MKK Kayıtlı Payların Haczi: Usul, Satış ve Şikâyet

MKK kayıtlı payların haczi, Merkezî Kayıt Kuruluşu (MKK) nezdinde kayden izlenen paylar ve diğer sermaye piyasası araçları üzerine, alacaklının talebiyle icra dairesi tarafından konulan ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.13/7 uyarınca münhasıran MKK üyesi aracı kurum veya banka eliyle uygulanan hacizdir. Borsada işlem gören payların fiziki senedi bulunmadığından, bu payların haczi taşınırların el konularak muhafaza altına alınması şeklinde değil, borçlunun hesabının bulunduğu aracı kuruma haciz ihbarnamesi gönderilmesi ve haczin MKK kayıtlarındaki alt hesaba işlenmesi yoluyla yapılır. Aynı kural ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ve idari makamların kısıtlama talepleri için de geçerlidir.

Bu yazıda kaydi payın hukuki niteliğini, haczin nasıl konulduğunu, haczin kapsamına giren değerleri, hacizli payların paraya çevrilmesini, ihtiyati tedbir ve ceza soruşturmasındaki el koymayı, haczedilemeyen varlıkları ve rehinle çatışmayı, borçlunun ve üçüncü kişilerin başvuru yollarını ve aracı kurum ile MKK’nın sorumluluğunu Yargıtay kararları ışığında ele alıyoruz.

MKK Kayıtlı Payların Haczine İlişkin Kanun Metni

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.13/2, 3, 5 ve 7 (Kayden izleme)

“(2) Kaydi sermaye piyasası araçları, nama veya hamiline yazılı olmalarına bakılmaksızın isme açılmış hesaplarda izlenir. Kurul, sermaye piyasası aracının türüne ve ihraççısının veya MKK üyesinin niteliğine göre sermaye piyasası araçlarının hak sahibi ismine hesap açılmaksızın hesapların toplu olarak tutulmasına karar verebilir.
(3) Kaydi sermaye piyasası araçlarına ilişkin haklar, MKK tarafından izlenir. Kayıtlar, MKK tarafından oluşturulan elektronik ortamda, bu kuruluşun üyelerince tutulur.
(…)
(5) Kayden izlenen sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde, MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır.
(…)
(7) Kayden izlenen sermaye piyasası araçlarına ilişkin tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir. İlgili kanunlar uyarınca elektronik ortamda tebligatı yapılan alacakların takip ve tahsiline ilişkin hükümler saklıdır.”

m.81/1 ve 5 (Merkezî Kayıt Kuruluşu)

“(1) Merkezî Kayıt Kuruluşu, sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesine ilişkin işlemleri gerçekleştirmek, kaydileştirilen bu araçları ve bunlara bağlı hakları, elektronik ortamda, üyeler ve hak sahipleri itibarıyla kayden izlemek, bu araçların merkezî saklamasını yapmak üzere kurulmuş, özel hukuk tüzel kişiliğini haiz anonim şirkettir.
(…)
(5) MKK ve üyeleri, kayıtların yanlış tutulmasından dolayı hak sahiplerinin uğrayacağı zararlardan kusurları oranında sorumludur.”

m.46/6 (Yatırımcı varlıklarının korunması)

“(6) Yatırımcıların her ne surette olursa olsun yatırım kuruluşları nezdinde bulunan nakit ve sermaye piyasası araçları yatırım kuruluşlarının borçları nedeniyle, yatırım kuruluşlarının mal varlığı ise yatırımcıların borçları nedeniyle kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez, yatırımcıların ayrıca yazılı ön izni olmaksızın rehnedilemez, iflas masasına dâhil edilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz.”

Not: Kanun metni 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden alınmıştır. Haczin usulü İcra ve İflas Kanunu (İİK) m.89, 94, 106, 110 ve 119 ile, MKK kayıtlarındaki uygulaması ise Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ (II-13.1) ile düzenlenmiştir.

Bu hükümlerin özü şudur: Borsadaki paylar kâğıt üzerinde değil, MKK’nın elektronik sisteminde, yatırımcının hesabının bulunduğu kurum aracılığıyla tutulur. Bu nedenle haciz yazısı şirkete veya ticaret siciline değil, borçlunun hesap açtığı aracı kuruma veya bankaya gönderilir; haciz MKK kaydına işlendiği andan itibaren üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. Aracı kurumun kendi borçları için ise müşterisinin payları haczedilemez. Alanın genel çerçevesi için sermaye piyasası hukuku rehberimize bakabilirsiniz.

MKK Kayıtlı Payların Haczi Nedir? Kaydi Payın Hukuki Niteliği

SPKn m.13/1’e göre sermaye piyasası araçlarının senede bağlanmaksızın elektronik ortamda kayden ihracı esastır. Borsada işlem gören payların tamamı, yatırım fonu katılma payları, kamu ve özel sektör borçlanma araçları, kira sertifikaları, varantlar ve diğer kaydi araçlar MKK sisteminde izlenir. Bu araçların fiziki bir senedi olmadığından klasik “hisse senedi haczi” kavramı bu alanda farklı işler. Sermaye piyasası araçlarının kaydileştirilmesi ile eski senetler hükümsüz hâle gelmiş, haklar yalnızca elektronik kayıtta yaşamaya başlamıştır.

Anonim şirket paylarının haczinde Yargıtay’ın yerleşik ayrımı şöyledir: Hisse senedi veya ilmühaber çıkarılmış paylar İİK m.88 uyarınca taşınır mal gibi haczedilip muhafaza altına alınır; senede bağlanmamış çıplak paylar ise İİK m.94 uyarınca şirkete haciz yazısı tebliğ edilerek haczedilir. Türk Ticaret Kanunu m.133/2 de alacaklıların senede bağlanmış veya bağlanmamış payların İİK’nın taşınırlara ilişkin hükümleri uyarınca haczedilmesini isteyebileceğini düzenler. Kaydi paylar bu iki gruptan farklı bir üçüncü kategori oluşturur: Pay, borçlunun kendisinde değil, üçüncü kişi konumundaki MKK üyesi nezdindeki hesapta bulunur. Bu nedenle haciz, İİK m.89 kapsamında üçüncü kişi elindeki mal veya hakkın haczi olarak gerçekleştirilir.

Kim, nerede, ne tutar?

SPKn m.13/3’e göre haklar MKK tarafından izlenir, ancak kayıtları MKK’nın üyeleri tutar. Üyeler; aracı kurumlar, bankalar, portföy yönetim şirketleri ve ihraççılardır. Yatırımcı adına açılmış hesap, onun hesap açtığı aracı kurumun MKK’daki üye hesabına bağlı bir alt yapıdır. Bir yatırımcının birden fazla aracı kurumda hesabı olabilir; her biri ayrı bir üye nezdinde tutulur. MKK ve üyelerin bu sistemdeki rolü ve sorumluluğu için MKK sorumluluğu yazımıza bakılabilir.

Haczin Konulması: Aracı Kuruma Haciz İhbarnamesi

MKK kayıtlı payların haczinde izlenecek usul, SPKn m.13/7 ile İİK m.89’un birlikte uygulanmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, halka açık bir şirketin paylarının haczi için Merkezî Kayıt Kuruluşu üyesi banka veya aracı kuruma İİK m.89 gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yeterli olduğunu kabul etmektedir.

