6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre patentte yenilik şartı, patent başvurusuna konu buluşun, ilgili başvuru veya geçerli rüçhan tarihinden önce tekniğin bilinen durumuna dâhil olmamasını gerektirir. Bir buluşun Türkiye’de daha önce patentlenmemiş olması tek başına yeni olduğunu göstermez. Dünyanın herhangi bir yerinde kamuya erişilebilir hâle getirilmiş bir teknik açıklama, belirli koşullarda buluşun yeniliğini ortadan kaldırabilir. Bu nedenle yenilik incelemesinde belirleyici olan, önceki açıklamanın tarihi, kamuya erişilebilirliği ve patent istemindeki teknik özellikleri açıklayıp açıklamadığıdır.
Yenilik, patent verilebilirliğinin bağımsız ve zorunlu şartlarından biridir. Buluşun teknik bakımdan yararlı olması, ticari başarı elde etmesi veya başvuru sahibinin kendi çalışmasının sonucu olması bu şartın yerine geçtiği anlamına gelmez. İnceleme, buluşun koruma talep edilen teknik özellikleri ile önceki teknik açıklamaların karşılaştırılmasına dayanır.
Patentte Yenilik Şartı Nedir?
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 82/1. maddesine göre teknolojinin her alanındaki buluşlara, yeni olmaları, buluş basamağı içermeleri ve sanayiye uygulanabilir olmaları şartıyla patent verilir. Bu üç şart birlikte aranır. Yeniliğin özel hukuki ölçütü ise SMK m.83/1’de düzenlenmiştir.
Hukuki dayanak — SMK m.83/1: “Tekniğin bilinen durumuna dâhil olmayan buluşun yeni olduğu kabul edilir.”
Bu hüküm uyarınca yenilik değerlendirmesinin temel sorusu şudur: Patent istemiyle tanımlanan teknik çözüm, ilgili tarihten önce kamuya erişilebilir olan teknik bilgiler arasında zaten açıklanmış mıdır?
Yenilik kavramı günlük dildeki farklılık veya özgünlük kavramlarıyla aynı değildir. Bir ürünün görünüşünün değiştirilmesi, ticari adının yenilenmesi veya farklı bir pazara sunulması, koruma istenen teknik çözüm bakımından mutlaka yenilik oluşturmaz.
Örneğin bilinen bir mekanizmanın yalnız dış kaplamasının değiştirilmesi, teknik mekanizmaya ilişkin patent isteminin yeni olduğu sonucunu doğurmaz. Buna karşılık mevcut bir sistemde daha önce açıklanmamış, belirli bir teknik işlevi gerçekleştiren yeni bir unsur veya unsur birleşimi bulunması, yenilik incelemesinde farklı bir sonuç doğurabilir.
Yenilik şartının genel patentlenebilirlik şartları içindeki yeri ile patent konusu olamayacak unsurların değerlendirilmesi ayrı hukuki meselelerdir. Teknik çözümün yeni olması, onun bütün diğer patent verilebilirlik şartlarını da sağladığı anlamına gelmez.
Tekniğin Bilinen Durumu Neleri Kapsar?
Tekniğin bilinen durumu, yenilik incelemesinde patent istemiyle karşılaştırılan önceki teknik bilgi birikimini ifade eder. SMK m.83/2 uyarınca bu kavram; başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde yazılı veya sözlü tanıtım, kullanım yahut başka herhangi bir şekilde toplumca erişilebilir kılınmış olan bilgileri kapsar. Geçerli rüçhan hakkının etkisi ayrıca değerlendirilir.
Yazılı ve dijital açıklamalar
Tekniğin bilinen durumunu oluşturan kaynaklar yalnızca daha önce verilmiş patentlerden ibaret değildir. Özellikle şu bilgiler yenilik incelemesinde önem taşıyabilir:
- Yayımlanmış ulusal veya yabancı patent ve faydalı model belgeleri.
- İlgili koşulları taşıyan yayımlanmış patent başvuruları.
- Bilimsel makaleler, tezler, araştırma raporları ve konferans bildirileri.
- Teknik kitaplar, standartlar, kullanım kılavuzları ve üretici dokümantasyonu.
- Ürün katalogları, teknik broşürler ve ayrıntılı tanıtım materyalleri.
- İnternet sitelerinde, veri tabanlarında ve diğer dijital ortamlarda kamuya sunulmuş teknik bilgiler.
- Ürünün yapısını veya çalışma yöntemini açıklayan, erişilebilir video ve görsel kayıtlar.
Belgenin yabancı dilde olması veya Türkiye’de yayımlanmamış bulunması, onu kendiliğinden yenilik incelemesinin dışında bırakmaz. Önemli olan, ilgili tarihte kamuya erişilebilir olup olmadığı ve hangi teknik bilgiyi ortaya koyduğudur.
Sözlü açıklamalar ve kamuya açık kullanım
Bir teknik bilginin yazılı belgede bulunması şart değildir. Fuar sunumları, konferans konuşmaları, ürün gösterimleri ve kamuya açık kullanım da somut koşullarına göre tekniğin bilinen durumuna dâhil olabilir.
Örneğin bir makinenin patent başvurusundan önce fuarda sergilenmesi, makinenin kamuya açıklanan teknik özelliklerini yenilik incelemesi bakımından önemli hâle getirebilir. Ancak makinenin sergilenmiş olması, içindeki bütün gizli teknik unsurların da mutlaka kamuya açıklanmış olduğu anlamına gelmez.
Burada kamuya açıklanan teknik içeriğin belirlenmesi gerekir. Ziyaretçinin görebildiği veya olağan inceleme ile öğrenebildiği özelliklerle, gizli kalan ve kamuya erişilebilir olmayan bilgiler birbirinden ayrılmalıdır.
Kamuya erişilebilirlik ne anlama gelir?
Yeniliği etkileyebilecek bir açıklamanın mutlaka çok sayıda kişi tarafından okunmuş, izlenmiş veya kullanılmış olması gerekmez. Hukuken önemli olan, bilginin kamuya erişilebilir hâle getirilip getirilmediğidir.
Bu nedenle bir teknik belgenin çok az görüntülenmesi veya bir ürün gösterimine sınırlı sayıda kişinin katılması, tek başına kamuya açıklama niteliğini ortadan kaldırmaz. Buna karşılık yalnızca gizlilik yükümlülüğü altında paylaşılan bilgiler, diğer koşullar da dikkate alındığında, kamuya açıklanmış sayılmayabilir.
Bir açıklamanın kamuya erişilebilir olup olmadığı incelenirken bilginin paylaşıldığı kişiler, erişim sınırlamaları, gizlilik yükümlülükleri, açıklamanın tarihi ve teknik içeriği birlikte değerlendirilir.
Yenilik Hangi Tarihe Göre Değerlendirilir?
Yenilik incelemesinde tarih, teknik karşılaştırma kadar önemlidir. SMK m.83/2’nin genel kuralı başvuru tarihini esas alır. Bununla birlikte geçerli bir rüçhan hakkı bulunduğunda, SMK m.93/7 uyarınca rüçhan tarihi, m.83/2 ve m.83/3 hükümlerinin uygulanmasında başvuru tarihi etkisini doğurur.
Dolayısıyla aynı teknik açıklama, ilgili patent isteminin hukuken yararlanabildiği tarihe göre farklı sonuçlar doğurabilir.
Başvuru tarihi ile rüçhan tarihi arasındaki ilişki
Rüçhan hakkı, önceki başvuruda açıklanan buluş unsurları bakımından sonraki başvuruya belirli koşullarla önceki tarihin etkisini kazandırabilir. Ancak bu hak, sonraki başvuruya eklenmiş bütün yeni teknik özelliklere otomatik olarak uygulanmaz.
SMK m.94/3 ve m.94/4 gereğince rüçhanın kapsamı, önceki başvurunun içerdiği ve bir bütün olarak açıkça ortaya koyduğu teknik unsurlar dikkate alınarak belirlenir. Bu sebeple farklı istemler veya istemlerin farklı teknik özellikleri bakımından ayrı tarih değerlendirmesi gerekebilir.
Örnek: Bir buluş için 10 Mart 2025 tarihinde ilk patent başvurusu yapılmış ve 10 Mart 2026 tarihinde Türkiye’de aynı buluşa ilişkin geçerli rüçhan talebiyle başvuru gerçekleştirilmiş olsun. Önceki başvuruda açıklanan teknik özellikler bakımından 10 Mart 2025 tarihinin etkisinden yararlanılması mümkün olabilir. Ancak Türkiye başvurusuna ilk kez eklenen bağımsız bir teknik özelliğin aynı tarihten yararlanacağı peşinen kabul edilemez.
Rüçhanın hangi başvurudan doğduğu, hangi unsurları kapsadığı ve gerekli talep şartlarının yerine getirilip getirilmediği konusunda ayrıntılı değerlendirme, patent başvurusunda rüçhan hakkı konusuna aittir.
Önceki Tarihli Ancak Sonradan Yayımlanan Patent Başvuruları Yeniliği Etkiler mi?
Evet. SMK m.83/3, kamuya erişilebilirlik esasına dayanan genel kurala özel bir düzenleme getirir.
Buna göre başvuru tarihinde veya bu tarihten sonra yayımlanmış olmakla birlikte daha önceki bir başvuru tarihine sahip ulusal patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri tekniğin bilinen durumu olarak dikkate alınır.
Kanunun aynı hükmü, belirli koşulları taşıyan PCT kapsamında ulusal aşamaya giren başvurular ile Avrupa patent başvurularını da kapsar. Ancak her uluslararası veya Avrupa patent başvurusunun bu kapsama otomatik olarak girdiği söylenemez; SMK m.83/3’teki özel şartlar incelenmelidir.
Daha önce yapılmış ama henüz yayımlanmamış başvurunun etkisi
Şu örnek üzerinden ayrım yapılabilir:
- A kişisi, belirli bir teknik çözüm için 5 Ocak 2025 tarihinde patent başvurusunda bulunur.
- B kişisi, aynı teknik çözüm için 5 Haziran 2025 tarihinde patent başvurusu yapar.
- A kişisinin başvurusu, B’nin başvurusundan sonra yayımlanır.
SMK m.83/3’ün diğer koşulları sağlanıyorsa, A’nın önceki tarihli başvurusunun ilk içeriği B’nin başvurusunun yenilik değerlendirmesinde dikkate alınabilir. A’nın başvurusunun B’nin başvuru tarihinde henüz kamuya açıklanmamış olması, bu özel düzenlemenin uygulanmasına tek başına engel değildir.
Bu hüküm, aynı teknik çözüm üzerinde sonradan yapılan başvuruların daha önceki başvurular karşısındaki durumunu düzenleyen önemli bir yenilik kuralıdır.
Önemli ayrım: SMK m.83/5 uyarınca, m.83/3 kapsamında tekniğin bilinen durumu sayılan bu önceki başvuru ve belgelerin içerikleri, buluş basamağı değerlendirmesinde dikkate alınmaz. Bu özel önceki başvuru kategorisinin yenilik ve buluş basamağı üzerindeki etkisi aynı değildir.
Patentte Yenilik İncelemesi Nasıl Yapılır?
Patentte yenilik şartının sağlanıp sağlanmadığı, genel bir ürün benzerliği değerlendirmesiyle değil, istemlerde tanımlanan teknik unsurların önceki açıklamalarla karşılaştırılmasıyla belirlenir.
1. Patent istemindeki teknik özellikler belirlenir
İlk aşamada incelenecek patent istemi ve bu istemin içerdiği teknik özellikler tespit edilir. SMK m.89/1’e göre patent başvurusu veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir; istemlerin yorumunda tarifname ve resimlerden yararlanılır.
Yenilik incelemesi bakımından da yalnızca buluş başlığına, özet bölümüne veya ürünün ticari adına dayanmak yeterli değildir. İstemde yer alan teknik özelliklerin ne olduğu ve nasıl bir teknik bütün oluşturduğu açıklığa kavuşturulmalıdır.
Özellikle bağımsız istemlerle bağımlı istemlerin içerikleri ayrı değerlendirilmelidir. Bir bağımsız istemin yenilik taşımaması, başka bir istemde yer alan ek teknik özelliklerin ayrıca incelenmesine engel değildir.
İstemlerin hukuki yorumuna ilişkin ayrıntılı kurallar patent istemlerinin yorumu ve koruma sınırı başlıklı incelemenin konusudur.
2. Önceki teknik açıklamanın içeriği belirlenir
İkinci aşamada başvuru veya geçerli rüçhan tarihinden önceki açıklamanın gerçekten hangi teknik unsurları ortaya koyduğu incelenir.
Önceki belgede aynı ürün adı veya benzer bir amaç bulunması, tek başına yeniliğin bulunmadığını göstermez. Teknik açıklamanın, değerlendirilen istemdeki özellikleri karşılayıp karşılamadığı incelenmelidir.
Bir özelliğin önceki açıklamada açıkça belirtilmesi yanında, açıklamadan teknik bakımdan zorunlu ve doğrudan çıkarılabilmesi de değerlendirmede önem taşıyabilir. Ancak yalnızca tahmine, sonradan yapılan geliştirmeye veya açıkça bulunmayan bir özelliğin varsayılmasına dayanılarak yenilik yokluğu sonucuna ulaşılmamalıdır.
3. Aynı teknik özellikler tek bir önceki açıklama kapsamında karşılaştırılır
Yenilik incelemesinin önemli metodolojik özelliklerinden biri, patent istemindeki teknik özellikler bütününün belirli bir önceki açıklamada ortaya konulup konulmadığına bakılmasıdır.
Birden fazla bağımsız belgedeki farklı teknik unsurların sonradan bir araya getirilerek yeni bir teknik birleşim oluşturulması, kural olarak doğrudan yenilik yokluğu incelemesi değildir. Böyle bir birleştirme değerlendirmesi, koşullarına göre buluş basamağı meselesine dönüşebilir.
Avrupa Patent Ofisinin yenilik incelemesine ilişkin G-VI/1 kılavuzu da karşılaştırmalı teknik incelemede bağımsız önceki teknik açıklamalarının yenilik yokluğu sonucuna ulaşmak amacıyla birleştirilmemesi gerektiğini belirtir. Bu kılavuz, Türk hukukundaki SMK m.83’ün yerine geçen bir norm değil, yenilik değerlendirmesinin teknik yöntemi bakımından yararlanılabilecek karşılaştırmalı bir kaynaktır.
Aynı belgenin birbirinden bağımsız teknik uygulama örneklerinde yer alan özellikler de, belge bunların birlikte kullanılmasını ortaya koymadığı hâlde, otomatik olarak tek bir açıklanmış birleşim sayılmamalıdır.
4. Teknik özelliklerin karşılaştırılması: örnek
Bir su arıtma sistemi için aşağıdaki teknik özellikleri birlikte içeren patent istemi bulunduğunu varsayalım:
- A: Karbon filtre katmanı.
- B: Ultraviyole arıtma modülü.
- C: Suyun kirlilik değerini ölçerek ultraviyole modülünün gücünü otomatik ayarlayan kontrol birimi.
Başvuru öncesindeki teknik açıklamalar şu şekilde olsun:
| Önceki açıklama | Açıklanan özellikler | Yenilik bakımından değerlendirme |
|---|---|---|
| Belge 1 | A + B | C özelliği açıklanmıyorsa, bu belge tek başına A+B+C birleşiminin yeniliğini ortadan kaldırmaz. |
| Belge 2 | C’ye benzer bir kontrol sistemi | A+B+C birleşimi açıklanmıyorsa, bu belge de tek başına aynı birleşimin yeniliğini ortadan kaldırmaz. |
| Belge 3 | A + B + C’nin aynı teknik birleşim olarak açıklanması | Açıklama ilgili tarihten önce kamuya erişilebilir olmuşsa ve diğer şartlar sağlanıyorsa yenilik bulunmayabilir. |
Bu örnekte Belge 1 ve Belge 2’nin ayrı ayrı bulunması, A+B+C birleşiminin otomatik olarak yenilikten yoksun olduğu anlamına gelmez. Ancak bu belgelerin ışığında söz konusu birleşimin teknik alandaki uzman kişi için aşikâr olup olmadığı ayrıca araştırılabilir.
Örneğin sonucu, gerçek bir patent isteminin bütün özelliklerini, önceki belgelerin tam içeriğini ve geçerli tarihlerini değerlendirmeden kesin olarak uygulamak mümkün değildir.
Yenilik ile Buluş Basamağı Arasındaki Fark Nedir?
Yenilik ve buluş basamağı birbirine bağlı fakat farklı patentlenebilirlik şartlarıdır. Her ikisinin de tekniğin bilinen durumu ile ilişkili olması, aynı hukuki testi gerektirdikleri anlamına gelmez.
| Ölçüt | Yenilik | Buluş basamağı |
|---|---|---|
| Temel hukuki soru | Teknik çözüm daha önce açıklanmış mı? | Teknik çözüm, ilgili alandaki uzman kişi için aşikâr mı? |
| Hukuki dayanak | SMK m.83/1-3 | SMK m.83/4-5 |
| Karşılaştırmanın odağı | Önceki açıklamanın istemdeki teknik özellikleri ortaya koyup koymadığı | Önceki teknikten hareketle çözüme ulaşmanın aşikârlığı |
| Birden çok teknik belgenin ilişkisi | Bağımsız açıklamalar kural olarak yenilik yokluğu oluşturmak üzere birleştirilmez. | Belgelerin birlikte değerlendirilmesi, ilgili hukuki ve teknik koşullarla mümkündür. |
| Sonuç | Yeni olmayan istem patent verilebilirlik şartını sağlamaz. | Yeni olsa bile aşikâr bulunan buluş patent verilebilirlik şartını sağlamayabilir. |
Dolayısıyla bir buluş yeni olmakla birlikte buluş basamağı içermeyebilir. Önceki belgelerden hiçbirinde aynı teknik birleşimin bulunmaması, patent verilmesi için tek başına yeterli değildir.
Teknik problem, ilgili alandaki uzman kişi ve aşikârlık değerlendirmesinin ayrıntıları patentte buluş basamağı konusunun kapsamındadır.
Buluşun Önceden Açıklanması Yeniliği Her Zaman Ortadan Kaldırır mı?
Hayır. Kamuya açıklanmış bir teknik bilginin yenilik üzerindeki etkisi değerlendirilirken SMK m.84’teki özel düzenleme de dikkate alınmalıdır.
SMK m.84, belirli kişilerden kaynaklanan ve başvuru tarihinden veya rüçhan hakkı talep edilmişse rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde gerçekleşen bazı açıklamaların patent veya faydalı model verilmesini etkilemeyeceğini düzenler.
Bu istisna kapsamında, açıklamanın buluşu yapan kişi tarafından yapılması, belirli koşullarla başvuru yapılan bir merciden kaynaklanması veya bilgiyi buluşu yapandan edinmiş üçüncü bir kişiden kaynaklanması gibi durumlar öngörülmüştür.
Ancak on iki aylık süre, her türlü açıklamayı koşulsuz olarak etkisiz hâle getiren genel bir serbestlik değildir. Açıklamanın kaynağı, tarihi ve kanundaki diğer şartlar somut olayda incelenmelidir. SMK m.84/4 uyarınca istisnanın uygulanmasını ileri süren taraf, buna ilişkin koşulları ispatlamakla yükümlüdür.
Fuar gösterimi, bilimsel yayın, internet paylaşımı ve açıklamanın kaynağının ispatı gibi özel konular patentte yeniliği etkilemeyen on iki aylık açıklama istisnası kapsamında ayrıca incelenmelidir.
Başvuru öncesinde teknik bilgilerin gizli tutulması, açıklamanın kimlere ve hangi şartlarla yapılacağının belirlenmesi ve buluşa ait kayıtların korunması ise patent başvurusu öncesi buluşun korunması bakımından önemlidir.
Patentte Yenilik Şartı Nasıl Araştırılır ve İspatlanır?
Yenilik konusunda hukuken anlamlı bir sonuca ulaşılabilmesi için yalnızca benzer ürünlerin veya patentlerin bulunduğunun belirtilmesi yeterli değildir. Önceki açıklamanın teknik içeriği, tarihi, kamuya erişilebilirlik durumu ve karşılaştırılan patent istemiyle ilişkisi somut delillerle ortaya konulmalıdır.
Başvuru öncesi teknik araştırma
Başvuru öncesi yenilik araştırmasında yalnız Türk patent siciline bakılması yeterli olmayabilir. Yabancı patent veri tabanları, teknik yayınlar ve ilgili sektördeki önceki ürünler de incelenmelidir.
Teknik araştırmada özellikle şu sorulara cevap aranır:
- Buluşun temel teknik özellikleri nelerdir?
- Bu özellikleri açıklayan önceki belgeler veya kullanımlar bulunmakta mıdır?
- Bulunan kaynakların açıklama tarihleri belirlenebiliyor mu?
- Açıklama, ilgili tarihte kamuya erişilebilir durumda mıydı?
- Kaynak, patent istemindeki teknik özelliklerin tamamını aynı teknik birleşim olarak ortaya koyuyor mu?
- Geçerli rüçhan tarihi veya SMK m.83/3 gibi özel hükümler sonucu değiştiriyor mu?
Başvuru öncesi aramanın yöntemleri ve kapsamı, patent araştırması ve önceki teknik taraması başlığında ayrı olarak değerlendirilir.
Yenilik iddiasında hangi deliller önemlidir?
Yeniliğin bulunmadığını ileri süren kişi bakımından aşağıdaki deliller önemli olabilir:
- Patent ve faydalı model belgelerinin yayımlanmış metinleri, istemleri ve tarifnameleri.
- Başvuru, rüçhan ve yayım tarihlerini gösteren resmî kayıtlar.
- Bilimsel yayınların erişilebilirliği ve yayımlandığı tarih hakkında güvenilir kayıtlar.
- Tarihlendirilebilen ürün katalogları, kullanım kılavuzları ve teknik çizimler.
- Önceki ürünlerin teknik özelliklerini ortaya koyabilen numune, inceleme raporu ve üretim belgeleri.
- İnternet açıklamalarının içeriğini ve ilgili tarihteki erişilebilirliğini gösteren doğrulanabilir dijital kayıtlar.
- Fuar, konferans veya ürün gösterimlerinin tarihini ve kamuya açıklanan teknik bilgiyi gösteren belgeler.
- Teknik özellik karşılaştırmasını içeren uzman mütalaaları ve gerektiğinde bilirkişi raporları.
Özellikle internet içeriklerinde bir ekran görüntüsünün mevcut olması, içeriğin ileri sürülen tarihte aynı biçimde yayımlandığını her durumda ispatlamaz. Dijital kaydın doğrulanabilirliği, tarih bilgisi ve açıklanan teknik içerik birlikte değerlendirilmelidir.
Aynı şekilde bir ürünün daha önce satışa sunulmuş olması ile patent istemindeki bütün teknik özelliklerin kamuya açıklanmış olması her zaman aynı şey değildir. Ürünün teknik yapısının ve ulaşılabilir bilgilerinin incelenmesi gerekir.
Yeniliğin bulunmadığını kim ispat eder?
Yeniliğin idari incelemede değerlendirilmesi ile patentin hükümsüzlüğüne yönelik bir yargılamada ispat konusu olması farklı süreçlerdir.
İdari aşamada TÜRKPATENT, patent verilebilirlik koşullarını araştırma ve inceleme kapsamında değerlendirir. Üçüncü kişilerin ileri sürdüğü yenilik yokluğu iddiasında ise iddianın dayandığı önceki teknik belgeler ve teknik karşılaştırmalar önem kazanır.
Yargısal uyuşmazlıkta yenilik yokluğu iddiası, uygulanacak ispat kuralları çerçevesinde somutlaştırılmalıdır. Patent belgesinin mevcut olması yenilik şartının yargısal denetimini tamamen ortadan kaldırmadığı gibi, yalnızca önceki bir belgeye atıf yapılması da hükümsüzlük sonucunu kendiliğinden doğurmaz.
Patent isteminin içeriği, önceki teknik açıklamaların kapsamı ve bilirkişi incelemesinin denetlenebilirliği özellikle önemlidir.
Yenilik Şartı TÜRKPATENT İncelemesinde ve Hukuki Uyuşmazlıklarda Nasıl Gündeme Gelir?
Patent başvurusunda yenilik incelemesi
TÜRKPATENT nezdinde patent başvurusunun araştırma ve inceleme aşamalarında patent verilebilirlik şartları değerlendirilir. SMK m.96, araştırma raporunu; m.98 ise inceleme talebi, inceleme raporu ve patentin verilmesi sürecini düzenler.
Araştırma raporunda belirli önceki teknik belgeler gösterilmesi, bunların patent istemleri üzerindeki etkisinin ayrıca incelenmesini gerektirir. Bir belgenin araştırma raporunda bulunması, tek başına bütün istemlerin yenilikten yoksun olduğu sonucunu doğurmaz.
İnceleme sırasında yenilik bakımından olumsuz değerlendirme yapılmışsa, başvuru sahibi teknik gerekçelerini sunabilir veya kanuni sınırlar içinde değişiklik yapabilir. Ancak başlangıçta açıklanmayan yeni teknik içerik, sonradan serbestçe başvuruya eklenemez.
Araştırma raporundaki belgelerin nasıl yorumlanacağı patent araştırma raporu, inceleme aşamasında sunulacak teknik ve hukuki cevaplar ise patent inceleme raporuna cevap konularında ayrıca ele alınır.
Patent verildikten sonra yenilik itirazı
Patentin verilmiş olması, yenilik şartının artık tartışılamayacağı anlamına gelmez.
SMK m.99/1-a uyarınca üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde, patentin SMK m.82 ve m.83’e göre patent verilebilirlik şartlarını taşımadığını ileri sürerek ve gerekli ücret ile usul şartlarını yerine getirerek itiraz edebilir.
Bu aşamada yenilik yokluğu iddiası ileri sürülüyorsa, karşılaştırılan istemler, ilgili önceki teknik açıklamalar ve açıklamaların hukuken dikkate alınabilecek tarihleri açıkça belirtilmelidir.
İtirazın bütün usul şartları ve sonuçları patentin verilmesine itiraz başlıklı ayrı incelemenin konusudur.
Yenilik yokluğu patentin hükümsüzlüğüne neden olabilir mi?
Evet. SMK m.138/1-a uyarınca patent konusunun SMK m.82 ve m.83’e göre patent verilebilirlik şartlarını taşımaması, patentin hükümsüzlüğüne ilişkin nedenlerdendir.
Bu kapsamda yenilik bulunmadığı ileri sürülüyorsa patent istemleri ile önceki teknik açıklamalar arasında hukuken ve teknik bakımdan yeterli bir karşılaştırma yapılması gerekir.
Yenilik değerlendirmesi patentin tamamını veya belirli istemlerini etkileyebilir. Ancak hükümsüzlüğün kapsamı, kalan istemler ve kanuni şartlar incelenmeden patentin mutlaka bütünüyle ortadan kalkacağı söylenemez.
Davanın tarafları, hükümsüzlük sebepleri ve yargılama usulü patent hükümsüzlüğü davası; yalnız belirli istemlerin geçersizliğine ilişkin sonuçlar ise patentin kısmi hükümsüzlüğü kapsamında değerlendirilir.
Yargıtay Kararlarında Patent Yeniliğinin Teknik İncelemesi
Patent yeniliğine ilişkin yargısal uyuşmazlıklarda, önceki başvuruların tarihleri, teknik belge içerikleri ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi önem taşır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.04.2024 tarihli kararı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 30.04.2024 tarihli, E.2022/6949, K.2024/3427 sayılı kararında daha önceki bir patent başvurusu karşısında sonraki patentin yeniliğine ilişkin uyuşmazlığı incelemiştir.
Somut olayda taraflardan birine ait bitkisel nargile melasıyla ilgili önceki patent başvurusu ile diğer tarafa ait üretim yöntemine ilişkin sonraki patent arasında yenilik yönünden uyuşmazlık çıkmıştır. İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporunu esas alarak sonraki patentin yenilik şartını taşımadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar vermiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, önceki başvuru tarihini ve teknik incelemeyi dikkate alarak ilk derece mahkemesinin sonucunu uygun bulmuş; Yargıtay da temyiz incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Kararın uygulanma sınırı: Uyuşmazlığa önceki mevzuat olan 551 sayılı KHK’nın 7. maddesi uygulanmıştır. Bu nedenle karar, doğrudan 6769 sayılı Kanun dönemine ilişkin bir hüküm gibi sunulmamalıdır. Bununla birlikte önceki patent başvurusunun teknik içeriği, başvuru tarihleri ve bilirkişi raporunun denetlenebilirliği üzerinde durulması bakımından yenilik incelemesinin uygulamadaki önemini göstermektedir.
Bu karar, benzer görünen her iki patentten sonrakinin otomatik olarak hükümsüz olacağı şeklinde genelleştirilemez. Her somut olayda uygulanacak mevzuat dönemi, ilgili istemler ve önceki açıklamanın gerçekten ortaya koyduğu teknik bilgiler belirleyicidir.
Bir Buluşun Yeni Olması Başka Bir Patenti İhlal Etmediği Anlamına Gelir mi?
Hayır. Patentte yenilik şartı ile üçüncü kişilerin patent haklarına tecavüz bulunup bulunmadığı farklı hukuki sorulardır.
Yenilik incelemesinde buluşun önceki teknik açıklamalarda yer alıp almadığı araştırılır. İhlal incelemesinde ise bir ürünün veya usulün başkasına ait yürürlükteki patentin koruma kapsamına girip girmediği değerlendirilir.
Örneğin önceki bir patentin koruduğu teknik sistemi geliştiren yeni bir buluş, kendisi bakımından patent verilebilirlik şartlarını sağlayabilir. Bununla birlikte geliştirilen ürünün kullanımı, önceki patentin koruma kapsamına da girebilir.
Bu nedenle patentin yeni olması, otomatik bir kullanım serbestliği sağlamaz. Patent haklarına yönelik yasak fiiller patent hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında; yeni bir ürünün üçüncü kişi patentleri karşısındaki durumu ise patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması çerçevesinde değerlendirilir.
Bu ayrım, yenilik incelemesinin ihlal iddiasındaki teknik unsur eşleştirmesi veya eşdeğer unsur değerlendirmesi ile karıştırılmaması açısından da önemlidir.
Patentte Yenilik Şartı Hakkında Sık Sorulan Sorular
1. Türkiye’de daha önce patent alınmamış bir buluş kesin olarak yeni midir?
Hayır. SMK m.83/2 uyarınca dünyanın herhangi bir yerindeki önceki kamuya erişilebilir teknik açıklamalar yenilik incelemesinde dikkate alınabilir. Türkiye’de aynı buluş için patent bulunmaması tek başına yeterli değildir.
2. Yurt dışında yayımlanmış bir patent Türkiye’deki başvurunun yeniliğini ortadan kaldırabilir mi?
Evet. İlgili tarihten önce yayımlanmış yabancı bir patent belgesinin teknik içeriği, Türkiye’deki başvuru bakımından önceki teknik oluşturabilir. Bunun için belgenin açıklama tarihi, içeriği ve değerlendirilen istemle ilişkisi incelenmelidir. Yabancı patentin Türkiye’de koruma sağlamıyor olması, onun teknik açıklama olarak dikkate alınmasına kendiliğinden engel değildir.
3. İnternette yayımlanan bir teknik bilgi patent yeniliğini etkiler mi?
Evet. Kamuya erişilebilir internet açıklamaları yeniliği etkileyebilir. Ancak içerikte hangi teknik bilgilerin bulunduğu, açıklamanın hangi tarihte erişilebilir olduğu ve SMK m.84 kapsamında bir istisna bulunup bulunmadığı somut delillerle değerlendirilmelidir.
4. Önceki bir üründen küçük bir teknik farklılık bulunması yenilik için yeterli midir?
Farklılığın patent isteminde tanımlanan teknik çözüme ilişkin olup olmadığı önemlidir. İstemdeki belirli bir teknik özelliğin önceki açıklamada bulunmaması yenilik değerlendirmesinde etkili olabilir. Bununla birlikte farklılık buluş basamağı şartının da karşılandığını otomatik olarak göstermez.
5. Daha önce yapılmış ancak henüz yayımlanmamış patent başvurusu yeniliği engeller mi?
SMK m.83/3’te belirtilen koşullarda engelleyebilir. Daha önceki tarihli olup sonraki başvuru tarihinde veya daha sonra yayımlanan belirli patent ve faydalı model başvurularının ilk içerikleri, yenilik incelemesinde dikkate alınır. Bu özel hükmün kapsamındaki belgeler ayrıca SMK m.83/5 gereğince buluş basamağı değerlendirmesinde kullanılmaz.
6. Patentin verilmiş olması yenilik şartının kesin olarak sağlandığını gösterir mi?
Hayır. Patent verilmesi, patent verilebilirlik şartlarının idari incelemeden geçtiğini gösterir; ancak kanundaki şartlarla patentin verilmesine itiraz veya hükümsüzlük iddiası ileri sürülebilir. Yenilik yokluğunun ileri sürüldüğü uyuşmazlıkta önceki teknik açıklamalar ile patent istemleri karşılaştırılır.
7. Faydalı modelde de yenilik şartı aranır mı?
Evet. Faydalı model bakımından da yenilik önemlidir. Ancak patent ve faydalı modelin bütün verilebilirlik şartları ile teknik konu sınırlamaları aynı değildir. Faydalı modele özgü yenilik ve koruma rejimi faydalı modelin şartları ve koruma süresi kapsamında ayrıca incelenmelidir.
Sonuç
Patentte yenilik şartı, yalnızca buluşun önceki ürünlerden farklı görünüp görünmediğiyle belirlenmez. SMK m.83 uyarınca ilgili başvuru veya geçerli rüçhan tarihinde dikkate alınması gereken önceki teknik bilgiler, patent istemindeki teknik özelliklerle karşılaştırılmalıdır.
Yenilik değerlendirmesinde özellikle üç husus belirleyicidir: önceki açıklamanın hukuken dikkate alınabilecek tarihi, kamuya erişilebilir teknik içeriği ve değerlendirilen istemin bütün teknik özellikleriyle ilişkisi. Ayrıca SMK m.83/3 kapsamındaki önceki başvurular ve SMK m.84’teki açıklama istisnaları göz ardı edilmemelidir.
Patent başvurusu, yenilik itirazı veya hükümsüzlük uyuşmazlığında doğru sonuç için teknik belgelerin ve uygulanabilir hukuki kuralların birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu tür uyuşmazlıkların patent hukuku bakımından incelenmesi ve hukuki destek seçenekleri hakkında patent hukuku ve patent uyuşmazlıklarında avukatlık hizmetleri sayfasından bilgi edinilebilir.
Yazar Avukat Fatih Sefer