Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılma: Şartlar ve Haklar

Halka açık ortaklık statüsünden çıkarılma, pay sahibi sayısı nedeniyle halka açık sayılan veya payları halka arz edilmiş bir anonim ortaklığın 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) kapsamından çıkması ve böylece Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) denetiminden, kamuyu aydınlatma ve kurumsal yönetim yükümlülüklerinden kurtulmasıdır. Bu sonuç, ortaklığın genel kurul kararıyla, SPK’nın resen kararıyla ya da payları borsada işlem gören ortaklıklarda ortaklıktan çıkarma hakkının kullanılmasıyla doğabilir. Her yolun şartları ve azınlık pay sahiplerine tanınan güvenceler farklıdır.

Bu yazıda halka açık ortaklık statüsünün nasıl kazanıldığını, iki yıllık borsaya başvuru zorunluluğunu, SPKn m.33/4 uyarınca genel kurul kararıyla Kanun kapsamından çıkmayı, II-16.1 sayılı Tebliğ’deki çıkarılma şartlarını, SPK’nın resen kararını ve pay alım teklifi yükümlülüğünü, payları borsada işlem gören ortaklıkların borsadan çıkışını, statüden çıkmanın sonuçlarını ve pay sahiplerinin başvurabileceği hukuki yolları ele alıyoruz.

Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılmaya İlişkin Kanun Metni

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.16/1–2

“(1) Payları borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması suretiyle halktan para toplayan ortaklıklar hariç olmak üzere pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz olunmuş sayılır. Bu ortaklıklar halka açık ortaklık hükümlerine de tabi olurlar.
(2) Payları borsada işlem görmeyen anonim ortaklıklar, halka açık ortaklık statüsünü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde paylarının işlem görmesi için borsaya başvurmak zorundadırlar. Aksi durumda, Kurul, bu payların borsada işlem görmesi veya ortaklığın halka açık ortaklık statüsünden çıkarılması için, ortaklığın talebini aramaksızın gerekli kararları alır.”

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.33/4–5

“(4) Pay sahibi sayısı sebebiyle halka açık sayılan ortaklıklardan, 16 ncı madde uyarınca paylarının borsada işlem görmesini istemeyenler, pay sahibi tam sayısının en az üçte ikisinin olumlu oyu veya toplam oyların dörtte üçü ile alınacak bir genel kurul kararı ile bu Kanun kapsamından çıkabilir. Bu durumda Kanunun kapsamından çıkma kararına olumlu oy kullanmayan pay sahiplerine 24 üncü madde uyarınca ayrılma hakkı tanınır. 16 ncı maddenin ikinci fıkrası uyarınca Kurulca resen halka açık ortaklık statüsünden çıkarılacak ortaklıkların hâkim ortaklarına diğer paylar için pay alım teklifinde bulunma zorunluluğu getirilebilir. Buna ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenir.
(5) İhraççılar ve halka açık ortaklıklar, 16 ncı maddede belirtilen sayıdan daha fazla ortağa sahip olsalar dahi, bilanço ve sermaye büyüklüğü, faaliyetlerinin devamlılığı, ortak olmanın belirli özellikleri taşıyan kişilerle sınırlı tutulması, sermayenin ortaklar arasındaki dağılımı gibi şartların varlığı hâlinde resen veya talep üzerine bu Kanundan kaynaklanan yükümlülüklerden kısmen veya tamamen muaf tutabileceği gibi tamamen bu Kanun kapsamından da çıkarılabilir.”

Not: Metin, 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden alınmıştır. m.16/1’in birinci cümlesi 7061 sayılı Kanun’la (28.11.2017) değiştirilmiştir. Usul ve esaslar, 30.12.2013 tarihli ve 28867 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ortaklıkların Kanun Kapsamından Çıkarılması ve Paylarının Borsada İşlem Görmesi Zorunluluğuna İlişkin Esaslar Tebliği (II-16.1) ile düzenlenmiştir.

