Patent Buluş Basamağı: Teknik Problem ve Uzman Kişi İncelemesi

Patent buluş basamağı, bir buluşun tekniğin bilinen durumu karşısında ilgili teknik alandaki uzman kişi için aşikâr olmayan bir teknik çözüm içermesidir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) m.83/4 uyarınca, bir buluşun yeni olması tek başına patent verilmesi için yeterli değildir. Buluşun, başvuru veya geçerli rüçhan tarihi itibarıyla mevcut teknik bilgilerden hareket eden uzman kişi tarafından olağan ve öngörülebilir biçimde elde edilemeyecek bir çözüm sunması gerekir. Bu değerlendirmede en yakın önceki teknik, buluşun ayırt edici özellikleri, objektif teknik problem, teknik etki ve uzman kişinin söz konusu çözüme ulaşmasını sağlayacak teknik yönlendirme birlikte incelenir.

Buluş basamağı incelemesi, buluşun karmaşık, pahalı, ticari bakımdan başarılı veya tamamen benzersiz olup olmadığına ilişkin genel bir değerlendirme değildir. Hukuken belirleyici soru, ilgili tarihteki teknik bilgi düzeyine sahip varsayımsal uzman kişinin, istemlerde tanımlanan çözüme aşikâr biçimde ulaşıp ulaşamayacağıdır. Bu nedenle patent başvurusunun hazırlanmasından inceleme raporuna verilen cevaba ve patentin hükümsüzlüğü uyuşmazlıklarına kadar teknik gerekçelendirme önem taşır.

Buluş Basamağı Nedir ve Hukuki Dayanağı Nedir?

Buluş basamağı, patent verilebilirliğin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gereken temel şartlarından biridir. SMK m.82/1 uyarınca teknolojinin her alanındaki buluşlara, yeni olmaları, buluş basamağı içermeleri ve sanayiye uygulanabilir olmaları şartıyla patent verilir.

6769 sayılı SMK m.83/4: “Tekniğin bilinen durumu dikkate alındığında, ilgili olduğu teknik alandaki uzmana göre aşikâr olmayan buluşun, buluş basamağı içerdiği kabul edilir.”

Hükümdeki aşikâr olmama ölçütü, buluş basamağı incelemesinin merkezindedir. Buluşun daha önce aynen açıklanmamış olması, teknik çözümünün uzman kişi bakımından aşikâr olmadığı anlamına gelmez. Mevcut teknik bilgilerin olağan biçimde bir araya getirilmesiyle elde edilebilen yeni bir çözüm, somut koşullara göre buluş basamağından yoksun olabilir.

Patent verilebilirliğin üç temel koşulunun genel açıklaması patentlenebilirlik şartları başlıklı makalede; tekniğin bilinen durumuna dahil açıklamaların yeniliğe etkisi ise patentte yenilik şartı başlıklı makalede ayrıca ele alınmaktadır.

Buluş Basamağında Hangi Teknik Bilgiler Esas Alınır?

SMK m.83/2 uyarınca tekniğin bilinen durumu, başvuru tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde yazılı veya sözlü açıklama, kullanım ya da başka bir yöntemle toplumun erişimine sunulmuş bilgileri kapsar. Geçerli rüçhan hakkının bulunduğu durumlarda, rüçhanın ilgili istem bakımından etkisi ayrıca değerlendirilir.

Buluş basamağı bakımından önceki teknik; yayımlanmış patent belgelerini, bilimsel yayınları, teknik katalogları, standartları, kullanım kılavuzlarını, kamuya açık ürün açıklamalarını ve ispatlanabilen önceki kullanım bilgilerini içerebilir. Ancak bir belgenin gerçekten ilgili tarihte erişilebilir olması ve içerdiği teknik öğretinin doğru belirlenmesi gerekir.

Burada önemli bir kanuni sınırlama bulunmaktadır. SMK m.83/5 uyarınca, m.83/3 kapsamında tekniğin bilinen durumu olarak kabul edilen önceki tarihli ancak sonradan yayımlanmış başvuru ve belgelerin içerikleri, buluş basamağının değerlendirilmesinde dikkate alınmaz. Bu özel belgeler yenilik incelemesiyle ilişkili olmakla birlikte, buluş basamağına karşı normal şekilde birleştirilecek önceki teknik belgeleri gibi kullanılamaz.

Bu ayrım, özellikle yakın tarihli birden fazla patent başvurusunun bulunduğu teknoloji alanlarında önemlidir. Bir belgenin patent araştırmasında görülmesi, onun buluş basamağına karşı kullanılabileceği anlamına gelmez. Belgenin başvuru, varsa rüçhan, yayım ve kamuya erişilebilirlik tarihleri ayrı ayrı kontrol edilmelidir. Bu tarihler hakkında ayrıntılı bilgi için patent başvurusunda rüçhan hakkı konusu incelenebilir.

Patentte Teknik Alandaki Uzman Kişi Kimdir?

SMK m.83/4’teki uzman kişi, uyuşmazlığın taraflarından biri veya buluşu gerçekleştiren mucit değildir. Patent hukukunda bu kişi, ilgili teknik alanda başvuru tarihinde mevcut bilgi düzeyine sahip olduğu varsayılan, olağan mesleki becerileri ve rutin teknik yöntemleri kullanabilen farazi teknik uzman olarak değerlendirilir.

Bu varsayımsal kişi, konuya yabancı sıradan bir tüketici olmadığı gibi, üstün yaratıcılık yeteneğine sahip istisnai bir mucit olarak da kabul edilmez. Değerlendirmede onun normal teknik faaliyetleri çerçevesinde hangi bilgileri kullanacağı ve hangi işlemleri gerçekleştirmesinin beklenebileceği araştırılır.

Uzman Kişinin Bilgi ve Beceri Düzeyi

Somut teknik alana göre değişmekle birlikte, uzman kişi değerlendirmesinde şu özellikler önem taşır:

  • İlgili tarihte kendi teknik alanındaki genel ve yaygın bilgileri bilmesi.
  • Tekniğin bilinen durumundaki ilgili teknik açıklamaları anlayabilmesi.
  • Mesleki faaliyet kapsamında olağan deney, ölçüm ve teknik uyarlamaları yapabilmesi.
  • Standart mühendislik yöntemlerini ve bilinen teknik araçları kullanabilmesi.
  • Teknik problemleri çözmek için makul araştırma ve rutin denemeler gerçekleştirebilmesi.
  • Buluşun sonucunu önceden bilmeyen, değerlendirmeyi ilgili tarihteki bilgi düzeyinden yapan bir kişi olması.

Dolayısıyla uzman kişinin değerlendirmesi, buluşun dosyasını sonradan okuyan bir uzmanın elde ettiği bilgilerle değil, başvuru tarihindeki teknik koşullarla gerçekleştirilmelidir.

Birden Fazla Teknik Alanı İçeren Buluşlarda Uzman Kişi

Bir buluşun mekanik, elektronik ve yazılım bileşenleri içermesi durumunda, varsayımsal uzman kişinin teknik bilgisi tek bir meslek alanıyla sınırlı olmayabilir. İlgili teknolojide normal olarak birlikte çalışan uzmanlardan oluşan bir ekip, somut buluşun niteliğine göre uygun değerlendirme modeli olabilir.

Örneğin görüntü işleme algoritmasının özel bir sensör sistemiyle birlikte çalışmasını konu alan buluşta, yalnız yazılım veya yalnız donanım bilgisiyle yapılan değerlendirme teknik katkının tamamını açıklamayabilir.

Ancak disiplinler arası bilgi birikiminin kabul edilmesi, ilgisiz teknik alanlardaki bütün bilgilerin herhangi bir gerekçe olmadan birleştirilebileceği anlamına gelmez. Uzman kişinin neden belirli bir başka teknik alana yöneleceği de açıklanmalıdır.

Ayrıca varsayımsal teknik uzman ile mahkemede görev yapan bilirkişi farklı kavramlardır. Bilirkişi, uyuşmazlıktaki uzman kişi ölçütünü teknik veriler üzerinden değerlendiren ve görüşünü gerekçelendiren kişidir; buluş basamağının ölçütü doğrudan bilirkişinin kişisel yaratıcılığı değildir.

Buluş Basamağında Teknik Problem–Çözüm Yaklaşımı Nasıl Uygulanır?

Buluş basamağının daha nesnel değerlendirilmesinde kullanılan yöntemlerden biri, Avrupa Patent Ofisinin uygulamasında geliştirilmiş problem–çözüm yaklaşımıdır (problem-solution approach). Bu yöntem, buluşun teknik katkısını yalnızca genel bir izlenim üzerinden değil, önceki teknik ile sistematik karşılaştırma yaparak belirlemeyi amaçlar.

Avrupa Patent Ofisinin inceleme kılavuzunda yöntem; en yakın önceki tekniğin belirlenmesi, objektif teknik problemin oluşturulması ve çözümün uzman kişi bakımından aşikâr olup olmadığının değerlendirilmesi şeklinde yapılandırılmıştır. Bu yöntemin ayrıntıları EPO İnceleme Kılavuzu G-VII/5.1, G-VII/5.2 ve G-VII/5.3 bölümlerinde yer almaktadır.

Bu yaklaşım teknik bir değerlendirme aracı olarak önemlidir. Bununla birlikte Türkiye’deki ulusal patentler bakımından uygulanacak temel kanuni ölçüt SMK m.83/4’tür. Avrupa Patent Ofisinin uygulama yöntemi, Türk hukukundaki normun veya somut uyuşmazlığın ispat kurallarının yerine kendiliğinden geçmez.

1. En Yakın Önceki Teknik Belirlenir

İlk aşamada istemlerde tanımlanan buluşa makul bir başlangıç noktası oluşturan önceki teknik araştırılır. Seçilecek belge veya bilginin, buluşla benzer bir amaca hizmet etmesi, benzer teknik etkiyi hedeflemesi ya da aynı veya yakın teknik alanda bulunması önemlidir.

Örneğin enerji tüketimini azaltmaya yönelik yeni bir endüstriyel pompa düzeni inceleniyorsa, başlangıç noktası olarak aynı veya benzer amaca hizmet eden önceki pompa sistemleri değerlendirilebilir.

Ancak buluşa yalnızca görünüş bakımından benzeyen, teknik amacı ve çalışma ilkesi farklı olan bir düzenek, her zaman en uygun başlangıç noktası olmayabilir.

En yakın önceki teknik seçiminde özellikle şu sorular cevaplanmalıdır:

  • Belge ilgili tarihte kamuya erişilebilir miydi?
  • İstemlerdeki buluşla aynı veya yakın teknik problemi mi ele alıyor?
  • Hangi teknik unsurlar ortak, hangileri farklı?
  • Bu belge, uzman kişinin buluşa ulaşmak için gerçekçi biçimde hareket edebileceği bir başlangıç noktası mı?
  • Birden fazla makul başlangıç noktası mevcut mu?

Bazı dosyalarda birden fazla önceki teknik belgesi makul başlangıç noktası oluşturabilir. Bu durumda yalnız başvuru sahibinin tercih ettiği belge üzerinden sonuç çıkarılması yeterli olmayabilir. Her ciddi ve gerekçeli aşikârlık iddiası kendi teknik temeli üzerinde incelenmelidir.

2. Buluşun Ayırt Edici Teknik Özellikleri Tespit Edilir

İkinci aşamada başvurunun istemlerinde tanımlanan teknik özellikler, seçilen önceki teknikle karşılaştırılır. Amaç, önceki teknikte açıklanan unsurlarla buluşa özgü olduğu ileri sürülen unsurları birbirinden ayırmaktır.

Bu karşılaştırma yapılırken yalnız ürünün ticari adı, dış görünümü veya kullanım avantajı esas alınmamalıdır. Korunması istenen teknik özelliklerin istemlerde nasıl tanımlandığı belirlenmelidir.

Örneğin bilinen bir filtrasyon sisteminden farklı olarak iki aşamalı bir akış kanalı ve özel bir basınç dengeleme elemanı içeren düzenekte, bu özelliklerin her birinin önceki teknikteki karşılıkları ve birlikte doğurdukları teknik sonuç araştırılır.

İstemlerde yer almayan bir özelliğin, yalnız tarifnamede veya ticari üründe bulunması nedeniyle buluş basamağını otomatik olarak desteklediği kabul edilemez. İstemlerin niteliği ve teknik unsurların doğru belirlenmesi önemlidir. Patent istemlerinin yorumu ve koruma kapsamı bu konuyla ilişkili olmakla birlikte, başlı başına ayrı bir inceleme alanıdır.

3. Objektif Teknik Problem Tanımlanır

Objektif teknik problem, buluşun en yakın önceki tekniğe göre ayırt edici özelliklerinden kaynaklanan teknik etkiler dikkate alınarak belirlenen problemdir.

Bu problem, başvuru sahibinin tarifnamede ifade ettiği sübjektif amaçla mutlaka aynı olmak zorunda değildir. Araştırma sonucunda ortaya çıkan önceki teknik, buluşun gerçek teknik katkısının başlangıçta düşünüldüğünden farklı veya daha sınırlı olduğunu gösterebilir.

Örneğin başvuruda “enerji tüketimini önemli ölçüde azaltan yeni pompa” ifadesi kullanılmış olabilir. Ancak karşılaştırmalı veriler, önceki tekniğe göre enerji tasarrufunu desteklemiyorsa, objektif teknik problem daha sınırlı biçimde, belirli çalışma koşullarına uygun alternatif bir pompa düzeni sağlanması olarak değerlendirilebilir.

Teknik problem belirlenirken üç ilkeye dikkat edilmelidir:

  • Problem, önceki teknikle somut farklılıklar ve bunların teknik etkileri üzerinden tanımlanmalıdır.
  • Problemin ifadesi, istemlerdeki çözümün ayırt edici özelliklerini önceden işaret ederek sonucu peşinen göstermemelidir.
  • İleri sürülen teknik etki, buluşun koruma talep edilen kapsamıyla makul ve inandırıcı bir ilişki içinde olmalıdır.

Bu nedenle “özel basınç dengeleme valfi kullanarak titreşimi azaltmak” şeklindeki bir problem tanımı, çözümün kendisini içerdiği için değerlendirmeyi yönlendirebilir. Bunun yerine “pompa sisteminde çalışma sırasındaki titreşimleri azaltmak” biçimindeki tarafsız bir teknik problem, somut koşullara göre daha uygun olabilir.

Her buluşun önceki teknikten daha üstün performans göstermesi de zorunlu değildir. Teknik problemi karşılayan aşikâr olmayan bir alternatif çözüm de buluş basamağı içerebilir. Ancak yalnız farklı bir çözüm sunulması, aşikâr olmama şartını kendiliğinden karşılamaz.

4. Çözümün Uzman Kişi İçin Aşikâr Olup Olmadığı Araştırılır

Bu aşamada esas soru, uzman kişinin en yakın önceki teknikten ve objektif teknik problemden hareket ederek başvurudaki çözümü elde etmesinin beklenip beklenmeyeceğidir.

Burada iki farklı değerlendirme birbirinden ayrılır:

  • Yapabilir miydi? (Could): Uzman kişi mevcut teknik bilgiler ve becerileriyle söz konusu değişikliği gerçekleştirebilecek durumda mıydı?
  • Yapar mıydı? (Would): İlgili tarihteki teknik bilgiler, uzman kişiyi objektif teknik problemi çözmek için bu değişikliği yapmaya yönlendiriyor muydu?

Bir değişikliğin teknik olarak yapılabilir olması, tek başına onun aşikâr olduğu anlamına gelmez. Mevcut teknikten hareket eden uzman kişinin belirli bir uyarlamayı neden yapacağı, hangi teknik motivasyonla hareket edeceği ve hangi sonucu makul biçimde bekleyeceği gerekçelendirilmelidir.

Örneğin iki ayrı belgede açıklanan teknik elemanların aynı cihazda fiziksel olarak kullanılabilmesi mümkündür. Ancak bu elemanların birleştirilmesini öneren veya makul kılan teknik bir gerekçe bulunmadığında, yalnız yapılabilirlik üzerinden buluş basamağının yokluğu sonucuna ulaşılması eksik olabilir.

Buna karşılık, önceki teknikte belirli bir sorunun çözümü için aynı tür uyarlamanın yapılmasına açık veya örtülü biçimde yönlendirme bulunması, aşikârlık değerlendirmesinde önemli olabilir.

5. Sonradan Edinilen Bilgiyle Değerlendirme Yapılmamalıdır

Buluş basamağı incelemesindeki temel risklerden biri hindsight veya ex post facto değerlendirme olarak adlandırılan geriye dönük bilgi yanılgısıdır.

Buluşun çözümü bilindikten sonra, önceki teknik belgelerinde o çözüme götüren parçaları seçmek kolaylaşabilir. Fakat hukuken belirleyici olan, başvuru tarihinde çözümü henüz bilmeyen uzman kişinin mevcut bilgilerden hareketle aynı sonuca ulaşıp ulaşamayacağıdır.

Bu sebeple bilirkişi veya inceleme raporunda yalnızca farklı belgelerdeki unsurların buluşla örtüştüğünün gösterilmesi yeterli değildir. Bu unsurların ilgili tarihte neden birlikte kullanılacağı da teknik gerekçelerle ortaya konulmalıdır.

Patentte Yenilik ile Buluş Basamağı Arasındaki Fark Nedir?

Yenilik ve buluş basamağı, aynı teknik buluşa uygulanan fakat farklı soruları cevaplayan patent verilebilirlik şartlarıdır.

DeğerlendirmeYenilikBuluş basamağı
Temel soruBuluşun teknik özellikleri önceki teknikte açıklanmış mı?Uzman kişi önceki teknikten hareketle çözüme aşikâr biçimde ulaşır mıydı?
Kanuni dayanakSMK m.83/1-3SMK m.83/4-5
İnceleme yöntemiİlgili önceki açıklamada istem konusunun doğrudan ve açık biçimde bulunup bulunmadığı araştırılır.Teknik problem, ayırt edici özellik, teknik etki ve uzman kişinin motivasyonu değerlendirilir.
Belgelerin birlikte kullanımıAyrı açıklamalar kural olarak yalnız eksik unsurları tamamlamak amacıyla birleştirilerek yenilik yokluğu kurulmaz.Birden çok önceki teknik açıklaması, birleştirmeye yönelik teknik gerekçe bulunduğunda dikkate alınabilir.
Olası sonuçBuluş yeni olabilir.Yeni olan buluş yine de aşikâr bulunabilir.
Özel tarih sınırlamasıSMK m.83/3 kapsamındaki önceki tarihli, sonradan yayımlanmış başvurular yenilik bakımından dikkate alınabilir.Aynı başvuruların m.83/3 kapsamındaki içerikleri, m.83/5 gereğince buluş basamağında dikkate alınmaz.

Önemli sonuç: Yenilik incelemesinde olumsuz bir belgenin bulunmaması, olumlu buluş basamağı sonucunu garanti etmez. Aynı şekilde iki belgenin birlikte değerlendirilmesi de buluş basamağının mutlaka bulunmadığı anlamına gelmez; bunların teknik olarak neden birleştirileceği gösterilmelidir.

Somut Örneklerle Buluş Basamağı Nasıl Değerlendirilir?

Aşağıdaki örnekler değerlendirme yöntemini açıklamak amacıyla oluşturulmuş varsayımsal olaylardır. Gerçek bir patentin hukuki geçerliliği hakkında sonuç içermezler.

Örnek 1: Endüstriyel Filtre Sisteminde Yeni Parça Yerleşimi

Bilinen bir endüstriyel filtre sisteminde, akışkanın iki filtre katmanından geçirilmesi ve standart bir tahliye kanalından boşaltılması öngörülmektedir. Yeni başvuruda ise akış kanallarının farklı konumlandırılması ve özel bir basınç dengeleme elemanı kullanılması talep edilmektedir.

Başvurudaki istemler, önceki sistemde açıkça yer almayan bir yerleşim düzeni tanımladığı için yenilik bakımından olumlu değerlendirilebilir. Bununla birlikte buluş basamağı için ayrıca şu inceleme gerekir:

  • Önceki sistemle başvurudaki düzen arasındaki gerçek teknik fark nedir?
  • Farklı yerleşim basınç kaybını, enerji tüketimini veya filtreleme kararlılığını etkiliyor mu?
  • İlgili teknik alanda bu yerleşimi öneren başka açıklamalar bulunuyor mu?
  • Uzman kişi akış sorununu çözmek için aynı yerleşimi olağan biçimde tercih eder miydi?
  • İleri sürülen etki istemlerde tanımlanan teknik özelliklerle bağlantılı mı?

Eğer önceki teknik aynı problemin çözümü için bu yerleşim düzenine açık biçimde yönlendiriyorsa, çözüm yeni olmasına rağmen aşikâr bulunabilir. Buna karşılık özellikler arasında önceki teknikte öngörülmeyen ve uzman kişiyi yönlendiren teknik bilgilerden çıkarılamayan bir etkileşim mevcutsa buluş basamağını destekleyen bir gerekçe oluşabilir.

Örnek 2: Bilinen Malzemelerle Yeni Koruyucu Kaplama

Varsayımsal bir başvuruda, piyasada ayrı ayrı bilinen iki kaplama maddesinin belirli oranlarda kullanılmasıyla metal yüzeylerin aşınmaya karşı korunması amaçlanmaktadır.

Başvuru sahibinin yalnızca iki maddenin farklı oranda bir araya getirildiğini belirtmesi yeterli değildir. Uzman kişinin bu oranları olağan optimizasyon kapsamında belirleyip belirleyemeyeceği ve seçilen oranların teknik etkisi incelenir.

Belirli oran aralığında olağan beklentinin dışında bir dayanıklılık veya kararlılık ortaya çıkması, buluş basamağını destekleyebilir. Ancak beklenmedik sonuç her patent için zorunlu ve bağımsız bir kanuni şart değildir. Esas değerlendirme, çözümün ilgili tarihte uzman kişi için aşikâr olup olmadığına yöneliktir.

Başvuru sahibinin teknik etki iddiasını güvenilir karşılaştırmalı ölçümlerle desteklemesi, özellikle etkiye ilişkin uyuşmazlıklarda önem taşır. Teknik etki somutlaştırılamıyorsa objektif problem daha sınırlı şekilde, örneğin alternatif bir kaplama bileşimi sağlanması olarak tanımlanabilir.

Örnek 3: İki Önceki Teknik Belgesinin Birleştirilmesi

Birinci belgede titreşimi azaltan mekanik bağlantı, ikinci belgede sıcaklık değişimlerine uyum sağlayan esnek bir parça açıklanmış olsun. Yeni başvuru, bu iki özelliği tek sistemde birleştirmektedir.

Her iki özelliğin önceden bilinmesi, birleşimin mutlaka aşikâr olduğunu göstermez. İnceleme, uzman kişinin hangi teknik problem nedeniyle ikinci belgedeki parçayı birinci sisteme uygulayacağını ve bu birleşimin teknik bakımdan uyumlu olup olmadığını açıklamalıdır.

Öte yandan önceki belgeler zaten aynı teknik sorun için birlikte kullanımı öneriyorsa veya bu birleşim standart bir teknik tercih niteliğindeyse, bir araya getirme işlemi buluş basamağını desteklemeyebilir.

Patent Buluş Basamağı Hangi Delillerle Değerlendirilir ve İspatlanır?

Buluş basamağı yalnız hukuki yorumla belirlenebilecek bir konu değildir. İstemlerde tanımlanan teknik çözüm ile önceki teknik arasındaki ilişkinin somut belgeler üzerinden incelenmesi gerekir.

Değerlendirmede kullanılabilecek başlıca belgeler şunlardır:

  • Önceki patent ve faydalı model yayınları: İlgili tarihte erişilebilir teknik açıklamalar ve bunların içerikleri.
  • Bilimsel makaleler ve teknik yayınlar: Önceden bilinen yöntemler, malzemeler ve teknik sonuçlar.
  • Teknik standartlar ve kullanım kılavuzları: İlgili sektörde kullanılan olağan çözümler.
  • Ürün katalogları ve tarihli teknik belgeler: Kamuya sunulan önceki ürün veya sistemlerin teknik özellikleri.
  • Laboratuvar ölçümleri ve karşılaştırmalı testler: İleri sürülen teknik etkinin niteliği, büyüklüğü ve güvenilirliği.
  • Teknik çizimler ve hesaplamalar: Ayırt edici unsurun işlevi, sistem üzerindeki etkisi ve bilinen teknikten ayrıldığı noktalar.
  • Uzman ve bilirkişi değerlendirmeleri: Teknik bilgilerin ilgili tarihteki uzman kişi bakış açısından gerekçeli incelenmesi.

Delillerin yalnız varlığı değil, hangi iddiayı kanıtladıkları önemlidir. Örneğin önceki tarihli bir katalog, belirli bir teknik özelliğin bilindiğini gösterebilir; ancak söz konusu katalogdan hareketle uzman kişinin neden patentteki tüm çözüme ulaşacağını ayrıca açıklamak gerekebilir.

Teknik Karşılaştırma Nasıl Yapılmalıdır?

İspata elverişli bir teknik değerlendirme, ilgili istemi ve önceki teknik belgelerini açık biçimde ilişkilendirmelidir. Aşağıdaki çalışma düzeni kullanılabilir:

  1. İncelenen bağımsız veya bağımlı istem belirlenir.
  2. İstemdeki teknik unsurlar ayrı ayrı gösterilir.
  3. En yakın önceki teknikteki karşılıkları ve kaynak yerleri belirtilir.
  4. Farklı özelliklerin teknik etkileri açıklanır.
  5. Objektif teknik problem gerekçeli biçimde tanımlanır.
  6. Uzman kişinin mevcut teknik bilgilerle bu özellikleri uygulamaya neden yöneleceği veya yönelmeyeceği tartışılır.
  7. Sonuç her istem bakımından ilgili delillerle ilişkilendirilir.

Bu yöntem, patent geçerliliğinin teknik yönünün incelenmesine yardımcı olur. Buna karşılık üçüncü kişiye ait ürünün patent istemleriyle karşılaştırılarak ihlal oluşturup oluşturmadığının incelenmesi farklı bir konudur. O karşılaştırma patent ihlalinde teknik bilirkişi incelemesi çerçevesinde ele alınır.

Buluş Basamağı İçin Deney Sonucu Sunulması Zorunlu mudur?

SMK m.83/4, her patent başvurusunda mutlaka laboratuvar testi, prototip veya belirli bir performans artışının sayısal olarak ispatlanmasını genel bir ön şart olarak düzenlememiştir.

Bununla birlikte belirli bir teknik etki buluş basamağı savunmasının merkezinde bulunuyorsa, bu etkinin inandırıcılığı önem kazanır. Ölçüm sonuçları, karşılaştırmalı deneyler ve hesaplamalar, somut iddianın niteliğine göre gerekli veya yararlı olabilir.

Deneylerin bulunmaması ile buluşun uygulanmasını sağlayacak açıklamanın yetersiz olması da birbirinden ayrılmalıdır. Tarifnamenin yeterli açıklama şartı, SMK m.92/1 kapsamında ayrıca incelenir. Bu konuda patent tarifnamesinde yeterli açıklama başlıklı makale yol göstericidir.

Buluş Basamağı Eksikliği Başvuru, İtiraz ve Hükümsüzlük Süreçlerinde Nasıl İleri Sürülür?

Buluş basamağı değerlendirmesi hem patent verilmeden önceki incelemede hem de patent verildikten sonraki belirli idari ve yargısal süreçlerde önem taşır. Ancak bu aşamalar aynı usule veya aynı taraf sıfatlarına tabi değildir.

1. Patent Başvurusu ve İnceleme Aşaması

Türk Patent ve Marka Kurumu, patent başvurusunun ilgili mevzuata uygunluğunu araştırma ve inceleme süreçlerinde değerlendirir. İnceleme sırasında istem konusunun önceki teknik karşısında aşikâr olduğu görüşüne ulaşılması durumunda, başvuru sahibi teknik ve hukuki gerekçelerle cevap verebilir.

SMK m.98/3-4 çerçevesinde, başvuru veya buluşun mevzuata uygun bulunmadığının bildirilmesi üzerine başvuru sahibi görüş sunabilir ve ilk başvurunun kapsamını aşmayan değişiklikler yapabilir. Kanunda bu bildirimler ve cevap süreleri için özel düzenlemeler bulunmaktadır.

Olumsuz bir buluş basamağı değerlendirmesine verilecek cevapta, yalnız “buluş yenidir” şeklinde açıklama yapılması genellikle yeterli değildir. Önceki teknik seçimi, ayırt edici özellikler, teknik etki ve uzman kişinin çözüme neden aşikâr biçimde ulaşamayacağı ayrı ayrı tartışılmalıdır.

Araştırma raporunun nasıl okunacağı patent araştırma raporunun değerlendirilmesi; inceleme aşamasında verilecek görüş ve değişikliklerin usulü ise patent inceleme raporuna cevap başlıklı makalelerde ayrıntılı olarak incelenmektedir.

Başvurunun kapsamını aşacak yeni teknik özelliklerin sonradan istemlere eklenmesi serbest değildir. Bu nedenle olumsuz rapora karşı geliştirilecek savunmada, ilk başvuruda açıklanmış teknik dayanaklarla sonradan ileri sürülen yeni teknik içerik birbirinden ayrılmalıdır. Bu sınır patent istem değişikliği ve kapsam aşımı bakımından ayrıca önemlidir.

2. Patentin Verilmesinden Sonra İtiraz

SMK m.99/1 uyarınca üçüncü kişiler, patentin verilmesi kararının Bültende yayımlanmasından itibaren altı ay içinde, gerekli ücreti ödeyerek patentin 82 ve 83 üncü maddelere göre patent verilebilirlik şartlarını taşımadığını ileri sürebilirler.

Buluş basamağının bulunmadığı iddiası, bu kapsamda ileri sürülebilecek itiraz gerekçelerindendir. İtirazın teknik temeli; önceki teknik belgeleri, bunların ilgili tarihlerdeki durumu, istemlerle karşılaştırma ve aşikârlık gerekçeleri üzerinden kurulmalıdır.

Patent sahibi de itiraz üzerine teknik açıklamalar sunabilir ve kanuni sınırlar içinde değişiklik talebinde bulunabilir. İtirazın kim tarafından, hangi sürede ve hangi gerekçelerle yapılabileceği patentin verilmesine itiraz; patent sahibinin cevap ve değişiklik seçenekleri ise patent itirazına cevap başlıklı ayrı makalelerin konusudur.

3. Patentin Hükümsüzlüğü Davasında Buluş Basamağı

Patent verilmiş olsa bile, buluş basamağının bulunmadığı iddiası belirli koşullarda hükümsüzlük davasına konu olabilir. SMK m.138/1-a, patent konusunun m.82 ve m.83 uyarınca patent verilebilirlik şartlarını taşımamasını hükümsüzlük sebepleri arasında düzenlemektedir.

Bu durumda hukuki tartışma, patent sahibinin buluşu ticari olarak kullanıp kullanmadığından ziyade, verilen patentin ilgili tarihteki teknik veriler karşısında kanuni koşulları sağlayıp sağlamadığı üzerinde yoğunlaşır.

Patentte yalnız bazı istemlerin buluş basamağına sahip olmadığı ileri sürülüyorsa, her istemin teknik içeriği ve uygulanacak şartları ayrı değerlendirilmelidir. SMK m.138/4 çerçevesinde, yalnız belirli istemleri etkileyen hükümsüzlük sebeplerinin sonuçları ile kalan istemlerin geçerliliği ayrı bir konudur.

Bu aşamada ispat yükü, bilirkişi incelemesi ve tarafların teknik delillerinin değerlendirilmesi önem kazanır. Hükümsüzlük iddiasının dayandığı somut önceki teknik belgeler ve aşikârlık gerekçeleri ortaya konulmalıdır.

Hükümsüzlük talebinin tarafları, süresi, dava şartları ve mahkeme incelemesi patent hükümsüzlüğü davası; yalnız belirli istemler bakımından sonuç doğurması ise patentin kısmi hükümsüzlüğü başlıklı makalelerde ele alınmaktadır.

Ayrıca SMK m.138/2 uyarınca m.138/1’in (a), (b) ve (c) bentlerine dayalı hükümsüzlük taleplerinde, m.99/3 veya m.99/7 uyarınca öngörülen yayımlardan önce mahkemenin karar veremeyeceği dikkate alınmalıdır. Bu nedenle başvurunun veya patentin usuli aşaması hukuki incelemede göz ardı edilemez.

Yargıtay Buluş Basamağını Nasıl Değerlendiriyor?

Yargıtay’ın buluş basamağına ilişkin değerlendirmelerinde, teknik alandaki varsayımsal uzman kişinin bilgi düzeyi, somut teknik problem, ispat yükü ve bilirkişi görüşünün gerekçeli olması dikkat çekmektedir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 24.04.2019 Tarihli Kararı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 24.04.2019 tarihli, E.2018/302, K.2019/3175 sayılı kararında, bitki koruma ürününe ilişkin bir patentin hükümsüzlüğü ve patent hakkına tecavüz bulunmadığının tespiti taleplerinin birlikte ileri sürüldüğü uyuşmazlığı incelemiştir.

Uyuşmazlıkta patentin yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik şartlarını taşıdığı konusunda teknik raporlarda ihtilaf bulunmamasına rağmen, buluş basamağının mevcut olup olmadığı tartışılmıştır.

Yargıtay, somut olaya uygulanan mülga 551 sayılı KHK’nın 9 uncu maddesi çerçevesinde, teknik alandaki farazi uzman kişinin ilgili gelişmeleri takip eden, rutin deneylerle teknik sonuca ulaşılıp ulaşılamayacağını değerlendirebilen ortalama uzman kişi olarak ele alınması gerektiğini açıklamıştır.

Kararda, varsayımsal teknik uzmanın başvuru tarihinde sahip olması beklenen bilgi düzeyinin esas alınması ve bilirkişilerin görüşlerini objektif, denetlenebilir gerekçelerle ortaya koyması gerektiği üzerinde durulmuştur. Teknik alanın niteliğine göre uzmanlığın birden fazla kişiden oluşan bir ekip tarafından temsil edilebilmesinin de mümkün olduğu belirtilmiştir.

Yargıtay ayrıca, somut uyuşmazlıkta hükümsüzlük iddiasının ispat yükünün değerlendirilmesini önemli bulmuş; ulusal patentin tabi olduğu hukuki rejim yerine farklı bir Avrupa patenti başvuru ve tescil prosedürünün esas alınarak ispat yükünün ters çevrilmesini doğru görmemiştir.

Sonuç olarak, patente ilişkin hükümsüzlük yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bu karar, patentin mutlaka buluş basamağı içerdiğine dair nihai bir tespit olarak okunmamalıdır. Bozma, hükümsüzlük iddiasının ilgili hukuki rejim ve ispat kuralları çerçevesinde yeniden değerlendirilmesi gereğine ilişkindir.

Kararın güncel hukuk bakımından önemi: Karar mülga 551 sayılı KHK dönemindeki uyuşmazlığa ilişkindir. Buna karşılık uzman kişinin ilgili tarihteki teknik bilgi düzeyinin belirlenmesi, aşikârlık iddiasının somut delillerle gerekçelendirilmesi ve bilirkişi raporunun denetlenebilir olması konusundaki açıklamaları, SMK m.83/4 kapsamında yapılan teknik değerlendirmeleri anlamak bakımından yol göstericidir. Güncel uyuşmazlıklarda uygulanacak norm ve ispat kuralları ayrıca belirlenmelidir.

Buluş Basamağı İncelemesinde Sık Yapılan Hukuki ve Teknik Hatalar

Patent başvurusu veya hükümsüzlük uyuşmazlığı sırasında aşağıdaki yöntem hataları yanlış sonuca ulaşılmasına neden olabilir:

  1. Yenilik ile buluş basamağını aynı saymak: Buluşun aynen açıklanmamış olması, teknik çözümün aşikâr olmadığını kendiliğinden ispatlamaz.
  2. Yanlış önceki tekniği seçmek: Teknik amaç veya işlev bakımından ilgisiz bir belge üzerinden yapılan karşılaştırma yanıltıcı olabilir.
  3. Çözümü teknik problemin içine yerleştirmek: Problemin, patentteki ayırt edici teknik çözümü önceden tarif edecek biçimde kurulması değerlendirmeyi etkiler.
  4. Belgeleri gerekçesiz birleştirmek: Farklı kaynaklarda yer alan unsurları, uzman kişinin bunları neden birleştireceğini açıklamadan yan yana koymak yeterli değildir.
  5. Sonradan edinilen bilgiyi kullanmak: Buluşun sonucu bilindikten sonra geçmişteki teknik seçenekleri bu sonuca göre değerlendirmek aşikârlık incelemesini bozabilir.
  6. Teknik etkiyi varsaymak: İleri sürülen avantajın hangi teknik özellikten kaynaklandığı belirlenmeden üstünlük sonucuna ulaşılmamalıdır.
  7. İstem kapsamını göz ardı etmek: Yalnız prototipin sağladığı etki, daha geniş istem kapsamındaki her teknik çözüm için geçerli olmayabilir.
  8. Bilirkişi görüşünü gerekçesiz kabul etmek: Teknik sonuç, kaynak belgeler, yöntem ve karşılaştırma açıklanmadan yalnız kanaat bildiren rapor yeterli hukuki değerlendirmeyi sağlamayabilir.
  9. Sonradan yayımlanan önceki başvuruları yanlış kullanmak: SMK m.83/3 ve m.83/5 arasındaki özel ayrım dikkate alınmalıdır.

Başvuru öncesinde yapılacak önceki teknik ve patent araştırması, bu sorunların erken fark edilmesine yardımcı olabilir. Bununla birlikte önceki teknik araştırmasının olumlu olması, patentin kesin olarak verileceği anlamına gelmez.

Ayrıca bir buluşun patentlenebilir olması, üçüncü kişilerin mevcut patentlerini ihlal etmeden kullanılabileceği sonucunu doğurmaz. Bu farklı soru, patent kullanım serbestliği (FTO) araştırması kapsamında değerlendirilir. Patent hakkına tecavüz oluşturan fiiller de patent hakkına tecavüz sayılan fiiller başlıklı ayrı makalenin konusudur.

Patent Buluş Basamağı Hakkında Sık Sorulan Sorular

1. Yeni olan her buluş buluş basamağı içerir mi?

Hayır. Yenilik ve buluş basamağı birbirinden ayrı şartlardır. Bir teknik çözüm daha önce aynen açıklanmamış olsa bile uzman kişi için aşikâr olabilir. Patent verilebilmesi için SMK m.82 ve m.83’teki ilgili şartların birlikte sağlanması gerekir.

2. Mevcut bir üründe küçük bir teknik değişiklik yapmak buluş basamağı oluşturur mu?

Değişikliğin küçük veya büyük olması tek başına belirleyici değildir. Küçük görünen bir değişiklik, uzman kişinin önceki teknikten aşikâr biçimde ulaşamayacağı bir çözüm sunabilir. Buna karşılık kapsamlı bir tasarım değişikliği, olağan teknik uyarlamalardan ibaretse buluş basamağı içermeyebilir.

3. İki patent belgesi birleştirilerek buluş basamağının bulunmadığı ileri sürülebilir mi?

Evet. Uygun önceki teknik açıklamaları buluş basamağı değerlendirmesinde birlikte ele alınabilir. Ancak belgelerin kamuya erişilebilirliği, ilgili tarihleri, teknik içerikleri ve uzman kişinin bunları neden birleştireceği gerekçelendirilmelidir. SMK m.83/5’teki özel belge sınırlaması da gözetilmelidir.

4. Patentte uzman kişi, incelemeyi yapan patent uzmanı veya bilirkişi midir?

Hayır. SMK m.83/4 bakımından uzman kişi, ilgili tarihteki olağan teknik bilgi ve beceri düzeyini temsil eden varsayımsal kişidir. Patent inceleme uzmanı veya bilirkişi ise somut buluşun bu ölçüte göre değerlendirilmesinde görev yapan gerçek kişidir.

5. Buluş basamağı için beklenmedik teknik etki zorunlu mudur?

Hayır. Beklenmedik teknik etki, buluşun aşikâr olmadığını destekleyebilecek bir olgudur; ancak her patent bakımından bağımsız ve zorunlu bir kanuni şart değildir. Objektif teknik problem karşısında çözümün uzman kişi için aşikâr olup olmadığı değerlendirilir.

6. Patent verilmişse buluş basamağı artık tartışılamaz mı?

Hayır. Patentin verilmiş olması, geçerliliği konusunda mutlak garanti oluşturmaz. SMK m.98/9 bu hususu açıkça düzenlemektedir. Buluş basamağının bulunmadığı iddiası, ilgili koşullara göre SMK m.99 kapsamında itiraza veya m.138 kapsamında hükümsüzlük talebine dayanak olabilir.

7. Faydalı model başvurusunda buluş basamağı aranır mı?

SMK m.142/1, faydalı model için m.83/1 uyarınca yenilik ve m.83/6 uyarınca sanayiye uygulanabilirlik koşullarına atıf yapar; patentlerdeki m.83/4 buluş basamağı şartını faydalı model bakımından genel bir koşul olarak düzenlemez. Bununla birlikte faydalı modelin konusu ve istisnaları ayrıca incelenir. Ayrıntılar faydalı modelin koruma şartları başlıklı makalede yer almaktadır.

8. Bir buluşun ticari başarı kazanması buluş basamağını ispatlar mı?

Tek başına hayır. Ticari başarı, bazı durumlarda teknik çözümün önemine ilişkin tamamlayıcı bir gösterge olabilir. Ancak satış miktarı, pazar payı veya ticari kazanç doğrudan aşikâr olmama şartının yerine geçmez. Ticari başarı ile istemlerdeki teknik katkı arasında somut bağlantı bulunup bulunmadığı ve önceki teknik karşısındaki durum ayrıca incelenmelidir.

Sonuç

Patent buluş basamağı, teknik çözümün yeni olup olmadığından daha ileri bir değerlendirme gerektirir. SMK m.83/4 kapsamında belirleyici olan, ilgili teknik alandaki uzman kişinin başvuru veya geçerli rüçhan tarihi itibarıyla mevcut teknik bilgileri kullanarak istemlerde tanımlanan buluşa aşikâr biçimde ulaşıp ulaşamayacağıdır.

Sağlıklı bir değerlendirme için ilgili önceki teknik belirlenmeli, istemlerdeki ayırt edici özellikler ayrıştırılmalı, bunların teknik etkisi ve objektif teknik problem açıklanmalı, uzman kişiyi çözüme yönlendiren teknik gerekçeler araştırılmalıdır. Yalnız yenilik, teknik karmaşıklık, ticari başarı veya belgeler arasında görünüşte benzerlik bulunması, buluş basamağı hakkında tek başına kesin sonuç oluşturmaz.

Buluş basamağı gerekçesinin eksik veya hatalı kurulması, patentin verilmesi sürecinde olumsuz inceleme sonucuna ya da patent verildikten sonra itiraz ve hükümsüzlük uyuşmazlıklarına yol açabilir. Bu nedenle özellikle teknik belgelerin tarihlerinin, istem içeriklerinin, uzman kişi ölçütünün ve ispat yükünün birlikte değerlendirilmesi gerekir. Patent başvurusunun veya mevcut bir patentin bu çerçevede hukuki değerlendirilmesi için patent hukuku alanında hukuki danışmanlık ve uyuşmazlık desteği hakkında bilgi alınabilir.

Yazar Avukat Fatih Sefer