Sermaye piyasası suçları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 106 ile 116. maddeleri arasında ve 2024’te eklenen kripto varlık hükümlerinde düzenlenen suçlardır: bilgi suistimali, piyasa dolandırıcılığı (borsa manipülasyonu), usulsüz halka arz, izinsiz sermaye piyasası faaliyeti, izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı, nitelikli güveni kötüye kullanma, kripto varlık zimmeti, bilgi ve belge vermeme, denetimin engellenmesi, defter ve finansal tablo usulsüzlüğü ile sır saklama yükümlülüğünün ihlali. Bu suçlarda soruşturma, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) Cumhuriyet başsavcılığına yaptığı yazılı başvuruya bağlıdır; yargılamayı Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun ihtisas mahkemesi olarak görevlendirdiği asliye ceza mahkemeleri yürütür.
Bu yazıda sermaye piyasası suçlarını tek çatı altında topluyoruz: hangi fiilin suç, hangisinin idari yaptırım gerektiren kabahat olduğunu, her suçun unsurlarını ve cezasını, soruşturmanın SPK denetimiyle nasıl başladığını, etkin pişmanlık ve lehe kanun meselelerini, Yargıtay’ın bozma gerekçelerini ve yatırımcının zararını nasıl talep edebileceğini anlatıyoruz. Tek tek suçlar için ayrıntılı yazılar bu yazının devamı niteliğindedir; her bölümde ilgili yazıya bağlantı verilmiştir. Sermaye piyasası mevzuatının genel çerçevesi için sermaye piyasası hukuku rehberimize bakabilirsiniz.
Güncel durum (Eylül 2026)
6362 sayılı Kanun’un 106 ve 107. maddelerindeki hapis cezasının alt sınırı, 20.02.2020 tarihli 7222 sayılı Kanun’la iki yıldan üç yıla çıkarılmıştır. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin 35/B, 35/C, 99/A, 99/B, 109/A, 110/A, 110/B ve 115/A maddeleri ile Geçici Madde 11, 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı Kanun’la eklenmiş ve 02.07.2024’te yürürlüğe girmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK m.231, 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir (RG 31.07.2026, 33326). Anayasa Mahkemesi’nin E.2024/98, K.2025/149 sayılı iptal kararı 30.09.2026’da yürürlüğe girecektir.
Sermaye Piyasası Suçları Nelerdir? Suçlar ve Cezalar Tablosu
Sermaye piyasası suçları iki gruba ayrılır. Bir kısmı yalnızca sermaye piyasasına özgüdür: bilgi suistimali, piyasa dolandırıcılığı, usulsüz halka arz ve izinsiz faaliyet. Diğer kısmı Türk Ceza Kanunu’ndaki güveni kötüye kullanma, zimmet ve sahtecilik gibi suçların sermaye piyasası kurumlarına özgü hâlleridir. Aşağıdaki tablo güncel kanun metnine göredir.
| Suç | Madde | Ceza |
|---|---|---|
| Bilgi suistimali | 106 | 3-5 yıl hapis veya adli para cezası; adli para cezasına hükmedilirse ceza, elde edilen menfaatin iki katından az olamaz |
| Piyasa dolandırıcılığı (işlem bazlı) | 107/1 | 3-5 yıl hapis ve 5.000-10.000 gün adli para cezası; adli para cezası suçtan elde edilen menfaatten az olamaz |
| Piyasa dolandırıcılığı (bilgi bazlı) | 107/2 | 3-5 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| Usulsüz halka arz | 109/1 | 2-5 yıl hapis ve 5.000-10.000 gün adli para cezası |
| İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti | 109/2 | 2-5 yıl hapis ve 5.000-10.000 gün adli para cezası; aynı fiillerle usulsüz halka arz da işlenmişse yalnızca bu fıkradan ceza verilir ve ceza yarı oranında artırılır |
| İzinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı | 109/A | 3-5 yıl hapis ve 5.000-10.000 gün adli para cezası |
| Nitelikli güveni kötüye kullanma | 110/1 | TCK m.155/2’ye göre hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz |
| Kayıtları bozma, yok etme, değiştirme, erişilmez kılma | 110/2 | 2-5 yıl hapis ve 5.000-10.000 gün adli para cezası |
| Kripto varlık hizmet sağlayıcılarında zimmet | 110/A | 8-14 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası; hileli davranışla 14-20 yıl hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası; faaliyet izni kaldırılan platformda kaynakları kullandıran ortaklara 12-22 yıl hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezası; bu iki ağır hâlde adli para cezası platformun ve müşterilerin zararının üç katından az olamaz |
| Bilgi ve belge vermeme | 111/1 | 1-3 yıl hapis |
| Denetimin engellenmesi | 111/2 | 6 ay-2 yıl hapis; cebir veya tehdit varsa ayrıca TCK’nın ilgili maddeleri |
| Defter ve kayıt usulsüzlüğü | 112/1 | 6 ay-2 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
| Finansal tablo, muhasebe hilesi, yanıltıcı denetim ve değerleme raporu | 112/2 | TCK’nın ilgili hükümlerine göre; özel belgede sahtecilikte belgenin kullanılmış olması aranmaz |
| Sır saklama yükümlülüğünün ihlali | 113 | 1-3 yıl hapis ve 5.000 güne kadar adli para cezası |
Suç, Kabahat ve İdari Para Cezası Arasındaki Fark
Sermaye piyasasında her ihlal suç değildir. Kanun üç kademe kurar. Birinci kademe, düzenlemelere, standart ve formlara ve Kurul kararlarına aykırılıkta uygulanan idari para cezasıdır (m.103). İkinci kademe, makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan ve borsanın güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak eylemleri kapsayan piyasa bozucu eylemlerdir (m.104). Üçüncü kademe, 106 ile 113. maddelerdeki suçlardır.
Ayrımın anahtarı m.104’ün ilk cümlesindedir: piyasayı bozucu nitelikteki eylem, bir suç oluşturmadığı takdirde piyasa bozucu eylem sayılır. Aynı fiil bir yandan suç, bir yandan idari yaptırım konusu olamaz; fiil 106 veya 107’nin unsurlarını taşıyorsa ceza mahkemesine, taşımıyorsa Kurul’un idari yaptırımına gider.
| Ölçüt | İdari para cezası (m.103) | Piyasa bozucu eylem (m.104) | Suç (m.106-113) |
|---|---|---|---|
| Konu | Mevzuata, forma ve Kurul kararlarına aykırılık | Makul gerekçesi olmayan, piyasayı bozucu eylem; suç oluşturmamalı | Kanundaki suç tipinin unsurları |
| Yetkili merci | Kurul | Kurul | Ceza mahkemesi |
| Menfaat elde edilmişse | Ceza menfaatin iki katından az olamaz | Ceza menfaatin iki katından az olamaz | 106’da adli para menfaatin iki katı; 107/1’de adli para menfaatten az olamaz |
| Tüzel kişi | Brüt satış hasılatının %1’i ile vergi öncesi kârın %20’sinden yüksek olanına kadar | Fiili gerçekleştiren kişilere verilir | 106 ve 107 için güvenlik tedbirleri (m.114) |
| Kanun yolu | İdari yargı (m.105/4) | İdari yargı | İstinaf ve temyiz |
Kurul idari para cezası vermeden önce ilgilinin savunmasını alır. Savunma isteminin tebliğinden itibaren otuz gün içinde savunma verilmezse savunma hakkından feragat edilmiş sayılır (m.105/1). Bir kabahatin karar verilinceye kadar birden çok işlenmesi hâlinde tek ceza verilir ve bu ceza iki kat artırılır; kabahatle menfaat sağlanmışsa veya zarar doğmuşsa ceza menfaat veya zararın üç katından az olamaz (m.105/2). Tahsil edilen cezaların yarısı Yatırımcı Tazmin Merkezi’ne aktarılır (m.105/3).
Aracı kurum düzeyindeki ihlaller bu ayrımın en sık karşılaşılan örneğidir. Ceza Genel Kurulu’nun karara bağladığı bir dosyada, aracı kurum ortakları ve müşteri temsilcisi müşterilerin talimatı olmadan hisse alım satımı yapmış, emir formlarını sonradan ve toplu olarak imzalatmış, bir kısım işlemler için hiç emir formu düzenlememişti. Kurul aracı kuruma idari para cezası vermiş, hisselerin sanıkların menfaatine kullanılmadığı gerekçesiyle güveni kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunmamıştı. Ceza Genel Kurulu, nitelikli dolandırıcılığın hile unsurunun oluşmadığına karar vermiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/330, K. 2023/75, T. 08.02.2023). Karar, aracılık kurallarının ihlalinin idari yaptırım alanında kaldığını, hile ve menfaat aranan suçların ise ayrıca ve ayrı unsurlarla kurulması gerektiğini gösterir.
Bilgi Suistimali Suçu (m.106)
SPKn m.106/1: Doğrudan ya da dolaylı olarak sermaye piyasası araçları ya da ihraççılar hakkında, ilgili sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkileyebilecek nitelikteki ve henüz kamuya duyurulmamış bilgilere dayalı olarak ilgili sermaye piyasası araçları için alım ya da satım emri veren veya verdiği emri değiştiren veya iptal eden ve bu suretle kendisine veya bir başkasına menfaat temin eden; (a) ihraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarının yöneticileri, (b) ihraççıların veya bunların bağlı veya hâkim ortaklıklarında pay sahibi olmaları nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler, (c) iş, meslek ve görevlerinin icrası nedeniyle bu bilgilere sahip olan kişiler, (ç) bu bilgileri suç işlemek suretiyle elde eden kişiler, (d) sahip oldukları bilginin bu fıkrada belirtilen nitelikte bulunduğunu bilen veya ispat edilmesi hâlinde bilmesi gereken kişiler, üç yıldan beş yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak bu suçtan dolayı adli para cezasına hükmedilmesi hâlinde verilecek ceza elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
Bilgi suistimali, borsada kamuoyunun henüz bilmediği bir bilgiyle işlem yaparak elde edilen avantajı cezalandırır. Suç özgü suçtur: kanunun saydığı gruplardaki kişiler işleyebilir. İhraççı yöneticileri, pay sahipleri, görevi nedeniyle bilgiye ulaşan avukat, denetçi, danışman ve aracı kurum çalışanları ile bilgiyi suç işleyerek elde edenler bu gruba girer. (d) bendi ise bilgiyi ikinci elden alan kişiyi de kapsar: bilginin içsel nitelikte olduğunu bilen veya ispat edilirse bilmesi gereken kişi fail olabilir.
Suçun unsurları şöyle sıralanır:
Bilgi. Sermaye piyasası aracı veya ihraççıyla doğrudan ya da dolaylı ilgili, fiyatı, değeri veya yatırımcı kararlarını etkileyebilecek nitelikte ve henüz kamuya duyurulmamış olmalıdır. Kamuya duyurma, Kamuyu Aydınlatma Platformu (KAP) üzerinden yapılan açıklamadır. Bilgi kamuya açıklandıktan sonra yapılan işlem bu suçu oluşturmaz.
Hareket. Bilgiye dayalı olarak alım veya satım emri vermek, verilen emri değiştirmek veya iptal etmektir. Emrin verilmesi yeterli değildir, sonuç unsuru da aranır.
Sonuç. Fail kendisine veya bir başkasına menfaat temin etmelidir. Menfaat, bilirkişi raporuyla hesaplanır ve adli para cezasının alt sınırını belirler.
Bilgiye dayalılık. Emir, o bilgiye dayanmalıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, sanığın darbe girişiminden önceden haberdar olduğu iddiasına dayanan borsa işlemleri dosyasında yaptığı itirazı, telefon görüşmelerinin içeriğinde sanığın bilgiyi önceden bildiğini ve işlemini ona dayandırdığını gösteren bir ifade bulunmadığı gerekçesiyle Yargıtay 7. Ceza Dairesi reddetmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1625, K. 2026/7296, T. 22.06.2026). Bilgiye sahip olmak tek başına yeterli değildir; işlemin o bilgiden kaynaklandığı delillerle gösterilmelidir.
Adli para cezası bakımından menfaatin doğru hesaplanması belirleyicidir. Yargıtay, şirket yöneticisinin kendi şirketinin hisselerini sattığı bir dosyada, bilirkişinin iddianame ve SPK suç duyurusunda anlatılan eylemin dışına çıkarak 2.650.000 TL menfaat hesaplamasını yerinde bulmamış; menfaatin denetleme raporu, suç duyurusu ve iddianamedeki eylemle sınırlı olarak belirlenmesi gerektiğini, iddianamedeki 1.712.563 TL’nin dikkate alınmamasının fazla ceza tayinine yol açtığını kabul etmiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/5976, K. 2018/6574, T. 30.05.2018). Suçun failleri, içsel bilgi kavramı ve suç sayılmayan hâller bilgi suistimali suçu yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir.
Piyasa Dolandırıcılığı (Borsa Manipülasyonu) Suçu (m.107)
SPKn m.107/1: Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarına, fiyat değişimlerine, arz ve taleplerine ilişkin olarak yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırmak amacıyla alım veya satım yapanlar, emir verenler, emir iptal edenler, emir değiştirenler veya hesap hareketleri gerçekleştirenler üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar. Ancak bu suçtan dolayı verilecek adli para cezasının miktarı, suçun işlenmesi ile elde edilen menfaatten az olamaz.
SPKn m.107/2: Sermaye piyasası araçlarının fiyatlarını, değerlerini veya yatırımcıların kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi veren, söylenti çıkaran, haber veren, yorum yapan veya rapor hazırlayan ya da bunları yayan ve bu suretle menfaat sağlayanlar üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılırlar.
Halk arasında borsa manipülasyonu olarak bilinen suç iki biçimde işlenir. Birincisi işlem bazlı manipülasyondur: fail alım satım emirleriyle fiyat veya işlem hacmi hakkında yapay bir görünüm yaratır. İkincisi bilgi bazlı manipülasyondur: fail yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgiyle fiyatı etkiler. İki fıkra arasındaki kast farkı, ispat ve etkin pişmanlık piyasa dolandırıcılığı suçu yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.
İşlem bazlı manipülasyon (m.107/1)
Kanun seçimlik hareketlidir: alım veya satım yapmak, emir vermek, emri iptal etmek, emri değiştirmek veya hesap hareketi gerçekleştirmek. Suçun manevi unsuru, yanlış veya yanıltıcı izlenim uyandırma amacıdır. Fiyatın yükselmesi veya düşmesi tek başına suç değildir; emir hareketinin yapay bir görünüm yaratmaya yönelik olduğu gösterilmelidir. Makul bir ekonomik veya finansal gerekçe bu amacı ortadan kaldırır. Bu gerekçe yoksa, aynı fiil idari yaptırım alanına da girebilir; 104. maddenin ölçütü suçun sınırını çizer.
Uygulamada amaç dolaylı göstergelerle kurulur. Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 2026’da bozduğu dosyada, karı-koca iki sanığın toplam emirlerin yaklaşık yüzde 58,76’sını verdiği, işlem yapan sonraki yatırımcıya kıyasla çok yüksek hacimde kendinden kendine ve karşılıklı işlem gerçekleştirdiği, iptal edilen alım emirlerinin yüzde 74,67’sinin sanıklarca iptal edildiği ve iptal edilen alım emirlerinin işleme dönüşme oranının yüzde 3,79’da kaldığı tespit edilmişti. Sanıklar fiyat artışını KAP’ta duyurulan özel durum açıklamalarına bağlamıştı. Dairenin değerlendirmesine göre pay fiyatı açıklamalardan sonraki dönemde yatay ve endeksle paralel seyretmişti, dolayısıyla özel durum açıklamaları artışın nedeni değildi. Yargıtay, sanıkların birlikte hareket ettiğini ve işlemlerin yanıltıcı izlenim uyandırma amacıyla yapıldığını kabul ederek beraat kararını bozmuştur (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1452, K. 2026/5390, T. 27.04.2026).
Ayrıca birlikte hareket eden yatırımcı grubunun fiyat yükseltici alımlarının fiyat oluşumuna etkisi olup olmadığı önemli bir göstergedir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/7815, K. 2019/4066, T. 11.02.2019). Aynı IP adresinden verilen alım emirlerinin başka sanıkların satış emirleriyle karşılanması manipülatif işlem olarak değerlendirilmiş (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/11591, K. 2016/6636, T. 09.03.2016), tek başına yapılan işlemlerin de miktar bakımından manipülasyona yeterli olması hâlinde mahkûmiyet gerekeceği kabul edilmiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/1046, K. 2016/18544, T. 25.05.2016).
Suçun korunan hukuki değeri, borsanın ve yatırımcıların sermaye piyasası araçlarının değerlerinin yapay biçimde etkilenmesine karşı korunmasıdır. Yargıtay, piyasa dolandırıcılığının suç olarak düzenlenmesiyle ulusal ekonominin ve bireysel yatırımcıların mali haklarının korunmak istendiğini belirtir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/30364, K. 2019/11098, T. 11.09.2019).
Bilgi bazlı manipülasyon (m.107/2)
Bu fıkrada fiil, fiyatı, değeri veya yatırımcı kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, söylenti çıkarmak, haber vermek, yorum yapmak veya rapor hazırlamak ya da bunları yaymaktır. Fail sıfatı aranmaz; sosyal medya paylaşımı, haber sitesi yayını, Telegram veya WhatsApp grubundaki tavsiye ve analist raporu bu kapsamdadır. Suç, menfaat sağlanmasıyla tamamlanır. Bu nedenle failin bir menfaat elde ettiği somut olarak gösterilmelidir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, bir gazetede yayımlanan haberlerin halka açık bir şirket hakkında yanıltıcı olduğu iddiasıyla açılan dosyada, sanığın yanıltıcı haberler nedeniyle somut bir menfaat temin ettiğine dair bir tespit bulunmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararına karşı Cumhuriyet savcısı ve katılanın temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmü onamıştır (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3800, K. 2026/4673, T. 20.04.2026). Katılan vekilinin menfaatin maddi olmak zorunda olmadığı yönündeki savı bu kararla kabul görmemiştir. Yalan ve yanıltıcı haberin varlığı tek başına 107/2’yi oluşturmaz; menfaat unsuru delillendirilmelidir.
Bu suçtan ayrı olarak, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu (TCK m.217/A) farklı bir korunan değere ve farklı unsurlara sahiptir. İnternet üzerinden yapılan yayınlarda Kurul, m.101/3 ve m.99 uyarınca içeriğin çıkarılmasına ve erişimin engellenmesine karar verebilir; karar Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne gönderilir.
Usulsüz Halka Arz ve İzinsiz Sermaye Piyasası Faaliyeti (m.109)
Usulsüz halka arz, onaylı izahname yayımlama yükümlülüğünü yerine getirmeden sermaye piyasası araçlarını halka arz etmek veya onaylı ihraç belgesi olmaksızın satmaktır (m.109/1). Halka arz, sermaye piyasası araçlarının satın alınması için her türlü yoldan yapılan genel çağrıdır ve bunun devamında gerçekleştirilen satıştır (m.3/f). Pay sahibi sayısı beş yüzü aşan anonim ortaklıkların payları halka arz edilmiş sayılır (m.16). Kitle fonlaması, Kurul izniyle faaliyet gösteren platformlar üzerinden yapıldığında izahname yükümlülüğüne tabi değildir; izinsiz platformda para toplanması ise 99. maddeye göre tedbir konusudur.
İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti ise Kuruldan izin almadan yatırım hizmet ve faaliyetlerinde bulunmaktır (m.109/2). Yatırım hizmetleri, emirlerin alınıp iletilmesi, emirlerin gerçekleştirilmesi, kendi hesabına alım satım, portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı, halka arza aracılık, saklama ve benzeri faaliyetleri içerir (m.37). Bunlar ancak izinli yatırım kuruluşlarınca yapılabilir (m.39). İzin almayanlar unvanlarında, ilan ve reklamlarında bu faaliyetleri yaptıkları izlenimini uyandıracak hiçbir ifade kullanamaz (m.40/2, m.100).
Uygulamadaki en yaygın dosya türü, forex olarak bilinen döviz, mal ve kıymetli madenlere dayalı kaldıraçlı işlemlerdir. Kanun kaldıraçlı işlemleri türev araç saymıştır (m.3/u/3). Yargıtay 19. Ceza Dairesi, yurt dışında yerleşik kuruluşların Türkiye’deki yatırımcılara yönelik izinsiz faaliyette bulunmasının m.109/2’yi oluşturduğunu, buna karşılık Türkiye’deki yatırımcının tamamen kendi inisiyatifiyle yurt dışındaki bir kurumda hesap açmasının suç oluşturmadığını belirtmiştir. Suçun kısmen Türkiye’de işlendiği ve neticenin burada gerçekleştiği kabul edilir; internet sitesi üzerinden Türkiye’deki yatırımcılara yönelik kaldıraçlı işlem faaliyeti yürütenler mahkûm edilmiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/2119, K. 2018/5852, T. 09.05.2018; Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11724, K. 2023/10076, T. 21.11.2023).
İzinsiz faaliyete yatırımcı parası toplayarak katkı verenlerin sorumluluğu da gündeme gelir. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, 174 kişiden para toplanan ve bu paraların kaldıraçlı işlemler yürüten kişiye aktarıldığı bir dosyada, paraları toplayıp aktaranların bu faaliyetin izinsiz olduğunu bilerek iştirak ettiğini kabul etmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18152, K. 2025/7328, T. 20.05.2025). Kurul izni olmaksızın yurt dışındaki bir şirketin hesabına yönlendirme yaparak portföy yönetimi faaliyeti yürüten kişinin mahkûmiyeti de onanmıştır (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/768, K. 2024/8652, T. 14.10.2024).
Kurul, izinsiz faaliyetlerin sonuçlarının iptali ve nakit veya sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için tespit tarihinden itibaren bir yıl, fiilin işlendiği tarihten itibaren beş yıl içinde dava açabilir. İzinsiz faaliyet yürüten gerçek ve tüzel kişiler ile sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticiler hakkında, sermaye piyasası kurumlarına uygulanan tedbirler (lisans iptali, imza yetkisinin sınırlandırılması veya kaldırılması gibi) zararın kesinleşmesi aranmadan uygulanır (m.99/2, m.96/2). İnternet üzerinden yürütülen izinsiz faaliyetlerde içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine Kurul karar verir. Suçun unsurları, forex, kripto ve Ponzi dosyalarındaki görünümleri izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçu yazımızda incelenmiştir.
Kripto Varlık Suçları (m.109/A, 110/A, 110/B)
26.06.2024 tarihli 7518 sayılı Kanun kripto varlık hizmet sağlayıcılarını Kurul’un izin ve denetimine bağlamıştır. Kripto varlık almak, satmak ve elde tutmak suç değildir. Suç, izin almadan kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet göstermektir (m.109/A). Bu suç, izin almaksızın faaliyet yürüten gerçek kişiler ile tüzel kişilerin yetkilileri hakkında üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörür.
Yurt dışında yerleşik platformların Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyeti de izinsiz sayılır. Faaliyetin Türkiye’deki kişilere yönelik olduğu, Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması veya doğrudan ya da Türkiye’deki kişiler aracılığıyla tanıtım ve pazarlama yapılması hâllerinden herhangi birinin varlığıyla kabul edilir (m.99/A). Kanun, kripto varlık hizmet sağlayıcıları için geçiş düzenlemesi de yapmıştır. Yürürlük tarihinde faaliyet yürütenler bir ay içinde izin başvurusu yapacaklarına veya müşterilerin zararına yol açmadan üç ay içinde tasfiye edeceklerine dair beyan vermek zorundaydı. Tasfiyeyi tercih eden ya da süresinde başvurmayan kuruluşlarda hesabı olan müşterilerin transfer taleplerinin yerine getirilmemesi de 109/A kapsamında suç oluşturur (Geçici Madde 11). Suçun unsurları, P2P işlemler ve geçiş dönemi izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı suçu yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır.
Kripto varlık zimmeti (m.110/A) platform yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile diğer mensuplarının, görevleri nedeniyle kendilerine tevdi edilen para, mal veya kripto varlıkları zimmetlerine geçirmesidir. Ceza sekiz yıldan on dört yıla kadar hapistir; zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlar varsa on dört yıldan yirmi yıla kadar hapis uygulanır. Faaliyet izni kaldırılan platformda hukuken veya fiilen yönetimi elinde bulunduran ortakların platformun veya müşterilerin kaynaklarını kendi menfaatlerine kullandırması zimmet sayılır ve on iki yıldan yirmi iki yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bu iki hâlde adli para cezası, platformun ve müşterilerin uğradığı zararın üç katından az olamaz; faaliyet izni kaldırılan platformdaki zimmette ayrıca zarar müteselsilen ödettirilir. Suçta “kontrol”, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 3. maddesindeki tanıma göre belirlenir (m.110/A/7). Soruşturmadan önce iade veya tazmin hâlinde ceza üçte iki, kovuşturmadan önce yarı, hükümden önce üçte bir oranında indirilir. Faaliyet izni kaldırılan platformlardaki zimmet fiilinde (m.110/A/3) soruşturma, Kurul’un yazılı bildirimi üzerine veya gecikmesinde sakınca varsa resen yapılır. Bu suçun soruşturma ve kovuşturmasında CMK m.128 (el koyma) ve m.133 (şirket yönetimi için kayyım tayini) tedbirleri uygulanabilir (m.115/A/6). Zimmet davaları (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür ve mahkûm olanlara, Hazineye olan borçlar ve tazminatlar ödenmedikçe koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz (m.115/A).
Müşterilere verilen zararla sınırlı olmak üzere, zimmet sayılan karar ve işlemleri gerçekleştiren yönetim kurulu başkan ve üyeleri, mensuplar ve fiilî yönetici ortaklar hakkında Kurul talebiyle doğrudan şahsen iflas kararı verilebilir (m.110/B).
Kripto varlıklar yatırımcı tazmin sistemi (m.82) kapsamında değildir ve platformlara verilen izin, işlemlerin kamu güvencesi altında olduğu anlamına gelmez (m.35/C). Hesabın ele geçirilmesi veya sistem hatası nedeniyle doğan kayıplarda platformun hukuki sorumluluğu kripto platformunun sorumluluğu yazımızda ele alınmıştır. Kripto varlıklar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılıklar ise TCK’nın dolandırıcılık hükümlerine tabidir; bu hükümlere 7589 sayılı Kanun’la eklenen dördüncü fıkra, banka, aracı kurum veya kripto varlık hizmet sağlayıcısı nezdindeki hesabı kullandırma fiilleriyle sınırlı iştirak hâlinde cezayı yarı oranında indirir.
Nitelikli Güveni Kötüye Kullanma ve Örtülü Kazanç Aktarımı (m.110)
110. madde, TCK’nın güveni kötüye kullanma suçunun nitelikli hâllerini sermaye piyasasına özgü olarak düzenler; cezada TCK m.155/2 uygulanır ve hükmolunacak ceza üç yıldan az olamaz. Suçun unsurları, kayıt bozma suçu ve etkin pişmanlık sermaye piyasasında güveni kötüye kullanma suçu yazımızda ayrıntılı olarak incelenmiştir. Üç fiil sayılmıştır:
(a) Müşteri varlıklarını kullanma. Yatırım kuruluşuna, fon kuruluna veya teminat sorumlusuna, sermaye piyasası faaliyetleri nedeniyle veya emanetçi sıfatıyla tevdi edilen sermaye piyasası araçlarını, nakdi ve diğer kıymetleri kendisinin veya başkasının menfaatine satmak, kullanmak, rehnetmek, gizlemek veya inkâr etmektir. Yargıtay, aracı kurum ortaklarının müşterilerin hisselerini müşteri sözleşmesi olmaksızın ödünç vermesini bu suçun kapsamında görmüş; taraflar arasında ödünç sözleşmesi bulunup sözleşmeye uygun işlem yapılmışsa maddi unsurun oluşmayacağını, sözleşmesi olmayan müşterilerin hisselerinin yetkisiz kullanılmasında ise suçun oluştuğunu belirtmiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/177, K. 2018/6961, T. 06.06.2018).
(b) İlişkili taraflarla emsallerine göre bariz şekilde farklı fiyat, ücret ve bedel uygulayarak halka açık ortaklıkların kârını veya mal varlığını azaltmak.
(c) Örtülü kazanç aktarımı. Halka açık ortaklıkların ve kolektif yatırım kuruluşlarının, yönetim, denetim veya sermaye bakımından ilişkili olduğu kişilerle emsallere, piyasa teamüllerine, ticari hayatın basiret ve dürüstlük ilkelerine aykırı farklı fiyat, ücret, bedel veya şartlar içeren anlaşmalar veya ticari uygulamalar yapması ya da işlem hacmi üretmesidir. Ceza Genel Kurulu, 110/1-c’nin 21. maddenin ilk fıkrasının tekrarı olduğunu, (b) bendini de kapsadığını ve suçun tipik fiilinin ilişkili kişilerle maddede sayılan örtülü işlemlerde bulunmak olduğunu belirtmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/140, K. 2021/477, T. 14.10.2021). Yargıtay ayrıca bu fiillerin TCK’daki güveni kötüye kullanma ve TTK’daki yönetim kurulu sorumluluğuna ilişkin kurallardan bağımsız, sermaye piyasasına özgü bir suç tipi olduğunu vurgular (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/11171, K. 2016/21824, T. 25.10.2016).
Halka açık ortaklıklar ve kolektif yatırım kuruluşları, ilişkili taraf işlemlerinin emsallere uygun yapıldığını belgelemek ve bunu tevsik eden belgeleri en az sekiz yıl saklamak zorundadır (m.21/3). Kazanç aktarımı tespit edilirse aktarılan tutar kanuni faiziyle birlikte iade edilir (m.21/4). Bu suçun idari para cezası boyutu da vardır: halka açık ortaklığın kârını korumak için beklenen faaliyetleri yapmayarak ilişkili kişilere yarar sağlaması hâlinde Kurul m.103/6 uyarınca idari para cezası verir. Suçun oluşup oluşmadığı ise m.110/1-c’nin unsurlarına göre belirlenir.
Kayıtları bozma (m.110/2). Yatırım kuruluşu, fon kurulu veya teminat sorumluları bünyesinde tutulan kayıtları bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan kişi iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Bilgi ve Belge Vermeme, Defter ve Finansal Tablo Usulsüzlüğü, Sır Saklama (m.111-113)
Bilgi ve belge vermeme (m.111/1). Kurul veya görevlendirilenlerce istenen bilgi, belge ve elektronik kayıtları hiç veya istenen şekliyle vermeyen kişi bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırılır. Bilgi verme yükümlülüğü sır saklama hükümlerine dayanılarak reddedilemez (m.90/1). Denetimin engellenmesi (m.111/2) altı aydan iki yıla kadar hapis gerektirir; engelleme sırasında cebir veya tehdit kullanılmışsa TCK’nın ilgili maddelerine göre ayrıca cezaya hükmedilir.
Defter ve kayıt usulsüzlüğü (m.112/1). Kasten kanunen tutmakla yükümlü olunan defter ve kayıtları usulüne uygun tutmayan veya saklamakla yükümlü olunan defter ve belgeleri kanuni süresince saklamayan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Finansal tablo ve muhasebe hilesi (m.112/2). Kasten finansal tablo ve raporları gerçeği yansıtmayan şekilde düzenleyenler, gerçeğe aykırı hesap açanlar, kayıtlarda her türlü muhasebe hilesi yapanlar ile yanlış veya yanıltıcı bağımsız denetim ve değerleme raporu düzenleyenler ve bunların düzenlenmesini sağlayan sorumlu yönetim kurulu üyeleri veya yöneticiler, TCK’nın ilgili hükümlerine göre cezalandırılır. Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için sahte belgenin kullanılmış olması şartı aranmaz. Yargıtay, bir şirket yöneticilerinin mali tabloları yıllar boyunca gerçeğe aykırı düzenlemesi nedeniyle verilen beraat kararlarını, suçun unsurlarının oluştuğu gerekçesiyle bozmuştur (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/6538, K. 2018/2202, T. 28.02.2018). Yatırım kuruluşları ile kolektif yatırım kuruluşları, bilişim sistemini engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme suçu bakımından banka veya kredi kurumu sayılır (m.112/3).
Sır saklama yükümlülüğünün ihlali (m.113). Kurul tarafından yürütülen inceleme veya denetim kapsamında istenen bilgi veya belgelere ilişkin olarak başkalarına açıklamada bulunan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır. İncelemeye konu olan kişiler ve bilgi istenen kurumlar, incelemenin varlığını ve niteliğini sır olarak saklamak zorundadır (m.90/2).
Suç Sayılmayan Haller (m.108)
Kanun bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı sayılmayan üç hâli sayar. Birincisi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın veya yetkilendirilmiş resmî kurumların (ya da adlarına hareket edenlerin) para, döviz kuru, kamu borç yönetimi veya finansal istikrar amacıyla yaptığı işlemlerdir. İkincisi, Kurul düzenlemelerine göre uygulanan geri alım programları, çalışanlara pay edindirme programları ve ihraççı veya bağlı ortaklığının çalışanlarına yönelik diğer pay tahsisleridir. Üçüncüsü, Kurulun fiyat istikrarını sağlayıcı işlemlere ve piyasa yapıcılığına ilişkin düzenlemelerine uygun olarak, münhasıran piyasa fiyatını önceden belirlenmiş bir süre için desteklemek amacıyla yapılan alım satım, emir verme veya emir iptali işlemleridir. Geri alım programı başladığında Kurul, ilgili kişilerin paylarda işlem yapmasına da sınırlama getirebilir (m.101/2).
Soruşturma Nasıl Başlar? SPK Başvurusu, Denetleme Raporu ve Bilirkişi
Sermaye piyasası suçlarında ceza soruşturmasından önce çoğunlukla bir Kurul denetimi yürütülür. Denetim yetkisi Kurul Başkanı tarafından görevlendirilen meslek personelindedir (m.88). Denetçiler, tüm defter ve belgeleri, elektronik kayıtları ve bilgi sistemlerini inceleyebilir, örnek alabilir, ilgililerden yazılı ve sözlü bilgi isteyebilir; arama yapılması için Kurul Başkanı’nın talebi ve sulh ceza hâkiminin kararı gerekir (m.89). İnceleme konusu kişiler ve bilgi istenen kurumlar incelemenin varlığını sır olarak saklar (m.90/2). Yatırım kuruluşları, bir işlemin bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı suçunu oluşturduğuna dair bilgi veya şüphe edinirse bunu Kurul’a bildirmek zorundadır ve bildirim yapılan kişilere bilgi veremez (m.102).
Bilgi suistimali, piyasa bozucu eylem veya piyasa dolandırıcılığı yönünde makul şüphe varsa Kurul, borsada geçici veya sürekli işlem yasağı, takas yönteminin değiştirilmesi, kredili alım, açığa satış ve ödünç işlemlerine sınırlama, teminat yükümlülüğü, işlem ve pozisyon limiti gibi tedbirleri uygulayabilir (m.101). Bu tedbirler idari işlemdir ve idari yargıda dava konusu edilir.
Denetim sonucunda Kurul Karar Organı suç duyurusunda bulunulmasına karar verirse Kurul Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunur. Bu başvuru muhakeme şartıdır (m.115/1). Başvuru üzerine kamu davası açılırsa iddianamenin kabulüyle birlikte Kurul katılan sıfatını kazanır (m.115/2). Cumhuriyet savcısı soruşturmada Kurul meslek personelinden yararlanabilir ve şüpheli veya tanık ifadesi alınırken personelin hazır bulunması sağlanabilir (m.115/3). Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı Kurul itiraz edebilir (m.115/4). Yargıtay Ceza Genel Kurulu, Kurul başvurusunun soruşturma şartı olduğunu, başvurudan önce verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararların yok hükmünde sayılacağını kabul etmiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/911, K. 2016/1, T. 19.01.2016). Başvurunun şekli, kapsamı ve eksikliğinin sonuçları yazılı başvuru şartı ve görevli mahkeme yazımızda ayrıca incelenmiştir.
Yargılamada dosyanın omurgasını Kurul denetleme raporu ile bilirkişi raporu oluşturur. Ceza Genel Kurulu, bilirkişi raporunun delil olmayıp delil değerlendirme aracı olduğunu, hâkimin bu raporla bağlı olmadığını, bir sorunun uzmanlık gerektirip gerektirmediğine hâkimin karar vereceğini belirtmiştir. Aynı kararda, Kurul Denetleme Dairesi’nde görevli uzmanlarca düzenlenmiş ayrıntılı bir denetleme raporunun dosyada bulunmasının bilirkişi raporlarının yeterliliği bakımından da dikkate alındığı görülür (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/89, K. 2022/835, T. 27.12.2022). Yargıtay, Kurul suç duyurusunun dayanağı olan denetleme raporu ve Kurul kararı dosyaya getirtilmeden yalnızca bilirkişi raporuyla yetinilerek verilen beraat kararlarını bozmaktadır (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/12688, K. 2016/21174, T. 06.10.2016).
Görevli Mahkeme
Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlarda yargılama, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemelerinde yapılır (m.116). Kripto varlık zimmeti davaları ise fiilin işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür; gerekli görülen yerlerde diğer ağır ceza mahkemeleri de görevlendirilebilir (m.115/A/3). Usulsüz halka arz ve izinsiz faaliyet suçlarında, internet üzerinden işlenmeleri hâlinde 5651 sayılı Kanun’un 8. maddesi uygulanır (m.115/5).
Etkin Pişmanlık ve Cezada İndirim
Kanun, üç yerde parasal iade karşılığında ceza indirimi tanır. Aşağıdaki tabloda hangi suçta hangi aşamada ne kadar indirim uygulandığı görülür. 106. madde ve 109. maddedeki suçlar için özel bir etkin pişmanlık hükmü yoktur.
| Suç | Ödenecek tutar | Soruşturma öncesi | Soruşturma evresi | Kovuşturma (hükme kadar) |
|---|---|---|---|---|
| Piyasa dolandırıcılığı, işlem bazlı (m.107/1) | En az 500.000 TL olmak üzere elde edilen veya edilmesine sebep olunan menfaatin iki katı, Hazineye | Ceza verilmez | Yarı oranında indirim | Üçte bir oranında indirim |
| Örtülü kazanç aktarımı (m.110/1-b,c) | m.21/4’teki iade ile birlikte bunun iki katı, Hazineye | Ceza verilmez | Yarı oranında indirim | Üçte bir oranında indirim |
| Kripto varlık zimmeti (m.110/A/4-6) | Zimmete geçirilenin aynen iadesi veya zararın tamamen tazmini | Cezanın üçte ikisi indirilir | Kovuşturma başlamadan önce yarı oranında indirim | Hükümden önce üçte bir oranında indirim |
Kripto zimmetinde zimmete konu malın değerinin azlığı hâlinde ceza ayrıca üçte birden yarıya kadar indirilir (m.110/A/6). Bu tabloda 107/3 yalnızca birinci fıkradaki işlem bazlı manipülasyon için işler; 107/2’deki bilgi bazlı manipülasyon için etkin pişmanlık hükmü bulunmaz. Ceza indirimi dışında, genel hükümlere göre TCK’nın takdiri indirim hükmü de uygulanabilir. Ceza Genel Kurulu, sanık ve müdafinin takdiri indirim talep ettiği bir dosyada indirimin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin gösterilmemesini, yalnızca “başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına” ifadesiyle yetinilmesini bozma nedeni saymıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/89, K. 2022/835, T. 27.12.2022).
Lehe Kanun ve Geçiş Dönemi
6362 sayılı Kanun, 30.12.2012’de yürürlüğe girerek 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nu yürürlükten kaldırdı. Bu tarihten önceki manipülasyon dosyalarında mahkemeler eski ve yeni kanunu karşılaştırmak zorunda kaldı. Ceza Genel Kurulu, lehe kanunun belirlenmesinde suç tarihindeki kanun ile sonraki kanunun hükümlerinin karıştırılmadan bütün hâlinde uygulanmasını ve sonuçların birbiriyle karşılaştırılmasını şart koşmuş, yalnızca adli para cezası bakımından yapılan değerlendirmeyle yetinilmesini bozma sebebi saymıştır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/89, K. 2022/835, T. 27.12.2022). Aynı yaklaşım, adli para cezası tayininde 2499’daki menfaatin üç katı kuralı ile 6362’deki menfaatten az olmama kuralının karşılaştırılmasında da izlenmiştir (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2019/8372, K. 2019/6880, T. 08.04.2019).
Bugün uygulamada bu meselenin ikinci katmanı 2020 değişikliğidir. 106 ve 107. maddelerdeki hapis cezasının alt sınırı 7222 sayılı Kanun’la iki yıldan üç yıla çıkarıldı. Suçun işlendiği tarihe göre uygulanacak ceza aralığı değişir, bu nedenle suç tarihi 20.02.2020’den önceki dosyalarda lehe kanun karşılaştırması yeniden gündeme gelir. Eski kararların birçoğunda yer alan iki yıldan beş yıla kadar hapis ifadesi bu nedenle güncel değildir.
Zamanaşımı, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması ve Erteleme
Üst sınırı beş yıl hapis olan sermaye piyasası suçlarında (106, 107, 109, 109/A, 110/2) dava zamanaşımı, TCK m.66 uyarınca sekiz yıldır. Kripto varlık zimmeti gibi daha ağır cezalı suçlarda süre daha uzundur. Zamanaşımının kesilmesine ilişkin TCK m.67 hükümleri uygulanır.
106, 107 ve 109/A’da hapis cezasının alt sınırı üç yıl, 109 ve 110/2’de iki yıldır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme koşulları cezanın miktarına bağlı olduğundan, bu suçlarda uygulanmaları takdiri indirim, teşebbüs veya adli para cezasının seçilmesi gibi cezayı düşüren sonuçlara bağlıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin CMK m.231, 7589 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yeniden düzenlenmiştir; madde 31.07.2026’da yürürlüğe girmiştir.
Yatırımcının Hakları, Katılan Sıfatı ve Tazminat
Sermaye piyasası suçlarında Kurul, iddianamenin kabulüyle birlikte katılan sıfatını kazanır (m.115/2). Bireysel yatırımcının katılma hakkı ise suçtan doğrudan zarar görme koşuluna bağlıdır ve bu sıfat dar yorumlanır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi, piyasa dolandırıcılığı dosyasında katılma talebi reddedilen bir şirketin suçtan doğrudan zarar gören sıfatını taşımadığını ve hükmü temyiz hakkı bulunmadığını kabul etmiştir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1452, K. 2026/5390, T. 27.04.2026).
Zararın tazmini için ceza davasının yanında ayrıca hukuki yollar vardır:
Kamuyu aydınlatma belgelerinden doğan sorumluluk (m.32). İzahname, özel durum açıklaması, finansal rapor ve benzeri belgelerdeki yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden doğan zararlardan belgeyi imzalayanlar müteselsilen sorumludur; bağımsız denetim, derecelendirme ve değerleme kuruluşları da hazırladıkları raporlardan sorumludur. Kanun, belirli koşullarda belge ile zarar arasında illiyet bağını kurulmuş sayar. Tazminat talebi zararın meydana geldiği tarihten itibaren altı ay içinde zamanaşımına uğrar.
İzinsiz faaliyet ve usulsüz ihraç. Kurul, izinsiz faaliyetler ve kanuna aykırı ihraçlarda nakit ve varlıkların hak sahiplerine iadesi için dava açabilir ve ihtiyati tedbir ve haciz isteyebilir (m.91, m.99). Kanuna aykırı ihraçta para toplanan kişilerin genel hükümlerden doğan hakları saklıdır (m.91/5); haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme davası bunlardandır.
Yatırımcı Tazmin Merkezi. Tazmin sistemi, Kurul’un yatırımcıları tazmin kararı verdiği yatırım kuruluşlarının nakit ödeme ve sermaye piyasası aracı teslim yükümlülüklerinden doğan talepler için işler; hak sahibi her yatırımcıya ödenecek azami tutar sınırlıdır ve fiyat hareketlerinden ve yatırım danışmanlığından kaynaklanan zararlar kapsam dışındadır (m.82-85). İzinsiz faaliyet yürüten kişilerin mağdurları bu sisteme dayanamaz.
Tüzel Kişiler ve Yöneticilerin Sorumluluğu
106 ve 107. maddelerdeki suçların bir tüzel kişinin yararına işlenmesi hâlinde tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmolunur (m.114). Ceza sorumluluğu ise fiili işleyen gerçek kişiye aittir. Yönetim kurulu üyeleri, bağımsız denetçiler ve yöneticiler, kendi eylemleri ve kusurları ölçüsünde sorumlu tutulur; başkalarınca işlenen suçlardan kendiliğinden sorumlu olmazlar.
Kurul’un idari yetkileri de yöneticileri doğrudan etkiler. Kurul, hukuka aykırı işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin imza yetkilerini sınırlandırabilir veya kaldırabilir; ihraççılarda haklarında suç duyurusunda bulunulması hâlinde yargılama sonuçlanıncaya kadar ilgilileri görevden alabilir ve yerlerine yenilerini atayabilir (m.92, 96). İflas veya tedricî tasfiye hâlinde doğrudan veya dolaylı yüzde onundan fazla paya sahip ortakların, yönetim kurulu üyelerinin ve imzaya yetkili yöneticilerin şahsen iflası istenebilir (m.98). İdari para cezası bakımından da fiili işleyen kişinin özel hukuk tüzel kişisinin organ veya temsilcisi olması hâlinde tüzel kişiye de ayrıca ceza verilir (m.103/2).
Benzer Suçlarla Karşılaştırma
Sermaye piyasası suçları çoğu zaman TCK’daki suçlarla birlikte gündeme gelir. Ayrım şöyledir:
Dolandırıcılık (TCK m.157-158). Dolandırıcılık hileli davranışla aldatarak zarar ve yarar sağlamayı gerektirir. Basit yalan hile sayılmaz, hile mağdurun inceleme eğilimini etkisiz bırakacak yoğunlukta olmalıdır. Aracı kurum ortaklarının müşterilerin talimatı olmadan işlem yaptığı ve belgeleri sonradan imzalattığı dosyada Ceza Genel Kurulu, nitelikli dolandırıcılığın hile unsurunun oluşmadığına karar vermiştir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/330, K. 2023/75, T. 08.02.2023). Piyasa dolandırıcılığı ise hile aranmadan, yapay bir piyasa görünümü yaratma amacıyla işlenen özel bir suç tipidir.
Güveni kötüye kullanma (TCK m.155). Yatırım kuruluşuna tevdi edilen varlıkların kullanılması m.110/1-a’da özel olarak düzenlenmiştir ve TCK m.155/2’ye göre ceza, üç yıldan az olamaz.
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (TCK m.217/A). Kamu barışına yönelik bir suçtur; 107/2 ise fiyatı, değeri veya yatırımcı kararlarını etkileme amacını ve menfaat sağlanmasını arar.
Özel belgede sahtecilik ve bilişim suçları. 112. madde, finansal tablo ve muhasebe hilesi fiillerinde TCK’nın ilgili hükümlerine yollama yapar ve özel belgede sahtecilik için belgenin kullanılması şartını aramaz.
Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama. 106 veya 107’den ya da aklama suçundan mahkûm olan yatırımcıların, bu eylemlerle ilgili alacakları tazmin kapsamı dışındadır ve suç duyurusuna konu kişilere yapılacak ödemeler soruşturma başladığı andan kararın kesinleşmesine kadar durur (m.84/3).
Savunmada ve Bozma Gerekçelerinde Öne Çıkan Noktalar
Yargıtay kararlarında sermaye piyasası suçlarında sıkça tekrar eden bozma ve savunma noktaları şunlardır:
Menfaatin kapsamı. Adli para cezasının belirlenmesinde menfaat, denetleme raporu, suç duyurusu ve iddianamedeki eylemle sınırlı hesaplanır. Bunun dışına çıkan hesaplama fazla ceza tayini sayılır (Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2017/5976, K. 2018/6574, T. 30.05.2018).
Bilirkişi raporunun yeterliliği. Bilirkişi raporu delil değil, delil değerlendirme aracıdır ve hâkimi bağlamaz. Ancak Kurul raporu ve Kurul karar organının kararı dosyaya getirtilmeden, yalnızca bilirkişi raporuyla verilen kararlar bozulur (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/89, K. 2022/835, T. 27.12.2022; Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2016/12688, K. 2016/21174, T. 06.10.2016).
Bilgiye dayalılığın somut delili. Bilgi suistimalinde, sanığın bilgiyi önceden bildiğini ve işlemini o bilgiye dayandırdığını gösteren somut bir veri aranır; işlem tarihleri ve hesap hareketleri tek başına yeterli sayılmaz (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2026/1625, K. 2026/7296, T. 22.06.2026).
Fiyat hareketinin başka bir nedenle açıklanması. Savunmada fiyat artışının KAP açıklamalarıyla açıklanması sık ileri sürülür. Bu savunma, açıklamaların tarihi ile fiyat hareketinin zaman çizelgesi karşılaştırılarak değerlendirilir; açıklamalardan önceki ve sonraki dönemde payın seyri ve sanıkların emir payı belirleyicidir (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/1452, K. 2026/5390, T. 27.04.2026).
Menfaatin somut tespiti (107/2). Yanıltıcı haber veya yorum nedeniyle failin somut bir menfaat elde ettiği tespit edilmedikçe mahkûmiyet kurulamaz (Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3800, K. 2026/4673, T. 20.04.2026).
Takdiri indirim gerekçesi ve lehe kanun karşılaştırması. Sanık takdiri indirim talep etmişse, indirimin uygulanmamasının gerekçesi hükümde gösterilmelidir; suç tarihinden sonra kanun değişmişse önceki ve sonraki kanun bütün hâlinde karşılaştırılmalıdır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2022/89, K. 2022/835, T. 27.12.2022).
Kurul başvurusu. Kurul’un yazılı başvurusu olmadan yürütülen soruşturmada verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararları yok hükmündedir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/911, K. 2016/1, T. 19.01.2016).
Sık Sorulan Sorular
Sermaye piyasası suçları nelerdir?
Sermaye piyasası suçları; bilgi suistimali (m.106), piyasa dolandırıcılığı (m.107), usulsüz halka arz ve izinsiz sermaye piyasası faaliyeti (m.109), izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı (m.109/A), nitelikli güveni kötüye kullanma ve kayıt bozma (m.110), kripto varlık zimmeti (m.110/A), bilgi ve belge vermeme ile denetimin engellenmesi (m.111), defter ve finansal tablo usulsüzlüğü (m.112) ve sır saklama yükümlülüğünün ihlalidir (m.113).
Borsa manipülasyonunun cezası nedir?
İşlem bazlı piyasa dolandırıcılığında (m.107/1) üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası verilir; adli para cezası suçtan elde edilen menfaatten az olamaz. Yalan veya yanıltıcı bilgiyle yapılan manipülasyonda (m.107/2) üç yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülür.
Bilgi suistimalinde adli para cezası nasıl belirlenir?
106. maddede hapis veya adli para cezası seçenektir. Adli para cezasına hükmedilirse ceza, elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Menfaat, denetleme raporu, suç duyurusu ve iddianamedeki eylemle sınırlı olarak bilirkişi raporuyla hesaplanır.
Piyasa dolandırıcılığı ile piyasa bozucu eylem arasındaki fark nedir?
Piyasa bozucu eylem (m.104), makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan ve piyasanın güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak eylemlerdir ve yalnızca bir suç oluşturmadığı takdirde piyasa bozucu eylem sayılır. Fiil piyasa dolandırıcılığı suçunun unsurlarını taşıyorsa ceza mahkemesine, taşımıyorsa Kurul’un idari yaptırımına gider.
Sosyal medyada hisse hakkında paylaşım yapmak suç mudur?
Fiyatı, değeri veya yatırımcı kararlarını etkilemek amacıyla yalan, yanlış veya yanıltıcı bilgi vermek, söylenti çıkarmak, haber vermek, yorum yapmak veya bunları yaymak ve bu suretle menfaat sağlamak 107/2 kapsamında suçtur. Doğru bilgiye dayalı yorum veya menfaat sağlanmadığı bir paylaşım bu suçu oluşturmaz; yanıltıcı içerikler ayrıca erişim engeli kararına konu olabilir.
Forex ve kaldıraçlı işlemlere yönlendirme yapmak izinsiz faaliyet suçu mudur?
Kaldıraçlı işlemler türev araç sayıldığından, izin almadan Türkiye’deki yatırımcılara yönelik kaldıraçlı işlem faaliyeti veya buna yönelik para toplama ve aktarma faaliyeti izinsiz sermaye piyasası faaliyeti olarak 109/2’ye göre iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası gerektirir. Yatırımcı parası toplayıp izinsiz faaliyet yürüten kişiye aktaranlar iştirak hâlinde sorumlu tutulur.
Yurt dışındaki platformda işlem yapan yatırımcı suç işlemiş olur mu?
Türkiye’deki yatırımcının tamamen kendi inisiyatifiyle yurt dışındaki bir kurumda hesap açıp işlem yapması suç oluşturmaz. Suç, yurt dışındaki platformun Türkiye’deki yatırımcılara yönelik izinsiz faaliyet yürütmesi hâlinde ortaya çıkar ve bu durumda faaliyeti yürütenler sorumlu olur.
Sermaye piyasası suçlarında soruşturma nasıl başlar? SPK başvurusu şart mı?
Evet, şarttır. Bu suçlarda soruşturma yapılması Kurul’un Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvuruda bulunmasına bağlıdır ve bu başvuru muhakeme şartıdır (m.115/1). Kripto varlık zimmeti (m.110/A/3) için soruşturma, Kurul’un yazılı bildirimi üzerine veya gecikmesinde sakınca varsa resen Cumhuriyet savcısınca yapılır.
Etkin pişmanlık hangi sermaye piyasası suçlarında mümkündür?
Kanun etkin pişmanlığı işlem bazlı piyasa dolandırıcılığında (m.107/3), örtülü kazanç aktarımı suçlarında (m.110/3) ve kripto varlık zimmetinde (m.110/A/4-6) öngörür. Soruşturma başlamadan önce ödemenin yapılması hâlinde ilk iki suçta ceza verilmez; kripto zimmette ise ceza üçte iki oranında indirilir.
Sermaye piyasası suçlarına hangi mahkeme bakar?
Kanunda tanımlanan veya atıfta bulunulan suçlara, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği asliye ceza mahkemeleri bakar (m.116). Kripto varlık zimmeti davaları ise (1) numaralı ağır ceza mahkemelerinde görülür (m.115/A/3).
Yatırımcı olarak zararımı nasıl talep ederim?
Zarar gören yatırımcı ceza soruşturmasında suç duyurusunda bulunabilir, kamuyu aydınlatma belgelerindeki yanıltıcı bilgiden doğan zararlar için m.32’ye dayanan tazminat davası açabilir ve genel hükümlere göre haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine başvurabilir. Yatırım kuruluşu hakkında tazmin kararı verilmişse Yatırımcı Tazmin Merkezi’nin sınırlı tazmin sistemi işler. İzinsiz faaliyet yürütenlerin mağdurları bu sisteme dayanamaz.
SPK işlem yasağını ne zaman uygular?
Kurul, bilgi suistimali, piyasa bozucu eylem veya piyasa dolandırıcılığını işlediklerine dair makul şüphe bulunan kişiler hakkında borsalarda geçici veya sürekli işlem yasağı gibi tedbirler uygulayabilir (m.101). Tedbir idari işlemdir ve idari yargıda dava konusu yapılabilir.
Şirket yöneticileri şirketin suçlarından sorumlu tutulur mu?
Ceza sorumluluğu şahsidir; yöneticiler kendi eylemlerinden sorumlu tutulur. Ancak 106 ve 107. maddelerdeki suçların tüzel kişinin yararına işlenmesi hâlinde tüzel kişi hakkında güvenlik tedbirlerine hükmedilir (m.114) ve Kurul, hukuka aykırı işlemlerde sorumluluğu tespit edilen yöneticilerin imza yetkisini sınırlandırabilir veya görevden alabilir.
Sermaye piyasası suçlarında zamanaşımı ne kadardır?
Üst sınırı beş yıl hapis olan suçlarda (106, 107, 109, 109/A, 110/2) dava zamanaşımı TCK m.66 uyarınca sekiz yıldır. Kripto varlık zimmeti gibi daha ağır cezalı suçlarda zamanaşımı süresi daha uzundur.
Kripto varlık almak ve satmak suç mudur?
Hayır. Kripto varlık almak, satmak ve elde tutmak suç değildir. Suç, izin almadan kripto varlık hizmet sağlayıcı olarak faaliyet göstermektir (m.109/A). Yurt dışındaki platformların Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik faaliyeti de izinsiz faaliyet sayılır.
Sonuç
Sermaye piyasası suçları, hem ceza hukukunun hem de sermaye piyasası mevzuatının bilgisini birlikte gerektirir. Bir dosyada fiil suç mu, piyasa bozucu eylem mi, yalnızca idari yaptırım mı sorusu daha soruşturmanın başında cevaplanmalı; Kurul denetimi, savunma istemi ve suç duyurusu aşamaları ise birbirini etkiler. Menfaatin nasıl hesaplandığı, bilirkişi ve denetleme raporlarının yeterliliği, etkin pişmanlığın zamanlaması ve lehe kanun karşılaştırması sonucu belirleyen başlıca noktalardır. Soruşturma, işlem yasağı veya Kurul’dan savunma istemi aldıysanız, sermaye piyasası suçları avukatı ile ilk aşamadan itibaren çalışmak, hem idari süreci hem ceza dosyasını birlikte yönetmek bakımından belirleyicidir. Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu’nun bu alandaki hizmetleri için sermaye piyasası suçları avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Bu makale, Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu adına Av. Fatih SEFER tarafından hazırlanmıştır.
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul