Belirli Süreli İş Sözleşmesi

İş sözleşmesinin belirli veya belirsiz süreli olması, iş ilişkisinin ne zaman sona ereceğini, sözleşmenin yenilenme koşullarını ve işçinin bazı iş güvencesi haklarını doğrudan etkiler. Ancak tarafların sözleşmeye bir bitiş tarihi yazması, iş ilişkisinin her durumda belirli süreli sayılması için yeterli değildir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 11. maddesi, belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını objektif koşullara bağlamış … Devamını oku

İş Sözleşmesinin Geçerliliği ve Kuruluşu

İş ilişkisinin kurulması ve iş sözleşmesinin geçerliliği, işçi ile işveren arasındaki hukuki ilişkinin hangi anda doğduğunu, hangi koşullarla bağlayıcı hâle geldiğini ve tarafların haklarının ne zaman başladığını belirleyen temel iş hukuku konularındandır. İşe alım görüşmesinde varılan anlaşma, sözlü iş teklifi, elektronik yazışmalar veya işçinin fiilen çalışmaya başlaması, somut olayın özelliklerine göre iş sözleşmesinin kurulduğunu gösterebilir. … Devamını oku

İşçi Bağımsız Çalışan Farkı Hukuki Statünün Belirlenmesi

İşçi Bağımsız Çalışan Farkı taraflar arasındaki ilişkinin niteliğini ve sorumluluğun türünü belirler. Bir kişinin işçi mi yoksa bağımsız çalışan mı olduğu, kendisine verilen unvana veya imzaladığı sözleşmenin adına göre değil, çalışmanın fiilen nasıl yürütüldüğüne ve taraflar arasındaki hukuki bağımlılık ilişkisine göre belirlenir. Serbest çalışan, freelancer, bağımsız yüklenici, danışman veya esnaf kurye olarak adlandırılan bir kişi, … Devamını oku

İş Sözleşmesi Vekâlet Sözleşmesi Farkı

İş sözleşmesi vekâlet sözleşmesi farkı, bir kişinin başka bir kişi veya işletme için yürüttüğü faaliyetin iş hukuku kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğini belirler. Her iki sözleşmede de bir işin görülmesi veya bir hizmetin yerine getirilmesi söz konusudur. Ancak bu benzerlik, sözleşmelerin aynı hukuki sonuçları doğurduğu anlamına gelmez. İş sözleşmesi ile vekâlet sözleşmesini ayıran temel ölçüt, işi gören … Devamını oku

İş Sözleşmesi Eser Sözleşmesi Farkı

İş sözleşmesi eser sözleşmesi farkı, bir kişinin başkası için çalışırken hangi hukuki statüye sahip olduğunun belirlenmesinde önem taşır. Her iki sözleşmede de bir işin yapılması ve bunun karşılığında ödeme gerçekleştirilmesi söz konusudur. Ancak tarafların üstlendikleri borçlar, çalışma üzerindeki denetim yetkisi, ekonomik riskin dağılımı ve sözleşmenin hukuki sonuçları farklıdır. Temel ayrım şudur: İş sözleşmesinde işçi, işverenin … Devamını oku

İşveren Vekilinin Sorumluluğu

İş ilişkisinde işverenin bütün işlemleri bizzat yürütmesi zorunlu değildir. İşe alım, işin organizasyonu, çalışma koşullarının belirlenmesi, ücret işlemleri ve iş sözleşmesinin sona erdirilmesi gibi görevler işveren adına hareket eden kişiler tarafından yerine getirilebilir. Ancak bu görevlerin başkalarına bırakılması, işverenin hukuki sorumluluğunu kendiliğinden ortadan kaldırmaz. İşveren ve işveren vekilinin hukuki sorumluluğu, özellikle işçilik alacaklarının ödenmemesi, yetkisiz … Devamını oku

İşçi Sayılma Şartları

Bir kişinin iş hukuku bakımından işçi sayılması, yalnızca yaptığı işin adına, çalıştığı yerin niteliğine veya taraflar arasında imzalanan sözleşmenin başlığına bağlı değildir. İşçi statüsünün belirlenmesinde esas olan, taraflar arasındaki ilişkinin gerçek hukuki niteliğidir. Bu nedenle danışman, serbest çalışan (freelancer), proje sorumlusu veya hizmet sağlayıcı olarak adlandırılan bir kişi de somut çalışma koşullarına göre işçi sayılabilir. … Devamını oku

4857 Sayılı İş Kanunu Kimlere Uygulanır? Kapsam ve İstisnalar

4857 sayılı İş Kanunu, Türkiye’de işçi ve işveren arasındaki çalışma ilişkilerini düzenleyen temel kanundur. Ancak her ücretli çalışma ilişkisine doğrudan uygulanmaz. Deniz ve hava taşıma işleri, belirli büyüklüğün altındaki tarım ve orman işletmeleri, ev hizmetleri, çıraklık ve sporculuk gibi bazı işler kanunun kapsamı dışında bırakılmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu kimlere uygulanır? Kanunun 1. ve 4. … Devamını oku

Anlaşmalı Boşanma Protokolü: Maddeler ve Hukuki Riskler

Anlaşmalı boşanma protokolü, eşlerin boşanmanın mali sonuçları ve ortak çocukların durumu hakkında vardıkları anlaşmayı ortaya koyan, mahkemenin değerlendirmesine sunulan hukuki düzenlemedir. Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 166/3. maddesi uyarınca anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için eşlerin boşanma iradelerinin yanı sıra maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası ve varsa çocukların velayeti, kişisel ilişki düzeni ve iştirak nafakası konularında … Devamını oku

Boşanma Sebepleri: Genel ve Özel Sebepler

Boşanma sebepleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 161–166. maddelerinde düzenlenmiştir. Türk hukukunda boşanma sebepleri, özel ve genel sebepler olmak üzere iki ana gruba ayrılır. Özel boşanma sebepleri zina, hayata kast, pek kötü veya ağır derecede onur kırıcı davranış, küçük düşürücü suç işleme, haysiyetsiz hayat sürme, terk ve akıl hastalığıdır. Genel boşanma sebebi ise evlilik … Devamını oku