Uygulamadaki adımlar

  1. Varlık araştırması: Alacaklı, icra dairesinden borçlunun MKK nezdindeki varlıklarının ve hangi üye kurumda hesabı bulunduğunun araştırılmasını ister. Bu bilgi olmadan ihbarname doğru muhataba gönderilemez.
  2. Haciz ihbarnamesi: İcra dairesi, borçlunun hesabının bulunduğu aracı kuruma veya bankaya İİK m.89/1 uyarınca birinci haciz ihbarnamesini gönderir. İİK m.89’un son fıkrası, ihbarnamelerin ve cevapların güvenli elektronik imzayla UYAP ve ona entegre sistemler üzerinden yapılabileceğini, bu bildirimin tebliğ yerine geçeceğini düzenler.
  3. MKK kaydına işleme: Kurum, haczi II-13.1 Tebliği m.26 uyarınca yatırımcının hesabında açılan ayrı bir haciz alt hesabına aktarır. Tebliğ, üyelerin her türlü haciz ve tedbir talebini karşılamak için öncelikle MKK kayıtlarında değişiklik yapmasını zorunlu tutar.
  4. Cevap: Kurum yedi gün içinde icra dairesine payların varlığını, adedini ve varsa önceki hacizleri bildirir. Pay yoksa veya başkasına aitse itiraz eder.

Merkez veya şubeye tebligat bakımından İİK m.89/7 uyarınca ihbarname tüzel kişinin merkezine tebliğ edildiğinde merkez tüm şubeler bakımından beyanda bulunmak zorundadır. Aracı kurumlarda hesaplar zaten merkez tarafından MKK’da izlendiğinden ihbarnamenin genel müdürlüğe gönderilmesi uygulamada daha güvenlidir.

Haciz ne zaman konulmuş sayılır?

SPKn m.13/5’e göre kayden izlenen araçlar üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde MKK’ya yapılan bildirim tarihi esas alınır. Bu kural, aynı paylar üzerinde birden fazla alacaklının haczi veya haciz ile rehin arasında sıra belirlenirken önem taşır. Aracı kurumun ihbarnameyi geç işlemesi nedeniyle borçlunun payları satıp parayı çekmesi hâlinde alacaklının kurum aleyhine tazminat talebi gündeme gelebilir.

Yanlış yol: şirkete veya ticaret siciline yazı

Borsada işlem gören şirketin paylarına, şirkete veya ticaret siciline haciz yazısı gönderilerek ya da pay defterine şerh düşülerek haciz konulması, kaydi paylar bakımından etkili bir yol değildir. SPKn m.13/6’ya göre pay devirlerinin pay defterine kaydında MKK kayıtları esas alınır. Yargıtay da halka açık şirket paylarına pay defterine işlenerek konulan haciz şikâyet konusu yapıldığında, payların MKK kayıtlarında izlenip izlenmediğinin araştırılmasını istemiştir. Borsada işlem görmeyen ve kaydileştirilmemiş paylarda ise İİK m.94 usulü uygulanmaya devam eder.

Haczin Kapsamı: Paylar, Kâr Payı, Bedelsiz Paylar ve Nakit

Haciz ihbarnamesi, kural olarak, ihbarnamede gösterilen varlıkları kapsar. Bu nedenle ihbarnamenin “borçlunun kurum nezdindeki her türlü nakit, pay, borçlanma aracı, yatırım fonu katılma payı ve diğer sermaye piyasası araçları ile bunlara bağlı haklar” şeklinde geniş yazılması gerekir. Yalnızca “mevduat hesapları” yazılan bir ihbarname, payları kapsamaz.

  • Paylar ve diğer kaydi araçlar: Hesaptaki pay, borçlanma aracı, kira sertifikası, varant ve diğer araçlar haczedilebilir.
  • Yatırım fonu katılma payları: Fon katılma payları da MKK’da izlenir ve aynı usulle haczedilir. Fonun kendisinin malvarlığı ise portföy yönetim şirketinden ayrıdır ve onun borçları için haczedilemez; bu ayrım için yatırım fonunun hukuki niteliği ve yatırım fonu katılma payı yazılarımıza bakılabilir.
  • Kâr payı: Dağıtım kararından sonra doğan kâr payı bir para alacağıdır. Aracı kurum hesabına geçen kâr payı ihbarname kapsamında haczedilebilir; henüz ödenmemiş kâr payı için ihraççı şirkete ayrıca İİK m.89 ihbarnamesi gönderilebilir. Kâr payının doğumu için kâr payı dağıtımı yazımıza bakılabilir.
  • Bedelsiz ve rüçhan hakları: Hacizli paylara bağlı olarak dağıtılan bedelsiz payların haczin kapsamında olup olmadığı tartışmalıdır. Uygulamada kurumlar bedelsiz payları da haciz alt hesabına aktarmaktadır, ancak ihbarnamede bağlı hakların açıkça yazılması bu tartışmayı önler. Hacizli payların yeni pay alma haklarının kullanılamaması yatırımcıya zarar verebilir; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin E. 2012/13680, K. 2012/20831 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, hacizli senetlerin kuponları kullanılamadığı için yeni payları borsadan almak zorunda kalan yatırımcı tazminat istemiştir.
  • Nakit: Yatırım hesabındaki serbest nakit, İİK m.89 kapsamında para alacağı olarak haczedilir.

Kurum, hacizli payı kendiliğinden satamaz

Haciz ihbarnamesi, kuruma payları satma yetkisi vermez. Satış, icra dairesinin işidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, yalnızca mevduat hesaplarının haczine ilişkin müzekkere üzerine yatırım hesabındaki payları kendiliğinden satarak bedelini icra dosyasına gönderen bankayı sorumlu tutmuştur. Bu karar, aracı kurumların “nakit gönderme” talebini payları bozdurma yetkisi gibi yorumlamasının hukuka aykırı olduğunu göstermektedir. Müşterinin talimatı dışında yapılan işlemler için aracı kurumun yetkisiz işlem sorumluluğu yazımıza bakılabilir.

Hacizli Payların Paraya Çevrilmesi

Alacaklı veya borçlu, İİK m.106 uyarınca hacizden itibaren bir yıl içinde haczolunan malın satışını isteyebilir. Satış talebiyle birlikte kıymet takdiri ve satış giderlerinin tamamı peşin yatırılmalıdır; yatırılmazsa talep vaki olmamış sayılır. İİK m.110’a göre süresinde satış istenmezse haciz kendiliğinden kalkar. Borsadaki payların değeri gün içinde değiştiğinden bu süreyi kaçırmak, alacaklı açısından teminatın kaybı anlamına gelir.

Pazarlıkla satış ve borsa fiyatı

İİK m.119/2’ye göre “borsa veya piyasada fiyatı bulunan kıymetli evrak veya diğer mallar için o günün piyasasında mukarrer fiyat teklif edilirse” satış pazarlık suretiyle yapılabilir. Borsada işlem gören paylarda açık artırmanın uzun süreci ve fiyat oynaklığı, pazarlıkla satışı daha uygun kılar. Uygulamada icra dairesi, hacizli payların aracı kurum aracılığıyla borsada o günkü fiyattan satılmasını ve bedelin icra dosyasına gönderilmesini isteyebilmektedir. Satış usulü konusunda tereddüt olduğunda icra mahkemesinden karar alınması, sonradan çıkabilecek şikâyetleri önler.

Kottan çıkarılmış veya işlem sırası kapatılmış paylarda borsa fiyatı bulunmadığından pazarlıkla satış bu dayanakla yapılamaz; değer bilirkişi tarafından belirlenir ve genel hükümlere göre artırma yoluna gidilir. Kottan çıkarmanın sonuçları için borsa kottan çıkarma yazımıza bakılabilir.

İhtiyati Tedbir, İhtiyati Haciz ve Ceza Soruşturmasında El Koyma

SPKn m.13/7, yalnızca icra takibindeki haczi değil, “tedbir, haciz ve benzeri her türlü idari ve adli talepler”i kapsar. Bu nedenle aşağıdaki kararların hepsi aynı yoldan, MKK üyesi eliyle uygulanır:

  • İhtiyati haciz: İİK m.257 vd. uyarınca para alacağı için verilen ihtiyati haciz kararı, icra dairesince aracı kuruma bildirilerek uygulanır.
  • İhtiyati tedbir: Payların aynına ilişkin uyuşmazlıklarda, örneğin muvazaalı devir veya pay devrinin iptali davalarında, mahkeme HMK m.389 uyarınca paylar üzerinde devir yasağı şeklinde tedbir kararı verebilir.
  • Kamu alacakları: Vergi ve diğer kamu alacakları için 6183 sayılı Kanun uyarınca haciz uygulanır; SPKn m.13/7’nin son cümlesi elektronik ortamda tebliğ edilen alacakların takibine ilişkin hükümleri saklı tutar.
  • Ceza soruşturmasında el koyma: Ceza Muhakemesi Kanunu m.128 kapsamında şirket paylarına ve hesaplara el konulabilir; el koyma kararı da MKK üyeleri eliyle uygulanır. Ayrıntı için sermaye piyasası soruşturmasında el koyma yazımıza bakılabilir.
  • SPK işlem yasakları: II-13.1 Tebliği m.26/3’e göre Kurulun bildirdiği işlem yasakları MKK tarafından derhâl ilgili hesaplara işlenir. Bu bir haciz değildir, ancak payların satışını engeller. Ayrıntı için SPK işlem yasağı yazımıza bakılabilir.

Uygulamada bir hesap üzerinde aynı anda birden fazla kısıtlama bulunabilir: icra haczi, el koyma ve işlem yasağı gibi. Her birinin kaldırılması ayrı makamdan karar gerektirir. İcra dosyası kapandığında haczin kaldırılması aracı kuruma bildirilmezse, haciz alt hesapta kalmaya devam eder ve yatırımcı paylarını satamaz.

Haczedilemeyen Varlıklar ve Rehinle Çatışma

Aracı kurumun borcu için müşteri varlıkları haczedilemez

SPKn m.46/6, yatırımcıların yatırım kuruluşları nezdindeki nakit ve sermaye piyasası araçlarının kurumun borçları nedeniyle, kurumun malvarlığının da yatırımcıların borçları nedeniyle haczedilemeyeceğini düzenler. Bu yasak kamu alacakları için de geçerlidir. Bir aracı kurumun alacaklısı, kurumun müşterilerine ait payları haczettiremez; kurumun faaliyeti durdurulduğunda da müşteri varlıkları kurumun iflas masasına girmez. Bu korumanın uygulaması için faaliyeti durdurulan aracı kurum, aracı kurum tedrici tasfiye ve Yatırımcı Tazmin Merkezi yazılarımıza bakılabilir.

Takas teminatları ve garanti fonu

SPKn m.73/2’ye göre borsalar ve takas kuruluşları nezdinde takas risklerinin önlenmesi amacıyla tutulan teminatlar ile garanti fonundaki varlıklar, kamu alacakları için olsa dahi haczedilemez ve üzerlerine ihtiyati tedbir konulamaz. Kredili işlem veya türev işlemler için teminat olarak bloke edilmiş paylar bakımından bu kural uygulanabilir; haciz, teminat yükümlülüğü sona erdikten sonra serbest kalan kısma yönelir. Kredili işlemlerde teminat ve re’sen satış için kredili menkul kıymet işlemleri yazımıza bakılabilir.

Rehinli paylar ve teminat sözleşmeleri

MKK kayıtlı paylar üzerinde rehin, II-13.1 Tebliği m.22 uyarınca ilgili üyeye belge verilerek MKK kayıtlarına yansıtılır ve rehin veren hesabına bağlı bir alt hesapta izlenir. SPKn m.47, kayden izlenen araçlar üzerindeki teminat sözleşmelerinde temerrüt hâlinde teminat alana, ihbar, ihtar, süre verme veya adli izin gerekmeksizin, borsadaki değerinden aşağı olmamak üzere satma veya mahsup etme hakkı tanır. m.47/5’e göre teminat veren hakkında tasfiye veya yeniden yapılandırma kararı verilmesi teminatı etkilemez. Bu nedenle sonradan konulan bir haciz, önceden MKK’ya bildirilmiş rehin veya teminat hakkının önüne geçemez; sıralama m.13/5 uyarınca MKK’ya bildirim tarihine göre belirlenir. Teminat hukukunun ayrıntısı için sermaye piyasası araçları üzerinde teminat yazımıza bakılabilir.

Rehnin MKK kaydına işlenmemesi ağır sonuç doğurur. İstanbul BAM 14. Hukuk Dairesi’nin E. 2021/139, K. 2021/331, T. 18.03.2021 sayılı kararına konu uyuşmazlıkta, kredi için imzalanan pay rehni sözleşmesine rağmen rehin MKK kayıtlarına işlenmediği için rehin hakkının üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hâle gelmediği tartışılmıştır.

MKK Kayıtlı Payların Haczine Karşı Şikâyet, İtiraz ve İstihkak

MKK kayıtlı payların haczi sürecinde borçlu, aracı kurum ve üçüncü kişiler farklı yollara başvurur.

KimNe ileri sürerYol ve süre
BorçluHaczin yanlış usulle konulması, satış usulüne aykırılık, aşırı hacizİcra mahkemesine şikâyet (İİK m.16), öğrenmeden itibaren 7 gün
Aracı kurum (üçüncü kişi)Pay yok, pay başkasına ait, pay rehinli veya teminattaİhbarnameye 7 gün içinde itiraz (İİK m.89/2)
Payın gerçek sahibiPayların borçluya değil kendisine ait olduğuİstihkak iddiası ve davası (İİK m.96 vd.)
Rehin alacaklısıÖnceki tarihli rehin hakkıSıra cetveline itiraz, SPKn m.47 hakları

Aracı kurumun ihbarnameye yedi gün içinde itiraz etmemesi, İİK m.89/3 uyarınca malın onun yedinde sayılması sonucunu doğurabilir. Bu nedenle kurumlar, hesapta pay bulunmasa bile süresinde cevap vermelidir. Ortak hesaplarda veya müşteri adına açılmış ama başkası tarafından fonlanmış hesaplarda istihkak iddiası sıkça gündeme gelir; MKK kayıtları hak sahipliği bakımından güçlü bir karine oluşturur ve aksini ispat yükü istihkak iddia edene düşer.

Aracı Kurum ve MKK’nın Sorumluluğu

SPKn m.81/5’e göre MKK ve üyeleri kayıtların yanlış tutulmasından doğan zararlardan kusurları oranında sorumludur. Haciz sürecinde bu sorumluluk üç tipik durumda gündeme gelir:

  1. Geç işleme: Kurumun ihbarnameyi geç MKK kaydına işlemesi ve bu arada borçlunun payları satması. Zararı alacaklı ileri sürer.
  2. Kapsam aşımı: Kurumun, ihbarnamede olmayan varlıkları da haciz alt hesabına alması veya payları kendiliğinden satması. Zararı borçlu ileri sürer.
  3. Haczin kaldırılmaması: Haciz kaldırma yazısına rağmen kısıtlamanın kaydı üzerinde bırakılması. Zararı borçlu ileri sürer.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, hacizli olmayan payları satıp bedelini icra dosyasına gönderen bankayı sorumlu tutmakla birlikte, borçlunun icra borcunun bu ödemeyle düştüğünü, bu nedenle tüm payların aynen iadesine hükmedilemeyeceğini belirtmiştir. Zarar, payların satış tarihindeki değeri ile dava tarihindeki değeri arasındaki farktan icra dosyasına yatırılan tutar mahsup edilerek hesaplanır. Bu hesap yöntemi, aracı kurum aleyhine açılacak benzer davalarda yol göstericidir. Müşteri ile kurum arasındaki ilişkinin sözleşmesel temeli için aracı kurum çerçeve sözleşmesi yazımıza, saklama hizmetinin sınırları için portföy saklama hizmeti yazımıza bakılabilir.

Yargı Kararları

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2014/24315, K. 2014/27520, T. 17.11.2014

Borçlu, borsada işlem gören bir holding şirketindeki paylarına şirket pay defterine işlenmek suretiyle haciz konulduğunu, oysa haczin ancak MKK kayıtlarına işlenerek yapılabileceğini ileri sürerek şikâyette bulunmuştur. İcra mahkemesi şikâyeti reddetmiş, Daire önce onamıştır. Karar düzeltme üzerine Daire onama kararını kaldırmış; hisse senedi çıkarılmışsa İİK m.88, çıkarılmamışsa İİK m.94 usulünün uygulanacağını, halka açık şirket paylarının ise çoğu zaman aracı kurum veya banka nezdindeki hesapta bulunduğunu ve bu durumda MKK üyesine İİK m.89 gereğince haciz ihbarnamesi gönderilmesinin yeterli olduğunu belirtmiştir. Payların hangi rejime tabi olduğu araştırılmadan karar verildiği gerekçesiyle oybirliğiyle bozma kararı verilmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/6266, K. 2023/6011, T. 19.10.2023

Bir yatırımcının icra dosyasında bankadaki mevduat hesaplarına haciz konulmuştur. Banka, yatırım hesabında nakit bulunmamasına rağmen hesaptaki payları satarak bedelini icra dosyasına göndermiştir. Daire, daha önceki bozma kararında bankanın payları satış istenmediği hâlde kendiliğinden paraya çevirdiğini ve zarardan sorumlu olduğunu kabul etmişti. Bozmadan sonra mahkeme payların aynen iadesine karar vermiş, Daire bu kararı da bozmuştur: Banka tarafından icra dosyasına yatırılan tutar kadar yatırımcı borcundan kurtulmuş ve TBK m.77 uyarınca sebepsiz zenginleşmiştir. Bu nedenle zarar, payların satış tarihi ile dava tarihi arasındaki değer farkından icra dosyasına yatırılan tutar mahsup edilerek bulunmalıdır. Karar oybirliğiyle verilmiştir.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2012/14419, K. 2012/30493, T. 30.10.2012

Mülga 2499 sayılı Kanun döneminde verilen bu kararda Daire, kayden izlenen araçlar üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilmesinde MKK’ya bildirim tarihinin esas alındığını hatırlatmıştır. Mahkemenin, MKK kayıtlarına haciz bildiriminin yapılıp yapılmadığını araştırmadan karar vermesini eksik inceleme saymış, karar düzeltme istemini kabul ederek bozmaya hükmetmiştir. Aynı ilke bugün SPKn m.13/5’te yer almaktadır.

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2015/25455, K. 2015/25553, T. 22.10.2015

Daire, çıplak payın şirkete tebliğ edilecek haciz müzekkeresi veya İİK m.89 ihbarnamesiyle haczedilebileceğini, senede bağlanmış payların İİK m.88’e göre haczedileceğini, MKK üyesi banka veya aracı kuruluşlara İİK m.89 ihbarnamesi gönderilerek de haciz yapılabileceğini belirtmiştir. Karar, haciz usulünün payın türüne göre belirlenmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.

MKK Kayıtlı Payların Haczi Hakkında Sık Sorulan Sorular

Borsadaki hisselerime haciz konulabilir mi?

Evet. Borsada işlem gören paylar, hesabınızın bulunduğu aracı kuruma veya bankaya gönderilen haciz ihbarnamesiyle haczedilebilir ve haciz MKK kaydına işlenir.

Haciz yazısı MKK’ya mı gönderilir?

SPKn m.13/7’ye göre haciz ve tedbir talepleri münhasıran MKK’nın üyeleri tarafından yerine getirilir. Bu nedenle ihbarname borçlunun hesabının bulunduğu aracı kuruma veya bankaya gönderilir. MKK’dan yalnızca hangi kurumda hesap bulunduğu bilgisi araştırılır.

Haciz konulunca hisselerimi satabilir miyim?

Hayır. Hacizli paylar ayrı bir alt hesaba alınır ve satış emri verilemez. Haciz kalkana veya icra dairesi satışa karar verene kadar paylar kilitli kalır.

Aracı kurum hacizli hisselerimi kendiliğinden satabilir mi?

Hayır. Satış icra dairesinin işidir. Yargıtay, payları talimat olmadan satarak icra dosyasına para gönderen bankayı sorumlu tutmuştur.

Hacizli hisseler nasıl satılır?

Hacizden itibaren bir yıl içinde satış istenir ve giderler peşin yatırılır. Borsa fiyatı olan paylar İİK m.119/2 uyarınca o günkü piyasa fiyatı üzerinden pazarlıkla satılabilir.

Satış istenmezse ne olur?

İİK m.110 uyarınca bir yıllık süre içinde satış istenmezse haciz kendiliğinden kalkar. Haczin kaydından silinmesi için aracı kuruma bildirim yapılması gerekir.

Kâr payları da haczedilir mi?

Hesaba geçen kâr payı nakit olarak ihbarname kapsamında haczedilebilir. Henüz ödenmemiş kâr payı için ihraççı şirkete ayrıca haciz ihbarnamesi gönderilebilir.

Aracı kurumun borcu için müşterinin hisseleri haczedilebilir mi?

Hayır. SPKn m.46/6, yatırımcıların kurum nezdindeki varlıklarının kurumun borçları için, kamu alacakları dâhil, haczedilemeyeceğini düzenler.

Rehinli hisseye haciz konulabilir mi?

Konulabilir, ancak MKK’ya daha önce bildirilmiş rehin veya teminat hakkı önceliklidir. Sıralama MKK’ya bildirim tarihine göre belirlenir.

Hesapta pay yoksa aracı kurum ne yapmalı?

Yedi gün içinde ihbarnameye itiraz etmelidir. Aksi hâlde İİK m.89/3 uyarınca malın kendisinde olduğu kabul edilebilir.

Payların bana ait olduğunu, borçlunun adına kayıtlı olduğunu iddia ediyorum. Ne yapmalıyım?

İstihkak iddiasında bulunup istihkak davası açmalısınız. MKK kayıtları güçlü bir karine oluşturduğundan aksini belgeyle ispat etmeniz gerekir.

Ceza soruşturmasındaki el koyma da aynı şekilde mi uygulanır?

Evet. SPKn m.13/7 her türlü adli ve idari talebi kapsar; el koyma kararı da MKK üyeleri eliyle hesaplara işlenir. Kaldırılması için el koyma kararını veren makamdan karar alınması gerekir.

Sonuç: MKK Kayıtlı Payların Haczi Doğru Muhatap ve Doğru Süre Gerektirir

MKK kayıtlı payların haczi, klasik hisse senedi haczinden farklı işler: haciz şirkete değil, MKK üyesi aracı kuruma veya bankaya İİK m.89 ihbarnamesiyle yapılır, MKK kaydına işlendiği tarihten itibaren üçüncü kişilere karşı etkili olur ve satış icra dairesi tarafından, borsa fiyatı varsa pazarlıkla gerçekleştirilir. Alacaklı açısından ihbarnamenin kapsamını geniş yazmak ve bir yıllık satış süresini kaçırmamak; borçlu açısından ise kurumun yetki aşımlarını ve usulsüz hacizleri yedi günlük şikâyet süresi içinde ileri sürmek belirleyicidir.

Aracı kurumlar da bu süreçte pasif değildir: ihbarnameye süresinde cevap vermek, haczi doğru kapsamla kaydına işlemek ve payları kendiliğinden satmamak zorundadır. MKK kayıtlı payların haczi, kaldırılması, rehinle çatışması veya aracı kurumun sorumluluğu konularında destek almak için sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Yazar Avukat Fatih SEFER