Veri Depolama Kuruluşları: SPK m.87 ve e-VEDO Raporlaması

Veri depolama kuruluşları, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin bilgilerin Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) belirlediği şekil ve içerikte bildirildiği, bu bilgileri merkezi olarak toplayan, saklayan ve yetkili otoritelerle paylaşan sermaye piyasası kurumlarıdır. Kanuni dayanakları 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (SPKn) 35. ve 87. maddeleri ile SPK’nın IV-87.1 sayılı Veri Depolama Kuruluşuna Yapılacak Raporlamalara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’idir. Türkiye’de bu görev, SPK tarafından Merkezi Kayıt Kuruluşu’na (MKK) verilmiştir ve bildirimler e-VEDO platformu üzerinden yapılır. Raporlama yükümlülüğü yalnızca aracı kurumları değil, türev işlem yapan halka açık şirketleri ve diğer bazı tüzel kişileri de kapsar; yükümlülüğe uymayanlara idari para cezası verilebilir.

Bu yazıda veri depolama kuruluşlarının amacını ve hukuki niteliğini, MKK’nın yetkilendirilmesini, raporlanacak işlemleri, raporlama yükümlülerini ve sürelerini, sır saklama yükümlülüklerinin ileri sürülememesini, verilerin paylaşımını ve kişisel verilerin korunmasını, tanımlayıcı kodları, yükümlülüğe aykırılığın yaptırımlarını ve uyuşmazlıklarda veri depolama kayıtlarının delil değerini ele alıyoruz.

Veri Depolama Kuruluşlarına İlişkin Kanun Metni

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.87

“(1) Sistemik riskin gözetimi ve finansal istikrarın korunması amacıyla, Kurul, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olarak, bu işlemleri gerçekleştirenlerden, bu işlemlere ilişkin bilgilerin, belirleyeceği şekil ve içerikte, doğrudan kendisine veya yetkilendireceği bir veri depolama kuruluşuna bildirilmesini isteyebilir. Bu madde kapsamında, bildirim yapmakla yükümlü olanlar, özel mevzuatındaki gizlilik ve sır saklama yükümlülüklerini ileri sürerek talep edilen bilgileri vermekten imtina edemez.”

“(2) Bildirimin Kurul tarafından yetkilendirilen bir veri depolama kuruluşuna yapılması durumunda, ilgili veri depolama kuruluşunun yükümlülüğü, bilgilerin hangi şekil ve ortamda tutulacağı ile bu madde kapsamındaki görevlerine yönelik faaliyet usul ve esasları Kurulca yapılacak düzenleme ile belirlenir.”

“(3) Veri depolama kuruluşları nezdindeki bilgilerin kamu tüzel kişileri dâhil üçüncü kişiler ile paylaşımı Kurulun onayına tabidir. Bu fıkranın uygulanmasında kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin mevzuata riayet edilir.”

“(4) Kurul, veri depolamada etkinliğin artırılması amacıyla, Türkiye’de finansal işlem gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerin, Kurulca belirlenecek bir kurumdan tanımlayıcı bir kod veya numara almalarını zorunlu tutabilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurulca düzenlenir.”

Not: Metin, 6362 sayılı Kanunun güncel metninden alınmıştır. Veri depolama kuruluşlarını sermaye piyasası kurumları arasında sayan m.35/1-h ve yaptırım hükmü olan m.103/1 aşağıda ilgili başlıklarda ele alınmıştır.

Veri depolama kuruluşuna en çok bildirimi aracı kurumlar yapar; müşteri adına yapılan türev, borçlanma aracı, kredili ve kaldıraçlı işlemlerin raporlanması onların sorumluluğundadır. Veri depolama sisteminin içinde yer aldığı piyasa altyapısının genel çerçevesi için sermaye piyasası hukuku yazımıza bakabilirsiniz.

Veri Depolama Kuruluşlarının Amacı ve Hukuki Niteliği

Veri depolama kuruluşları, 2008 küresel finans krizinin ardından uluslararası düzeyde geliştirilen bir piyasa altyapısının Türkiye’deki karşılığıdır. Kriz, özellikle tezgâhüstü türev piyasalarında hangi kurumun ne kadar risk taşıdığının düzenleyiciler tarafından bilinmediğini göstermişti. G-20 ülkeleri bu nedenle tezgâhüstü türev sözleşmelerinin merkezi veri kuruluşlarına raporlanmasını taahhüt etti. Avrupa Birliği’nde bu yükümlülük 648/2012 sayılı EMIR Tüzüğü ile “işlem veri kayıt kuruluşları” (trade repository) üzerinden uygulanmaktadır. SPK’nın 27.08.2018 tarihli basın duyurusu da Türkiye’nin G-20 üyesi olarak tezgâhüstü türev işlemlerin şeffaflaştırılması ve riskin merkezi olarak izlenmesi amacıyla bu altyapıyı kurduğunu açıklamıştır.

SPKn m.87/1, bu sistemin amacını açıkça “sistemik riskin gözetimi ve finansal istikrarın korunması” olarak belirler. Veri depolama, tek tek işlemlerin hukuka uygunluğunu denetlemekten çok, piyasanın bütününde biriken riskleri görmeyi amaçlar. Hangi kurumun hangi karşı taraflara karşı ne kadar türev pozisyonu taşıdığı, hangi şirketlerin döviz riskine karşı korunma yaptığı, kredili işlemlerde ne kadar kaldıraç kullanıldığı ve açığa satışların hangi paylarda yoğunlaştığı gibi bilgiler, finansal istikrar açısından erken uyarı işlevi görür.

Hukuki nitelik bakımından veri depolama kuruluşları, SPKn m.35/1-h uyarınca sayılan sermaye piyasası kurumlarından biridir. Bu nitelik iki sonuç doğurur. Birincisi, veri depolama kuruluşu SPK’nın düzenleme, gözetim ve denetimine tabidir; faaliyet usul ve esasları Kurul tarafından belirlenir (SPKn m.87/2). Bu yetkinin genel çerçevesi SPK nedir yazısında anlatılmıştır. İkincisi, sermaye piyasası kurumlarına ilişkin genel hükümler, örneğin mali durumun bozulması halinde alınacak tedbirler, kural olarak veri depolama kuruluşları için de uygulanabilir.

Veri depolama kuruluşu, merkezi takas veya merkezi saklama kuruluşundan farklıdır. Merkezi takas kuruluşları işlemlerin takasını gerçekleştirir; merkezi karşı taraf alıcıya karşı satıcı, satıcıya karşı alıcı konumuna geçerek temerrüt riskini üstlenir. Veri depolama kuruluşu ise işlemin hukuki sonuçlarına katılmaz, yalnızca işleme ilişkin bilgiyi kaydeder. Bir türev sözleşmesinin veri depolama kuruluşuna bildirilmesi veya bildirilmemesi, sözleşmenin taraflar arasındaki geçerliliğini kural olarak etkilemez. Takasın kesinliği ve takas sistemlerinin iflastan korunması gibi konular bu nedenle ayrı bir hukuki rejime tabidir; bu konu takas kesinliği yazısında ele alınmıştır.

Veri Depolama Kuruluşu Olarak MKK’nın Yetkilendirilmesi ve e-VEDO

SPKn m.87/1, Kurula bildirimleri doğrudan kendisine veya “yetkilendireceği bir veri depolama kuruluşuna” yaptırma imkânı tanır. SPK bu yetkiyi kullanarak Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş.’yi veri depolama kuruluşu olarak görevlendirmiştir. SPK’nın 27.08.2018 tarihli basın duyurusunda, 6362 sayılı Kanunun 87. maddesi uyarınca MKK’nın “Veri Depolama Kuruluşu” olarak görevlendirildiği, çalışma esaslarının ilgili kurumların görüşleri alınarak hazırlandığı açıklanmıştır.

Bunun ardından SPK, IV-87.1 sayılı Veri Depolama Kuruluşuna Yapılacak Raporlamalara İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ’i 27.10.2018 tarihli ve 30578 sayılı Resmî Gazete’de yayımlamıştır. Tebliğ, 26.02.2020 tarihli ve 31051 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan IV-87.1.a ile 24.07.2020 tarihli ve 31195 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan IV-87.1.b sayılı tebliğlerle değiştirilmiştir. İkinci değişiklikle raporlama kapsamı türev araçların ötesine taşınmış, borçlanma araçları ile kredili, açığa satış, ödünç ve kaldıraçlı işlemler de sisteme dahil edilmiştir.

Bildirimler, MKK’nın işlettiği e-VEDO platformu üzerinden yapılır. MKK’nın 06.10.2023 tarihli ve 984 sayılı Genel Mektubu’na göre yatırım kuruluşları 30.11.2018, tüzel kişiler ise 01.01.2019 tarihinden itibaren raporlamaya başlamıştır. Aynı Genel Mektup, geçiş döneminde kullanılan “açma-kapama” yönteminin kaldırıldığını ve uluslararası uygulamaya uygun “değerleme” yöntemine geçiş için son tarihin 1 Nisan 2024 olduğunu duyurmuştur. Değerleme yönteminde sözleşme yeni bildirimle açılır, vadesine veya erken kapanışına kadar her gün değerleme bildirimiyle güncellenir ve sonlandırma bildirimiyle kapatılır.

MKK’nın bu görevi, merkezi saklama kuruluşu olarak yürüttüğü diğer görevlerden ayrıdır. MKK bir yandan sermaye piyasası araçlarının kaydi olarak izlendiği merkezi saklama kuruluşudur; bu görevi ve sorumluluğu MKK sorumluluğu yazısında anlatılmıştır. Öte yandan veri depolama kuruluşu sıfatıyla, raporlanan işlem bilgilerini toplar ve saklar. MKK’nın bu iki görevi aynı tüzel kişilikte birleşmiş olsa da hukuki dayanakları ve kapsamları farklıdır.

Veri Depolama Kuruluşlarına Raporlanacak İşlemler

IV-87.1 sayılı Tebliğ, raporlanacak işlemleri iki grupta toplar.

Türev araç sözleşmeleri. Tebliğ’in 5. maddesine göre borsada, teşkilatlanmış diğer piyasalarda veya tezgâhüstü piyasada işlem gören türev araç sözleşmeleri veri depolama kuruluşuna raporlanır. Kurul, uygun gördüğü bazı türev araçları raporlama kapsamı dışında bırakabilir. Kurul ayrıca yetkili bir otoritenin talebi üzerine, Tebliğ kapsamına giren başka işlemlerin de raporlanmasına karar verebilir. Vadeli döviz alım satımı, faiz ve döviz swapları, opsiyonlar ve vadeli işlem sözleşmeleri bu kapsamda yer alır. Bu sözleşmelerin teminat bilgileri de ayrıca raporlanır (Tebliğ m.10).

Türev dışı işlemler. 2020 değişikliğiyle Tebliğ’e eklenen 15/A ve 15/B maddeleri raporlama kapsamını genişletmiştir:

  • Borçlanma araçları (m.15/A): Yatırım kuruluşları, borçlanma araçlarına ilişkin gerçekleşen işlemleri en geç işlem gününde veri depolama kuruluşuna raporlar. Bankalar bakımından BDDK’nın görüşü alınarak muafiyet tanınabilir. Yatırım kuruluşu aracılığı olmaksızın yurt dışı piyasalarda borçlanma aracı işlemi yapan Türkiye’de yerleşik bazı tüzel kişiler de raporlama yapar. Borçlanma araçlarının ihracı ve hukuki rejimi borçlanma araçlarının ihracı yazısında ele alınmıştır.
  • Kredili, açığa satış, ödünç ve kaldıraçlı işlemler (m.15/B): Yatırım kuruluşları müşterilerine tahsis ettikleri ve kullanılabilir limitleri, kullanılan tutarları ve teminat değerlerini; özkaynak tamamlama veya takas yükümlülüklerini yerine getirmeyen müşterileri; müşteri bazında net açığa satış pozisyonlarını ve tezgâhüstü ödünç işlemlerini günlük olarak raporlar. Kredili işlemlerde teminat tamamlama çağrısı ve re’sen satışın hukuki çerçevesi kredili menkul kıymet işlemleri yazısında anlatılmıştır.

15/B maddesi, piyasa altyapı kurumlarına da raporlama yükümlülüğü getirir. MKK; işlenen haciz, ihtiyati tedbir, iflas ve tasfiye bilgilerini, yatırımcı hesap sayılarını, vadeli işlem ve opsiyon piyasası türev verilerini ve istatistikleri günlük olarak raporlar. Borsa İstanbul pay piyasasındaki açığa satış verilerini, İstanbul Takas ve Saklama Bankası ise kaldıraçlı işlem ve ödünç piyasası verilerini günlük olarak bildirir. SPK da işlem yasaklarını ve tedbirleri bildirebilir.

Bu genişleme, veri depolama sisteminin yalnızca tezgâhüstü türev riskini değil, pay piyasasındaki kaldıraç ve açığa satış birikimini de izleyen bir gözetim aracına dönüştüğünü gösterir. MKK kayıtlı paylar üzerindeki haciz ve tedbir bilgilerinin de raporlanması, bu verilerin icra hukukuyla bağlantısını ortaya koyar; bu konu MKK kayıtlı payların haczi yazısında ele alınmıştır.

Veri Depolama Kuruluşlarına Raporlama Yükümlüleri ve Süreler

IV-87.1 sayılı Tebliğ’in 6. maddesi türev sözleşmeleri bakımından raporlama yükümlülüğünü şöyle dağıtır:

DurumRaporlama yükümlüsü
Türev sözleşmesinin tarafları ve merkezi karşı taraf hizmeti verenlerSözleşme bilgilerini Tebliğ ekindeki tablolara uygun olarak raporlar
İki yatırım kuruluşu arasında kendi portföyleri için yapılan tezgâhüstü sözleşmeHer iki yatırım kuruluşu
Yatırım kuruluşunun müşteri adına veya müşterisi için yaptığı sözleşmeİlgili yatırım kuruluşu
Yatırım kuruluşu aracılığı olmadan türev işlem yapan Türkiye’de yerleşik tüzel kişi (m.6/6)Tüzel kişinin kendisi

Tüzel kişilerin yükümlülüğü. Uygulamada en çok gözden kaçan grup, yatırım kuruluşu olmayan tüzel kişilerdir. SPK’nın 20.04.2020 tarihli duyurusunda, Tebliğ’in 6. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca yatırım kuruluşu olmayan Türkiye’de yerleşik tüzel kişilerin, Kurulca yetkilendirilmiş bir yatırım kuruluşu aracılığı olmadan gerçekleştirdikleri türev sözleşmelerini bildirmekle yükümlü olduğu hatırlatılmıştır. Duyuruya göre bu kapsamda özellikle halka açık anonim şirketler ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nca belirlenen şirketler yer almaktadır. Bir halka açık şirketin yurt dışındaki bir bankayla yaptığı döviz swap’ı, Türkiye’deki bir aracı kurum üzerinden yapılmadığı için şirketin kendisi tarafından raporlanmalıdır. Halka açık şirketlerin genel yükümlülükleri için halka açık ortaklık yazısına bakılabilir.

Süreler. Türev sözleşmeleri, sözleşmenin yapıldığı, değiştirildiği, erken sonlandırıldığı veya vadesinde ifa edildiği günü izleyen iş gününden geç olmamak üzere raporlanır. Raporlama, aynı işlemin mükerrer bildirilmesine yol açmayacak şekilde yapılmalıdır. Borçlanma aracı işlemleri en geç işlem gününde, kredili, açığa satış ve kaldıraçlı işlem verileri ise günlük olarak bildirilir. Tezgâhüstü ödünç işlemleri işlem gününde raporlanır.

Yükümlülüğün devri ve mutabakat. Tebliğ, raporlama yükümlülüğünün devrini (m.7), raporlama esaslarını (m.8) ve tarafların bildirimleri arasında mutabakat sağlanmasını (m.9) ayrıca düzenler. Raporlama yükümlülüğü sözleşmeyle karşı tarafa veya bir hizmet sağlayıcıya devredilebilse bile, bildirimin doğruluğu ve zamanında yapılması konusundaki sorumluluğun kimde kalacağı Tebliğ hükümlerine göre ayrıca değerlendirilmelidir. Uygulamada yükümlülüğün devri sözleşmesinde sorumluluğun ve tazmin yükümlülüğünün açıkça düzenlenmesi önerilir.

Kayıt saklama. Borçlanma aracı işlemlerinde raporlama yükümlüleri, diğer mevzuattaki hükümler saklı kalmak üzere kayıtları en az on yıl saklamakla yükümlüdür (Tebliğ m.15/A). Veri girişlerine ilişkin kayıtların tutulması Tebliğ’in 12. maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Aracı kurumların genel kayıt düzeni yükümlülükleri bunlara ek olarak uygulanır.

Veri Depolama Kuruluşlarına Bildirimde Sır Saklama Yükümlülüğünün İleri Sürülememesi

SPKn m.87/1’in son cümlesi önemli bir kural koyar: Bildirim yapmakla yükümlü olanlar, “özel mevzuatındaki gizlilik ve sır saklama yükümlülüklerini ileri sürerek talep edilen bilgileri vermekten imtina edemez.” Aynı kural IV-87.1 sayılı Tebliğ’in 15/B maddesinde de tekrarlanmıştır.

