YİDK Kararının İptali Davası: 2 Aylık Süre ve Yetki

YİDK kararının iptali davası, Türk Patent ve Marka Kurumunun Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından verilen nihai marka kararının hukuka aykırı olduğu iddiasıyla, kararın bildiriminden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde açılan davadır. Davayı, karardan olumsuz etkilenen ve ilgili idari sürecin tarafı olan kişi açabilir. Hukuki dayanaklar başta 5000 sayılı Kanun m.15/C, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.20–21 ve m.156/2’dir. Bu davada mahkeme, tescil işlemini baştan yürütmez; YİDK kararının hukuka uygunluğunu denetler.

YİDK Kararı Nedir, İptal Davasının Konusu Nedir?

Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK), TÜRKPATENT’in ilgili birimlerince verilen kararlara yöneltilen idari itirazları inceleyen ve Kurumun nihai kararını oluşturan kuruldur. Marka dosyalarında, örneğin başvurunun reddine veya üçüncü kişinin yayıma itirazına ilişkin ilk karardan zarar gören taraf önce kanuni koşullarıyla Kurum içinde itiraz yoluna gider. SMK m.21/4 uyarınca Kurul inceleme sonunda Kurumun nihai kararını verir.

YİDK kararının iptali davasının konusu, marka tescilinin doğrudan mahkemece yapılması veya taraflar arasında soyut bir marka hakkı üstünlüğünün tespiti değildir. Davacı, belirli tarih ve numaralı YİDK kararının, kısmen veya tamamen hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle ortadan kaldırılmasını ister. Karar gerekçesinin ve başvurudan etkilenen mal/hizmetlerin açıkça gösterilmesi bu nedenle belirleyicidir.

Bir işaretin tescile uygunluğunun ilk incelemesi ile başvuru sahibinin haklarını ilgilendiren şekli işlemler, ayrı bir çalışma alanı olan marka başvuru süreci içinde ele alınır. Burada odak, nihai idari karara karşı açılan yargısal davadır.

Temel mevzuat: 5000 sayılı Kanun m.15/C, YİDK kararını Kurumun nihai kararı olarak kabul eder ve bildirimden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılmasına imkân verir. SMK m.156/2, Kurum kararlarına karşı açılan davalar için aynı mahkemeyi görevli ve yetkili kılar.

Kurum İçi İtiraz ile YİDK Kararının İptali Davası Aynı Şey midir?

Hayır. İdari itiraz, henüz kesinleşmiş bir Kurum değerlendirmesi bulunmadan, ilk birim kararının yeniden incelenmesi için TÜRKPATENT’e yapılan başvurudur. İptal davası ise bu inceleme sonucunda tesis edilmiş nihai YİDK kararına karşı mahkemede açılır. Her iki aşamada da iki aylık süre bulunması, sürelerin başlangıçlarının veya başvurulacak mercilerin aynı olduğu anlamına gelmez.

ÖlçütKurum içi itirazYİDK kararının iptali davası
İşlemİlk Kurum kararına itirazNihai YİDK kararının yargısal denetimi
MerciTÜRKPATENT / YİDKAnkara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Başlangıçİlk kararın bildirimiYİDK nihai kararının bildirimi
Temel normSMK m.20–215000 sayılı Kanun m.15/C; SMK m.156/2

İlk derece Kurum kararına karşı öngörülen idari yol tamamlanmadan, kural olarak doğrudan YİDK kararının iptali davasına gidilemez; ortada henüz denetlenecek bir YİDK kararı bulunmaz. Kurul kararından sonra ise Kurum içinde ikinci kez esasa ilişkin itiraz yolu mevcut değildir. Kararda yalnız maddi hata bulunuyorsa, YİDK Kurulları Yönetmeliği m.8 çerçevesinde düzeltme istenebilmesi ayrı ve sınırlı bir mekanizmadır.

İdari aşamadaki ret kararı itirazının hazırlanması marka reddine itiraz, üçüncü kişilerin bültende yayımlanan başvurulara itirazı marka başvurusuna itiraz ve başvuru sahibinin bu itiraza yanıtı marka itirazına cevap yazılarında ayrıca incelenmektedir.

Hangi YİDK Kararlarına Karşı İptal Davası Açılabilir?

Dava konusu kararın marka uyuşmazlığındaki kaynağı, davanın dayandığı maddi hukuku etkiler. Başvuru sahibinin Kurumun resen ret kararına karşı yaptığı itirazın reddi, yayıma itiraz sahibinin itirazının reddi, bu itirazın kabulü üzerine başvurusu kısmen veya tamamen reddedilen başvuru sahibinin Kuruldan olumsuz sonuç alması örnek verilebilir. Bazı uyuşmazlıklarda nihai karar mal/hizmet listesinin yalnız bir kısmını etkiler; iptal istemi de bu bölümle sınırlandırılabilir.

Dayanılan gerekçe, kararın niteliğine göre değişir. mutlak ret nedenleri bakımından ayırt edicilik, tanımlayıcılık veya SMK m.5/1-ç kapsamındaki önceki tescil; nispi ret nedenleri bakımından ise önceki haklara dayanan itirazlar söz konusu olabilir. marka benzerliği ve karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde işaret ve mal/hizmet karşılaştırmalarındaki hukuki hata, iptal sebebi olarak ileri sürülebilir. Özellikle Nice sınıflandırması yönünden aynı sınıfta yer almanın kendiliğinden mal veya hizmet benzerliği yaratmaması önemlidir.

Ancak her Kurum yazışması, ara değerlendirme veya üçüncü kişiye ait her işlem bağımsız bir YİDK iptal davasına konu edilemez. Davacının nihai, kendi hukuki menfaatini etkileyen ve dava edilebilir bir karar göstermesi gerekir. Henüz Kurul önüne taşınmamış ilk ret işleminin doğrudan dava konusu yapılması bu ayrımın göz ardı edilmesidir.

YİDK Kararının İptali Davası Kaç Gün İçinde Açılır?

5000 sayılı Kanun m.15/C’ye göre süre kararın bildiriminden itibaren iki aydır. Bu süre “60 gün” olarak değil, takvim ayı olarak hesaplanır. Hak düşürücü niteliktedir; süresinde dava açılıp açılmadığı mahkeme tarafından kendiliğinden değerlendirilir. Süre aşıldığında YİDK kararının esasen hatalı olduğu iddiaları kural olarak incelenmeden davanın usulden reddi gündeme gelir.

Tebliğ Tarihi ve İki Aylık Süre Nasıl Hesaplanır?

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.91–93 uyarınca ay olarak belirlenen süre, başladığı güne son ay içinde karşılık gelen günün tatil saatinde sona erer; karşılık gelen gün bulunmazsa ayın son günü esas alınır. Son gün resmî tatile denk geliyorsa süre izleyen ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. Örneğin bir YİDK kararı 12 Nisan tarihinde usulüne uygun tebliğ edilmişse iki aylık sürenin normal bitiş tarihi 12 Hazirandır. Bu tarihin resmî tatile rastlaması halinde ayrıca tatil kuralı değerlendirilir.

Takvim günü hesabını değiştirmenin yanı sıra, belirleyici olan usulüne uygun bildirim tarihidir. Marka vekili tayin edilmişse SMK m.160/4 uyarınca vekile yapılan tebligat asile yapılmış sayılır. Tebliğ kayıtları, Kurumun elektronik işlem sistemi belgeleri ve vekile bildirim bilgileri bu nedenle dava dosyasının temel parçalarındandır.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 26.06.2025 tarihli, E. 2023/1104, K. 2025/1336 sayılı kararında, 24 Ocak 2022’de tebliğ edilen YİDK kararına karşı açılması gereken davanın 24 Mart 2022 yerine 25 Mart 2022’de açılmış olması hak düşürücü süre bakımından incelenmiştir. Bir günlük gecikme dahi sonuca etki edebilir.

Maddi Hata Düzeltme Başvurusu İki Aylık Süreyi Etkiler mi?

YİDK Kurulları Yönetmeliği m.8, Kurul kararındaki maddi hataların talep üzerine veya resen düzeltilmesini ve varsa düzeltme kararının da bildirilmesini düzenler; m.8/3, nihai karar ve varsa maddi hata düzeltme kararının bildirimine bağlı dava süresini ayrıca ele alır. Bununla birlikte her türlü “yeniden değerlendirme” yazısının veya maddi hata adı altında ileri sürülen esas itirazının dava süresini kendiliğinden yeniden başlatacağı varsayılmamalıdır. Düzeltme talebinin kapsamı, yapılan işlemin gerçek niteliği ve tebliğleri ayrı ayrı incelenmelidir. Dava süresini korumak için ilk nihai kararın bildirimi esas alınarak işlem yapılması ihtiyatlı yaklaşımdır.

YİDK Kararının İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Hangisidir?

Görevli ve yetkili mahkeme Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesidir. Bu husus hem 5000 sayılı Kanun m.15/C hem de SMK m.156/2’de düzenlenmiştir. Davacı İstanbul, İzmir, Bursa veya başka bir şehirde yerleşik olsa da Kurum kararına karşı bu özel yetki kuralı uygulanır. Kurumun kamu kurumu olması da davayı idari yargıdaki iptal davasına dönüştürmez: kanun koyucu bu uyuşmazlıkların görülmesini özel olarak adli yargıda görevli fikri ve sınai haklar hukuk mahkemelerine bırakmıştır.

SMK m.156/3’te düzenlenen hak sahibinin üçüncü kişiye karşı tecavüz davalarındaki alternatif yetki yerleri, YİDK kararlarının iptaline ilişkin özel kuralı değiştirmez. marka hakkına tecavüz davası ile Kurum kararının yargısal denetimi usulen farklı davalardır.

Mahkemenin görev ve yetkisinin doğru belirlenmesinin yanında, dava dilekçesinde YİDK kararının numarası, bildirimi, hedeflenen kısmi veya tam iptal ve bunların gerekçeleri gösterilmelidir. Başvurunun yalnız bir mal veya hizmet grubunda reddedilmesi halinde hangi gruplar yönünden iptal istendiğinin açıkça yazılması, uyuşmazlığın kapsamını somutlaştırır.

Davayı Kim Açabilir ve Kime Karşı Açar?

Davacı Sıfatı ve Hukuki Yarar

Karardan olumsuz etkilenen marka başvuru sahibi veya Kurumdaki itirazı hakkında aleyhine nihai karar verilen itiraz sahibi, kendi hukuki yararı ölçüsünde dava açabilir. Sadece ekonomik ilgisi olan üçüncü kişiler, örneğin başvuru sahibi şirketin ortağı, kendiliğinden şirket adına dava hakkı kazanmaz. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 13.03.2023 tarihli, E. 2023/498, K. 2023/304 sayılı kararında, YİDK kararından doğrudan etkilenen başvuru sahibi şirketin dava hakkı ile şirket ortağının şahsi dava hakkı ayrılmıştır.

Davalı TÜRKPATENT ve Karardan Yararlanan Taraf

Husumetin kime yöneltileceği, YİDK kararına konu idari işlemin türüne göre belirlenir. Yayıma itiraz veya önceki hak sahibinin itirazı gibi iki karşıt özel tarafın bulunduğu uyuşmazlıklarda, iptal kararı diğer tarafın hukuki durumunu da etkiler. Bu nedenle TÜRKPATENT ile iptali istenen karardan yararlanan başvuru sahibi veya itiraz sahibinin birlikte davalı gösterilmesi gerekebilir; bu durumda zorunlu dava arkadaşlığı söz konusudur.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 12.02.2024 tarihli, E. 2022/4723, K. 2024/968 sayılı kararında, üçüncü kişinin başvuruya itirazıyla başlayan uyuşmazlıktaki YİDK iptal davasında Kurum ile başvuru sahibinin zorunlu dava arkadaşlığı vurgulanmıştır. Buna karşılık başvurunun Kurumca resen SMK m.5/1-ç uyarınca reddedildiği ve önceki marka sahibinin idari itirazın tarafı olmadığı durumda bu marka sahibine sırf redde mesnet tescilin sahibi olduğu için husumet yöneltilmesi doğru olmayabilir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 04.04.2024 tarihli, E. 2022/561, K. 2024/695 sayılı kararı bu ayrımı ortaya koymaktadır.

Öyleyse her YİDK davasında koşulsuz olarak “Kurum + önceki marka sahibi” veya koşulsuz olarak “yalnız Kurum” biçiminde davalı seçilemez. İşlem dosyasında itiraz eden, karardan yararlanan, ilk ret gerekçesi ve taraf sıfatı birlikte incelenmelidir. Eksik veya yanlış taraf belirleme usulî uyuşmazlık doğurabileceğinden bu inceleme dava açılmadan tamamlanmalıdır.

Mahkeme YİDK Kararını Hangi Sınırlar İçinde Denetler?

YİDK iptal davası, Kurumun yerinde geçilerek yeniden bir marka başvurusu incelenmesi değildir. Genel kural, YİDK önüne taşınmış hukuki nedenlerin ve o tarihte Kurumun değerlendirebileceği bilgi ve belgelerin esas alınmasıdır. Örneğin idari aşamada yalnız SMK m.6/1 kapsamındaki karıştırılma ihtimaline dayanılmışken, dava sırasında tamamen bağımsız bir olgunun ilk kez ileri sürülmesi, Kurum kararının hukuka uygunluğu denetiminin sınırlarını aşabilir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.09.2024 tarihli, E. 2023/4452, K. 2024/6289 sayılı kararında, YİDK aşamasında ileri sürülmeyen yeni delillerle önceye dayalı kullanım iddiasının dava aşamasında genişletilmesinin sınırlılığı değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, tescilsiz markada önceki kullanım, kötü niyetli marka tescili veya tanınmış marka koruması gibi maddi hukuk iddialarının idari aşamada neden somutlaştırılması gerektiğini gösterir.

2026 Tarihli Hukuk Genel Kurulu Kararı: Sonradan Hükümsüz Kılınan Dayanak Marka

Ancak inceleme sınırı, yargılama sırasında ortaya çıkan her hukuki gelişmenin görmezden gelinmesi anlamına gelmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2026 tarihli, E. 2025/60, K. 2026/98 sayılı kararı bu bakımdan önemlidir. Kararda, YİDK’nin başvurunun reddine dayanak aldığı önceki markanın sonradan kesinleşmiş yargı kararıyla hükümsüz kılınması nedeniyle SMK m.27/1’deki marka korumasının baştan itibaren doğmamış sayılması sonucunun dikkate alınması gerektiği kabul edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, SMK m.27/3’teki geriye etkinin istisnaları arasında bulunmayan YİDK iptal yargılamasında bu sonucun kategorik biçimde dışlanamayacağını belirtmiştir.

Bu karar, davacıya idari aşamada ileri sürmediği tüm yeni ret veya itiraz nedenlerini serbestçe ekleme olanağı vermez. Esas ayrım, sonradan oluşturulan bir iddia veya yeni kullanım belgesi ile önceki marka hakkını baştan itibaren ortadan kaldıran kesinleşmiş hükümsüzlük kararının hukuki etkisi arasındadır. Bu ikinci durumda hükümsüzlük hükmü, kesinleşme şerhi ve güncel sicil kayıtları ayrıca incelenir. Hükümsüzlüğün koşulları ve sonuçları ise marka hükümsüzlüğü davası konusudur.

Öte yandan marka tescilinde müktesep hak ve kullanımla kazanılmış ayırt edicilik iddiaları, YİDK kararı bakımından ancak kendi şartları ve zaman yönünden uygulanabilecek deliller çerçevesinde değerlendirilebilir. Kurulun kararında gerekçelendirilmemiş her savunmanın dava sırasında yeni bir talebe dönüştürülmesi mümkün değildir.

Dava Dilekçesinde Hangi Belgeler ve Hukuki İddialar Bulunmalıdır?

İptal davasında ispat stratejisi, “yeni başvuru için bütün delilleri toplamak” yerine, belirli YİDK kararındaki hukuki ve maddi hatayı göstermek üzerine kurulmalıdır. Kurum dosyasının eksiksiz getirtilmesi ve idari aşamadaki iddialarla mahkemede ileri sürülen hukuka aykırılık nedenlerinin eşleştirilmesi temel yöntemdir.

  • İşlem ve tebligat kayıtları: Dava konusu YİDK kararının numarası ve tarihi, gerekçeli kararın örneği, usulüne uygun bildirim/elektronik tebligat kaydı, gerekiyorsa maddi hata düzeltme kararı.
  • İdari dosya: Başvuru numarası ve örneği, mal/hizmet listesi, Markalar Dairesi kararı, yayıma itiraz dilekçeleri, cevaplar, YİDK’ye yapılan itiraz ve ekleri.
  • Dayanak marka verileri: Önceki marka tescil ve başvuru kayıtları, koruma tarihleri, kapsam, sınıflar, varsa sicil değişiklikleri veya kesinleşmiş hükümsüzlük hükümleri.
  • Karara özgü ispat: Benzerlik değerlendirmesindeki teknik veriler, idari aşamada sunulan kullanım veya tanınmışlık delilleri, rüçhan belgeleri, Kurumun hukuken değerlendirmesi gereken deliller.
  • Usulî belgeler: Tarafların ticaret sicili veya temsil belgeleri, vekâletname, yargılama harç ve giderleri bakımından gerekli kayıtlar.

İtirazda kullanım ispatı talebi ileri sürülmüşse, itiraz eden markanın kullanımının hangi zaman dilimi ve mal/hizmetler yönünden gösterildiği önem taşır; faturalar, reklam ve piyasa verilerinin ispat gücü ise marka kullanım ispatı delilleri yazısının konusudur. Davada sonradan sunulan belgelerin yalnızca açıklayıcı olup olmadığı veya idari dosyada bulunmayan yeni vakıa yaratıp yaratmadığı ayrıca değerlendirilir.

Hukuka aykırılık sebepleri, idari kararda kullanılan yasal bentler ile somutlaştırılmalıdır: işaretlerin görsel/işitsel/kavramsal algısının hatalı değerlendirilmesi, mal/hizmet benzerliğinde 35. sınıf mağazacılık hizmetleri gibi özel ticari koşulların göz ardı edilmesi, ilgili tüketici kesiminin yanlış seçilmesi, ret kapsamının gerekçesiz genişletilmesi veya delillerin usulüne uygun değerlendirilmemesi bu tür somut inceleme başlıklarına örnektir. Hatalı değerlendirme iddiası tek başına değil, kararın ilgili sayfası ve deliliyle ilişkilendirilerek açıklanmalıdır.

YİDK İptal Davası ile Marka Hükümsüzlüğü veya İdari İptal Arasındaki Fark

YİDK kararının iptali, nihai idari kararın yargısal denetimidir. marka hükümsüzlüğü ise tescil edilen bir markanın SMK m.5 veya m.6 kapsamındaki hukuki sakatlıklar nedeniyle baştan itibaren geçersiz sayılmasına yönelir. markanın iptali ise kural olarak tescilden sonra doğan iptal nedenlerine dayanır; bu konuda TÜRKPATENT marka iptal başvurusu için ayrı idari usul söz konusudur. hükümsüzlük ve iptal farkı bu yolların karşılaştırmasını ele alır.

YolHedefBelirleyici durum
YİDK kararının iptaliKurumun nihai kararıBildirimden itibaren iki ay; Ankara’da yargısal denetim
Marka hükümsüzlüğüTescilli markaSMK m.25; tescilin hukuki geçerliliği
Markanın iptaliTescil sonrası devam eden marka hakkıSMK m.26; sonradan gerçekleşen nedenler

YİDK iptal davası derdestken karşı tarafın başvurusu tescil edilebilir; dava açılması tescil işlemlerini kendiliğinden durdurmaz. Bu durumda tescilli markanın hukuki varlığının nasıl etkileneceği ayrıca değerlendirilmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.02.2023 tarihli, E. 2021/8709, K. 2023/807 sayılı kararında, YİDK iptal davasıyla bağlantılı hükümsüzlük talebinin belirli koşullarda birlikte ileri sürülebileceği ele alınmıştır. Ancak henüz tescilli olmayan bir marka hakkında bağımsız hükümsüzlük davası açmanın erken dava sorunu yaratabildiği de göz önünde tutulmalıdır. Davanın açıldığı tarih, tescilin yapılıp yapılmadığı ve taleplerin hukuki bağı birlikte incelenmelidir.

İptal davasının kabul edilmesi, mahkemenin markayı doğrudan tescil ettiği anlamına gelmez. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 19.06.2025 tarihli, E. 2023/1106, K. 2025/1240 sayılı kararında belirtildiği üzere tescil işlemi idari niteliktedir. Mahkeme, YİDK kararının hukuka aykırılığına karar verebilir; başvurunun sonraki idari işlemlerinin sonuçlandırılması ise ilgili mevzuat çerçevesinde Kurumun görevidir.

Dava Açılması İşlemi Durdurur mu? Tedbir ve Kararın Etkisi

İptal davasının açılması tek başına YİDK kararının uygulanmasını veya marka tescil işlemini durdurmaz. Somut olayda korunmaya değer bir tehlike bulunuyorsa ihtiyati tedbir talebi gündeme gelebilir. Bunun için HMK m.389 ve devamındaki genel koşullar ile talebin konusu somut olgularla gösterilmeli; salt dava açılmış olması yeterli sayılmamalıdır. Marka hakkına tecavüz için düzenlenen marka hukukunda ihtiyati tedbir koşullarıyla YİDK kararına ilişkin idari durumun geçici korunması isteği birbirine karıştırılmamalıdır.

5000 sayılı Kanun m.15/C, YİDK kararının iptaline ilişkin ilamın kesinleşmedikçe icra edilemeyeceğini ve bu düzenlemenin ilamın ferileri için de geçerli olduğunu açıkça öngörür. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin iptal kararı vermesi, kararın aynı anda kesin ve uygulanabilir hale geldiği anlamına gelmez. İstinaf ve koşulları varsa temyiz süreçleri tamamlanmadan ortaya çıkacak sonuçlara ilişkin planlama bu özel hüküm dikkate alınarak yapılmalıdır.

Dava, esas itibarıyla nihai Kurum kararının ortadan kaldırılmasına ilişkin olduğundan salt YİDK iptal istemi yönünden ticari para alacağına özgü dava şartı arabuluculuk kuralı uygulanmaz. Başka bir davayla birlikte ileri sürülen parasal istemler varsa bunların usulî koşulları ayrıca değerlendirilir. Tecavüzden doğan bağımsız maddi taleplerdeki arabuluculuk dava şartı tartışması, YİDK iptal davasının kendisine otomatik olarak taşınmaz.

Üç Örnek Üzerinden Süre, Husumet ve İnceleme Sınırı

Örnek 1: Başvuru Resen Reddedilmiştir

Bir kelime markası, önceki tescille ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunduğu için SMK m.5/1-ç uyarınca Kurumca resen kısmen reddedilsin. Başvuru sahibi karara itiraz etmiş ve YİDK itirazı reddetmiş olsun. Davayı, YİDK kararının bildiriminden itibaren iki ay içinde Ankara’daki ihtisas mahkemesinde açabilir. İptal isteminde iki işaretin ve ilgili mal/hizmetlerin kanuni benzerlik eşiğini karşılamadığı somut gerekçelerle açıklanır. Redde mesnet markanın sahibi, sırf tescilin sahibi olması nedeniyle otomatik olarak davalı yapılmaz; işlem dosyasındaki taraf durumu ayrıca incelenir.

Örnek 2: Önceki Marka Sahibinin Yayıma İtirazı Reddedilmiştir

Önceki marka sahibi, yeni bir başvuruya karıştırılma ihtimali gerekçesiyle itiraz etmiş; Kurum ve ardından YİDK itirazı reddetmiş olsun. İtiraz sahibi, kendisini olumsuz etkileyen YİDK kararının iptalini isteyebilir. Bu defa kararın lehine sonuç doğurduğu yeni başvuru sahibi de dava sonunda doğrudan etkileneceğinden, Kurumla birlikte davalı konumunda bulunması kural olarak gerekir. İtirazda yer almayan bağımsız kötü niyet veya önceye dayalı kullanım savlarının ilk kez mahkemede ileri sürülmesi denetimin sınırına takılabilir; marka izleme ve yayıma itiraz stratejisi idari aşamada delil ve gerekçelerin zamanında sunulmasının önemini ortaya koyar.

Örnek 3: Dayanak Marka Yargılama Sırasında Hükümsüz Kılınmıştır

Bir başvuru, daha eski tarihli tescilli markaya dayanılarak reddedilmiş, ancak YİDK iptal davası sürerken önceki markanın hükümsüzlüğü kesinleşmiş olsun. Bu olgu sıradan bir “yeni delil” gibi değerlendirilmez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.02.2026 tarihli, E. 2025/60, K. 2026/98 sayılı kararı doğrultusunda, SMK m.27’nin geçmişe etkili hükümsüzlük rejimi ve istisnaları çerçevesinde kararın etkisi incelenebilir. Bunun için önceki markanın hükümsüzlük ilamı, kesinleşme bilgisi ve sicil kayıtları esaslıdır.

YİDK Kararının İptali Davası Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. YİDK kararı için 60 gün mü, iki ay mı süre vardır?

Kanundaki ifade iki aydır. Ay esaslı hesap yapılır; süreyi sabit 60 gün olarak hesaplamak yanlış sonuç doğurabilir. Bildirimin gerçekleştiği tarih ve tatil günleri kontrol edilmelidir.

2. YİDK kararının iptali davası İstanbul’da açılabilir mi?

Hayır. Kurum kararlarına karşı açılan bu dava için özel görev ve yetki kuralı gereği Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi yetkilidir. Davacının başka şehirde bulunması bu kuralı değiştirmez.

3. Davalı yalnızca TÜRKPATENT midir?

Her olayda değil. İki karşıt özel tarafın bulunduğu yayıma itiraz ve benzeri uyuşmazlıklarda, Kurumla birlikte karardan yararlanan kişinin de davalı olması gerekebilir. Kurumun resen yaptığı mutlak ret kararlarında önceki marka sahibinin taraf sıfatı farklı değerlendirilir.

4. İdari aşamada sunulmayan deliller davada sunulabilir mi?

YİDK kararının hukuka uygunluğu, kural olarak Kuruma sunulmuş neden ve belgeler çerçevesinde incelenir. Davada yeni delil sunulabilmesinin usulî imkânı ile bu delilin YİDK kararının esasını değiştirmek amacıyla kullanılabilmesi aynı şey değildir. Kesinleşmiş hükümsüzlük kararının geriye etkisi gibi özel durumlar ayrıca değerlendirilir.

5. Davanın kazanılması marka tescilinin otomatik yapılmasını sağlar mı?

Hayır. Mahkemenin görevi YİDK kararını denetlemektir; tescil işlemi idari niteliktedir. Kararın kesinleşmesinden sonra ilgili mevzuata göre gerekli Kurum işlemleri yürütülür.

6. Dava açılması, başka kişinin markasının tescilini kendiliğinden durdurur mu?

Hayır. YİDK kararının iptali davası devam ederken tescil işlemleri gerçekleşebilir. İhtiyati tedbir istenmişse dahi, koşulların mahkemece ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

7. İki aylık süre geçmişse doğrudan marka hükümsüzlüğü davası açılabilir mi?

YİDK kararının iptali hakkının süresinin dolması ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne yönelik dava koşulları birbirinden ayrıdır. İlgili marka tescil edilmişse ve SMK m.25 koşulları mevcutsa hükümsüzlük ayrıca değerlendirilebilir; bu, süresi geçmiş YİDK iptal davasının kendiliğinden yeniden açılması anlamına gelmez.

8. YİDK kararına yeniden itiraz etmek mümkün müdür?

Esasa ilişkin ikinci bir Kurum içi itiraz yolu yoktur. Yalnız karardaki maddi hataların düzeltilmesi Yönetmelik m.8 kapsamında istenebilir. Bu sınırlı işlem ile mahkemede açılacak iptal davası birbirinin yerine geçmez.

Sonuç: YİDK İptal Davasında Belirleyici Üç Kontrol

YİDK kararının iptali davasında önce nihai kararın kim tarafından, hangi tarihte tebliğ alındığı saptanmalı; ardından kararın türüne göre doğru davalılar ve Ankara’daki görevli mahkeme belirlenmeli; son olarak YİDK önüne taşınmış gerekçe ve deliller üzerinden kararın somut hukuka aykırılığı açıklanmalıdır. 18.02.2026 tarihli Hukuk Genel Kurulu kararı, redde dayanak markanın kesinleşen hükümsüzlüğünün geçmişe etkisi bakımından ayrıca dikkate alınması gereken bir istisnayı ortaya koymaktadır.

Başvuru ve uyuşmazlıkla bağlantılı hukuki değerlendirmelerde tescil öncesi marka benzerlik araştırması ile YİDK denetiminin farklı aşamalar olduğu göz önünde bulundurulabilir. Markaların tescili ve korunmasına ilişkin genel hukuki başlıklar için marka tescili ve uyuşmazlıklarına yönelik hukuki hizmetler sayfası incelenebilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer