Boşanma davası nasıl açılır? Boşanma davası, evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi amacıyla görevli ve yetkili aile mahkemesinde açılır. Dava açmak isteyen eş, boşanma sebebini ve taleplerini belirleyerek dava dilekçesi hazırlar, dilekçeyi gerekli belgelerle birlikte adliyedeki hukuk tevzi bürosuna veya elektronik başvuru koşullarını karşılıyorsa UYAP üzerinden sunar. Dava açılışında ödenmesi gereken harç ve gider avansı işlemleri tamamlanır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 118. maddesine göre dava, dilekçenin kaydedildiği tarihte açılmış sayılır.
Türk hukukunda boşanma, anlaşmalı veya çekişmeli olarak gerçekleşebilir. Eşlerin boşanmanın hukuki sonuçlarında uzlaşması ile boşanma sebebinin ve taleplerin yargılama yoluyla değerlendirilmesi farklı usullere tabidir. Boşanma davasının açılması, evliliği kendiliğinden sona erdirmez; evlilik bağı, boşanma kararının kesinleşmesiyle ortadan kalkar. Bu rehberde dava açma işlemleri, görevli mahkeme, dilekçe, deliller, süreler, yargılama giderleri ve boşanmaya bağlı talepler açıklanmaktadır.
Boşanma Davası Nasıl Açılır? Adım Adım Başvuru
Boşanma davası açılırken izlenecek temel işlemler aşağıdaki gibidir:
- Boşanma yolunu belirleyin: Eşlerin anlaşmalı boşanma koşullarını sağlayıp sağlamadığı değerlendirilir. Anlaşma mümkün değilse çekişmeli boşanma davası açılabilir.
- Hukuki boşanma sebebini tespit edin: Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 161–166. maddelerinde düzenlenen sebeplerden hangisine dayanılacağı belirlenir. Sebebe bağlı özel süreler bulunup bulunmadığı kontrol edilir.
- Talep edilecek hakları belirleyin: Boşanmanın yanında nafaka, maddi ve manevi tazminat, çocukların velayeti, kişisel ilişki ve geçici önlemler değerlendirilir.
- Dava dilekçesini hazırlayın: Olaylar, hukuki sebepler, dayanılan deliller ve mahkemeden istenen kararlar açık biçimde yazılır. Anlaşmalı boşanmada tarafların kabul ettiği düzenlemeler de hazırlanır.
- Görevli ve yetkili mahkemeyi belirleyin: Görevli mahkeme kural olarak aile mahkemesidir. Yetki bakımından TMK m. 168 uygulanır.
- Dilekçe ve belgeleri sunun: Başvuru, adliyedeki hukuk tevzi bürosuna veya uygun elektronik imza ile UYAP üzerinden yapılır.
- Harç ve gider avansını yatırın: Yürürlükteki harç ve gider avansı tarifeleri uygulanır. Adli yardım koşullarını sağlayan kişiler muafiyet talebinde bulunabilir.
- Esas numarasını ve mahkeme bildirimlerini takip edin: Dava kaydedildikten sonra dosya bir mahkemeye tevzi edilir. Mahkeme tensip işlemlerini gerçekleştirir ve gerekli tebligatlar çıkarılır.
Boşanma davasının açılmasında yalnızca dilekçenin hazırlanması değil, dilekçenin içeriği de önemlidir. Örneğin boşanma sebebi olarak ileri sürülen olayların açıklanmaması, tazminat talebinin belirsiz bırakılması veya delillerin usulüne uygun gösterilmemesi davanın ilerleyen aşamalarını etkileyebilir.
Boşanmak İsteyen Kişi İlk Olarak Ne Yapmalı?
Boşanmak isteyen kişinin ilk olarak evlilik birliğindeki sorunları, boşanma sebebini ve talep edebileceği hakları değerlendirmesi gerekir. Eşlerin anlaşma olasılığı, ortak çocukların ihtiyaçları, ekonomik durumları ve mevcut deliller dava yolunun belirlenmesinde önem taşır.
Özellikle çekişmeli boşanma düşünülüyorsa olayların tarih sırasına göre kaydedilmesi, mevcut hukuka uygun belgelerin korunması ve çocukların korunmasına yönelik acil ihtiyaçların belirlenmesi yararlıdır. Boşanma sebebi oluşturabilecek olayların kapsamı için boşanma sebepleri hakkındaki ayrı rehber incelenebilir.
Delil toplama sırasında eşin telefonuna izinsiz erişmek, özel hesaplarını ele geçirmek veya hukuka aykırı yöntemlerle kayıt elde etmek ciddi hukuki sorunlar doğurabilir. Bir olayın ispatlanması amacıyla hareket edilmesi, kullanılan her yöntemi hukuka uygun hâle getirmez.
Şiddet veya ciddi tehdit bulunuyorsa boşanma davasının hazırlanmasını beklemek gerekmez. Can güvenliğinin sağlanması ve koruma tedbirleri ayrı ve öncelikli olarak değerlendirilmelidir.
Boşanma Davası Türleri Nelerdir?
Boşanma davalarında temel ayrım, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma arasındadır. Bu ayrım, başvurunun hazırlanmasını, ispat sürecini ve duruşmada yapılacak işlemleri etkiler.
Anlaşmalı Boşanma Davası
Anlaşmalı boşanma davası, TMK m. 166/3 kapsamında eşlerin boşanma konusunda ortak irade açıklamasına dayanan yoldur.
Anlaşmalı boşanmanın kanuni koşulları şunlardır:
- Evliliğin en az bir yıl sürmüş olması.
- Eşlerin birlikte başvurması veya bir eşin açtığı davanın diğer eş tarafından kabul edilmesi.
- Hâkimin eşleri bizzat dinleyerek boşanma iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi.
- Boşanmanın mali sonuçları ve çocukların durumu hakkındaki düzenlemenin hâkim tarafından uygun bulunması.
Eşler, boşanmanın mali sonuçlarıyla çocuklara ilişkin düzenlemeler üzerinde anlaşmalıdır. Bu düzenlemeler uygulamada genellikle yazılı bir protokole geçirilir. Nafaka, tazminat, velayet ve kişisel ilişki konularında belirsizlik bırakılmaması gerekir. Mal rejimi tasfiyesi gibi ayrı malvarlığı taleplerinin de gelecekte uyuşmazlık yaratmaması için ayrıca değerlendirilmesi önemlidir; ancak kanun, bütün mal rejimi alacaklarının mutlaka aynı protokolde tasfiye edilmesini bağımsız bir zorunluluk olarak öngörmez.
Protokolün kapsamı, çocukların menfaatleri, ödeme koşulları ve tarafların yükümlülükleri bakımından ayrıntılı bilgi için anlaşmalı boşanma protokolü rehberine bakılabilir.
Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini dikkate alarak anlaşmada değişiklik yapılmasını isteyebilir. Değişikliğin taraflarca kabul edilmesi gerekir. Hâkim tarafından uygun bulunmayan veya tarafların kabul etmediği bir düzenleme üzerinden anlaşmalı boşanma kararı verilemez.
Avukatın duruşmaya katılması, eşlerin bizzat dinlenmesi koşulunu ortadan kaldırmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 26.03.2024 tarihli, 2023/2068 E. ve 2024/2087 K. sayılı kararında, temyiz aşamasında taraf vekillerince sunulan anlaşmalı boşanma protokolü üzerine, tarafların duruşmaya çağrılıp bizzat beyanlarının alınması gerektiği belirtilerek bozma kararı verilmiştir. Bu karar, yalnızca vekillerin protokol sunmasının hâkimin tarafları dinleme yükümlülüğünü karşılamadığını göstermektedir.
Çekişmeli Boşanma Davası
Çekişmeli boşanma davası, eşlerin boşanma konusunda veya boşanmanın sonuçları üzerinde gerekli anlaşmayı sağlayamadığı durumlarda gündeme gelir. Eşlerden biri boşanmak istemese de diğer eş kanuni sebebe dayanarak dava açabilir.
Çekişmeli boşanmada hâkim, ileri sürülen olayları, bunların hukuki niteliğini ve delilleri değerlendirir. Özellikle evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebinde kusur iddiaları ve TMK m. 166/2 kapsamındaki itiraz hakkı önem taşır. Her boşanma sebebinde aynı kusur ve ispat kuralları uygulanmaz.
Çekişmeli davalar dilekçeler aşaması, ön inceleme, tahkikat, sözlü yargılama ve hüküm aşamalarından geçebilir. Delillerin toplanması ve tanıkların dinlenmesi gibi işlemler yargılamanın süresini etkiler.
Hangi Sebeplerle Boşanma Davası Açılabilir?
Türk Medeni Kanunu, boşanma sebeplerini 161–166. maddelerinde düzenlemiştir. Dava dilekçesinde ileri sürülen olguların kanuni bir boşanma sebebi kapsamında değerlendirilmesi gerekir.
Evlilik Birliğinin Temelinden Sarsılması
TMK m. 166/1’e göre evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenemeyecek derecede temelinden sarsılmışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Günlük dilde şiddetli geçimsizlik olarak adlandırılan bu durum, çok farklı olaylardan kaynaklanabilir.
Hakaret, sürekli aşağılayıcı davranışlar, güven sarsıcı eylemler, fiziksel veya psikolojik şiddet ve evlilik yükümlülüklerinin ağır biçimde ihlali somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir. Ancak her anlaşmazlık kendiliğinden boşanma sebebinin ispatlandığı anlamına gelmez.
Ayrıntılı hukuki ölçütler evlilik birliğinin temelinden sarsılması yazısında ele alınmaktadır.
TMK m. 166/2 uyarınca davacının kusuru daha ağırsa davalının itiraz hakkı bulunur. Bununla birlikte itirazın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olması ve evlilik birliğinin devamında davalı ile çocuklar bakımından korunmaya değer yarar kalmaması durumunda mahkeme boşanmaya karar verebilir. Bu nedenle tarafların davranışlarının boşanma davasında kusur bakımından değerlendirilmesi önemlidir.
Özel Boşanma Sebepleri
Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen özel boşanma sebepleri şunlardır:
- Zina nedeniyle boşanma (TMK m. 161): Zina sebebinin öğrenilmesinden itibaren altı ay ve her hâlde eylemden itibaren beş yıl içinde dava açılması gerekir. Affeden eşin bu sebebe dayalı dava hakkı yoktur.
- Hayata kast (TMK m. 162): Eşin diğer eşin yaşamına yönelik kast içeren davranışları bu kapsamda incelenir.
- Pek kötü veya onur kırıcı davranış (TMK m. 162): Kanunun aradığı ağırlıkta kötü muamele veya ağır derecede onur kırıcı davranış söz konusu olmalıdır. Bu maddedeki sebepler bakımından da altı aylık ve beş yıllık hak düşürücü süreler ile af hükmü uygulanır.
- Küçük düşürücü suç işleme (TMK m. 163): Suçun niteliği ve bu nedenle birlikte yaşamanın diğer eşten beklenememesi değerlendirilir.
- Haysiyetsiz hayat sürme (TMK m. 163): Kanuni koşulların gerçekleşmesi ve birlikte yaşamın beklenememesi gerekir. TMK m. 163, bu sebebe dayanılarak her zaman dava açılabileceğini düzenler.
- Terk nedeniyle boşanma (TMK m. 164): Ayrılığın en az altı ay sürmesi, devam etmesi ve kanuna uygun ihtarın sonuçsuz kalması gerekir. Dördüncü ay tamamlanmadan ihtar istenemez; ihtardan sonra iki ay geçmeden dava açılamaz.
- Akıl hastalığı nedeniyle boşanma (TMK m. 165): Hastalık sebebiyle ortak hayatın diğer eş için çekilmez duruma gelmesi ve hastalığın geçmesine olanak bulunmadığının resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmesi gerekir.
Özel boşanma sebeplerinin şartları birbirinden farklıdır. Örneğin terk sebebinde ihtar usulüne uyulması gerekirken zina sebebinde kanuni hak düşürücü sürelerin kaçırılmaması önemlidir. Dilekçede farklı sebeplere dayanılmasının mümkün olup olmadığı ve taleplerin nasıl kurulacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir.
Reddedilen Davadan Sonra Fiilî Ayrılık Sebebiyle Boşanma
TMK m. 166/4, daha önce açılan boşanma davasının reddedilmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamaması durumunda uygulanabilecek özel bir düzenlemedir.
7532 sayılı Kanun ile 27 Kasım 2024 tarihinde yayımlanan değişiklik sonucunda, önceki boşanma davasının reddi kararının kesinleşmesinden itibaren aranan süre üç yıldan bir yıla indirilmiştir. Ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesine rağmen ortak hayat herhangi bir sebeple yeniden kurulamamışsa eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.
Bu dava, yalnızca eşlerin bir yıldır ayrı yaşamasına dayanmaz. Önceki bir boşanma davasının reddedilip kesinleşmiş olması da kanuni koşuldur. Ayrıntılar fiilî ayrılık nedeniyle boşanma rehberinde açıklanmaktadır.
Boşanma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli Mahkeme Hangisidir?
Boşanma davalarında görevli mahkeme, 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara, aile mahkemesi sıfatıyla görevlendirilen asliye hukuk mahkemesi bakar.
Görev, hangi tür mahkemenin davaya bakacağını; yetki ise davanın coğrafi olarak hangi yerdeki mahkemede açılabileceğini ifade eder.
Boşanma Davası Nerede Açılır?
TMK m. 168’e göre boşanma veya ayrılık davasında yetkili mahkeme:
- Eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesi veya
- Eşlerin davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir.
Örneğin eşlerden birinin İstanbul’da, diğerinin Ankara’da yerleşim yeri bulunuyorsa ilgili yerleşim yeri mahkemeleri yetki bakımından değerlendirilebilir. Eşlerin son defa en az altı ay birlikte yaşadıkları yer ayrıca bir yetki seçeneği oluşturabilir.
Boşanma davalarında yetki kuralı kesin yetki niteliğinde değildir. HMK m. 19 uyarınca davalı, yetki itirazını süresinde ve usulüne uygun olarak cevap dilekçesinde ileri sürmezse davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelebilir. Bununla birlikte anlaşmalı boşanmada tarafların herhangi bir mahkemeyi sınırsız biçimde seçme hakkı bulunduğu söylenemez; başvuruda TMK m. 168 esas alınmalıdır.
İstanbul’daki aile mahkemelerinde yürütülen davaların hizmet boyutu için İstanbul’da boşanma davalarının avukatla takibi hakkında bilgi alınabilir. Yerleşim yeri veya son ortak yerleşim yeri Bakırköy yargı çevresiyle bağlantılı olan dosyalarda Bakırköy’deki boşanma davalarına ilişkin hukuki hizmetler ayrıca değerlendirilebilir. Bu yerel açıklamalar, Türkiye’nin diğer yerlerindeki dava ve temsil olanaklarını sınırlandırmaz.
Boşanma Dava Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Boşanma dava dilekçesi, mahkemeye sunulacak talebin temelini oluşturur. HMK m. 119 uyarınca dilekçede bulunması gereken unsurlar, boşanma davasının özelliklerine uygun olarak hazırlanmalıdır.
Bir boşanma dilekçesinde genel olarak şu bilgiler yer alır:
- Görevli ve yetkili mahkemenin adı.
- Davacı ve davalının kimlik ve adres bilgileri.
- Davacının Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası.
- Varsa kanuni temsilci ve avukat bilgileri.
- Boşanma talebine dayanak olayların tarih sırasıyla açık anlatımı.
- Her olayın hangi delillerle ispatlanacağının belirtilmesi.
- Dayanılan hukuki sebepler.
- Nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki ve diğer talepler.
- Açık talep sonucu ve gerekli imza.
Dilekçede yalnızca “şiddetli geçimsizlik nedeniyle boşanmak istiyorum” denilmesi, olayların yeterli açıklıkta ileri sürüldüğü anlamına gelmeyebilir. Örneğin hakaret iddiası varsa söz konusu davranışların ne zaman, hangi koşullarda gerçekleştiği ve hangi delillerle kanıtlanacağı açıklanmalıdır.
Talep sonucu da önemlidir. Boşanmanın yanında maddi tazminat, manevi tazminat veya yoksulluk nafakası isteniyorsa bunların usule uygun biçimde ileri sürülmesi gerekir. Talep edilmeyen bir hakkın mahkemece kendiliğinden hüküm altına alınıp alınamayacağı, ilgili hakkın niteliğine göre değişir.
Avukat aracılığıyla açılan davada vekâletname yönünden de usul kuralları uygulanır. HMK m. 74 gereğince kişiye sıkı sıkıya bağlı haklara ilişkin davaların açılması ve takibi bakımından açık özel yetki önemlidir. Boşanma vekâletnamesi hazırlanırken bu husus gözden geçirilmelidir.
Boşanma Davası İçin Gerekli Belgeler
Boşanma davasında başlıca belge dava dilekçesidir. Bunun yanında davanın anlaşmalı veya çekişmeli olmasına ve ileri sürülen olaylara göre farklı belgeler gerekebilir.
- Usulüne uygun düzenlenmiş ve imzalanmış dava dilekçesi.
- Başvuran kişinin kimlik bilgileri ve fiziki başvuruda kimlik doğrulama belgesi.
- Avukatla takip edilen davalarda gerekli yetkileri içeren vekâletname.
- Anlaşmalı boşanmada eşlerin üzerinde anlaştıkları düzenlemeleri içeren protokol.
- Çekişmeli boşanmada dilekçede dayanılan ve elde bulunan delil belgeleri.
- Tanık gösteriliyorsa usulüne uygun biçimde sunulacak tanık bilgileri.
- Gerekiyorsa gelir, gider, sağlık ve çocukların ihtiyaçlarına ilişkin belgeler.
- Adli yardım talep ediliyorsa mali durumu gösteren belgeler.
Nüfus kayıtları ve diğer resmî belgeler, mahkemenin erişim imkânları kapsamında ilgili kurumlardan getirtililebilir. Bu nedenle her dosyada aynı belgelerin fiziki kopyalarının mutlaka bulunması gerektiği düşünülmemelidir. Mahkemenin istediği belgeler ile HMK m. 121 kapsamında sunulması gereken belge örnekleri birbirinden ayrılmalıdır.
Anlaşmalı boşanmada protokolün tarafların gerçek iradesini yansıtması, özellikle çocuklar ve mali sonuçlar bakımından uygulanabilir düzenlemeler içermesi önemlidir.
e-Devlet ve UYAP Üzerinden Boşanma Davası Açılır mı?
UYAP Vatandaş Portal üzerinden elektronik ortamda hukuk davası açılabilir. Bunun için elektronik dava açılışı işlemlerini yapmaya elverişli kimlik doğrulama ve güvenli elektronik imza koşullarının karşılanması gerekir. UYAP’ın sunduğu işlem yetkileri kullanılan giriş yöntemine göre farklılaşır.
e-Devlet şifresiyle UYAP Vatandaş Portal’a giriş yapmak, tek başına boşanma davasını açmış olmak anlamına gelmez. e-Devlet üzerinden dosya sorgulama ve elektronik ortamda dava açma işlemleri birbirinden farklıdır.
UYAP Üzerinden Dava Açma İşlemleri
- UYAP Vatandaş Portal’a uygun giriş yöntemiyle erişilir.
- Elektronik hukuk davası açılışına ilişkin işlem seçilir.
- Görevli ve yetkili mahkeme bilgileri belirlenir.
- Dava dilekçesi ve gerekli ekler sisteme yüklenir.
- Güvenli elektronik imza gerektiren işlemler tamamlanır.
- Sistem üzerinden hesaplanan harç ve gider avansı ödeme işlemleri yapılır.
- Başvurunun tamamlandığı ve dosyanın kaydedildiği kontrol edilir.
Elektronik başvuru, boşanma kararının çevrim içi ve kendiliğinden verileceği anlamına gelmez. Mahkeme yargılaması devam eder. Özellikle anlaşmalı boşanmada hâkimin eşleri bizzat dinlemesi şartı elektronik dilekçe verilmesiyle ortadan kalkmaz.
UYAP’ın teknik başvuru seçenekleri değişebileceğinden işlem sırasında Adalet Bakanlığı UYAP Vatandaş Portal’ın güncel yönlendirmeleri esas alınmalıdır.
Çekişmeli Boşanma Davasının Aşamaları
Çekişmeli boşanma davası, HMK ve TMK’nın özel boşanma hükümleri çerçevesinde yürütülür.
1. Dilekçelerin Karşılıklı Verilmesi
Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilir. HMK m. 127’ye göre davalının cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Kanunda belirtilen şartlarda ve süresinde başvuru üzerine ek cevap süresi verilebilir.
HMK m. 136 uyarınca davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap; davalı da bu dilekçenin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi sunabilir.
Bu aşama önemlidir; çünkü vakıaların ve delillerin ileri sürülmesi bakımından usuli sınırlamalar bulunmaktadır. Sonradan iddia değiştirme veya yeni delil gösterme imkânları kanuni koşullara bağlıdır.
2. Ön İnceleme
Mahkeme ön incelemede dava şartlarını, ilk itirazları ve tarafların uyuşamadığı konuları belirler. Dilekçelerde gösterilmiş ancak henüz sunulmamış belgeler bakımından HMK m. 139 ve 140 hükümlerine göre işlem yapılabilir.
3. Tahkikat ve Delillerin Değerlendirilmesi
Tahkikat aşamasında tanıklar dinlenebilir, belge ve kayıtlar incelenebilir, gerektiğinde ilgili kurumlardan bilgi istenebilir. Mahkeme, hangi olayların ispatlandığını ve bu olayların boşanma üzerindeki hukuki etkisini değerlendirir.
Delillerin türü, ileri sürülme zamanı ve ispat yükü hakkında ayrıntılar boşanma davasında deliller ve ispat rehberinde bulunmaktadır.
4. Sözlü Yargılama ve Karar
Mahkeme, tahkikatın tamamlanmasının ardından usul hükümleri uyarınca sözlü yargılama ve hüküm aşamasına geçer. Boşanma talebinin kabulü veya reddinin yanında nafaka, tazminat, velayet ve kişisel ilişki gibi talepler hakkında da karar verebilir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, kararın niteliğine ve kanuni koşullara göre istinaf veya temyiz yolları gündeme gelebilir.
Boşanma Davasında Deliller Nasıl Sunulur?
Çekişmeli boşanma davasında yalnızca bir olayın meydana geldiğinin ileri sürülmesi yeterli olmayabilir. Olayın hangi delille ispatlanacağı ve delilin hukuka uygunluğu önemlidir.
HMK m. 189/2 uyarınca hukuka aykırı biçimde elde edilen deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. HMK m. 190 ise kanuni istisnalar dışında ispat yükünün, iddia ettiği vakıadan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğunu düzenler.
Mesajlaşma kayıtları, fotoğraflar, banka ve sağlık belgeleri, resmî kayıtlar ve tanık beyanları somut olayın özelliklerine göre delil niteliği taşıyabilir. Bununla birlikte her elektronik kayıt otomatik olarak geçerli veya belirleyici delil değildir.
Özellikle WhatsApp mesajlarının mahkemede delil olarak kullanılması ve ses kayıtlarının hukuka uygun delil niteliği ayrı değerlendirme gerektirir. Bir kaydın elde edilme şekli, içeriği, bütünlüğü ve doğrulanabilirliği birlikte incelenmelidir.
TMK m. 184 kapsamında hâkim, boşanma sebebine dayanak olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Tarafların ikrarları da genel olarak hâkimi bağlamaz; TMK m. 166/3’teki anlaşmalı boşanmaya ilişkin özel düzenleme saklıdır.
Boşanma Davasında Karşı Dava Açılabilir mi?
Boşanma davasını ilk açan taraf, yalnızca bu nedenle maddi hukuk bakımından üstün bir konum elde etmez. Davalı eş, kendi boşanma taleplerini ve uygun diğer istemlerini ileri sürebilir.
Usuli koşulların bulunması hâlinde davalı tarafından boşanma davasında karşı dava açılabilir. Karşı davanın hangi aşamada ve nasıl açılacağı HMK’daki özel kurallara bağlıdır. Karşı dava ile savunma dilekçesi aynı hukuki işlem değildir.
Eşlerin ayrı ayrı açtıkları ve bağlantılı olan boşanma davalarının birleştirilmesi de koşulları varsa mümkündür. Ancak bütün karşılıklı boşanma davalarının kendiliğinden birleşeceği söylenemez.
Boşanma Davası Sürerken Hangi Geçici Önlemler Alınabilir?
Boşanma davası açılınca TMK m. 169 uyarınca hâkim, yargılama devam ederken gerekli geçici önlemleri kendiliğinden alır. Bu önlemler eşlerin ve çocukların dava süresince korunmasına yöneliktir.
Geçici önlemler arasında eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi, çocukların bakım ve korunması bulunur. Bunların kapsamı boşanma davasında geçici önlemler ve konut tahsisi rehberinde açıklanmaktadır.
Tedbir Nafakası
Dava devam ederken ihtiyaç ve tarafların ekonomik koşulları değerlendirilerek tedbir nafakasına karar verilebilir. Bu nafaka, boşanma kararından sonraki yoksulluk veya iştirak nafakasından farklı hukuki işleve sahiptir.
Tedbir nafakası değerlendirilirken geçici dönemdeki ihtiyaçlar esas alınır; yoksulluk nafakasındaki kusur koşullarının aynen uygulanması söz konusu değildir.
Aile Konutunun Kullanımı
Ortak konutun yargılama süresince hangi eş tarafından kullanılacağına ilişkin geçici kararlar verilebilir. Ortak konutta güvenlik riski bulunması veya çocukların barınma ihtiyacı bu değerlendirmede önemlidir.
Geçici konut tahsisi ile tapu sicilindeki aile konutu şerhi aynı işlem değildir. Şerhin koşulları ve hukuki etkileri ayrı değerlendirilir.
Boşanmada Nafaka Türleri Nelerdir?
Boşanma sürecinde karşılaşılabilecek nafaka türlerinin hukuki dayanakları ve koşulları farklıdır. Bu ayrım, talep edilecek nafakanın türünün belirlenmesi açısından önem taşır.
- Tedbir nafakası: Dava sürecindeki geçim ve bakım ihtiyaçlarına yönelik geçici önlemdir.
- Yoksulluk nafakası: TMK m. 175 uyarınca boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek, kusuru diğer eşten daha ağır olmayan tarafın mali güç oranında isteyebileceği nafakadır. Kanun, süresiz nafaka talebine olanak tanır; ancak koşulların değişmesi durumunda kaldırma veya değiştirme gündeme gelebilir.
- İştirak nafakası: Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine velayeti kullanmayan ebeveynin mali gücü oranında katılması amacıyla düzenlenir.
Boşanma sürecindeki nafaka türlerinin birbirinden farkı ve ayrıca yardım nafakasının yeri nafaka türleri rehberinde karşılaştırılmaktadır.
Nafaka miktarı belirlenirken tarafların ekonomik ve sosyal durumları, ihtiyaçları ve kanuni koşullar dikkate alınır. Her boşanma davasına uygulanabilen sabit bir nafaka tutarı veya tek bir hesaplama yüzdesi bulunmaz.
Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Tazminat
TMK m. 174 uyarınca boşanma nedeniyle mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz ya da daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun maddi tazminat isteyebilir.
Boşanmaya neden olan olaylar sebebiyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf ise kusurlu olan diğer taraftan manevi tazminat talep edebilir. Bu taleplerin koşulları aynı değildir ve somut olayda ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanmada maddi ve manevi tazminat hesaplanırken olayların ağırlığı, kusur, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile hakkaniyet ölçütleri önem taşır.
Tazminat ve boşanmanın sona ermesinden doğan diğer ilgili dava hakları bakımından TMK m. 178’deki bir yıllık zamanaşımı düzenlemesi dikkate alınmalıdır. Bu süre, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren değerlendirilir. Ancak mal rejiminin tasfiyesinden doğan alacaklarla bütün boşanma sonrası taleplerin aynı süreye tabi olduğu varsayılmamalıdır.
Boşanma Davasında Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?
Boşanmada mal paylaşımı, evliliğin sona ermesinden kaynaklanan önemli mali uyuşmazlıklardan biridir. Ancak mal paylaşımı, boşanma talebiyle aynı hukuki konu değildir.
Kanuni mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejiminde eşlerin edinilmiş ve kişisel malları ayrılır. Borçlar, denkleştirme, değer artış payı ve diğer tasfiye unsurları değerlendirilerek katılma alacağı hesaplanır. Bu nedenle evlilik sırasında alınan her taşınmazın otomatik olarak iki eş arasında yarı yarıya mülkiyet şeklinde bölüneceği söylenemez.
TMK m. 225 uyarınca boşanma sebebiyle sona eren mal rejimi, kural olarak boşanma davasının açıldığı tarihten geçerli olmak üzere sona erer. Ancak tasfiye alacağı ve değerleme bakımından uygulanacak kurallar bu tarihle sınırlı değildir.
Mal rejimi tasfiyesine ilişkin talepler ayrı dava konusu yapılabilir. Boşanma davasıyla bağlantılı olarak ileri sürülmesi durumunda da usuli koşullar, taleplerin niteliği ve boşanma kararının kesinleşmesine bağlı etkiler ayrıca değerlendirilmelidir.
Boşanma Davasında Çocuğun Velayeti Nasıl Belirlenir?
Çocuk bulunan boşanma davalarında velayet ve çocukla kişisel ilişki en önemli sonuçlar arasındadır. TMK m. 182 ve ilgili hükümler uyarınca mahkeme, kararında çocuğun yararını gözetmek zorundadır.
Velayet değerlendirmesinde çocuğun bakım ihtiyaçları, güvenliği, eğitimi, sağlık durumu, gelişimi ve ebeveynlerin bakım olanakları dikkate alınır. Çocuğun yaşı ve olgunluğu uygun olduğunda görüşünün alınması da önemlidir.
Çocuğun yalnızca anne veya baba olması sebebiyle bir ebeveyne bırakılacağına ilişkin mutlak bir kural bulunmaz. Velayet davası ve boşanmada velayetin belirlenmesi, her somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.
Mahkeme, velayeti kullanmayan ebeveyn ile çocuk arasında kişisel ilişki düzenleyebilir. Çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü de velayet değerlendirmesinden ayrı bir mali sonuç oluşturur.
Velayet kararı, yalnızca tarafların isteklerine göre değil çocuğun üstün yararına uygun olarak verilir. Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan çocukla ilgili düzenlemeler de bu nedenle hâkimin denetimine tabidir.
Boşanma Sürecinde Şiddet Varsa Ne Yapılabilir?
Şiddete maruz kalan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kişiler bakımından 6284 sayılı Kanun kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler uygulanabilir. Boşanma davası açılması, bu tedbirlerden yararlanmanın zorunlu ön şartı değildir.
Durumun gereğine göre şiddet uygulayanın ortak konuttan uzaklaştırılması, korunan kişiye yaklaşmasının veya iletişim araçlarıyla rahatsız etmesinin yasaklanması gibi önlemler alınabilir. Uzaklaştırma kararı bu kapsamda değerlendirilen tedbirlerden biridir.
Kanun, yalnızca uzaklaştırma tedbirini düzenlemez. Barınma, geçici maddi yardım, danışmanlık ve diğer güvenlik önlemleri de koşullara göre gündeme gelebilir. Tedbir türleri ve yetkili merciler 6284 kapsamında koruyucu ve önleyici tedbirler yazısında açıklanmaktadır.
Koruyucu tedbir kararı verilmesi için şiddetin gerçekleştiğine ilişkin delil veya belge aranmayacağı 6284 sayılı Kanun’un 8. maddesinde düzenlenmiştir. Koruyucu tedbir ile boşanma davasındaki boşanma sebebinin ispatı farklı hukuki konulardır.
Acil tehlike bulunması hâlinde kolluk birimlerine başvurulabilir. Gerekli koruma işlemleri, boşanma yargılamasının sonucunu beklemeksizin değerlendirilmelidir.
Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanma davasının süresi, anlaşmalı veya çekişmeli olmasına, mahkemenin iş yoğunluğuna, tebligatlara, delillerin niteliğine, tarafların usuli işlemlerine ve kanun yolu başvurularına göre değişir. Bütün mahkemeler için geçerli kesin bir sonuçlanma süresi bulunmaz.
Anlaşmalı Boşanma Ne Kadar Sürer?
Anlaşmalı boşanmada yasal koşullar sağlanmış, tarafların anlaşmaları uygun bulunmuş ve duruşma işlemleri tamamlanmışsa mahkeme aynı duruşmada boşanmaya karar verebilir. Bununla birlikte duruşma gününün belirlenmesi ve dosyanın işlem görme süresi mahkemeden mahkemeye değişir.
Tek duruşmada karar verilmesi, kararın aynı gün kesinleşeceği anlamına gelmez. Kesinleşme için kanuni usulün tamamlanması gerekir.
Çekişmeli Boşanma Ne Kadar Sürer?
Çekişmeli boşanma davalarında tanık dinlenmesi, başka kurumlardan belge getirtilmesi, tebligat sorunları ve ek incelemeler yargılamayı uzatabilir. Dosyanın birden fazla duruşmada görülmesi olağandır.
İlk derece mahkemesinin kararından sonra istinaf veya temyiz incelemesi yapılması da toplam süreyi etkileyebilir. Bu nedenle bir dosyanın mutlaka belirli sayıda ayda ya da yılda sonuçlanacağı yönünde güvenilir bir garanti verilemez.
Boşanma Davası Masrafları Nelerdir?
Boşanma davası açılırken başvurma harcı, karar ve ilam harcına ilişkin peşin ödeme ve gider avansı gibi kalemler gündeme gelir. Ayrıca dava boyunca tanık, bilirkişi, posta ve diğer yargılama giderleri doğabilir.
Boşanma talebi, para ile ölçülemeyen bir talep niteliğindedir. Ancak boşanmayla birlikte ileri sürülen bağımsız malvarlığı veya alacak talepleri, niteliklerine göre farklı harçlandırma gerektirebilir. Bu ayrımın her talep için ayrıca incelenmesi gerekir.
2026 Yılında Gider Avansı Nasıl Hesaplanır?
19 Ekim 2026 tarihi itibarıyla esas alınan, 28 Ekim 2025 tarihli ve 33061 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi’nin 4. maddesine göre gider avansı, taraf sayısının beş katı tutarında tebligat ücreti ile diğer iş ve işlemler için 530 TL’nin toplamından oluşur.
Bu formül, toplam dava açılış masrafıyla aynı şey değildir. Başvurma ve peşin harçlar, güncel tebligat ücretleri ve dosyanın özelliklerine göre doğabilecek başka giderler ayrıca dikkate alınmalıdır. Yargılama sırasında ihtiyaç ortaya çıkarsa ek avans istenebilir.
Avukatla takip edilen dosyalarda sözleşmesel avukatlık ücreti ayrıca değerlendirilir. Harçlar, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti birbirinden farklı kalemlerdir. 2026 ücret bilgisine ilişkin ayrı açıklama boşanma avukatı ücreti 2026 sayfasında bulunmaktadır.
Yargılama giderlerinin nihai olarak hangi tarafa yükletileceği HMK m. 323 ve 326 ile diğer ilgili usul hükümleri çerçevesinde belirlenir. Her giderin yalnızca boşanmada daha ağır kusurlu olan eşe yükletileceği yönünde genel bir kural bulunmaz.
Parası Olmayan Kişi Boşanma Davası Açabilir mi?
Evet. Mali imkânları yargılama giderlerini karşılamaya yeterli olmayan kişiler, kanuni koşulları sağladıkları takdirde adli yardımdan yararlanabilir.
HMK m. 334 ve devamı hükümleri uyarınca, kendisinin ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeden yargılama veya takip giderlerini kısmen ya da tamamen ödeme gücü bulunmayan kişiler, taleplerinin açıkça dayanaktan yoksun olmaması koşuluyla mahkemeden adli yardım isteyebilir.
Adli yardım talebine ekonomik durumu gösteren belgeler eklenmelidir. Mahkemenin adli yardım kararı, yargılama giderlerinden geçici muafiyet ve kanunda düzenlenen diğer kolaylıkları sağlayabilir. Bu muafiyetin her durumda kesin ve geri alınamaz olduğu düşünülmemelidir; HMK m. 339 giderlerin dava sonundaki durumunu ayrıca düzenler.
Avukat görevlendirilmesi yönünden baroların adli yardım bürolarına başvurulması da mümkündür. Baro tarafından avukat görevlendirilmesi ile mahkemenin yargılama giderlerinden adli yardım kararı vermesi ayrı süreçlerdir.
Boşanma Davasında Avukat Tutmak Zorunlu mu?
Hayır. HMK m. 71 uyarınca dava ehliyeti bulunan kişiler, davalarını kendileri veya tayin ettikleri vekil aracılığıyla açıp takip edebilirler. Boşanma davası açmak için avukatla temsil zorunluluğu bulunmaz.
Bununla birlikte boşanma sebebinin seçilmesi, vakıaların ve delillerin süresinde ileri sürülmesi, karşı dava ve kanun yolları gibi işlemler özel usul bilgisi gerektirebilir. Nafaka ve tazminat taleplerinin kurulması da sonradan ortaya çıkabilecek hak kayıpları bakımından önem taşır.
Avukatla temsilin gerekli olup olmadığı, uyuşmazlığın niteliği ve tarafın hukuki yardım ihtiyacı çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Boşanma Davasında Duruşmaya Katılmak Zorunlu mu?
Anlaşmalı boşanmada hâkimin eşleri bizzat dinlemesi TMK m. 166/3 gereğidir. Bu nedenle yalnızca avukatın duruşmada bulunması, anlaşmalı boşanma kararına ilişkin kişisel dinlenme şartını karşılamaz.
Çekişmeli boşanmada ise avukatla temsil ve tarafların duruşmada hazır bulunmasına ilişkin genel usul kuralları uygulanır. Bununla birlikte mahkeme bir tarafın bizzat dinlenmesini gerektiren usuli işlem yapabilir.
HMK m. 150 uyarınca tarafların usulüne uygun davete rağmen duruşmaya gelmemeleri veya davayı takip etmeyeceklerini bildirmeleri dosyanın işlemden kaldırılmasına neden olabilir. Bir tarafın gelip diğerinin gelmemesi hâlinde de kanunda düzenlenen sonuçlar doğabilir.
Bu nedenle çekişmeli davada avukatla temsilin mümkün olması, mahkemenin bütün bildirimlerinin ve kişisel katılım gerektiren işlemlerinin göz ardı edilebileceği anlamına gelmez.
Boşanma Davası Reddedilirse Ne Olur?
Boşanma sebebinin kanuni koşulları bulunmuyorsa veya gerekli ispat sağlanamıyorsa mahkeme davanın reddine karar verebilir. Ret kararının sonuçları, kararın kesinleşip kesinleşmediğine ve sonraki olaylara göre değişir.
Boşanma davasının reddi ve yeniden dava açılması konusunda, önceki davayla aynı olaylara dayanılması, yeni olayların meydana gelmesi ve TMK m. 166/4’teki fiilî ayrılık koşulları birbirinden ayrılmalıdır.
Davadan feragat ise ret kararıyla aynı hukuki işlem değildir. Boşanma davasından feragat, HMK kapsamında usuli sonuç doğurur. Feragat sonrasında hangi olaylara dayanılarak yeniden dava açılabileceği ayrıca incelenmelidir.
Boşanma Kararından Sonra Hangi İşlemler Yapılır?
Mahkemenin boşanmaya karar vermesiyle hüküm verilmiş olur; ancak evlilik bağı boşanma kararının kesinleşmesiyle sona erer. Bu ayrım, yeniden evlenme, nüfus kaydı ve boşanmaya bağlı bazı hakların kullanılması bakımından önemlidir.
İstinaf, Temyiz ve Kesinleşme
HMK m. 345 uyarınca istinaf başvuru süresi kural olarak kararın usulüne uygun tebliğinden itibaren iki haftadır. Kanunda öngörülen özel durumlar ve kararın niteliği ayrıca değerlendirilmelidir.
Kanun yolu incelemesinin kapsamı ve hangi hükümlerin temyiz edilebileceği için boşanma davasında istinaf ve temyiz rehberine bakılabilir.
Boşanma hükmünün kesinleşmesi ve nüfus kayıtlarına etkisi boşanma kararının kesinleşmesi konusu kapsamında değerlendirilir. Kanun yolundan feragat gibi işlemler yapılacaksa bunların geçerlilik koşulları ayrıca kontrol edilmelidir.
Boşanmadan Sonra Soyadı
Boşanmanın kişisel sonuçlarından biri soyadı meselesidir. TMK m. 173 uyarınca boşanma hâlinde kadının soyadına ilişkin düzenleme uygulanır. Boşandığı eşin soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun eski eşe zarar vermeyeceğini ispatlaması durumunda mahkemeden izin istemesi mümkündür.
Koşulları ve dava usulü bakımından boşanmadan sonra soyadı kullanımı konusu ayrıca incelenmelidir.
Yeniden Evlenme ve İddet Müddeti
TMK m. 132 uyarınca evliliği sona eren kadın bakımından 300 günlük yeniden evlenme bekleme süresi düzenlenmiştir. Süre doğumla sona erer. Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya eski eşlerin birbirleriyle yeniden evlenmek istemesi durumunda mahkeme bekleme süresini kaldırır.
Başvuru koşulları iddet müddetinin kaldırılması rehberinde açıklanmaktadır. Boşanma kararının kesinleşmesi ile bekleme süresinin kaldırılması farklı hukuki işlemlerdir.
Yurt Dışında Alınan Boşanma Kararları
Yabancı bir ülkede verilen boşanma kararının Türkiye’deki nüfus kayıtları ve hukuki sonuçları bakımından ayrıca değerlendirilmesi gerekebilir. Yabancı mahkeme kararı ile Türkiye’de doğrudan açılan boşanma davası aynı usule tabi değildir.
Kararın niteliğine ve kanuni koşullara göre tanıma, tescil veya ilgili başka işlemler gündeme gelebilir. Ayrıntılar yabancı boşanma kararının Türkiye’de tanınması ve tescili rehberinde ele alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
Eşim boşanmak istemiyorsa tek taraflı dava açabilir miyim?
Evet. Eşlerden biri diğer eşin rızası olmaksızın çekişmeli boşanma davası açabilir. Ancak davanın kabulü için dayanılan boşanma sebebinin kanuni koşulları ve gerekli ispat sağlanmalıdır. Eşin boşanmayı kabul etmemesi tek başına bütün boşanma davalarının reddini gerektirmez.
Evlilik bir yıl sürmeden boşanma davası açılabilir mi?
Evet. Bir yıllık evlilik süresi TMK m. 166/3 kapsamındaki anlaşmalı boşanmanın koşuludur. Kanuni boşanma sebebi bulunması hâlinde evliliğin bir yılı doldurmamış olması çekişmeli boşanma davası açılmasına tek başına engel değildir.
Boşanmak için önce ayrı yaşamak zorunlu mu?
Hayır. Genel olarak boşanma davası açılabilmesi için eşlerin önceden belli bir süre ayrı yaşaması şart değildir. Ancak terk ve ret sonrası fiilî ayrılık gibi özel düzenlemelerde kanunda belirtilen süre ve diğer koşullar aranır.
Boşanma davası açmak için eşin imzası gerekir mi?
Çekişmeli boşanma davası için diğer eşin dilekçeyi imzalaması veya davaya önceden onay vermesi gerekmez. Anlaşmalı boşanmada ise eşlerin boşanma iradesi ve mali sonuçlarla çocuklara ilişkin anlaşmalarının hâkim tarafından denetlenmesi gerekir.
Boşanma dilekçesi verildiği gün boşanmış olunur mu?
Hayır. Dava dilekçesinin kaydedilmesi boşanma davasının açıldığı anlamına gelir. Evlilik bağının sona ermesi için mahkemenin boşanmaya karar vermesi ve boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir.
e-Devlet şifresiyle tek başına boşanma davası açılabilir mi?
e-Devlet şifresiyle sisteme giriş yapılabilmesi, elektronik ortamda dava dilekçesinin güvenli şekilde imzalanarak sunulmasıyla aynı işlem değildir. UYAP’ta dava açma yetkisi için uygun elektronik imza ve başvuru koşullarının bulunması gerekir. Güncel işlem seçenekleri UYAP Vatandaş Portal üzerinden kontrol edilmelidir.
Boşanma davasında delil bulunmazsa ne olur?
Çekişmeli boşanmada ispat yükü ve kanuni karineler çerçevesinde değerlendirme yapılır. İleri sürülen ve ispatlanması gereken vakıalar yeterli delille ortaya konulamazsa dava reddedilebilir. Bununla birlikte hangi delillerin gerekli olduğu, dayanılan boşanma sebebine ve somut olaya göre değişir.
Boşanma davasını ilk açan taraf daha avantajlı mıdır?
Davayı ilk açmak tek başına kusur, nafaka, tazminat veya velayet bakımından üstünlük sağlamaz. Bununla birlikte dava tarihi bazı hukuki sonuçları, özellikle mal rejiminin sona erme anını etkileyebilir. Ayrıca davayı ilk açan tarafın dilekçe ve delil sunumuna ilişkin usuli yükümlülükleri vardır.
Boşanma davasında mal paylaşımının da karara bağlanması zorunlu mu?
Hayır. Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi farklı taleplerdir. Mal rejiminden doğan alacaklar ayrı davada ileri sürülebilir. Anlaşmalı boşanmada malvarlığı konularında belirsizlik bırakılmaması yararlı olsa da bütün tasfiye alacaklarının mutlaka boşanma davasında sonuçlandırılması gerektiği söylenemez.
Boşanma davasında bir duruşmada karar verilebilir mi?
Kanuni koşulları sağlanan anlaşmalı boşanma davalarında hâkim aynı duruşmada boşanmaya karar verebilir. Çekişmeli boşanmada ise ispat ve diğer usuli işlemler tamamlanmadan karar verilmesi mümkün olmayabilir. Duruşmada karar verilmesiyle kararın kesinleşmesi birbirinden farklıdır.
Sonuç: Boşanma Davası Açarken Nelere Dikkat Edilmeli?
Boşanma davasının usulüne uygun açılabilmesi için boşanma sebebinin belirlenmesi, dilekçenin doğru hazırlanması, görevli ve yetkili mahkemenin tespit edilmesi ve gerekli başvuru işlemlerinin tamamlanması gerekir.
Çekişmeli boşanmada olayların hukuka uygun delillerle ispatlanması, cevap ve delil sürelerinin takip edilmesi önemlidir. Anlaşmalı boşanmada ise evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, tarafların serbest iradeleriyle anlaşması ve hâkimin mali sonuçlar ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Boşanmanın mali ve kişisel sonuçları yalnızca dava açılışıyla sınırlı değildir. Nafaka, tazminat, velayet, mal rejiminin tasfiyesi ve kararın kesinleşmesi ayrı hukuki koşullara bağlı olabilir. Bu nedenle somut olayın özellikleri ve ileri sürülecek talepler birlikte değerlendirilmelidir.
Sarıoğlu & Sefer Hukuk Bürosu, aile hukuku kapsamındaki dava ve uyuşmazlıklarla ilgili hukuki hizmet sunmaktadır.
Adres: Osmaniye Mah., İsmail Erez Bulvarı No: 9/2, 34146 Bakırköy/İstanbul
Telefon: 0507 551 87 38
Hukuki bilgilendirme: Bu yazı genel hukuki bilgilendirme amacı taşımaktadır. Hukuki değerlendirme, yürürlükteki mevzuata ve somut olayın özelliklerine göre değişebilir.
Hazırlayan: Av. Mehmet Sarıoğlu
İnceleyen: Av. Fatih Sefer