Bu hükmün en önemli uygulama alanı banka sırrı ve müşteri sırrıdır. Bankacılık Kanunu’nun 73. maddesi bankaların müşterilerine ait sırları açıklamasını yasaklar. Aracı kurumlar da müşteri bilgilerini gizli tutmakla yükümlüdür. SPKn m.87/1, veri depolama kuruluşuna yapılacak bildirimler bakımından bu yükümlülüklere karşı açık bir kanuni istisna oluşturur. Bir banka veya aracı kurum, müşterisinin türev pozisyonunu veya kredi limitini müşteri sırrı gerekçesiyle raporlamaktan kaçınamaz. Bildirim kanuni bir yükümlülüğün yerine getirilmesi olduğundan, bildirimi yapan kuruluş sır ifşası nedeniyle müşterisine karşı sorumlu tutulamaz.

Bu istisnanın sınırı da kanunda çizilmiştir. İstisna yalnızca Kurulun “belirleyeceği şekil ve içerikte” ve yetkilendirilmiş veri depolama kuruluşuna yapılan bildirimler için geçerlidir. Bildirim kapsamı dışındaki bilgilerin paylaşılması veya bilgilerin yetkisiz kişilerle paylaşılması bu istisnadan yararlanmaz.

Veri depolama kuruluşunun kendisi ise topladığı bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür. Tebliğ’in 11. maddesi “sorumluluk ve gizlilik” başlığını taşır. SPK’nın denetim faaliyeti kapsamında elde edilen bilgilerin açıklanması ayrıca SPKn m.113’te suç olarak düzenlenmiştir; bu suçun unsurları sermaye piyasasında sır saklama suçu yazısında anlatılmıştır. Veri depolama kuruluşu nezdindeki bilgilerin bir SPK incelemesi kapsamında kullanılması halinde bu hüküm de gündeme gelebilir.

Verilerin Paylaşımı ve Kişisel Verilerin Korunması

SPKn m.87/3’e göre veri depolama kuruluşları nezdindeki bilgilerin kamu tüzel kişileri dahil üçüncü kişilerle paylaşımı Kurulun onayına tabidir. Bu kural iki amaca hizmet eder. Bir yandan veriler, finansal istikrardan sorumlu diğer kurumlarla paylaşılabilir. SPK’nın 2018 tarihli duyurusu, verilerin sistemik riskin ölçülmesi için ilgili düzenleyici ve denetleyici kurumların ortak erişimine açılacağını ve özet bilgilerin kamuya sunulacağını belirtmiştir. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Hazine ve Maliye Bakanlığı bu kurumların başında gelir. SPKn m.128/1-ç de Kurula, finansal istikrar amacıyla diğer finansal düzenleyici ve denetleyici kurumlarla bilgi alışverişinde bulunma görevi verir.

Öte yandan Kurul onayı şartı, verilerin kontrolsüz biçimde dolaşıma girmesini engeller. Veri depolama kuruluşu, Kurul onayı olmadan hiçbir kamu kurumuna veya özel kişiye veri veremez. İşlem bilgileri, bir şirketin ticari stratejisini veya bir yatırımcının malvarlığını ortaya koyan hassas bilgilerdir. Bu bilgilerin rakiplerin veya yetkisiz kişilerin eline geçmesi ciddi zararlara yol açabilir.

Paylaşımda kişisel verilerin korunmasına ilişkin mevzuata uyulması zorunludur (SPKn m.87/3, ikinci cümle). Gerçek kişi yatırımcılara ilişkin bilgiler 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında kişisel veridir. Veri depolama kuruluşuna yapılan bildirim, KVKK m.5/2-a’daki “kanunlarda açıkça öngörülmesi” ve m.5/2-ç’deki “veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması” şartlarına dayanır. Ancak veri işleme, amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmalıdır. Paylaşılan verinin, paylaşım amacının gerektirdiğinden fazla kişisel bilgi içermemesi, mümkün olduğu ölçüde toplulaştırılmış veya anonimleştirilmiş veri kullanılması gerekir.

Yargı mercileri bakımından da durum önemlidir. Bir ceza soruşturmasında veya hukuk davasında veri depolama kuruluşu nezdindeki bilgiler istenebilir. Bu taleplerin Kurul onayı şartıyla nasıl bağdaştırılacağı, yargı mercilerinin bilgi isteme yetkisini düzenleyen usul hükümleri ile birlikte değerlendirilmelidir. Uygulamada mahkemeler bu tür bilgileri çoğunlukla SPK veya MKK’ya müzekkere yazarak ister.