Bu hükümler, halka açık ortaklık statüsünün bir “tek yön” olmadığını gösterir: Ortaklık, pay sahibi sayısı nedeniyle istemeden halka açık hâle gelebilir; ancak belirli şartlarla ve azınlığı koruyan güvencelerle bu statüden çıkabilir. Paylarını bir aracı kurum hesabında tutan yatırımcılar için statüden çıkma, payların likiditesini ve korunma düzeyini doğrudan etkiler. Genel çerçeve için sermaye piyasası hukuku rehberimize bakabilirsiniz.

Halka Açık Ortaklık Statüsünün Kazanılması

Bir anonim ortaklık halka açık ortaklık statüsünü iki yoldan kazanır. Birincisi, paylarını izahname yayımlayarak halka arz etmesidir; bu yolun ayrıntıları halka arz yazımızda yer alır. İkincisi, SPKn m.16/1 uyarınca pay sahibi sayısının beş yüzü aşmasıdır. Bu ikinci durumda ortaklığın payları, halka arz yapılmamış olsa bile “halka arz olunmuş sayılır” ve ortaklık halka açık ortaklık hükümlerine tabi olur.

Pay sahibi sayısı ölçütünün iki istisnası vardır: Payları zaten borsada işlem gören ortaklıklar ile kitle fonlaması yoluyla halktan para toplayan ortaklıklar bu kapsama girmez. Kitle fonlaması yoluyla ortak sayısı artan şirketlerin ayrı rejimi için kitle fonlaması nedir yazımıza bakabilirsiniz.

SPKn m.16/3 ayrıca belirli kooperatiflerin yönetim kontrolüne sahip olduğu ve yıllık en az elli milyon TL satış hasılatı yapan anonim ortaklıkların paylarını da halka arz olunmuş sayar. Bu ortaklıklar bakımından iki yıllık borsaya başvuru zorunluluğu uygulanmaz.

Bildirim yükümlülüğü: SPKn m.33/1’e göre ortaklık, halka açık ortaklık statüsünü kazandığını öğrendiği tarihten itibaren on iş günü içinde durumu SPK’ya bildirmek zorundadır. Statünün kazanılmasıyla ortaklık; kamuyu aydınlatma, finansal raporlama ve bağımsız denetim, kurumsal yönetim, esas sözleşme değişikliklerinde SPK uygun görüşü alma gibi yükümlülüklerin muhatabı olur. Bu yükümlülüklerin bütünü halka açık ortaklık yazımızda ele alınmıştır.

Pay sahibi sayısının nasıl belirlendiği: Uygulamada en çok tartışılan konu, “pay sahibi” sayısının hangi kayıtlara göre belirleneceğidir. Payları borsada işlem görmeyen ortaklıklarda nama yazılı payların devri, TTK m.490 vd. uyarınca ciro ve teslim ile pay defterine kayıt şartlarına bağlıdır. Bu nedenle usulüne uygun gerçekleşmemiş devirlerle ortak sayısının “kâğıt üzerinde” artırılması, ortaklığı halka açık hâle getirmeyebilir. Aşağıda aktaracağımız İzmir’deki tespit davası bu sorunun tipik bir örneğidir.

İki Yıllık Borsaya Başvuru Zorunluluğu

SPKn m.16/2, pay sahibi sayısı nedeniyle halka açık hâle gelen ve payları borsada işlem görmeyen ortaklıklara bir tercih yükler: Statüyü kazandıktan sonra en geç iki yıl içinde ya paylarının borsada işlem görmesi için başvuracak ya da Kanun kapsamından çıkmanın yollarını kullanacaktır.

İki yıllık süre içinde borsaya başvurulmaz ve Kanun kapsamından çıkma kararı da alınmazsa SPK, ortaklığın talebini beklemeden iki yönden birini seçer:

  • Payların borsada işlem görmesine karar verir. II-16.1 sayılı Tebliğ’e göre bu durumda ortaklığın esas sözleşmesinde pay devrini kısıtlayan hükümler bulunmaması, Merkezi Kayıt Kuruluşu’nda ihraççı üye kaydı ve Kamuyu Aydınlatma Platformu üyeliği yapılması ve tek belge hâlinde izahname hazırlanması gerekir. Borsaya kotasyon sürecinin ayrıntıları için borsaya kotasyon yazımıza bakabilirsiniz.
  • Ortaklığı halka açık ortaklık statüsünden çıkarır. Bu durumda hâkim ortaklara pay alım teklifi yükümlülüğü getirilebilir (SPKn m.33/4).

Borsada işlem görme kararı, payların kaydileştirilmesini de gerektirir. Kaydileştirme süreci ve yatırımcı açısından sonuçları için sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi yazımıza bakabilirsiniz.

Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılmanın Yolları

Halka açık ortaklık statüsünden çıkarılma, ortaklığın türüne ve çıkışı kimin başlattığına göre farklı yollarla gerçekleşir:

YolKimler içinDayanakAzınlığın güvencesi
Genel kurul kararıyla çıkmaPay sahibi sayısı nedeniyle halka açık sayılan, payları borsada işlem görmeyen ortaklıklarSPKn m.33/4, II-16.1 m.5Ayrılma hakkı
Şartların varlığı nedeniyle talep üzerine çıkarılmaOrtaklık yapısı, pay sahibi sayısı, finansal büyüklük veya faaliyetin sona ermesi şartlarını taşıyanlarSPKn m.33/5, II-16.1 m.6–9SPK’nın inceleme ve şartlarını belirleme yetkisi
SPK’nın resen kararıİki yıl içinde borsaya başvurmayan ortaklıklar ve şartları resen tespit edilenlerSPKn m.16/2, m.33/4–5, II-16.1 m.10Hâkim ortaklara pay alım teklifi yükümlülüğü getirilebilir
Ortaklıktan çıkarma hakkı (squeeze-out)Payları borsada işlem gören ortaklıklarSPKn m.27, II-27.3Satma hakkı ve mevzuata göre belirlenen bedel

Tablodan görüleceği gibi SPKn m.33/4–5 ve II-16.1 sayılı Tebliğ, esas olarak payları borsada işlem görmeyen halka açık ortaklıklara yöneliktir. Payları borsada işlem gören ortaklıkların halka açık statüden çıkışı ayrı ve daha sıkı bir rejime tabidir.

Genel Kurul Kararıyla Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılma

SPKn m.33/4, pay sahibi sayısı nedeniyle halka açık sayılan ve paylarının borsada işlem görmesini istemeyen ortaklıklara genel kurul kararıyla Kanun kapsamından çıkma imkânı tanır.

Ağırlaştırılmış nisap: Karar, iki alternatif nisaptan biriyle alınır:

  • Pay sahibi tam sayısının en az üçte ikisinin olumlu oyu, veya
  • Toplam oyların dörtte üçünün olumlu oyu.

Bu nisap, olağan genel kurul nisaplarından farklı olarak toplantıya katılanlara değil, tüm pay sahiplerine ve tüm oylara göre hesaplanır. Böylece küçük bir azınlığın düşük katılımlı bir toplantıda tüm pay sahiplerini Kanun’un korumasından mahrum bırakması engellenir. Genel kurul toplantılarının diğer kuralları için halka açık ortaklık genel kurulu yazımıza bakabilirsiniz.

Ayrılma hakkı: Kanun kapsamından çıkma kararına olumlu oy kullanmayan pay sahiplerine SPKn m.24 uyarınca ayrılma hakkı tanınır. Bu pay sahipleri, paylarını ortaklığa satarak ortaklıktan ayrılabilir. Ayrılma hakkının genel işleyişi için ayrılma hakkı yazımıza bakabilirsiniz.

Ayrılma hakkı fiyatı: Payları borsada işlem görmeyen ortaklıklarda borsa fiyatı bulunmadığından, II-16.1 sayılı Tebliğ m.5, ayrılma hakkı kullanım fiyatının, fiyatın adil ve makul olduğunu tespit eden bir değerleme raporuna göre belirlenmesini öngörür. Raporun dayandığı finansal tabloların başvuru tarihi itibarıyla belirli bir süreden (ikincil kaynak özetlerine göre dokuz aydan) eski olmaması gerekir. Tebliğ ayrıca ayrılma hakkı kullanım sürecinin genel kurul tarihinden kısa bir süre sonra başlatılmasını ve yeterince uzun süre açık tutulmasını düzenler.

Ayrılma hakkının önemi: Kanun kapsamından çıkan bir ortaklığın payları artık SPK denetimi altında değildir ve kural olarak TTK’nın kapalı anonim şirket kurallarına tabi olur. Esas sözleşmeye pay devrini kısıtlayan hükümler konabilir (TTK m.493). Bu nedenle ayrılma hakkı, azınlık pay sahibinin likit bir çıkış imkânı bulduğu son noktadır.

II-16.1 Sayılı Tebliğ’deki Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılma Şartları

SPKn m.33/5, bilanço ve sermaye büyüklüğü, faaliyetin devamlılığı, ortak olmanın belirli kişilerle sınırlı tutulması ve sermayenin ortaklar arasındaki dağılımı gibi şartların varlığında ortaklığın Kanun’dan kaynaklanan yükümlülüklerden muaf tutulabileceğini ya da tamamen Kanun kapsamından çıkarılabileceğini öngörür. II-16.1 sayılı Tebliğ bu şartları dört grupta somutlaştırır:

  1. Ortaklık yapısı (m.6): Sermayenin çok büyük bölümünün sınırlı sayıda pay sahibinde toplanması veya sermayenin yarısından fazlasının kamu kurum ve kuruluşlarına ait olması hâlinde çıkarılma talep edilebilir. İkincil kaynak özetlerine göre ölçüt, sermayenin yüzde doksan beşinden fazlasının en fazla elli pay sahibinde toplanmasıdır. Bu durum, son altı ay içinde yapılmış bir genel kurulun hazır bulunanlar listesiyle kanıtlanır.
  2. Pay sahibi sayısı (m.7): Pay sahibi sayısının beş yüzün altına düştüğü, mahkemece atanan bilirkişinin hazırladığı raporla tespit edilir. Rapor, başvurudan önceki son üç ay içinde hazırlanmış olmalıdır.
  3. Finansal büyüklük (m.8): Son iki yıllık finansal tablolara göre aktif toplamının veya satış hasılatı ile diğer gelirlerin Tebliğ’deki eşiklerin altında kalması ya da sermaye ile kanuni yedeklerin tamamen karşılıksız kalması hâlinde çıkarılma mümkündür. Tebliğ’in ilk metninde aktif toplamı için 10 milyon TL, satış hasılatı ve diğer gelirler için 5 milyon TL eşiği öngörülmüş; bu tutarların yeniden değerleme ile güncellenebileceği belirtilmiştir (m.14).
  4. Faaliyetin sona ermesi (m.9): Ortaklığın münfesih sayılması, tasfiyeye girmesi veya iflası hâlinde Kanun kapsamından çıkarılma talep edilebilir.

Bir uygulama örneği: İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin incelediği bir dosyada (ilk derece kararı), bir holding şirketinin ortaklarından biri, payını küçük parçalara bölerek yüzlerce kişiye devrettiğini şirkete bildirmiş, SPK da ortak sayısının beş yüzü aştığı gerekçesiyle şirketin paylarının halka arz olunmuş sayıldığını bildirmiştir. Şirket, devirlerin TTK’ya uygun yapılmadığını, ilmühaberlerin ciro ve teslim edilmediğini ve pay defterine kayıt yapılmadığını ileri sürerek II-16.1 sayılı Tebliğ m.7 uyarınca pay sahibi sayısının tespitini istemiştir. Mahkemenin atadığı bilirkişi, pay defteri ve son genel kurulların hazır bulunanlar listelerine göre pay sahibi sayısının beş yüzün altında olduğunu tespit etmiş; mahkeme raporu onaylamıştır (İzmir 2. ATM, E.2021/543, K.2021/653, T.10.08.2021). Karar, pay sahibi sayısının pay defteri kayıtlarına ve TTK’ya uygun devirlere göre belirlendiğini göstermesi bakımından önemlidir.

SPK’nın Resen Kararı ve Pay Alım Teklifi Yükümlülüğü

SPK, iki yıllık süre içinde borsaya başvurmayan ortaklıkları veya Kanun kapsamından çıkarılma şartlarının gerçekleştiğini tespit ettiği ortaklıkları, ortaklığın talebini aramaksızın halka açık ortaklık statüsünden çıkarabilir (SPKn m.16/2 ve m.33/5; II-16.1 m.10).

Resen çıkarma kararı, pay sahiplerinin genel kurulda oy kullanma ve ayrılma hakkı imkânı olmadan gerçekleştiği için Kanun ayrı bir güvence öngörür: SPKn m.33/4’ün üçüncü cümlesine göre SPK, resen statüden çıkarılacak ortaklıkların hâkim ortaklarına, diğer paylar için pay alım teklifinde bulunma zorunluluğu getirebilir. II-16.1 m.10’a göre bu durumda pay alım teklifi fiyatı bir değerleme raporuyla belirlenir; raporun dayandığı finansal tablolar SPK karar tarihinden belirli bir süreden eski olmamalıdır.

Burada iki noktanın altını çizmek gerekir:

  • Pay alım teklifi yükümlülüğü zorunlu değil, SPK’nın takdirindedir (“getirilebilir”). SPK, ortaklığın yapısını, azınlığın büyüklüğünü ve payların likiditesini göz önünde bulundurarak karar verir.
  • Bu pay alım teklifi, yönetim kontrolünün değişmesi nedeniyle doğan zorunlu pay alım teklifinden farklıdır. Pay Alım Teklifi Tebliği (II-26.1) m.2’ye göre Tebliğ, SPKn m.33/4 çerçevesinde doğan pay alım teklifi zorunluluklarına, aksi ilgili düzenlemelerde belirtilmedikçe uygulanmaz. Pay alım teklifinin genel kuralları için pay alım teklifi yazımıza bakabilirsiniz.

SPK’nın resen kararı bir idari işlemdir. Bu karara karşı ortaklık veya hakları etkilenen pay sahipleri idari yargı yoluna başvurabilir. SPK kararlarına karşı dava yolları için SPK kararlarına karşı yargı yolu yazımıza bakabilirsiniz.

Payları Borsada İşlem Gören Ortaklıkların Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılması

Payları borsada işlem gören ortaklıklar, SPKn m.33/4’teki genel kurul kararıyla çıkma yolundan yararlanamaz; çünkü bu hüküm yalnızca “pay sahibi sayısı sebebiyle halka açık sayılan” ve payları borsada işlem görmeyen ortaklıklara yöneliktir.

Gönüllü borsadan çıkışın sınırlandırılması: Önceki düzenlemede payların borsa kotundan gönüllü olarak çıkarılması, önemli nitelikteki işlem sayılıyor ve ayrılma hakkı doğuruyordu. SPK’nın 2020 yılında Önemli Nitelikteki İşlemler ve Ayrılma Hakkı Tebliği’nde (II-23.3) yaptığı değişiklikle borsa kotundan çıkma, önemli nitelikteki işlem kapsamından çıkarılmıştır. SPK’nın basın açıklamasına göre bu değişiklikten sonra ortaklıkların borsa kotundan çıkması, Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakları Tebliği çerçevesinde satma ve çıkarma haklarının kullanılması sonucunda mümkün olabilecektir. Önemli nitelikteki işlemlerin güncel listesi için önemli nitelikteki işlemler yazımıza bakabilirsiniz.

Ortaklıktan çıkarma hakkı: SPKn m.27 ve 31.12.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan II-27.3 sayılı Ortaklıktan Çıkarma ve Satma Hakları Tebliği uyarınca, tek başına veya birlikte hareket ettiği kişilerle oy haklarının yüzde doksan sekizine ulaşan hâkim ortak, kalan pay sahiplerini ortaklıktan çıkarma hakkına sahiptir; azınlık pay sahipleri de paylarını hâkim ortağa satma hakkına sahiptir. Çıkarma hakkının kullanılmasıyla tüm paylar hâkim ortakta toplanır ve ortaklık fiilen halka açık olmaktan çıkar. Danıştay’ın aktardığı Kanun gerekçesine göre bu hak, pay alım teklifi sonrasında belirli bir pay oranına ulaşan kişi ya da grubun “halka açıklık statüsünden çıkma gibi niyetlerini küçük yatırımcının haklarını da koruyacak şekilde hayata geçirmesi” amacıyla düzenlenmiştir (Danıştay İDDK, E.2022/1223, K.2022/2703, T.03.10.2022). Bu yolun şartları ve bedel hesabı için ortaklıktan çıkarma ve satma hakkı yazımıza bakabilirsiniz.

Borsanın kottan çıkarma kararı: Gönüllü çıkıştan ayrı olarak Borsa İstanbul, kotasyon şartlarını kaybeden ortaklıkların paylarını kendi düzenlemeleri çerçevesinde kottan çıkarabilir. Bu durumda ortaklık borsadan çıkar ancak kural olarak halka açık ortaklık statüsünü ve SPK’ya karşı yükümlülüklerini korur. Bu ayrımın sonuçları için borsa kottan çıkarma yazımıza bakabilirsiniz.

Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılmanın Sonuçları

Halka açık ortaklık statüsünden çıkarılma kararı kesinleştiğinde ortaklık bakımından şu sonuçlar doğar:

  • SPK denetiminin sona ermesi: Ortaklık artık SPK’nın düzenleme ve denetim yetkisine tabi değildir. SPK’nın kurumsal yapısı ve yetkileri için SPK nedir yazımıza bakabilirsiniz.
  • Kamuyu aydınlatma yükümlülüğünün sona ermesi: Özel durum açıklaması, periyodik finansal rapor yayımlama ve KAP bildirimleri gibi yükümlülükler sona erer. Bu yükümlülüklerin kapsamı için kamuyu aydınlatma yazımıza bakabilirsiniz.
  • Kurumsal yönetim ilkelerinin uygulanmaması: Bağımsız yönetim kurulu üyesi, komiteler ve ilişkili taraf işlemlerine ilişkin özel kurallar artık zorunlu değildir. Bu ilkeler için kurumsal yönetim ilkeleri yazımıza bakabilirsiniz.
  • Pay sahipliği eşik açıklamalarının sona ermesi: Belirli oranları aşan pay edinimlerinin kamuya açıklanması yükümlülüğü ortadan kalkar. Bkz. pay sahipliği eşik açıklamaları.
  • TTK’ya dönüş: Ortaklık, TTK’nın genel anonim şirket hükümlerine tabi olur. Esas sözleşme değişiklikleri için SPK uygun görüşü gerekmez; kayıtlı sermaye sistemi gibi sermaye piyasasına özgü araçlar yeniden değerlendirilir; pay devirleri TTK m.493 vd. kurallara göre kısıtlanabilir.
  • Statünün yeniden kazanılabilmesi: II-16.1 m.11’e göre Kanun kapsamından çıkan bir ortaklığın pay sahibi sayısı yeniden beş yüzü aşarsa veya çıkış şartları ortadan kalkarsa, ortaklık bunu öğrendiği tarihten itibaren on iş günü içinde SPK’ya başvurmakla yükümlüdür.

Statüden çıkmadan önceki dönemde yapılan işlemler bakımından SPK’nın denetim yetkisi ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ortadan kalkmaz. Yönetim kurulu üyelerinin halka açık dönemdeki işlemlerden doğan sorumluluğu için halka açık şirketlerde yönetim kurulu sorumluluğu yazımıza bakabilirsiniz.

Pay Sahiplerinin Hakları ve Dava Yolları

Halka açık ortaklık statüsünden çıkarılma, azınlık pay sahiplerinin korunma düzeyini önemli ölçüde düşürür. Bu nedenle pay sahiplerinin süreç boyunca kullanabileceği hakları bilmesi gerekir:

  1. Genel kurulda olumsuz oy ve ayrılma hakkı: Genel kurul kararıyla çıkışta, karara olumlu oy vermeyen pay sahibi ayrılma hakkını kullanabilir. Ayrılma hakkı süreleri hak düşürücü nitelikte olduğundan, ortaklığın ilanları yakından takip edilmelidir.
  2. Ayrılma hakkı veya pay alım teklifi fiyatına itiraz: Fiyat değerleme raporuna dayandığı için raporun varsayımları, kullanılan finansal tabloların güncelliği ve değerleme yöntemi tartışılabilir. Değerleme raporunun hazırlanmasında özen eksikliği varsa, hazırlayan kuruluşun sorumluluğu gündeme gelebilir.
  3. Genel kurul kararının iptali: Nisapsız alınan veya kanuna, esas sözleşmeye ya da dürüstlük kuralına aykırı Kanun kapsamından çıkma kararlarına karşı TTK m.445 vd. uyarınca iptal veya butlan davası açılabilir. İptal davası için toplantıda olumsuz oy verip muhalefetin tutanağa geçirilmesi gerekir.
  4. SPK kararına karşı iptal davası: Resen statüden çıkarma veya pay alım teklifi yükümlülüğü getirmeme kararlarına karşı, hukuki yararı bulunan pay sahipleri idari yargıda iptal davası açabilir.
  5. Pay sahipliğinin tespiti: Pay devrinin pay defterine kaydedilmemesi nedeniyle pay sahibi sayılmayan kişiler, TTK uyarınca pay defterine kayıt davası açabilir. Bu davaların sonucu, ortaklığın halka açık sayılıp sayılmayacağını da doğrudan etkileyebilir.

Statüden çıkma sürecinde hâkim ortağın veya yönetimin ortaklık malvarlığını kendisine aktarması gibi işlemler de gündeme gelebilir. Bu tür işlemlere karşı başvurulabilecek yollar için örtülü kazanç aktarımı yazımıza bakabilirsiniz.

Halka Açık Ortaklık Statüsünden Çıkarılma Hakkında Sık Sorulan Sorular

Bir şirket ne zaman halka açık sayılır?

Payları halka arz edildiğinde veya SPKn m.16/1 uyarınca pay sahibi sayısı beş yüzü aştığında halka açık sayılır. Payları borsada işlem gören ortaklıklar ve kitle fonlaması yoluyla para toplayan ortaklıklar pay sahibi sayısı ölçütünün dışındadır.

Pay sahibi sayısı beş yüzü aşan şirket ne yapmalıdır?

On iş günü içinde SPK’ya bildirim yapmalı ve iki yıl içinde ya paylarının borsada işlem görmesi için başvurmalı ya da genel kurul kararıyla Kanun kapsamından çıkmalıdır.

İki yıl içinde borsaya başvurulmazsa ne olur?

SPK, ortaklığın talebini aramaksızın payların borsada işlem görmesine veya ortaklığın halka açık ortaklık statüsünden çıkarılmasına karar verir.

Genel kurulda Kanun kapsamından çıkma kararı için hangi nisap gerekir?

Pay sahibi tam sayısının en az üçte ikisinin veya toplam oyların dörtte üçünün olumlu oyu gerekir. Nisap toplantıya katılanlara göre değil, tüm pay sahiplerine göre hesaplanır.

Kanun kapsamından çıkma kararına katılmayan pay sahibinin hakkı nedir?

Karara olumlu oy vermeyen pay sahiplerine SPKn m.24 uyarınca ayrılma hakkı tanınır. Bu pay sahipleri paylarını değerleme raporuyla belirlenen fiyattan ortaklığa satabilir.

Ayrılma hakkı fiyatı nasıl belirlenir?

Payları borsada işlem görmeyen ortaklıklarda fiyat, fiyatın adil ve makul olduğunu tespit eden bir değerleme raporuna göre belirlenir.

SPK resen statüden çıkarırsa pay sahipleri korunur mu?

SPK, hâkim ortaklara diğer paylar için pay alım teklifinde bulunma zorunluluğu getirebilir. Bu yükümlülük SPK’nın takdirindedir ve fiyat değerleme raporuyla belirlenir.

Pay sahibi sayısı beş yüzün altına düşen ortaklık ne yapabilir?

II-16.1 sayılı Tebliğ m.7 uyarınca pay sahibi sayısını mahkemece atanan bilirkişinin raporuyla tespit ettirerek SPK’ya Kanun kapsamından çıkarılma başvurusu yapabilir.

Payları borsada işlem gören şirket kendi isteğiyle borsadan çıkabilir mi?

2020 değişikliğinden sonra gönüllü kottan çıkma, önemli nitelikteki işlem sayılmamaktadır. Borsadan çıkış, esas olarak hâkim ortağın oy haklarının yüzde doksan sekizine ulaşıp ortaklıktan çıkarma hakkını kullanmasıyla mümkündür.

Borsa kottan çıkarırsa şirket halka açık olmaktan çıkar mı?

Hayır. Borsa kotundan çıkarılma, kural olarak halka açık ortaklık statüsünü ve SPK’ya karşı yükümlülükleri tek başına sona erdirmez.

Statüden çıkan şirket tekrar halka açık hâle gelebilir mi?

Evet. Pay sahibi sayısı yeniden beş yüzü aşarsa veya çıkış şartları ortadan kalkarsa ortaklık on iş günü içinde SPK’ya başvurmakla yükümlüdür.

Statüden çıkarma kararına karşı dava açılabilir mi?

Genel kurul kararına karşı TTK uyarınca iptal veya butlan davası, SPK’nın resen kararına karşı ise idari yargıda iptal davası açılabilir.

Sonuç

Halka açık ortaklık statüsünden çıkarılma, ortaklık için ağır uyum yükümlülüklerinden kurtulma imkânı, azınlık pay sahipleri içinse korunma düzeyinin düşmesi anlamına gelir. Kanun bu dengeyi; genel kurul kararıyla çıkışta ağırlaştırılmış nisap ve ayrılma hakkı, SPK’nın resen kararında pay alım teklifi yükümlülüğü, payları borsada işlem gören ortaklıklarda ise yüzde doksan sekizlik çıkarma eşiği ve satma hakkı ile kurmaya çalışır. Pay sahibi sayısının tespiti, değerleme raporunun yeterliliği ve SPK kararlarının hukuka uygunluğu, uygulamada en çok uyuşmazlık doğuran noktalardır.

Ortaklığınızın Kanun kapsamından çıkma sürecinin planlanması, ayrılma hakkı veya pay alım teklifi fiyatına itiraz ya da SPK kararlarına karşı dava açılması konusunda destek için bir sermaye piyasası avukatı ile görüşmeniz, hak kayıplarını önlemenin en etkili yoludur.

Yazar Avukat Fatih SEFER