlemlerde formun önemi daha da artar. Kaldıraçlı alım satım risk bildirim formunun, sözleşme setinin ara sayfalarında sıradan bir belge gibi imzalatıldığı iddiası, uygulamada SPK incelemelerine ve idari para cezalarına konu olmaktadır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/2017, K. 2021/2864 sayılı kararında yatırımcının teminatını aşan zarara uğratılamayacağı kuralı emredici kabul edildiğinden, çerçeve sözleşmeye konulan “eksi bakiyeden müşteri sorumludur” şeklindeki bir hüküm de bu kuralın önüne geçemez.
Aracı Kurum Çerçeve Sözleşmesinde Genel İşlem Koşulu Denetimi
Aracı kurum çerçeve sözleşmesi, TBK m.20 anlamında tipik bir genel işlem koşulları sözleşmesidir. Metin aracı kurum tarafından çok sayıda müşteri için önceden hazırlanır ve müşterinin içeriği müzakere etme imkânı yoktur. TBK m.20/4, izinle faaliyet gösteren kuruluşların sözleşmelerinin de bu denetime tabi olduğunu açıkça belirtir. Sözleşmeye “her madde ayrı ayrı müzakere edilmiştir” şeklinde bir ibare konulması, m.20/3 uyarınca hükümleri genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz.
Denetim üç aşamada yapılır:
- Yürürlük denetimi (m.21): Müşteri aleyhine olan hüküm, sözleşme yapılırken müşteriye açıkça bildirilmemiş ve içeriğini öğrenme imkânı tanınmamışsa yazılmamış sayılır. Sözleşmenin niteliğine yabancı, müşterinin beklemeyeceği hükümler de aynı sonuca tabidir.
- Yorum denetimi (m.23): Açık olmayan veya birden çok anlama gelen hüküm aracı kurum aleyhine yorumlanır.
- İçerik denetimi (m.25): Dürüstlük kuralına aykırı olarak müşterinin durumunu ağırlaştıran hükümler konulamaz.
Müşteri tüketici ise 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un haksız şart hükümleri de uygulanır. İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/330, K. 2025/1296, T. 23.10.2025 sayılı dosyada yatırımcı, 67 sayfalık sözleşmenin açıklama yapılmadan imzalatıldığını, maddelerin tek taraflı hazırlandığını ve hayatın olağan akışına göre okunup anlaşılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüştür. Bu tür iddialar, sözleşmenin tamamını değil, müşteri aleyhine olan ve kendisine ayrıca anlatılmayan hükümleri etkisiz kılmaya yöneliktir.
Tacir müşteriler bakımından
Genel işlem koşulu denetimi tacir müşteriler için de uygulanır. Ancak mahkemeler, tacirin basiretli davranma yükümlülüğü nedeniyle sözleşme hükümlerini bilmediğini ileri sürmesini daha sınırlı kabul etmektedir. Tacirler arasındaki benzer uyuşmazlıklarda taraflardan birinin diğeri üzerinde baskın konumda olmadığı durumlarda sorumsuzluk hükümlerinin geçerli sayılabileceği görüşü de bulunmaktadır. Bu nedenle şirket hesapları ve profesyonel müşteriler bakımından sözleşme hükümlerine daha fazla ağırlık verilir.
Sorumsuzluk Kayıtları ve TBK m.115
Çerçeve sözleşmelerde aracı kurumu sorumluluktan kurtarmaya yönelik çok sayıda hüküm bulunur: “Aracı kurum sistem arızalarından sorumlu değildir”, “Verilen bilgiler tavsiye niteliğinde değildir”, “Müşteri tüm işlemlerin sonucuna katlanır” gibi. Bu kayıtların geçerliliği TBK m.115 ile sınırlıdır. Ağır kusurdan sorumsuzluk anlaşması her durumda hükümsüzdür. Aracı kurum faaliyetini SPK izniyle yürüttüğü için, m.115/3 uyarınca hafif kusurundan sorumlu olmayacağına ilişkin önceden yapılan anlaşma da kesin olarak hükümsüzdür.
Yargı kararları bu sonucu uzun süredir kabul etmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2008/9797, K. 2010/734, T. 25.01.2010 sayılı kararında, banka ile müşteri arasındaki sözleşmedeki sorumsuzluk hükmünün, mülga BK m.99/2 karşısında müşteriyi bağlamadığını belirterek, müşterinin bilgisi dışında internet bankacılığıyla çekilen paradan bankayı sorumlu tutmuş ve aksi yöndeki hükmü bozmuştur. İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2013/363, K. 2019/1297, T. 11.12.2019 sayılı kararda da, satılan ürün hakkındaki bilgilerin “öneri veya taahhüt olarak yorumlanamaz” şeklindeki tek taraflı sorumsuzluk kaydının güven kurumu konumundaki banka lehine kendiliğinden sonuç doğurmayacağı belirtilmiştir.