Veri Depolama Kuruluşları ve Tanımlayıcı Kodlar

SPKn m.87/4, Kurula, Türkiye’de finansal işlem gerçekleştiren gerçek ve tüzel kişilerin Kurulca belirlenecek bir kurumdan tanımlayıcı bir kod veya numara almalarını zorunlu tutma yetkisi verir. Bu yetkinin amacı, farklı kurumlardan gelen verilerin aynı kişiye ait olduğunun güvenilir biçimde tespit edilmesidir.

IV-87.1 sayılı Tebliğ bu konuyu “zorunlu tanımlayıcı kodlar” (m.13), “ürün kodları” (m.14) ve “işlem kodları” (m.15) başlıkları altında düzenler. Tebliğ’in tanımlar maddesi, tüzel kişiler için ISO 17442 standardına dayanan küresel tüzel kişi tanımlayıcısını (Legal Entity Identifier, LEI), ürünler için ISIN ve CFI kodlarını, işlemler için benzersiz işlem tanımlayıcılarını sayar. Tebliğ’in geçici 3. maddesi LEI kullanımına ilişkin bir geçiş hükmü içerir.

LEI, uluslararası düzeyde tüzel kişilerin tek bir koda bağlanmasını sağlar. Bir şirketin yurt içi ve yurt dışı işlemlerinin aynı kod altında izlenmesi, şirketler grubunun toplam risk pozisyonunun görülmesine imkân verir. Türev işlem yapan şirketlerin, raporlama yükümlülüğünü yerine getirebilmek için geçerli bir LEI koduna sahip olması ve bu kodun süresinin dolmamasını takip etmesi gerekir.

Veri Depolama Kuruluşlarına Bildirim Yükümlülüğüne Aykırılığın Yaptırımları

İdari para cezası. SPKn m.87 ve IV-87.1 sayılı Tebliğ’deki raporlama yükümlülüğüne aykırılık için ayrı bir yaptırım hükmü öngörülmemiştir. Bu durumda genel hüküm olan SPKn m.103/1 uygulanır. Bu hüküm, Kanuna dayanılarak yapılan düzenlemelere ve Kurulca alınan kararlara aykırı davranan gerçek ve tüzel kişilere idari para cezası verilmesini öngörür. SPK’nın 20.04.2020 tarihli duyurusunda da bildirim yükümlülüğüne uymayan şirketlere SPKn m.103 ve 105 uyarınca idari para cezası uygulanabileceği hatırlatılmıştır. SPK’nın 2025/68 sayılı Bülteni ile ilan edilen tabloya göre m.103/1 kapsamındaki idari para cezası 2026 yılı için 445.243,49 TL ile 5.565.516,37 TL arasındadır.

Cezanın tutarı belirlenirken aykırılığın süresi ve kapsamı, raporlanmayan işlemlerin hacmi ve aykırılığın tekrarlanıp tekrarlanmadığı dikkate alınır. SPKn m.105/2’ye göre aynı kabahatin idari yaptırım kararı verilinceye kadar birden çok işlenmesi halinde bir idari para cezası verilir ve ceza iki kat artırılır. Raporlama yükümlülüğü genellikle uzun bir süre boyunca birçok işlem için ihlal edildiğinden bu hüküm uygulamada önem taşır. SPK cezalarının genel rejimi SPK idari para cezası yazısında anlatılmıştır.

Savunma ve zamanaşımı. İdari para cezası verilmeden önce ilgilinin savunması alınır; savunma istendiğine ilişkin yazının tebliğinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmezse savunma hakkından feragat edildiği kabul edilir (SPKn m.105/1). Raporlama ihlallerinde savunmada; işlemin raporlama kapsamına girip girmediği, yükümlülüğün kimde olduğu, yükümlülüğün devredilip devredilmediği ve gecikmenin teknik bir sorundan kaynaklanıp kaynaklanmadığı gibi hususlar ileri sürülebilir. Zamanaşımı bakımından SPK idari para cezasında zamanaşımı yazısına bakılabilir.

