Türkiye’de Patent Koruma Süresi ve Sona Erme Nedenleri

Türkiye’de patent koruma süresi, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 101. maddesi uyarınca başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır ve bu süre uzatılamaz. Ancak patent hakkı her durumda 20 yıl boyunca devam etmez. Koruma süresinin dolması, patent sahibinin hakkından vazgeçmesi veya yıllık ücretlerin kanunda öngörülen sürelerde ödenmemesi nedeniyle daha önce sona erebilir. Ayrıca patentin hükümsüz kılınması, sürenin doğal olarak dolmasından farklı hukuki sonuçlar doğurur. Bu nedenle bir patentin koruma altında olup olmadığı belirlenirken yalnız patent belgesi değil; başvuru tarihi, sicil kayıtları, yıllık ücret durumu ve hakka ilişkin kararlar birlikte değerlendirilmelidir.

Patent Koruma Süresi Kaç Yıldır?

SMK m. 101/1’e göre patentin koruma süresi 20 yıl, faydalı modelin koruma süresi ise 10 yıldır. Her iki süre de başvuru tarihinden itibaren hesaplanır ve kanun gereği uzatılamaz.

Bu süre, patent sahibine buluş üzerinde sınırsız veya süresiz bir tekel sağlamaz. Patent hakkı, kanunda belirlenen süre ve koruma kapsamıyla sınırlı bir sınai mülkiyet hakkıdır. Patent sahibinin sahip olduğu münhasır yetkiler, patentin geçerli olması ve ilgili fiilin koruma kapsamına girmesi şartıyla kullanılabilir.

Patentin sağladığı hakların niteliği ve buluş üzerindeki korumanın genel koşulları, patent hakkının doğumu ve korunma şartları kapsamında ayrıca ele alınmaktadır.

Hukuki dayanak — SMK m. 101/1: Kanun, patent için 20 yıl ve faydalı model için 10 yıllık koruma süresi öngörmüş; bu sürelerin uzatılamayacağını açıkça düzenlemiştir.

Patent ve faydalı modelin koruma süreleri aynı mıdır?

Hayır. Patent ve faydalı model, farklı koruma sürelerine sahip iki ayrı sınai mülkiyet hakkıdır.

ÖlçütPatentFaydalı model
Normal koruma süresi20 yıl10 yıl
Sürenin başlangıcıBaşvuru tarihiBaşvuru tarihi
Kanuni sürenin uzatılmasıMümkün değildirMümkün değildir
Sürenin dolmasından önce hakkın sona ermesiKanuni nedenlerle mümkündürUygulanabilir sona erme hükümleri çerçevesinde mümkündür

Faydalı modelin daha kısa süreyle korunması, patentle aynı teknik ve hukuki şartlara tabi olduğu anlamına gelmez. İki hak arasındaki esaslı ayrımlar için patent ile faydalı model arasındaki farklar incelenebilir.

20 Yıllık Patent Koruma Süresi Hangi Tarihten İtibaren Başlar?

Patent süresinin başlangıcı, patentin verildiği veya belgenin düzenlendiği tarih değil, patent başvurusunun tarihidir. SMK m. 101/1 bu başlangıcı esas alır.

Örneğin 10 Mayıs 2024 tarihinde yapılan bir patent başvurusunda, normal 20 yıllık koruma dönemi 10 Mayıs 2044 tarihine karşılık gelen yirminci yılın sonunda tamamlanır. Patentin bu süre içinde geçerliliğini koruyabilmesi için kanuni yükümlülüklerin yerine getirilmiş ve hakkın daha önce başka bir nedenle sona ermemiş olması gerekir.

Patentin verilmesi kararının 2027 yılında veya daha sonraki bir tarihte yayımlanması, 20 yıllık sürenin yeniden başlamasını sağlamaz.

Patentin verildiği tarih neden koruma süresinin başlangıcı değildir?

Patent başvuruları teknik araştırma, inceleme ve diğer idari aşamalardan geçebilir. Bu süreçlerin uzunluğu başvurudan başvuruya değişir. Kanun koyucu, korumanın toplam süresini patentin verildiği tarihe değil başvuru tarihine bağlayarak süre bakımından belirli bir sınır öngörmüştür.

Bu nedenle bir patentin verilmesi için geçen süre, 20 yıllık döneme eklenmez. Patent belgesinin sonradan alınması veya patentin verilmesine ilişkin kararın daha geç yayımlanması, kanuni bitiş tarihini kendiliğinden değiştirmez.

Rüçhan tarihi ile patent başvuru tarihi aynı mıdır?

Rüçhan hakkı, belirli şartlarla daha önceki bir başvurunun tarihinden yararlanılmasını sağlayan bir öncelik mekanizmasıdır. Ancak rüçhan tarihi ile koruma süresinin hesabında esas alınacak başvuru tarihi birbirine karıştırılmamalıdır.

Rüçhan talep edilen bir dosyada önceki başvurunun tarihi, patentin 20 yıllık süresinin otomatik başlangıcı olarak kabul edilemez. Somut başvurunun niteliği ve tabi olduğu ulusal veya uluslararası başvuru usulü değerlendirilmelidir.

Öncelik tarihinin kazanılması, belgelenmesi ve hukuki etkileri patent başvurusunda rüçhan hakkı konusunda ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

Patent Başvurusu Devam Ederken Koruma Süresi İşler mi?

Evet. Patent başvurusunun henüz sonuçlanmamış olması, başvuru tarihinden itibaren hesaplanan 20 yıllık sürenin işlemesini durdurmaz. Bununla birlikte koruma süresinin hesaplanmaya başlaması ile başvuru sahibinin üçüncü kişilere karşı hangi hakları ileri sürebileceği farklı konulardır.

SMK m. 97/4 uyarınca patente sağlanan koruma, patent başvurusunun Bültende yayımlandığı tarihten itibaren başvuru sahibine geçici olarak tanınır. Aynı maddenin beşinci fıkrası, başvurunun ve kapsamının üçüncü kişiye bildirilmesi durumunda yayım öncesine ilişkin özel bir düzenleme içerir.

SMK m. 97/7’ye göre başvurunun geri çekilmesi, geri çekilmiş sayılması veya reddedilmesi hâlinde, maddede öngörülen geçici koruma sonuçları doğmamış sayılır.

Dolayısıyla başvurunun yapılmış olması, başvurunun mutlaka patente dönüşeceği veya 20 yıl boyunca kesintisiz biçimde ileri sürülebilecek bir münhasır hak bulunduğu anlamına gelmez.

Başvurunun yayımının hukuki sonuçları, patent başvurusunun yayımlanması ve geçici koruma başlığında ayrıca incelenmektedir.

Patent Hakkı Hangi Nedenlerle Sona Erer?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 140. maddesi, patent hakkının olağan sona erme nedenlerini açıkça belirler.

SMK m. 140/1 uyarınca patent hakkı şu üç nedenle sona erer:

  1. Koruma süresinin dolması: Başvuru tarihinden itibaren hesaplanan 20 yıllık kanuni sürenin tamamlanması.
  2. Patent sahibinin hakkından vazgeçmesi: Kanunda öngörülen şartlara uygun biçimde patent hakkından tamamen veya kısmen vazgeçilmesi.
  3. Yıllık ücretlerin ödenmemesi: SMK m. 101’de belirlenen sürelerde yıllık ücret yükümlülüğünün yerine getirilmemesi.

Bu üç nedenin ortak sonucu patent hakkının sona ermesidir. Bununla birlikte her bir nedenin gerçekleşme tarihi, geri dönüş imkânı ve üçüncü kişilere etkisi aynı değildir.

Sona erme nedeniHukuki dayanakBelirleyici sonuç
20 yıllık sürenin dolmasıSMK m. 101/1, 140/1-aKanuni koruma dönemi biter; aynı patentin süresi uzatılamaz.
Patentten vazgeçmeSMK m. 140/1-b, 140/3-7Vazgeçme sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.
Yıllık ücretin ödenmemesiSMK m. 101/2-5, 140/1-cŞartlar gerçekleşirse hak vade tarihi itibarıyla sona erer; kanuni telafi imkânı ayrıca değerlendirilir.

SMK m. 140/2 uyarınca Kurum, patent hakkının sona erdiğini Bültende yayımlar. Aynı hüküm, hakkı sona eren patentin konusunun sona erme nedeninin gerçekleştiği andan itibaren kamuya ait olacağını düzenler.

Bununla birlikte patentin sona ermesi, yalnızca SMK m. 140’taki nedenlerle sınırlı bir hukuki inceleme yapılacağı anlamına gelmez. Patentin hükümsüz kılınması ve başvurunun reddedilmesi gibi işlemler farklı hükümlere ve hukuki sonuçlara tabidir.