Forex işlemlerinde de aynı ilke geçerlidir. Hatalı fiyat nedeniyle emir iptali tartışılan Yargıtay kararlarındaki karşı oylarda, izinle yürütülen uzmanlık gerektiren hizmetlerde hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşmasının TBK m.115/3 uyarınca hükümsüz olduğu vurgulanmıştır. Bu kararlar forex işlemlerinde aracı kurum sorumluluğu yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
Çerçeve Sözleşmede Sorun Çıkaran Tipik Hükümler
Uygulamada uyuşmazlıkların büyük bölümü aşağıdaki hükümlerden doğar:
| Hüküm | Sorun | Değerlendirme |
|---|---|---|
| Teminat tamamlama ve re’sen satış yetkisi | Bildirim yapılmadan veya süre verilmeden satış | Tebliğdeki usul sözleşmeyle kısaltılamaz |
| Eksi bakiyeden müşterinin sorumluluğu | Kaldıraçlı işlemlerde teminatı aşan zarar | Tebliğ m.19 karşısında müşteriyi bağlamaz |
| Tek taraflı ücret ve oran değişikliği | Komisyon, faiz veya kaldıraç oranının bildirimle değiştirilmesi | TBK m.24 uyarınca yazılmamış sayılabilir |
| Ekstreye süresinde itiraz edilmezse kabul sayılır | Müşterinin hatayı geç fark etmesi | Karine niteliğinde; doğrudan delillerin önüne geçmez |
| Ses kayıtları kesin delildir | Kayıtların eksik veya silinmiş olması | Kayıt tutma yükümlülüğü aracı kurumdadır |
| Sistem arızasından sorumsuzluk | Platform çöktüğünde verilemeyen emirler | TBK m.115/3 sınırına tabidir |
| Hesaptaki varlıklar üzerinde rehin ve takas hakkı | Başka bir borç için varlıklara el konulması | Kapsamı açıkça belirtilmelidir |
Teminat ve re’sen satış hükümleri
Kredili işlem ve türev sözleşmelerinde teminat tamamlama çağrısı ve re’sen satış hükümleri merkezi önemdedir. Sözleşme, Tebliğin öngördüğü bildirim ve süre kurallarını müşteri aleyhine değiştiremez. Sözleşmedeki rehin ve teminat hükümlerinin hukuki niteliği ve SPKn m.47’deki paraya çevirme kuralı için sermaye piyasası araçları üzerinde teminat, kredili hesaplardaki uygulama için kredili menkul kıymet işlemleri yazılarımıza bakılabilir.
Oran değişikliği için yazılı onay
Kaldıraçlı işlemlerde azami kaldıraç oranı çerçeve sözleşmede belirlenir. Danıştay 13. Daire, E. 2017/483, K. 2023/5169 sayılı kararında aktarıldığı üzere III-37.1 Tebliğinin m.27/5 hükmüne göre bu oranların sonradan değiştirilebilmesi için müşterinin yazılı onayı alınır ve elektronik ortamda alınan onayın aracı kurum tarafından tevsik edilebilmesi gerekir. Aracı kurumun bildirimle oranı değiştirmesi bu nedenle müşteriyi bağlamaz.
Çerçeve Sözleşme İmzalanmadan Yapılan İşlemler
Çerçeve sözleşme, aracılık hizmetinin ön şartıdır. Sözleşme hiç imzalanmamışsa veya imzalanan sözleşme Kurulun belirlediği asgari içeriği taşımıyorsa, yapılan işlemlerin geçerliliği tartışmalı hale gelir. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/27, K. 2019/190, T. 13.02.2019 sayılı kararında, Yargıtay bozmasından sonra alınan bilirkişi raporuna dayanılarak şu tespitler yapılmıştır: Müşteriye tahvil satan banka personelinin yeterli lisansı yoktur, risk bildirim formu imzalatılmadan sözleşme yapılmıştır ve taraflar arasındaki bireysel müşteri sözleşmesi, aracılık hizmeti için imzalatılması şart olan ve asgari içeriği Kurulca belirlenen çerçeve sözleşme olarak kabul edilemez. Bu nedenle müşteri hesabında yapılan tahvil alım satımının, müşteriden yazılı talimat alınmış olsa bile geçerli bir dayanağı bulunmadığı kabul edilmiştir.
Benzer bir sorun, yalnızca genel bankacılık sözleşmesine dayanarak yatırım ürünü satılmasında ortaya çıkar. Bankanın veya aracı kurumun müşterisine bilgisi dışında işlem yapması ise ayrı bir sorumluluk sebebidir. Bu konu aracı kurumun yetkisiz işlem sorumluluğu yazımızda anlatılmıştır.
Sözleşmenin Değiştirilmesi ve Feshi
Çerçeve sözleşmeler süresizdir ve taraflardan her biri sözleşmede belirtilen bildirim süresine uyarak sözleşmeyi feshedebilir. Uygulamada bu süre genellikle birkaç gündür. Fesih, devam eden işlemlerin tasfiyesini ve müşteri varlıklarının iadesini veya başka bir kuruma virmanını gerektirir. Aracı kurum, feshi gerekçe göstererek müşteri varlıklarını tutamaz. Ancak müşterinin kurum karşısındaki borcu varsa, sözleşmedeki teminat ve takas hükümleri çerçevesinde bu borç mahsup edilebilir.
Sözleşmede aracı kurumun hükümleri tek taraflı değiştirebileceğine dair bir kayıt varsa, bu kayıt TBK m.24 uyarınca yazılmamış sayılır. Mevzuat değişikliğinden kaynaklanan zorunlu güncellemeler bu yasağın dışındadır. Müşteri aleyhine yeni bir yükümlülük getiren değişiklik ise müşterinin yazılı kabulüne bağlıdır.
Aracı kurumun faaliyetinin SPK tarafından durdurulması halinde çerçeve sözleşmenin akıbeti ve müşteri varlıklarının iadesi ayrı kurallara tabidir. Bu durum faaliyeti durdurulan aracı kurum yazımızda ele alınmıştır.
Yetki, Delil ve Emir Hükümleri
Çerçeve sözleşmelerde genellikle aracı kurumun genel müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğu yazılır. HMK m.17 uyarınca yetki sözleşmesi yalnızca tacirler veya kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir. Bireysel yatırımcıya karşı bu kayıt hüküm doğurmaz ve yatırımcı genel yetki kurallarına göre dava açabilir. Tüketici sıfatıyla hareket eden yatırımcı ayrıca kendi yerleşim yerinde dava açma imkânına sahiptir.
Delil hükümleri de sıkça uyuşmazlık konusu olur. İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/941, K. 2023/954 sayılı kararda aktarılan bir çerçeve sözleşmede, aracı kurumun defter, kayıt ve belgeleri ile ses kayıtlarının HMK m.193 anlamında kesin delil niteliğinde olduğu kararlaştırılmıştır. Aynı sözleşmede, yazılı teyit alınmayan sözlü emirleri yerine getirip getirmemekte aracı kurumun serbest olduğu da yazılıdır. Bu tür hükümler aracı kurumu kayıt tutmaya zorlar. Kayıt sunulamazsa hüküm aracı kurum lehine işlemez. Emirlerin verilme şekli ve ispatı ile ilgili ayrıntılar müşteri emrinin gerçekleştirilmesi yazımızda anlatılmıştır.
Çerçeve sözleşmede müşteri temsilcisinin rolü de tanımlanır. Temsilcinin yalnızca emir alma ve iletme yetkisi bulunduğu, yatırım tavsiyesi veremeyeceği yazılır. Temsilcinin fiilen tavsiye verdiği durumlarda bu hüküm aracı kurumu korumaz. Bu konu aracı kurum yönlendirme sorumluluğu ve yatırım danışmanının hukuki sorumluluğu yazılarımızda incelenmiştir.
Çerçeve Sözleşme Uyuşmazlığında İzlenecek Yol
Aracı kurumla uyuşmazlık çıktığında ilk iş, imzalanan tüm sözleşme setinin, risk bildirim formlarının, müşteri tanıma ve uygunluk testi formlarının birer örneğini aracı kurumdan yazılı olarak istemektir. Müşterinin sözleşmenin bir nüshasını alma hakkı vardır. Ardından uyuşmazlığa konu hükmün genel işlem koşulu olup olmadığı, müşteriye ayrıca anlatılıp anlatılmadığı ve Tebliğin emredici hükümlerine uygun olup olmadığı incelenir.
Aracı kuruma yazılı şikâyet sonuçsuz kalırsa SPK’ya başvurulabilir. Kurul, risk bildirim formunun usulüne uygun alınmaması gibi aykırılıklarda idari para cezası verebilir. Başvurunun nasıl yapılacağı SPK’ya şikâyet yazımızda anlatılmıştır. Tazminat davası, yatırımcının tüketici olup olmamasına göre tüketici mahkemesinde veya asliye ticaret mahkemesinde açılır ve dava öncesinde arabuluculuk zorunludur. Diğer çözüm yolları borsa uyuşmazlıklarının çözümü yazımızda toplu olarak anlatılmıştır.
Sık Sorulan Sorular
Aracı kurum çerçeve sözleşmesi imzalamadan işlem yapabilir mi?
Hayır. Çerçeve sözleşme ve risk bildirim formu, aracılık hizmetinin ön şartıdır. Sözleşmesiz yapılan işlemlerin dayanağı tartışmalıdır ve aracı kurumun sorumluluğunu doğurur.
Sözleşmeyi okumadan imzaladım. Bütün hükümleriyle bağlı mıyım?
Sözleşmenin temel hükümleriyle bağlısınız. Ancak aleyhinize olup size ayrıca açıklanmayan genel işlem koşulları TBK m.21 uyarınca yazılmamış sayılır.
Risk bildirim formunu imzaladım. Artık hiçbir şey isteyemez miyim?
İsteyebilirsiniz. Formun imzalanması bilgilendirmenin usulüne uygun yapıldığını tek başına kanıtlamaz. Ayrıca form, aracı kurumun sonraki kusurlu işlemlerinden doğan sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Sözleşmede “aracı kurum hiçbir durumda sorumlu değildir” yazıyor. Geçerli mi?
Hayır. Ağır kusurdan sorumsuzluk her durumda, SPK izniyle faaliyet gösteren aracı kurum bakımından hafif kusurdan sorumsuzluk da kesin olarak hükümsüzdür.
Aracı kurum komisyon oranını bildirimle değiştirebilir mi?
Tek taraflı değiştirme yetkisi veren kayıtlar TBK m.24 uyarınca yazılmamış sayılır. Müşteri aleyhine değişiklik için onayınız gerekir.
Kaldıraç oranımı aracı kurum değiştirdi. Geçerli mi?
Kaldıraç oranının sonradan değiştirilmesi için müşterinin yazılı onayı gerekir. Onay elektronik ortamda alınmışsa aracı kurum bunu belgelemek zorundadır.
Sözleşmede yazan yetkili mahkeme beni bağlar mı?
Bireysel yatırımcıyı bağlamaz. Yetki sözleşmesi yalnızca tacirler ve kamu tüzel kişileri arasında geçerlidir.
Ekstreye itiraz etmedim. Sözleşmeye göre işlemleri kabul etmiş sayılır mıyım?
Bu hüküm bir karine oluşturur. Ancak ses kaydı, log kaydı gibi doğrudan deliller bu karinenin aksini ispat edebilir.
Sözleşmenin bir örneğini isteme hakkım var mı?
Evet. Sözleşmenin ve risk bildirim formunun bir örneğinin müşteriye verilmesi gerekir. Verilmediyse yazılı olarak isteyin.
Çerçeve sözleşmeyi nasıl feshederim?
Sözleşmedeki bildirim süresine uyarak yazılı fesih bildiriminde bulunursunuz. Açık pozisyonlar tasfiye edilir ve varlıklarınız iade edilir veya başka kuruma aktarılır.
Danışmanlık sözleşmesi imzalamadım ama temsilci hep öneri veriyordu. Ne olur?
Fiilen danışmanlık yapılmışsa ve bunun için sözleşme ile yerindelik testi yoksa, aracı kurum bu hizmeti mevzuata aykırı sunmuş olur ve zarardan sorumlu tutulabilir.
Tacir isem genel işlem koşulu denetiminden yararlanabilir miyim?
Evet, TBK’nın genel işlem koşulu hükümleri tacirler için de uygulanır. Ancak mahkemeler tacirin basiretli davranma yükümlülüğünü dikkate alarak sözleşme hükümlerine daha fazla ağırlık verebilir.
Sonuç
Aracı kurum çerçeve sözleşmesi, yatırımcı ile aracı kurum ilişkisinin anayasasıdır, ancak sınırsız değildir. Sözleşme SPK düzenlemelerinin emredici hükümlerini müşteri aleyhine değiştiremez. Müşteri aleyhine olup ayrıca anlatılmayan hükümler yazılmamış sayılır, belirsiz hükümler aracı kurum aleyhine yorumlanır, tek taraflı değişiklik kayıtları ve hafif kusurdan sorumsuzluk anlaşmaları hükümsüzdür. Risk bildirim formunun imzalatılmış olması da bilgilendirmenin usulüne uygun yapıldığını tek başına kanıtlamaz.
Uyuşmazlıkta sözleşme setinin tamamının ve imzalandığı koşulların ayrıntılı incelenmesi gerekir. Aracı kurumunuz çerçeve sözleşmedeki bir hükme dayanarak zararınızı karşılamaktan kaçınıyorsa sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Yazar Avukat Fatih SEFER