Bilgi ve belge vermeme suçu ile ilişkisi. Veri depolama kuruluşuna rutin bildirim yapılmaması, kural olarak idari para cezasını gerektiren bir aykırılıktır. Bu durum, SPK’nın denetim veya inceleme kapsamında istediği bilgi ve belgelerin verilmemesinden farklıdır. İkinci durum, ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmiştir; bu suçun unsurları bilgi ve belge vermeme suçu yazısında anlatılmıştır. SPK’nın bir inceleme kapsamında raporlanmamış işlemlere ilişkin bilgi istemesi halinde bu bilgilerin verilmemesi, suç hükmünün uygulanması tartışmasını gündeme getirebilir.

Yargı yolu. SPKn m.105/4’e göre Kanun uyarınca verilen idari para cezası kararlarına karşı idari yargı yoluna başvurulabilir. Dava açma süresi kural olarak 60 gündür. Davanın usulü SPK idari para cezası iptal davası yazısında, SPK kararlarına karşı yargı yolunun genel esasları ise SPK kararlarına karşı yargı yolu yazısında anlatılmıştır. Danıştay’ın yayımlanmış kararları arasında doğrudan veri depolama kuruluşuna bildirim yükümlülüğüne ilişkin bir karara rastlanmamıştır; bu alandaki yargısal denetim henüz gelişme aşamasındadır.

Uyuşmazlıklarda Veri Depolama Kayıtlarının Delil Değeri

Veri depolama kuruluşu nezdindeki kayıtlar, sermaye piyasası uyuşmazlıklarında önemli bir delil kaynağı olabilir. Bu kayıtlar, işlemin gerçekleştiği anda ve bağımsız bir kuruma yapılmış bildirimler olduğu için taraflardan birinin sonradan düzenlediği belgelere göre daha güvenilir kabul edilebilir.

Aracı kurum ile müşteri arasındaki uyuşmazlıklar. Bir yatırımcı, aracı kurumun hesabında kendisinin talimatı olmadan türev işlem yapıldığını iddia ediyorsa, veri depolama kuruluşuna raporlanan işlem bilgileri işlemin zamanını, tutarını ve koşullarını gösterir. Kaldıraçlı işlemlerde müşteriye tahsis edilen limitler ve teminat değerleri de günlük olarak raporlandığından, teminat tamamlama çağrısı ve re’sen satış uyuşmazlıklarında bu verilerden yararlanılabilir. Bu tür uyuşmazlıklar için aracı kurumun yetkisiz işlem sorumluluğu ve forex işlemlerinde aracı kurum sorumluluğu yazılarına bakılabilir.

Piyasa bozucu eylemler ve manipülasyon. Açığa satış pozisyonları ve ödünç işlemleri gibi veriler, belirli bir pay üzerinde fiyat baskısı oluşturulup oluşturulmadığının incelenmesinde kullanılabilir. Bu verilerin SPK denetimlerinde nasıl kullanıldığı SPK denetim yetkisi yazısında, piyasa bozucu eylemlerin hukuki çerçevesi ise piyasa bozucu eylem yazısında anlatılmıştır.

Halka açık şirketlerin türev pozisyonları. Halka açık bir şirketin türev işlemlerinden büyük zarar etmesi, şirketin finansal tablolarına ve kamuya yaptığı açıklamalara yansımalıdır. Veri depolama kuruluşuna yapılan bildirimler ile şirketin kamuya açıkladığı bilgiler arasında tutarsızlık bulunması, kamuyu aydınlatma yükümlülüğünün ihlali tartışmasını gündeme getirebilir. Önemli türev zararlarının özel durum açıklaması ile kamuya duyurulup duyurulmadığı, yatırımcıların tazminat taleplerinde önemli bir sorudur.

Delile erişim. Veri depolama kuruluşu nezdindeki bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşımı Kurul onayına tabi olduğundan, yatırımcının bu verilere doğrudan erişimi kural olarak mümkün değildir. Bu bilgilere ulaşmak için mahkemeden SPK veya MKK’ya müzekkere yazılmasını istemek gerekir. Delil tespiti talebinde veya dava dilekçesinde hangi döneme ve hangi işlemlere ilişkin kayıtların istendiğinin açıkça belirtilmesi, talebin kabul edilme ihtimalini artırır. Merkezi karşı taraf ve teminat rejimine ilişkin uyuşmazlıklarda da benzer kayıtlardan yararlanılabilir.

Veri Depolama Kuruluşları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Veri depolama kuruluşu nedir?

Sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin bilgilerin SPK’nın belirlediği şekilde bildirildiği, bu bilgileri toplayan ve saklayan sermaye piyasası kurumudur (SPKn m.35/1-h ve m.87).

Türkiye’de veri depolama kuruluşu hangisidir?

SPK, SPKn m.87 uyarınca Merkezi Kayıt Kuruluşu’nu (MKK) veri depolama kuruluşu olarak görevlendirmiştir. Bildirimler e-VEDO platformu üzerinden yapılır.

Hangi işlemler raporlanır?

Borsada, teşkilatlanmış piyasalarda veya tezgâhüstü piyasada yapılan türev sözleşmeleri; 2020 değişikliğinden sonra ayrıca borçlanma aracı işlemleri ile kredili, açığa satış, ödünç ve kaldıraçlı işlemler.

Halka açık şirketler de raporlama yapmak zorunda mı?

Evet. Yatırım kuruluşu aracılığı olmadan türev işlem yapan Türkiye’de yerleşik tüzel kişiler, özellikle halka açık şirketler, bu işlemleri kendileri raporlamakla yükümlüdür.

Türev işlem ne zaman raporlanmalıdır?

Sözleşmenin yapıldığı, değiştirildiği, erken sonlandırıldığı veya vadesinde ifa edildiği günü izleyen iş gününden geç olmamak üzere.

Banka sırrı gerekçesiyle bildirimden kaçınılabilir mi?

Hayır. SPKn m.87/1’e göre bildirim yükümlüleri özel mevzuattaki gizlilik ve sır saklama yükümlülüklerini ileri sürerek bilgi vermekten kaçınamaz.

Veri depolama kuruluşundaki bilgiler kimlerle paylaşılabilir?

Kamu kurumları dahil üçüncü kişilerle paylaşım SPK’nın onayına tabidir ve kişisel verilerin korunması mevzuatına uyulması zorunludur.

LEI kodu zorunlu mu?

SPKn m.87/4, Kurula tanımlayıcı kod alınmasını zorunlu tutma yetkisi verir. IV-87.1 sayılı Tebliğ, raporlamada tüzel kişiler için LEI dahil zorunlu tanımlayıcı kodları düzenler.

Raporlama yapılmazsa ceza nedir?

SPKn m.103/1 uyarınca idari para cezası verilebilir. Bu ceza 2026 yılı için 445.243,49 TL ile 5.565.516,37 TL arasındadır; aykırılığın tekrarında m.105/2 uygulanabilir.

Ceza kararına karşı nereye dava açılır?

SPKn m.105/4 uyarınca idari yargıda dava açılır. Dava açma süresi kural olarak 60 gündür.

Raporlanmamış bir türev sözleşmesi geçersiz mi olur?

Kural olarak hayır. Raporlama, sözleşmenin taraflar arasındaki geçerlilik şartı değildir; aykırılığın sonucu idari yaptırımdır.

Yatırımcı veri depolama kayıtlarına nasıl ulaşır?

Doğrudan erişim kural olarak mümkün değildir. Dava veya delil tespiti sürecinde mahkemeden SPK veya MKK’ya müzekkere yazılması istenebilir.

Sonuç

Veri depolama kuruluşları, sermaye piyasasındaki türev, borçlanma aracı, kredili ve kaldıraçlı işlem verilerini merkezi olarak toplayarak sistemik riskin izlenmesini sağlayan piyasa altyapı kurumlarıdır. Türkiye’de bu görevi MKK yürütür ve bildirimler e-VEDO platformu üzerinden yapılır. Raporlama yükümlülüğü aracı kurumlarla sınırlı değildir; yatırım kuruluşu aracılığı olmadan türev işlem yapan halka açık şirketler de bu yükümlülüğün muhatabıdır. Yükümlüler sır saklama yükümlülüklerini ileri sürerek bildirimden kaçınamaz; aykırılık halinde yüksek tutarlı idari para cezası gündeme gelir. Veri depolama kayıtları ise yetkisiz işlem, re’sen satış ve kamuyu aydınlatma uyuşmazlıklarında önemli bir delil kaynağıdır.

Veri depolama kuruluşuna raporlama yükümlülüğünün kapsamı, bildirim eksikliği nedeniyle verilen idari para cezalarına itiraz veya bu kayıtların bir uyuşmazlıkta delil olarak kullanılması konusunda destek almak için bir sermaye piyasası avukatı ile görüşebilirsiniz.

Yazar Avukat Fatih SEFER