Patent Yıllık Ücreti Ödenmezse Koruma Süresi Biter mi?

Evet. Yıllık ücretlerin kanuni sürelerde ödenmemesi, 20 yıllık koruma süresi henüz tamamlanmamış olsa bile patent hakkının sona ermesine yol açabilir. Ancak ödeme vadesinin kaçırılması ile hakkın kesin biçimde kaybedilmesi aynı aşama değildir.

SMK m. 101/2 uyarınca patent başvurusunun veya patentin korunması için gerekli yıllık ücretler, başvuru tarihinden itibaren ikinci yılın sona erdiği tarihte ve devam eden her yılın vadesinde ödenir. Vade tarihi, başvuru tarihine karşılık gelen ay ve gündür.

SMK m. 101/3, vadesinde ödenmeyen yıllık ücretlerin ek ücretle birlikte vadeyi izleyen altı ay içinde ödenebilmesine imkân tanır.

Ücretin bu ek süre içinde de ödenmemesi hâlinde SMK m. 101/4 gereğince patent hakkı, ücretin vade tarihi itibarıyla sona erer.

Yıllık ücret nedeniyle sona eren patent yeniden geçerli olabilir mi?

SMK m. 101/4, yıllık ücret nedeniyle sona erme hâli için özel bir telafi mekanizması öngörür. Patent hakkının sona erdiğine ilişkin bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde telafi ücretinin ödenmesi hâlinde patent hakkı, ücretin ödendiği tarih itibarıyla yeniden geçerlilik kazanır. Bu durum Bültende yayımlanır.

Kanuna göre sona erme bildiriminin, hakkın sona erdiği vade tarihinden başlayan bir yıllık sürenin bitimine kadar yapılması gerekir.

Ayrıca SMK m. 101/5, yeniden geçerlilik kazanmanın patent hakkının sona ermesi sonucunda hak kazanmış üçüncü kişilerin kazanılmış haklarını etkilemeyeceğini düzenler. Bu kişilerin hakları ve kapsamı mahkeme tarafından belirlenir.

Bu nedenle telafi işlemi, hakkın kesintisiz biçimde geçmişe dönük olarak devam ettiği varsayımına dayandırılmamalıdır.

Yıllık ücretin hangi tarihte ödeneceği, gecikme hâlinde hangi işlemlerin yapılacağı, telafi ücretinin şartları ve hak kaybına karşı başvuru yolları patent yıllık ücretlerinin ödenmemesi ve telafi işlemleri makalesinin bağımsız konusudur.

Patent Sahibinin Hakkından Vazgeçmesi Koruma Süresini Nasıl Etkiler?

Patent sahibi, kanuni koruma süresinin bitmesini beklemeden patent hakkından vazgeçebilir. Ancak bu işlem yalnızca patent sahibinin artık patentini kullanmak istememesiyle kendiliğinden gerçekleşmez.

SMK m. 140/3-7, patentten vazgeçmenin şekline, kapsamına ve üçüncü kişilerin haklarına ilişkin kurallar içerir.

Patentten tamamen veya kısmen vazgeçilebilir mi?

SMK m. 140/3 uyarınca patent sahibi, patentin tamamından veya bir ya da birden çok patent isteminden vazgeçebilir.

Kısmi vazgeçmede, vazgeçilmeyen istemlerin ayrı bir patentin konusunu oluşturabilecek nitelikte olması ve vazgeçmenin patentin koruma kapsamını genişletmemesi şartları önem taşır.

Bu koşulları karşılayan kısmi vazgeçme hâlinde patent, vazgeçilmeyen istemler bakımından geçerliliğini sürdürebilir.

Patentten vazgeçme hangi tarihte hüküm doğurur?

SMK m. 140/4 uyarınca vazgeçmenin yazılı olarak Türk Patent ve Marka Kurumuna bildirilmesi gerekir. Vazgeçme, sicile kayıt tarihi itibarıyla hüküm doğurur.

Bu nedenle vazgeçme iradesinin açıklandığı tarih ile işlemin hukuki sonuç doğurduğu tarih birbirinden ayrılmalıdır.

Ayrıca SMK m. 140/5 gereğince sicile kayıtlı hak ve lisans sahiplerinin izni olmadıkça patentten vazgeçilemez.

Patent üzerinde üçüncü bir kişinin hak sahipliği iddiası varsa ve bu konuda alınmış tedbir kararı sicile kaydedilmişse, SMK m. 140/6 uyarınca söz konusu kişinin izni olmadan vazgeçme gerçekleştirilemez.

Başvurunun geri çekilmesi ile verilmiş patentten vazgeçilmesinin şartları ve işlem ayrıntıları için patent başvurusunun geri çekilmesi ve patentten vazgeçme konusu ayrıca değerlendirilmelidir.

Patent Süresinin Dolması ile Patentin Hükümsüzlüğü Arasındaki Fark Nedir?

Patent koruma süresinin dolması, geçerli bir patent hakkının kanunda belirlenen sürenin sonunda ortadan kalkmasıdır. Patentin hükümsüzlüğü ise patentin hukuken geçerli olup olmadığının, kanunda gösterilen sebepler çerçevesinde değerlendirilmesidir.

Bu ayrım özellikle geçmiş dönem işlemleri, lisans sözleşmeleri, ihlal iddiaları ve tazminat talepleri bakımından önemlidir.

Hükümsüzlük kararı geçmişe etkili midir?

SMK m. 139/1 uyarınca patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır.

Buna karşılık koruma süresinin doğal olarak dolması, patentin geçmişte geçerli biçimde sağladığı korumayı sırf süre sona erdiği için geçmişe dönük olarak ortadan kaldırmaz.

SMK m. 139/2-3, hükümsüzlüğün geçmişe dönük etkisi bakımından kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar ile daha önce yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler hakkında özel istisnalar ve bedel iadesine ilişkin hükümler içerir.

Bu istisnaların sözleşmelere uygulanması patent hükümsüzlüğünün geriye etkisi ve sözleşmeler kapsamında ayrıca incelenmektedir.

Koruma süresi dolmuş patent için hükümsüzlük davası açılabilir mi?

Evet. SMK m. 138/5 uyarınca patentin hükümsüzlüğü davası, patentin koruma süresi boyunca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde açılabilir.

Bu hüküm, patent süresinin dolmasıyla patentin geçerliliğine yönelik bütün uyuşmazlıkların kendiliğinden ortadan kalkmadığını gösterir.

Örneğin sona ermiş bir patentten kaynaklanan geçmiş dönem uyuşmazlığında, patentin baştan itibaren geçerli olup olmadığı taraflar açısından hâlen önem taşıyabilir.

Hükümsüzlük sebepleri, dava açabilecek kişiler, taraf sıfatı ve yargılama şartları patent hükümsüzlüğü davası başlığında ayrıntılı olarak ele alınmaktadır.

Sona erme ve hükümsüzlük arasındaki temel farklar

DurumHukuki nitelikZaman bakımından temel etki
20 yıllık sürenin dolmasıKanuni koruma döneminin tamamlanmasıHakkın sürenin sonunda sona ermesi
Patentten vazgeçmeHak sahibinin iradi tasarrufuSicile kayıt tarihinden itibaren hüküm doğurması
Yıllık ücretin ödenmemesiKanuni koruma yükümlülüğünün yerine getirilmemesiŞartlar gerçekleşirse vade tarihi itibarıyla sona erme; özel telafi düzenlemesi
Patentin hükümsüzlüğüPatentin hukuki geçerliliğinin ortadan kaldırılmasıKanuni istisnalar saklı olmak üzere geçmişe dönük etki

Patent Hakkı Sona Erince Buluş Serbestçe Kullanılabilir mi?

SMK m. 140/2 uyarınca hakkı sona eren patentin konusu, sona erme nedeninin gerçekleştiği andan itibaren kamuya ait olur. Bu düzenlemenin sonucu, sona eren patentin artık aynı buluş üzerinde tek başına münhasır patent koruması sağlamamasıdır.

Ancak bir patentin sona ermiş olması, ilgili ürünün veya teknolojinin her koşulda herhangi bir hukuki engel olmaksızın üretilebileceği anlamına gelmez.

Bir ürün ya da teknik çözüm, süresi devam eden başka patentlerin koruma kapsamına girebilir. Özellikle birden çok teknik bileşen veya işlem içeren ürünlerde, sona ermiş patent ile devam eden diğer haklar ayrı ayrı incelenmelidir.

Örnek: Süresi biten bir makine patenti

Bir işletmenin belirli bir mekanik düzeneğe ilişkin patenti 20 yıllık sürenin sonunda sona ermiş olsun. Sona eren patent, artık bu düzenek üzerinde patent hakkından kaynaklanan münhasır yetkilerin kullanılmasına dayanak oluşturmaz.

Bununla birlikte makinenin yeni bir kontrol ünitesi, farklı bir üretim yöntemi veya bağımsız bir teknik bileşeni başka ve geçerli bir patentin kapsamında bulunuyorsa, bu hakların ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Bu nedenle patent süresinin sona erdiğinin tespiti ile belirli bir ürünün ticari kullanımının bütün patent hakları bakımından serbest olduğunun tespiti aynı inceleme değildir.

Üretim, ithalat veya satış öncesinde devam eden üçüncü kişi patentlerinin araştırılması, patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması konusunu oluşturur.

Patentin bitmesi diğer fikrî mülkiyet haklarını da sona erdirir mi?

Hayır. Patent hakkının sona ermesi, aynı ürün üzerinde bağımsız olarak mevcut olabilecek diğer fikrî veya sınai mülkiyet haklarını kendiliğinden sona erdirmez.

Örneğin bir ürünün teknik çözümünü koruyan patent sona ermiş olsa da ürün üzerindeki marka veya ayrı koruma şartlarını taşıyan tasarım bakımından farklı haklar gündeme gelebilir. Bu hakların varlığı, kapsamı ve süresi kendi hukuki rejimleri çerçevesinde değerlendirilir.

Dolayısıyla patentin süresinin dolmasıyla serbest kalan teknik çözüm ile piyasaya sunulacak ürünün bütün hukuki özellikleri birbirinden ayrılmalıdır.

Patent Hakkının Sona Ermesi Lisans ve Diğer Sözleşmeleri Nasıl Etkiler?

Patent koruma süresinin dolması veya patent hakkının başka bir nedenle sona ermesi, patentle ilgili sözleşmelerin değerlendirilmesini de gerekli kılabilir.

Özellikle lisans sözleşmelerinde sözleşmenin kapsamı, süresi, bedel hükümleri ve tarafların diğer edimleri incelenmelidir.

Patent lisansı, patent sahibinin belirli kullanım yetkilerini sözleşmeyle başka bir kişiye tanımasıdır. Bu ilişkinin kurulması ve temel yükümlülükleri patent lisans sözleşmesi kapsamında ayrıca açıklanmaktadır.

Patent süresi dolduğunda lisans bedeli ödemesi devam eder mi?

Bu soruya yalnız patentin sona erdiği bilgisine dayanılarak bütün sözleşmeler için aynı cevap verilemez.

Sözleşmede öngörülen bedelin hangi hak ve edimler karşılığında kararlaştırıldığı belirlenmelidir. Yalnız patentin münhasır kullanım yetkisine dayanan bir ödeme ile patent yanında teknik bilgi, destek veya başka sözleşmesel edimler için kararlaştırılmış ödeme aynı hukuki değerlendirmeye tabi olmayabilir.

Patentin sona ermesi, taraflar arasında doğmuş bütün borçların otomatik olarak ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır.

Bu noktada sözleşmenin hükümleri ve uygulanabilir borçlar hukuku kuralları önem taşır. Lisans ilişkisinin sona ermesi ve sonraki kullanımın değerlendirilmesi patent lisans sözleşmesinin feshi ve sonrası kullanım konusunda ayrıntılandırılmaktadır.

Patent süresi bittikten sonra geçmişteki ihlaller için talepte bulunulabilir mi?

Koruma süresinin dolması, patentin geçerli olduğu dönemde gerçekleştiği ileri sürülen fiillere ilişkin bütün hak taleplerinin kendiliğinden ortadan kalkması anlamına gelmez.

Geçmiş döneme ilişkin bir talepte bulunulması hâlinde, fiilin gerçekleştiği tarihte patentin geçerli olup olmadığı, fiilin koruma kapsamına girip girmediği, talebin niteliği ve uygulanabilir zamanaşımı hükümleri incelenmelidir.

Örneğin patentin normal süresinin dolması ile yıllık ücret ödenmediği için geçmişteki vade tarihinden itibaren sona ermiş sayılması aynı zaman bakımından sonuca sahip değildir.

Benzer şekilde patentin geçmişe etkili hükümsüzlüğü, ihlal iddialarının hukuki temelini etkileyebilir.

Bu ayrımlar nedeniyle geçmişteki fiillere ilişkin talepler, patent hakkına tecavüz davası ve patent davalarında zamanaşımı hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmelidir.

Bir Patentin Koruma Süresinin Devam Edip Etmediği Nasıl Araştırılır?

Bir patentin koruma altında olup olmadığını belirlemek için yalnız patent numarasına veya patent belgesinde yazılı tarihe bakılması yeterli değildir.

Hukuki değerlendirmede özellikle şu bilgiler önem taşır:

  • Patent numarası ve başvuru tarihi: İncelenen hakkın kimliğinin ve 20 yıllık sürenin başlangıcının belirlenmesini sağlar.
  • Başvuru ve verilme kayıtları: Başvurunun hangi aşamalardan geçtiğini ve patentin verilip verilmediğini gösterir.
  • Yıllık ücret durumu: Korumanın ücret yükümlülüğü nedeniyle sona erip ermediğinin değerlendirilmesinde önemlidir.
  • Sona erme bildirimleri: Hakkın hangi nedenle ve hangi tarih itibarıyla sona erdiğinin belirlenmesine yardımcı olur.
  • Telafi ve yeniden geçerlilik kayıtları: Ücret nedeniyle sona ermiş hakkın kanuni şartlarla yeniden geçerlilik kazanıp kazanmadığını gösterir.
  • Vazgeçme kayıtları: Tam veya kısmi vazgeçme işleminin kapsamını ve sicile kayıt tarihini belirler.
  • İtiraz ve hükümsüzlük kararları: Patentin tamamen veya kısmen geçerli kalıp kalmadığının tespitinde önem taşır.
  • İstemlerin geçerli hâli: Koruma sürüyorsa hangi teknik özelliklerin koruma kapsamında bulunduğunun belirlenmesini sağlar.

Türkiye bakımından ilgili patentin sicil bilgilerinin ve Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarının incelenmesi temel adımdır. Gerektiğinde patentin bağlı olduğu uluslararası veya bölgesel başvuru dosyasının da değerlendirilmesi gerekir.

Yurt dışından yapılan patent başvurularında süre nasıl değerlendirilir?

Patent koruması ülkeseldir. Bir ülkede patent hakkının sona ermesi, aynı buluşa ilişkin başka ülkelerdeki patentlerin de otomatik olarak sona erdiği anlamına gelmez.

Türkiye’de koruma sağlayan ulusal patentler ile uluslararası başvuru yolları üzerinden Türkiye’de sonuç doğuran patentlerde, ilgili başvuru usulü ve Türkiye’deki hak durumu birlikte incelenmelidir.

Özellikle PCT uluslararası patent başvurusu ve Avrupa patentinin Türkiye’de geçerli kılınması süreçleri, korumanın hangi ülkede ve hangi başvuru temelinde doğduğunun belirlenmesi bakımından önemlidir.

Uluslararası başvuru yapılmış olması, tek başına bütün ülkelerde süresiz veya kendiliğinden yürürlükte kalan bir patent hakkı yaratmaz.

2017 Öncesi Patentlerde Koruma Süresi Nasıl Değerlendirilir?

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 10 Ocak 2017 tarihinde yayımlanmasından önce yapılmış patent başvurularında geçiş hükümleri ayrıca dikkate alınmalıdır.

SMK’nın geçici 1. maddesi, önceki mevzuat döneminde yapılmış başvuruların sonuçlandırılmasına ve önceki mevzuata göre verilmiş patentlere uygulanacak hükümlere ilişkin ayrımlar içerir.

Bu nedenle eski tarihli bir patentin incelenmesinde yalnız güncel kanundaki genel süre kuralına dayanılması yerine, başvuru tarihi, uygulanan eski patent rejimi, verilen hakkın niteliği ve geçiş hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

Özellikle önceki mevzuat kapsamında verilmiş incelemesiz patentlere ve geçmiş dönem başvurularına ilişkin belgelerde, dosyanın tabi olduğu özel düzenlemeler göz ardı edilmemelidir.

Patent Koruma Süresi Hakkında Sıkça Sorulan Sorular

1. Türkiye’de patent kaç yıl korunur?

6769 sayılı Kanun’a göre patent, başvuru tarihinden itibaren 20 yıl korunur. Ancak patent hakkı, yıllık ücretlerin ödenmemesi veya patentten vazgeçilmesi gibi nedenlerle bu süre tamamlanmadan sona erebilir. Hükümsüzlük de ayrıca değerlendirilmelidir.

2. Patent koruma süresi 20 yıldan sonra uzatılabilir mi?

Hayır. SMK m. 101/1, patentin 20 yıllık koruma süresinin uzatılamayacağını açıkça düzenler. Yıllık ücret ödemeleri bu süreyi uzatmaz; kanuni koruma dönemi içindeki hakkın devamını ilgilendirir.

3. Patent süresi başvuru tarihinden mi, tescil tarihinden mi başlar?

Patent süresi başvuru tarihinden itibaren hesaplanır. Patentin daha sonra verilmesi, 20 yıllık sürenin yeniden başlamasına yol açmaz. Başvuru tarihinin belirlenmesinde ilgili dosyanın ve başvuru yolunun özellikleri dikkate alınır.

4. Yıllık patent ücreti ödenmediğinde hak hemen kaybedilir mi?

Vadenin kaçırılması tek başına bütün ödeme imkânlarının sona erdiği anlamına gelmez. SMK m. 101/3, vadeden sonra altı aylık ek ücretli ödeme imkânı tanır. Bu süre de geçirilirse hak vade tarihi itibarıyla sona erer. Kanunun 101/4-5. fıkralarındaki telafi ve üçüncü kişilerin kazanılmış haklarına ilişkin hükümler ayrıca uygulanır.

5. Patent sahibi süresi dolmadan patentten vazgeçebilir mi?

Evet. Patent sahibi, SMK m. 140’taki koşullarla patentin tamamından veya belirli istemlerinden vazgeçebilir. Yazılı bildirim, sicile kayıt ve sicilde hak sahibi olan diğer kişilere ilişkin kanuni sınırlamalar dikkate alınır. Vazgeçme sicile kayıt tarihinde hüküm doğurur.

6. Patent süresi dolunca herkes aynı ürünü üretebilir mi?

Sona eren patentin konusu üzerindeki münhasır patent koruması ortadan kalkar. Ancak aynı ürünün başka geçerli patentler veya bağımsız haklar kapsamında bulunması mümkündür. Üretim ve ticari kullanım serbestliği somut ürün ve ilgili haklar bakımından ayrıca incelenmelidir.

7. Süresi dolmuş patentin hükümsüzlüğü istenebilir mi?

Evet. SMK m. 138/5 uyarınca patentin hükümsüzlüğü, koruma süresi boyunca veya hakkın sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava konusu yapılabilir. Bu, patentin geçmişteki hukuki geçerliliğinin sona ermeden sonra da uyuşmazlık konusu olabileceğini gösterir.

8. Patent süresi dolduğu hâlde geçmiş ihlaller nedeniyle tazminat talep edilebilir mi?

Patent süresinin dolması, koruma döneminde doğmuş olabilecek bütün talepleri kendiliğinden ortadan kaldırmaz. Ancak ilgili tarihte patentin geçerliliği, ihlal şartları, zamanaşımı ve varsa hükümsüzlük veya ücret nedeniyle geçmişe etkili sona erme sonuçları ayrıca incelenmelidir.

Sonuç

Türkiye’de patent koruma süresi kural olarak başvuru tarihinden itibaren 20 yıldır ve uzatılamaz. Bu sürenin dolması patent hakkının olağan sona erme nedenidir. Bunun dışında patent sahibinin hakkından vazgeçmesi veya yıllık ücretlerin kanuni sürelerde ödenmemesi de korumanın daha önce sona ermesine neden olabilir.

Sona ermenin hangi tarihte gerçekleştiği ve geçmiş dönem bakımından ne sonuç doğurduğu, sona erme nedenine göre değişir. Özellikle yıllık ücret nedeniyle sona erme ve telafi, iradi vazgeçme ve geçmişe etkili patent hükümsüzlüğü birbirinden ayrılmalıdır.

Patent hakkı sona erdiğinde patentin konusu kamuya ait olur. Bununla birlikte aynı ürün veya teknolojinin başka geçerli haklar kapsamında bulunup bulunmadığı ayrıca araştırılmalıdır. Patent korumasının devamı, sona erme kaydı veya geçmiş dönemden kaynaklanan hak talepleri hakkında yapılacak incelemelerde, patent hukukunda hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık değerlendirmesi kapsamında somut başvuru, sicil ve işlem belgelerinin birlikte ele alınması önem taşır.

Yazar Avukat Fatih Sefer