SPK İzinsiz Faaliyet Tedbirleri: Haciz ve Erişim Engeli

SPK izinsiz faaliyet tedbirleri, Sermaye Piyasası Kurulunun izahnamesiz veya kanuna aykırı sermaye piyasası aracı ihracı ile izin alınmadan yürütülen sermaye piyasası faaliyetlerini durdurmak, toplanan paraları korumak ve yatırımcılara iade ettirmek için 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (SPKn) m.91, 99 ve 100 uyarınca başvurduğu idari ve yargısal araçlardır. Bu araçlar arasında harç ve teminattan muaf ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, ihraç yapan kişiye yazılı ihbar ve iade süreci, iptal ve tasfiye davaları, internet sitelerine erişim engeli, yanıltıcı ilan ve reklamların durdurulması ve işyerinin geçici olarak kapatılması bulunur. Tedbirler cezai sorumluluktan bağımsızdır: aynı fiil hem SPKn m.109’daki suçu oluşturabilir hem de Kurulun koruyucu tedbirlerine konu olabilir.

Bu yazıda usulsüz halka arz ile izinsiz faaliyetin farkını, kanuna aykırı ihraçta tedbir ve iade sürecini, izahnameye aykırılıkta Kurulun yetkilerini, izinsiz faaliyette durdurma ve iptal davasını, internet yayınlarında erişim engelini, yanıltıcı unvan ve reklamlara karşı tedbirleri, tedbirlerin ceza ve idari para cezasıyla ilişkisini ve tedbire muhatap olanlar ile para yatıranların başvuru yollarını Yargıtay, Danıştay ve bölge adliye mahkemesi kararları ışığında ele alıyoruz.

SPK İzinsiz Faaliyet Tedbirlerine İlişkin Kanun Metni

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu m.91 (Kanuna aykırı ihraçlar ile izahnamede yer alan bilgi ve açıklamalara aykırılık hâlinde uygulanacak tedbirler)

“(1) Bu Kanuna aykırı şekilde sermaye piyasası aracı ihraç ettiği veya buna teşebbüs ettiği tespit edilenler hakkında, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, Kurul, her türlü harç ve teminattan muaf olarak gerekli tüm tedbirleri almaya, satılan kısmın karşılığı ve satışı yapılacak sermaye piyasası aracı için her türlü harç ve teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemeye yetkilidir.
(2) Kurul, Kanuna aykırı ihracın doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılması ve nakit ve diğer varlıkların hak sahiplerine iadesi için tespit tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgili ihracı yapan kişiye yazılı ihbarda bulunur. Muhatap, ihbar tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde para topladığı gerçek ve tüzel kişilere ve toplanan tutara ilişkin ayrıntılı bilgileri Kurulca belirlenecek vasıtalarla ilan eder ve Kurula iletir. Bu ilanı takip eden üç ay içinde kendisinden para toplanan gerçek ve tüzel kişiler ortaklığın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Söz konusu listenin kesinleşmesi üzerine, ilgili ihracı gerçekleştiren kişi tarafından hak sahiplerine iade yapılır. Bu iade işlemi tamamlanmadan birinci fıkra uyarınca konulan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kaldırılamaz.
(3) İzahnamede yer alan yatırımcıların yatırım kararını etkileyecek nitelikteki taahhüt ve açıklamalara aykırı davranılması veya taahhütlerin makul süre içerisinde yerine getirilmemesi ve Kurulun ilgili düzenlemelerine uygun olarak taahhüt ve açıklamalarda değişiklik yapılmamış olması hâlinde, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, Kurul, ilgililerden aykırılıkların Kurulca belirlenen bir sürede giderilmesini ya da öngörülen işlemleri yapmasını istemeye, taahhüt ve açıklamalarda değişiklik yapılıp yapılmadığından bağımsız olarak, Kurula bu durumun makul bir ekonomik veya finansal gerekçeye dayandığını gösterir belge ve/veya açıklama sunulamadığı takdirde, ihraçtan elde edilen nakit veya diğer varlıkların kullanılmasını engellemek amacıyla kamuyu aydınlatma belgesinde yer alan taahhüt ve açıklamalara aykırı olarak gerçekleştirilen iş ve işlemler için her türlü harç ve teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz istemeye ya da öngöreceği diğer her türlü tedbiri almaya yetkilidir. Kurul, ihraçtan elde edilen tutarın izahnameye aykırı olarak kullanılması sonucunu doğurduğu tespit edilen iş ve işlemlerin iptali ve elde edilen nakit ve diğer varlıkların izahnameyi yayımlayan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesi için tespit tarihinden itibaren üç ay ve her hâlde izahnamenin onay tarihinden itibaren iki yıl içerisinde izahnameye aykırı olarak gerçekleştirilen işlemin iptali için dava açmaya da yetkilidir.
(4) Kurulca yapılan yazılı ihbar tarihinden itibaren bir yıl içinde bu Kanuna aykırı ihracın doğurduğu sonuçlar tamamen ortadan kaldırılmazsa, Kurul, nakit ve diğer varlıkların hak sahiplerine iadesi veya ortaklığın tasfiyesi için dava açmaya yetkilidir.
(5) Kendilerinden para toplanan kişilerin genel hükümlerden kaynaklanan hakları saklıdır.”

m.99 (İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinde uygulanacak tedbirler)

“(1) Kurul, izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için gerekli her türlü tedbiri almaya, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, izinsiz sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için tespit tarihlerinden itibaren bir yıl ve her hâlde vukuu tarihlerinden itibaren beş yıl içinde dava açmaya yetkilidir.
(2) İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinde bulunan gerçek ve tüzel kişiler ile Kurulca bu konuda sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticiler hakkında, söz konusu faaliyetlerden doğan zararın kesinleşmiş olması şartı aranmaksızın, 96 ncı maddenin ikinci fıkrası kıyasen uygulanır.
(3) İzinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin, internet aracılığı ile yürütüldüğü tespit edildiğinde; internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.
(4) Kuruldan izin alınmaksızın kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplandığına veya Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurt dışında kaldıraçlı işlem ve kaldıraçlı işlemlerle aynı hükümlere tabi olduğu belirlenen türev araç işlemleri yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi halinde, internet aracılığıyla yapılan yayınlarla ilgili olarak içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine Kurul tarafından karar verilir. Karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir.”

m.100 (Kanuna aykırı ilan, reklam ve açıklamalarda uygulanacak tedbirler)

“(1) Sermaye piyasasında izinsiz olarak faaliyette bulunduğu, yetki belgeleri iptal olunduğu, faaliyetleri durdurulduğu veya merkez dışı örgütleri kapatıldığı hâlde ticaret unvanlarında, ilan ve reklamlarında, sermaye piyasasında faaliyette bulundukları intibaını uyandıracak kelime veya ibare kullanıldığının tespiti hâlinde, sorumlular hakkında cezai kovuşturma yapılmakla birlikte, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, sorumluların ilgili mevzuat uyarınca ilan ve reklamları durdurulabilir, kanuna aykırı belgeleriyle, ilan ve reklamları toplatılabilir ve Kurulun talebi üzerine ilgili yer en büyük mülkî amirince bunların işyerleri geçici olarak kapatılabilir.
(2) Kurul, 7 nci maddenin üçüncü fıkrasına aykırı olduğu tespit edilen ilan, reklam ve açıklamaların durdurulmasını ve kaldırılmasını isteyebilir.”

Not: Kanun metni 6362 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden alınmıştır. m.91/3, 20.02.2020 tarihli ve 7222 sayılı Kanun’la eklenmiş; m.99/3, 26.06.2024 tarihli ve 7518 sayılı Kanun’la değiştirilmiştir. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin tedbirler aynı Kanun’la eklenen m.99/A’da düzenlenmiş olup bu hüküm m.99 ve 100’e atıf yapar. Suç tanımı m.109’da yer alır.

Bu hükümlerin özü şudur: İzahnamesiz para toplayan, onaylı belge olmadan sermaye piyasası aracı satan veya izin almadan aracılık, portföy yönetimi, danışmanlık ya da kaldıraçlı işlem hizmeti sunan kişiye karşı Kurul ceza davasını beklemeden harekete geçer. Paraların el değiştirmesini ihtiyati tedbirle durdurur, iade sürecini başlatır, internet sitesini kapattırır ve reklamları toplatır. Yetkili kuruluşların listesi ve izinli faaliyetlerin sınırı için aracı kurum yazımıza, alanın genel çerçevesi için sermaye piyasası hukuku rehberimize bakabilirsiniz.

SPK İzinsiz Faaliyet Tedbirleri Nedir? Kapsam ve Temel Ayrımlar

SPK izinsiz faaliyet tedbirleri iki ayrı hukuka aykırılığa karşı öngörülmüştür. Birincisi kanuna aykırı ihraçtır: Bir kişi veya şirket, SPKn m.4 uyarınca izahname hazırlayıp Kurula onaylatmadan sermaye piyasası aracını halka arz eder ya da onaylı ihraç belgesi olmadan satar. Bu durumda Kurul m.91’e başvurur. İkincisi izinsiz sermaye piyasası faaliyetidir: Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri m.39 uyarınca yalnızca Kuruldan izin almış yatırım kuruluşlarınca yapılabilir. Emir iletimine aracılık, portföy yöneticiliği, yatırım danışmanlığı veya kaldıraçlı işlem hizmetini izinsiz sunan kişiye karşı Kurul m.99 ve 100’e dayanır.

İki durum sıklıkla birlikte görülür. İnternet üzerinden “yüksek getirili fon” veya “ortaklık payı” pazarlayan bir yapı hem izahnamesiz para toplamakta hem de izinsiz aracılık yapmaktadır. Kanun koyucu bu birlikteliği ceza hukukunda da öngörmüştür: m.109/2’ye göre izinsiz faaliyet kapsamında aynı zamanda usulsüz halka arz suçu da işlenirse, yalnızca izinsiz faaliyetten ceza verilir ve ceza yarı oranında artırılır.

Tedbir, ceza ve idari para cezası aynı şey değildir

SPK izinsiz faaliyet tedbirleri yaptırım değil, koruma ve eski hâle getirme araçlarıdır. Amaç kişiyi cezalandırmak değil, yatırımcıdan toplanan paranın kaybolmasını önlemek ve hukuka aykırı durumu sona erdirmektir. Bu nedenle m.91, 99 ve 100’de “her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla” ibaresi tekrarlanır. Ceza boyutu izinsiz sermaye piyasası faaliyeti suçu başlığında, idari boyut ise Kurulun idari para cezası yetkisinde ele alınır. Tedbir için suçun sabit olması, mahkûmiyet hükmü veya zararın kesinleşmesi gerekmez.

Tedbirlerin özet tablosu

TedbirDayanakKim karar verirSüre
Harç ve teminatsız ihtiyati tedbir ve hacizm.91/1, 91/3Kurulun talebi üzerine mahkemeİade tamamlanıncaya kadar kaldırılamaz
Yazılı ihbar ve iade listesinin ilanım.91/2Kurul; ilan muhataptanTespitten 30 gün; ilan için 30 gün; itiraz 3 ay
İade veya tasfiye davasım.91/4Mahkemeİhbardan 1 yıl geçmesi
İzahnameye aykırı işlemin iptali davasım.91/3MahkemeTespitten 3 ay, her hâlde onaydan 2 yıl
Faaliyetin durdurulmasım.99/1KurulSüre sınırı yok
İzinsiz işlemlerin iptali ve iade davasım.99/1MahkemeTespitten 1 yıl, her hâlde vukudan 5 yıl
Lisans iptali, imza yetkisinin sınırlanmasım.99/2, 96/2KurulZararın kesinleşmesi aranmaz
İçerik çıkarma ve erişim engelim.99/3, 99/4Kurul; uygulama Erişim Sağlayıcıları BirliğiHemen
Reklamların durdurulması, işyerinin kapatılmasım.100/1Kurul talebiyle en büyük mülki amirGecikmesinde sakınca bulunan hâl

Kanuna Aykırı İhraçta İhtiyati Tedbir, İhbar ve İade Süreci (m.91/1, 2, 4)

Kanuna aykırı ihraç, sermaye piyasası araçlarının Kurul onayı olmadan, yani onaylı izahname veya ihraç belgesi olmadan, halka satılmasıdır. Bir şirketin pay, ortaklık hissesi, tahvil benzeri borç senedi ya da “katılım belgesi” adı altında genel bir çağrıyla yatırımcı toplaması bu kapsamdadır. Çağrının genel olup olmadığı belirleyicidir; sınırlı sayıda kişiye ve halka arz edilmeksizin ihraç kurallarına uygun yapılan satış farklı değerlendirilir. Kanun, ihracın tamamlanmasını da beklemez: “ihraç ettiği veya buna teşebbüs ettiği tespit edilenler” hakkında tedbir alınabilir.

Harç ve teminattan muaf ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz

m.91/1 iki ayrı varlık grubunu korur: satılan kısmın karşılığı, yani yatırımcılardan toplanan para, ve satışı yapılacak sermaye piyasası aracı, yani henüz satılmamış paylar veya belgeler. Kurul bu varlıklar için mahkemeden ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz ister. Genel hükümlerde ihtiyati tedbir talep eden taraf kural olarak teminat gösterir ve harç öder; m.91/1 Kurulu her ikisinden de muaf tutar. Bunun pratik anlamı, Kurulun büyük tutarlı hesaplara masraf ve risk üstlenmeden hızla tedbir koydurabilmesidir.

Tedbirin kapsamı yine de sınırsız değildir. Mahkeme, talep edilen her hesabın kanuna aykırı ihraçla bağlantısını yaklaşık ispat ölçüsünde arar. Aşağıda ayrıntılı anılan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararında, ihracı yapan şirketin tüm hesaplarına tedbir konulmuş, ancak şirketin yetkilisi olan gerçek kişi bakımından yalnızca denetleme raporunda paraların aktarıldığı tespit edilen banka hesabına tedbir uygulanmıştır. Kişinin diğer hesaplarına yönelik talep, “soyut nitelikte olup yaklaşık ispat ölçütünü sağlayamadığından” reddedilmiştir. Bu nedenle Kurulun talebi çoğunlukla SPK denetim raporu ile desteklenir ve raporda para akışının izlendiği hesaplar tedbirin sınırını belirler.

HMK’daki iki haftalık dava açma süresi uygulanmaz

Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.397/1’e göre dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı alan kişi, kararın uygulanmasından itibaren iki hafta içinde esas hakkında dava açmazsa tedbir kendiliğinden kalkar. Tedbire muhatap olanlar bu kurala dayanarak SPK tedbirinin düştüğünü ileri sürmektedir. Ankara BAM bu görüşü kabul etmemiş; m.91’in kendine özgü bir iade süreci öngören özel düzenleme olduğunu, bu nedenle HMK m.397/1’deki sürenin uygulanmayacağını belirtmiştir. Kanun da açıktır: iade işlemi tamamlanmadan m.91/1 uyarınca konulan tedbir ve haciz kaldırılamaz.

Yazılı ihbar, ilan ve itiraz

Tedbirden sonra iade süreci başlar. Kurul, kanuna aykırı ihracın tespit tarihinden itibaren otuz gün içinde ihracı yapan kişiye yazılı ihbarda bulunur. Muhatap, ihbardan itibaren en geç otuz gün içinde para topladığı kişileri ve tutarları Kurulun belirlediği araçlarla ilan eder ve listeyi Kurula iletir. İlandan itibaren üç ay içinde parası toplanan kişiler, listeye girmedikleri veya tutarları eksik gösterildiği iddiasıyla, ortaklığın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemesine itiraz edebilir. Liste kesinleşince iadeyi ihracı yapan kişi yapar.

Yatırımcı açısından bu süreç önemlidir: Listeye girmek, tedbirli paradan pay almanın en kısa yoludur. Bu nedenle ilan takip edilmeli, dekont, sözleşme, yazışma ve banka kayıtları hazır tutulmalı, eksik veya hatalı kayıt varsa üç aylık süre kaçırılmamalıdır. Kurula bilgi vermek için SPK’ya şikâyet yolu da açıktır.

Bir yıl içinde iade yapılmazsa: iade veya tasfiye davası

Muhatap iade yükümlülüğünü yerine getirmez veya süreci sürüncemede bırakırsa, m.91/4 devreye girer. Kurulca yapılan yazılı ihbardan itibaren bir yıl içinde kanuna aykırı ihracın sonuçları tamamen ortadan kaldırılmazsa Kurul, paraların hak sahiplerine iadesi veya ortaklığın tasfiyesi için dava açabilir. Tasfiye, toplanan paranın şirket malvarlığına karışmış olduğu ve ayrıştırılamadığı durumlarda yatırımcıların eşit şekilde karşılanmasını amaçlar. m.91/5 ise bütün bu sürecin yatırımcının kendi haklarını sınırlamadığını belirtir: genel hükümlere dayanan tazminat, sebepsiz zenginleşme veya sözleşmeden doğan talepler ayrıca ileri sürülebilir.

İzahnameye Aykırılıkta Tedbir ve İptal Davası (m.91/3)

2020’de eklenen m.91/3, onaylı izahnameyle yapılmış bir ihraçta da Kurula tedbir yetkisi verir. Burada ihraç hukuka uygundur, ancak ihraççı izahnamede yatırımcıların kararını etkileyecek nitelikte verdiği taahhütlere uymamaktadır. Tipik örnekler, halka arz gelirinin izahnamede belirtilen yatırım yerine ortaklara veya ilişkili şirketlere aktarılması, fon kullanım planından habersiz sapılması veya taahhüt edilen işlemlerin makul sürede yapılmamasıdır.

Kurulun yetkisi kademelidir. Önce aykırılığın belirli bir sürede giderilmesini veya öngörülen işlemlerin yapılmasını ister. İhraççı aykırılığın makul bir ekonomik veya finansal gerekçeye dayandığını belgeleyemezse, ihraçtan elde edilen paranın kullanılmasını engellemek için harç ve teminattan muaf ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyebilir. Ayrıca paranın izahnameye aykırı kullanılmasına yol açan iş ve işlemlerin iptali ve paranın ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iadesi için dava açabilir. Bu dava için süre, tespitten itibaren üç ay ve her hâlde izahnamenin onay tarihinden itibaren iki yıldır.

Dikkat edilmesi gereken nokta, iadenin yatırımcılara değil ortaklığa veya fona yapılmasıdır. Amaç, halka arz gelirini izahnamedeki amaca geri döndürmektir. Yatırımcının bireysel zararı için ayrı bir yol vardır: izahname sorumluluğu kapsamında ihraççı, yöneticiler ve aracı kurum aleyhine tazminat talep edilebilir. Halka arz sürecinin aşamaları için halka arz onay süreci yazımıza bakılabilir.

İzinsiz Faaliyette Durdurma ve İptal Davası (m.99/1–2)

İzinsiz sermaye piyasası faaliyeti, Kuruldan izin alınması gereken bir yatırım hizmetinin düzenli uğraşı veya ticari faaliyet olarak izinsiz yürütülmesidir. Uygulamada en sık rastlanan örnekler şunlardır: Türkiye’deki kişilere internet üzerinden forex veya kaldıraçlı işlem platformu sunulması, sosyal medya veya mesajlaşma gruplarında ücret karşılığı “hisse sinyali” verilmesi, başkasının hesabını yönetip kazançtan pay alınması, izinsiz kitle fonlaması ve yurt dışı yatırım ürünlerinin izinsiz pazarlanması. Lisanssız tavsiye ve danışmanlığın hukuki sorumluluğu ayrıca yatırım danışmanının hukuki sorumluluğu ve sosyal medyada hisse tavsiyesi yazılarımızda incelenmiştir.

Faaliyetin durdurulması

m.99/1’in ilk cümlesi Kurula “izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için gerekli her türlü tedbiri” alma yetkisi verir. Yetki geniştir ve sayma yoluyla sınırlanmamıştır. Kurul, faaliyetin durdurulmasını yazılı olarak isteyebilir, ilgili bankalara ve ödeme kuruluşlarına bildirimde bulunabilir, aşağıda anlatılan erişim engeli ve reklam tedbirlerine başvurabilir ve ceza soruşturması için yazılı başvuruda bulunabilir. İzinsiz faaliyet yürüten kişi bir yatırım kuruluşu olmadığından, lisanslı kurumlara uygulanan m.96/1’deki faaliyet sınırlaması gibi araçlar burada doğrudan değil, “her türlü tedbir” yetkisi içinde kullanılır.

İptal ve iade davası: bir yıl ve beş yıl

Kurul, izinsiz faaliyet ve işlemlerin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için dava açabilir. Süre, tespit tarihinden itibaren bir yıl ve her hâlde fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren beş yıldır. “Tespit tarihi” uygulamada Kurulun aykırılığı denetim veya inceleme sonucunda saptadığı tarih olarak anlaşılır; denetimin nasıl yürütüldüğü SPK denetim yetkisi yazımızda anlatılmıştır. Beş yıllık üst sınır, çok eski işlemlerin yeniden açılmasını önler. Bu sürelerin dolması yatırımcının kendi davasını engellemez; yatırımcı genel hükümlere göre ayrıca dava açabilir.

Ortak ve yöneticilere yönelik tedbirler (m.99/2)

m.99/2, lisanslı kurumlar için öngörülen m.96/2’nin izinsiz faaliyette de kıyasen uygulanacağını söyler. Buna göre Kurul, izinsiz faaliyette sorumluluğu tespit edilen ortak ve yöneticilerin sermaye piyasası lisanslarını geçici veya sürekli olarak iptal edebilir, suç duyurusu kararından itibaren yargılama sonuçlanıncaya kadar imza yetkilerini sınırlandırabilir veya kaldırabilir. Mahkeme kararıyla sorumluluğu tespit edilen yönetim kurulu üyelerinin görevden alınması da m.96/2’de öngörülmüştür. Önemli fark şudur: izinsiz faaliyette bu tedbirler için “söz konusu faaliyetlerden doğan zararın kesinleşmiş olması şartı” aranmaz. Lisans sahibi bir kişinin izinsiz bir yapıda yer alması, meslek hayatı bakımından ağır sonuç doğurabilir; bu tür bir Kurul kararına karşı savunma ve dava yolu için SPK savunma yazısı sürecine dikkat edilmelidir.

İnternette Erişim Engeli ve İçerik Çıkarma (m.99/3–4, 99/A)

İzinsiz faaliyetin büyük bölümü internet üzerinden yürütüldüğü için erişim engeli SPK’nın en sık kullandığı tedbirdir. Kurul, haftalık bültenlerinde erişim engeli getirilen internet sitelerinin adreslerini düzenli olarak duyurmaktadır. m.99’da üç ayrı erişim engeli hâli vardır:

  • m.99/3: İzinsiz sermaye piyasası faaliyetinin internet aracılığıyla yürütüldüğünün tespit edilmesi.
  • m.99/4: Kuruldan izin alınmadan kitle fonlama platformları aracılığıyla halktan para toplanması.
  • m.99/4: Türkiye’de yerleşik kişilere internet üzerinden yurt dışında kaldıraçlı işlem veya aynı hükümlere tabi türev araç işlemi yaptırılması.

Üç hâlde de içeriğin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine Kurul karar verir; karar uygulanmak üzere Erişim Sağlayıcıları Birliğine gönderilir. m.99/3’ün bugünkü metni 7518 sayılı Kanun’la 2024’te yürürlüğe girmiştir. m.99/4’te “tespit” değil “bilgi edinilmesi” ölçütü kullanılır; bu, kitle fonlaması ve yurt dışı kaldıraçlı işlem için daha hızlı bir müdahaleye imkân tanır. Lisanslı kitle fonlama platformlarının çerçevesi için kitle fonlaması nedir, lisanslı kurumların kaldıraçlı işlemlerdeki sorumluluğu için forex işlemlerinde aracı kurum sorumluluğu yazılarımıza bakılabilir.

Faaliyet ne zaman “Türkiye’ye yönelik” sayılır?

Yurt dışında kurulmuş bir platformun Türkiye’deki kişilere hizmet vermesi, kural olarak izinsiz faaliyettir. Türkiye’deki kişinin tamamen kendi inisiyatifiyle yurt dışındaki bir kuruluşta hesap açması ise Türk mevzuatının kapsamı dışında kalır. Yargıtay 19. Ceza Dairesi, aşağıda anılan 2018 tarihli kararında, Kurulun bu ayrım için belirlediği ölçütleri aktarmıştır: internet sitesinin Türkçe yayın veya reklam yapması, sitede Türkiye’deki bir irtibat adresine veya telefon numarasına yer verilmesi ya da faaliyetin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik yapıldığına dair başka emarelerin bulunması. Bu ölçütlerden birinin bulunması yeterlidir. Kripto varlıklar bakımından aynı ölçütler m.99/A’da kanun düzeyine çıkarılmıştır: Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi kurulması veya Türkiye’de tanıtım ve pazarlama yapılması hâlinde faaliyet Türkiye’ye yönelik sayılır. Kripto alanındaki tedbirler ve suç için izinsiz kripto varlık hizmet sağlayıcılığı ve kripto platformunun sorumluluğu yazılarımıza bakılabilir.

Piyasa dolandırıcılığı soruşturmalarında erişim engeli

7518 sayılı Kanun’la m.101’e eklenen üçüncü fıkra, erişim engelini izinsiz faaliyetin dışına da taşımıştır. Kurul, piyasa bozucu eylemler, bilgi suistimali ve piyasa dolandırıcılığı kapsamındaki inceleme ve denetimlerde de internet içeriğinin çıkarılmasına veya erişimin engellenmesine karar verebilir. Bu yetki özellikle sosyal medya hesapları ve mesajlaşma kanalları üzerinden yürütülen yönlendirme faaliyetlerinde kullanılmaktadır.

Yanıltıcı Unvan, İlan ve Reklamlara Karşı Tedbirler (m.100)

m.100/1, izin almadığı, izni iptal edildiği, faaliyeti durdurulduğu veya şubesi kapatıldığı hâlde unvanında, ilan veya reklamında sermaye piyasasında faaliyet gösterdiği izlenimini uyandıran kelime veya ibare kullananlara karşı üç tedbir öngörür: ilan ve reklamların durdurulması, kanuna aykırı belgelerle ilan ve reklamların toplatılması ve Kurulun talebi üzerine en büyük mülki amir tarafından işyerinin geçici olarak kapatılması. Bu tedbirler “gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde” ve cezai kovuşturmayla birlikte uygulanır. SPKn m.40/2 de izin almayanların unvanlarında veya reklamlarında yatırım hizmeti sunduğu izlenimini uyandıracak hiçbir ibare kullanamayacağını düzenler.

m.100/2 ise izinli ihraççıları ilgilendirir. SPKn m.7/3’e göre ihraca ilişkin ilan, reklam ve açıklamalar izahnameyle tutarlı olmalı, gerçeğe aykırı, abartılmış ve yanıltıcı bilgiler içermemelidir. Kurul bu kurala aykırı ilan ve reklamların durdurulmasını ve kaldırılmasını isteyebilir. Halka arz reklamlarının sınırları için halka arz reklamı yazımıza bakılabilir.

Lisanslı kurumların reklamları da denetim altındadır, ancak buradaki yaptırım çoğunlukla idari para cezasıdır. Danıştay 13. Dairesi, kaldıraçlı işlem lisansı olan bir yatırım kuruluşunun internet sitesinde “SPK Güvencesi” ifadesini kullanmasını yanıltıcı bulan Kurul kararını onamıştır. Mahkemelere göre kurum Kurulun denetimi altında olsa da işlemlerinin tamamı Kurulun güvencesi altında değildir ve bu ifade yatırımcıya Kurulun kaldıraçlı işlemlere güvence verdiği izlenimini uyandırmaktadır.

Tedbirlerin Ceza ve İdari Para Cezasıyla İlişkisi

Usulsüz halka arz ve izinsiz faaliyet suçu (m.109)

m.109/1’e göre onaylı izahname yayımlamadan sermaye piyasası araçlarını halka arz edenler veya onaylı ihraç belgesi olmadan bu araçları satanlar iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. m.109/2 aynı cezayı sermaye piyasasında izinsiz faaliyette bulunanlar için öngörür; izinsiz faaliyet kapsamında usulsüz halka arz da yapılmışsa yalnızca izinsiz faaliyetten ceza verilir ve ceza yarı oranında artırılır. Ayrıntılı suç analizi için sermaye piyasası suçları yazımıza bakılabilir.

Bu suçlarda soruşturma yapılması, SPKn m.115 uyarınca Kurulun Cumhuriyet başsavcılığına yazılı başvurusuna bağlıdır. Kurulun aldığı tedbirler ile yaptığı suç duyurusu çoğunlukla aynı denetim raporuna dayanır. Ceza soruşturmasında savcılık Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca ayrıca malvarlığına el koyma kararı isteyebilir; bunların SPK’nın m.91 tedbirleriyle karıştırılmaması gerekir. Ceza muhakemesindeki tedbirler için sermaye piyasası soruşturmasında el koyma, şüpheli hakları için borsa soruşturmasında ifade yazılarımıza bakılabilir. İzinsiz toplanan paranın hesaplar arasında dolaştırılması, ayrıca sermaye piyasası suçlarında aklama şüphesini gündeme getirebilir.

İdari para cezası

Lisanslı kurumların ve ihraççıların Kurul düzenlemelerine aykırı ilan, reklam ve açıklamaları ise genellikle SPK idari para cezası ile karşılanır. SPKn m.103/1 kapsamındaki cezaların 2026 yılı için güncellenmiş alt ve üst sınırı, SPK Bülteni’nde ilan edilen yeniden değerleme sonucunda 445.243,49 TL ile 5.565.516,37 TL arasıdır. İdari para cezası ile koruma tedbiri birbirini dışlamaz; aynı aykırılıkta hem reklamın durdurulması hem para cezası uygulanabilir. Cezaya karşı izlenecek yol SPK idari para cezası iptal davası yazımızda, süreler ise SPK idari para cezasında zamanaşımı yazımızda anlatılmıştır.

SPK İzinsiz Faaliyet Tedbirlerine Karşı Başvuru Yolları

SPK izinsiz faaliyet tedbirlerine karşı izlenecek yol, tedbirin türüne göre değişir. Bu ayrımın yanlış yapılması, süre kaçırılmasına ve davanın görev yönünden reddine yol açabilir.

Kurulun kendi kararlarına karşı: idari yargı

Faaliyetin durdurulması, erişim engeli, lisans iptali, imza yetkisinin kaldırılması ve işyerinin kapatılması talebi Kurulun idari işlemleridir. Bunlara karşı idari yargıda iptal davası açılır. Dava açma süresi, İdari Yargılama Usulü Kanunu m.7 uyarınca kural olarak tebliğden itibaren altmış gündür. Davayla birlikte yürütmenin durdurulması istenebilir; erişim engelinde bu talep, sitenin kapalı kalmasının doğuracağı ağır zarar nedeniyle özellikle önemlidir. Görevli ve yetkili mahkeme, süre ve yürütmeyi durdurma şartları SPK kararlarına karşı yargı yolu yazımızda ayrıntılı ele alınmıştır.

Mahkemenin tedbir kararına karşı: itiraz ve istinaf

m.91 uyarınca konulan ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz bir mahkeme kararıdır. Karşı taraf, tedbirin şartlarının bulunmadığını, hesabın kanuna aykırı ihraçla bağlantısı olmadığını veya tedbirin kapsamının aşırı olduğunu HMK’daki itiraz yoluyla ileri sürebilir; itirazın reddine karşı istinaf yoluna gidilebilir. Ancak yukarıda açıklandığı üzere m.91 tedbiri, iade tamamlanmadan kaldırılamaz ve HMK m.397/1’deki iki haftalık süreye dayanılarak düşürülemez. Bu nedenle savunma, tedbirin varlığından çok kapsamına odaklanmalıdır: ihraçla ilgisi olmayan hesapların, maaş veya kira gelirlerinin, üçüncü kişilerin paralarının tedbir dışında bırakılması istenmelidir.

Para yatıran kişi ne yapmalı?

Kendisinden izinsiz veya usulsüz şekilde para toplanan kişinin dört yolu vardır. Birincisi, Kurulu bilgilendirmek ve belge sunmaktır. İkincisi, m.91/2 kapsamındaki ilanı takip edip listede yer almadığında üç ay içinde asliye hukuk mahkemesine itiraz etmektir. Üçüncüsü, ceza soruşturmasında şikâyetçi olup kovuşturmada davaya katılmaktır. Dördüncüsü, m.91/5’in açıkça sakladığı genel hükümlere göre faiziyle birlikte paranın iadesi veya tazminat davası açmaktır. İzinsiz kuruluşlar Yatırımcı Tazmin Merkezi güvencesinin dışındadır; bu nedenle tedbirli varlıklar ve sorumlu kişilerin kişisel malvarlığı çoğu zaman tek tahsil kaynağıdır. Lisanslı bir kurumun faaliyeti durdurulmuşsa farklı kurallar uygulanır; bu durum faaliyeti durdurulan aracı kurum yazımızda anlatılmıştır.

SPK’nın denetim ve tedbir görevini yerine getirmemesi, örneğin uzun süre bilinen bir izinsiz faaliyete müdahale edilmemesi nedeniyle zarar doğduğu ileri sürülüyorsa, idareye karşı tam yargı davası da gündeme gelebilir. Bu dava için SPK hizmet kusuru yazımıza bakılabilir. Kurulun görev ve yetkilerinin genel çerçevesi için SPK nedir yazımız yol göstericidir.

Yargı Kararları

Ankara BAM 21. Hukuk Dairesi, E. 2026/360, K. 2026/282, T. 13.03.2026

Olayda bir kitle fonlama platformu şirketi, yaklaşık 20.000 kişiye e-posta göndererek genel çağrı yapmış, 692 kişiden yaklaşık 40,6 milyon TL toplamıştır. Toplanan para, bir girişim sermayesi yatırım fonu yapısı üzerinden kullanılmış ve Kurul bu işlemi izahnamesiz dolaylı pay satışı olarak nitelendirmiştir (SPKn m.4 ve 109/1). Kurul m.91/1 uyarınca ihtiyati tedbir istemiştir. İlk derece mahkemesi şirketin tüm hesaplarına tedbir koymuş, gerçek kişi bakımından ise yalnızca denetleme raporunda belirtilen banka hesabına tedbir uygulamış, diğer hesaplara ilişkin talebi soyut bularak reddetmiştir. Daire, HMK m.397/1’deki iki haftalık dava açma süresinin m.91 tedbirlerinde uygulanmayacağını, özel düzenleme olan m.91’in esas alınacağını belirterek istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Karar oybirliğiyle ve kesin olarak verilmiştir.

Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2018/2119, K. 2018/5852, T. 09.05.2018

Kurul, şikâyetler üzerine izinsiz kaldıraçlı işlem hizmeti sunan internet sitelerini incelemiş ve denetim raporlarına dayanarak suç duyurusunda bulunmuştur. Yerel mahkeme, site sahibi şirketin yurt dışında kurulu olduğunu ve yatırımcıların kendi inisiyatifleriyle hesap açtığını kabul ederek beraat kararı vermiştir. Yargıtay, Kurulun Türkiye’ye yöneliklik ölçütlerini (Türkçe yayın, Türkiye’de adres veya telefon, diğer emareler) ve bunlardan birinin yeterli olduğunu hatırlatmıştır. Sitede Türkiye adresine ve Türkçe dil seçeneğine yer verildiğini, yurt dışındaki şirketlerin kâğıt üzerinde kurulu olduğunu ve hizmetin fiilen Türkiye’den yönetildiğini tespit etmiştir. TCK m.8 uyarınca fiilin ve neticenin Türkiye’de gerçekleştiğini belirterek beraat hükmünü bozmuştur.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11724, K. 2023/10076, T. 21.11.2023

Aynı dosyada bozma üzerine yapılan yargılamada sanık SPKn m.109/2 uyarınca hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılmıştır. Savunma, bilirkişilerin kaldıraçlı işlemler konusunda uzman olmadığını ve raporun SPK incelemelerine dayandığını ileri sürmüştür. Yargıtay; bilirkişi raporu, SPK Denetleme Dairesi raporları ve savunmaları birlikte değerlendirerek sanığın internet sitesi aracılığıyla kaldıraçlı işlem faaliyetini Türkiye’de yerleşik yatırımcılara yönelik yürüttüğünü kabul etmiş ve hükmü oybirliğiyle onamıştır. Kurulun incelemesinin 26 ayrı internet sitesini kapsadığı da kararda yer almaktadır.

Danıştay 13. Daire, E. 2023/462, K. 2024/2046, T. 07.05.2024

Kaldıraçlı işlem lisansına sahip bir yatırım kuruluşu, internet sitesinde “SPK Güvencesi” ifadesini kullandığı için Yatırım Kuruluşlarının Kuruluş ve Faaliyet Esasları Hakkında Tebliğ (III-39.1) m.41’e aykırılık gerekçesiyle idari para cezasıyla cezalandırılmıştır. Kuruma daha önce iki kez uyarı yazısı gönderildiği de tespit edilmiştir. İlk derece ve bölge idare mahkemeleri ifadenin Kurul denetimine yapılan bir atıftan ibaret olmadığını, kamuoyunu yanıltıcı nitelik taşıdığını kabul etmiştir. Danıştay temyiz istemini reddederek kararı oybirliğiyle onamıştır. Karar, m.100’deki koruma tedbirleri ile idari para cezasının aynı yanıltıcı ifade bakımından birlikte işleyebileceğini gösterir.

SPK İzinsiz Faaliyet Tedbirleri Hakkında Sık Sorulan Sorular

SPK hangi durumlarda hesaplara tedbir koydurabilir?

Kanuna aykırı ihraç veya ihraç teşebbüsü tespit edildiğinde (m.91/1) ve izahnameye aykırı fon kullanımında (m.91/3) Kurul, harç ve teminattan muaf olarak ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz isteyebilir. Kararı mahkeme verir.

Tedbir için mahkûmiyet kararı beklenir mi?

Hayır. Tedbirler cezai ve hukuki sorumluluktan bağımsızdır. Suçun sabit olması veya zararın kesinleşmesi gerekmez; yaklaşık ispat yeterlidir.

SPK tedbiri iki hafta içinde dava açılmazsa düşer mi?

Hayır. Ankara BAM, HMK m.397/1’deki iki haftalık sürenin m.91 tedbirlerinde uygulanmayacağına karar vermiştir. Kanun da iade tamamlanmadan tedbirin kaldırılamayacağını açıkça düzenler.

Tedbir şirket yöneticisinin kişisel hesaplarını da kapsar mı?

Kapsayabilir, ancak her hesap için ihraçla bağlantının yaklaşık olarak ispatı gerekir. Uygulamada denetim raporunda para aktarıldığı tespit edilen hesaplara tedbir konulmakta, soyut talepler reddedilmektedir.

Paramı geri almak için ne yapmalıyım?

İhracı yapanın ilan edeceği listeyi takip edin ve listede değilseniz ilandan itibaren üç ay içinde asliye hukuk mahkemesine itiraz edin. Bunun yanında genel hükümlere göre iade veya tazminat davası açabilir, ceza davasına katılabilirsiniz.

SPK neden doğrudan erişim engeli kararı verebiliyor?

m.99/3 ve 99/4, izinsiz faaliyet, izinsiz kitle fonlaması ve Türkiye’ye yönelik yurt dışı kaldıraçlı işlemlerde içerik çıkarma ve erişim engeli kararını Kurula bırakmıştır. Karar Erişim Sağlayıcıları Birliği aracılığıyla uygulanır.

Erişim engeline karşı ne yapılabilir?

Kurul kararı idari işlem olduğundan idari yargıda iptal davası açılabilir ve yürütmenin durdurulması istenebilir. Faaliyetin izinli veya Türkiye’ye yönelik olmadığını gösteren belgeler davanın merkezinde yer alır.

Yurt dışındaki bir platformda kendi isteğimle hesap açmak suç mudur?

Yatırımcının tamamen kendi inisiyatifiyle yurt dışında hesap açması izinsiz faaliyet suçu oluşturmaz, ancak bu durumda Türk sermaye piyasası mevzuatının korumasından yararlanılamaz. Platform Türkçe yayın, Türkiye adresi veya tanıtım yoluyla Türkiye’yi hedefliyorsa izinsiz faaliyet söz konusudur.

İzinsiz faaliyette lisans iptali için zararın kesinleşmesi gerekir mi?

Hayır. m.99/2, ortak ve yöneticiler hakkında m.96/2’nin “zararın kesinleşmiş olması şartı aranmaksızın” kıyasen uygulanacağını öngörür.

İşyeri kapatma kararını kim verir?

m.100/1 uyarınca Kurulun talebi üzerine ilgili yerin en büyük mülki amiri, yani vali veya kaymakam, işyerini geçici olarak kapatabilir.

İzahnameye aykırı fon kullanımında para kime iade edilir?

m.91/3 kapsamındaki iptal davasında para yatırımcılara değil, izahnameyi yayımlayan ortaklığa veya kolektif yatırım kuruluşuna iade edilir. Yatırımcının kişisel zararı izahname sorumluluğu davasıyla talep edilir.

Usulsüz halka arzın cezası nedir?

m.109/1’e göre iki yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin günden on bin güne kadar adli para cezasıdır. Soruşturma Kurulun yazılı başvurusuna bağlıdır.

Sonuç: SPK İzinsiz Faaliyet Tedbirleri Paranın Kaybolmasını Önlemeye Yöneliktir

SPK izinsiz faaliyet tedbirleri, ceza davasının yıllar sürebileceği gerçeği karşısında yatırımcının parasını korumak için tasarlanmıştır. Kurul, kanuna aykırı ihraçta harç ve teminat ödemeden hesaplara tedbir koydurur ve iade sürecini başlatır. İzinsiz faaliyette faaliyeti durdurur, internet sitesine erişimi engeller, reklamları toplatır ve sorumlu yöneticilerin lisanslarına dokunur. Yargı kararları, tedbirin kapsamının yaklaşık ispatla sınırlı olduğunu, ama HMK’daki genel sürelerle de düşürülemeyeceğini göstermektedir.

Tedbire muhatap olan kişi için doğru strateji, tedbirin kapsamını daraltmak ve Kurul kararlarına karşı süresinde dava açmaktır. Parası toplanan yatırımcı için ise ilan ve itiraz sürelerini kaçırmamak ve genel hükümlere dayalı haklarını ayrıca kullanmak gerekir. Usulsüz halka arz, izinsiz faaliyet, erişim engeli veya ihtiyati tedbir süreçlerinde destek almak için sermaye piyasası avukatı sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.

Bu makale Av. Fatih Sefer tarafından hazırlanmıştır.

Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu
Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul